Anasayfa
 MTBTR'de Bugün 
 Fotoğraflar 
2014 Bisiklet Katalogu
   
 
 Kurallar   IK   Biz Kimiz   İletişim ve Yardım   Hoş Geldin, üye girişi yapın Üye Girişi
 
25 . Eylül . 2017  
Bir Yarıştan İzlenimler
2008 UCI Yol Bisikleti D.Ş.

Bir Yarıştan İzlenimler

Yazar: Sarper Günsal
30.10.2008

2008 Yol Bisikleti Dünya Şampiyonası (Road WCH) İtalya'nın Varese kentinde yapıldı. Geçen Nisan ayında Tour of Flanders yarışını beraber seyrettiğimiz İtalyan arkadaşımız Pier Varese'ye 10 dakika uzaklıkta Buggugiate köyünde yaşıyor. Yarışın bayram tatiliyle çakıştığı ortaya çıkınca Deniz'le hain planımızı yapıp kendimizi zorla davet ettirdik.

Varese 2008
Varese 2008
Büyük boyut için tıkla!

2008 Varese aslında bir haftaya yayılan bir organizasyon. Salı günü U23 TT yarışıyla başlayan karnaval pazar günü altıncı ve son yarış olan Elit Erkekler Yol Yarışı ile son buluyor. Biz tüm hafta Pierler'e postu seremeyeceğimizden sadece son yarışı seyretmek üzere planlarımızı yapıp 27 Eylül C.tesi akşamı müflis Alitalia ile Milano'ya uçtuk. Pier havaalanında her zamanki güleryüzüyle bizi karşıladı, evlerine geçtik. Evde 3 dilde dönen muhabbette (Pier'in eşi Monica sadece İtalyanca biliyor) bize 2 tane bisiklet ayarlandığını ve ertesi gün yarışı seyretmeye bisikletlerle gideceğimizi konuşuyoruz. Monica bir gazete bayisi sahibi olduğundan sabah 6:00 da gidecek ve onu ancak yarış parkurunun üstünde olan dükkanında ziyaret edebileceğiz.

Varese İtalya'nın kuzeyindeki göller bölgesinin ortasında 120-130 bin kişilik bir şehir. Alplerin hemen öncesinde kendi adını taşıyan küçük bir gölün kenarında özelliksiz bir kent. Rönesans döneminde zengin feodal ailelerin yazlık ikametgah olarak kullandıkları bu bölge 20. yy'da tekstil ve bağlı sanayilerin gelişimiyle hatırı sayılır bir refaha ulaşmış. Varese 2008 bu şehirde düzenlenen ikinci WCH. İlki 1951'de yapılmış. Zamanın ünlü İsviçreli yarışçısı Ferdi Kübler'in kazandığı o yarıştan sonra İtalyanlar Road WCH'de birçok şampiyonluk kazanmışlar. Felice Gimondi, Fausto Coppi, Francesco Moser, Gianni Bugno ve "Süper" Mario Cippolini bu isimlerden bazıları. Son iki yılda da Paolo Bettini şampiyon olmuştu. Yarış öncesi takımı Quik Step'ten parasal anlaşmazlık sonucu ayrılan Bettini artık kariyerinin sonlarında. Pekin'de Olimpiyat altınını kaçırdıktan sonra kendi ülkesinde üçüncü defa üst üste dünya şampiyonu olup sporu bırakacağı konuşuluyor. Diğer yandan Belçikalı Tom Boonen, İspanyol Valverde, diğer İtalyanlar Cunego ve Ballan da favoriler arasında gösteriliyorlar. İtalya 75 yılda 18 defa dünya şampiyonu çıkarmış bir ülke. Takımın seçicisi Franco Ballerini görece genç ama şampiyonluk kazanmaya alışkın bir yönetici. Sık sık Dünya Şampiyonu olan ülkelerini yeni bir tanesi için nasıl motive edeceğini yerel basın şöyle bulmuş: 40 yıldır "kendi ülkelerinde" dünya şampiyonu olamamışlar.... Vah vah...

Elit Erkekler Yol yarışı 28 Eylül pazar sabah saat 10:30'da başlayacaktı. Varese şehrinin etrafında 15 tur üstünden toplam 260 km sürecek yarış altı saatten uzun sürecekti. Serin fakat güneşli bir sabaha uyandık. İtalyan usulü kahvaltı sonrası (bol kahve ve bir dilim kek buralarda kahvaltı sayılıyor) şehir bisikletlerimize atlayıp parkura doğru yola koyulduk. Pier'in organize ettiği bisikletler çok güzel olmasalar da da parkura kadar "adabınca" gitmek için yeterliydiler. Bir sürü bisikletli de ya bizim gibi yarış seyretmeye ya da sabah sürüşüne çıkmıştı. Her kalite ve model yol bisikletini 15 dakikalık bir sürede gördüğümü düşünürken parkurun ücretsiz seyredilen bölümlerinden birine vardık. Bulunduğumuz yer parkurdaki iki yokuştan zor olanının (1.5 km, ort. eğim %6.5) bittiği bölümdeki bir trafik göbeğiydi. Dikkatli bakınca aslında bulunduğumuz noktada yokuşun bitmediği, eğim azalmasına karşın, parkurun ileride sağa dönerek gözden kaybolana kadar hafif çıkmayı sürdürdüğü anlaşılıyordu.

Gözümün görebildiği 4-5 dönümlük arazi parçasında 11 milyonluk İstanbul'dakinden daha çok yol bisikleti vardı. Kafamı sağdan sola çevirene kadar Pinarello FP5, Colnago CX-1, Pinarello Prince (eski ve yeni kadro!!!), Fondriest ve Wilier gibi italyan modeller gözüme ilişmişti. Ayrıca Specialized Tarmac ve ve TREK Madone serisi "ithal" aletler ve Cadel Evans/Silence Lotto renklerinde bir Ridley'i de farkettim. Bunların yanında aluminyum ya da oldukça yaşlı olduğu belli cro-moly kadrolar da gururla sahiplerinin altında duruyorlardı. İlginç olan ne karbon kadrolular üstünlük havasındaydılar ne de 20-30 yıllık cro-moly sahipleri aşağılık duygusu içindeydiler yeni ve pahalı bisikletler karşısında...

 Mahalli bisikletçiler
Mahalli bisikletçiler
Büyük boyut için tıkla!

Yerden pıtrak gibi bisiklet bitiyor!!!
Yerden pıtrak gibi bisiklet bitiyor!!!
Büyük boyut için tıkla!

Altı ay kadar önce İstanbul'da 44. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Turu'nun başlangıcındaki tabloyla bugünü kıyaslıyorum. Sultanahmet'te yarışçılarınkilerden başka toplam 30 bisiklet ancak görmüştüm (sadece 4-5 tane yol bisikleti vardı aralarında). Varese'de ise bunun en az on katı bisiklet gördüm. Sporu sevmek için spor yapmak gerektiği karşımda bir olgu olarak duruyordu. Çevredeki amatör bisiklet kulüplerinin bir örnek formalı kızlı erkekli üyeleri sohbet edip gülüşerek yarışın başlamasını bekliyorlardı. 11-12 yaşında bir çocuk (ayakkabı koruyucusuna kadar ful giyimli) junior boy yol bisikleti ile karşıdan karşıya geçerken; +65 olduğu belli Oakley gözlüklü ağır bir abi karbon jantlı Pianrello'suna dayanmış yıllardır beraber bindiği belli arkadaşlarıyla laklak yapıyordu. Bu manzara belleğime yerleşirken, yedi tepeli bir şehirde, yıllardır spor yapmamış tombik anababaların, iyiniyetli bir çabayla, tombalak çocuklarını o dersten bu kursa taşımaları da gözümün önüne geliyordu.

Büyüyünce şampiyon olacağım!!
Büyüyünce şampiyon olacağım!!
Büyük boyut için tıkla!

Amatör kulüpçülük bçyle olur...
Amatör kulüpçülük bçyle olur...
Büyük boyut için tıkla!

Salyalarımı kontrol etmekle geçen ilk 10 dakikadan sonrabisikletlerimizi kilitleyip bariyerlerin önünde yerimizi aldık. Bu konularda önceki yarışlardan tecrübeli olan Deniz'in arkasından seğirtiyordum. En iyi yeri bulup dirsekleriyle üç kişilik yer açma konusunda üstüne kimse yoktur. Bisikletleri bıraktığımız süpermarketin otoparkı Belçika plakalı karavanlarla dolmuştu. Flamanlar sabahın 10:30'unda biralarını açmış TVlerin karşısına geçmişlerdi bile. Öncü motorsikletler görününce heyecan arttı. Ardından siyah SKODAlar, Shimano motoru, polis, hakem arabası, helikoperlerin iyice artan gürültüsü... Sahte bir déja-vu duygusu içimi doldururken Ronchi Yokuşu'nu bitirmiş grup kelimenin tam anlamıyla güle oynaya önümüzden geçmeye başladı. Seyircilerin alkışları arasında yılın 360 günü takım arkadaşı olup şimdi farklı ülkeler adına yarışan 206 sporcu sohbet ederek önümüzden geçtiler. Fotoğraf makinam da benim beceriksizliğime ayak uydurunca kötü resimler çekebildim. İkinci turda Venezuelalı Ochoa, Ukraynalı Chudzaa ve Lüksemburg'dan Poos kaçarak grupla farkı açmaya başladılar.

 Yarışın tek kaçışı...
Yarışın tek kaçışı...
Büyük boyut için tıkla!

4. tur bulunduğumuz yerden ayrılıp Pier'in eşinin sahibi olduğu gazete-dergi bayiine doğru yürümeye başladık. Alpler'de gördüğümüz manzaraya burada da rastlamak hoşuma gitmişti. Tüm asfalt favorilerin isimleriyle doluydu. Yokuş aşağı 75-80 km/sa hızla inen 200 sporcunun önümüzden geçerken yarattıkları rüzgar bir trenin istasyondan hızla geçerken yarattığına benzer bir etkiye neden oluyordu. Hızla önümden geçen grubun içinden Bettini, Contador ve Samuel Sanchez'i ayırt edebildim.

Bisiklet Sporu Nerede Pantani Orada!!!
Bisiklet Sporu Nerede Pantani Orada!!!
Büyük boyut için tıkla!

 No:10 Contador
No:10 Contador
Büyük boyut için tıkla!

Parkurun tam kenarında yer alan gazete bayiinde arkadaşımızın ailesi yarışın tadını hep beraber çıkarmaktaydılar. Baba elinde saati kaçaklarla ana grup arasındaki zaman farkını kontrol ediyor, Pier'in kaynanası şarap-bira-jambon-salam-rozbif-ekmekten oluşan mönüyü beğenimize sunuyordu. Mahalleli elde şarap ve sandviç, dükkanın önüne konmuş 33 ekran TV başında muhabbet ederek yarış seyrediyordu. Karşıdaki evin balkonunda sürekli düdük çalan bir çocuk, bir yaşlı teyze ve orta yaşlı bir hanım 25 dakikada bir önlerinden geçen bisikletlileri hiç sıkılmadan bekliyorlardı. Ben kırık İtalyancamla yarış, Varese ve İstanbul hakkında kaynanayla konuşurken Pier'in kayınpederi de Deniz'e Çin'de geçirdiği iş hayatını ve tecrübelerini anlatıyor, yarışlardan, ailesinden bahsediyordu. Monica'nın annesiyle Bettini'nin sporu bıraktığına üzüldüğünü konuşurken asıl farkın insanların spora ilgisinde yattığını ayırdediyorum.

Karşı balkondaki tutkulu izleyiciler!!
Karşı balkondaki tutkulu izleyiciler!!
Büyük boyut için tıkla!

Bu tablonun içinde yer almaktan sevinç duymakla beraber bir yandan da oraya "aslında" ait olmadığımı bilerek İstanbul'la, kendi doğal ortamımla kıyaslamalar yapıyordum. Spor izlerken nasıl iyi vakit geçirileceğini bu 10-15 kişi bana gösteriyordu. Yiyecek, içecek, bir portatif masa ve bir TV ile olayı çözmüşlerdi. Ama nedense bu alet edevat bizim oralarda bu sonucu yaratamıyor. Üstüne Türkiye'de seyretmeye gittiğimiz yarışlara ne sandalye, ne masa ne de şarap götürmediğimizi hatırlayıp Çetin Altan'ın bir saptamasına selam sarkıtıyorum: "Türkler'in yaşam gustosu düşüktür"...

Pantani Pier ile yaşam gustomuzu yükseltirken
Pantani Pier ile yaşam gustomuzu yükseltirken
Büyük boyut için tıkla!

Bir-birbuçuk saat kadar semirerek yarış seyrettikten sonra Pier İtalya gerçeğini hatırlatırcasına gidip bisikletleri kontrol etmemizin iyi olacağını söyledi. Gördüğümüz 3-5000 €'luk bebeklerin yanında bizim yarı külüstürleri çalmak isteyen olacağını hiç düşünmemiştim. Nitekim yerlerinde duruyorlardı. Hatta çocuklara aldığım ve 2 saat önce fotoğraf çekerken unuttuğum tişörtler de kuzu kuzu bekliyorlardı.

Kaçaklarla pelotonun arasında 17 dakikaya kadar çıkan fark gittikçe azalmaya başlamıştı. İlk turlarda gayet yumuşak yüz ifadeleriyle önümüzden geçen sporcular yarışın son 70-80 km'sine geldiklerinde artık ciddileşmişler, tempoyu da oldukça artırmışlardı. 200 km geçildiğinde kaçaklar yakalanmıştı. Biz de yarışın finişini seyretmek için bisikletlere atlayıp eve döndük.

Eğer ilgilendiyseniz son turda Davide Rebellin'in başlattığı bir atak sonucu ana gruptan 12-13 kişilik bir grubun koptuğunu görmüşsünüzdür. Aralarında üç İtalyan'ın da bulunduğu (Rebellin, Ballan ve Cunego) bu gruba finişe 3 km kala arkadan atak yapan Alessandro Ballan finişe kadar yakalanmadı ve 2008 UCI Yol Bisikleti Dünya Şampiyonu oldu (6sa 37:30). İkinciliği Lampre'den de takım arkadaşı Damiano Cunego alırken üçüncü Danimarkalı Matti Breschel oldu. Yarışı toplam 77 sporcu bitirmeyi başarırken aralarında Alberto Contador, Levi Leipheimer, Yaroslav Popovych gibi şöhretlerin de olduğu 129 sporcu yarışı terketti.

Farkediyorum ki geçen Nisan'da Belçika'daki Ronde van Vlaanderen'da ve Varese'de ben aslında yarıştan çok yarışı seyredenleri seyretmişim. Pazar gününü eğlenceli geçirmek için yarıştan faydalanmanın ne kadar basit ve etkili bir yöntem olduğunu, yarış koşulurken herkesin kendi meşrebince zaman geçirmesindeki farklılıkları, bir bar sahibinin tüm seyredenlere ücretsiz şampanya dağıtmasındaki mantığı anlamaya çalışmışım. Kar yağarken tonton teyzelerin %8 diklikte bir yokuşu çıkıp önünden 30 saniye içinde geçecek 150 sporcuyu neden beklediğini sorgulamışım. Bu soruların cevapları çok uzun ve felsefi olabilir. O nedenle daha basit bir soruyla bitireyim: Bisikletçiler önümden geçerken ben neden hep bas bas bağırıyorum?



 

 
Yayın Sponsoru
  Yarış Dünyasından

Torku'nun Eski Antrenörü Lionel Marie ile Röportaj
Geçtiğimiz Aralık ortasında Torku Şekerspor'un eski antrenörü Lionel Marie ile IAM'a geçmesinden sonra bir röportaj yaptık. ... Devamı » » » 

Lionel Marie - Biraz Daha Zaman...
Aşağıdaki satırları bu yazı dizisine başlamadan önce bir girizgah olarak yazmayı düşündüm, sonra yazılanların önüne geçmesi, ko ...
Devamı » » » 

Mehmet Şafakçı - Ağlasak da, Gülsek de Beraber
Hayatımın ilk yıllarını Ankara'da geçirirken, 80'lerin başında 4 yaşında Anıttepe 100. Yıl Yüzme Havuzu'na başladım, Ring kulüb ...
Devamı » » » 

May.15 Ahmet Örken - Çumra'dan Cavendis...
May.15 TUR2015 - Start Alanı Nasıl Kuru...
May.15 TUR2015 - Yarışta Bir Gün Nasıl ...
May.15 TUR2015 - Kürsü Formaları Nasıl ...
Nis.15 TUR2015 - Etap Biterken Foto Fin...
Mar.15 2015'te Milli Takım - Aziz Sırna...
Auğ.14 Semra Yetiş ve Erkan Sakallıoğlu...
Şub.14 Mustafa Önder Atik ile Samsun'da...
Ksm.13 Yol Bisikletinde Köklü Değişikli...
Ksm.13 Saat Rekoru Kırılacak mı?
Eyl.13 UCI Başkanlık Seçimleri
Eyl.13 Vuelta Üçüncü Hafta Top 5
Eyl.13 Vuelta İkinci Hafta Top 5
Eyl.13 Vuelta İlk Hafta Top 5
Auğ.13 Dünya Masterlar Şampiyonası Fina...
Tem.13 100. Fransa Turu, Üçüncü Hafta, ...
Tem.13 100. Fransa Turu, İkinci Hafta, ...
Tem.13 100. Fransa Turu, İlk Hafta, Top...
May.13 TUR2013: Doping (?), Yarışın Gel...
Nis.13 Türkiye Bisiklet Turu: Takımlard...
Şub.13 Torku Şeker Spor'un Yabancı Peda...
Şub.13 UCI 2013 Yol Bisikleti Takımları
Yarış Dünyasından Arşivi

 

  Bu yayın 5616 kez okundu.
  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır. Bu yazı yazarın sorumluluğundadır.
  Hukuki bir durumda MTBTR.com sorumlu tutulamaz.


 

 
  Yarış Dünyasından  |  Atölye  |  Panorama  |  Teknoloji - Donanım  |  Patika  |  Sağlık ve Antrenman  | 
  Biz Kimiz  |  İletişim ve Yardım  |  İnsan Kaynakları

Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları |  mtbtr.com™ 2001 - 2015