Anasayfa
 MTBTR'de Bugün 
 Fotoğraflar 
2014 Bisiklet Katalogu
   
 
 Kurallar   IK   Biz Kimiz   İletişim ve Yardım   Hoş Geldin, üye girişi yapın Üye Girişi
 
25 . Kasım . 2017  
Derinoba Bisiklet Gezisi
Düzce Derinoba Gezisi

Derinoba Bisiklet Gezisi

Yazar: Emin Demirpolat
1.2.2008

Bu kez öyle uzun uzun düşünmedik plan da yapmadık, pat diye aklımıza geleni yapmaya karar verdik.

Büyük boyut için tıkla!

Büyük boyut için tıkla!

Düzce’nin güzel yaylalarından Odayeri, sonra Torkul Gölü ve Yaylası’na, zaman kalırsa Kekik Düzü Yaylası’na gidecek, dönüşte gece konaklamayı da düşündüğümüz, gezimizin en can alıcı noktası, durağı, DERİNOBA denen, tepede bir vadiye uğrayacak, sabahın güneşiyle de yola çıkıp dönecektik. Torkul yaylası ve gölü, yaklaşık 1350 metre rakımda, kış ortasında araçların çıkamayışı gözönüne alındığında, donmuş, karlar altındaki halini görmek, kolay kolay kimseye nasip olacak bir şey değildi.

Büyük boyut için tıkla!

Bir gece öncesinden toplandık, taşınacak gereç ve gıdaların paylaşım-taşıma planını yaptık, kış ortasında olduğumuz ve bölgenin hem karlı hem de soğuk olması nedeniyle kalın ve yedek kıyafetler aldık.

Büyük boyut için tıkla!

Sabah 7:30 da her zamanki kalkış durağımız spor salonu önünden, 4 bisikleti otomobile yerleştirip, Düzce’ye yola çıktık, Beyköy’e kadar araçla geldik. Henüz kar yoktu, güneş de yoktu ve hava oldukça soğuktu, giyindik kuşandık yola koyulduk, yükler düşündüğümüzden daha ağır olmuştu, sırtımızda ya da arka bagaj çantalarımızda yaklaşık 5-6 kiloluk yük arkamızdan geliyordu, ve biz onu çekiyorduk. Yolumuz tahmini 30 km, çıkışımız ise 180 metreden 1350 metre rakıma olacaktı. Ağlayan Kayadan geçtik, henüz kar yoktu ancak uzak tepelerde karlar ağaçlara serpilmiş, bazısı da sanki üstündeki karı silkelemiş, atmış, bembeyaz ağaçların arasından yemyeşil ışıldıyordu.

Büyük boyut için tıkla!

Önce yol kenarında selamlaştık karlarla, tırmanmaya başaldıkça daha da samimi olmaya başladık, yaklaşık 700 metre yükseklikte, yolun 11-12.ci km lerinde yol tamamen karla kaplandı, gidilebilecek kısımlar da buz tutmuştu, samimiyet iyice artmıştı, bize "hadi bisikletlerden inin artık, zaten gidemiyosunuz ikide bir düşüyorsunuz" dedi karlar, ve indik ayaklarımız karlara bata çıka, önde ilerleyen bisikletin teker izini titizlikle takip ederek, yolda ilerlemeye başladık. İyice ağırlaşmış bisikletleri bol karda hele hiç iz yokken ilerletmek, itmek çok zordu, sık sık mola verdik, mola verdikçe daha da üşümeye başladık, sıkça öndeki-arkadaki yer değiştirdi, daha da yorulan en arkaya geçti. Yine de kar yağmıyor olması, tipi-sert rüzgar olmaması büyük şanstı, çünkü son 8-9 km’lik kısımda hiç yerleşim birimi olmayışı bir yana yolumuz boyunca uçan canlılar dışında hiç bir canlıyla dahi karşılaşmamış olmamız, böylesi bir durumda, şakayla karışık "doğadan geldik, kendimizi doğaya verildik" derken geri dönüşü olmayan sıkıntılara yolaçabilirdi.

Büyük boyut için tıkla!

Büyük boyut için tıkla!

Zaman hızla geçerken ne altımızdaki karlar azaldi ne de yol. Hava kararmak üzereydi biz değil Torkul'a Odayeri yaylasına, Derinoba’ya bile ulaşamamıştık. Sanırım, artık Torkul Gölü’nü hiç birimiz merak etmiyorduk, merak edecek olana da o sinirle napılacağı malûmdu. Sonunda yollar, karlar, soğuk, ve biz iç içe kulübemizi gördük, o kadar odaklanmışızki gözüken aslında çatının bir köşesiydi, sevinçten hızla ilerledik, inanılmaz ama, o sevinçle kafamızı bir daha kaldırmamışız ki ancak koskoca terkedilmiş kamyon kasasının tamamıyla karşılaştığımızda ancak, şoke olduk, ya da artık o kadar efor ve stresden aptallaşmışız da denebilir.

Büyük boyut için tıkla!

Büyük boyut için tıkla!

Yeni virajlar ve sisli ufuklar derken ulaştığımız kulübemizin (inanın o kadar soğuk, zor şartlar, stres, o klübeler başkasına da ait olsa onları sevme ve sahiplenme hissi veriyor, bilinç altından da böyle kulübemiz dedirtiyor) hemen önünde, sevinçden kendimizi bembeyaz karların üstüne attık yattık yuvarlandık, sonra da kulübeye girdik, telaşla sobayı ardından şömineyi yaktık, sırılsıklam ıslanmış çamaşırlarımızı değiştirdik, sobada çayımızı yaptık, şömine ateşinde nar gibi pişmiş sucuklarımızı yedik, şarabımızı içtik, hem şömine hem soba iki katlı kulübemizi iyice ısıtmıştı.

Büyük boyut için tıkla!

Büyük boyut için tıkla!

Büyük boyut için tıkla!

Derinoba denen yer, bir kaç tepenin ortasında, yanından belki de kaynağından henüz yeni çıkmış billur gibi akan bir derenin aktığı, oldukça bakir sessiz bir yerde yaklaşık 1050 metre rakımda doğa ve spor düşkünü, Erdoğan Bey tarafından kurulmuş, tamamen tahtadan yapılmış iki kulübe, ve yazın alabalık üretilen bir kaç göletden oluşuyor. Hatta kulübelerden bir tanesi, sanki yeminle yapılmış, içindeki eşyaların tamamı ahşap olup, üzerlerinde bir çivi dahi yok, zaten yazdan bu kulübeleri görmemiş olsak, tabi bir de Erdoğan Bey ile tel ile konuşup gidin kalın sözü almasak o yol gidilmezdi. Elektriği deredeki şelaleden kendi üretimi (biz açma düğmesini bulamadığımız için mum ve gaz lambasıyla aydınlandık, eğer gidecek olan olursa mutlaka önceden bilinmeli elektriğin açılma şarteli). Ve sabaha kadar özellikle Fatih Beyin ve Metin Beyin hiç sönmesine müsade etmeden yaktıkları soba ve şömine ateşinin hemen önünde, kulübemizde hazır battaniyelere sarılıp sabaha kadar mis gibi temiz havada, uyunmuş bir uyku ve sabah şöminede mantar-tavuk ızgaralarla yapılmış bir kahvaltı, ve sonrasında dönüş.

Büyük boyut için tıkla!

Büyük boyut için tıkla!

Unutulmaz bir gezi yaşamamızda elbette cesaretimizin, doğayı sevmemizin, bilinmezliğe yolculuğun vereceği heyecana alışık ve hevesli olmamızın yanı sıra, zaten doğaya düşkün olduğu her halinden belli olan Erdoğan Bey’in bizi önceden tanımasa bile bir telefon ile, bizleri kendinden biri gibi kabul edip hiç bir endişe, kuşku duymaksızın "gidin, kalın, sobayı yakın, somyanın altında tüp var, ocağı da kullanabilrisiniz" demesi, yukarda saydığım diğer özellikleri yine de işlemez kılacaktı, buradan kendisine bir kez daha teşekkür ediyoruz.

Kışın tavsiye etmeyiz, ama bahar ve yaz mevsiminde, bölgeyi gezip dolaşıp geceyi de geçirmek isteyen olursa Erdoğan Bey'e cepden ulaşılabilir, ancak bölgede cep çekmiyor, bu yüzden kimi zaman eğer orda ise ulaşılamayacaktır.

Emin Demirpolat (emindp[at]hotmail.com)
Erdinç Ersoy (ersoyerdinc[at]hotmail.com)
Fatih Erdem (bikerdem[at]hotmail.com)
Metin Yanık

 

 
Yayın Sponsoru
  Patika

Çocuk ve Bisiklet Yolculuğu
Bu senede 1 Temmuz – 26 Ağustos tarihleri arasında Avrupa’da Almanya, Danimarka ve İsveç'i kapsayan son bisiklet turlarından yeni ... Devamı » » » 

Londra'da bisikletle 10 gün

Küresel dünyanın en önemli başkentlerinden birinde, Londra’da, 10 gün boyunca, oralı olmayan biri olarak hemen her yere bisikle ...
Devamı » » » 

Serkan Taşdelen ile Tur Bisikletçiliği

Türkiye de hızla gelişen tur bisikletçiliğinin ilk isimlerinden Serkan Taşdelen’le bisiklet üstünde uzun yol yapacaklar i ...
Devamı » » » 


Tem.12 Kapadokya Bisiklet Festivali 20...
Nis.12 Gurbet Emekçisinin Notları 2...
Şub.12 Gurbet Emekçisinin Notları 1...
Eyl.11 Bask Ülkesi ve La Vuelta
Nis.11 Türkiye'den Japonya'ya Bir Bisik...
Şub.11 Bisikletle İstanbul'dan Paris'e
Ara.09 Bayramda 3 Gün Yenice
Auğ.09 Küresel Isınmaya Karşı Gelibolu ...
Nis.09 Gümeli - Bölüklü - Karatepe Yayl...
Mar.09 Adapazarı'ndan Adapazarı'na
Eki.08 Bisikletle Manhattan Turu
Tem.08 Dağ Köyleri Üzerinden Yalova'dan...
Tem.08 Küresel Isınmaya Karşı Ege Kıyıl...
May.08 Abi Anadolufeneri'ne Gidelim...P...
Mar.08 Yaz Başında Yedigöller
Şub.08 Derinoba Bisiklet Gezisi
Eki.07 Artvin 1 Meydancık'dan Macahel'e
Eki.07 Artvin 2 Macahel'den Borçka'ya
Eyl.07 Kemalpaşa’dan Buca’y...
Auğ.07 Silifke’nin Cezeryesi Meşh...
Haz.07 Ormandan Gemlik-Yalova Geçişi
Nis.07 Altınoluk - Assos Turu
Patika Arşivi

 

  Bu yayın 9179 kez okundu.
  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır. Bu yazı yazarın sorumluluğundadır.
  Hukuki bir durumda MTBTR.com sorumlu tutulamaz.


 

 
  Yarış Dünyasından  |  Atölye  |  Panorama  |  Teknoloji - Donanım  |  Patika  |  Sağlık ve Antrenman  | 
  Biz Kimiz  |  İletişim ve Yardım  |  İnsan Kaynakları

Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları |  mtbtr.com™ 2001 - 2015