Anasayfa
 MTBTR'de Bugün 
 Fotoğraflar 
2014 Bisiklet Katalogu
   
 
 Kurallar   IK   Biz Kimiz   İletişim ve Yardım   Hoş Geldin, üye girişi yapın Üye Girişi
 
23 . Temmuz . 2017  
Türkiye'den Japonya'ya Bir Bisiklet Yolculuğu
Röportaj: Gürkan Genç

Türkiye'den Japonya'ya Bir Bisiklet Yolculuğu

Derleyen: Mahmut Can KOVAN
4.4.2011

Türkiye'den Japonya'ya "Doğa İçin Pedalla" kapsamında bisikletle giden Gürkan Genç ile geçtiğimiz hafta keyifli bir röportaj yaptık. Lafı fazla uzatmadan röportaja geçelim.

 Gürkan Genç
Gürkan Genç
Büyük boyut için tıkla!

Böyle bir tura çıkmak nereden aklınıza geldi?

Herkes öncelikle bunu soruyor. “Ya Gürkan nereden aklına geldi bu tur?” cevabı basit. Hiçbir sebebi yok. Tura çıkmamın ne bunalımla ne de iş hayatımla ilgisi var. Restorantımı ve şirketimi devrettim. Hayatıma bakmaya karar verdim. 30 yaşındayım. Şu ana kadar yaptığım her şeyi kendim için yapmışım. Birileri için bir şey yapmamışım. Tamam ağaç dikmişliğim veya birkaç öğrenciye destek olmuşluğum var ama bunların dışında başkalarına hiçbir şey yapmamışım. Kazandıysam kendim için, yediysem kendim için, okuduysam vs. her şeyi kendim için yapmışım. Bunu biraz değiştirmek istedim. Zamanım ve imkanımda vardı. Maddi açıdan da bir sıkıntım yoktu. Birikimlerimin hepsini bu iş için kullanabilir miyim diye bir araştırma yaptım. Türkiye’de bu işi yapan başkaları var mı diye araştırdım. Ahmet Mumcu’ya ulaştım. Kendisi benim rotamı hiç yapmamış. Zaten onun dışında da onun kadar bisikletle uzun seyahatler yapan başka bir gezgin yok. Yabancı siteleri okudum. Bu turu yaparsam 75 milyonda tek olmak var. “Başkaları bu rotayı yapmış, e ben de o zaman yaparım” dedim. Turun başlangıcı bundan ibaret. Bakkala gider gibi çıktım gittim.

Peki profesyonel anlamda bisikletçi misiniz?

Öyle bir durum yok. 17 aydır bisiklete binen bir adam 11 ayını bu turda geçirdi. Bisiklet tamirinden bile anlamazdım. Sadece patlak tamiri yapardım. Onun dışında bisiklete dair hemen hemen her şeyi yolda öğrendim. Herhangi bir bisikletçiden de eğitim almadım.

Turun amaçları nedir?

Maddi imkanlarım olduğu için ben tura çıkıyorum iyi güzel ama turun bir amacı yoktu. Arkadaşlarım “e bari tura çıkıyorsun döndüğünde bir işe yarasın. Türkiye’de bunu bir tek sen yapıyorsun. Bunu bir projeye döndür” dediler. Şöyle de bir tesadüf var. 2010 yılının Türkiye Japonya dostluk yılı olduğunu tesadüf eseri öğrendim. Hani tamam Japonya’ya gidiyorum ama sonradan öğrendim böyle bir şeyin olduğunu. Belki başbakanlık tanıtım fonundan bir bütçe ayrılabilir. Gidip bir konuşalım diye bir düşünce ortaya atıldı. E proje var tamam ama bir isim gerekiyor. Madem bisikletle gidiyorum ve bisiklet doğa dostu muhteşem bir ulaşım aracı o zaman bunları birleştiren bir şeyler olsun dedik ve “Doğa İçin Pedalla” ortaya çıktı.

Ulaşım aracı dedim az önce. Türkiye’de herkes bisikletin bir ulaşım aracı olduğundan haberdar mı? Haberdar. Peki kullanan var mı? Yok. Türkiye’de pek çok çocuk daha ilkokuldayken karnesini alır almaz bisiklet sahibi olur. Ancak ardından lise üniversite askerlik iş vs. girince bisikleti unutur. Ben bu projeyle Türk halkına bisikletin bir ulaşım aracı olduğunu hatırlatmak istedim.

Bir diğer amacı böyle işlere kalkışacak insanlara referans olabilmek. Ben tura çıkmaya karar verdiğimde sponsor arayışına girdim. Ünlü spor giyim markaları, bankalar vs. böyle bir tura çıkacağımı söylediğimde bana “hadi len!” dediler. Tur bitti. Şimdi onlar bana gelip sponsorluk teklif ediyorlar. Bu ne demek oluyor? Benden sonra gelecek nesil beni referans göstererek “bu abi bunu yaptı bende yapabilirim” diyebilecek ve daha rahat sponsor bulabilecek.

Tur maliyetiniz ne kadar oldu?

Toplam 40.000 TL. Buna tüm ekipman, ulaşım, vize masrafları vs. dahil. Aslında çok para. Pek çok kişi ben daha ucuza giderim diyor. Doğru. Adamın teki 100 Doları cebine koydu dünyayı geziyor. Ha böyle gezersen benim gibi internete videoydu yazıydı çok zor yaparsın. Kaldı ki maddi anlamda kısıtlamalar olursa orada gezilebilecek yerlere gidemezsin. Gezdiğin yerin en iyi yemeğini yiyemezsin. E bunları yapamazsan kitaba yazacak detaylar eksik kalır.

Atılım üniversitesi benim hemen hemen tüm donanım masrafımı karşıladı. Genel toplamda %45 civarı bir maddi destekleri var.

Bisikletin donanımından bahsedebilir misiniz?

Yolda alüminyum kadro kullanan tek bendim. Herkes demir kullanıyordu. Peki neden herkes demir kullanıyor? Demir kaynağını heryerde bulabilirsiniz. Fakat alüminyum kaynağı her yerde bulamazsınız. Alüminyum bir tarafından kırıldığı zaman bisikleti at. Kadro kullanılmaz bir hal alıyor. O yüzden herkes demiri kullanıyor. Ayrıca ben bir ilk daha yapıp karbon havalı maşa kullandım. Benim dışımda herkes sabit maşa kullanıyordu. Amortisörün avantajını Tacikistan da gördüm. 920 km boyunca yol olmadığı için sürekli kayaların taşların üstünden gittik. Akşamları diğer bisikletli gezginlerin kolları ağrırken bende hiç sıkıntı olmadı. Yanımda iki set lastik vardı. Biri slick lastik (rubena) asfalt için, diğeri arazi (Tacikistan gibi yerlerde çok işime yaradı) lastiği. Shimano LX donanımla başladım tura. Çine kadar LX’lerle geldim Çin’de XT’ye geçtim. Yanınızda başka hangi eşyalar vardı?

Güneş enerji paneli, bilgisayar, GPS, uydu telefonu, çadır, uyku tulumu, su arıtma cihazı, ocak, tencere, tava, kışlık/yazlık ekipman, goretex bot, SPD ayakkabı ilk aklıma gelenler. Tabi buradaki ekipmanın tamamı sınır koşullarda sorun çıkarmadan çalışan ekipmanlar.

Birazda blogunuzdan bahsedelim?

Yolda yaşadığım hemen her şeyi eklemeye çalıştım. Şuan web sayfamı güncellemek için çabalıyoruz. Sanırım Mayıs ayı gibi yeni tasarım ve yeni özellikleriyle yayına girmiş olur. Artık 7 farklı dilde yayın yapmayı planlıyorum. Bir dil eğitim merkezi bana sponsor oldu. Yazdığım yazıları Rusça, Çince, Japonca, Korece, İspanyolca, İngilizce ve Türkçe. Bu listeye bir ihtimal Arapça da eklenebilir.

Tur boyunca başına gelen en ilginç, en iyi en kötü, en moral bozucu olaylar nelerdi?

Bisikletle ilgili yaşadığım en moral bozucu olay Türkmenistan da bir anlık dikkatsizlik sonucu çivili bir tahtanın üstünden geçmemve arka Rubena lastiğimi kaybetmem oldu. Lastiği kaybettikten sonra Çin’e kadar lastik konusunda çok büyük sıkıntı yaşadım. Sağlam bir arka lastik bulamadığım için sürekli lastikle ve jantla ilgili sabır gerektiren sorunları çözmeye uğraştım. Bunun dışında tutuklandım, dayak yedim, soyuldum, bıçak çektiler, silah çektiler ama tabi bunların yanında güzel şeylerde oluyor mesela aşık oluyorsun. Çok yeni kültürler görüyorsun.

Aşk mı? :)

Beni gerçekten heyecanlandıran bir kadınla tanıştım o da Çin’de oldu. Pekinde aynı otelde kalıyorduk. Onu ilk gördüğümde afallayıp düştüm işte bisiklet üstüme devrildi oradaki masa devrildi baya komik bir olay oldu. Tam da resepsiyonun önünde oldu her şey. Ona bakacağım derken oldu tabi her şey ama hemen bahane uydurdum “ya çok yoruldum” diye. İnsanlar tabi yorgunluğa verdiler olayı ama bu vesileyle ben o kızla tanıştım. Beş gün boyunca beraber gezdik. O da gezgin bende gezginim. Vakit çok güzel geçti. Pekindeki tarihi turistik yerleri beraber gezdik. Ayrılık zamanı geldiğinde tam dudağımla yanağım arasına bir öpücük kondurdu ve “Bu öpücüğün gerçeğini almak istiyorsan Arjantin’e gelmek zorundasın” dedi. Bu olayı bloguma yazdıktan sonra herkesten “ya Gürkan bırak bisikleti bilmemneyi git Arjantin’e manyak mısın” mesajları geldi. (Gülüşmeler)

Gürkan Genç
Gürkan Genç'in Bisikleti
Büyük boyut için tıkla!

Tüm Dünya’da o an bulunduğunuz ülkedeki yerel basın kuruluşlarında haberleriniz çokça yer aldı. Bunu nasıl sağladınız? Siz mi iletişime geçtiniz yoksa onlar mı sizi buldular?

Yok ben iletişime geçtim. Zaten İletişim fakültesi mezunu olduğum için basın kuruluşlarının ne istediklerini biliyorum. Bu yüzden fazla zorlanmadım. Bazen bana elçiliklerimizde yardımcı oldu.

Türkiyeden Japonya’ya kadar pek çok ülke gezdiniz. Aralarından sizi en çok etkileyen yerler neresiydi?

Özbekistanda Buhara ve Samarkand şehirleri beni en çok etkileyen yerler oldu. Birde Çin’de Şiyan. (Xian) Çin’in imparatorluk başkenti. Buhara çok enteresan bir şehir. Gezginlerin buluşma noktası. Sırt çantasıyla, motorsikletiyle, karavanıyla, jipiyle, kamyonuyla, bisikletiyle gelen gezginler orada buluşuyor. İpek yolunun en güzel kervansarayları hala Semerkand’da ve Buhara’da. Oralar adeta masal dünyası gibi. İnsanlar hala 1000 yıllık okullarda eğitim alıyorlar. Sokaklar, evler insanı çok farklı yerlere götürüyor. Birde tabi Türkçe ve Özbekçe birbirine çok benzediği için biraz daha rahat etme durumu var.

Gürkan Genç Özbekistan
Gürkan Genç Özbekistan'da Bir Çocukla
Büyük boyut için tıkla!

Şiyan dediniz. Terra Cotta Askerlerini ziyaret etmişsinizdir o zaman?

Tabi tabi Terra Cotta muazzam bir şey ama Çinlilerin işi Terra Cotta’yla bitmemiş. Çinliler muazzam yapılar yapmış. Loyang’da (Louyang) bir Budist tapınağına gittim. Terra Cotta kadar etkiledi beni. Öyle bir buda heykeli var ki boyutuna inanmak elde değil. Sonra gene Moğolistan’a geçmeden önce çölün ortasına binlerce taştan dinazor koymuşlar. Çölde giderken ufuk çizgisine kadar birebir boyutta T-Rex’ler Raptor’lar savaşıyor. Böyle alanlar var ve yeni yapılmış. Yaklaşık 20 yıllık bir tarihi var. Maalesef yağmur yüzünden fotoğraf çekemedim.

Sizi ajan sandıkları durumlar olmuştu. Onlardan da bahsedebilir misiniz?

İki defa oldu bu olay. İlki Türkmenistanda yanlışlıkla füze bataryalarının olduğu yerlerin fotoğraflarını çekmişim. Türkmenistanda bulunan KGB ajanları tarafından sorguya çekildim. İkincisi de Rusya’ya giremedim. Çünkü eski Sovyet ülkelerinin tamamını gezdiğim için beni ajan sandılar ve vize vermediler. Ayrıca moğolistan’ta vize uzatmama da izin vermediler. Yoksa Gobi çölünü ikinci kez geçecektim.

Hiç soyuldunuz mu?

Moğolistan’da soyuldum. Azerbaycan’da ve Tacikistan’da da beni soyma girişiminde bulundular.

Kendinizi nasıl savundunuz?

Birinde dayak yedim zaten. Tacikistan’da BM aracı denk geldi ve beni ve arkadaşlarımı kurtardı. Moğolistan da sadece soyuldum saldırı olmadı. Bir de Çin’de sarhoşlar saldırdı ama pedallayarak kolayca uzaklaştım.

İnsanlar mı yoksa hayvanlar mı daha büyük sıkıntı oluşturdu?

İnsanlar tur boyunca en büyük sıkıntıydı. Hayvanlar oldukça masum kaldı insanların yanında. Bu tür hayvan saldırıları için hemen kolayca ulaşabileceğim iki tane bıçağım vardı bagajımın üstünde. Yabancı kaynaklardan hangi hayvana karşı ne yapılır okuyup teorisini öğrendim. Bir köpek veya başka hayvan saldırırsa ve kaçamazsam kendimi savunmak için saldırmam gerekiyor. Karşımdaki köpek nasıl beni ısırmak için üstüme gidiyorsa bende onu korkutmak için değil saldırmak için üstüne gidiyorum. Çünkü orada gerçekten bir yaşam savaşı var. Ya o ya ben sağ kalacağım.

Hiç araç kullandınız mı?

Bir defa Azerbaycan’dan Türkmenistan’a geçerken Feribot kullanmak gerekiyor. Çin çok büyük bir ülke. Bir ucundan diğer ucu 5000km ve vize 3 ay olduğu için sıkıntı. Çin de 2000km tren kullandım. Ulanbatur’dan Seul’e uçakla geçtim. Güney Kore’nin tamamını pedalladıktan sonra da Busan’dan feribotla Japonya’ya geçtim. Yani 2 feribot 1 tren 1 uçak (5000km) kullandım. Araçlı kısımları da eklersek 17.000km yol yapmışım.

Röportaj için teşekkürler. Değinmeyi unuttuğum sizin ekleyeceğiniz bir şey var mı?

Ben teşekkür ederim. Çok kısa şunları ekleyeyim: Yola devam edeceğim. Benim isteğim, benden sonra birçok gencin sponsor bularak bu tür işlere girişmesi. Yolculuğum boyunca neredeyse her hafta bloguma yazı girişi yaptım. Videolar düzenledim. Ben kendim için yolculuk yaptığım gibi başkalarına da bir şeyler göstermeye çalıştım. Şimdi kitabımı bitirdikten sonra yeni tura çıkacağım.

Keyifli sohbet ve röportaj için Gürkan Genç'e tekrar teşekkür ederiz. Yeni yolcuğulunuzda başarılar. Yolunuz açık olsun.

 

!:2:!

Böyle bir tura çıkmak nereden aklınıza geldi?

Herkes öncelikle bunu soruyor. “Ya Gürkan nereden aklına geldi bu tur?” cevabı basit. Hiçbir sebe ...">

 
Yayın Sponsoru
  Patika

Çocuk ve Bisiklet Yolculuğu
Bu senede 1 Temmuz – 26 Ağustos tarihleri arasında Avrupa’da Almanya, Danimarka ve İsveç'i kapsayan son bisiklet turlarından yeni ... Devamı » » » 

Londra'da bisikletle 10 gün

Küresel dünyanın en önemli başkentlerinden birinde, Londra’da, 10 gün boyunca, oralı olmayan biri olarak hemen her yere bisikle ...
Devamı » » » 

Serkan Taşdelen ile Tur Bisikletçiliği

Türkiye de hızla gelişen tur bisikletçiliğinin ilk isimlerinden Serkan Taşdelen’le bisiklet üstünde uzun yol yapacaklar i ...
Devamı » » » 


Tem.12 Kapadokya Bisiklet Festivali 20...
Nis.12 Gurbet Emekçisinin Notları 2...
Şub.12 Gurbet Emekçisinin Notları 1...
Eyl.11 Bask Ülkesi ve La Vuelta
Nis.11 Türkiye'den Japonya'ya Bir Bisik...
Şub.11 Bisikletle İstanbul'dan Paris'e
Ara.09 Bayramda 3 Gün Yenice
Auğ.09 Küresel Isınmaya Karşı Gelibolu ...
Nis.09 Gümeli - Bölüklü - Karatepe Yayl...
Mar.09 Adapazarı'ndan Adapazarı'na
Eki.08 Bisikletle Manhattan Turu
Tem.08 Dağ Köyleri Üzerinden Yalova'dan...
Tem.08 Küresel Isınmaya Karşı Ege Kıyıl...
May.08 Abi Anadolufeneri'ne Gidelim...P...
Mar.08 Yaz Başında Yedigöller
Şub.08 Derinoba Bisiklet Gezisi
Eki.07 Artvin 1 Meydancık'dan Macahel'e
Eki.07 Artvin 2 Macahel'den Borçka'ya
Eyl.07 Kemalpaşa’dan Buca’y...
Auğ.07 Silifke’nin Cezeryesi Meşh...
Haz.07 Ormandan Gemlik-Yalova Geçişi
Nis.07 Altınoluk - Assos Turu
Patika Arşivi

 

  Bu yayın 12191 kez okundu.
  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır. Bu yazı yazarın sorumluluğundadır.
  Hukuki bir durumda MTBTR.com sorumlu tutulamaz.


 

 
  Yarış Dünyasından  |  Atölye  |  Panorama  |  Teknoloji - Donanım  |  Patika  |  Sağlık ve Antrenman  | 
  Biz Kimiz  |  İletişim ve Yardım  |  İnsan Kaynakları

Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları |  mtbtr.com™ 2001 - 2015