Anasayfa
 MTBTR'de Bugün 
 Fotoğraflar 
2014 Bisiklet Katalogu
   
 
 Kurallar   IK   Biz Kimiz   İletişim ve Yardım   Hoş Geldin, üye girişi yapın Üye Girişi
 
22 . Kasım . 2017  
Rotterdam, Vittel ve Ben
Fransa Turu 2010 Tanıklığı

Rotterdam, Vittel ve Ben

Yazar: İnan Özdemir
7.7.2010

İnan Özdemir, GS üniversitesi İletişim Bölümü’nde okuyan, sinema ve yol bisikletine düşkün bir okurumuz. Kendi internet blogu da var. Bu yaz arkadaşlarıyla birlikte InterRail ile Avrupa gezisi yaparken Fransa Turu’nu da programına almıştı. Yazarsa MTBTR.com'da da yayınlayacağımızı konuşmuştuk. Rotterdam'daki prologla ilgisi yazısını aşağıda bulabilirsiniz.

Rotterdam, Vittel ve Ben

Orhan Pamuk'un Masumiyet Müzesi'nin açılışında kullandığı şık ve anlamlı bir cümle vardır.

"Hayatimin en mutlu anıymış, bilmiyordum."

Seneler geçip de Rotterdam'daki prologue etabını izlerken neler hissettiğimi soran birilerine cevabim, hiç kuskusuz, bu olacak. Tek farkla, Pamuk"un kitabının baş karakteri Kemal"in aksine ben yarışı izlerken de bunun farkındaydım. Yağmurdan sırılsıklam olmuşken, bedava dağıtılan iğrenç TUP marka cipsi yerken ya da Cancellera'nın zaferini izlerken de ayni fikirdeydim.

Hele, bir de beni bu spora aşık eden Lance Armstrong'un önümden, hem de iyi bir dereceyle geçişini izlerken hissettiklerimi, keşke kalem erbabı olup da ayrıntılı yazabilseydim. Heyecan, gurur ve onur karışımı duygular içinde izledim olan biteni. Bu yazıda bütün bunların kırıntılarını bulabileceksiniz. Belki bütünlükten yoksun, dağınık bir şekilde olacak ama son iki günde gördüklerimin bir şekilde, bir yerlerde kayda geçmesini istiyorum.

2010 Tour de France"ın prologue etabının yapılacağı Rotterdam'a 2 Temmuz akşamı, yarıştan bir önceki gün varıştım ve bu sayede metro ağını keşfetme ve parkuru görme fırsatım olmuştu. Avrupa'nın bana öğrettiği en önemli şey "Metro, hayat kurtarır." Rotterdam"ın bana anlattığı en önemli şey de ilk elden "Hazırız" mesajı oldu. Yarış parkuruyla, bitiş noktasının arkasındaki eğlence merkeziyle, parklarıyla, stand"larıyla, basın merkeziyle ve kavurucu sıcağıyla Rotterdam, hakikaten de, Tour de France'a hazırdı.

Rotterdam Tour için sokaktaydı
Rotterdam Tour için sokaktaydı
Büyük boyut için tıkla!

Sıcak dedik, burada duralım. Hollanda, benim topraklarına ayak bastığım son 4 günde gerçekten de fenalık geçirten bir havaya sahipti. Hatta öyle ki, 2 gün önce Amsterdam"dan ayrılıp Rotterdam"a gidecek trene binerken uzun kollu üstümü, çantamda ağırlık yapar bahanesiyle arkadaşıma bırakmıştım. Etap boyunca yağmurla cebelleşirken uzun kollu üstümü düşündüm, durdum.

Son dakika hatalarım bununla da bitmedi. Etap öncesi bölgeyi turlarken L’Equipe standındaki satıcı ""Bir dergi+bir şemsiye=10 euro" ve "Bir dergi+bir şapka=5 euro" diye iki ayrı kampanyadan bahsetti. Her "Yanlış zamanda cimrilik yapan savurgan adam" gibi ben de ikinciyi tercih ettim. Sonlara doğru sırılsıklam olurken şapkama uzun uzun baktım durdum. Gerçekten de uzun zamandır şahit olmadığım tarzda kasvetli ve gergin bir hava vardı Rotterdam"da ve bunun her ne kadar izlerken sıkıntı verse de etaba güzel bir hava verdiğini düşünüyorum. Harika Giro"dan sonra, Tour de France"ın da bu minvalde gitmesi en büyük dileğimiz.

B. Wiggins 10 €
B. Wiggins 10 €'luk şemsiyelerin önünde
Büyük boyut için tıkla!

Etap parkurunu avucumun içi gibi bilmemin şöyle bir faydası oldu. Su, turun resmi sponsoru benim de bas düşmanım olan, Vittel markaydı. Ve tanesi 3 Euro"ydu. Fakat bir gün önce bomboş olan basın merkezine girdiğimde, orada Vittel"in ve daha bir suru şeyin bedavadan dağıtıldığını görmüştüm. Burada uzun zamandır bir dolaba kilitleyip kullanmadığım pratik zekam bas gösterdi ve bir şekilde "Oraya girmeliyim" dedim ama maalesef, bütün gazeteciler içerdeydi ve seyircilerin içeri girmesini engelleyen izbandut gibi abiler kapıdaydı. Tam o esnada Japon turistlerin binaya doğru yürüdüğünü görmemle bir aydınlanma anı yaşadım. Japon turistler, ellerinde fotoğraf makineleri, görevliye zor anlar yaşatırken ve yasağın mantığını sorgularken içeri girebilirdim. Nitekim öyle oldu, sessiz ve derinden girip odalara doğru hareketlendim.

Bisiklet dünyasının büyük beyinleriyle, nam-ı diğer bisiklet entelijansiyasıyla aynı mekandaydım artık. Hemen gazetecilerinin asil ikamet ettiği odaya girdim. Hummalı bir çalışmayla Tour"a hazırlanan ve bilgilerini son kez gözden geçiren yazarların ortasında durup çantama 3 Vittel, iki çikolata ve bir de kek koydum. Yaka kartıma bakıp da hangi gazeteden olduğumu anlamaya çalışan ama bir kartım olmadığını görüp de meraklı bakışlarla beni izleyen bir dolu adamın arasındanhızlıca çıktım.

Basın"la alakalı şunu da eklemem gerek. Ben iki kuruşluk Vittel"in peşindeyken arkamda bir kodaman gazeteci abinin "Merhaba ben bilmemne bilmemne, Mr. Bernard Hinault"yla görüşme imkanım var mi?" seklinde bir telefon konuşması yaptığına şahit oldum. İki resim arasindaki farka bakiniz. Bir tarafta, açık büfeden bedava reçel tabağı, peynir, tuz vs. çalan anne geleneğini yaşatan bendeniz, diğer tarafta efsanelerin peşine düşen gazeteci dostlarımız. Tour de France"da hepimize yer var.

Bütün bu hengamenin içinde yarışa az kalmıştı ve bitiş noktasına yakın bir yerde, dev ekranın tam karşısına konuşlandım. Yanımda Schleck kardeşlerin fanatiği Lüksemburg"lu baba oğul, öbürr yanımda hala Brezilya maçının sarhoşluğu üzerlerinde olan Rabobank hastası Hollanda"lılar, beraberce kardeşçe beklemeye başladık.

Dev ekranın karşısında olmanın faydalarını etap boyunca göreceğimi umuyordum ama bütün ümitlerim ilk iki saat itibariyle fos çıktıi. Ekran sadece bisikletçilerin çıkışını gösteriyordu, ne başka bir görüntü ne de başka bir bilgi yansımadı ekranlara, en azından, ilk iki saat itibariyle.

Bu esnada, ben de kendime Footon Servetto"lu bisikletçilerin derecelerini telefonla ölçüp, önlerimden geçerken çılgınca destekleme oyunu yarattım. Neden böyle bir sevdaya düştüğümü merak edip soran bir abiye de Prudhomme"ün yanlış kararı üzerine bir söylev çekip, "Ne isi var bu takimin burada?" minvalinde bir şeyler söyledim, bolca yabancı dil hatasıyla elbette. Kibarca, kafa salladı ve önüne döndü.

Sonlara doğru, favoriler yavaştan çıkmaya başladığında dev ekran ve bizim keyfimiz yerine geldi. Arka arkaya Lars Boom ve Robert Gesink"in güzel dereceleriyle çıldıran Hollanda halkı, aralıksız yağan yağmura rağmen sonuna kadar yarışı beklemeyi sürdürüyordu.

Büyük boyut için tıkla!

Derken Lance göründü. O anda, Lance"in çıkışından sonra, herkesin bir şöyle silkinip kendine gelmesini ve o kolektif "İşte başlıyoruz" hissiyatını görmeliydiniz gerçekten de. Arkasından Cancellera ve Contador"un çıkışıyla beraber bütün seyirciler konuşmayı, yemeyi, içmeyi bıraktı ve pür dikkat yarışı izlemeye başladı. Lance"in ilk ölçüm noktasındaki harika derecesini gören herkesten bir "OOOOO" nidası yükseldi, Cancellera gelene ve efsane performansıyla bu ses dalgasını iki katına çıkartana kadar. İyice yükselen heyecan dalgası içinde Contador"un beklenenden kotu gelmesi benim gibi Lance fanatiklerinin yüreğine su serpti. Üç bisikletçi birer dalga arayla önümüzden geçerken çıkan sesi gerçekten de en son iki önceki Metallica konserinde duyduğumu hatırlıyorum. Tarihe geçecek nitelikte bir atmosferdi.

Lance Armstrong
Lance Armstrong
Büyük boyut için tıkla!

Burada biraz durup, sunu belirtmem gerekiyor. Lance Armstrong önümden geçerken avazım çıktığı kadar bağıran bendenizin ve diğer fanatiklerin kafasında iki başka şey vardı:

1- Evet, gerçekten de bu adamı canlı görmek çoğumuzun hayalidir.

2- Bu adamı formda görmek ise herkesin içinde taşıdığı daha büyük bir özlemdir.

Epey tartışılan geri dönüş kararından beri Lance Armstrong"dan beklediğimiz buydu. Masaya yumruğunu vurması ve bir direnç göstermesi. Gecen seneki üçüncülük elbette çok iyiydi, özellikle de bu yasta birinden beklenenden daha fazlasıydı. Ama Bernard Hinault"un dediği gibi, bu adam bu yastaki normal bir adam değil, bu adam Lance Armstrong. Ve eğer gerçekten de dün gösterdiği gibi formdaysa, Alberto Contador"a karı bir reaksiyon gösterebilir. Geçebilir ya da geçer demiyorum ama Contador"un son üç yıl ve katıldığı son dört Büyük Tur’da kurduğu hegemonyaya karşı koyabilir.

Zaman, çapraz rüzgar, pavé yollar ve Tourmalet her şeyi gösterecek.

Not: Dünyanın en kötü fotoğraf makinesiyle çektiğim resimleri (tek kullanımlık Kodak makine, eskici gibi bir yerden aldım, aferin bana) bir dahaki yazıda koymayı umuyorum.

Not 2: Bisiklet fanatiklerine: Didi Senft ile fotoğraf çektirdim. Yani en azından bizi çekmesi için makineyi verdiğim İngiliz velet bir hata yapmadıysa, çektirdim. Bu hafta hem onla, hem de tribünlerdeki diğer atraksiyonlarla ilgili bir yazı daha yazmayı planlıyorum. Başlıktaki "Dedem, Gofret ve ben" atmosferinin ben de farkındayım; değiştirmedim…

Resimler: www.cyclingnews.com (ed.)

 

 
Yayın Sponsoru
  Yarış Dünyasından

Torku'nun Eski Antrenörü Lionel Marie ile Röportaj
Geçtiğimiz Aralık ortasında Torku Şekerspor'un eski antrenörü Lionel Marie ile IAM'a geçmesinden sonra bir röportaj yaptık. ... Devamı » » » 

Lionel Marie - Biraz Daha Zaman...
Aşağıdaki satırları bu yazı dizisine başlamadan önce bir girizgah olarak yazmayı düşündüm, sonra yazılanların önüne geçmesi, ko ...
Devamı » » » 

Mehmet Şafakçı - Ağlasak da, Gülsek de Beraber
Hayatımın ilk yıllarını Ankara'da geçirirken, 80'lerin başında 4 yaşında Anıttepe 100. Yıl Yüzme Havuzu'na başladım, Ring kulüb ...
Devamı » » » 

May.15 Ahmet Örken - Çumra'dan Cavendis...
May.15 TUR2015 - Start Alanı Nasıl Kuru...
May.15 TUR2015 - Yarışta Bir Gün Nasıl ...
May.15 TUR2015 - Kürsü Formaları Nasıl ...
Nis.15 TUR2015 - Etap Biterken Foto Fin...
Mar.15 2015'te Milli Takım - Aziz Sırna...
Auğ.14 Semra Yetiş ve Erkan Sakallıoğlu...
Şub.14 Mustafa Önder Atik ile Samsun'da...
Ksm.13 Yol Bisikletinde Köklü Değişikli...
Ksm.13 Saat Rekoru Kırılacak mı?
Eyl.13 UCI Başkanlık Seçimleri
Eyl.13 Vuelta Üçüncü Hafta Top 5
Eyl.13 Vuelta İkinci Hafta Top 5
Eyl.13 Vuelta İlk Hafta Top 5
Auğ.13 Dünya Masterlar Şampiyonası Fina...
Tem.13 100. Fransa Turu, Üçüncü Hafta, ...
Tem.13 100. Fransa Turu, İkinci Hafta, ...
Tem.13 100. Fransa Turu, İlk Hafta, Top...
May.13 TUR2013: Doping (?), Yarışın Gel...
Nis.13 Türkiye Bisiklet Turu: Takımlard...
Şub.13 Torku Şeker Spor'un Yabancı Peda...
Şub.13 UCI 2013 Yol Bisikleti Takımları
Yarış Dünyasından Arşivi

 

  Bu yayın 4744 kez okundu.
  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır. Bu yazı yazarın sorumluluğundadır.
  Hukuki bir durumda MTBTR.com sorumlu tutulamaz.


 

 
  Yarış Dünyasından  |  Atölye  |  Panorama  |  Teknoloji - Donanım  |  Patika  |  Sağlık ve Antrenman  | 
  Biz Kimiz  |  İletişim ve Yardım  |  İnsan Kaynakları

Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları |  mtbtr.com™ 2001 - 2015