Anasayfa
 MTBTR'de Bugün 
 Fotoğraflar 
2014 Bisiklet Katalogu
   
 
 Kurallar   IK   Biz Kimiz   İletişim ve Yardım   Hoş Geldin, üye girişi yapın Üye Girişi
 
27 . Temmuz . 2017  
Canyon'un Derinliklerine Yolculuk
Bir Bisiklet Firmasının Kalbinden

Canyon'un Derinliklerine Yolculuk

Yazar: Halil Öztürk
18.9.2011

Geçtiğimiz haftalarda Almanya’nın Friedrichshafen kentinde yapılan EuroBike fuarında çoğunluğu Almanya menşeili bir çok üretici 2012’de ürün gamına katacağı yeni modellerini meraklılar ile paylaşmıştı. Bu firmalardan birisi de “direk ticaret” modeli ile 30’un üzerinde ülkeye tek bir merkezden satış yapan Canyon Bicycles’tı. Müşterileri ile birebir kontakt kurmaktan yana olan firma, fuarın hemen arkasından bir açık kapı günü düzenledi, biz de bu fırsatı kaçırmadık ve sizler için oraya gittik.

Merkezi Almanya’nın Koblenz kentinde bulunan firma, aynı zamanda İngiltere, Fransa gibi bir kaç Avrupa ülkesinde de yerel merkezler bulunduruyor. Ancak satılan tüm bisikletlerin dağıtıldığı, kullanıcılarına gönderildiği yer Koblenz. Bu merkez binada yönetim, pazarlama ve satış, müşteri hizmetleri ve call center, Ar-Ge ve test laboratuarının yanında montaj merkezi ile outlet olarak satılan bisikletlerin depolandığı bir de depo bulunuyor. Firma yetkililerinden öğrendiğimiz kadarıyla da yine aynı şehirde farklı lokasyonlarda 6500 metrekare alan üzerine kurulu farklı depoları da bulunuyormuş.

 Canyon Fabrika Binası
Canyon Fabrika Binası
Büyük boyut için tıkla!
 Canyon Mağaza
Canyon Mağaza
Büyük boyut için tıkla!

Turumuz başlamadan evvel firmanın satış ve pazarlama müdürü Daniel Bley ile tanışıyorum. Benden tur esnasında fotoğraf çekmememi, gerekirse eğer ikinci bir tur yaparak daha sakin bir ortamda fotoğraf çekmemin mümkün olacağını söylüyor ve ben de bu cömert teklifi kabul ediyorum.

Grup halinde ilk adım attığımız yer montaj alanı oluyor. İlk dikkatimi çeken de bir bisikletin montajı için gerekli olan her parçanın, kadro ve tekerlekler hariç bir şekilde özel bir vagonda beklediğini görüyorum. Öğrendiğimiz kadarıyla Canyon, montajı sistematik bir şekilde yapıyormuş ve farklı boy ve renk seçenekleri göz önünde bulundurulduğunda yaklaşık 1400 farklı ürünün banttan çıkıyormuş. Haftanın her günü sadece bir model banda giriyor ve sezon başlamadan her model en azından 2 defa üretim safhasından geçmiş oluyor. Firma yetkilisi D. Bley “Bugün Nerve XC modeli montajda, şimdi sipariş verirseniz yarın kapınızda teslim olur” diyerek grup içerisindeki herkesi güldürmeyi, aynı zamanda ne kadar iş odaklı olduğunu bizlere gösteriyor. Toplam satış miktarını sorduğumuzda soru yanıtsız kalıyor. Ancak yıllık cirolarının 50milyon Euro olduğunu ve en çok satılan modelin de Grand Canyon AL 6 olduğunu öğreniyoruz.

Montaj bantlarından birisi, diğerlerinden ayrılmış durumda. Burada prototip ve diğer show bisikletlerinin montajının yapıldığını söylüyor firma yetkilisi. Ve o sırada dikkatimizi bir bisiklet çekiyor. Philippe Gilbert’in time trail etabı koştuğu bisikleti. EuroBike için getirmişler. Fakat bu bisiklet normalde üretilen Canyon modellerinden farklılık gösteriyor. Sürücüsü tarafından onun isteklerine uygun olarak bisiklette bir çok ufak modifikasyon yapılmış, yeri değiştirilen fren kabloları ve fren sistemi bunun başında geliyor. Firma yetkilisi “Biz de bu şekilde öğreniyoruz, aldığımız en etkili geri bildirim yarışan ekipten gelen istekler doğrultusunda oluşanlar” diyor.

Canyon Montaj Alanı
Canyon Montaj Alanı
Büyük boyut için tıkla!
 Canyon Montaj Alanı
Canyon Montaj Alanı
Büyük boyut için tıkla!

İkinci olarak kapıları sıkı sıkı kilitlenmiş bir odaya yöneliyoruz ve minik bir uyarı geliyor; “İçerisi gürültülü!” Girdiğimiz oda Canyon’ın test laboratuarından başka bir yer değil. Burada kadrolar üzerinde farklı çeşitlerde dinamik ve statik testler yapılıyor. Ayrıca ultrasound cihazları ve mikro kameralar ile kalite kontrol de yine bu alanda gerçekleştiriliyor.

 Canyon Bisikletlerinin Test Alanı
Canyon Bisikletlerinin Test Alanı
Büyük boyut için tıkla!
  Canyon Bisikletlerinin Test Alanı
Canyon Bisikletlerinin Test Alanı
Büyük boyut için tıkla!
  Canyon Bisikletlerinin Test Alanı
Canyon Bisikletlerinin Test Alanı
Büyük boyut için tıkla!
  Canyon Bisikletlerinin Test Alanı
Canyon Bisikletlerinin Test Alanı
Büyük boyut için tıkla!
  Canyon Bisikletlerinin Test Alanı
Canyon Bisikletlerinin Test Alanı
Büyük boyut için tıkla!
  Canyon Bisikletlerinin Test Alanı
Canyon Bisikletlerinin Test Alanı
Büyük boyut için tıkla!
  Canyon Bisikletlerinin Test Alanı
Canyon Bisikletlerinin Test Alanı
Büyük boyut için tıkla!

Laboratuardan ayrılırken ilginç bir detay öğreniyoruz. Normalde her jant seti kullanıcısı tarafından bir müddet kullanıldıktan sonra tekrar akorda gider. Ancak Canyon’ın bir servis ağı olmadığı için, satın alan kişinin bisikletini tekrar Koblenz’e göndermesi mümkün değil. Bu nedenle montajı tamamlanan her bisiklet, kutulanmadan önce %100 sürülebilir hale getiriliyor ve bir kaç tur atılıyor. Daha sonra jant setleri tekrar akord ediliyor ve bisiklet kutulanıyor. D. Bley bu durumu şöyle açıklıyor; “Satın aldığınız her Canyon bisikletin lastiklerinde bir miktar toz vardır ve bu toz kalitenin göstergesidir.”

 Canyon Montaj Alanı
Canyon Montaj Alanı
Büyük boyut için tıkla!
Canyon Montaj Alanı
Canyon Montaj Alanı
Büyük boyut için tıkla!

Montaj bölümünden ayrılarak ikinci kata, idare ve yönetim katına çıkıyoruz. Oldukça rahat bir atmosferin yanı sıra duvarlarda asılı formalar dikkatimizi çekiyor. Bunlardan birisi de Philippe Gilbert’in yeşil forması.

Büyük boyut için tıkla!
Büyük boyut için tıkla!
Büyük boyut için tıkla!
Büyük boyut için tıkla!
Büyük boyut için tıkla!
Büyük boyut için tıkla!

İlerlediğimiz koridorun sonunda tekrar bir kapalı kapı ile karşılaşıyoruz. Fakat bu sefer kapı açılmıyor, burası Ar-Ge departmanı. Herkesin merakla beklemesi de bir sonuç getirmiyor. Fakat sayın Bley, gezinin ardından iki kişi attığımız turda, fotoğraf makinemi kapatmam ve çenemi de sıkı tutmam koşuluyla Ar-Ge departmanına beni sokuyor. Oldukça heyecanlıolduğumu söylememe sanırım gerek yok. Fazla detay vermeyeceğime söz verdim, fakat şunu söyleyebilirim, geniş bir salon, bir çok mühendis için ayrılmış ayrı ayrı masalar ve salonun tam ortasında tam donanımlı bir bisiklet atölyesi, atölyede de asılı bir prototip... :) Duvarlar ise dosyalanmış patentler ile kaplı.

Araştırma Geliştirme Bölümü
Araştırma Geliştirme Bölümü
Büyük boyut için tıkla!

Ardından uğradığımız oda, Canyon’ın kalbi, Call Center. Normalde hemen hemen bütün büyük firmalar çağrı merkezlerini başka bir profesyonel firma aracılığı ile kurarlar. Fakat Canyon bunu tercih etmemiş, sebebini sorduğumuzda can alıcı bir yanıt geliyor; “Çünkü Canyon tamamı bisiklet süren, tamamı bisikletten anlayan ve bu bunu yaşam tarzı edinmiş insanlardan oluşan bir firma. Karşınızdaki insanın memnuniyetsizliğini, sorusunu veya sorununu anlamanızın tek yolu, sizin de onunla aynı duyguları paylaşıyor olmanız. Biz herhangi bir online satıcı değiliz, biz müşterileri ile direk temas kuran bir firmayız.” İşte bu sebeple farklı ülkelerde de müşterileri ile birebir göreşebilecekleri merkezler kurmuşlar. Ancak buna rağmen satış hala tek bir elden, Koblenz’ten gerçekleştiriliyor.

Canyon CallCenter
Canyon CallCenter
Büyük boyut için tıkla!

Buradan çıkıp tekrar bir kat aşağıya, bu sefer showroom’a iniyoruz. Showroom’un diyaznı tamamiyle Canyon’ın felsefesini yansıtıyor; Pure Cycling. Etrafta bisikletten başka görebileceğini tek şey köşeye kurulmuş minik bir cafe. İlk girişte bizi geçen zaman içerisinde üretilen eski modeller ile geliştirilmiş ve üretime koyulmuş prototipler karşılıyor. Canyon’ın tarihçesinde aslında minik bir otomobil arka taşıyıcısı ile bu işe hobi olarak başlayan bir baba ve onun yarışlara katılan oğlunun hikayesini dinliyoruz. O taşıyıcı ise halen showroomda meraklıları için duruyor. Kendimi bir bisiklet mağazasından çok müzede hissediyorum desem sanırım yanılmış olmam.

 Canyon Mağaza Genel Görünüş
Canyon Mağaza Genel Görünüş
Büyük boyut için tıkla!
Büyük boyut için tıkla!

İlerleyen bölümlerde kesilmiş kadrolar ve karbon kadro kalıplarıyla karşılaşıyoruz. Bunlar firmanın kendi geliştirdiği veya kullandığı teknolojik yenilikleri kullanıcılara birebir gösteren örnekler. Bir de meraklısı için satın alınan bir Canyon bisikletin kutu içerisinde ne halde durduğunu gösteren bir demo karton görüyoruz.

Büyük boyut için tıkla!
 Kadro Kesiti
Kadro Kesiti
Büyük boyut için tıkla!
 Kadro Kesiti
Kadro Kesiti
Büyük boyut için tıkla!
Büyük boyut için tıkla!
 Canyon Bisikletlerinin Ambalajı
Canyon Bisikletlerinin Ambalajı
Büyük boyut için tıkla!
EuroBike’ın hemen ardından 2012 modeller ayrı bir odaya alınmış. 29er hardtail modeli görünce hemen soruyorum “FS bir 29er da görecek miyiz?”. D. Bley muzip bir gülümseme ile “Bilmem...” diyor ve bizi yalnız bırakıyor.

 Canyon Mağaza Genel Görünüş
Canyon Mağaza Genel Görünüş
Büyük boyut için tıkla!

Canyon aslında bir başarı hikayesi, firmanın ticaret hayatındaki geçmişi topu topu 26 yıl. Canyon ismi ise 1996’dan beri kullanılıyor ve şu anda Tour de France başarıları bulunuyor. 250’ye yakın çalışandan istisnasız tamamının bisiklete bindiği, otoparkında dirt jump parkuru bulunan bir firmanın başarılı olmaması için bir neden zaten yok. Diğer taraftan eğer ki yabancı diliniz varsa tavsiyem mutlaka canyon.com adresindeki firmanın tarihçesini okumanız. Bu hikayenin bir kısmını meraklıları için biz anlatalım.

2002 yılında ilk defa karbon kadro üretiyor Canyon, test sonuçları oldukça iyi çıkınca biraz da iyimser bir yaklaşımla üretime geçiyorlar. Fakat MountainBike dergisinin testi esnasında orta göbek kadronun geri kalanından ayrılıyor. “Başımıza gelen en talihli talihsizlikti” diyor D.Bley. Bu olayın ardından Roman Arnold, firmanın kurucusu şöyle bir laf ediyor; “Ich möchte den besten Rahmen der Welt bauen” Türkçesi; “Dünyanın en iyi kadrosunu üretmek istiyorum”. Bunun için Almanya’nın Kaiserslautern ilinde sadece karbon ve benzeri materyaller üzerine uzmanlaşmış bir enstitü bulup, onları karbon bisiklet üretimi için ikna etmek istiyor. Ancak dünya üzerinde karbon uçak ve uzay mekiği konusunda sözü geçen bu kurum, “Koblenz’li bisikletçiyi” pek ciddiye almıyor. R. Arnold bir proje hazırlayarak Almanya çapında bir arayışa geçiyor ve yolu Michael Kaiser ile çakışıyor. O sırada doktorasını yapmakta olan Kaiser, doktora tezini karbon kadro üretimi üzerine yazıyor ve sonuç kendisini 2005 yılında gösteriyor; Dünyanın en hafif karbon yol bisikleti; 3764 gr.

Kısacası bu turun sonunda kesinlikle kendimi mutlu hissediyorum. Tamamı bisikletten iyi anlayan, tamamı bu işe gönül vermiş ve aynı zamanda sürücü olan bir grup insanın bu kadar büyük bir motivasyonla böyle başarılı işler çıkartıyor olması kesinlikle hoşuma gidiyor. Umarım bu yazım da sizlerin hoşuna gitmiştir.

Bu, markalar hakkında yazmak istediğim yazı dizisinin ilk parçası. Umarım ilerleyen zamanlarda MTBTR takipçileri için çok daha fazla firmaya misafir olabilir, oradan da izlenimlerimi aktarmaya devam edebilirim.

 

 
Yayın Sponsoru
  Panorama

Aydın A. Güney & Pınar A. Avşar'la TUR Üzerine
Cumhurbaşkanlığı Bisiklet Turu sırasında yükün çoğunluğunu vitrinde fazla olmayan bir ekip çekiyor. Bu ekibin başında A’dan Z’y ... Devamı » » » 

Emin Müftüoğlu ile Günümüzü Değerlendirdik
Emin Müftüoğlu ile TUR sonunda bir araya geldik. Başarılı geçen bir organizasyondan sonra yorgun, çoklukla olduğu gibi vakti kı ...
Devamı » » » 

Bisiklet Yolları Algısında Yanlışlar

Samuel Beckett’in “Godot’yu Beklerken” piyesini seyredenler bilir: Estergon ve Vladimir, iki perde boyunca, Godot diye birini b ...
Devamı » » » 


Eki.14 İBB Emirgan Planları, Bisiklet v...
Haz.14 The Accidential Death of a Cycli...
Şub.14 The Armstrong Lie
Ara.13 Londra ve İstanbul'da Bisikletin...
Eyl.13 Süslü Kadınlar da Bisiklete Bine...
Eyl.13 Emin Müftüoğlu'yla Kısa Kısa
Auğ.13 Katlanır Bisiklete Giriş
Haz.13 Bisikletle işe gitmenin püf nokt...
Nis.13 Yaz Yaklaşırken 3 Büyük Şehirde ...
Mar.13 Dünyanın En Pahalı Bisikletleri
Eki.12 Velodromda Bir Gün
Tem.12 Dünden Bugüne Bisiklet...
Tem.12 Fransa Turu Tarihinden Hikayeler
May.12 Ruanda Bisiklet Takımı
May.12 İngiltere'de Bisiklet Ulaşımı Po...
Oca.12 Londra'dan Bisiklet Esintileri
Ara.11 Kış Yarışları Öncesi Temel İpuçl...
Eki.11 10 Tanınmış Sima’ya Sorduk
Eyl.11 Pedalla Enerji Üretttik
Eyl.11 Canyon'un Derinliklerine Yolculu...
Nis.11 Araba mı Daha Hesaplı Bisiklet m...
Şub.11 Pedal Alternatif Enerji Çözümü O...
Panorama Arşivi

 

  Bu yayın 7851 kez okundu.
  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır. Bu yazı yazarın sorumluluğundadır.
  Hukuki bir durumda MTBTR.com sorumlu tutulamaz.


 

 
  Yarış Dünyasından  |  Atölye  |  Panorama  |  Teknoloji - Donanım  |  Patika  |  Sağlık ve Antrenman  | 
  Biz Kimiz  |  İletişim ve Yardım  |  İnsan Kaynakları

Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları |  mtbtr.com™ 2001 - 2015