Anasayfa
 MTBTR'de Bugün 
 Fotoğraflar 
2014 Bisiklet Katalogu
   
 
 Kurallar   IK   Biz Kimiz   İletişim ve Yardım   Hoş Geldin, üye girişi yapın Üye Girişi
 
22 . Haziran . 2017  
Fransa Turu Tarihinden Hikayeler
32 Kisim Tekmili Birden...

Fransa Turu Tarihinden Hikayeler

Derleyen: Cüneyt Kazokoğlu
2.7.2012

Bu yıl Fransa Turu ile ilgili ilgi çekici hikayeler anlatacağımızı söylemiştik. Tur boyunca burada sizlere Fransa Turu'nu Fransa Turu yapan olaylardan ve insanlardan bahsedeceğiz. Lafı fazla uzatmadan, buyrun beraber uzun bir geziye.

19.yy’ın Sonunda Fransa’da Bisiklet

19.yy'ın sonuna gelirken Fransa'da bisiklet nispeten yeni bir spor olmasına rağmen oldukça önemli bir yer tutmaktaydı. 1868 yılındaki ilk uzun yol bisiklet yarışı Paris-Rouen arasındaki 120km'lik yarıştan sonra 1891'de, bugünkülerde mukayese edilebilecek ilk yarış da koşuldu: Paris-Brest-Paris. Yarışın organizatörü , Pierre Giffard adında, kendi de bisikletçi olan biriydi. Daha da önemlisi, Giffard, Fransa'da bisiklet sporunun resmi yayın organı sayılabilecek Le Vélo dergisinin de sahibiydi.

Giffard
Giffard
Büyük boyut için tıkla!

1891'deki Paris-Brest-Paris yarışında çıkış alan 206 bisikletçiden Charles Terront birinci oldu, onun arkasından 99 kişi yarışı bitirebildi. Fakat daha da önemlisi, bu yarışın o güne kadar "mümkün değil" denen bir şeyin, uzun mesafeli bisiklet yarışının gayet de mümkün olduğunu ispat etmesi oldu.

Paris-Brest-Paris, 1200 km ile bu yeni spordaki en uzun yarıştı ama tek yarış değildi. Örneğin 600km'lik Bordeaux-Paris yarışı, onun yanında yeni yeni inşa edilmeye başlanan velodromlardaki 24 saat yarışları bu sporun geleceğini sağlam temellere oturtan etkinlikler oldular.

Yüzbaşı Dreyfus Olayı’nın Rolü

Biz gene Giffard‘a dönelim. Bugün bildiğimiz Fransa Turu'nun kuruluşuna giden ve aynı zamanda Giffard'ın kariyerinde de bir kırılma noktası, o zamanın Fransa'sını ciddi ölçüde silkeleyen "Yüzbaşı Dreyfus Olayı" oldu. Uzun uzun anlatmaya gerek yok, askeri sırları Almanlar'a verdiği iddiası ile tutuklanan ve aynı zamanda Yahudi olması nedeniyle de fazlasıyla bir anti-semitizme maruz kalan Dreyfus, 1895'te tutuklandı ve Fransa'dan sürüldü. Dreyfus'un masumiyetine inanan sanatçılar ve entellektüellerin başlattığı bir kampanya ile ( Emile Zola meşhur „J’accuse!“ yazısını o zaman kaleme aldı.) asıl hainin Dreyfus değil de binbaşı Ferdinand Esterhazy adında biri olduğu ortaya çıktı, 1899'da Dreyfus'a itibarı iade edildi. Lâkin bütün bunlar olurken Fransa resmen Dreyfus taraftarları ve Dreyfus karşıtları arasında ikiye bölündü.

Dreyfus
Dreyfus
Büyük boyut için tıkla!

Giffard ile olayin alakasi ne? Le Vélo dergisinin finansörlerinden Dion kontu Yahudi düşmanı biriydi. Giffard ise Dreyfus kampında yer aldığı için zamanın itibarı yüksek yayın organlarından "Le Petit Journal" de Dion Kontu'nu eleştiren bir yazı yayınladı. Sonuçları tahmin etmek için müneccim olmaya gerek yok. Türk basınında da fazlaca gördüğümüz bir olay oldu ve Dion parasını çekerek lastikçi Eduard Michelin gibi arkadaşlarını da yanına alarak kendi dergisi „L‘Auto-Vélo“yu kurdu. Haliyle amaç Giffard'ın okuyucu kitlesini ele geçirmek olduğu için de bisikletten anlayan birisine ihtiyaç vardı. İşte bu ortamda Dion ve Michelin'in teklif götürdüğü isim 35 yaşındaki eski bir bisiklet yarışçısı olan ve Paris'teki en büyük velodromu işleten Henri Desgrange oldu.

Comte de Dion
Comte de Dion
Büyük boyut için tıkla!

Fransa Turu Doğuyor

L‘Auto-Vélo kurulduğunda bisiklet oldukça revaçta olan bir spordu Fransa'da. Bisikletlerin o zaman taşıt olarak kayıt altına alınması gerektiği için bunu biliyoruz, kayıt altında 1 milyon bisiklet vardı, fakat kayıt altında olmayan ve taşrada bilinen bir o kadar daha bisiklet olduğu tahmin ediliyor.

Bu iki magazin arasındaki kavga o raddeye geldi ki, isim hakkı yüzünden mahkemelik oldular. Desgrange bir mağlubiyet alarak dergisinin isminden „Vélo“ kısmını çıkarmak zorunda kaldı, geriye haliyle bisikletten ziyade arabayı çağrıştıran „L‘Auto“ kaldı. Giffard'ı sollama hayalleri suya düşmüş gibi dururken Desgrange'ın Le Vélo’dan ayarttığı bir eski bisikletçi, yeni muhabir, Geo Lefèvre’in aklına şahâne bir fikir geldi: uzun yol yarışları en çok ilgi çeken yarışlar olduğuna göre tarihin en uzun bisiklet yarışını düzenlemek, üstelik rotayı Fransa'nın beşgen formunu takip edecek ve Paris'ten başlayıp Paris'te bitecek şekilde çizmek! "Tour de France" terimi de o zamanlar zanaatkârlar tarafından kullanılan ve çırakların şehirden şehire gezerek her şehirde ustalardan mahâretlerini öğrendikleri, 4-5 yıl süren bir etkinliğin ismiydi.

Henri Desgranges
Henri Desgranges
Büyük boyut için tıkla!

Lèfevre
Lèfevre
Büyük boyut için tıkla!

Ocak 1903’te Desgrange en sonunda karar verdi ve L’Auto dergisinde duyuru yapıldı:

"Bütün dünyadaki en büyük bisiklet yarışını düzenlemeyi planlıyoruz. 1 aydan fazla sürecek bir yarış: Paris'ten Lyon'a, oradan Marseille'e, Toulouse, Bordeaux, Nantes ve tekrar Paris"

Yarış öncelikle Mayıs sonundan 5 Temmuz'a kadar 5 hafta sürecek şekilde hesaplanmıştı, fakat Desgrange yarışın daha fazla sansasyon uyandırması için süreyi üç haftaya indirmeyi uygun gördü. Ayrıca akıllı bir pazarlama hamlesi ile Tur'un başlangıç tarihini Fransızlar'ın iki haftalık yıllık tatillerinin başlangıcına alarak insanların Fransa Turu'nu "yazın gelmesi ve tatil" ile özdeşleştirmelerini sağladı.

İlk Fransa Turu 2428km uzunluğundaydı ve en kısası 268km, en uzunu ise 471km'lik 6 etaptan oluşuyordu. Etaplar böyle olduğu için her etap arasında da 2-4 gün mola koyulmuştu haliyle. Bu uzun molaların bir getirisi de arkadan gelen yavaş bisikletçilerin etabı bitirmesine olanak tanımaktı.

İlk Tur ve Maurice Garin Adında bir Baca Temizleyicisi

1903 yılındaki tarihin ilk Fransa Turu'na 78 bisikletçi kayıt yaptırdı, kayıt yaptıranlardan da sadece 60 tanesi Rue Jean-Jaurès'deki kafeye gelip çıkış aldılar. Tur'un favorileri Alman Joseph Fischer ile iki Fransızdı: Hippolyte Aucouturier ve Maurice Garin, ki Garin o dönemin en iyi bisikletçisi sayıldığı için çıkış numarası olarak "1" numarayı haketmişti.

1903 TdF start veriliyor
1903 TdF start veriliyor
Büyük boyut için tıkla!

1.60m boyunda ve 60 kiloluk nispeten minyon bir adam olan Garin İtalyan Alpler'inin Fransızca konuşulan, Fransa sınırına yakın bir vadisinde doğuyor, rivayete göre babası bir tekerlek peynir karşılığında oğlunu elden çıkarıyor ( ki bu o dönemin Fransa'sında çok da sıradışı bir olay değil) Rivayet bir tarafa, Maurice'in 9 kardeşin en büyüğü olduğunu biliyoruz. Alperden gelen oğlan çocuklarının yüksek yerlere tırmanmakta maharetli olmaları nedeniyle büyük şehirlerde baca temizleyicisi olarak çalışmaları kuralı Maurice için de geçerli oluyor, 15 yaşında bir süreliğine baca temizledikten sonra Maurice bisiklete merak sarıyor. 21 yaşında başladığı bisiklet kariyerinde ilk başta 24 saat yarışlarında ismini duyuruyor 1897 yılında Paris-Roubaix yarışını kazanıyor, 1901'de de o dönemin en uzun bisiklet yarışı olan Paris-Brest-Paris yarışını .

Dolayısıyla Fransa Turu da tam Garin için biçilmiş kaftan bir yarıştı. 467km uzunluğundaki Paris'ten Lyon'a birinci etabı 17 saat 45 dakika 13 saniyede kazanan Garin ile en son bisikletçi Eugene Brange arasında 21 saatten fazla fark vardı. Ama Garin'in birinci Fransa Turu'ndaki en büyük şansı, en yakın rakibi Hippolyte Aucouturier'nin mide krampları nedeniyle birinci etap sonrasında yarışı bırakması oldu. Desgrange'ın ikinci etaba da katılmasına isin verdiği Aucouturier o haliyle yüksek motivasyon örneği gösterip ( amiyane tabirle gaza gelip ) sıralama dışı yarıştığı ikinci etabı kazandı. Garin genel sıralamada birinci kalmaya devam ederken ilk etapta Garin'den 21 saat fark yiyen Brange ise etabı üçüncü bitirdi! Anlayın ne derece "deli" bir yarış olduğunu!

Maurice Garin
Maurice Garin
Büyük boyut için tıkla!

Hippolyte Aucouturier
Hippolyte Aucouturier
Büyük boyut için tıkla!

Lafı uzatmayalım. Garin ilk Fransa Turu'nda iki etap daha kazandı ve yarışı birinci olarak bitirerek 6000 Frank ödülü de kaptı. Bu para Garin'in daha önceki baca temizleyiciliğinde 9-1 yılda kazanabileceği bir miktardı. Dolayısıyla ilk Tur birinciliği ile Garin'in o zamanın Fransa'sında da ciddi olarak zengin biri haline geldiğini söyleyebiliriz.

1903 TdF
1903 TdF
Büyük boyut için tıkla!

İlk Fransa Turu'nun L’Auto dergisine de ciddi bir faydası oldu. Derginin tirajı tur esnasında 20bin'den 65bin'e çıktı. Tur Paris'te biterken 20 bin seyirci toplanmış, yarışı bitiren 21 bisikletçiye tezahurat yapıyordu. En son etabı Garin 18 saatte bitirdi fakat seyircilerin çoğu ondan 12,5 saat geriden gelen Pierre Desvages'i da beklediler. Tur'un başarısı o derece iyiydi ki, sadece gazetesinin tirajını artırmak için bu işe girişen Desgrange hemen 1904 yılında ikinci bir tur düzenlemek için hazırlıklara koyuldu.

1904 yilinda…

İlk tur o zamanın şartlarına göre ne kadar medyatik de olsa haliyle ilk olması nedeniyle bilhassa büyük şehirler dışında pek çok yerde çok yankı uyandırmamıştı. Fakat bitmesinden sonra, hele de ikinci tur hazırlıkları sürerken Tur için plan yapanlar sadece organizatörler ve sporcular değildi, aynı zamanda Fransa'nın taşrasında pek çok kişi kendi köy ve kasabalarından çıkan bisikletçileri desteklemenin yollarını arıyorlardı.

…herkes kendi bisikletcisinin kazanmasını istiyor

Birinci turda bisikletçilere yönelik bir tecavüz yokken 1904'teki ikinci turda daha henüz Paris'ten çıkılmıştı ki ilk grup bisikletçi ıssız bir yoldan geçtiler, arkalarından gelen Aucouturier ise yerlere saçılmış teneke çivilerin içine daldı ve lastik patlattı. Lastiğini değiştirip tekrar yarışa devam etmek isterken bir kere daha çivilerin arasına girip gene patlattı.

Etabın ilerleyen bölümlerinde, Lyon'a yaklaşılırken Garin ve Lucien Pothier bayağı bir farkla önde gidiyorlardı, birden yöreli bir grup arabalarını üstlerine sürerek ezmeye çalıştılar.

Ertesi etapta bisikletçiler Col de la Republique'e tırmanmışlardı, St. Etienne'li bir bisikletçi, Antoine Faure 10. sıradaydı. Hemşerileri onun önündeki herkesin yavaşlaması gerektiğine karar verip ağaç sopalarla bisikletçilere saldırdılar. Garin kılpayı kurtuldu, arkasından gelen İtalyan Giovanni Gerbi tam sopa yemeye başlamıştı ki onları takip eden organizatör arabasından Desgrange tabancası ile havaya ateş ederek eli sopalı güruhu kaçırdı. Garin geçmişti gerçi, fakat Gerbi'nin eli kırıldı, yarışı bırakmak zorunda kaldı.

Ilk Hileler ve Tur’un En Genc Birincisi

1904 turu aynı zamanda ilk hilelere de sahne oldu. Garin tur organizatörlerini popülerliğini kullanarak tehdit etmiş ve resmi beslenme sahaları dışında da yemek alıyordu. Ayrıca başka bisikletçilerin arabalara bindikleri, hatta kısmen trenle seyahat ettiklere dair dedikodular dolaşıyordu. Organizatörler bayağı araştırmalardan sonra ciddi kanıtlar topladılar. O derece ki Paris'e gelindiğinde ilk 4 sırayı (Garin, Pothier, Garin’in kardeşi ve Aucouturier) diskalifiye etmeye yetecek kadar delil vardı ellerinde. Fakat ortalığı fazla veveylaya vermemek için diskalifiyeleri ancak Aralık ayınca resmen ilan edebildiler. Bu diskalifiyeler sayesinde Henri Cornet 20 yaşında Tur'un birincisi ilan edildi, ki Cornet bugüne kadar Fransa Turu'nu kazanan en genç bisikletçi ünvanını elinde tutuyor.

Henri Cornet
Henri Cornet
Büyük boyut için tıkla!

Garin yıllar sonra yaptıklarını itiraf da etti: "Elbette trene bindim, herkes biniyordu. Gençtim, Tur o zamanlar çok farklıydı, bu tarz şeyler şimdiki kadar önemli değildi." Hile yapan bisikletçiler Tur'dan iki yıllığına men edildiler. Desgrange hemen L'Auto dergisinde son derece duygusal, tabiri caizse vıcık vıcık bir yazı kaleme alarak bisiklet taraftarlarının duygularını sömürmekten geri durmadı: "Tur herhalde bitti, kendi başarısının kurbanı oldu, bir daha düzenleneceğini sanmıyorum." Tabii bu sadece laftaydı, o esnada Desgrange ve ekibi yeni bir Tur hazırlıklarına çoktan başlamışlardı.

1905 Turu’na Hazırlanırken

Desgrange 1904 yılında yaşadıklarından doğru dersler çıkardı. Tur'un rotasını uzattı, fakat etapları kısalttı ve sayılarını artırdı. Çıkış ve bitiş noktalarını şehir dışlarına aldı, ayrıca zamanın yanında genel sıralamayı da puanlı hale getirdi. Daha kısa olan etapların polis ve organizatörler tarafından kontrolünün de daha kolay olacağını uman Desgrange tam olarak da haklı çıktı sayılmaz: organizatörler 1905 yılında Tur rotasında toplam 125 kilo çivi topladılar.

Ilk Dag Etabi ve Pottier’nin Acikli Sonu

Alphonse Steines… Tur meraklilarinin kesinlikle unutmamalari gereken bir isim bu! Fransa Turu’na daglari dahil etmek Steines’in fikriydi. Fikrini ilk defa Desgrange ile paylastiginda Tur’un kurucusu biraz cekimser yaklasti, cunku bisikletcilerin o zamanlar bir keci patikasindan farksiz dag yollarindan gecebilecegine ihtimal vermiyordu. Steines fikrini alistira alistira soyledi, Desgrange’in da aklina yatmasi ile 1905 Fransa Turu’nun ikinci etabina Ballon d’Alsace dahil edildi. Ballon d’Alsace bugun bakildiginda 1250m ile bir tepe sayilsa da o zamanlar icin cok onemli bir adim oldu.

 Steines
Steines
Büyük boyut için tıkla!

Desgrange’in butun cekimserligine ragmen Rene Pottier Fransa Turu’nda bir dag etabi kazanan ilk isim oldu. Dahasi da var, Pottier Ballon d’Alsace’i bisikletten inmeden asmakla kalmadi, Desgrange’in resmi arabasini da sollamayi basardi. Gerci bu basarisi bir sonraki etapta bitap dusup yarisi birakmasina neden oldu, ama olsun.

 Pottier
Pottier
Büyük boyut için tıkla!

1905 turunda iki dag daha gecildi: Col de Laffrey ve Col de Bayard, Grenoble-Toulon etabinda. Bu iki tepe seyircinin cok ilgisini cekti, cunku herkes bisikletcileri at arabalari ile karsilastirmak istiyordu. Alti at ile cekilen bir araba 103km’lik tirmanis ve inisi 12 saatte giderken, Julien Maitron ve Hippolyte Aucouturier sadece 4 saatte bu kismi gectiler, sonrasinda da 245km daha pedal cevirdiler. Aucouturier Toulon’a ilk varan oldu ve etabi kazandi.

Maitron
Maitron
Büyük boyut için tıkla!

Pottier’ye gelince. 1905 yilinda belki turu birakti ama bir sonraki yil, 1906’da Fransa Turu’nu birinci bitirdi. Fransizlarin ”grimpeur” dedikleri turden, gercek bir tirmanici olan Pottier o yil daglik etaplarda o kadar cok fark acti ki, duz etaplarda cok zorlanmadi. Tur boyunca yuzunden dusen bin parca olan Pottier’nin derdi sonradan ogrenildi: kendisi turda yarisirken karisinin kendisini aldattigini ogrenen bisikletci, 1907 yilinda sponsoru Peugeot’nun garajinda bisikletinin askisina kendini asti. Ballon d’Alsace’da Pottier anisina hala bir anit bulunuyor. Ayrica Tur 2005 yilinda ilk dag etabinin 100. yili anisina buradan gecti.

Tur’un Kural Kitabi

Tur uc yildan beri duzenleniyordu, ama kontrol edilmesi de giderek guclesiyordu. Desgrange’in sayili sayida elemani vardi, onlar da birbirinden saatlerce kopan bisikletcileri takip edemiyorlardi. Desgrange cozumu bir yonetmelik hazirlamakta buldu, 1907 yilinda da Fransa Turu’nun kaderi bu yonetmelik tarafindan belirlendi.

O yil turun yarisina gelindiginde Emile Georget yedi etabin besini kazanmisti. Lakin 9. etapta kotu bir sekilde dustu, bisikleti hasar gordu, Georget de bisikletini takim arkadasi ile degisti. Bu sayede etabi bitirdi, fakat bu degistokusu yaris komiserlerinin gozu onunde yapti. Kurallara gore her bisikletci etaba basladigi bisikletle etabi bitirecek, bisiklet hasar gorurse kendi tamir edecek, tamir edilemeyecek halde olan parcalari degistirebilecek, fakat bozuk parcalari kanit olarak bitise kadar tasiyacakti.

Georget
Georget
Büyük boyut için tıkla!

Haliyle Georget’nin yaptigi kurallara aykiriydi. Cok populer bir bisikletci oldugundan Desgrange onu turdan diskalifiye etmedi, fakat puanlarini silerek siralamada birincilikten ucunculuge dusmesini sagladi. Bu sayede Lucien Petit-Breton birincilige yukseldi ve 1907 yilinda Fransa Turu’nu kazanan isim oldu.

Petit-Breton, ki bisiklete binmesini istemeyen babasindan gizlenmek icin asil ismi olan Lucien Mazan’i degistirmisti, takim sponsoru Peugeot’nun da destegi ile 1908 yilinda da turu kazandi.

Petit-Breton
Petit-Breton
Büyük boyut için tıkla!

Ilk Takimlar

Fransa Turu’nun buyuyen popularitesi Peugeot gibi takimlari da cekiyordu, ancak bu Desgrange’in Fransa Turu felsefesine aykiri bir olguydu. Desgrange’a soracak olursaniz beher bisikletci, bir basina turu bastan sona kimseden destek almadan bitirmeliydi. Idealindeki bisikletci tipi ”isoles” tabir edilen, yalniz kurtlardi denebilir.

Lakin o yillarda Fransa Turu bisiklet alemindeki en buyuk yaris haline gelmisti bile. Pelotonda ana kitle Fransiz olsa da Isvicreliler, Italyanlar, Almanlar ve Belcikalilar da yarisa katiliyorlardi. 1909 yilinda 256 kisilik bir katilim listesi olustu. Bu 256 kisinin 154’u “isoles” idi, toplam 12 tane takim vardi, takimlar altisar kisiden, iki kisilik ufak takimlara kadar degisiyorlardi.

Ilk Belcikali ve En Agir Tur Birincisi

Iste boyle bir ortamda Cyrile Van Hauwert Fransa Turu tarihinin ilk etap kazanan Belcikali oldu. Van Hauwert Flaman bolgesinden cikan uzun bir bisikletci geleneginin oncusu oldu. Sirtinda bugunku sirt cantalarinin atasi, sehirden sehire bisikletleri ile gezip ciftliklerde is arayanlarin geleneginden gelen Van Hauwert’in babasi bir tuglaciydi, kendisi de bir ciftlikte buldugu eski bir bisikletle bu ise girmisti.

Van Hauwert
Van Hauwert
Büyük boyut için tıkla!

Flamanlar daha sonra Fransiz Turu’nda ve genel olarak bisiklet sporunda ayri bir ekol oldular. Fransa Turu’nda asirlik geleneklerinin bilinciyle kendilerine Flaman Aslanlari dedirttiler, ki Flaman bolgesinin yoresel bayragindaki kirmizi dilli ve penceli siyah aslana bir gondermedir bu. Belcika’da halen bu bayragin Flaman bolgesinin bagimsizligini kazanmasi ile milli bayrak olacagini uman genis bir kitle oldugunu belirtelim.

Neyse, Van Hauwert 1909 yilinda turu kazanamadi. Onun yerine, Fransa Turu’nun gordugu en agir bisikletcilerden biri, Francois Faber birinci oldu. Faber 92 kilo agirligindaydi, basarisi da acikcasi son derece guclu olmasindan kaynaklaniyordu. Fakat bugunun inisli cikisli Fransa Turu’nda Faber agirliginda birinin hic sansi olmadigini soylemeye luzum yok herhalde.

Faber
Faber
Büyük boyut için tıkla!

Faber’in (ve genel olarak onun kalibindakilerin) bir avantaji da kotu hava sartlarindan etkilenmemesiydi. 1909 yilinda yaz berbat geciyordu, etaplarin cogu soguk ve yagisli bir ortamda yarisiliyordu. Faber bu durumdan etkilenmeyen az sayida bisikletcidendi. Ikinciden altinciya kadar butun etaplari kazandi, sonra da 10. etabi birinci bitirerek yarisi aldi. Faber’in 1908 yilinda Paris-Roubaix yarisinda Cyrille Van Hauwert ve Georges Lorgeou’nun ardindan ucuncu oldugunu da belirtelim.

Lakin, 1909 yili Faber gibiler icin basa guresebilecekleri son yildi. Cunku sonraki yillarda Fransa Turu’nun profilinde giderek daha fazla dag girmeye basladi. Bu sefer 1250m’lik Ballon d’Alsace gibi ufak tepeler degil, ciddi, daglar, karli tepeler geliyordu… Pireneler, ve onlarin kralicesi, Col du Tourmalet…

Pireneler Tur’a Nasil Girdiler?

Fransa Turu’na daglari sokan Steines elbette aklinda turun rotasini Pireneler’den ve bu silsilenin yuksek zirveleri Tourmalet, Aspin, Peyresourde’dan gecirmek vardi. Lakin Desgrange’in muhalefeti de devam ediyordu, cunku Ballon d’Alsace gibi tepe bir kenara, bu defa ciddi daglardan bahsediyordu Steines.

Muhalefet eden tabii ki sadece Desgrange degildi. Bundan tam 100 yil oncesinde tabir caizse “Allah’in unuttugu” daglardan bahsediyoruz. Yani sadece dik olmalarinin disinda herhangi bir sekidle bugun “yol” diye tasvir edebilecegimiz bir seyin olmamasi durumu soz konusu. O yorelerde oturanlar o zirvelerden pedalla gecmenin kesinlikle imkansiz oldugunu soyluyorlardi. Tabii ki bir de isin diger yani var: Desgrange neresinden bakarsaniz bakin, bir yayinciydi ve bu haliyle L’Auto’nun tirajini arttiracak boyle bir girisim hosuna da gitmiyor degildi. En sonunda Steines’i Pireneler’e gonderip yollari tetkik etmesini istedi.

Yollarin tetkikini araba ile yapiyor olmasina ragmen Steines icin bile bu ciddi bir macera oldu. Araba ile Paris’ten Pau’ya gelen Steines’a Col du Tourmalet’nin eteginde Blanchet adinda “karayollari bolge sorumlusu” diyebilecegimiz kisiyle gorusmeye koyuldu. Blanchet ve koyluler ona daglarin yaz aylarinda kismen araba ile gecilebilecegini, ama 250 bisikletcinin burayi gecmesinin imkansiz oldugunu soylediler. Steines herseyden once yollarin durumunun iyilestirilmesi gerektigini vurguladi ve bunun kaca patlayacagini sordu. Blanchet 5 bin franka halledecegini soyledi, Desgrange’i arayan Steines 3 bin frank onerdi, Blanchet de teklifi kabul etti. Yollar Temmuz ayi geldiginde duzeltilmis olacaklardi.

Col du Tourmalet
Col du Tourmalet
Büyük boyut için tıkla!

Bu olayi halleden Steines daglari incelemek icin yola koyuldu. Su anda Mayis ayindayiz. Ste Marie de Campan’da, Col du Tourmalet’nin ayaginda koyluler dagi gecemeyecegini, bir ay sonra gelmesi gerektigini soylediler. Fakat bir koylu rehberlige soyundu, Steines’in arabasiyla tirmanmaya basladilar. Lakin 6km sonra kara saplanmislardi bile. Saat aksam 6’ya yaklasiyor, hava karariyordu, ayrica koyluler daglarda ayilar oldugundan bahsetmislerdi. Steines bu sirada bir cobani yakaladi ve kendisini zirveye yurutmesi icin para verdi. Zirvede coban dumduz asagi inmesi gerektigini, Bastan suyunun sesini duyunca muhtemelen Barreges yakinlarinda olacagini soyledi. Steines’in inisi tabii kolay olmadi. Arada ufak bir ciga yol acti, kar altinda kaldi, oradan saatler sonra “catlak bir Parisli’nin dagda gezindigini” haber alan ve kendisini aramaya cikan koyluler tarafindan cikarilarak donmaktan kurtuldu.

Ancak ertesi sabah Desgrange’a gelen bir telgrafta sunlar yaziyordu: “Tourmalet’yi gecmek dert degil –Stop- Yollar iyi durumda –Stop- Bisikletcilere sorun olmaz –Stop- Imza: Steines –Stop-“. Desgrange hic vakit kaybetmedi ve L’Auto’nun bir sonraki sayisinda 1910 Fransa Turu’nun Col de Peyresourde, Col d’Aspin, Col du Tourmalet ve Col d’Aubisque’den gececegini yazdi. Haliyle buyuk sansasyon…

Supurge Arabasi ve Ilk Tourmalet Birincisi

Desgrange dag etaplari icin o yil bir de ”voiture balai”, yani bir “supurge arabasi” yaratti. Araba yoldaki son arac olacak ve son bisikletcinin arkasindan gelecek, ya da yolda kalmis bisikletcileri toplayacakti.

1910 yilinda 9. etap bisikletcileri Pireneler’e getirdi, 10. etap gercekten buyuk daglara giris etabi oldu. Etaptan once Steines bisikletcilere bir sunum yapti, riske girmemelerini ogutledi. Etap 326km uzunlugunda, Luchon’dan Bayonne’a kadardi. Son bisikletcilerin de etabi bitirebilmeleri icin saat sabahin 03:30’unda cikis verildi. Favoriler Gustave Garrigou ve Octave Lapize bastan farki actilar, Garrigou Tourmalet’den bisikletten bir defa inmeden birinci gecerek 100 frank ozel odulu de kazandi.

Lapizer 1910
Lapizer 1910'da Tourmalet'de
Büyük boyut için tıkla!

Octave Lapize 1910
Octave Lapize 1910
Büyük boyut için tıkla!

1911 Fransa Turu, Alpler, Col de Galibier

1910 Fransa Turu’nda dag etaplarinin kazasiz belasiz atlatilmasi Steines’in cesaretini de arttirmisti. 1911 turunun parkurunu cizerken bu sefer Alp silsilesinden de zirveleri dahil etmek istedi: Col de Telegraphe ve Col de Galibier.

1911 turu ayni zamanda klasik bir rekabete de sahit oldu: bir tarafta Fransizlar’in rouleur dedikleri cinsten, guclu kuvvetli Francois Faber, diger tarafta grimpeur tabir edilen, hafif siklet tirmanici Gustave Garrigou.

Garrigou Galibier
Garrigou Galibier'de
Büyük boyut için tıkla!

Galibier, ayni Tourmalet gibi Fransa Turu’nun karakteristik, efsanevi zirvelerinden. 1911 yilinda bruada favori Garrigou idi. Etabi gerci Emile Georget kazandi, fakat Garrigou Galibier’de, bisikletcilerin agladigi rivayet edilen cikislarda bisikletinden inmeyen tek bisikletci oldu.

Tur’da Olum Tehditleri ve Tebdil-i Kiyafet Bir Birinci

Pireneler’e yaklasirken en yakin rakibi Paul Duboc idi. Duboc gectigimiz gun 99. Fransa Turu’nun 4. etabinin bittigi Rouen kasabasindandi. Yalniz Pireneler’de kotu bir sey oldu: Tourmalet’ye tirmanilirken Duboc birden yere yigildi. Anlasilan bir seyircinin uzattigi zehirli bir siviyi icmisti.

Duboc’nun taraftarlari aninda Garrigou’yu sucladilar, haliyle bu durumdan en kazancli cikan oydu. O kadar ki Rouen’den olum tehditleri gelmeye basladi. Desgrange basina bir haller gelmesinden korkan Garrigou’yu sorguya cekti, Garrigou olayla ilgisi olmadigini belirtti.

Ertesi sabah bir makyoz bulundu, Garrigou’ya bir takma biyik uyduruldu, kafasina kocaman bir sapka, mavi gozlukler, ayrica bisikletinin tipi ve rengi de degistirildi. Bu haliyle taninmayacak bir hale gelen Garrigou Rouen’i gecti, gecmekle de kalmadi, 1911 yilinda Fransa Turu’nu kazanan isim oldu.

1911 Tur
1911 Tur'unda Galibier'den sahneler
Büyük boyut için tıkla!

1912 Tur’unda Ilk Yabanci Birinci, Puandan zaman hesabina

”Yabanci” derken Fransiz olmayan birini kastediyoruz tabii. 1912’ye geldigimizde Belcika’da bisiklet bayagi revacta bir spor haline gelmisti. Bu durum Flaman milliyetciliginin de yukselmesine onayak olan bir surece soktu bisiklet sporunu. Flaman bolgesi daglik bir bolge degil, dolayisyla yaris kazanmak icin gerekli olan ana etken hiz. Ve gene dolayisiyla bu sartlar altinda yetisen Flaman bisikletciler Paris-Roubaix gibi yarislarda oldukca basariliydilar.

Buna ek olarak Belcika’da hakim sinif Fransizca konusuyordu, Flaman kulturunu ve dilini asagi gorurdu. Dolayisiyla Flaman bisikletciler Fransiz olan herseye, elbette Fransiz bisikletcilere de, garez duymaktaydilar.

 Crupelandt
Crupelandt
Büyük boyut için tıkla!

1912 Fransa Turu’nda Belcikali Charles Crupelandt ilk etabi aldi (ki kendisi 1914 Paris-Roubaix birincisi ayni zamanda). Pireneler’de saglam bir mucadeleden sonra bir baska belcikali, Odile Defraye genel siralamada one cikti. Defraye’nin bir Fransiz takiminda (Alycon) yarismasina ragmen o yil turda yarisan butun Belcikalilar Defraye icin pedal cevirmeye basladilar. Defraye’nin rakiplerinden biri ataga kalktiginda Belcikalilar onu yakalayip yavaslatmaya calisiyorlardi. Yarisa 5 kisilik bir takim olarak baslayan Alycon neredeyse 25 kisilik bir takim olmustu birden. Bu mucadele o kadar cetin oldu ki, Octave Lapize ve takimi La Francaise yaristan cekildiler.

Defraye
Defraye
Büyük boyut için tıkla!

O yil yarista Desgrange’in basini agritan tek sorun bu degildi. O zamana kadar turda dereceler puana bagliydilar. Etabi birinci bitiren bisikletci, ikinciden 1 saat once de gelse alinan puanlarda degisme olmuyordu. Desgrange Defraye’nin 1912 turu puan yerine zamanlama ile derecelendirilse yarisi kazanamamis olacagini hesapladi ve 1913 turunun kuralini degistirerek toplam zamani esas almaya basladi. Fakat kaderin garip cilvesi, zaman esasli derecelendirme nedeniyle son derece populer bir Fransiz bisikletci yerine gene bir Belcikali yarisi kazanacakti.

1913 Turu esnasinda bir kaynakcida catal tamiri

1912’de Turu puanlama nedeniyle kazanamayan populer Fransiz bisikletci Eugene Christophe idi.

1913 Fransa Turu saatin tersi yondeki ilk turdu, yani Pireneler Alpler’den onceydiler. Bayonne-Luchon arasindaki 362km’lik 6 etapta pespese Col d’Aubisque, Col du Tourmalet, Col d’Aspin ve Col du Peyresourde gecilecekti. Etapta Christophe erken bir ataga kalkti, yedi bisikletci onu takip ettiler. Defraye’nin kaza yapip yarisi birakmak zorunda kalmasindan sonra Aubisque’e gelindiginde Christophe ve iki Belcikali, Philippe Thys ile Marcel Buysse kalmislardi. Buysse Tourmalet gecilirken ikiliden koptu fakat Thys Christophe’un pesini birakmadi. Aubisque’den iniste Christophe Thys’I gecebilmek icin kelle koltukta inmeye basladi.

Christophe, Thys, Buysse tirmanista
Christophe, Thys, Buysse tirmanista
Büyük boyut için tıkla!

Simdi gozunuzun onuna getirin, sayfadaki resimlerde o gunku bisikletleri ve yollarin halini goruyorsunuz. Buna bir de o zamanlarin fren teknolojisini ekleyin, Christophe’un nasil bir cesaret gosterdigini daha iyi anlayabilirsiniz.

Neyse, bu siddetli inise Christophe’un bisikleti dayanmadi ve 10km indikten sonra catali kirildi. Kurallara gore Christophe catali tamir etmek zorundaydi, fakat nasil yapsin? En yakin kasaba, St Marie de Campan’di. L’Auto’nun yazdigina gore Christophe bisikletini sirtladi ve tam 14km kosarak kasabaya geldi, kasabanin demircisine girdi ve bir eline aldigi demir boru, diger elinde cekic, ateste isitip catalini tamir etmeye basladi. Haliyle boyle bir isi tek basina yapmanin zorlugunu tahmin etmek guc degil. Bir taraftan demiri isitip doverken, diger taraftan da demiri sekil alabilir isida tutmak icin hava uflemek gerekiyor vs. dolayisiyla Christophe demircinin ciragindan korukleri calistirmasini rica etti. Tabii ne oldugunu tahmin edersiniz. Christophe’u izlemeye gelen tur gorevlileri Christophe’un yardim aldigini not ettiler.

Christophe kaynakcida
Christophe kaynakcida
Büyük boyut için tıkla!

Neyse uzatmayalim, Christophe 3 saate yakin demircide calisti, ondan sonra kendi yaptigi catali ile Aspin ve Peyresroude’a tirmanmak icin yola cikti. Luchon’a, yani etabin bitisine, etabi kazanan Thys’in 3 saat 50 dakika arkasinda gelebildi. Butun etap Christophe icin 18 saat surmustu!

Thys
Thys
Büyük boyut için tıkla!

Tur o yil zaman esasli degerlendirildigi icin Christophe farki kapayamadi,Thys, bir Belcikali, 1913 Fransa Turu’nun birincisi oldu. 1914 yilinda 1. Cihan Harbi’nin golgesinde bir defa daha birinci oldu Thys.

1914 Fransa Turu’nun ilk gunu, Saraybosna’da Arsiduk Franz Ferdinand vuruldu, 26 Temmuz 1914’te Fransa Turu sona ererken Avrupa’da harbe sadece 8 gun kalmisti. 3 Agustos’ta Alman ordusu Belcika’yi isgal etti ve Tur’da yarisan pek cok bisikletci kendi ordularina cagrildilar.

Cihan Harbi Sonrasi Ilk Tur

1. Cihan Harbi Fransa’yi ezdi gecti. 6 milyon erkegini kaybetti Fransa harpte. Fransa Turu Henri Alavoine’i, Eduard Wattelier’yi ve Emile Engel’i, onlar disinda da yarisa “isoles” olarak katilan sayisiz ismi siperlerde yitirdi. O gune kadar Fransa Turu’nu kazanmis olan, bu sayfada da resimlerini gordugunuz Lucien Petit-Breton, Francois Faber ve Octave Lapize gittikleri savastan bir daha geri donmediler. Lapize Fransa’nin ilk savas pilotlarindan oldu, mes’um Verdun savasi sirasinda ucagi dusuruldu.

Emile Engel
Emile Engel
Büyük boyut için tıkla!

Eduard Wattelier
Eduard Wattelier
Büyük boyut için tıkla!

 Henri Alavoine
Henri Alavoine
Büyük boyut için tıkla!

Lapize
Lapize'in ucagi
Büyük boyut için tıkla!

Butun bunlara ragmen Fransa Turu 1919 yilinda tekrar duzenlenmesine karar verdi Desgrange, ustune ustluk rota kuzeydeki savas sahalarindan gececekti. Fakat harpten sonra savasin nasil olacagi konusunda herkesin kafasinda soru isareti vardi. Bisikletcilerin cogu 4 yildir yarismiyorlardi, haliyle yeni tura hazirlanmak icin de cok az zamanlari vardi. 1919 Fransa Turu’nda sadece 67 bisikletci cikis aldi, onlardan da sadece 10 tanesi bitirebildi. 1914 birincisi Philippe Thys birinci etabin sonunu dahi goremedi. Fakat 1919 Fransa Turu iki acidan tarihe gecti:

1) sari mayo ilk defa giyildi
2) ilk defa olarak “kuzeyin cehennemi” tabiri kullanildi

….ve Sari Mayo Doguyor

Fransa Turu’nun seyircileri artik “etap yarisi” kavramina alismislardi. Bir bisikletcinin bir gun sansi yaver gitmezse, ertesi gun toparlanabilmesi ihtimalini de seviyorlardi. Fakat sikayetci olduklari sey seyirciler onlerinden gecen bisikletci grubunun icinde kimin lider oldugunu anlamanin mumkun olmamasiydi.

Desgrange bunun uzerine genel siralamada birinci olanin hep tasiyacagi tek tip bir formada karar kildi. Bu konuda Tur tarihinde iki tane rivayet var:

1) birinci rivayete gore bu mayonun sari olmasinin nedeni L’Auto’nun sari kagida basilmasiydi. Tabii bu rivayet fazlasiyla “reklam kokuyor”.
2) hikayenin asli daha baskaydi: Desgrange’in ayni renkten, degisik boylarda 15 tane formaya ihtiyaci vardi. Fakat bu kadar formayi basvurdugu tekstilci sadece sari renkte verebildi, cunku sari pek tutulmayan ve dolayisiyla degisik boylarda 15 tane cikarilabilecek, elde fazla kalmis bir renkti.

Neyse, bu sekilde “sari mayo” dedigimiz uniforma dogdu. Fransa Turu tarihinin sari mayoyu resmen tasiyan ilk bisikletcisi, gecen bolumde Tourmalet’den inerken kirdigi catalini kendi kaynaklayan Eugene Christophe oldu. “Resmen” diyoruz, cunku Thys 1950’lerde Desgrange’in kendisinden cihan harbi oncesinde de sari bir mayo giymesini istedigini soylediyse de, bu konuda kanit yok maalesef elimizde. Hos, Thys yalan soyleyecek biri degil, mumkundur.

Eugene Christophe
Eugene Christophe
Büyük boyut için tıkla!

Isin komik yani Christophe da sari mayoyu giymeye merakli degildi pek. Yukarida anlattik, herkes kendi hemserisinin kazanmasini istedigi icin kismen klasman liderine saldirilar da oluyordu. Bu durumda tabii sari mayo bir dezavantaj, lideri tabir caizse kabak gibi ortaya cikariyor ne de olsa.

Kuzey’in Cehennemi

Fakat 1919 Turu’nun Metz’den (evet, gecen gunku Metz) Dunkirk’e giden 14. etabinda mayosunun rengi Christophe’un son derdiydi. Etap Fransa’nin savastan cok etkilenen kuzeydogusundaydi, yollar savastan sonra bomba kraterleri nedeniyle berbat durumdaydilar. Bu sartlar altinda eski endustri kenti Valenciennes’den gecerken bir gazeteci gorduklerini “kuzeyin cehennemi” olarak niteledi. Yoredeki yollar ciftci ve madencilerin dosedigi parke taslarla Arnavut kaldirimi halinde olmasi bu tabir ile ozdeslestirilmesini sagladi. O zamandan beri, Arnavut kaldiriminda kosulan Paris-Roubaix “kuzeyin cehennemi” sifati ile aniliyor.

Christophe kuzeyin cehenneminin berbat yollarinda giderken 1913 Turu’ndaki gibi bir kere daha catalini kirdi. Fakat bu sefer bir demirci yerine ciddi bir bisiklet fabrikasi buldu, lakin gene de 2.5 saate yakin zaman kaybetti ve bir kere daha Tur’u kazanamadi. Isin ironik yani, Christophe’un talihsizliginden yararlanip Tur’u kazanan bir kere daha bir Belcikali oldu Firmin Lambot, fakat Lambot en azindan Belcika’nin Fransizca konusulan Valon bolgesindendi .

Firmin Lambot
Firmin Lambot
Büyük boyut için tıkla!

1920-1922 Turlari, Belcikalilar One Cikiyor, Sirtinda Disli Izi Kalan Bisikletci

1920 Fransa Turu’nu Philippe Thys kazandi. Turu kazanmasinin bir anlami vari, cunku boylece Thys Fransa Turu’nu 3 defa kazanan ilk isim oldu. Ilginc olan, 3. zaferinin cok zekice kazanilmis olmasiydi. Thys bu turda sadece hizli gitmesi gerektigi yerlerde gitmis, cok fazla taktik yapmisti.

Daha once de soyledik, Fransa Turu’nu tekil bisikletcinin mucadelesi olarak goren Desgrange bu tarz taktiklerden hic hazzetmiyordu. Onun icin Fransa Turu o kadar zor olmaliydi ki, sadece bir bisikletci Paris’e ulasabilmeliydi. Dolayisiyla pespese giden, birbirlerine destek olan gruplari gordugu zaman Desgrange hemen araya girip onlari ayiriyordu.

Tur esnasindaki kurallardan birinin tamiri mumkun olmayan bozulan parcayi yenisi ile degistirdikten sonra etap sonuna kadar kanit olarak tasima oldugundan bahsetmistik. 1921 yilinda Belcikali Leon Scieur, nam-i diger “lokomotif”, yarisi onde gotururken arka tekerlegindeki teller birer birer kopmaya basladilar. 11. tel koptugunda artik tekerlegin Scieur’u tasiyacak hali kalmamisti, Scieur yarisi takip eden kamyondan bir tekerlek aldi, fakat kurallari cignemekten o kadar korkuyordu ki etabin kalan 300km’si boyunca eski tekerlegini sirtinda tasidi. Tekerlekteki disli tam iki kurek kemiginin arasina geliyordu Scieur’un ve o disli etap boyunca derisini o derece soydu ki, Scieur hayati boyunca sirtinda zincir dislisi seklinde bir izle gezdi.

Leon Scieur
Leon Scieur
Büyük boyut için tıkla!

Leon Scieur 1921 Fransa Turu’nu kazandi ve boylece Turu kazanan ikinci Valon bisikletci oldu, onunla da kalmadi, 1919 birincisi Firmin Lambot’nun hemserisiydi. Bunun, bisikletin Belcika’da aslinda bir Flaman sporu oldugunu dusunursek gayet istisnai ve ilginc bir tesaduf oldugu yadsinamaz.

Valon ya da Flaman, Belcikalilar Tur’da one cikmaya baslamislardi artik. 1922 yilinda Firmin Lambot bir defa daha turu kazandi, ustelik 37 yasi ile hem turu bugune kadar kazanan en yasli bisikletci oldu, hem de son Valon Belcikali.

Firmin Lambot, solda
Firmin Lambot, solda
Büyük boyut için tıkla!

1923 Turu’nda Fransizlarin Umudu

Artan Belcikali hakimiyetine karsi Fransizlarin umudu Pelissier kardeslerdeydi: Charles, Francis ve asil onemlisi Henri. Charles ve Francis iyi bisikletciydiler, fakat Henri o zamanlar bir yildizdi. Adasi Henri Desgrange ile arasi nane limondu yalniz, cunku Desgrange “yildiz” olup Tur’un onune cikan bisikletcilerden hazzetmeyen biriydi. Kalp kalbe karsidir demisler, Henri Pelissier de Fransa Turu’ndan hazzetmiyordu, 1921 ve 1922 turlarini es gecti. Bunun uzerine Desgrange L’Auto’da Pelissier'yi korkak olmakla suclayan bir yazi yazdi, Pelissier de bundan etkilenerek 1923 Turu’nu kazanip Desgrange’in agzinin payini vermeye karar verdi.

Francis ve Henri Pelissier
Francis ve Henri Pelissier
Büyük boyut için tıkla!

Charles Pelissier
Charles Pelissier
Büyük boyut için tıkla!

1923 Fransa Turu’nda Henri Pelissier genc bir Italyan bisikletci, Ottavio Bottechia ile bayagi cekistiyse de (Bottechia’ya ilerleyen bolumlerde donecegiz) Turu kazanmayi bildi ve 1911’de Garrigou’dan beri Tur’u kazanan ilk Fransiz oldu. Desgrange taraftarlari kizdirmamak icin hemen L’Auto dergisinde Pelissier’nin bisiklet surusunu buyuk bir sanatcinin eserine benzeten bir yazi kaleme aldi.

Desgrange Pelissier’yi Cileden Cikariyor

O yillardaki etaplar daha tan yeri agarmadan basliyordu. O soguk saatlerde bisikletciler uzerlerine giyebildikleri kadar kat giyme iznine sahiptiler, fakat bitiste de butun katlari yanlarinda olacakti. Henri Pelissier 1924 Fransa Turu'nun ikinci etabinin basinda iki kat formayla yoldaydi, etap ilerledikce bir katini cikarip atti. Etap bitisine cikista uzerinde olan 2 kat forma ile gelmedigi icin zaman cezasi aldi. Cezaya da bagira cagira itiraz edince Desgrange defterinde Pelissier’nin isminin yanina bir centik atmisti artik.

Henri Pelissier
Henri Pelissier
Büyük boyut için tıkla!

Pelissier lastik degistirirken
Pelissier lastik degistirirken
Büyük boyut için tıkla!

Ertesi sabah etap cikisinda bir Tur gorevlisi Pelissier’nin yanina gitti ve tek soz soylemeden uzerindeki formayi kaldirdi. Pelissier gene sinirlendi, haliyle boyle cocuk gibi muamele gormeye alisik degildi. Daha sonda, etap Coutances’dan gecerken bir gorevli Pelissier’yi tekrar durdurdu ve formalarini saydi. Pelissier'nin bu son hareket uzerine sigortalari atti, bisikletini bir kenara firlatip kardesi Francis ve baska bir yarismaci, Maurice Ville ile beraber yarisi birakip en yakin koy meyhanesinde aldi solugu.

Fransa Turu’nda Ilk Defa Doping Mansetlerde

1924 yilinda Fransa Turu’nu takip eden gazeteciler arasinda Albert Londres adinda spor gazetecisi olmayan, Tur’un perde arkasiyla da ilgilenen bir gazeteci vardi. Coutances’dan Pelissier’nin cikmadigini gorunce bir seyler dondugunu anladi ve geri donup tren istasyonunun barinda iki Pelissier birader ve Ville’i sicak cikolata icerken buldu. Pelissier tam “bir dokun, bin ah isit” halindeydi, Londres de guzel bir orta yapinca acti agzini, yumdu gozunu: “bu uzun etaplar, cekilen acilar ve zorluklarla basa cikabiliriz, ama bu kurallar…” sonra Henri Pelissier ceplerini bosaltti masaya: “bak, gozlerimiz icin kokain, disetlerimize surmek icin kloroform, guc versin diye haplar… resmen dinamit uzerindeyiz!

Iste size sahane bir sansasyon! Londres hemen geri dondu ve ”Les Forcats de la Route (Yolun (Kurek) Mahkumlari)” baslikli bir yazi dokturdu, ki bu roportaj bugun ikinci el kitap olarak bulunabilen bir eser. Maalesef bizim gorebildigimiz kadariyla Ingilizce baskisi bulunmuyor, dolayisiyla kitabi Fransizca bilenler bilmeyenlere anlatsin diyoruz. (bunu onumuzdeki gunlerde birkac defa daha diyecegiz ne yazik ki). Kitabin Almanca baskisi mevcut yalniz: “die Strafgefangenen der Landstrasse”.

Albert Londres
Albert Londres
Büyük boyut için tıkla!

Les Forcats de la Route
Les Forcats de la Route
Büyük boyut için tıkla!

Her neyse, Henri Pelissier tabii mikrofonu (lafin gelisi) gorunce cosmustu bir kere, Fransa Turu ile doping arasinda bu ilk baglantiyi kurmakla kalmadi, sakatliklarindan, yaralarindan, dusen ayak tirnaklarindan, agrilarini dindirmek ve uyumamak icin aldigi butun haplardan bahsetti. Pelissier o yil Fransa Turu’nu bitirmedi, fakat bu roportaj son derece buyuk ses getirdi. Reklamin iyisi kotusu olmaz derler, Pelissier’nin soyledikleri de Fransa Turu’nu bir defa daha mansetlere tasidi. Albert Londres sonra bayagi meshur bir gazeteci oldu. Fransa’da 1932’den beri Albert Londres Gazetecilik Odulu veriliyor.

Henri Pelissier’nin zor ve gecimsiz, asabi karakteri daha sonra ozel hayatinda da kendini gosterdi. 1933 yilinda ilk karisi, Leonie, Pelissier’ye katlanamayip intihar etti. Iki yil sonra Pelissier bir kavga esnasinda kiz arkadasi Camille Tharault'nun yuzunu bicakla kesince, Tharault Leonie’nin intihar ettigi altipatlari aldi ve Pelissier'nin ustune bosaltti. Vucudundan tam 5 kursun cikan Pelissier’nin nami o derece yurumustu ki, mahkeme Tharault’yu mesru mudafaadan 1 yil sartli tahliye ile serbest birakti.

Fransa Turu’nda Ilk Italyan

1923 yilindaki turda Ottavio Bottechia Henri Pelissier’nin ardindan ikinci olmustu. Yukarida anlattigimiz uzere Pelissier 1924 yilindaki turda havlu atinca, Bottechia, Fransa Turu’nu kazanan ilk Italyan oldu.

Bottechia modern bisikletcilerdendi. Stratejik dusunup, bir taktik gelistirip ona gore yarisiyordu. 1. Cihan Harbi’nde Avusturya ordusunda agir makineli tufekciydi, silahini tasimasi icin bir bisiklet vermislerdi. Muhtemelen dusman mermilerinden kacmak icin olsa gerek, hizli bisiklet surmeyi o donemde ogrendigini tahmin edebiliriz. Ordudan ayrilinca bisikletle para kazanabilecegini dusundu. Ilk tura katildiginda Desgrange onu gorunce sasirdi: Bottechia fakr-u zaruret icinde, ustunden dusen bin parca seklindeydi. Kepcekulak oldugu icin Desgrange ona “Papillon” adini takti, “kelebek”. Fransa Turu’na ilk katildiginda Fransizca soyleyebildigi tek cumle: “muz istemez, cok kahve, tesekkur ederim” idi.

Ottavio Bottechia
Ottavio Bottechia
Büyük boyut için tıkla!

1924 yilinda turu kazanacagi belli olunca Italyan Gazzetta dello Sport abone olan her okuyucu icin Bottechia’ya bir lire ile destek olacagini yazdi. Ilk abone olan Benito Mussolini oldu. Mussolini o esnada iktidara yuruyordu, maalesef okuma yazmasini gelistirmek icin anti-fasist dergiler okurken gorulen Bottechia, Italya’da bayagi kotu duruma dustu. Buna mukabil Fransa’da taraftarlari artmaktaydi giderek. Her etap sonrasinda yeni ogrendigi 3-4 kelime Fransizca ile gazetecilere “yorgun degil, Fransiz ve Belcikalilar iyi arkadaslar, bisiklet iyi is” demesi, metelige kursun atan hali, rivayetlere gore etaplar esnasinda pelotondaki diger bisikletcilere opera aryalari soylemesi insanlara cok sempatik geliyordu. Maddi durumu o derece kotuydu ki, turu kazandiktan sonra dahi paradan tasarruf icin Italya’ya ucuncu sinif tren vagonunda dondu.

Bottechia daglarda 1925
Bottechia daglarda 1925
Büyük boyut için tıkla!

1925 yilinda Bottechia turu (ve turun 4 etabini) kazandi, ama 1926’da ruhi bir bunalima girdi. Firtina altinda yarisilan onuncu etapta Aubisque, Tourmale ve Aspin cikislari buz tutmustu, hava soguktu, cigerleri yaniyordu, oksurmekten agzindan kan geliyordu Bottechia’nin. Bisiklete cok yuklendigi icin kendini bu hale getirdigi dusuncesi icini kemirmeye basladi, hayattan koptu, bir daha da toparlanamadi.

3 Haziran 1927 gunu sabah bisikletle antrenmana cikti, birkac saat sonra evinin birkac km uzaginda, yol kenarinda kafasi catlamis bir halde baygin bulundu. Kaldirildigi hastanede 12 gun sonra hayata veda etti. Mussolini’nin adamlarinin Bottechia’yi oldurdugu rivayet olundu, sonra 1948 yilinda Bottechia’nin koyunden bir ciftci olum doseginde Bottechia’yi kendi oldurdugunu anlatti. Hikayeye gore ciftci uzaktan birinin uzumlerini yedigini gormus, haliyle unlu Bottechia oldugunu tanimamis, daha once de uzum baglarini talan edenlerle basi derde girdigi icin arkadan sessizce yaklasip bir tasla Bottechia’nin kafasina vurmus. Lakin hikayede tutarsizliklari var. Ornegin Haziran ayinin basinda koruk halde uzumleri neden yesin Bottechia? Bottechia’nin olumu bugune kadar bir sir kaldi.

Bottechia
Bottechia
Büyük boyut için tıkla!

Domestikler

Desgrange’in taktiksel yarisan bisikletcileri sevmediginden bahsetmistik. Desgranges aslinda bisikleti ve Fransa Turu’nu seven, fakat bisikletcileri pek sevmeyen biriydi desek daha dogru olacak. Ayrica duz etaplari da pek sevmiyordu kendisi, cunku takimlarin yaristigi bir ortamda duz etaplar nispeten kontrollu, uzun ve monoton bir hal aliyorlardi.

1926 yilinda Fransa Turu’nda Belcikali hakimiyeti vardi. Bilhassa Lucien ve Jules Buysse kardesler, ki bu iki kardes bir insan ne kadar Flaman olabilirse o kadar Flamandilar. Lucien’in en onemli basarisi o donemde Avrupa’da cok yaygin olan velodromda 6 gun yarislarindan Ghent’te olani kazanmis olmasiydi. Bu tarz yarislar Fransa Turu icin de iyi antrenman oluyorlardi, cunku 144 saat boyunca mumkun oldugunca az mola ile bisiklete binilince binlerce km yol katediliyordu. 1924 Berlin yarisinda kirilan rekor 6 gunde 4.544km idi, ki gunde neredeuse 760km yol ediyor! Ayni yil Fransa Turu’nun 15 etap uzerinden 5.425km oldugu dusunulurse pek de bir fark yok denebilir.

Maurice Brocco
Maurice Brocco
Büyük boyut için tıkla!

Buysse 1924’te turu 3. bitirdi, 1925’te 2 etap kazanip ikinci oldu. Fakat bu ikinciliginden ziyade o yil turu kazanan Bottechia’ya ”super-domestique” lik yapmasi one cikardi ismini. Bisiklette domestik baska bir bisikletcinin, ornegin takim kaptaninin, hizmetinde yarisana verilen ad. Asil anlami “hizmetkar” olan kelimeyi ilk ortaya cikaran Desgrange’di, 1911 turunu kazanan Francois Faber’e, genel klasman sansini tamamen kaybedince tavsanlik yapan Maurice Brocco’ya sovmek icin kullanmisti. Desgrange Faber’in Brocco’ya kendisine tavsanlik yapsin diye para verdigini tahmin ediyordu, bu dogruydu da, fakat Desgrange’in elinde delil olmadigindan Brocco’yu diskalifiye edemedi. Onun yerine L’Auto’da “bes para etmez, bir domestikten baska bir sey degil” diye yazdi Brocco icin. Brocco tabii bu yaziyi okuyunca cok sinirlendi ve turun bir sonraki etabini Desgrange’a kizip 34 dakika ara ile birinci bitirdi.

Ilk Zamana Karsi Etaplar, Kadin Bisikleti ile Bitirilen Etap

1926 yilinda turu Lucien Buysse aldi, fakat Desgrange memnun degildi. Duz etaplari giderek daha az sevmeye basladigindan 1927 Fransa Turu’nda butun duz etaplarin takim zamana karsi olmasi fikrini ortaya atti. Her takim bir arada cikis alacak, her takim arasinda birkac dakika fark olacakti.

Lucien Buysse
Lucien Buysse
Büyük boyut için tıkla!

Lucien Buysse
Lucien Buysse
Büyük boyut için tıkla!

O yila kadar zamana karsi etap hic kosulmamisti. Desgrange turun yapisini da degistirdi. Toplam mesafeyi 5.321km’ye indirdi, etap sayisini 24’e cikardi, yani ortalama etap bir onceki yildaki 321km’den 222km’ye dustu.

Desgrange’in takim etkisini azaltmak icin cabalari fayda vermedi, 1927 ve 1928 turlarini Alcyon takiminin ciddi bir taktigi sayesinde Nicholas Frantz kazandi, ki kendisi Faber’den beri tur kazanan ilk Luksemburglu oldu.

Nicholas Frantz 1927
Nicholas Frantz 1927
Büyük boyut için tıkla!

1928 yilinda Frantz turu bastan sona lider goturdu, yalniz metz-Charleville arasindaki 19. etapta bir kaza gecirdi ve bisikletini hurda haline getirdi. Kurallari biliyoruz, once tamir etmeye calisacak bisikletini. Frantz o esnada 90 dakika ara ile genel klasmanda lider durumdaydi. Bisikletini tamir etmeden degistirirse cezasi 60 dakika olacakti, fakat tamir etmeye kalksa da zaten vakit kaybedecegini dusunurken takim direktorunun aklina bir fikir geldi: Fransa Turu yonetmeliginde kesin bir ifadeyle Frantz’in bisikletini “kendi takimindan ya da turda kullanilan bisiklet markalarindan biriyle degistiremeyecegi” yaziliydi. Bu markalarin listelenmesi iste bir acik kapi oldu Frantz icin. Takim yoneticisi turu seyreden bir kadin seyircinin bisikletini orada satin aldi, Frantz etabi kadin bisikleti uzerinde, sadece 28 dakika kaybederek bitirdi.

Touriste-Routier’ler, Cambazlik Yapan Bisikletci

1923 Fransa Turu’nda yaratilan bir kategori de Desgrange’in pek sevdigi “touriste routier” kategorisi idi. Bunlar yalniz basina yarisan bisikletcilerdi ve takim bisikletcilerinin aksine, hakikaten zordu isleri.

Sele uzerinde gecen uzun ve zorlu etaplardan sonra touriste-routier’lerin isleri aksam da biymiyordu. Etabi bitirdikten sonra koy hamamlarinda yikanniyorlar, tur kamyonu ile tasinan esyalari ozellikle dag etaplarinda kara ya da camura saplanmis bir halde henuz finise gelmemis oluyordu. Bu da yetmezmis gibi etaplarin bittigi kasaba ve sehirlerde kendilerine kalacak yeri de kendileri bulmak zorundaydilar. Takimlar tur baslarken butun etap bitislerinde kalacak yerleri ayarliyorlardi, halbuki pek cogu okuma yazma dahi bilmeyen tourist-routier’ler icin bu bir sorundu. Takim kamyonundan aldiklari cantalari gidonlarinin uzerinde, kasabalarin icinde donup dolasip kalacak ve bisikletlerinin bakimini yapacaklari bir yer ariyorlardi.

Benoit Faure Tourmalet
Benoit Faure Tourmalet'de
Büyük boyut için tıkla!

Bunlardan bazilari, ornegin Benoit Faure yalniz yarismayi bilhassa tercih ediyordu, cunku olur da etap kazanirsa adet oldugu uzere odulunu takim arkadaslari ile paylasmak istemiyordu. Ote yandan ornegin bir diger tourist-routier, Jules Deloffre cok fakir ama bir o kadar da yetenekli bir cambazdi. Bu yuzden etaplarin bittigi sehirlerde once anacaddede birkac cambazlik numarasi yapar, sonra terden islak bisikletci kepini acar, etraftan para toplar, sonra kendine kalacak bir yer arardi.

Jules Deloffre cambazlikta
Jules Deloffre cambazlikta
Büyük boyut için tıkla!

Avrupa Disindan Ilk Yariscilar

1928 Fransa Turu’nda Nicolas Frantz mansetlerdeydi ama daha ilginc seyler de oluyordu: Rovat-Dunlop takimini olusturan Yeni Zelandali Harry Watson ve uc Avustralyali Perry Osborne, Ernest Bainbridge ile Hubert Opperman Fransa Turu’nda yarisan ilk Avrupali olmayan bisikletciler oldular. Opperman bisikletli bir postaciydi, oyle baslamisti bisiklete.

 Opperman
Opperman
Büyük boyut için tıkla!

Tabii “Anzak” takimi olarak niteleyebilecegimiz bu takim yerli takimlar karsisinda 4 kisi ile nispeten zayiftilar. Opperman 1928 Fransa Turu’nda 18. oldu ama turun “Fransiz olmayanlara da” acilmasini sagladi denebilir. Opperman’in asil guclu oldugu anlar takim destegine ihtiyaci olmadigi zamanlardi. Ornegin bireysel ve en uzun bisiklet yarisi olan Paris-Brest-Paris’I 1931 yilinda kazandi. Bu zaferden sonra “rekor kirmaya” odaklandi, ikinci Cihan Harbi ile de kariyerini bitirdi, siyasete atildi, 1963-1966 yillari arasinda Avustralya’nin multecilerden sorumlu bakanligini yapti.

1929 yilinda turun hic sevmedigi bir sekilde takimlar arasi taktiklerle yurumesinden sonra (bir Belcikali, Maurice de Waele kazandi) Desgrange bir karar aldi: 1930 turu milli takimlar ve bireysel olarak katilan bisikletcilerle kosulacakti.

Dewaele
Dewaele
Büyük boyut için tıkla!

Milli Takimlar ve Tur Konvoyu

1930 Turu’nda Desgrange cok kati kurallar koydu: Belcika, Italya, Ispanya, Almanya ve Fransa takimlari ile bireysel bisikletciler katilabielceklerdi yarisa. Hicbir sporcu uzerinde herhangi bir reklam tasiyamayacakti, herkes Tur yonetimi tarafindan onaylanmis milli forma giyecekti. Dahasi da var, butun katilimcilar ayni bisikleti kullanacaklardi. Bisikletin rengi sariydi ve L’Auto tarafindan temin edilecekti.

Tabii butun bunlar Desgrange icin fazladan is demek: 150 tane bisiklet bulmasi lazim, gidilecek yerlerdeki otelleri ve yemekleri organize etmesi gerek vs.vs. Desgrange bunlari finanse edebilmek icin turun gectigi yerleri birer panayira ceviren, bugun de devam eden Tur Konvoyunu yaratti.

Milli takimlar icinde tahmin edilecegi uzere Fransa ve Italya en iyi takimlari cikardi, fakat 1930 turunun ilk yarisinda bayagi iyi gittikten sonra Italyanlar 222km’lik Bordeaux-Hendaye zamana karsi etabinda dagildilar. Takim kaptanlari Learco Guerra, nam-i diger “lokomotif” korkunc bir kaza gecirip turu birakmak zorunda kaldi.

Guerra
Guerra
Büyük boyut için tıkla!

Bu olaydan sonra turu sonuna kadar Fransa onde goturdu. Charles Pelissier tur tarihinin, bugun de bildigimiz tip ilk sprinteri oldu, genel klasmanda da Andre Leducq o yil turu kazandi.

”Kes zirlamayi, sari mayo vazgecmez!”

Takimin ne kadar onemli oldugu Leducq’un 1930 turunu kazanmasinda da kendini gosteriyor: Leducq Pireneler’de sari mayoyu sirtlamisti, fakat Col du Galibier’den iniste cok kotu dustu. 15 dakika kadar baygin kaldi, takim arkadaslari etrafinda toplanip tekrar kendine getirdiler. Fakat bu sefer Col de Telegraph’a tirmanirken pedali kirilinca Leducq tekrar kotu sekilde dustu. Marcel Bidot, bir takim arkadasi, Leducq’u yol kenarina yatirip yaralarini inceledi, Leducq yerde yatarken bir seyircinin bisikletinden pedali soktu, Leducq’un bisikletine takti. Bu arada Leducq’un tabii yarisa devam edecek hali kalmamis gibi gorunmesine ve yarisi birakmak istemesine karsin Bidot’nun ”zirlamayi kes, sari mayo hicbir zaman vazgecmez. Bak butun takim seni bekliyor, bitise kadar tasiyacagiz seni” demesi uzerine aska gelip Evian’da biten etap sonuna kadar takim arkadaslarinin yardimi ile gelebildi.

Leducq 1931
Leducq 1931'de
Büyük boyut için tıkla!

Benekli Mayo Doguyor (mu?)

1930’lu yillarin ilk yarisi Fransiz bisikletcileri icin altin bir cag oldu denebilir. 1931 ve 1934 yillarinda Antonin Magne turu kazandi, Leducq 1932 yilinda tekrar birinci oldu, 1933 yilinda George Speicher… Asagidaki videoda Leducq’un 1932 Turu’nu nasil bitirdigini seyredebilirsiniz:

Speicher Leducq
Speicher Leducq'a yardim ediyor
Büyük boyut için tıkla!

Magne
Magne
Büyük boyut için tıkla!

Speicher’in kazandigi 1933 turu ayni zamanda “tirmanma etaplari birincisi” kavraminin yaratildigi tur oldu. Yalniz belirtmek gerek, bugun bildigimiz benekli mayo 1975’te tura girdi. Mayonun sponsoru olan cikolata ureticisi Poulin’in paketleri kirmizi benekli oldugu icin de formanin tasarimi beyaz ustune kirmizi benekli oldu.

1933 yilinda Fransa Turu’nda “daglarin krali” olan Ispanyon Vincent Trueba idi. Trueba bugun de bakildiginda tipik bir tirmaniciydi, 50 kilo bile gelmiyordu agirligi, o kadar zayifti ki gazeteciler kendisine Ispanyol piresi diyorlardi.

Trueba 1933 Tourmalet
Trueba 1933 Tourmalet
Büyük boyut için tıkla!

Kaptanindan Hizli Bisikletci ve Takim Ruhu

99. Fransa Turu’nda Sky takimindaki Bradley Wiggins – Christopher Froome cekismesi malum. Benzer bir olay da 1934 yilinda Antonin Magne’nin kazandigi turda yasandi. Magne turun nispeten basinda sari mayoyu sirtlamisti, fakat Alpler’e gelindiginde iki tane tirmanma etabi kazanan takim arkadasi Rene Vietto’nun daha iyi oldugu herkes tarafindan goruluyordu.

Vietto
Vietto
Büyük boyut için tıkla!

Vietto’nun Magne’ye saygisi buyuktu. Herkes sari mayoyu Vietto’nun Magne’den alacagini dusunurken Col de Puymorens’de Magne dustu, lastik patlatti. Vietto centilmence takim ruhuna riayet etti ve Magne’ye tekerlegini verdi. Desgrange’in milli takimlari dahil etmesinden sonra takim uyeleri arasinda malzeme degisimi izni vardi.

Ertesi gun gene ayni sey oldu. Bir tirmanista Vietto onden giderken Magne’nin lastigi patladi, Vietto geri dondu, tekrar tekerlegini Magne’ye verdi. Haliyle bugunku gibi telsiz vb. donanimin olmadigi bir ortamda Magne yarim saat takim arabasini bekledi ama Magne’nin de Fransa Turu’nu kazanmasini sagladi. Magne’nin sanssizligi o yilla sinirli degildi, 1935 yilinda turu kazanabilecek bir durumdayken yaris arabalarinin biri Magne’ye carpti ve yarisi birakmak zorunda kalmasina yol acti.

Magne
Magne
Büyük boyut için tıkla!

Magne’nin karakteri zaten evhamliydi, bu olaylardan sonra daha da evhamli bir hale geldi. Bisikleti biraktiktan sonra takim yoneticiligi yapti ve Fransa Turu’na adini yazdiran onemli isimleri destekledi. Ornegin Fransa Turu’nu uc defa ustuste kazanan ilk isim Louison Bobet ya da hic Fransa Turu kazanamamasina ragmen Fransa’nin en sevilen bisikeltcilerinden olan Raymond Poulidor Magne’nin spora kazandirdigi isimler oldular.

Fransa Turu’nda Ilk Kayip

Butun buraya kadar okuduklarimizdan sonra o zamanin bisikletcilerinin “kelle koltukta” yaristiklarini tahmin etmek guc degil. Magne’ye 1935 yilinda araba carptigi etap ayni zamanda Fransa Turu’nda ilk olumun de yasandigi etap oldu. Galibier’den iniste Francisco Cepeda bayagi virajli yolda viraja fazla hizli girdi, yoldan cikti, duserken kafasini bir kayaya carpti. Hastaneye kaldirilmasina ragmen 3 gun sonra hayatini kaybetti.

Cepeda
Cepeda
Büyük boyut için tıkla!

Cepeda’nin olumu Fransa Turu’nda bugune kadar yasanmis olan 3 olumden ilki. Dusununce bugune kadar sadece 3 kayip olmasi istatistiksel acidan son derece basarili, onu da vurgulamak gerek.

Jacques Goddet

1935 Fransa Turu’nda bir Belcikali, Romain Maes sari mayoyu turun basinda sirtladi ve bitise kadar cikarmadi. Maes disinda Belcikalilar o yil turda buyuk bir hakimiyet gosterdiler. Felicien Vervaecke genel klasmanda ucuncu ve ayni zamanda daglarin krali oldu. Sylvere Maes ve Jules Lowie dorduncu ve besinci oldular (Sylvere ile Romain akraba degiller).

Romain Maes
Romain Maes
Büyük boyut için tıkla!

Vervaecke daha sonralari Bruksel’in banliyosunde, Woluwe-St-Pierre’de bir bisikletci dukkani acti ve dukkanina gelen ufak bir cocugu bisiklete baslatip onun ilk antrenoru oldu. Cocugun ismi mi? Eddy Merckx.

Neyse, konumuza donelim, 30’lu yillarin ilk yarisinin Fransiz bisikletcilerin tahakkumunde gectigini soylemistik, Cihan Harbi’ne kadar olan yillar da Belcikalilarin hakimiyetinde gecti. Fakat asil onemlisi, 1936’da bir bobrek ameliyati geciren Desgrange’in tur yoneticiligini mecburen baska birine birakmasiydi. 1936 yilinda Tur’a yonetici olarak baslayan Desgrance ilk birkac etaptan sonra devam edemeyecegini anlayinca Fransa Turu’nu L’Auto’nun muhasebecilerinden birinin ogluna emanet etti: Jacques Goddet. Goddet iyi bir egitim gormustu, Ingiltere’de universiteye gittigi icin Ingilizcesi cok iyiydi, 1931’den beri de L’Auto’da calisiyordu. 1936’da Tur’u devralan Goddet, 50 yil boyunca Fransa Turu’nu etaptan etaba tasiyacakti.

Goddet
Goddet
Büyük boyut için tıkla!

Bir sonraki kisimda: Goddet’nin ilk yillari, Vites attiricilar, Fransa Turu’nun en yuksek tepesi, II. Cihan Harbi’ne dogru …



 

 
Yayın Sponsoru
  Panorama

Aydın A. Güney & Pınar A. Avşar'la TUR Üzerine
Cumhurbaşkanlığı Bisiklet Turu sırasında yükün çoğunluğunu vitrinde fazla olmayan bir ekip çekiyor. Bu ekibin başında A’dan Z’y ... Devamı » » » 

Emin Müftüoğlu ile Günümüzü Değerlendirdik
Emin Müftüoğlu ile TUR sonunda bir araya geldik. Başarılı geçen bir organizasyondan sonra yorgun, çoklukla olduğu gibi vakti kı ...
Devamı » » » 

Bisiklet Yolları Algısında Yanlışlar

Samuel Beckett’in “Godot’yu Beklerken” piyesini seyredenler bilir: Estergon ve Vladimir, iki perde boyunca, Godot diye birini b ...
Devamı » » » 


Eki.14 İBB Emirgan Planları, Bisiklet v...
Haz.14 The Accidential Death of a Cycli...
Şub.14 The Armstrong Lie
Ara.13 Londra ve İstanbul'da Bisikletin...
Eyl.13 Süslü Kadınlar da Bisiklete Bine...
Eyl.13 Emin Müftüoğlu'yla Kısa Kısa
Auğ.13 Katlanır Bisiklete Giriş
Haz.13 Bisikletle işe gitmenin püf nokt...
Nis.13 Yaz Yaklaşırken 3 Büyük Şehirde ...
Mar.13 Dünyanın En Pahalı Bisikletleri
Eki.12 Velodromda Bir Gün
Tem.12 Dünden Bugüne Bisiklet...
Tem.12 Fransa Turu Tarihinden Hikayeler
May.12 Ruanda Bisiklet Takımı
May.12 İngiltere'de Bisiklet Ulaşımı Po...
Oca.12 Londra'dan Bisiklet Esintileri
Ara.11 Kış Yarışları Öncesi Temel İpuçl...
Eki.11 10 Tanınmış Sima’ya Sorduk
Eyl.11 Pedalla Enerji Üretttik
Eyl.11 Canyon'un Derinliklerine Yolculu...
Nis.11 Araba mı Daha Hesaplı Bisiklet m...
Şub.11 Pedal Alternatif Enerji Çözümü O...
Panorama Arşivi

 

  Bu yayın 8440 kez okundu.
  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır. Bu yazı yazarın sorumluluğundadır.
  Hukuki bir durumda MTBTR.com sorumlu tutulamaz.


 

 
  Yarış Dünyasından  |  Atölye  |  Panorama  |  Teknoloji - Donanım  |  Patika  |  Sağlık ve Antrenman  | 
  Biz Kimiz  |  İletişim ve Yardım  |  İnsan Kaynakları

Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları |  mtbtr.com™ 2001 - 2015