Anasayfa
 MTBTR'de Bugün 
 Fotoğraflar 
2014 Bisiklet Katalogu
   
 
 Kurallar   IK   Biz Kimiz   İletişim ve Yardım   Hoş Geldin, üye girişi yapın Üye Girişi
 
25 . Kasım . 2017  
Bilal Akgül ve Yunus Yetkin İle Söyleşi
Bilal ve Yunus'la Olimpiyatlar Öncesinde

Bilal Akgül ve Yunus Yetkin İle Söyleşi

Yazar: Melike Menekay
4.8.2008

Bundan iki hafta önce sayfamızda Türkiye’yi dağ bisikleti dalında olimpiyatlarda temsil edecek olan millî sporcumuz Bilal Akgül’den ve onunla birlikte Almanya’da kampta bulunan Yunus Yetkin’den sayfamızda haberler sunmuştuk.

Olimpiyatlardaki dağ bisikleti yarışlarına 3 hafta kaldığı şu günlerde haliyle herkesi bir heyecan basıyor, orası kesin. Biz de hem kendimizdeki heyecanı yatıştırmak, hem de merakla haber bekleyenlerin susuzluğuna çare olmak için Bilal ve Yunus’la Almanya’da görüştük.

Sohbetimizde ülkemizi bisiklet dalında 32 yıl sonra olimpiyatlarda temsil edecek olan Bilal olimpiyata katılma sürecinden başlayıp, Almanya günlerini, antrenmanları, yapılan testleri, günlük programını anlattı. Almanya’daki antrenmanlar sayesinde değişen bakış açısı ve kendine güveninden bahsetti.

MTBTR: İstersen senden başlayalım Bilal, seni tabii tanıyoruz ama röportaja giriş olarak kısaca kendini tanıtabilir misin?

Bilal Akgül: 1982 Adana doğumluyum. Bisiklet küçüklükten beri var. 3 tekerlekliden beri, hiçbir zaman başka bir oyunu sevmedim. 15 yaşına kadar hobi/amatör olarak bindim. 15 yaşında ulusal bir yarışta birinci olduktan sonra ciddi olarak başladım. Orada derece yaptım, sonra uluslararası dereceler başladı. Sonra Türkiye Şampiyonluğu, derken artık tamamen bisiklete yöneldim.

Bilal Akgül
Bilal Akgül
Büyük boyut için tıkla!

MTBTR: Olimpiyatlara uzun bir süreden sonra ilk defa bir Türk bisikletçi gidiyor, bunun senin için anlamı nedir?

Bilal Akgül: Anlamı tabii çok büyük, benim en büyük hayallerimden bir tanesi olimpiyata gidebilmekti. Sporcunun isteyebileceği en büyük şey. Ben zannetmiyordum gidebileceğimizi, zor ihtimaldi. Yapmaya başlayınca oluyor ama. çok fazla yarış koştuk, çok puan topladık. Türkiye’deki yarışlar sıklaştı, puan alma imkanımız arttı. Puan topladıkça olimpiyat imkanı da yaklaşmaya başlayınca bizim için bir ufuk oldu. Eğer Türkiye’de yarış sayısı o kadar çok olmasaydı ne kadar uğraşırsanız uğraşın imkansız. Avrupa’da puan alabilmek kolay değil o kadar. Türkiye’de kolay puan alabiliyorsunuz ama yurtdışında çok zor puan almak. Tabii yurtdışından da puanlarım var ama Türkiye’ye göre çok az.

MTBTR: Olimpiyat hazırlıklarına ne zaman başladınız?

Bilal Akgül: Olimpiyat hazırlıklarına olimpiyatlardan iki yıl önce, yani 2006’da başladık. Çünkü iki yıl puan toplama planı vardı. O iki yılın toplam puanı sizin olimpiyatlara katılıp katılmayacağınızı belirliyor, bunu da 3 kişinin puanı belirliyor. Yani benimle beraber 2 kişinin daha puanı çok önemli. Bu iki kişinin biri Muammer Yıldız, diğeri de Kamil Alev oldu. Kamil ve Muammer’in sayesinde gidiyorum olimpiyatlara.

Houffalize
Houffalize'de Kamil, Yunus ve Bilal
Büyük boyut için tıkla!

Swisspower Cup
Swisspower Cup'ta
Büyük boyut için tıkla!

MTBTR: Peki geçen sezonlara oranla çalışma ve antrenman biçiminde değişiklik oldu mu?

Bilal Akgül: Çok fazla değişiklikler oldu, daha bilimsel, daha profesyonel çalışmaya başladım. Zaten kulübüm çok destekledi beni, bu yıl federasyon destekledi. Şimdi profesyonel bir antrenörle çalışıyorum, önceden bir antrenörüm yoktu tamamen kendim yapıyordum, kendi bildiğim antrenmanları uyguluyordum. Şimdi birçok şey öğrendik, burada öğrenmemiz gereken çok şey daha var. Burada her yaptığım antrenman, her öğrendiğim şey benim için iyi bir tecrübe oluyor. Şimdi ne yapabileceğimi, vücudumu, nerelerde daha iyi gelişeceğimi örgendim. Bundan 1.5-2 ay önce İsviçre’deydim. Orada Junior ve U23 sporcular vardı, bana göre oradaki antrenmanlar çok basit geliyordu. Antrenör de orada birkaç defa antrenmana çıkardı, sonra teknik antrenman ve değişik antrenmanlar yaptık. Sonra antrenör benim tekniğe ihtiyacım olmadığını, daha farklı şeylere ihtiyacım olduğunu söyledi, onun üzerine geri döndük. Zaten orada çok mutlu olmadım, yalnız hissediyordum kendimi. Birol Hoca vardı yanımda ama yanınızda hocanın haricinde birinin de olması gerekiyor. Zannediyorum ama orada konuşabileceğim biri, örneğin Yunus olsaydı bile değişen bir şey olmayacaktı, çünkü başımızda bana bir şey verebilecek bir antrenör yoktu. O yüzden geri döndük, şimdi iki antrenörümden de çok memnunum.

Isvicre
Isvicre'de sagdan 1. Bilal, önde Birol Toraman
Büyük boyut için tıkla!

Isvicre
Isvicre'de
Büyük boyut için tıkla!

Isvicre
Isvicre'de
Büyük boyut için tıkla!

MTBTR: Antrenörün daha çok kuvvet antrenmanları yaptığınızı söylemişti. Almanya’ya geldikten sonra kuvvet değerlerinizde nasıl bir değişim gözlemledin?

Bilal Akgül: Buraya geldiğimizde bir test oldu. Teste dayanıklılığım ve performansım çok iyi çıktı, ama kuvvet eksikliği çıktı. O da sadece dağ bisikletiyle antrenman yaptığım için. Çünkü Avrupa’da yapılan antrenman sisteminde yol bisikletiyle çalışılan antrenmanlar var. Ben yol bisikletiyle hiç antrenman yapmamıştım, yol bisikleti yarışlarına katildim birkaç defa ama yol bisikleti kuvvet yapıyor. Şimdi burada o eksikliği gördük. Testte o çıktı. Sonra kuvvet antrenmanları yapmaya başladık. Transalp koştuk, 7 günlük 18-19.000m tırmanılan, orada ciddi şekilde kuvvet kazandım. Hissedilir derecede kuvvetlendiğimi gördüm.

MTBTR: Ne kadar zamandır Almanya’dasın?

Bilal Akgül: 1.5 aydır Almanya’dayım.

Almanya
Almanya'da otelin önünde
Büyük boyut için tıkla!

MTBTR: 1.5 aydır Almanya’da antrenmandasın. Merak ettiğim, Almanya ve buradaki antrenmanların ile Türkiye’yi karşılaştırabilir misin? Neyi farklı yapıyorlar da bu kadar iyiler?

Bilal Akgül: Burada daha bilinçli antrenman yapıyorsunuz. Herkesin bisiklete karşı bir saygısı var. hiçbir şekilde antrenman yaparken bir korna sesi ya da bir kamyoncunun sıkıştırması yok. Buradaki köpekler bile kovalamıyor. Özellikle onlardan ziyade hava şartları. Benim Adana’da antrenman yapmam çok zor, 40-45 derece sıcaklık var. Burada hava sıcaklığı 20-25 derece, bu önemli bir avantaj. Test olarak, bilinçli bir şekilde eksiklerimi görerek antrenman yapıyorum. Zaten Avrupa’daki avantaj temelde daha bilinçli antrenman yapmak. Onlar bizden daha ilerdeler, daha tecrübeliler. Benim antrenörümün antrenörü var. O bilinçli spor yaparak bir yere gelmiş, kendi antrenöründen öğrendiklerini o da bana aktarıyor. Benim birilerine bir şeyler öğretmem şimdi çok daha farklı olur. Türkiye’de bilinçli antrenman yapılmıyor.

Bilal Akgül
Bilal Akgül
Büyük boyut için tıkla!

MTBTR: Türkiye Şampiyonası sonrası MTBTR.com’la yaptığın söyleşide hedefini oldukça iddialı belirlemiştin. Bugünkü durumunu ve bu antrenmanları hesaba katarak 50 kişinin içinde hangi grupta görüyorsun kendini?

Bilal Akgül: Orada gerçekten öyle söyledim, ilk 10’a girebileceğimi söyledim. Tabii bu dağ bisikleti hiç belli olmaz, lastiğiniz patlayabilir, zinciriniz kopabilir, düşüp bir yerinizi kırabilirsiniz. Aynı şekilde bu rakiplere de olabilir. Zaten bundan önce bir olimpiyat parkurunda koşulmuş ve 50-60 kişi yarışmış, 20 kişi bitirebilmiş. Olimpiyat tabii çok daha farklı, bütün sınırların zorlandığı en son yarış. O yüzden benim de diğer sporcuların da ne olacağı belli olmaz. İlk 10’a da girebilirim, veya ilk turda düşüp bir yerimi kırıp en sonuncu da olabilirim. Ama performansım ilk 30’a girebilecek şekilde hazır hissediyorum kendimi.

Hedef zirve
Hedef zirve
Büyük boyut için tıkla!

MTBTR: Yunus’un bu çalışmanızdaki rolü nedir? Seninle beraber sürekli burada.

Bilal Akgül: Yunus’un bu çalışmadaki rolü benim sıkılmamam ve anlaşma konusunda zorluk çekmemem. Bu Yunus için de çok büyük avantaj, çünkü o da benimle beraber öğreniyor, ciddi şekilde antrenman yapıyor. Aynı antrenmanı yapıyoruz zaten, o da zaten Türkiye Şampiyonası’nda benden sonra 2. oldu. Dolayısıyla burası onun için de çok iyi oldu. Benim sistemimi de gördü, antrenörün sistemini de gördü. Onun buradaki rolü antrenman partneri diyelim.

MTBTR: İlk olimpik kafile yola çıktı, dağ bisikleti yarışı 22 Ağustos’ta. Sen ne zaman gideceksin?

Bilal Akgül: İkinci kafileyle 14 Ağustos’ta gideceğiz. 10 gün önce gideceğiz, 6 saatlik bir zaman farkı var, ona vücut ancak alışıyor.

MTBTR: Ne zamana kadar buradasınız peki?

Bilal Akgül: 8’inde buradan ayrılıyoruz, ben kulübümde bir toplantı var, ilk önce İstanbul’da o toplantıya katılıp sonra Adana’ya gececeğiz, sonra bisikletimi ayarlayacağız. Adana’ya uğrayıp annemi babamı, ailemi göreceğim. Tekrar eksiklerimi tamamlayacağım, bisiklet olsun, yedek malzeme olsun, onları toparlayıp tekrar yola çıkacağım. 14’ünde de 2. kafile ile Pekin’e gideceğim.

Büyük boyut için tıkla!

MTBTR: Pekin’e gittikten sonra yarış gününe kadar ki programın nasıl olacak? Nerede kalıyorsun, nasıl bir antrenman programı, daha çok dinlenme mi orada?

Bilal Akgül: Şimdi çok sert ve uzun antrenmanlar yapıyoruz, çift antrenmanlar yapıyoruz, yorucu. Geçen hafta çok zor antrenmanlar yaptık, bu üç gün, bugün ve iki gün daha dinlenme antrenmanları yapacağız. Bugün 2 saat, yarın 3 veya 4 saatlik bir antrenman yapacağız. Tabii 3-4 saat olimpiyata hazırlanan bir sporcu için dinlenme oluyor, 3-4 saat ya da 120km’lik bir antrenman şu an benim için dinlenme antrenmanı ve basit bir antrenman, tabii temposu da düşük olacak. Olimpiyatlardaki o 10 gün içinde yapacağımız şeyler zaten sürekli antrenörle telefon ve e-mail ile bağlantılı bir şekilde olacak. Antrenör gelemiyor çünkü. Yine saati saatine, uyuma saatim de, kalkma saatim de belirli olmak üzere her yapacağım şeyin belirli olduğu saati saatine bir program verecek bana, daha ne vereceğini bilmiyorum. Galiba o 10 gün benim düşüşüm olacak. Burada ciddi şekilde yükselteceğiz, orada olimpiyat için düşüşe geçeceğim. Vücudu dinlendirmeye yönelik, “recovery” türü antrenman yapacağım. Sistem öyle. Ama olur da bir aksilik olursa, düşme gibi, hasta olmam ya da gece uyuyamadığım gibi tekrar antrenöre telefon açıp ne yapmam gerektiğini tekrar öğreneceğim. Çünkü gece uyuyamadığınız, gün içinde kendinizi kötü hissettiğiniz bir gün olur.

Yunus Yetkin: Yani şu an bize 10 günlük bir antrenman verecek ama oradaki duruma göre, hava şartlarına göre bile değişebilir. Bilal’ın sabah kalktığı zaman nabzı 60 çıkıyorsa diyecek ki bu nabza uygun antrenmanı yapın. Bize bir 10 günlük bir antrenman verecek, ama birebir uygulanacak diye bir şey yok. O Bilal’ın oradaki durumuna bağlı. Değişebilir de, aynı kalabilir de.

Yunus Yetkin
Yunus Yetkin
Büyük boyut için tıkla!

MTBTR: Bilal’ın yarışlar dışında 24 saati nasıl geçiyor, anlatabilir misin? Kaçta kalkıyorsun, beslenmen nasıl, sana sunulan bir mönü mü var? Antrenmanların ne zaman, kaçta yatıyorsun vs?

Bilal Akgül: Kullandığım özel vitaminler var, sadece vitamin, ekstra bir şey içermiyor. Multivitamin türü bir şey. Sabah 7’de kalkıyorum. İlk önce aç karnına birkaç vitamin içiyorum. 7:30’da kahvaltıda oluyoruz, antrenmanın uzunluğuna göre, ki antrenör zaten bir gün önceden belirliyor ve söylüyor bize, saat 9.30 veya en geç 10’da antrenmana çıkmış oluyoruz. Antrenmanlarımız en az 3 saat olmak üzere 4 saat 5 saat sürebiliyor ve genelde çift antrenman yapıyoruz. Antrenmandan döndükten sonra duş alıp yemek yiyoruz, yemekten sonra tekrar bisikleti kontrol ediyoruz, bakıyoruz, yıkıyoruz, temizliyoruz. Öğleden sonraki antrenman için hazırlıyoruz. Zaten bu şekilde zamanınız kalmıyor, ikinci antrenmana çıkıyorsunuz. İkinci antrenmandan geldikten sonra, zaten arada kültürfizik, “stretching” de yaptığınız için, bayağı zamanınızı alıyor. Geliyorsun antrenmandan, tekrar duş alıyorsun, önce “stretching”, aksam yemeği, sonra biraz televizyon, bisikletle ilgili bir program varsa onu izleme şansınız oluyor, eğer çok yorgunsanız zaten bir şey yapmak istemiyor, direkt yatıyorsunuz. Yani herhangi bir aktiviteye zamanımız olmuyor. Akşam 10-11 gibi yatılıyor.

MTBTR: Sana özel bir yemek mönüsü hazırlandı mi? Şunları yemelisin, şunları yememelisin tarzında?

Bilal Akgül: Zaten o anki antrenmana göre yemek yiyorum, onu da antrenör söylüyor. Ben de nasıl besleneceğimi biliyorum. Öğlen iyi bir antrenman yaptıysam öğlen tavuk ve makarna, aksam da et ve patates yiyorum. eğer basit antrenman yaptıysam bugünkü gibi, sabah basit bir kahvaltı, çok az ekmek, öğlen salata ve aksam da salata yiyorum. Kesinlikle fazladan bir yiyecek yemiyorsunuz. Kola kesinlikle yok. Ne kadar antrenman yapıyorsanız o kadar yemek yiyorsunuz.

Yunus Yetkin: Sistem şu: çok antrenman çok yemek, az antrenman az yemek. Bugün öğlen mesela 2 saatlik antrenmandan geldik, salata yedik. Yeterli o bizim için. Akşam gene hafif bir şeyler yiyeceğiz. Yarın üç saat antrenmanımız var, yarın biraz daha fazla yiyebiliriz. Ne kadar kalori yaktığımıza göre değişen bir mönümüz var.

Bilal Akgül: Böyle yapmanıza rağmen kilo almama gibi bir şansınız yok, kesinlikle kilo alabiliyorsunuz. Bunu fark etmiyorsunuz ama hemen 500 gram, 1 kilo düzensiz beslenirseniz kilo alabiliyorsunuz. Aldığınız kilo da gerçekten performansınızı etkiliyor. Ben spor yapıyorum, istediğim kadar yiyebilirim yok, ne kadar antrenman, o kadar yemek.

Yunus Yetkin & Bilal Akgül evde
Yunus Yetkin & Bilal Akgül evde
Büyük boyut için tıkla!

MTBTR: O zaman sizin buraları pek gezme fırsatınız olmadı?

Yunus Yetkin: Hiç, maalesef. Herford da küçük bir yer açıkçası. Sonuçta biz de buraya turistik geziye gelmedik. Bir amaç için geldik, antrenman yapıyoruz, dinleniyoruz, antrenman yapıyoruz. Mutlaka sağda solda görülecek yerler vardır ama şu anda hedef için çalışıyoruz.

Bilal Akgül: Evde oturmayı tercih ediyoruz, bu da bizim için bir avantaj, çünkü dinlenebiliyoruz.

Yunus Yetkin & Bilal Akgül evlerinin önünde
Yunus Yetkin & Bilal Akgül evlerinin önünde
Büyük boyut için tıkla!

Yunus Yetkin & Bilal Akgül evlerinin önünde
Yunus Yetkin & Bilal Akgül evlerinin önünde
Büyük boyut için tıkla!

MTBTR: Bilal moral motivasyonu açısından kendini nasıl değerlendiriyorsun? Örneğin ilk turda gerilere düşersen (hedeflediğin pozisyon dikkate alındığında) kendini toparlaman güçleşecek mi ya da daha mı hırslanırsın?

Bilal Akgül: Eskisine göre, bundan 1.5 aydan öncekine göre gerçekten çok iyi. Çünkü ben İsviçre’deyken gerçekten bunalımdaydım. İsviçre’de 1.5 ay kaldım, orada hiç ciddi antrenman yapamadım, çok ilgisiz kaldım. Junior sporcularla antrenman yaptım, antrenmanlar bana göre yetersizdi. Beni oldukça etkiledi. Şimdi daha iyi bir antrenörle çalışıyorum. Zaten şimdiki antrenörüm üç defa Almanya cyclocross şampiyonu olmuş, İtalya Turu koşmuş, Jan Ullrich’in takım arkadaşı, bu işi gerçekten bilen biri. Onun kontrolü altında geliştiğimi de görmek benim için çok iyi bir moral kaynağı. Kendi gücümü de fark ettim. Bu antrenörle çalışmaya başladıktan bir ay sonra Almanya’da Willingen’de bir maraton koştuk. 470 kişi start aldık, ben de 3. oldum. çok fark etti, moralim çok düzgündü. Antrenör diğerleri gibi değildi. Başka antrenörler ben startta konsantre olurken “Bilal dön resim çekelim” derken şimdiki antrenörüm dikkate almam gereken rakipleri gösterdi, neler yapacağımızı söyledi, nabız aralığı verdi, ben de hep o nabız aralığında gittim. çok iyi geçti yarışma, birinci de olabilirdim. Zaten birinci ile aramda 30 saniyelik bir fark var, ikinci ile aramda da 3 saniyelik fark vardı. Bu da benim parkuru bilmememden kaynaklandı. Ben iyi durumdaydım ama parkuru bilmediğim için onların neden hızlandıklarını anlamadım, kendimi bir anda finiştebuldum.

MTBTR: Fransa Turu’nda Sarı Mayo’nun doping etkisinden söz edilir. Senin için de Milli Mayo aynı etkiye sahip mi?

Bilal Akgül: Milli takım formasını giymek özel bir duygu, herkes giyemez. Ben uzun yıllardır milli forma giydiğim için alışık durumdayım. Ama şu an benim için yapılmış özel bir olimpiyat forması var. Tabii bunu giymek hepsinden daha gurur verici, motive edici ve benim için çok önemli. Hatta ben olimpiyat koştuktan sonra giydiğim formayı çerçevelettirip evime asmayı düşünüyorum. O gerçekten benim için çok önemli, olimpiyata gidebilmek bir daha kimseye nasip olmayabilir.

Yunus Yetkin
Yunus Yetkin
Büyük boyut için tıkla!

MTBTR: Yunus Bilal’de fiziksel/moral açıdan nasıl bir farklılık görüyorsun?

Yunus Yetkin: Bilal şu anda kendine daha çok güveniyor. Bu girdiğimiz yarışlarda yaptığı dereceler, antrenörümüzün söyledikleri Bilal’in kendisini daha tanımasına yardımcı oldu. Girmiş olduğu test Türkiye’deki testlerden biraz daha farklı. Türkiye’de girdiği testten %100 verim alamadığını söylemişti bana, buradaki spor merkezindeki test birebir bisiklete yönelik bir testti ve çok güzel sonuçlar çıktı. Tabii Bilal’in bu şekilde profesyonel bir ortamda bulunması, profesyonel sporcularla görüşmesi, Fransa Turu’na katılmış sporcularla konuşması, antrenörün bu derece ciddi olması Bilal’e daha güven verdi, kendini tanımaya başladı.

Bilal Akgül: Test olduk, testin sonucunda Türkiye’dekinden direkt iki kat daha iyi çıktı performansım. Çünkü Türkiye’de olduğum test bisikleti sıradan bir kondisyon bisikleti gibi bir bisikletti, acayip bir bisikletti, kötü demek istemiyorum ama... Ama buradaki testte direkt kendi bisikletimle teste girdim. Direkt kendi bisikletimi orada bir makineye bağlıyorsunuz ve o makinede kendi pozisyonunuzda, kendi bisikletinizde, kendi selenizde oturarak pedal bastığınız için Türkiye’deki testten iki kat daha iyi çıkabiliyor, gerçek performansınızı direkt görebiliyorsunuz.

Yunus Yetkin: Şimdi buradaki testin iyi çıkmasının sebebi bu ülkedeki bisiklet sporunun gelişmiş olması. Şimdi Türkiye’de kaç kişi bisikletle teste giriyor ki? Bu direkt sporun ülkedeki gelişmesi ile orantılı bir durumda. Bizim gittiğimiz merkezde Fransa Turu’na girmiş sporcular da teste giriyorlardı. Onun için daha ciddi anlamada bilimsel çalışmaları var, özel aletleri var. Ama Türkiye’de kaç tane teste giden bisiklet sporcusu var ki, kaç tane büyük kulüp var ki? Bu kısaca bisikletin gelişmesi ile alakalı bir şey. Türkiye’deki bisiklet sporu gelişir, sporcu sayısı artarsa eminim büyük üniversitelerde, spor merkezlerinde bu da olacaktır, hemen değil, yavaş yavaş, ama olacağına inanıyoruz.

Türkiye
Türkiye'de testte
Büyük boyut için tıkla!

Almanya
Almanya'da testte
Büyük boyut için tıkla!

Almanya
Almanya'da testte
Büyük boyut için tıkla!

Almanya
Almanya'da testte
Büyük boyut için tıkla!

Almanya
Almanya'da testte
Büyük boyut için tıkla!

Almanya
Almanya'da testte - Yunus
Büyük boyut için tıkla!

Almanya
Almanya'da testte - Yunus
Büyük boyut için tıkla!

MTBTR: Bilal’in çalışmalarında senin ona en çok destek olduğunu düşündüğün alan ne?

Yunus Yetkin: Bilal şu anda ben olmamış olsaydım 2 ay boyunca burada tek başına kalıyor olacaktı. Yarı açık cezaevi gibi. Konuşacağı kimse yok, Türk kanalları çekmiyor televizyon, sadece yabancı kanallar var. Belli bir yerden sonra üç gün konuşma, 5 gün konuşma, iki ay konuşma birisiyle, mutlaka onda bir motivasyon ve moral bozukluğu olacaktı, o konuda yardımcı olduğumu düşünüyorum. Antrenmanlarda yeri geliyor sohbet ediyoruz. Çünkü antrenörün de kendi sporcuları var, bazı antrenmanlara onlar da geliyor. Biz Bilal’le kendi aramızda sohbet ederek gidiyoruz, onlar kendi aralarında sohbet ediyorlar. Eğer ben olmamış olsaydım, onlar önde kendi aralarında sohbet edecekler, Bilal arkada kendi başına gidecekti. O tarzda bir yardımım olduğunu düşünüyorum.

Evde bilgisayar basinda
Evde bilgisayar basinda
Büyük boyut için tıkla!

MTBTR: Bilal üç aşağı beş yukarı bir Türk dağ bisikletçisinin gelebileceği en yüksek mertebedesin. Bundan sonraki planların neler? 82 doğumlusun, kariyerini nasıl görüyorsun, bugüne kadar geldiğin yer ve ne zamana kadar sürdüreceksin türü planların var mı?

Bilal Akgül: Bundan sonra hedefim devam etmek spora. Çünkü Atina olimpiyatlarını almış Bart Brentjens diye Hollandalı bir sporcu var, 41 yaşında zannediyorum. 41 yaşında olimpiyat üçüncüsü oldu. Ben de şu an 25 yaşındayım ve 2012 olimpiyatlarına hazırlanmayı düşünüyorum ciddi bir şekilde. Ama bu seferki hedefim ilk 30 ya da ilk 20 olmayacak, derece yapmak için çalışacağım. Burada çok iyi şeyler örgendim ve gelişebileceğime inanıyorum. Burada olduğumuz testler ciddi şekilde daha iyi bir yere gelebileceğimi gösterdi. Bundan önceki antrenmanlarımız pek bilinçli geçmemiş, bilinçli başlasaymış çok daha farklı konumda olabilirmişim şu an. Eğer Türkiye’de iki tane daha benim gibi ciddi şekilde derece yapabilirse, peşimden gelebilirse, ya da puan konusunda beni desteklerse 2012 Londra’ya katılmak çok mümkün.

Yöresel medyada Bilal ve Yunus
Yöresel medyada Bilal ve Yunus
Büyük boyut için tıkla!

Yöresel medyada Bilal ve Yunus
Yöresel medyada Bilal ve Yunus
Büyük boyut için tıkla!

Yöresel medyada Bilal ve Yunus
Yöresel medyada Bilal ve Yunus
Büyük boyut için tıkla!

MTBTR: Buradaki antrenmanlarından bahset, nasıl gidiyor, hangi yarışlara katıldın şimdiye kadar? Bundan sonra olimpiyata kadar olan 3 haftalık program nasıl?

Bilal Akgül: Willingen’de bir maraton koştuk, bir de Transalp koştuk. Transalp toplamda 860km’lik bir yarış, 7 gün sürüyor, 18500 m tırmanması var. 1000 kişi çıkış aldık. Takım halinde 500 kişi oluyor, ikişerli takımlar. İlk etaplarında yol bisikletine adapte olamadım. Her gün yağmur yağıyordu ve biz yağmurda yarışıyorduk. İnişlerde ben problem yaşıyordum, yokuşları çıkabiliyordum ama inişlerde alışık olmadığım bir sürat, alışık olmadığım bir teknik virajlarda, gruptan kopuyor, geride kalıyordum. Çünkü 70-80km/s ile yağmurda viraj almanız gerekiyor. Bir santimlik bir tekerin üzerinde gidiyorsunuz. Her an kayma riski var. Benim hedefim var, bu yarış benim antrenman için koşmam gereken bir yarış, antrenör de öyle söylüyordu zaten. “Kesinlikle riske atma, hiçbir şekilde düşme, nasıl gidersen git”, zaten tempomu o söylüyordu, şu tempoda, şu nabız aralığında gitmem gerekiyor diye. Mesela o gün güç antrenmanı yapmam gerekiyor, 150km boyunca ağır viteste gidiyordum. Yarışın 4. etabında “bugün yarış” dedi, “bugün çok fazla riske atmadan kendini deneyebilirsin” dedi. O gün ben de 2. oldum, lider grupla kaçtım. Benim için 2. olmak rahat oldu, çok fazla zorlanmadım. Diğer sporcular her gün yarıştı çünkü, ben diğer üç günü onlar kadar zorlamadan antrenman olarak geçirdim. Vücudum daha dinlenmişti, biraz da bisiklete alıştım, viraj alma sistemini örgendim. Ben de 70-80-90km/s ile viraj alabildim yarışın sonunda, hatta virajlarda pedalın sürttüğü bile oldu. Orada Fransa Turu koşmuş sporcular var, hiçbir şekilde hiçbir sansınız yok, o pedal sürtecekse sürtüyor, aksi takdirde gruptan kopuyorsunuz. 6. etapta da 8. oldum. çok daha iyi olabilirdim ama takım arkadaşım, yani benim antrenörüm geride olduğu için çok asılmadım. İyi bir antrenman oldu, çok iyi güç kazandım. çok iyi tecrübe oldu benim için. Ondan sonra da Türkiye Şampiyonası koştum.

Yol bisikletleri
Yol bisikletleri
Büyük boyut için tıkla!

Yunus Yetkin: Ben kısaca şöyle söyleyeyim, Haziran 4’ünde buraya geldik. Geldikten üç gün sonra iki tane kriteryum yarışına girdik. Tabii o kriteryum yarışı bizim için antrenman amaçlı bir yarıştı. Derece sansımız zaten yoktu, Fransa Turu’na katılmış sporcular vardı. Antrenör sadece olayı görün, kendinizi deneyin, antrenman yapıp zevk almaya çalışın dedi, iki tane öyle yarışa gittik. Sonra Haziran 14’te Willingen yarışına katildik, Bilal üçüncü oldu. O yarış da bizim için çok farklı bir deneyimdi, söyle farklı. Sabah 7.30’da start aldık, ilk defa bu saatte start aldık. Gece saat 4’te kalktık, kahvaltı yaptık, sahura kalkarmış gibi. O da bizim için çok iyi bir tecrübeydi. Ben yaklaşık 12-13 senedir sporun içindeyim, hiç 7.30’da start almamıştım. Belki Bilal de almamıştı.

Bilal Akgül: Evet, ben de hiç almadım.

Yunus Yetkin: Sonrasında Willingen yarışından önce bir teste girdik, Haziran 10’unda. Testten 4 gün sonra Willingen’e gittik. Haziran’ın 27’si ve 29’unda Kapadokya yarışına katıldık. Temmuz’un 7’sinde Transalp başladı, 12’sinde bitti. Transalp’ten sonra tekrar Türkiye’ye gittik, Polonezköy Türkiye Şampiyonası'na. Polonezköy yarışını koştuktan sonra tekrar buraya döndük. Takvimde bir tane 2 Ağustos’ta Çek Cumhuriyeti’nde yarışımız var ama ona gitmeyeceğiz çünkü çok fazla seyahat etmemizi istemiyor antrenör yorgunluk açısından. Program böyle gidiyor. 8’inde Türkiye’de olacağız, 14’ünde ikinci kafile ile Pekin’e gidiyoruz. Bu şekilde.

Evde bilgisayar basinda
Evde bilgisayar basinda
Büyük boyut için tıkla!

MTBTR: Peki ne zamana kadar oradasınız?

Yunus Yetkin: Yarıştan hemen sonra dönüyoruz. 10 gün kadar oradayız işte, zaten 24’ünde de kapanış var.

Bilal Akgül: Türkiye Şampiyonası’na geldiğimizde zaten antrenör o 1 hafta içinde neler yapmamız gerektiğini bize program olarak veriyor ve orada ne yiyip ne içeceğiz, yarıştan önce ne yapacağız, sonra ne yapacağız, öyle programlı bir şekilde geliyoruz. Ona kesinlikle uyuyoruz. Eskiden diğer yabancı sporcularda, dünyanın en iyi sporcularını sabahın erken saatinde antrenman yaparken Yunus’la beraber görürdük, “bunlar ne yapıyor” derdik. 12:00’de yarış var, ne alaka antrenman diye düşünürdük. Ama bunu çok profesyoneller, dünyanın ilk 20’lerinde falan görürdük. Sonra o sistemi biz burada da uyguladık. Türkiye Şampiyonası’ndan önce 1.5 saat falan antrenman yaptık, Kapadokya’da da 1.5-2 saatlik sabah antrenmanlarımız oldu, sonra 1.5 saat ısınma, ardından 2 saatlik bir yarış sonra tekrar 1 saatlik bir soğuma antrenmanı oluyor. Gerçekten çok yorucu ama sabah 1.5 saatlik antrenmandan sonra yarıştan önce kendinizi daha iyi hissediyorsunuz.

Yunus Yetkin: Biz o diğer sporcuları görürdük. Dünya şampiyonasına giderdik, bakarız sporcular sabahları antrenman yapıyor. Antrenörümüz sayesinde onun amacını öğrendik. Biz de şimdi yarışlardan önce sabah kalkıp 1.5-2 saat bisiklete biniyoruz. Mesela bu kriteryum yarışlarında saat 11’de yarış var, biz sabah kahvaltıdan sonra 2 saat pedal çevirip sonra yarışa giriyorduk. Bunun amacını öğrendik şimdi.

MTBTR: Bilal bisiklette doping konusu çok gündemde bir konu. Senin bu konudaki izlenimlerin neler? Yani bugüne kadar Almanya’da yarışlara katıldın, test ediliyor musun, kontrollerden geçtin mi?

Bilal Akgül: Tabii ki Türkiye’de birçok kez doping kontrolüne girdim. Bisiklet sporunda görüyoruz, Fransa Turu’nda bir çok sporcu yakalanıyor. Ama bizim öyle bir imkanımız yok, çünkü doping bilimsel bir şey, gerçekten antrenman kadar önemli. Oradaki sporcuların hepsinin özel doktorları var. Onları yapan doktorları, kendileri değil. Kendileri araştırıyor ama hepsi doktor kontrolü altında doping yapıyor. Tek basınıza yapamazsınız, programlı, vücut değerlerini kontrol ederek yapmanız gerek, bilinçsiz bir şekilde kullanıyorsanız hiçbir sansınız yok. Onların kullandığı dopingler pahalı dopingler, bizim öyle bir imkanımız da yok, biz o kadar para kazanmıyoruz. Para kazansak da kullanacağız anlamında değil tabii bu. Doping başlı başına bir risk, sahtekarlık. Bu işe saygısızlık.

MTBTR: Dağ bisikleti ile ilgili takip ettiğin süreli yayınlar var mı? Dergi, web sayfası gibi.

Bilal Akgül: Sürekli takip ettiğim Bike Magazin dergisi var. Yaklaşık her ay takip ettiğim bir dergi. Zaten internetten sürekli ilk 50 kişiyi araştırıyorum. Absalon ne yapıyor, şu an zirvede olan Swisspower takımı var, onlar ne yapıyor, kim hangi yarışı koşmuş, kaçıncı olmuş. Nereden neler yapmış diye takip ediyorum. Ama bu sadece dağ bisikleti ve biraz yol bisikleti. Zaten diğer şeylere pek de zamanım kalmıyor.

Bilal
Bilal'in teknigi iyi :)
Büyük boyut için tıkla!

MTBTR: Biraz teknik konulara bakalım. Olimpiyatlara katılacağın bisiklet hakkında bilgi verebilir misin?

Bilal Akgül: Katılacağım bisikletin malzemesini tamamen ben seçtim. Malzeme yenilenecek. Yaklaşık 9.5 kiloluk bir bisiklet olacak. çok hafif bir bisiklet değil ama önemli olan yarışta problem çıkartmaması ve bisikletin bana uyumlu olması, ki bu bisiklette çok önemli. Boyum kısa olduğu için ölçülerime göre bisiklet bulmam çok zor, XS ölçülerde bisiklet kullanıyorum. Boyu benim kadar olup da daha uzun bisikleti tercih eden bir sürü sporcu var ama ben uzun bisikleti tercih etmiyorum bisiklette tekniğim daha iyi olduğu için bisikleti iyi kontrol etmem gerekiyor. Daha önce uzun bisiklet kullandım ama ben bisikleti değil de bisiklet beni sürüyormuş gibi oldu, pek teknik olmuyor. Ben biraz daha teknik parkurları sevdiğim için, ölçü benim için çok önemli. Uzun bisiklette rahat hareket edemiyorum, dar virajları çok iyi alamıyorum. Ölçüsü size göre olan bir bisiklette daha kontrollü, daha teknik hareket edebiliyorsunuz.

Bilal
Bilal'in bisikleti..... bu degil tabii...
Büyük boyut için tıkla!

Bilal
Bilal'in bisikleti
Büyük boyut için tıkla!

MTBTR: ABD olimpik takımı Çin deki yerel yemeklerde doping etkisi yapan maddelerin bulunmasından korktukları için kendi yiyeceklerini yanında getiriyormuş. Sporcuların olimpiyat köyündeki marketlerden alışveriş yapması da yasaklanmış. Senin böyle bir çekincen var mı?

Bilal Akgül: Duydum öyle bir şeyi ama daha farklı ülkelerden duydum. Zannetmiyorum öyle bir lüksüm olacağını, ama biz de çok önemli tedbirler alacağız. Neler yemeliyiz, neleri yememeliyiz konusunda tedbirler alacağız.

MTBTR: Bilal seni hepimiz Türkiye şampiyonu, millî bisikletçi olarak tanıyoruz. Fakat herhalde şimdi olimpiyat hazırlığı aşamasında biraz geriye düşmüş olsa da bir de ayrı bir Bilal var. Bisiklet dışında neler yapıyorsun hayatında?

Bilal Akgül: Ben genelde ekstrem sporları seven birisiyim. İçkiydi, sigaraydı, diskoydu, kızlarla gezmek, o tür bir ortam değil de freeride sürerim, rampaya vurup uçmak, downhill, kendimin şu an kullandığım bir kros motorum var, onu kullanmak, o tür aktiviteler hoşuma gidiyor antrenman dışında ya da dinlenme günlerinde. Bazıları için sakin sakin oturup kafa dinlemekse, benim için de çıkıp kros motoruyla kendimi arazide biraz riske atmak dinlenme oluyor.

Bilal
Bilal'in kros motoru
Büyük boyut için tıkla!

MTBTR: Gelecekte senin gibi olmak isteyecek bisiklet sever gençlere ve tabii onları teşvik edecek ebeveynlerine neler önerirsin?

Bilal Akgül: Özellikle Türkiye’deki gençlerin kesinlikle spor yapması gerekiyor. Herhangi bir spor olabilir, futboldu, tenisti, dağ bisikleti, yol bisikleti, güreş, halter... Spor zaten başlı başına bütün kötülüklerden korunmak demek bence. çünkü ciddi şekilde spor yapan bir insan sigara içmez, kötü alışkanlıklara bulaşmaz, ciddi şekilde yapıyorsa zaten o tür şeylere vakti kalmaz. Ufku genişler, yaşamın zorluklarını öğrenir. O yüzden gençlere ben spor yapmalarını ve sevdikleri sporu yapmalarını diliyorum. dağ bisikleti inanılmaz bir spor ve bütün her şeyi içinde barındıran bir spor, hızı, tehlikeyi, macerayı, dayanıklılığı, gücü...

MTBTR: Çok teşekkürler Bilal, Yunus. Bilal sana çok başarılar diliyoruz, inşallah hedeflediğin yerlere ulaşır, hepimizi mutlu edersin. Umarız olimpiyatlardan sonra bir daha görüşürüz.

Bilal Akgül/Yunus Yetkin: Biz teşekkür ederiz buraya kadar geldiğiniz için.

 

haberler sunmuştuk.

O ...">

 
Yayın Sponsoru
  Yarış Dünyasından

Torku'nun Eski Antrenörü Lionel Marie ile Röportaj
Geçtiğimiz Aralık ortasında Torku Şekerspor'un eski antrenörü Lionel Marie ile IAM'a geçmesinden sonra bir röportaj yaptık. ... Devamı » » » 

Lionel Marie - Biraz Daha Zaman...
Aşağıdaki satırları bu yazı dizisine başlamadan önce bir girizgah olarak yazmayı düşündüm, sonra yazılanların önüne geçmesi, ko ...
Devamı » » » 

Mehmet Şafakçı - Ağlasak da, Gülsek de Beraber
Hayatımın ilk yıllarını Ankara'da geçirirken, 80'lerin başında 4 yaşında Anıttepe 100. Yıl Yüzme Havuzu'na başladım, Ring kulüb ...
Devamı » » » 

May.15 Ahmet Örken - Çumra'dan Cavendis...
May.15 TUR2015 - Start Alanı Nasıl Kuru...
May.15 TUR2015 - Yarışta Bir Gün Nasıl ...
May.15 TUR2015 - Kürsü Formaları Nasıl ...
Nis.15 TUR2015 - Etap Biterken Foto Fin...
Mar.15 2015'te Milli Takım - Aziz Sırna...
Auğ.14 Semra Yetiş ve Erkan Sakallıoğlu...
Şub.14 Mustafa Önder Atik ile Samsun'da...
Ksm.13 Yol Bisikletinde Köklü Değişikli...
Ksm.13 Saat Rekoru Kırılacak mı?
Eyl.13 UCI Başkanlık Seçimleri
Eyl.13 Vuelta Üçüncü Hafta Top 5
Eyl.13 Vuelta İkinci Hafta Top 5
Eyl.13 Vuelta İlk Hafta Top 5
Auğ.13 Dünya Masterlar Şampiyonası Fina...
Tem.13 100. Fransa Turu, Üçüncü Hafta, ...
Tem.13 100. Fransa Turu, İkinci Hafta, ...
Tem.13 100. Fransa Turu, İlk Hafta, Top...
May.13 TUR2013: Doping (?), Yarışın Gel...
Nis.13 Türkiye Bisiklet Turu: Takımlard...
Şub.13 Torku Şeker Spor'un Yabancı Peda...
Şub.13 UCI 2013 Yol Bisikleti Takımları
Yarış Dünyasından Arşivi

 

İlgili Linkler:  

haber   2008 Pekin Güncesi - 21 Ağustos  

  Bu yayın 15027 kez okundu.
  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır. Bu yazı yazarın sorumluluğundadır.
  Hukuki bir durumda MTBTR.com sorumlu tutulamaz.


 

 
  Yarış Dünyasından  |  Atölye  |  Panorama  |  Teknoloji - Donanım  |  Patika  |  Sağlık ve Antrenman  | 
  Biz Kimiz  |  İletişim ve Yardım  |  İnsan Kaynakları

Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları |  mtbtr.com™ 2001 - 2015