Anasayfa
 MTBTR'de Bugün 
 Fotoğraflar 
2014 Bisiklet Katalogu
   
 
 Kurallar   IK   Biz Kimiz   İletişim ve Yardım   Hoş Geldin, üye girişi yapın Üye Girişi
 
21 . Eylül . 2017  
Velodromda Bir Gün
Velodromda Bir Gün

Velodromda Bir Gün

Yazar: Cüneyt Kazokoğlu
24.10.2012

MTBTR’de herhalde ilk ciddi pist bisikleti yazısını Londra’da açılan olimpik velodrom sonrasındaki dünya kupası hakkında yazdik. Akabinde aynı velodromda olimpiyat takip ettik. Bunların üzerine bir de şehir içinde (tamam fixie değil ve frenli ama) single speed bisikletle gezindiğimizi ekleyince “sen hala velodromda binmedin mi?” sorusuna cevap olarak “fırsatım olmadı” demek giderek zorlaştı. Yüzümüzü daha fazla kızartmamak, bu utancı daha fazla yaşamamak için biz de kalktık, geçtiğimiz Cumartesi günü velodromda bisiklet kullanmaya gittik. Buyurun size de elinizden tutalım.

Herne Hill Velodromu

Londra’da 2 tane velodrom var. Bunlardan biri olimpiyat icin yapilan kapali tesis, digeri ise 1891’de (saka degil, hakikaten de 121 sene once) guney Londra’da guvenli bir bisiklet tesisi olmasi amaciyla yapilmis olan Herne Hill velodromu. Herne Hill’in bir guzel yani da 1948 Olimpiyati’ndan geriye kalan ve halen aktif olarak kullanilan tek tesis olmasi. Velodroma 1920-30’larda her yil duzenlenen Good Friday etkinliklerine 10bin kisi civarinda gelen oluyormus. Good Friday ilki 1903’te duzenlenen ve “Guney Belediyeleri Bisiklet Birligi” tarafindan hayata gecirilmis bir etkinlik. Halen de Nisan aylarinda duzenleniyor.

Büyük boyut için tıkla!

Büyük boyut için tıkla!

II. Cihan Harbi’nde velodrom bir ucaksavar bataryasina ev sahipligi yaptigi icin bayagi bombalanmis. 1948 yilinda olimpiyat oyunlari icin yeni bir beton satih dosenmis, oyunlarda Ingilizler’in umudu Reg Harris Italyan Mario Ghella’nin ardindan ikinci olmus.

Büyük boyut için tıkla!

1980’li yillarda teknik olarak cok eskiyen velodrom elden gecirilmis, daha diklestirilmis, satih beton degil suni epoksiden yapilmis. Bu sayede yagmur sonrasi cabuk kurumasi ve emniyeti arttirilmis. Artan diklik nedeniyle yeni rekorlar kirilmis velodromda.

Büyük boyut için tıkla!

2000’lerin ortalarinda isletme konusunda sorunlar yasanmasindan sonra velodromun yonetimi VC Londres kulubune gecmis. Eskiyen yuzey bundan birkac ay once Ingiliz Bisiklet Federasyonu tarafindan bir kere daha elden gecirilerek yol tutusu yuksek ve cabuk kuruyan asfaltla kaplanmis.

Büyük boyut için tıkla!

450m uzunlugundaki velodromun en dik yeri 30 derece. Bu haliyle Herne Hill, en dik yerinde 42 derecelik olimpik velodroma (ve bu olculerdeki diger kapali velodromlara) oranla bir nebze daha “kolay” denebilir. Ote yandan bu deger bir acik hava velodromu icin ust sinirda, dolayisiyla yavas bir velodrom oldugu sanilmasin.

VC Londres velodromu gerek duzenlenen yaris sayisinin coklugu, gerekse degisik egitimler, farkli siniflar, kamplar sayesinde Ingiltere’nin en aktif velodromlarindan biri haline getirmeyi basarmis. Dolayisiyla velodrom dunyasina giris icin ideal bir yer.

Bu kadar koklu bir gecmisi olan bir velodroma gelmek tabii insani cok heyecanlandiran bir sey. Dusunsenize, bu ulkeden pist bisikletinde kim varsa burada pedal cevirmis. Reg Harris, Victoria Pendleton, Chris Hoy, Bradley Wiggins… sadece Ingiliz de degil Michael Hubner, Florian Rousseau, Arnaud Tournant, Jacques Anquetil… hani bisikletsever bir fani icin baslibasina buranin kenarina gelmek dahi cok heyecanlandirici.

Welcome to the Olympic Dream!

8 pound karsiliginda egitim icin kayit yaptirdiktan sonra gidip uzerinde gereksiz hicbir sey olmayan bisikletimi aliyor ve ustumu degisiyorum. Velodromda daha once hic pedal cevirmemisler once teorik bir egitimden geciyorlar. Velodromun kenarinda kulup antrenorlerinden biri sizi topluyor, ve “fixed gear”, frensiz bisikletler hakkinda bilgi veriyor.

Büyük boyut için tıkla!

Biz tam antrenoru dinlerken pistte yarisan daha tecrubeli grupta kotu bir kaza oldu, iki bisikletci yerden kalkamadilar. 2-3 dakika sonra siren sesleri ve ambulans… Yerdekilerden birini sedyeyle cikardilar. Bizim 40-50 kisilik caylak grubunda bir urperti sezildi. Antrenor ise fazlasiyla sogukkanli. Anlasilan bu tarz kazalar ahval-i adiyeden. Asagidaki fotografta herkesin kafasinin piste bakmasinin nedeni bu.

Büyük boyut için tıkla!

Pist kenarindaki egitimcikten sonra herkes bisikleti ile piste iniyor, antrenor burada bir kere daha avazi ciktigi kadar bagiriyor: “welcome to the olympic dream!” ve sonrasinda gunun ilk uyarisi:

”Reg Harris has raced here, Jacques Anquetil has raced here, Bradley Wiggins has raced here, you are NOT racing here!” “Ayaginizi denk alin” demek yani. Zaten biraz onceki ambulans sahnesinden sonra havadaki tedirginlik halen devam ediyor.

Büyük boyut için tıkla!

Realists – Dreamers

Bundan sonra grup ikiye ayriliyor. Antrenorun deyimiyle “hayal gorenler” velodromun dis tarafinda bisikletlerine cikip trabzana tutunuorlar, “gercekciler, haddini bilenler” ic tarafta duruyorlar. Herkes bisikletinin uzerindeyken son hatirlatmalar yapiliyor: pedalinizin kayisini iyice sıkın, hat degistirirken omuzunuzdan arkaya bakmayi unutmayin.

Büyük boyut için tıkla!

Bu girizgahtan sonra teker teker sirayla pedallari cevirmeye basliyoruz. Her cikan son derece uslu bir sekilde yavas yavas ve her cizgi gecisinde arkasina bakarak pedal ceviriyor. Ilk tur oldugu icin henuz parkurun alt kisminda ve yavas yavas gidiyoruz ama burada bile heyecandorukta. Ilk tur sonunda herkes gene yavasca cikis aldigi yere geliyor, trabzana tutunuyor.

Büyük boyut için tıkla!

Frensiz Bisikletle Ani Fren Yapilmaz!

Kazasiz belasiz atlatilan ve velodromdan ziyade hic kullanmamislarin “fixed gear” ile frensiz bisiklete alismalari icin dusunulmus ilk turdan sonra tekrar teorik tavsiyeler kismi geliyor. Bu sefer biraz daha ciddi haliyle, cunku 3 tur atacagiz. Ilk tur en alttaki mavi cizgide, ikinci tur ortadaki beyaz cizgide, ucuncu tur ise velodromun ust kisminda. Velodromda yukari cikarken sag, asagi inerken sol omuz uzerinden arkaya bakmak en onemli ogut. Bu sefer cizgi/hat degistirecegimiz icin ogrendigimiz bir sey de sag yone hat degistirecegimiz zaman sag dirsegimizi birkac defa disari dogru cikartmak, bir nevi sinyal vermek yani. Keza unutulmayan seylerden biri, “onunuzdeki bisikletle aranizda 2 bisiklet mesafesi birakin”. Elbette herkesin anladigi uzere bu “2 bisiklet mesafe” biz acemiler icin.

Büyük boyut için tıkla!

Büyük boyut için tıkla!

Bunun disinda gidonlar ya ustten, ya da alttan tutulacaklar, yani ya “top” ya “drop”. Gidon bogazina yakin ortadan degil, keza ileri uclardan da degil (asagi dogru kayma tehlikesi nedeniyle).

Gayet ilginc bir nokta da frensiz bisikletin frenli bisikletlerden daha guvenli oldugu yonundeki ifadeler. Bu nedenle velodromda haftada bir yapilan bir yol bisikleti antrenmani disinda frenli bisiklet kullanmak yasak. Aciklamasi da gayet basit ve akla yatiyor: fren olmadigi icin kimse ani fren yapamiyor. Dolayisiyla onunuzdeki ile aranizda 2cm mesafeyle giderken onunuzde kimsenin ani fren yapma tehlikesi yok. Nasil? Mantikli degil mi?

Büyük boyut için tıkla!

Akabinde herkes tekrar yerlerine geciyor, ve gene iki grup olarak cikiyoruz. Bu sefer hem tempo biraz daha yuksek, hem de hafif hafif alisma emareleri kendini gosteriyor, “atakimsi” hareketler, calimlar…

Büyük boyut için tıkla!

Egik duzlemde pedal cevirmek ilk basta garip de gelse cok eglenceli. Ilk defa velodromun en disinda giderken insanin icini bir tedirginlik kaplamiyor degil. “Tekerlek kaysa…” diye dusunuyorsunuz. Fakat “egik duzlemde” gittiginizi dusunmediginiz takdirde cok zevk veriyor. Cunku bisikletin hizini “fixed gear”in sagladigi imkanla bacaklar haricinde velodromun egimini kullanarak kontrol etme hissi cok cazip. Saga dogru ufak bir hareketiniz bisikletin hizini dusuruyor, velodromun icine, sola dogru ufak bir hareketiniz ise bisiklete ivme kazandiriyor.

Büyük boyut için tıkla!

Büyük boyut için tıkla!

Büyük boyut için tıkla!

Büyük boyut için tıkla!

Positively Cocky!

Tamamlanan ikinci etaptan sonra gene herkes yerlerine diziliyor. Bu sefer artik biraz daha usta isi bilgilere geciyoruz: pespese giderken en onde grubu ceken bisikletin yukari cekilmesi, yani lider degisimi. Bu noktada bisikletler arasi mesafe daha azaliyor ve aerodinamik konusunda ufak bilgi de veriliyor. Muhim olan sey gene mutlaka ileriye bakarak gitmek, yani sadece onumuzdeki bisikletliye degil, grubun basinda ne olup bittigini takip etmek, omuz uzerinden arkayi takip etmek, ve lider degisimi sirasinda grubun son bisikletcisinin yukarida olan eski liderin yanindan gecerken “last rider!” diye bagirmasi, ki tepedeki bisikletci ses ile de ne zaman asagi inip grubun sonuna katilacagini anlasin.

Büyük boyut için tıkla!

Büyük boyut için tıkla!

Antrenorler burada grubu tekrar boluyorlar. “Akillilar, realistler, bacaklari trasli olmayanlar” velodromun altina, “catlaklar, trasli bacaklilar ve “positively cocky”ler” velodromun yukarisina. Ve “yaris” basliyor…

Gerceklesen Olimpiyat Ruyasi

Buraya kadar gelip de velodrom virusunun size bulasmamis olmasi imkansiz. Disaridan bakinca belki de “surekli ayni yerde donuyorlar” denebilecek bir kullanim tarzi aslinda kesinlikle monoton degil, “siradan” yol bisikletinden katbekat daha zevkli olduguna sahsen kaniyim.

Büyük boyut için tıkla!

Büyük boyut için tıkla!

Bisikletin hiz kontrolu frenle yapilmayinca, grup icinde binilince ve dahasi grupta lider her turda degisince olaganustu derecede heyecanli bir binis cikiyor ortaya. Ikinci sirada giderken onunuzdekinin birden sag dirseginin titredigini gormek, saga yokusa kaymasi ve pedallara asilip one cikmak… arkanizda 20 tane bisikletci size takip ediyorlar. Bir tur boyle lider konumda gittikten sonra sag dirsekle sinyal ver, makas at, yukari cik, yanindan tren yavas yavas gecsin, son bisikletci “last rider!” diye bagirsin, tekrar bir makas ve iste trenin sonundasin gene…

Virusu kaptım, olimpik rüyam gerçekleşti…

Büyük boyut için tıkla!


 

yazdik. Akabinde aynı velodromda
 
Yayın Sponsoru
  Panorama

Aydın A. Güney & Pınar A. Avşar'la TUR Üzerine
Cumhurbaşkanlığı Bisiklet Turu sırasında yükün çoğunluğunu vitrinde fazla olmayan bir ekip çekiyor. Bu ekibin başında A’dan Z’y ... Devamı » » » 

Emin Müftüoğlu ile Günümüzü Değerlendirdik
Emin Müftüoğlu ile TUR sonunda bir araya geldik. Başarılı geçen bir organizasyondan sonra yorgun, çoklukla olduğu gibi vakti kı ...
Devamı » » » 

Bisiklet Yolları Algısında Yanlışlar

Samuel Beckett’in “Godot’yu Beklerken” piyesini seyredenler bilir: Estergon ve Vladimir, iki perde boyunca, Godot diye birini b ...
Devamı » » » 


Eki.14 İBB Emirgan Planları, Bisiklet v...
Haz.14 The Accidential Death of a Cycli...
Şub.14 The Armstrong Lie
Ara.13 Londra ve İstanbul'da Bisikletin...
Eyl.13 Süslü Kadınlar da Bisiklete Bine...
Eyl.13 Emin Müftüoğlu'yla Kısa Kısa
Auğ.13 Katlanır Bisiklete Giriş
Haz.13 Bisikletle işe gitmenin püf nokt...
Nis.13 Yaz Yaklaşırken 3 Büyük Şehirde ...
Mar.13 Dünyanın En Pahalı Bisikletleri
Eki.12 Velodromda Bir Gün
Tem.12 Dünden Bugüne Bisiklet...
Tem.12 Fransa Turu Tarihinden Hikayeler
May.12 Ruanda Bisiklet Takımı
May.12 İngiltere'de Bisiklet Ulaşımı Po...
Oca.12 Londra'dan Bisiklet Esintileri
Ara.11 Kış Yarışları Öncesi Temel İpuçl...
Eki.11 10 Tanınmış Sima’ya Sorduk
Eyl.11 Pedalla Enerji Üretttik
Eyl.11 Canyon'un Derinliklerine Yolculu...
Nis.11 Araba mı Daha Hesaplı Bisiklet m...
Şub.11 Pedal Alternatif Enerji Çözümü O...
Panorama Arşivi

 

  Bu yayın 5611 kez okundu.
  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır. Bu yazı yazarın sorumluluğundadır.
  Hukuki bir durumda MTBTR.com sorumlu tutulamaz.


 

 
  Yarış Dünyasından  |  Atölye  |  Panorama  |  Teknoloji - Donanım  |  Patika  |  Sağlık ve Antrenman  | 
  Biz Kimiz  |  İletişim ve Yardım  |  İnsan Kaynakları

Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları |  mtbtr.com™ 2001 - 2015