Anasayfa
 MTBTR'de Bugün 
 Fotoğraflar 
2014 Bisiklet Katalogu
   
 
 Kurallar   IK   Biz Kimiz   İletişim ve Yardım   Hoş Geldin, üye girişi yapın Üye Girişi
 
22 . Eylül . 2017  
WADA'nın Eski Başkanı İle Doping Hakkında
Richard Pound İle Söyleşi

WADA'nın Eski Başkanı İle Doping Hakkında

Çeviren: Melike Menekay
3.12.2008

Doping ne yazık ki özelde bisiklet sporundan, genelde de bütün spor dallarından ayrılmayan bir sorun. Bilhassa bu yıl yapılan Pekin Olimpiyatları’nda bir kere daha ciddî bir şekilde gündeme giren bu konuda ciddî Alman haber dergisi Der Spiegel son sayısında Uluslararası Olimpiyat Komitesi üyesi ve 1999’da kuruluşundan geçtiğimiz yıl sonuna kadar Dünya Anti-Doping Ajansı’nın başkanlığını yapmış olan Richard Pound ile konuştu.

Büyük boyut için tıkla!

Soru: Bay Pound, 11 aydan beri Dünya Anti-Doping Ajansı Wada’nın başkanı değilsiniz. İşinizi özlüyor musunuz?

Cevap: Bir yerin yöneticisi olmak tabii ki zevkli bir şey. Bir şeyleri harekete geçirmekten, insanlara yön vermekten hoşlanıyorum. Ama işi özlüyor muyum? Hayır. Bu işi sekiz yıl boyunca yaptım, gitmemin zamanı gelmişti. Mezarlıklar kendilerinin vazgeçilmez olduğunu sanan insanlarla doludur.

S: İşinizdeki son icraatınızdan biri yıllarca Amerikalı atletlere kanıtlanmayan bir uyuşturucu madde tedarik eden Victor Conte ile buluşmak oldu. Conte size Jamaikalı atletlerle çalışan doping tacirinin ismini, adresini ve telefon numarasını verdiğini ve Pekin’deki olimpik oyunlar öncesinde gizli soruşturma yürütülmesini tavsiye ettiğini söylüyor. Siz ne yaptınız?

C: Conte ile bir doping sisteminin nasıl işlediğini, yeraltı laboratuarlarının nasıl çalıştığını konuştum ve ayrıntıları açıklamayacağıma söz verdim. Aksi takdirde bu bir komiserin tanık ifâdesini basına vermesi gibi bir şey olurdu. Size Conte’nin çok ilginç ve şimdiye kadar bilmediğim şeyler anlattığını söyleyebilirim. Elde ettiğimiz bütün bilgileri WADA’nın yeni genel müdürü David Howman’a ulaştırdım.

S: Bu bilgilere ne olduğunu biliyor musunuz?

C: WADA’nın konuyu takip ettiği takdirde bir doping ağını ortaya çıkarabileceğini düşündüm. Eğer ben WADA’nın başkanı olsaydım, birkaç defa daha Conte ile buluşurdum. Ama şimdiki yönetim buna ihtiyaç duymuyor herhalde. Hayal kırıklığı yaşıyorum. Dopingle savaşta ciddî adımlar atabileceğimize ikna olmuş durumdaydım.

S: Bunun üzerine bir de Jamaikalı Usain Bolt Pekin’deki olimpik oyunlarda 100 ve 200m’de dünya rekoru koşunca ne düşündünüz?

C: Valla ne söyleyeyim? Sıradışı bir performanstı.

Usain Bolt
Usain Bolt
Büyük boyut için tıkla!

S: Bolt’un “temiz” olduğuna inanıyor musunuz?

C: Bu soruya cevap vermek istemiyorum.

S: Jamaika’da bağımsız doping testi yapılmıyor, neden?

C: Karayipler’de yöresel bir doping ajansı kurduk, Jamaika bu ajansa katılmadı.

S: WADA bu duruma karşı bir şey yapamıyor mu?

C: Hayır. Ama Uluslararası Olimpiyat Komitesi (IOC) kurallara uymayan ülkelerin olimpik oyunlardan men edileceğine karar verebilir.

Richard Pound
Richard Pound
Büyük boyut için tıkla!

S: IOC başkanı Rogge’nin iyi bir iş çıkardığını düşünüyor musunuz?

C: Yedi yıl önce seçimlerde ona karşı kaybettim, şimdi başkanlığı hakkında söyleyeceğim her şey arkasından konuşmak gibi olacak. Dolayısıyla bir yorumda bulunmak istemiyorum. Ama düşüncem IOC’nin bilhassa Çin’deki oyunlar söz konusu olduğunda oldukça ağır hatalar yaptığı.

S: Hangi hatalar?

C: IOC oyunların yönünü tehlikeye attı. Meşale olayları, internet erişimi.

S: Rogge’nin seneye tekrar aday olmasına şaşırdınız mı?

C: Eğer aday olmasa şaşırırdım.

S: Karşı bir aday çıkacak mi?

C: Hayır.

S: Siz bir daha aday olmayacak mısınız?

C: Ben şansımı kullandım. Ayrıca bu iş için uygun bir yapıya sahip olmadığımı anladım.

S: Niye?

C: Yeteri kadar yumuşak huylu değilim. IOC başkanı olarak esnek olmalısınız. Bense daha ziyâde saldırgan hareket eden bir yapıya sahibim. Sanırım bu insanları korkutuyor.

S: Olimpik oyunlar esnâsında doping testlerinde kimi eksikler oldu. Hâlihazırda bütün numûneler Cera (yeni, daha uzun etkili bir EPO versiyonu – Cüneyt) için tekrar testten geçiriliyorlar. Nasıl bir sonuç bekliyorsunuz?

C: Bilmiyorum. Kesin olan Cera’nın Fransa Turu’nda kullanıldığı, dolayısıyla olimpiyatlarda da kullanılmamıştır diyemem. Ama sporcular Fransa Turu’nda Ricardo Ricci’nin yakalandığından beri Cera’yı tespit edebildiğimizi biliyorlar. Dolayısıyla Pekin’de Cera alanın oda sıcaklığının altında bir IQ’ya sahip olması gerek.

S: Dünya Bisiklet Birliği (UCI) başkanı Pat McQuaid bir süre beklendikten sonra numûnelerin tekrar kontrol edilmesine karşı. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?

C: Testleri istememesine şaşırmadım. McQuaid ve selefi Hein Verbruggen bisiklet sporunda ağır bir doping problemi olmadığını ciddî bir şekilde iddia ediyorlar. Bu çok komik. Doping bisiklet sporunda istisnâi bir durum değil, tam tersine bir doping kültürü var.

S: Doping taciri Angel Heredia doping testlerinde yakalanmayacak ilaçları üreten sayısız yeraltı laboratuarı olduğunu söylüyor. WADA kazanması imkânsız bir savaş vermiyor mu?

C: Bu durum daima üçkâğıtçılar ve denetleyiciler arasında bir yarış olarak kalacak ama aradaki farkı kapatıyoruz. Hedef atletlerin %99.9’unun doping yapmaması, sadece %0.1’inin yapması, onları da yakalamamız.

S: İyi de bu tamamen hayal.

C: Sizce öyle mi? Ehliyetimi aldığımda arabalarda emniyet kemeri yoktu. Sonra emniyet kemeri takmak isteğe bağlı, en sonunda mecbur oldu. Eğer takmazsanız ceza ödüyorsunuz. Ama bugün emniyet kemerimi takmamın sebebi ceza ödeyecek olmam değil, takmamamın ne kadar tehlikeli olduğunu anlamış olmam. Sporcuların kafalarının da bu kadar çalıştığına inanıyorum. Esas olan anlayışları değiştirmek. Belki 15 yıl içinde o seviyeye geliriz.

S: WADA organize doping suçları ile nasıl bahsetmeyi düşünüyor?

C: Doping sistemi mafyaya benzer bir yapı. Dolayısıyla polis ve savcılık ile ortak çalışmalıyız. çok az silahımız var, sadece idrar ve kan test edebiliyoruz. Halbuki polis ve savcılık elektronik postaları okuyabiliyorlar, telefonları dinleyebiliyorlar. Onların cephaneliği bizim elimizdeki bir şişe idrardan daha geniş. onları bizim tarafımıza çekmek yorucu bir süreç. Ama artık Interpol ile ortak çalışıyoruz. Yani gelişme var.

S: Doping yapanlar hapse atılmalılar mı?

C: Yasal olarak bunun mümkün olduğu ülkelerde tabii. Dolandırıcılara iyi davranmak için bir neden yok.

S: Doping sisteminin iplerini ellerinde tutanlara ulaşmak için WADA’nın kullandığı yöntemlerden biri “baş tanık” uygulaması. Dopingden yakalanmış bir sporcu etraflıca itirafta bulunup bildiklerini anlatırsa spordan men edilme süresinde azalma oluyor. Alman bisikletçiler Jörg Jaksche ve Patrik Sinkewitz bu uygulamaya dâhil oldular. Jaksche bundan sonra hiçbir bisiklet takımında iş bulamadı, Sinkewitz ikinci sınıf bir takıma girebildi. Sizce bu durum karşısında kapsamlı itiraf etmek isteyen biri olur mu?

C: Eminim olur. Jaksche’nin iş bulamamış olması bir trajedi, bisiklet sporu hakkında her şeyi söylüyor bu durum zaten. Normal olan bisikletçiler, takım yöneticileri ve görevlilerin ona destek olması olurdu. “Hain” olarak damgalanmış olması bisiklet sporunun dopingle mücadele etmek istemediğinin bir göstergesi.

S: Texas Üniversitesi’nden John Hoberman doping yapanların ve yapmayanların kendi içlerinde yarıştıkları iki sınıflı bir spor öngörüyor. Sizin fikriniz de bu yönde mi?

C: Doping yapmayan grupta doping yapan biri yarışmaya kalkarsa ne olacak? Tekrar başa dönmüş olacağız. Dopinglilerin birbirleriyle yarışmasına izin vermek demek dopingi serbest bırakmak demek zaten. Bu da atletlerin karşılıklı olarak birbirlerini daha fazlasına iteceklerinden tehlikeli bir durum olur. İnsan özgürlükleri kendine zarar verinceye kadar kullanmaya yatkın bir yapıya sahip. Doping dozları sürekli artar, günün birinde sanki zehir alınıyormuş durumuna gelinir.

S: IOC için 1983’ten 2001’e kadar sponsor ve televizyon anlaşmalarını belirlediniz. Bu anlaşmalarınız ile olimpik oyunları milyarlarca dolarlık bir endüstri haline getirdiniz. Daha fazla paranın ortada olduğu bir yerde haliyle dolandırma arzusu da daha fazla oluyor. Bütün bunlar aslında sizin çalışmalarınızın bir sonucu değil mi?

C: Öyle mi? Kaç tane zengin halterci tanıyorsunuz?

S: Pek çok değil.

C: Aynen. Para herkesin sandığı kadar teşvik edici bir unsur değil. Bazı durumlarda para önemli bir rol oynayabilir. 34 yaşına gelmiş bir profesyonel sporcu 10 milyon dolarlık anlaşmasının getirisi için bir iki yıl daha yarışmak isteyebilir. Ama bir kanu sporcusu mesela?

S: Peki sorun para değilse ne?

C: İnsanın doğası. Herkes yaptığı iste en iyi olmak ister. Ben en iyi avukat olmak isterim, siz en iyi gazeteci olmak istersiniz, Marion Jones en hızlı kadın olmak istiyordu. Biz dürüstlük ve ahlâk ne demek biliyoruz, Marion Jones bilmiyordu. Onun için hedefe nasıl ulaştığının önemi yoktu.

S: Balco skandalı kapsamında mahkemede yalan söylediği için hapse girmek zorunda kalan Marion Jones kariyeri esnâsında hiç dopingden yakalanmadı ama.

C: “Şimdiye kadar hiç pozitif test edilmedim” cümlesi hiçbir anlam içermiyor. Tam tersine takılmış plak gibi bu cümleyi söyleyen atletler şüpheyi üzerlerine çekiyorlar.

S: Sizin dopingle şahsî savaşınız ne zaman başladı?

C: Ben bu olaya 1988 olimpiyat oyunlarında uyandım. Seoul’de ilk defa doping ile suçlanan bir atletle göz göze geldim. Vatandaşım Ben Johnson’dı söz konusu atlet, 100m’de dünya rekoru kırmıştı.

Ben Johnson
Ben Johnson
Büyük boyut için tıkla!

S: Seoul’de tam olarak ne oldu?

C: Johnson’ın birinciliğinden iki gün sonraydı. Sabah karımla kuleden atlama yarışlarındaydık, sonra öğlen yemeği için o zamanın IOC başkanı olan Juan Antonio Samaranch’ın odasına gittik. Coca Cola’nın yönetim kurulu üyeleri de davetlilerdi. Samaranch bana geldi ve “Dick, korkunç haberi duydun mu?” dedi. Ben “biri mi öldü?” diye sordum. “Hayır, daha kötü, çok daha kötü. Ben Johnson’ın testi pozitif çıktı”.

S: Nasıl tepki verdiniz?

C: “Oh shit!”. Yemek sırasında sürekli olarak insanlar Ben Johnson’ın Carl Lewis’i nasıl yendiğinden bahsediyorlardı. Ben de “ah bir bilseniz” diye düşünüyordum. Sonrasında benim odamda bir buluşma oldu, Kanadalı olimpiyat komitesi başkanı, takım yöneticisi oradaydı, ayrıca takım doktoru ve Johnson’ın antrenörü Charlie Francis. Charlie’ye Ben’in idrarında stanozolol bulunduğunu söyledim, bağırmaya başladı: “stanozolol! Ben bu oğlanların yarış günü stanozolollu olmalarını istemiyorum. Bu madde kasları katılaştırıyor, halbuki ben yumuşak olmalarını istiyorum!”. O anda Johnson’ın ilaç kullanıp kullanmadığının değil, sadece ne zamandan beri ve ne kadar kullandığının asıl soru olduğunu anladım. Sonra Ben’i savunup savunmayacağımı sordular, emin değildim, önce onunla konuşmak istedim.

S: Sohbet nasıl geçti?

C: Karım onu otelin lobisinden aldı. Aşağıda gazeteciler toplanmışlardı, ünlü bir kısa mesâfe koşucusunun pozitif test edildiği haberi yayılmıştı. İngilizler bir basın toplantısı düzenleyip bu sporcunun Linford Christie olduğunu söylemeye hazırlanıyorlardı. Johnson ile banyoya girdim: “Ben, bir şey aldın mı?” İnkâr etti, defalarca. Bu sırada çok masum bakıyordu. Bugün bu tutumun, yani kendine ve başkalarına yalan söylemenin, onursuz olmanın, vicdansız olmanın doping yapanlar için gayet normal olduğunu biliyorum.

S: O zaman Johnson’ın gerçeği söylemediğini hemen anladınız mı?

C: Aslında evet, çünkü bildiğim bir şey vardı: Doping avcılarının bir şeyi gözden kaçırmış olmaları pek mümkün değil. Eğer biri hakkında bir şey bulurlarsa atletin durumu kötü demektir. Gene de IOC’nin tıbbî komisyonunun önüne çıktık. Orada Köln spor yüksekokulundan Manfred Donike “Bay Pound, test sonuçlarını görmek ister misiniz?” diye sordu. Ben avukatım, bu tarz lafların arkasında ne yatar bilirim. O anda anladım ki Ben’in işi bitmiş. Sonuçta Johnson’ın uzun süredir oldukça yoğun bir şekilde doping yaptığı ortaya çıktı.

S: En yetkili doping avcısı olarak sadece dostlarınız yok. Bu işi yürüttüğünüz süre boyunca düşmanlıklarla karşılaştınız mi?

C: Lance Armstrong IOC’ye yazdığı bir mektupta benim istifâ etmemi ya da kovulmamı talep etti. Onun dışında pek çok nefret dolu elektronik posta aldım, spordan uzak durmamı söyleyen.

Lance Armstrong
Lance Armstrong
Büyük boyut için tıkla!

S: Kimlerden geliyordu bu postalar?

C: Taraftarlardan, hakemlerden, atletlerden. Buz hokeyi sporcuları tarafından oldukça fazla hakarete uğradım. Millî hokey ligi ile uğraştım, doping programları olmadığını söyledim. Buz hokeyi Kanada’da din gibi bir şey, neredeyse aforoz ediliyordum.

S: Denetçiler için kâbus senaryolarından biri gen üzerinde oynanarak yapılan doping. Sizce ne zaman o seviyeye gelinecek?

C: Bilmiyorum. Ama bugün klinik deneyler var bu konuda, dolayısıyla bu tehlikeyi çok ciddiye almalıyız. Ne de olsa bir şey kesin: Gen dopingi mümkün olursa anabolika ile doping yapmak tarih öncesi mağara duvarı boyamaları kadar modern olacak. Philadelphia’da bir bilim adamı var, Pennsylvania Üniversitesi’nden Lee Sweeney. Sweeney genler üzerinde oynayarak farelerin kas kütlesini %27 oranında arttırmayı başardı. Aldığı elektronik postaların yarısı deneyi kendi üzerlerinde denemesini isteyen atletlerden geliyor. Sweeney hayvanlar üzerinde çalıştığını, insan vücudunun bu tarz bir müdahaleye nasıl tepki vereceğini bilmediğini söyleyince cevap yazıyorlar: “Sorun değil, sen gene de beni kobay olarak kullan”. Dopingcilerin dünyası hasta bir dünya.

S: Bay Pound, bu sohbet için çok teşekkürler.

Kaynak: Der Spiegel 49/2008

 

 
Yayın Sponsoru
  Yarış Dünyasından

Torku'nun Eski Antrenörü Lionel Marie ile Röportaj
Geçtiğimiz Aralık ortasında Torku Şekerspor'un eski antrenörü Lionel Marie ile IAM'a geçmesinden sonra bir röportaj yaptık. ... Devamı » » » 

Lionel Marie - Biraz Daha Zaman...
Aşağıdaki satırları bu yazı dizisine başlamadan önce bir girizgah olarak yazmayı düşündüm, sonra yazılanların önüne geçmesi, ko ...
Devamı » » » 

Mehmet Şafakçı - Ağlasak da, Gülsek de Beraber
Hayatımın ilk yıllarını Ankara'da geçirirken, 80'lerin başında 4 yaşında Anıttepe 100. Yıl Yüzme Havuzu'na başladım, Ring kulüb ...
Devamı » » » 

May.15 Ahmet Örken - Çumra'dan Cavendis...
May.15 TUR2015 - Start Alanı Nasıl Kuru...
May.15 TUR2015 - Yarışta Bir Gün Nasıl ...
May.15 TUR2015 - Kürsü Formaları Nasıl ...
Nis.15 TUR2015 - Etap Biterken Foto Fin...
Mar.15 2015'te Milli Takım - Aziz Sırna...
Auğ.14 Semra Yetiş ve Erkan Sakallıoğlu...
Şub.14 Mustafa Önder Atik ile Samsun'da...
Ksm.13 Yol Bisikletinde Köklü Değişikli...
Ksm.13 Saat Rekoru Kırılacak mı?
Eyl.13 UCI Başkanlık Seçimleri
Eyl.13 Vuelta Üçüncü Hafta Top 5
Eyl.13 Vuelta İkinci Hafta Top 5
Eyl.13 Vuelta İlk Hafta Top 5
Auğ.13 Dünya Masterlar Şampiyonası Fina...
Tem.13 100. Fransa Turu, Üçüncü Hafta, ...
Tem.13 100. Fransa Turu, İkinci Hafta, ...
Tem.13 100. Fransa Turu, İlk Hafta, Top...
May.13 TUR2013: Doping (?), Yarışın Gel...
Nis.13 Türkiye Bisiklet Turu: Takımlard...
Şub.13 Torku Şeker Spor'un Yabancı Peda...
Şub.13 UCI 2013 Yol Bisikleti Takımları
Yarış Dünyasından Arşivi

 

  Bu yayın 5489 kez okundu.
  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır. Bu yazı yazarın sorumluluğundadır.
  Hukuki bir durumda MTBTR.com sorumlu tutulamaz.


 

 
  Yarış Dünyasından  |  Atölye  |  Panorama  |  Teknoloji - Donanım  |  Patika  |  Sağlık ve Antrenman  | 
  Biz Kimiz  |  İletişim ve Yardım  |  İnsan Kaynakları

Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları |  mtbtr.com™ 2001 - 2015