Anasayfa
 MTBTR'de Bugün 
 Fotoğraflar 
2014 Bisiklet Katalogu
   
 
 Kurallar   IK   Biz Kimiz   İletişim ve Yardım   Hoş Geldin, üye girişi yapın Üye Girişi
 
23 . Eylül . 2018  
92. İtalya Bisiklet Turu'nun Ardından
Giro Değerlendirmesi

92. İtalya Bisiklet Turu'nun Ardından

Yazar: Sarper Günsal
30.6.2009

İtalya Bisiklet Turu, 100. yıldönümü şerefine, oldukça iddialı bir parkurda, önemli yarışçıların katılımıyla koşuldu. Toplam 3,456 km’lik yarışı Rabobank’ın Rus sporcusu Denis Menchov 86sa03’11” ile Danilo Di Luca’nın (LPR Brakes) 41” önünde kazandı. 32 yaşındaki Menchov 2005 ve 2007 La Vuelta zaferlerinin yanına bir üçüncüyü de ekleyerek en çok Grand Tour kazanan aktif sporcular sıralamasında –Contador’la beraber- ikinci sıraya yerleşti. Kariyerinde büyük iniş çıkışlar olmayan, şimdiye kadar sadece bir transfer yapan Menchov, Sastre ile gündeme gelen “alçakgönüllü şampiyon” profiline uygun bir örnek oldu.

Büyük boyut için tıkla!

Il Giro Centenario’da çok fazla ödül verildi ama bunlardan önemlilerini sıralayalım. Puan Klasmanı’nı Danilo Di Luca kazandı. Di Luca ne kadar agresif bir yarış koştuğunu bu ünvanıyla gösterirken ikinci hafta yarıştan çekilen sprinterlerden az da olsa yardım almış oldu. Yokuş Klasmanı 35 yaşındaki Stefano Garzelli’nin (Acqua & Sapone) oldu. Giro’yu 2000 yılında kazanan İtalyan sporcu 35 yaşına karşın yokuşlarda hala çok iyi olduğunu göstererek kariyerine birkaç yıl daha kattı. Garzelli yokuşlarda müthiş tempo değiştirme yeteneğiyle de ayrıca takdir topladı. Yarış öncesinin Gençler Klasmanı favorisi Thomas Lövkvist Monte Petrano etabında çok zaman kaybedince yine geleceğin umut veren yarışçılardan Belçikalı Kevin Seeldrayers Beyaz Mayo’nun sahibi oldu.

Venedik’te koşulan TTT etabıyla başlayan Giro’da Columbia-High Road takımı toplam 6 etap zaferi yanında Super Team klasmanını kazandı. Ancak takım zaman klasmanını gösteren Fast Team trofesi hiç etap zaferi yaşayamayan Astana takımının oldu. Kazak takımı Leipheimer ve Armstrong’un hayal kırıcı performansları ve ödenmeyen sponsorluk ücretlerine karşın 4 sporcusunu GK’da ilk 20’ye sokmayı başardı. Daha kurulalı bir sene olmamasına karşın son derece başarılı bir performans çizen Cervélo Test Takımı da 4 etap birden kazanarak takdir topladı.

Carlos Sastre
Carlos Sastre'den 2 yokuş zaferi geldi
Büyük boyut için tıkla!

Denis Menchov

3 haftalık Büyük Turlar’ın her zaman en güçlü bisikletçi tarafından kazanıldığı ifade edilir. Bu sav bu defa da doğrulandı. Bisiklet sporuna okulda “yapacak bir şey olsun diye” başlayan Denis Nikolayevich Menchov’un Rusya’da başlayan spor yaşamı 1999’da İspanya’ya yerleşmesinden sonra hızlandı. Banesto takımıyla 2001’de gençler Fransa Turu demek olan Tour de l’Avenir’i kazandıktan sonra 2003 yılında da TdF Beyaz Mayo’sunu kazandı. 2004’de Banesto’dan Rabobank’a geçen sporcu bir yıl sonra La Vuelta’da iki etap kazanarak GK’da ikinci oldu. Ancak Roberto Heras’ın doping nedeniyle diskalifiye edilmesi sonrasında birinciliğe yükselen Denis Menchov buruk da olsa ilk Büyük Tur zaferini elde etmiş oldu.

2006 yılında Fransa Turu’nda altıncı olan Denis Menchov 2007 TdF’da takım arkadaşı Michael Rasmussen turdan yaka paça atıldıktan bir gün sonra yarıştan çekildi. Bu tatsız olaydan oldukça etkilenen Menchov 2 ay sonra İspanya’da La Vuelta’yı bir kez daha kazandı. Madrid’de podyumun en tepesine bu defa bileğinin hakkıyla çıkan Menchov yarışın Yokuş ve Kombine Klasmanları’nı da kazandı. Geçen sene İtalya Turu’nda 5. olan sporcu La Vuelta ünvanını korumak yerine asıl hedef seçtiği 2008 TdF’da ise dördüncü oldu.

Büyük boyut için tıkla!

Bu sene Giro’ya her zamankinden daha hazır geldiğini söyleyen Menchov Alpe di Siusi’de biten yokuş etabını Di Luca’nın önünde kazandı. Ardından Cinque Terre’deki 60.6 km’lik ITT etabını da birinci bitiren Menchov burada giydiği Pembe Mayo’yu sonuna kadar korudu. Giro’ya gelen Rabobank takımının gücünün sınırlı olması nedeniyle yarışın bundan sonraki bölümünü oldukça defansif bir strateji çerçevesinde koşan Menchov Di Luca’nın arkasından hiç ayrılmadı. Bu taktiğiyle İtalyan seyircilerin biraz sinirini de bozdu ama başta Di Luca olmak üzere sporun işleyişini bilenler kendisine hak verdiler.

Sessiz ve sakin biri olarak bilinen üç çocuk babası Rus sporcu çok iyi bir yokuşçu ve ortalamanın oldukça üstünde bir zamana karşıcı olarak gösteriliyor. Rabobank’ın web sayfasına 2009 hedefi olarak Fransa Turu’nda podyuma çıkmayı yazan Menchov Giro zaferinden sonra hedeflerinde nasıl bir değişiklik yapacak göreceğiz. 1998’de Pantani’nin EPO destekli Giro-Tour dublesinden beri arka arkaya iki tur birden kazanan olmamıştı. Belki bu sene…

Danilo di Luca

Pembe Mayo en çok isteyene ve en çok atak yapana verilseydi mayo Danilo di Luca’nın olurdu. 33 yaşındaki “Spoltrone Katili” (maalesef lakabı böyle) 4. Etap’ın sonunda ele geçirip bir hafta boyunca koruduğu Pembe Mayo’yu 12. Etap sonunda Menchov’a kaptırdı. Di Luca pek başarılı olmadığı TT disiplininde 60.6 km’de iki dakika kaybedeceğini öngörmüştü. Menchov’un 1’54” arkasında finiş gören sporcu takımıyla beraber mayoyu geri almak kalan 10 etapta müthiş bir çaba gösterdiler. Di Luca eline geçirdiği her fırsatta Menchov’a karşı atak yaptı ama son etap öncesinde farkı ancak 20”ye kadar indirebildi. Bu çabasıyla Puan Klasmanı’nı birinci bitiren Di Luca “galip sayılır bu yolda mağlup” özdeyişini hak eder bir çabayla yarışı noktaladı.

Di Luca 1
Di Luca 1'54" zaman kaybettiği TT etabında
Büyük boyut için tıkla!

Leipheimer ve Armstrong

Yarışın bir başka favorisi Levi Leipheimer’di. Amerikalı sporcunun TT’lerde zaman kazanması bekleniyordu ama bunu başaramadı. GK’da ilk 40” içinde yer aldığı sürece şansını korumasına rağmen Blockhaus ve Monte Petrano tırmanışlarında geride kalarak şansını kaybetti. Levi Leipheimer sezona çok formda başlamış, Kaliforniya ve Castilla y Leon turlarını kazanmıştı. Giro’daki asıl amacı LA’u desteklemekti ama Lance omzunu kırınca ister istemez takım liderliğini üstlendi. Kaderin Leipheimer için bir başka cilvesi de 2004’de Rabobank’tan ayrıldığında yerine transfer edilen Denis Menchov’un Giro’yu kazanması oldu.

Elbette Lance Armstrong’danbahsetmeden Giro’nun özeti yapılmış sayılmaz. 38 yaşındaki büyük şampiyon yarıştan 6 hafta önce köprücük kemiğini kırınca Venedik’te start alması bile tehlikeye girmişti. Ama LA son derece çabuk toparlandı ve yarışa katıldı. İlk etapta TTT’de Astana üçüncü gelirken takımı Leipheimer ile beraber en çok o çekti. Ama ameliyatın nekahat döneminde kaybettiği antrenman zamanının yerine bir şey koymak çok zordu. Lance’in zaman kaybettiği etapları sıralayalım:

Zamana Karşı Etaplar:

60 km: 2’26” (13.)

14 km: 1’19” (53.)

Dağ Etapları:

Alpe di Siusi: 2’58” (35.)

Monte Petrano: 2’51” (10.)

Blockhaus: 1’59” (10.)

Vezüv: 1’42” (16.)

Yarışın 5. etabı olan Alpe di Siusi’yi saymazsak Lance yokuş etaplarını ilk 15 kişi içinde bitirebilmiş ama kaybettiği zamanlar ciddi. Zaten yarışı da 12. bitirmesine rağmen Menchov’un 15’59” gerisinde kaldı. Yarışın son bölümlerinde daha rahat yokuş çıktığı gözüken Armstrong eğer Fransa Turu’nda şanına yakışır bir performans göstermek istiyorsa şu anki düzeyinden çok daha iyi hale gelmek zorunda.

Armstrong Trieste sokaklarında
Armstrong Trieste sokaklarında
Büyük boyut için tıkla!

Castilla y Leon Turu’nun ilk etabında Armstrong düşüp omzunu kırdığında kendisi kadar üzülen biri de sanırız A. Contador’du. Lance’in bisiklete dönüş senaryosunun son haline göre Amerikalı sporcu Giro’yu kazanacak ve sonra Fransa Turu’nu Contador’a kazandıran “ultra süper domestik” olarak tarihe geçecekti. Ama ameliyat sonrasında Giro’yu form tutmak için kullanan Lance artık gözünü Tour de France’a dikmiş durumda. 7 zaferini takımın tartışmasız tek lideri olarak kazanan Armstrong’un bu defa Alberto Contador gibi müthiş bir yeteneğin yanda çalışmayı kabullenmesi oldukça zor. Bir de üstüne Lance Monte Carlo’daki prologda İspanyol sporcudan daha iyi bir derece yaparsa Johann Bruyneel pimi çekilmiş iki el bombasını düşürmeden o üç haftayı nasıl geçirecek düşünmesi bile acı veriyor.*

Basso ve Pellizotti

İki başlı bir takımın nelere mal olduğunu Giro’da yakından görme fırsatı bulduk aslında. Liquigas Pellizotti ve Basso’yu ortak lider olarak ilan ettiği Giro’da ancak bir üçüncülük kazanabildi. Blockhaus’u nefis bir atakla kazanırken 1 numaranın kendi olduğunu dünyaya gösteren Pellizotti Basso’yu takım lideri olarak içine hiç sindirememişti. Basso klasmanda geri düşmesine karşın Pellizotti’ye kalan bölümde hemen hiç yardım etmedi ve bu görüntü takımın gücünü elbette düşürmüş oldu. Bu iki güçlü sporcudan biri diğerinin domestiği olarak yarışsaydı Liquigas bugün Pembe Mayo’nun sahibi olabilirdi.

Bu arada iki yıldır bu yarışa hazırlanan Ivan Basso’nun turdaki genel hali size de gazı kaçmış sıcak bir şişe birayı düşündürdü mü?

Basso Garzelli
Basso Garzelli'nin kadar heyecan vermedi
Büyük boyut için tıkla!

Damiano Cunego

Bir de “Il Piccolo Principo” var elbette. Küçük Prens Cunego’nun en büyük şanssızlığı Giro’yu 22 yaşında kazanmasıydı sanırız. Fausto Coppi gibi o da genç bir yaşta (ve yine Coppi’nin Bartali’ye yaptığı gibi takım liderine rağmen) Giro’yu kazanan Cunego İtalyanlar tarafından yeni bir ilah olarak portre edildi ama o günden beri Büyük Turlar’da hiçbir başarı elde edemedi. Veronalı sporcu sağda solda birçok İtalyan sporcu dopinge bulaşırken yıllardır lekesiz yarışmayı da başardı. Bahar Klasikleri’nde ve tek günlük yokuşlu yarışlarda son derece iyi bir performans gösteren Cunego, Mart ve Nisan aylarında bu yarışları koşarken aklının gerisinde hep İtalya Turu oluyor. Ne yardan ne serden vazgeçemeyince de Giro’da başarılı olamıyor. Giro’yu kazanmak üzere gelen Cunego, 38 yaşında omzu kırık bir şampiyondan 13, kendi domestiği Bruseghin’den de 17 dakika fark yemesinin nedenini bulmak zorunda.

Bu sahneyi bir daha görür müyüz acaba??
Bu sahneyi bir daha görür müyüz acaba??
Büyük boyut için tıkla!

28 yaşına gelen Cunego’nun artık kariyerini hangi yarışlara göre düzenleyeceğine karar vermesi gerek sanki. Bence Cunego üç haftalık bir yarışı çıkaramıyor. Bunu kabullenmek güç de olsa kazanılabilecek onlarca prestijli yarış var ve Cunego onların hepsini kazanabilecek kadar iyi bir sporcu.

Parkur

Büyük Turlar’ın ilk haftası genellikle düz etaplara ayrılır. Ama Giro, 100. yıl şerefine bir değişiklik yaparak daha dördüncü gün parkura bir yokuş etabı koydu. San Martino di Castrozza tırmanışı ile biten etabın hemen ardından da sporcular yine Dolomit Dağları’nda koşulan Alpe di Siusi’de mücadele ettiler. Bu iki etap favorilerin arasındaki ilk ayrışmalara da sahne oldu. Aralara serpiştirilen tatlı sert tırmanışları da içeren etaplar GK’ın sürekli olarak yeniden şekillenmesini hedefleyen organizasyonun amacına ulaştığını gösterdi. Sırayla Cunego, Simoni, Armstrong ve Leipheimer GK yarışından koptular ve yarışa dramatik bir hava kattılar.

Pembe Mayo ilk 12 etapta 5 defa el değiştirirken (Cavendish, Petacchi, Lövkvist, Di Luca, Menchov) Menchov ve Di Luca son güne kadar mücadeleleyi sürdürdüler. Öyle ki Vezüv’ yokuşunun sonunda Di Luca 8” bonus için sprinte kalkarken ertesi gün Menchov ara sprintte 2” kazanabilmek için Petacchi ve Di Luca’yla sprint savaşı verdi. Menchov’un Roma’da son 900 mt’de düşüşü bile yazılan dramatik senaryoya katkıda bulundu ve son yıllardaki en güzel Giro’yu seyrettik.

Avrupa’da bisikletin en çok kullanıldığı ülke olan Hollanda, Eylül ayında La Vuelta’ya, 2010’da da Fransa Turu ve Giro’nun’ın ilk etaplarına da ev sahipliği yapacak. Bu portakal merakının nedenleri bu yazının konusu değil elbette. Ama Menchov’un Rabobank formasıyla bu iki yarışa da “son şampiyon” olarak başlaması ne kadar havalı olur değil mi?

*: Bruyneel dün L’Equipe’e yaptığı açıklamada Contador’un dünyanın en iyi etap yarışçısı olduğunu ve bu anlamda da takımda bir liderlik sorunu olmadığını söylemiş… Bu arada mali sorunlarını hala çözememiş Astana’nın Fransa Turu’na katılıp katılamayacağı daha belli değil elbette.

Resimler:velonews.com, cyclingnews.com

 

 
Yayın Sponsoru
  Yarış Dünyasından

Torku'nun Eski Antrenörü Lionel Marie ile Röportaj
Geçtiğimiz Aralık ortasında Torku Şekerspor'un eski antrenörü Lionel Marie ile IAM'a geçmesinden sonra bir röportaj yaptık. ... Devamı » » » 

Lionel Marie - Biraz Daha Zaman...
Aşağıdaki satırları bu yazı dizisine başlamadan önce bir girizgah olarak yazmayı düşündüm, sonra yazılanların önüne geçmesi, ko ...
Devamı » » » 

Mehmet Şafakçı - Ağlasak da, Gülsek de Beraber
Hayatımın ilk yıllarını Ankara'da geçirirken, 80'lerin başında 4 yaşında Anıttepe 100. Yıl Yüzme Havuzu'na başladım, Ring kulüb ...
Devamı » » » 

May.15 Ahmet Örken - Çumra'dan Cavendis...
May.15 TUR2015 - Start Alanı Nasıl Kuru...
May.15 TUR2015 - Yarışta Bir Gün Nasıl ...
May.15 TUR2015 - Kürsü Formaları Nasıl ...
Nis.15 TUR2015 - Etap Biterken Foto Fin...
Mar.15 2015'te Milli Takım - Aziz Sırna...
Auğ.14 Semra Yetiş ve Erkan Sakallıoğlu...
Şub.14 Mustafa Önder Atik ile Samsun'da...
Ksm.13 Yol Bisikletinde Köklü Değişikli...
Ksm.13 Saat Rekoru Kırılacak mı?
Eyl.13 UCI Başkanlık Seçimleri
Eyl.13 Vuelta Üçüncü Hafta Top 5
Eyl.13 Vuelta İkinci Hafta Top 5
Eyl.13 Vuelta İlk Hafta Top 5
Auğ.13 Dünya Masterlar Şampiyonası Fina...
Tem.13 100. Fransa Turu, Üçüncü Hafta, ...
Tem.13 100. Fransa Turu, İkinci Hafta, ...
Tem.13 100. Fransa Turu, İlk Hafta, Top...
May.13 TUR2013: Doping (?), Yarışın Gel...
Nis.13 Türkiye Bisiklet Turu: Takımlard...
Şub.13 Torku Şeker Spor'un Yabancı Peda...
Şub.13 UCI 2013 Yol Bisikleti Takımları
Yarış Dünyasından Arşivi

 

  Bu yayın 5616 kez okundu.
  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır. Bu yazı yazarın sorumluluğundadır.
  Hukuki bir durumda MTBTR.com sorumlu tutulamaz.


 

 
  Yarış Dünyasından  |  Atölye  |  Panorama  |  Teknoloji - Donanım  |  Patika  |  Sağlık ve Antrenman  | 
  Biz Kimiz  |  İletişim ve Yardım  |  İnsan Kaynakları

Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları |  mtbtr.com™ 2001 - 2015