Anasayfa
 MTBTR'de Bugün 
 Fotoğraflar 
2014 Bisiklet Katalogu
   
 
 Kurallar   IK   Biz Kimiz   İletişim ve Yardım   Hoş Geldin, üye girişi yapın Üye Girişi
 
29 . Haziran . 2017  
Spor Yaparken Müzik Dinlemeli mi?
Spor ve Müzik

Spor Yaparken Müzik Dinlemeli mi?

Çeviren: Cüneyt Kazokoglu
29.6.2008

Sadece koşarken (ya da başka spor dallarında) değil, bisiklete binerken de müzik dinlemek pek çoğumuzun yaptığı bir şey. Bunun olası yan etkilerini ve bilhassa şehir içinde etraftan gelen sesleri zamanında duyabilmenin emniyet açısından önemini daha önce MTBTR Forumu’nda da konuştuk. Öte yandan spor yaparken müziğin başka bir yönünü, motivasyona olan katkısından kişisel tecrübelerin ötesinde fazla bahsetmedik.

Spor esnâsında müzik dinlemeyi mümkün kılan „Walkman“ler çok geliştiler, artık neredeyse herkesin bir MP3 çaları var ama spor bilimi de spor sırasında müzik dinlemenin faydalı mi zararlı mi olduğu konusunda ortak bir fikre varabilmiş değil. Son olarak İngiliz Brunel Üniversitesi’nde spor psikologu Costas Karageorghis koşucularla yaptığı araştırmalarda performansın pop, rock hattâ klasik müzik dinleyerek bile %20’ye kadar arttırılabildiğini buldu.

Büyük boyut için tıkla!

Bu kadar basit değil elbette. Bunun için sporcuların dinlediği şarkıların dakikada 120-140 vuruş (bpm – beats per minute) içermesi gerekiyor. Bu bilgiler ışığında son yıllarda MP3 deyince ilk akla gelen markalardan Apple, Nike ile birlikte koşucular için şarkı albümleri oluşturmaya başladı bile. Buna ek olarak koşu meraklılarının şarkı listelerini şarkıların dakikadaki vuruşlarına göre sıralayabilecekleri programlar da çıktı.

Karageorghis’in araştırmasının en önemli sorusu „koşu esnâsında insan ne zaman kendinden geçiyor?“. Deney için 29 tane düzenli spor yapan öğrenci koşu bandına alınmış ve vuruş/dakika değerlerine göre gruplandırılmış en sevdikleri müzikleri dinleyerek koşmaları istenmiş. Antrenman sonrasında koşucular detaylı bir anket doldurmuşlar.

Araştırmanın ilginç sonuçlarından biri sporcuların yüksek yoğunluklu/hızlı antrenmanda bile orta tempoda müzik ile en yüksek motivasyonu elde ettikleri. Dolayısıyla Karageorghis’in uyarısı antrenman sırasında dinlenecek olan müziğin özenle seçilmesi gerektiği.

Gerçek hayatta durum pek böyle değil tabii. Amerikan Atletizm Federasyonu geçtiğimiz haftalarda yarışlarda taşınabilir müzik aletlerini tamamen yasakladı. Bunun nedeni herkesin katılabildiği maratonlarda kendini müziğe kaptırıp da önündekinin üstüne çıkan ya da ne zaman duracağını bilemeyip yıkılana kadar koşanların olması.

Büyük boyut için tıkla!

Spor yaparken müzik dinlememeye bilimsel açıdan bir destek de Kuzey Karolayna Üniversitesi’nin spor bilimcilerinden geliyor. Burada yapılan araştırmalar koşarken belirli bir sertliğin üzerindeki müziğin stres hormonu kortizol salgılanmasına yol açtığını göstermiş, ki bu hâliyle pek de arzulanan bir durum değil. Doktorlar genelde spor yapmayı tam da bunun tersi, yani stresi azaltmak için tavsiye ediyorlar.

Bunun dışında doktorlar deneklerin cilt ısısının örneğin fazlasıyla hiddetlenmişçesine yükseldiğini, mide ve bağırsaklarda olumsuz etkilerin ortaya çıktığını da belirtiyorlar.

Amerikalı psikolog Kimberly Brownley’nin ise bulduğu çok hızlı parçaların bilhassa tecrübeli koşucular için olumsuz etkileri olduğu. Deneylerde tecrübesiz, yeni başlayan koşucular hızlı tempolu müzik dinleyince „açılırlarken“, tecrübeli uzun mesâfe koşucularında yüksek tempolu müzik nabzın yükselmesine ve stres hormonu salgılanmasına yol açmış. Dolayısıyla Brownley’nin sonucu yüksek tempolu müziğin tecrübeli sporcularda stresi arttırdığı, tecrübesiz sporcularda ise stresi azalttığı.

Elbette bilimsel araştırmaların sonuçları pek çok sporcunun spor esnâsında müzik dinlemeyi sadece bir zevk unsuru olarak gördüğü gerçeğini değiştirmiyor. Ama tam da bu durum uzmanlar için vücudun zorlandığı anlarda bir de üstüne müzik gelince ne sonuçlar ortaya çıktığı sorusunu yaratıyor.

Büyük boyut için tıkla!

Zaman içinde araştırmacılar iki model oluşturmuşlar. Birinci nazariye korteksin (beyin zarı) özellikle baslar nedeniyle, bunun sonucu olarak da vücudun uyarıldığı ve anında bütün enerjisini harcamaya hazır olduğu. Biyolojik olarak buna benzer bir durum çocuğunun tehlikede olduğunu gören annenin ya da köpek tarafından kovalanan bir koşucunun durumu. Böyle tehlike durumlarında stres hormonu salgılanması elbette arzulanan bir şey.

Öte yandan her müzik ayni ölçüde performans arttıracak diye bir şey yok. Karageorghis verimli bir antrenman için uygun müziğin seçilmesinin önemini, şarkıların her sporcu için özel olarak düzenlenmesinin gerektiğini ısrarla vurguluyor.

Deneyler esnasında sporcuların kendi seçtikleri müzikleri dinlemelerine izin verilmiş. Kadınlar dans müziği (Basement Jaxx) tercih ederken erkekler Prodigy tarzı müziklere yönelmişler. Queen tarzı gruplar her iki cinsiyete de hitap etmiş.

Karageorghis beyin zarının ve dolayısıyla bütün vücudun uyarıldığı kuramın performans artırımını açıklamada yetersiz kaldığı görüsünde. Buna ek olarak kesintisiz müziğin bir süre sonra „tünel bakışı“ ile sonuçlandığını, yani müziğin insanın diğer duyularının hassasiyetini azaltıp yorgunluğun duyulmasını önlediğini belirtiyor, ki bu aslında pek çok sporcunun da istediği bir durum.

Öte yandan bu da bilim dünyasından genelgeler kabul görmüş bir durum değil. İngiliz spor bilimcisi Greg Atkinson’ın bulguları da bu sporcuyu etraftan soyutlayan tünel bakışının aslında bir plasebo olduğu. Atkinson’ın deneylerinde ergometre üzerine çıkartılan sporcular müzik dinleyince gerçekten daha fazla „asılmışlar“. Öte yandan deney sonrasında sporcunun ne kadar zorlandığını ortaya koyan Borg anketlerinin ortaya çıkardığı sporcuların kendilerinin de bayağı zorlandıklarının farkında olmaları. Atkinson bunu kürek mahkûmlarının davulun ritmiyle motive olup, diğer taraftan da yorgunluktan yıkılacak hâle gelmelerine rağmen küreklere asılmalarına benzetiyor.

Uzun lafın kısası spor esnâsında illâ müzik dinlenecekse dikkat edilecek nokta müziğin özenle, kişiye uygun olarak seçilmesi gerektiği.

Kaynak: Spiegel 23/2008

 

MTBT ...">
 
Yayın Sponsoru
  Sağlık ve Antrenman

Bisikletle Oryantiring Nedir?
Türkiye, Dağ Bisikleti alanında önemli başarılara imza atmaya başladı. Bunu bir adım öteye taşıyarak Dağ Bisikleti’nin adrenalini ... Devamı » » » 

Bisiklet Sürerken İşaretlerle Haberleşmek

Grup içinde bisiklet sürdüğünüzde, birbirinizi potansiyel tehlikelere karşı uyarmak en temel sorumluluklardan biri olmalı. Çoğu ...
Devamı » » » 

Kapalı Mekanda Antrenmanın Püf Noktaları
Havaların çoğu zaman sıcak seyrettiği ülkemizde bisiklet antrenmanları için genellikle açık havada spor tercih edilmekte. Bir açıd ...
Devamı » » » 

Eki.12 Doping: Hangi Spor, Hangi Ulke, ...
Eki.12 Sporcular İçin Magnezyum
Eyl.12 Hangi Kas Ne Kadar Çalışır?
Mar.11 Yüksek Yoğunluklu İnterval ve La...
Oca.11 Karbon mu Daha Hızlı, Yoksa Çeli...
Tem.10 Yazın Bisiklete Binerken Nelere ...
Ksm.09 Sonbaharda Bisiklet
Tem.09 Fırtınada Ne Yapmalı?
May.09 VO2 Max Testleri
Oca.09 Sezon Dışında Ağırlığı Korumanın...
Oca.09 Kışın Neler Giymeli?
Auğ.08 Sınırların Peşinde
Haz.08 Spor Yaparken Müzik Dinlemeli mi...
Oca.08 Dengeli ve Düzenli Beslenmenin Ö...
Oca.08 Kötü Havalarda Bisiklete Alterna...
Ksm.07 Spor Yapmak İçin Bahaneler
Ksm.07 Kışa Girerken Beslenme Tüyoları
Eki.07 Kadın ve Erkeklerde Kilo Verme
Auğ.07 Sıcakta Bisiklete Binmek
Tem.07 Ne İçmeli, Nasıl İçmeli?
Tem.07 Daha İyi Sürüş İçin Derleme
Haz.07 Yarıştan Önce, Yarış Sırasında v...
Sağlık ve Antrenman Arşivi

 

  Bu yayın 17214 kez okundu.
  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır. Bu yazı yazarın sorumluluğundadır.
  Hukuki bir durumda MTBTR.com sorumlu tutulamaz.


 

 
  Yarış Dünyasından  |  Atölye  |  Panorama  |  Teknoloji - Donanım  |  Patika  |  Sağlık ve Antrenman  | 
  Biz Kimiz  |  İletişim ve Yardım  |  İnsan Kaynakları

Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları |  mtbtr.com™ 2001 - 2015