Anasayfa
 MTBTR'de Bugün 
 Fotoğraflar 
2014 Bisiklet Katalogu
   
 
 Kurallar   IK   Biz Kimiz   İletişim ve Yardım   Hoş Geldin, üye girişi yapın Üye Girişi
 
16 . Temmuz . 2018  
Jef D'Hont'un Anıları
Doping Skandallarına Devam

Jef D'Hont'un Anıları

Derleyen: Cüneyt Kazokoğlu
30.5.2007

Profesyonel yol bisikletçiliğinde doping konusu bitip tükenmeyen bir konu. Sayfamızda defalarca işlediğimiz bu konuda 2006 yılı Fransa Turu ile başlamak üzere yeni bir süreç açıldı. Tur öncesi İspanya’da doktor Eufemiano Fuentes’in çevresinde Operacion Puerto ile başlayan doping skandalları geçtiğimiz hafta bilhassa Almanya’da bayağı yankı getiren bir takım gelişmelere yol açtı. Giro haberleri kapsamında Sarper’in etraflıca anlattığı üzere önce Bert Dietz bir televizyon programında 90lı yıllarda EPO (Erithropoitein – kandaki alyuvar üretimini yükselterek kanın oksijen taşıma kapasitesini arttıran madde) ile doping yaptığını itiraf etti. Bu itirafı müteâkiben dalga dalga itiraflar geldi desek yeridir. Udo Bölts, Erik Zabel, Rolf Aldag gibi kısmen günümüze kadar bisiklet sporunun belli başlı isimleri arasında yer almış sporcuların itiraflarının –şimdilik- iki doruk noktası oldu. Bunlardan biri Ivan Basso’nun „doping yapmak için kanımı verdim ama geri almadım“ şeklindeki açıklaması. Bu açıklama eski Amerikan başkanı Bill Clinton’un „dumanını içime çektim ama marihuana içmedim“ demecini hatırlatıp hepimizi güldürdü. Bunun ardından ikinci doruk noktası 1996 yılında Fransa Turu’nu kazanan Bjarne Riis’in kameraların karşısına geçip inanılmaz bir pişkinlikle „bu itiraflar nerede bitecek? İnsanlar karılarını aldattıklarını mı itiraf edecekler en sonunda? Ne var yani, yarın eve giderken hız sınırını aşsam bu da mı gazetelere malzeme olacak?“ gibi „lâle“ler içeren, 1996 yılında EPO ile Fransa Turu kazandığını itiraf etmesi idi. Elbette UCI’nin kuralları gereğince bu olay zaman aşımı nedeniyle Riis’in birinciliğinin geri alınmasına yol açmayacak.

Peki ne oldu da Almanya’da eski Deutsche Telekom, yeni T-Mobile takımının üyeleri bisiklet camiasında istisnâlar hariç bir „omerta“ya tâbi sırları bu şekilde artarda itiraf etmeye başladılar. Vahiy mi geldi bu insanlara?

Hiç biri değil. Mayıs başında Belçika’da 272 sayfalık bir kitap yayına çıktı. 90lı yıllarda Telekom takımının masörlüğünü yapan Jef D’hont’un “Bir Bisikletçi Bakıcısının Anıları” başlığı altında çıkan kitapta D’hont, 50lerin sonu ile 60ların başında kendisi bisiklete binerken nasıl sürekli amfetamin kullandığını, ağır bir kazadan sonar masörlüğe başladığını ve bütün masörlük hayatı boyunca en önemli görevinin bisikletçilerin doping kullanımını kontrol etmek olduğunu anlatıyor. Dahası 1992 yılında Telekom’a transfer olduğunu ve o zamana kadar nal toplayan bu takımın 90ların ikinci yarısında nasıl Riis ve Ullrich ile iki defa Fransa Turu’nu kazandığını. 1996 yılında Telekom takımında kimlerin doping yaptığını...

Büyük boyut için tıkla!

1960’tan beri 22 Fransa Turu birincisinden sadece 3 tanesi dopingden yakalanmadı ya da ciddî anlamda dopingle itham edilmedi. D’Hont kitabında birkaç istisnâ dışında 1997’ye kadar kaldığı Telekom’da bütün bisikletçilerin doping yaptığını yazıyor. Bütün bu sistemin arkasında takım yöneticisi Walter Godefroot’un olduğunu ve Freiburg Üniversitesi Kliniği’nin olduğunu... Buradaki doktorlar D’Hont’un yazdığına göre EPO’yu takıma sağlayanlar, arada D’Hont’un kendisi de kurye olarak EPO şişelerini alıp bisikletçilere şırınga ediyor. Bu arada aşağıda da geçiyor ama gene de belirtelim, Godefroot’un da 1974’de doping yaptığı biliniyor.

Bütün bunları görünce aslında bugünlerdeki bisikletçi itiraflarının belki bâzılarımızda yarattığı “hiç değilse itiraf etti” yaklaşımı da mânâsızlaşıyor. Bu derece ağır kanıtlarla suçlanmasalardı acaba bu sporcuların kaç tanesi itiraf ederdi doping yaptığını?

Büyük boyut için tıkla!

Elbette aynı şüpheci yaklaşım D’Hont için de geçerli. D’Hont 1997’de Telekom’dan sonra La Francaise des Jeux’ye geçiyor, güyâ „temiz bir takım“ olduğu için. Bir yıl sonra 1998’de Richard Virenque’ın önce 2000 yılına kadar inkâr ettiği, sonra gözyaşları altında itiraf ettiği Festina takımındaki doping skandalı patlıyor. Bu skandal çerçevesinde polise gelen anonim bir mektup D’Hont’un bayağı yüklü bir ücret karşılığında Telekom’u bıraktığını ve şimdiki takımına Telekom yöntemlerini gösterdiğini anlatıyor. Buna kendisini suçlayan iki bisikletçinin ifâdeleri de eklenince D’Hont 12 gün tutuklu kalıyor, açılan dava sonucunda 3000 avro para cezasına çarptırılıyor. Bütün bu olaylar aslında D’Hont’un da doping yapanlardan pek bir farkı olmadığının göstergesi.

Jef D
Jef D'Hont
Büyük boyut için tıkla!

D’Hont 50lı ve 60lı yıllarda kendisi profesyonel bir bisikletçi iken yarışlardan yarım saat önce amfetamin kullanmış. Uykusuzluk ve iştahsızlık gibi yan etkileri olmuş bunun. Amfetaminden en çok fayda sağlayanların yan etkisinden musdarib olmayanlar olduğunu söylüyor. 1963 yılında geçirdiği ağır bir kazadan sonra vücudunun sol yanında hissiyat kaybı olması nedeniyle masörlüğe geçmiş. Kitabında o dönemde Fransa, İtalya, İspanya’da amfetaminin rahatlıkla eczanelerden elde edilebildiğini ve profesyonelleri bırakın, amatör bisikletçilerin bile amfetamin kullandığını anlatıyor. Telekom’da ise 1993’ten itibaren sistematik bir şekilde EPO ile doping yapıldığını, bâzı sporcuların bir sezonda 10.000 birim, bâzılarının 50.000 birim aldığını, bâzılarının Fransa Turu’ndan iki ay önce 1000’lik birimlerle başlayıp dozu arttırdıklarını anlatıyor. Kezâ şimdiye kadar susan Jan Ullrich’in de EPO şırınga ettiğini, EPO’nun yanında büyüme hormonu da kullandığını. İşin ironik tarafı D’Hont’un 40 yıllık masörlük hayatında Ullrich kadar bisiklete uyumlu ve güçlü bir vücut görmediğini belirtmesi ama Ullrich’in doping yapmadığı takdirde 1996 ve 1997’deki derecelerini de elde edemeyeceğini.

D’Hont’un anlattığına göre Fransa Turu’nda günlük plan şu şekilde: Sabahları kan (alyuvar) değerleri kontrol ediliyor, akşamları masajdan sonra otel odasında her iki-üç günde bir EPO şırınga ediliyor, dozaj kan değerlerine göre değişiyor. Bjarne Riis gibi kendi kendilerine şırınga edenler de var. Bjarne Riis’in D’Hong’un kitabında ilginç bir özelliği de var, kendisi sürekli EPO kullanmaktan kanın ağdalığı nedeniyle artık ölümcül sayılabilecek bir hematokrit (alyuvar) değerlerine ulaştığından bisikletçiler arasındaki lakabı „Mister 60%“, yani „Bay %60“. Bu da hematokrit değerinin %60’ı aşmış olmasından kaynaklanıyor, D’Hont’un Riis’te gördüğü en büyük değer %64. Normal bir insanınki kaç mı diye merak ediyorsunuz? Kabaca %40-45 diyebiliriz.

EPO
EPO
Büyük boyut için tıkla!

Öyle ya da böyle D’Hont’un kitabı sadece yol açtığı itiraflar bile düşünüldüğünde son yılların belki Festina skandalını da aşan bombası diyebiliriz. Kitapta anlatılanlar tamamen D’Hong’un hafızasına dayanıyor. Yazılı kaynakları D’Hong’un belirttiğine göre 1998’de tutuklandığında karısı yakarak imhâ etmiş. Her şeye rağmen, geçtiğimiz hafta yaşadığımız itiraflar kitapta yazanların tasdiki gibi. Aşağıda kitaptan bâzı alıntılar bulacaksınız. Buna ek olarak 1950’lerden beri doping yapan ünlüleri sıraladık ve 20. yüzyıl başından beri doping şekillerini gösteren birer çizelge hazırladık. İnsanın bisiklet sporu açısından içini karartan bu tabloların da çok şey söylediklerine eminiz.

Jef D’Hont – Bir Bisiklet Bakıcısının Anıları

1991 yılında Telekom ile anlaşma imzaladım. Takımın teknik direktörü, benim gibi Belçikalı olan Walter Godefroot’du. Takımın teknisyeni Noel Vantyghem o zaman bana sormuştu: „Seni neden aldığımızı biliyorsun değil mi? Bisikletçileri iyice hızlandırman için!“

[......]

1991-92 sezonunun başında Telekom’un anlaşmalı olduğu Freiburg Üniversitesi Kliniği’nden Doktor Schmid ile görüştüm. Doping kullanımı hakkında kuralları belirledik. Hiçbir bisikletçi kendi bilgisi dışında yasak madde kullanmayacaktı. Her doping kullanımında bisikletçiler, takım danışmanı, doktor ve teknik direktör önceden bilgilendirilecekti.

[......]

İlk sezonumda Telekom başarılı olamadı. Bir gün Godefroot’un adamı sayılan teknisyen Vantyghem geldi ve bugüne kadar takımı neden hızlandırmadığımı sordu. „Korkmana gerek yok, gereksiz tedirginliğini bırak, bisikletçilere bilgileri haricinde de bir şeyler verebilirsin“ dedi.

[......]

Bisikletçilere doping macerâları hakkında dedikodu yapmadan durmak zor gelir. Yeni bir madde buldukları zaman hayatlarının kadınını bulmuş gibi sevinirler. 1992 yılında birçok İtalyan takımı EPO kullanıyordu. İtalyan bisikletçilerin çenelerinin düşüklüğü sayesinde biz de bu ürünle tanıştık. O zamana kadar benim kafein, persantin ve alupentten oluşan karışımımı kullanıyorduk ve EPO’nun gücünü kavrayamıyorduk. Bonn’da takımın basına tanıtılması sırasında bisikletçilerin diğer takımlardaki performans artışı konusundaki şikâyetlerini duydum. Bir şeyler seziyorlardı, İtalyan ve İspanyol takımlarında dağlarda daha önce arkalara düşen bisikletçiler şimdi en önde gidiyordu. 1993 Fransa Turu’ndan kısa süre önce takımdan Uwe Ampler bana geldi ve bir EPO kürüne başladığını söyledi, üç günde bir 2000 birim alıyordu. „Godefroot ve Schmid biliyorlar mı?“ diye sordum, „Evet, haber verdim“ dedi, „Godefroot masrafları karşılayacak“. Ampler ile birlikte EPO Telekom’a girdi.

[......]

EPO’nun takıma girmesi ile birlikte Freiburg Kliniği’ndeki doktorlar Oslo’daki dünya şampiyonasına hazırlanan Olaf Ludwig için bir doping planı hazırladılar. Toplam 10 defa 1000’er birim şırınga edilecekti. Sonraları bunun çok düşük bir doz olduğunu anladık. Üç günde bir aldığı şırıngalar B12 vitamini ile zenginleştiriliyordu. Ayrıca kanının incelmesi için günde 100mg’lık 2 aspirin alıyordu. Sonuçta Lance Armstrong ve Miguel Indurain’in ardından dünya şampiyonasında üçüncü oldu.

[......]

Bu olaylar üzerine uzun toplantılar yapıldı ve EPO sistemi Telekom’a dâhil edildi. Freiburg Üniversitesi’ndeki doktorlar EPO’yusporculara doğrudan şırınga edeceklerdi. Doktorların olmadığı anlarda ise ben bundan sorumlu olacaktım. Bundan sonraki aylarda DHL ile Almanya’dan çokça paket aldım, EPO şırıngaları ve kullanma kılavuzu içeren. Godefroot doping sistemini organize ediyor ve sağ kolu Eddy Vandenhecke ile finanse ediyordu. Ampler ve Ludwig ile ufak dozda başlayan EPO kullanımı giderek yayıldı.

[......]

Yıllardır 1996’da takımın kaptanı olan Bjarne Riis’in takım içinde bir EPO kürü sonrasında hematokrit değeri %60’a ulaştığı için „Bay %60“ olarak tanındığı anlatılır. Bu değer hayatî tehlike demek, kan ciddî mânâda koyulaşır, kalp ve damarlar tıkanabilirler. Ama Riis’in azamî değeri 60’tan daha da yüksekti, %64’tü. Riis ile ilk defa İsviçre Turu’nda 1996’da yoğun olarak beraber çalıştık. Grip olmuştu ve gene doping listesinde bulunan kortikoid bulup bulamayacağımı sordu. Kolayca buldum. Buna rağmen İsviçre Turu’nu bırakmak zorunda kaldı. Fransa Turu’na giremez sanıyordum. Fakat Tur’dan bir hafta önce hematokrit değeri 50-52 arasıydı, Tur’un ilk gününe doğru 54’e çıktı. Tur esnasında her iki günde bir 4000 birim EPO ve 2 birim büyüme hormonu aldı. Bu normalde kullandığı dozun iki katıydı. İtalyan bir doktor ile beraber özel olarak planını hazırlamıştı, Telekom takımı da râzı olmuştu. Kendi kendine şırınga ediyordu EPO’yu.

[......]

Önde Riis, arkada Ullrich
Önde Riis, arkada Ullrich
Büyük boyut için tıkla!

Riis’in EPO kürü başarılı oldu. Normalde Fransa Turu boyunca sporcuların hematokrit değerleri düşer. Tur başında 50’dir, ikinci haftada 46’ya iner, Tur sonunda 40 ya da 38’e. Riis’te ise değer sürekli yükseliyordu. Tur’un ikinci haftasında meşhur %64’lük değere ulaştı. Bir sabah gülerek geldi ve „Jef, Jef, bak, 64 yaptım!“ dedi. Şaşkınlıktan küçük dilimi yutacaktım, „tehlikeli değil mi?“ diye sordum, „Hayır, iyiyim, her şey yolunda, kimseye söyleme tamam mi?“ dedi.

[......]

İki gün sonra Hautacam çıkışı vardı, Riis burada parladı. Sarı mayoyu taşıyordu, genel sıralamada öndeydi, bütün hafta boyunca da birinci sırada kaldı, ondan sonra hematokrit değeri gene düştü. Riis yoğun kür nedeniyle parmağını kıpırdatamaz haldeydi. çok fazla EPO, büyüme hormonu, testosteron derken kanı krem kıvamına ulaşmıştı, her an kalp durmasından ölebilirdi. Doktor Riis’e en azından ellerindeki krampları çözmesi için kas gevşetici verdi ve karnına tromboza karşı iğne yaptı. Bu şekilde Tur’u kazandı Riis.

[......]

Erik Zabel döneminin en temiz bisikletçilerinden biriydi. Birkaç düşük dozlu EPO kullanımı dışında hiçbir şey almadı. Faydası olacağına inanmıyordu. Sadece bir defa bir Fransa Turu öncesi ve esnasında 1000 birimlik bir kür uyguladı, ondan sonra bıraktı.

Zabel
Zabel
Büyük boyut için tıkla!

[......]

Jan Ullrich bizim takıma 1994’te geldi. O zamanlar en iyi amatörler arasındaydı, yeni yıldızımız olacaktı. İlk defa İspanya’da seyrettim onu, daha ilk tepede geri düştü. „Ullrich bu mu yani?“ diye sorduğumu hatırlıyorum kendime. Freiburg Üniversitesi’ndeki testler tamamen ters yönde sonuç vermişlerdi. Ullrich bütün bilinen değerlerden daha iyi sonuçlar veriyordu, bu oğlan günün birinde Fransa Turu’nu kazanacaktı, bir defa da değil, en az 6 defa.

[......]

Ullrich Zabel’in karakterine sahip değildi. Eğer Zabel gibi yaşasaydı, bence Tur’u 6 değil 10 defa da kazanırdı. Zabel spor için her şeyi fedâ ederdi, kimsenin ona bir şey söylemesine gerek yoktu.

[......]

Telekom’da EPO kuryeliklerimden biri esnâsında az daha yakalanıyordum. 1996’da İsviçre Turu’ndan hemen sonra Fransa Turu için yola çıkacaktık. Doktor Schmid telefon etti ve Freiburg’a gittim ve yüklü miktarda EPO ve büyüme hormonu aldım. Buzlukta iyice sağlam yerleştirilmiş, alüminyum folyeye sarılmış bir sürü şişe. „Sıcakta durmamaları gerekiyor!“ dedi Schmid. Paketleri karavanda tavanın altında, normalde sporcuların kıyafetlerinin durduğu dolaplardan boş olan üç tanesine koydum, dolaplar ağzına kadar doldular. Belçika’ya yola çıktım. Sınırdan biraz sonra bir benzincide benzin alırken gümrük polisinin arabası geldi ve kâğıtlarımı görmek istediler. „Aracınızın kapısını açar mısınız?“ Oldukça tedirgindim, “bu nedir?”. Memurlardan biri yerde duran içi vitamin dolu kartonu gösteriyordu. “Onlar bisikletçiler için vitaminler, Fransa Turu esnâsında ihtiyaçları olacak” dedim. Memurlar kısa bir bakış attılar birbirlerine, “Her şeyi boşaltın!” dediler. Polislerden biri tavanın altındaki dolaplardan birini açtı, ilk dolaplarda yedek kıyafet ve ayakkabı vardı, son üçünde ise EPO paketleri. Yedinci dolabı açmak üzereyken polis, arkadaşı “şuraya bak, camda çıkartması yok, vergisini ödememiş!” diye bağırdı. Godefroot gene vergiyi vermeyi unutmuştu. Polisler bir zabıt tuttular, cezalı meblağ mektupla bildirilecekti, dizlerim titreyerek yola devam ettim.

[......]

Dopingden kaçmak hiçbir zaman zor değildi ama bâzen cidden acı veriyordu. Amfetaminler bisikletçinin idrarında uzun süre tespit edilebiliyorlar. Bu yüzden doping testlerinde „temiz“ idrar gerekli. Bisikletçi idrar kabını doldururken doktor da daima yanında oluyor. Yıllar boyunca bu konuda çeşitli hileler geliştirdik, ama en çok kullanılanı idrar şırıngasıydı. Bu yöntemde bisikletçi doping kontrolüne gitmeden hemen önce temiz idrar doğrudan idrar kesesine şırınga ediliyordu. Bâzen ufak kazalar da olmuyor değildi. Noel Foré 60lı yıllarda doping kontrolü esnâsında hamile olduğunu öğrendi. Karısından temiz idrar alırken karısının 5 aylık hamile olduğunu unutmuştu.

[......]

İdrar şırıngası hilesi şu şekilde uygulanıyor: Önce idrar yolu Xylocain (ağrı kesici jel) ile uyuşturuluyor, bu jel penisin ağzından içeri sokulan bir borunun üzerine sürülüyor. İdrar yolu uyuştuktan sonra boruyu çok dikkatli olarak yaklaşık 20cm içeri sokuyordum. Borunun ucunda ufak bir top vardı, bu top sayesinde idrar kesesine ulaşıp ulaşılmadığı anlaşılıyordu. İdrar kesesine ulaşıp da boruyu içeri sokunca kesede bulunan bisikletçinin idrarı borudan dışarı akıyor, biz bu idrarı toplayıp döküyorduk. Akabinde idrar kesesi tuzlu solüsyon ile temizleniyor. Üçüncü adımda keseden solüsyon boşaltılıyor ve yerine dördüncü adımda teknisyenden ya da başka birinden alınan „temiz“ idrar dolduruluyor. Bundan sonra bisikletçi artık doping testine „gönül rahatlığıyla“ gidebilir. Bu yöntem 70li yıllardan beri bugün de olmak üzere sıkça kullanılan bir yöntem.

[......]

Doping konusunda en iyi yöntemlerden biri elbette doping denetleyicileri ile birlikte çalışmak. 1996 yılında Rudy Pevenage Gent’te bir laboratuar ile irtibat halindeydi. Riis’in Fransa Turu’nu kazanmasından önceki kış her hafta kan ve idrar tüpleri yolluyor ve kullandığımız hormonların ne kadar süre saptanabilir kaldığını test ettiriyorduk. Örneğin testosteron üç hafta içinde kandan da idrardan da kayboluyordu.

Dopingin 100 yılı
Dopingin 100 yılı
Büyük boyut için tıkla!

Doping Yapan Ünlüler

İsim: Fausto Coppi – 1950’er
Madde: Amfetamin
Sonuç: Fransa Turu'nu iki defa kazanmış olan Coppi kariyeri esnâsında amfetamin kullandığını ve bunun o dönemde çok yaygın olduğunu itiraf ediyor.

Coppi
Coppi
Büyük boyut için tıkla!

Tom Simpson – 1967
Amfetamin
1965'te doping yaptığını itiraf eden Simpson 1967'de Fransa Turu'nun 13. etabında öldü.

Jacques Anquetil – 1967
Amfetamin
Fransa Turu'nu beş defa kazanan Anquetil bir röportajda doping yaptığını belirtti.

Anquetil
Anquetil
Büyük boyut için tıkla!

Rudi Altig – 1960
Amfetamin

Eddy Merckx – 1969
Amfetamin
1969'da Merckx'in amfetamin, 1973'te efedrin, 1977'de de uyarıcı madde kullandığı tespit edildi.

Merckx
Merckx
Büyük boyut için tıkla!

Walter Godefroot – 1974
Ritalin

Freddy Maertens – 1977
Uyarıcı madde

Dietrich Turau – 1980
Amfetamin

Bernard Hinault – 1981
Doping kontrolüne girmeyi reddetti.

Hinault
Hinault
Büyük boyut için tıkla!

Pedro Delgado – 1988
Doping örtücü madde

Laurent Fignon – 1989
Amfetamin

Cemaleddin Abdusaparov – 1997
Bromantan, Clenbuterol

Laurent Brochard – 1997
Uyuşturucu (lidokain)

Alex Zülle – 1998
EPO

Christian Henn – 1999
Testosteron

Marco Pantani – 1999
EPO?
Pantani çok yüksek hematokrit değeri nedeniyle Giro'dan ihraç edildi, 14 Şubat 2004'te bir otel odasında yüksek dozda kokainden ölü bulundu.

Pantani
Pantani
Büyük boyut için tıkla!

Luc Leblanc – 2000
EPO
Festina davası kapsamında itiraf etti.

Richard Virenque – 2000
EPO
Festina davası kapsamında itiraf etti.

Virenque
Virenque
Büyük boyut için tıkla!

Raimondas Rumsas – 2002
EPO
Rumsas'ın karısı Fransa sınırında 37 değişik doping maddesi ile yakalandı.

Jan Ullrich – 2002
Amfetamin
Ullrich bir diskoda ekstazi içtiğini söyledi.

Ullrich
Ullrich
Büyük boyut için tıkla!

Johan Museeuw – 2004
EPO
Museeuw 2 yıl spordan men edildi, Ocak 2007'de kariyerinin son yıllarında EPO kullandığını itiraf etti.

Tyler Hamilton – 2004
Kan dopingi

Hamilton
Hamilton
Büyük boyut için tıkla!

Oscar Camenzid – 2004
EPO

David Millar – 2004
EPO
2003'te bireysel zamana karşı dünya şampiyonu Millar evi arandıktan sonra EPO kullandığını itiraf etti.

Millar
Millar
Büyük boyut için tıkla!

Lance Armstrong – 2005
EPO
Fransız gazetesi L'Equipe Armstrong'un 1999'da verdiği idrar örneklerinde EPO'ya rastlandığını buldu.

Armstrong
Armstrong
Büyük boyut için tıkla!

Roberto Heras – 2005
EPO

Heras
Heras
Büyük boyut için tıkla!

Jan Ullrich – 2006
Kan dopingi
İspanyol doktor Eufemiano Fuentes'in muayenehanesinde Ullrich'in kan torbasi bulundu.

Ivan Basso – 2006
Kan dopingi
İspanyol doktor Eufemiano Fuentes'in muayenehanesinde Basso'nun kan torbası bulundu.

Floyd Landis – 2006
Testosteron
Fransa Turu'nun 17. etabından sonra testosteron aldığı saptandı.

Landis
Landis
Büyük boyut için tıkla!

Kaynak: Spiegel

 

 
Yayın Sponsoru
  Panorama

Aydın A. Güney & Pınar A. Avşar'la TUR Üzerine
Cumhurbaşkanlığı Bisiklet Turu sırasında yükün çoğunluğunu vitrinde fazla olmayan bir ekip çekiyor. Bu ekibin başında A’dan Z’y ... Devamı » » » 

Emin Müftüoğlu ile Günümüzü Değerlendirdik
Emin Müftüoğlu ile TUR sonunda bir araya geldik. Başarılı geçen bir organizasyondan sonra yorgun, çoklukla olduğu gibi vakti kı ...
Devamı » » » 

Bisiklet Yolları Algısında Yanlışlar

Samuel Beckett’in “Godot’yu Beklerken” piyesini seyredenler bilir: Estergon ve Vladimir, iki perde boyunca, Godot diye birini b ...
Devamı » » » 


Eki.14 İBB Emirgan Planları, Bisiklet v...
Haz.14 The Accidential Death of a Cycli...
Şub.14 The Armstrong Lie
Ara.13 Londra ve İstanbul'da Bisikletin...
Eyl.13 Süslü Kadınlar da Bisiklete Bine...
Eyl.13 Emin Müftüoğlu'yla Kısa Kısa
Auğ.13 Katlanır Bisiklete Giriş
Haz.13 Bisikletle işe gitmenin püf nokt...
Nis.13 Yaz Yaklaşırken 3 Büyük Şehirde ...
Mar.13 Dünyanın En Pahalı Bisikletleri
Eki.12 Velodromda Bir Gün
Tem.12 Dünden Bugüne Bisiklet...
Tem.12 Fransa Turu Tarihinden Hikayeler
May.12 Ruanda Bisiklet Takımı
May.12 İngiltere'de Bisiklet Ulaşımı Po...
Oca.12 Londra'dan Bisiklet Esintileri
Ara.11 Kış Yarışları Öncesi Temel İpuçl...
Eki.11 10 Tanınmış Sima’ya Sorduk
Eyl.11 Pedalla Enerji Üretttik
Eyl.11 Canyon'un Derinliklerine Yolculu...
Nis.11 Araba mı Daha Hesaplı Bisiklet m...
Şub.11 Pedal Alternatif Enerji Çözümü O...
Panorama Arşivi

 

İlgili Linkler:  

yayin   Fransa Turu ve Doping Üzerine  
haber   T-Mobile Yol Bisikletini Bıraktı  
yayin   Greg LeMond'la Bisiklet ve Doping Üzerine  

  Bu yayın 9686 kez okundu.
  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır. Bu yazı yazarın sorumluluğundadır.
  Hukuki bir durumda MTBTR.com sorumlu tutulamaz.


 

 
  Yarış Dünyasından  |  Atölye  |  Panorama  |  Teknoloji - Donanım  |  Patika  |  Sağlık ve Antrenman  | 
  Biz Kimiz  |  İletişim ve Yardım  |  İnsan Kaynakları

Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları |  mtbtr.com™ 2001 - 2015