Anasayfa
 MTBTR'de Bugün 
 Fotoğraflar 
2014 Bisiklet Katalogu
   
 
 Kurallar   IK   Biz Kimiz   İletişim ve Yardım   Hoş Geldin, üye girişi yapın Üye Girişi
 
26 . Haziran . 2017  
Ahmet Örken - Çumra'dan Cavendish'in Arka Tekerine
TUR2015 Torku Şekerspor Serisi - 1

Ahmet Örken - Çumra'dan Cavendish'in Arka Tekerine

Yazar: Cuneyt Kazokoglu
17.5.2015

Hikaye 2013 yılı sonunda Konya'da Torku Şeker tesislerinde, yönetim kurulunun toplantı odasında başlıyor. 2013 Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu'nda (TUR) Mustafa Sayar'ın doping numunesinin pozitif çıkması üzerine takımın sportif direktörü Mehmet Şafakçı da istifasını sunmuştur. O derece ki bir filonun baş şoförlüğünü yapan bir arkadaşının yanında kamyon şoförlüğünü göze alacak kadar: “ikinci kez böyle oluyor, ben bırakayım bu takım kapanmasın. Başkandan özür diliyorum”. Toplantıda yedi yönetim kurulu üyesi, üç kulüp yöneticisi, Konya Şeker Yönetim Kurulu Başkanı Recep Konuk ve Mehmet Şafakçı var. Konuk, toplantıyı açar:

”Evet arkadaşlar bugünkü toplantımızın niyeti, Mehmet hoca 2,5 milyar bütçe istiyor, sizce buna gerek var mı? Biz bu işe devam ediyoruz ama iki yıldır çok büyük hata oldu. Bu işi böyle mi yapalım yoksa genç takımla mı devam edelim?”

Mehmet Şafakçı: “Başkanım ben bırakabilirim, yeter ki takım yürüsün.”

Kimseden çıt yok. 10 saniye, 20 saniye... Şafakçı'nın aklından “eyvah, takım gidiyor” düşüncesi geçtiği sırada bir el kalkar: “Başkanım, ben bu takımla gurur duyuyorum. Hatalar olmuş olabilir ama bence bir şans daha vermemiz lazım. Televizyonda Torku'yu görmek bana büyük haz veriyor. Biz de yapmasak Cumhurbaşkanlığı Turu'nda kimse olmayacak”

Recep Konuk “iyi hadi o zaman” deyip Şafakçı'ya döner: “Mehmet Hoca, ben fabrikada 3.500 kişinin hepsinin ne yaptığını biliyorum. Sen de 30 kişinin ne yaptığını bir zahmet öğreniver!”

Toplantıdan bisiklete devam edilmesi kararı çıkar.

Ahmet Örken
Ahmet Örken
Büyük boyut için tıkla!

1. Bölüm: Ahmet Örken

TUR'un İstanbul etabının ertesi günü Ahmet Örken'le konuşmak için otele gidiyoruz. Yolda, Mart 2010'da, henüz 17 yaşını bitirmişken İsviçre'de UCI merkezinde federasyonun pist bisikleti kampındayken nasıl bir Ahmet gördüğümü hatırlamaya çalışıyorum, ve o zamandan beri nasıl değiştiğini.

TUR'da bu yıl kocaman bir adam gördüm. İlk defa yurtdışına çıkışı İsviçre'deyken evini özleyen bir çocukken, bugün Tayyip Erdoğan'ın karşısına çıkıp “biz pist istiyoruz” diyecek özgüvene sahip birini... Ve belki bir iki isimle beraber Türk bisikletinin altın çağı mı dersiniz, zirve noktası mı dersiniz... 70'lerine köprü atabilecek birini...

Konuşmadan 3 gün sonra Mehmet Şafakçı Ahmet'in CV'sini gönderiyor. Sayıyorum, ismi hariç 148, “Ahmet Örken”i de katarsanız 150 kelime. 1993 Mart'ında Çumra'da başlayıp bugüne 150 kelimeye sığan bir hayat. Ama pek çoğumuzunkinden büyük bir hayat. Takım arkadaşı Miraç (Kal), Ahmet için “hayat tecrübesi hepimizden fazladır” diyor.

Arabadan inip otele girmeden önce otel çıkışında bir direğe asılmış TUR'un “START” okunu farkediyorum. Bu yıl Torku “yeni bir başlangıç” yaptı diye düşünüp alıyorum.

Yeni bir başlangıç, evet. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu'nda iki sene üstüste dopinge ismi karıştıktan sonra bu yıl yeni bir antrenör, yeni bir ekip, yeni bir anlayışla tekrar pedallara asıldı takım.

Otele vardığımızda Ahmet'i kahvaltı salonunda meyve yerken buluyoruz, yan masada Mehmet Şafakçı var, “siz gidin, ben geleceğim” diyor. Ahmet'le kalkıp sakin bir köşeye geçiyoruz, 3 tane sade Türk kahvesi söylüyoruz. Ahmet anlatıyor, biz hayran hayran dinliyoruz

Ahmet TUR bitti, şimdi sırada neler var?

Karadeniz Turu 2.2, olimpiyatlar için, oraya katılacağım herhalde. Daha sonra Çin’e gideceğiz. Öyle devam edecek. Zaten 7 tane yarış var Türkiye’de 2.2 kategorisinde, 2 tanesi yapıldı, TUR’dan sonra da bayağı yoğunuz.

Pist bisikleti ile ilgili birşeyler dolaşıyor ortada?

Bir proje başlanacak ama bir adım atılmadı. Sadece yarışlara git gel denildi, o da TUR öncesinde mümkün olmadı. Çünkü bizim gideceğimiz turlara denk geldi, o yarışlara da katılamadım. Sadece yarışa gittiğim zaman kendimi çok kötü hissediyorum, çünkü iyi olduğum bir kategoride kendimi kötü görmek, psikolojimi bozuyor.

Antrenman yapmadan gidiyorsun çünkü.

Ondan sonra kötü gibi gözüküyorum. “Ben neydim, ne olmuşum” gibi, özgüvenimi kaybediyorum, o yüzden de gitmek istemiyorum. Öncesinde antrenman yapmak daha iyi, öyle gitmek istiyorum.

Dün cumhurbaşkanı ile görüştük, ona söyledim velodrom talebini, inşallah olur. “Tamam, ben bu işle yakından ilgileneceğim” dedi, spor bakanı da oradaydı zaten, ona da hemen bir bakış attı.
 Ahmet Örken
Ahmet Örken
Büyük boyut için tıkla!

Seninle ilk defa 2010 Mart’ında İsviçre’de buluşmuştuk. Orada pist bisikleti kampındaydın. 18 yaşındaydın daha. Şimdi 5 yıl geçti, geldiğin yeri nasıl buluyorsun?

O zaman pist projesi yeni başlamıştı, siz geldiğiniz zamanlar gelişim aşamasındaydık. O anlar çok heyecanlıydı, her geçen gün kendimizi gelişmiş buluyorduk zamanlara bakarak. Grafiğimiz sürekli yükseliyordu, ondan memnunduk.

Daha sonra yola geçtiğim zaman yolda da başarılar elde ettim, özellikle Çin’deki turlarda bayağı başarı elde ediyoruz, kendim ve takım olarak. Tour of Qinghai Lake var mesela, bizim turla aynı kategoride, ben orada geçen yıl etap kazandım ama hiç duyulmadı. Aynı kategori ama Türkiye Turu’ndan daha zor, minimum rakım 2.000m, neredeyse 4.000’lere çıkılıyor.

Biz öncesinde Kayseri Erciyes’te kamp yaptık. Bu sene 2 kez yaptık, bir sezon başında, tam bisiklet değil de dağ yürüyüşleri, eğlence ve kondüsyon tarzında geçti. Sonra eve döndük, bir hafta kalıp Alanya’ya gittik, orada kaldık. Sezon açılış yarışı vardı, orayı koştuk, geri döndük, gene bir hafta kaldık, sonra tekrar Alanya’ya. Oradan Malezya’ya, Langkawi’ye gittik. Bir grup da Fas’ta 3 günlük yarışa gitti. Onun dönüşunda evde kaldım 1 hafta civarında. Sonra tekrar Erciyes’e kampa, bayağı yoğun hazırlık dönemi geçti.

Peki yarış takvimini nasıl buluyorsun. Senin de söylediğin üzere çok güzel kamplar var ama buraya gelene kadar TUR seviyesinde sadece 1 tane yarış var, ondan sonra da Langkawi var, ama o da 3 ay oldu. Koştuğunuz üst seviye yarışlar arasında büyük boşluklar olmuyor mu?

Aynen, mesela TUR’dan sonra Karadeniz Turu olmadı sayalım, ben büyük bir turu 2 ay sonra koşacağım, bu benim için çok büyük kayıp oluyor. Bir yarışa gittiğim zaman herkesin form düzeyi yarışla gelebilecek seviyede, benim antrenmanla gelebileceğim seviyede oluyor.

Mesela ilk etaplarda alabileceğim verimi alamıyorum, ilk 3 etap ısınmayla geçiyor. Bu konuda eksiklikler var, çok uzun boşluklar kalıyor, o boşluklarda yarışlar olsa bizim için çok daha iyi olur gelişme açısından. 2013’te çok yoğun bir sezon geçirdik, o sene çok iyiydi, ondan sonraki sene yarışlarda çok iyiydim.
 Ahmet Örken
Ahmet Örken
Büyük boyut için tıkla!

Bu yıl Lionel’in ilk yılı, Kasım’da geldi, sen Torku’ya 2009’da gelmiştin. 2009’dan itibaren Torku’yu biliyorsun, yeni bir antrenörle neler değişti?

Yeni antrenörle yeme içme konusunda bayağı farklılıklar oldu. Kamplarda ve normal hayatta. Mesela şekeri olabildiğince düşük aldırmaya çalışıyorlar. Kayseri’deki kamplarda peynir, zeytin, salam, sosis bunların hepsi yasaktı kahvaltıda. Tek sarılı 4 yumurtayı omlet şeklinde yiyorduk. Daha sonra müsli, onu inek sütü de değil, keçi sütüyle.

Peki antrenman tekniği olarak değişiklik oldu mu?

Genel olarak çok farklı bir antrenman sistemi yoktu. Bize “bisiklet kültürü var” diyor, yeme içme konusunda, normal yaşam tarzında, sürekli “rahat kalmanız gerekli, çok stres, sıkıntıya kapılmamanız gerekli” diyor. “Elinizden gelenin en iyisini yapın, olmuyorsa da kendinizi çok üzmeyin” diyor.

İki yabancı var takımda. Kevin ve Tomasz. Bunun kendini karşılaştırma vs açısından bir getirisi oluyor mu?

İlla ki her yabancı sporcudan bilmediğiniz birşeyler öğreniyoruz. Tomasz’tan öğrendiğim, mesela söylediğine göre yarış içinde çok hareketliymişim, yarış içinde öne git, arkaya git grubun içinde… Bu benim tur içinde boşuna enerji harcamama neden oluyor, buna çok dikkat et dedi. TUR’da ona çok dikkat ettim, grubun içinde sürekli sabit kaldım, gayet iyi oluyordu, son sprintlerde kendimi daha güçlü hissediyordum.

Bu “son sprintte kendimi daha güçlü hissediyorum”u TUR'da birkaç defa gördük. Ahmet ikinci etapta (Alanya-Antalya) son sprintte, Mark Cavendish'in hemen ardında geldi, etabı 6. sırada bitirdi, 4. etapta (Fethiye-Marmaris) Andre Greipel'in ardında 10. geçti bitiş çizgisini. Son etapta (İstanbul), 16. sıradaydı.

Antalya etabının sonunu anlatır mısın?

Son bölümlerde ben her zaman yolun akan tarafını kullanıyorum, çünkü son bölümde yardım eden fazla kişi olmuyor. Oraya kadar yardım ediyorlar ama oradan sonra bizim takımda genel olarak yokuşçu ve genel klasmancılar olduğu için o tempoda onların da güçleri yetmiyor.

Son 1-2km kala ben kendi işimi yapıyordum, nerede boşluk varsa orayı değerlendiriyordum. Son eğimli virajda herkes sağdan gitti, ben içeriden gidip boşluğu değerlendirdim, pozisyon değişti. Wanty’den biri atağa kalktı sanki takım arkadaşım gibi, Cavendish’in arkasına geldik biz. Sonra Cavendish’in son adamı açtı, o açınca sağa kaydık, herkes sprinte başladı. Normalde benim önüm boştu sol ortada, ama sağdan kaldıran sola üstüme geldi, beni sıkıştırdı, ileri gidemedim. Aslında çok yakındık kürsüye, yarıştan sonra da ne yapabilirdim diye düşündüm.

Zaten öyle bir şey var ki, sadece önündekileri görüyorsun o anda, arkası yokmuş gibi hissediyorsun. Önünde 2-3 kişi kim varsa ona odaklanıyorsun. Fotoğrafa bakıyorum, sağda solda adamlar varmış, ben onların hiçbirini görmüyorum, sadece önümdekileri, öyle gözüküyor. Orada bayağı yakındım kürsüye ama altıncılık da fena değil.
 Ahmet Örken
Ahmet Örken
Büyük boyut için tıkla!

Bu TUR’da 6 tane protour takımı vardı, onlarla kendini mukayese etme fırsatı da buldun. Peki Asya’daki yarışlarda seviye nasıl?

Langkawi’de bu kadar yüksek değildi mesela. Orası da kaliteli bir tur ama bizimki kadar yüksek değildi seviye.

Benim düşündüğüm, Lionel de aynı şeyi söylüyor, bir üst kademeye çıktığım zaman bu tür yarışları çok koşacağım için en az 6 ay içinde bu gruba dahil olup sayılı sprinterler arasına gelebilirim. “Seni taşıyan takım yok, kendi başına 6., 10., olabiliyorsun, senin için büyük başarı” diyor, “sen bu kategoride bir Langkawi koştun, bir de TUR koştun, onlar sürekli bu kategoride yarış koşuyorlar o yüzden senin başarın onlara göre çok iyi”.

Kendi geleceğini nasıl görüyorsun, 23 yaşında Torku’dasın, yeni bir antrenör var vs bundan sonra yolculuk nereye?

Umuyorum ki bu yıl çok tur koşacak gibiyiz, Çin’de, Türkiye’de, bu turlarda puan toplamam lazım olimpiyat için. Daha sonrasında aynı şekilde Torku’da devam ederim herhalde. Çok iyi bir şey olursa yurtdışı da olabilir.

Seneye TUR’un seviyesi değişirse Torku da ProContinental olmalı.

Olurlar diye düşünüyorum TUR’u koşmak isterler, cumhurbaşkanlığı istiyor bir Türk takımının yarışmasını, o yüzden Torku’nun da yükseleceğini düşünüyorum. O zaman yarışlara mecburen gitmek zorunda kalacağız.

 Ahmet Örken, Mehmet Şafakçı, Miraç Kal
Ahmet Örken, Mehmet Şafakçı, Miraç Kal
Büyük boyut için tıkla!

Türkiye’deki diğer yarışlar seni tatmin ediyor mu, onların seviyesi sana en fazla antrenman mı oluyor?

Seviyemi yükselten yarışlar değil, ama hiç yoktan iyidir. Küçük grup olduğu için daha çok yoruluyoruz, takım azlığından dolayı peloton küçük oluyor.

TUR’dan takım olarak herkes memnun mu?

Daha iyi bir sonuç bekliyorduk, en azından ilk 5, hatta ilk 3’ü zorlarız diye bekliyorduk, Tomasz ve Kevin, önceki yıllarda Elmalı etabında çok hızlıydı mesela, çok iyiydi, bu yıl beklenen performansı gösteremedi. Genel durum olarak biz takım olarak elimizden gelen herşeyi yaptık, kaçış gruplarında olduk, ben sprint etaplarında zorladım.

Aslında halk memnun ama yöneticilerhep podyum istiyorlar. Herkes ister ama yarışmış olduğumuz kişilerin hepsinin form düzeyi iyi durumdaydı. Buradan pek çoğu İtalya Turu'na katılıyor, o yüzden form düzeyleri yüksek durumda, son hazırlık aşaması olarak buraya geliyorlar. Caja Rural mesela bu sene bizi çok şaşırttı, nasıl oldu bir anda bu kadar geliştiler. Genel klasman ilk 10’da oluyorlardı ama bu kadar gelişme… dereceye girdikleri zaman en az 2 kişi podyumda oldu, diğerleri de önlerde bitirdi.

Torku’nun doping konusunda zorlu bir geçmişi var, Lionel’in gelişi bir şeyleri değiştirdi mi?

Geçen yıl takımların bize bakışları çok farklıydı. Kaçış grubunda olmamızı istemiyorlardı, ön planda olmamızı istemiyorlardı. Bize karşı çok büyük baskı vardı o konulardan dolayı. Bu yıl ADAMS’a kayıt olarak o görüntüyü düzeltmeye çalıştık. Şu an ben WADA’dan çok memnunum, ben bir derece yaptığım zaman milletin kafasında soru işareti olsun istemiyorum. Diğer takımların bize bakış açıları daha iyi oldu, sonuçta sürekli kontrol altındayız.

Ne sıklıkta kontrol ediliyorsun?

Zamansız geliyorlar, bakıyorsun bir ay içinde iki üç defa geliyorlar değişik zamanlarda. Genel olarak TUR öncesi ve sonrasında oluyor. TUR’a başlamadan sabah 7 gibi çaldılar kapıyı. Geçen yıl da aynı şekildeydi. Langkawi’de de turdan önce sabah geldiler.

Lionel Marie, Ahmet Örken
Lionel Marie, Ahmet Örken
Büyük boyut için tıkla!

Peloton içinde çekişme vardır bayağı. Sen bu yıl daha bir sivrildin, peloton içinde nasıl bir tepki yarattı bu?

Aslında ilk başta tanımadıkları zaman yer tutmak gerçekten çok zor. Seni bilmedikleri için sana güvenemiyor, senin arkanda durmak istemiyor, sürekli önüne geçmek isteyen sporcular oluyor. Kendisi çok rahat, adam onun yanından geçerken boşluk bırakıyor, rahat geçsin diye saygıdan ya da korktuğundan. Ama bizim gibi sporcuların işleri daha zor, çünkü bize yer vermek istemiyorlar tanımadıkları için.

Tanıdıkları zaman daha kolay oluyor, isim yapmış kişiler daha avantajlılar yarışta. Özellike son bölümde bayağı çekişme oluyor, öne geçmek için dirsekleşmeler, bayağı itiş kakış oluyor. Arkadan öne geliyorsun, son 1km’ye kadar bayağı zor geliyorsun, sonra tempo yükselince daha kolay oluyor.

Bu yıl kendimizi ispatladık. O yüzden peloton içinde son günlerde daha rahattım.

2014 Tour Of Qinghai Lake 1 Etap (M. Şafakçı)
2014 Tour Of Qinghai Lake 1 Etap (M. Şafakçı)
Büyük boyut için tıkla!

Masaya Mehmet Şafakçı geliyor. Ahmet'in uçağa yetişmesi lazım. Müsaade istiyor ama hikayesi bitmiyor. 2002-2005 arasında milli takım antrenörlüğü yapan Şafakçı, bisiklete Torku için geri dönmüş.

Bize Ahmet'in 2007'de Çatalhöyük Çumra Belediyespor'da 14 yaşında yarışmaya başladıktan sonra nasıl dikkatini çektiğini, ilk sezonu 2008'de ulusal ve uluslararası müsabakalarda 12 madalya kazandıktan sonra nasıl Torku'ya transfer olduğunun hikayesini anlatıyor

Milli takım antrenörlüğünü bıraktığım zaman kenara çekildim, normalde elektrik teknisyeniyim. Medyadan falan da takip ediyorum, birkaç yarışta bu çocuğun ismini duydum. Sonra Şeker’de yeni bir yapılanma olunca tekrar başladık. Kamil Çomak, Sadık Keleş ve Emin Müftüoğlu beni dönmeye ikna eden kişiler. Ben bir geldim, altyapı diye bir şey yok, 7 tane büyük sporcu var takımda, herşey 7 tane ama, kask 7, bisiklet 7, mayo 7, forma 7... biri düşse ne olacak dedim. Atölyeye girdim, darmadağınık bir atölye, Altyapı yapmak lazım ama çalıştırıp 3-5 ay onlarla uğraşacak zamanım da yok.

Baktım bir çocuk, Ahmet Örken, küçük bir takımda yarış kazanıyor, Çatalhöyük Çumra Belediyespor, “aferin Çumralılara” diyorum. Bir yarışa gittik, kriteryum koşuluyor, ben de yarışı takip ediyorum. Baktım, kaldırımda Çumra’nın arabası duruyor, bu böyle atmış ayaklarını direksiyona, ayakkabılar yok ama, müziği de açmış bangır bangır, cam da kapalı. Cama vurdum,

“İndir ayağını” dedim, ne yapacağını da şaşırdı, beni tanımıyor tabii, indirdi ayağını,

“Buyur abi” dedi.

“Ne yapıyorsun sen?”

”Yarışan abileri seyrediyorum”

”Niye ayağını direksiyona koyuyorsun?”

”Abi yarış başlayacak, kan aşağı gelsin diye öyle yaptım.”

”Başka yer yok mu, bak o direksiyon senin hocanın tuttuğu direksiyon” Mahçup oldu ama benim niyetim başka (gülüyor)

”Tamam abi, bir daha yapmayacağım” dedi.

Oradan çıktım, hocası da kaldırımda oturuyor, o da yarış seyrediyor. Mustafa Kestek. Aslında işin enteresanlığı Ahmet’in ağabeyi Mehmet bisiklete başlıyor, Ahmet görünce o da başlıyor, ağabeyi “bir evden iki kişi olmaz” diye geri çekiliyor, Ahmet devam ediyor.

Ahmet Örken, U23 Omnium Avrupa Şampiyonu

Konya Şeker Yönetim Kurulu Başkanı ve Şafakçı'nın her fırsatta “ona çok şey borçluyuz, ne kadar teşekkür etsek az” diyerek ismini andığı Recep Konuk, 1994 yılında Çumra Belediye Başkanlığı'na seçiliyor. Başkanlığı sırasında Ahmet'in ilk takımı, Çumra Çatalhöyük Belediyespor'u kuruyor. Ahmet ile yolu daha önce de kesişmiş. Belediye başkanı iken Çumra'da yaptırdığı toplu sünnette Ahmet de var, yani Konuk, Ahmet'in kirvesi.

“Muhtemelen 17-18 yıl önce. Ahmet'i de sünnet ettirmişler, tabii bir de resim çekiliyor. Annesi almak istemiş, 1 lira diyorlar, annesi alamıyor. Düşünebiliyor musun?”

Takımın o zamanki antrenörü ve belediyede çalışan Mustafa Kestek de bu işlerin Türkiye'de nasıl yürüdüğünün bir örneği aynı zamanda. Belediye başkanı değişince Kestek'i mesai saatlerine uymaya zorlayıp ayrı bir göreve veriyorlar, Kestek yılmıyor, akşam 5 buçuktan sonra çıkıp kendi arabasıyla çocuklara antrenman yaptırıyor. Yarışlara gideceği zaman ücretsiz izin alıyor vs.

Gittim yanına oturdum, “Mustafa” dedim, “şu direksiyonda oturan çocuğu bana verir misin?” dedim.

”Ağabey veririm de onun babası yok, çok fakirler. Dereceye girdiği zaman belediye başkanı çeyrek altın veriyor, kışın kömür veriyoruz falan, hep destekliyoruz, Şeker destekleyecek mi?”

”Şeker desteklemese bile ben desteklerim. Ama daha iyi yerlerde spor yapacak, ben ona bir oda veririm, hem eğitimine de devam eder”

”Peki öyleyse”, dedi, “siz de bize biraz malzeme verirsiniz”

Şeker onların gözünde büyük ya, “iyi peki sen bir konuş” dedim. Hiçbir yöneticinin haberi yok, biz kendi kendimize kurgu yapıyoruz.

Ahmet’i bulduk ama yanına bir iki adam lazım, tek başına olmaz bu çocuk. Gençlik Spor vardı, sağolsun arkadaşım antrenörüydü, orada da bir iki şekillenmiş çocuk vardı, onları da aldık. Kulüp başkanına söylüyorum, bizi dinlemiyor. Futbol antrenmanı olduğu zaman geliyor, ben gidip orada buluyorum, ayaküstü konuşuyorum yürürken. Çok zor şartlarda geldi bu takım buraya.

Ahmet Örken (Fotoğraf: Mehmet Şafakçı)
Ahmet Örken (Fotoğraf: Mehmet Şafakçı)
Büyük boyut için tıkla!

Biz gelmeden önce Konya’da başka takımlar anlaşmışlar. Herkes elindeki büyükleri vermiş, Miraç falan, Şeker’deki gençleri onlar almışlar. Burası genç yıldız takımı kapatmış, sadece büyük kalmış.

Kamil ağabeye (bisiklet branşı sorumlusu Kamil Çomak) dedim ki “buraya yıldız, genç takım da olmak zorunda. Yoksa”, Miraçları gösterdim, “bunlar çok rahatlar, adamlar 60-70km’yi geçmiyorlar antrenmanda”.

”Getir o zaman hocam” dedi. Mustafa’yla konuştuk, getirdik Ahmet’i, çalışıyor, potansiyelli, efendi. Babası Ahmet 3 yaşındayken terketmiş. Babasının eski eşinden bir tane de ablaları var. Annesi çok vefakar bir kadın, eşinden ayrılmış ama babasının kızını kendi kızı gibi büyütüyor, evlendiriyor.

Ahmet’le çalışmaya başladık. Yetenekli ama birinci yarışı kazanmamız lazım ki Ahmet’e yatırım yapılsın. İlk yarışa girdik, yeni bir sezona başlıyoruz. Alanya’da ilk yarışta Ahmet birinci oldu. Öncesinde de malzeme aldık takıma, bir günde 5 defa Yavuz Bey’e (Torku Şekerspor başkanı Yavuz Erence) çıktım, ilk üçü makamında, dördüncüsü futbolcularla antrenman yaparken, beşincisinde fabrikaya gitmiş. Bekledik, gelecek gelmeyecek, nasıl yağmur yağıyor, holdingin binasının saçağının altında bekliyoruz.

Gelince içeri girdik, şaşırdı, “buyur hocam” dedi, malzemeleri almamız lazım, 83 bin liraydı o zaman unutmuyorum, ama bütün takımın kaskları, mayoları herşey var. Mehmet Çınar vardı sağolsun, ‘Yavuz Bey amma zorladın hocayı imzalayın şunu” dedi, imzaladı. Ben kafaya koydum, ya o gün o malzeme alınacak, ya da “alın kardeşim!” deyip bırakacağım.

Büyüklere bisiklet gelince Ahmet de kamptaydı, o zaman Bünyamin Özdemir'in bindiği en güzel bisikletti, Giant. Ben tuttum, Bünyamin’in bisikletini Ahmet'e verdim, çünkü Ahmet’in yarış kazanması lazım. Ahmet bir baktı, gözleri ışıl ışıl, o ışıltıyı ilk arabada gördüm ben zaten, çakmak çakmak.

Örken, 2009
Örken, 2009'da bisikleti ile (Foto: M. Şafakçı)
Büyük boyut için tıkla!

Örken KAP 2009 yarış sonu (Foto.: Mehmet Şafakçı)
Örken KAP 2009 yarış sonu (Foto.: Mehmet Şafakçı)
Büyük boyut için tıkla!

Ahmet Örken KAP 2009 Alanya (Foto: Mehmet Şafakçı)
Ahmet Örken KAP 2009 Alanya (Foto: Mehmet Şafakçı)
Büyük boyut için tıkla!

Türkiye şampiyonasında Miraç da Ahmet de birinci oldular sınıflarında. Telefon açtım Yavuz Bey’e, Ahmet'i nasıl söyleyeceğiz? Daha önce söyledik, kabul etmedi başkan.

“Başkanım Miraç birinci oldu” dedim, “Ahmet de hem yolu hem kriteryumu kazandı”.

”Ne Ahmet’i?” dedi,

”Yıldız sporcumuz var ya Ahmet, o”

”Bizim yıldız takımımız var mı?”

”Başkanım var”, dedim,

”Nasıl var?” dedi,

”Futbol antrenmanı seyrederken geldim de biz yıldız takımı açıyoruz, dedim, siz önce hayır dediniz sonra ben ısrar edince tamam öyleyse dediniz ya!”

”Dedim mi?” dedi,

”Dedin!” dedim.

Öyle başladı Ahmet’in işi.

2014 Tour Of Qinghai Lake (M. Şafakçı)
2014 Tour Of Qinghai Lake (M. Şafakçı)
Büyük boyut için tıkla!



 

 
Yayın Sponsoru
  Yarış Dünyasından

Torku'nun Eski Antrenörü Lionel Marie ile Röportaj
Geçtiğimiz Aralık ortasında Torku Şekerspor'un eski antrenörü Lionel Marie ile IAM'a geçmesinden sonra bir röportaj yaptık. ... Devamı » » » 

Lionel Marie - Biraz Daha Zaman...
Aşağıdaki satırları bu yazı dizisine başlamadan önce bir girizgah olarak yazmayı düşündüm, sonra yazılanların önüne geçmesi, ko ...
Devamı » » » 

Mehmet Şafakçı - Ağlasak da, Gülsek de Beraber
Hayatımın ilk yıllarını Ankara'da geçirirken, 80'lerin başında 4 yaşında Anıttepe 100. Yıl Yüzme Havuzu'na başladım, Ring kulüb ...
Devamı » » » 

May.15 Ahmet Örken - Çumra'dan Cavendis...
May.15 TUR2015 - Start Alanı Nasıl Kuru...
May.15 TUR2015 - Yarışta Bir Gün Nasıl ...
May.15 TUR2015 - Kürsü Formaları Nasıl ...
Nis.15 TUR2015 - Etap Biterken Foto Fin...
Mar.15 2015'te Milli Takım - Aziz Sırna...
Auğ.14 Semra Yetiş ve Erkan Sakallıoğlu...
Şub.14 Mustafa Önder Atik ile Samsun'da...
Ksm.13 Yol Bisikletinde Köklü Değişikli...
Ksm.13 Saat Rekoru Kırılacak mı?
Eyl.13 UCI Başkanlık Seçimleri
Eyl.13 Vuelta Üçüncü Hafta Top 5
Eyl.13 Vuelta İkinci Hafta Top 5
Eyl.13 Vuelta İlk Hafta Top 5
Auğ.13 Dünya Masterlar Şampiyonası Fina...
Tem.13 100. Fransa Turu, Üçüncü Hafta, ...
Tem.13 100. Fransa Turu, İkinci Hafta, ...
Tem.13 100. Fransa Turu, İlk Hafta, Top...
May.13 TUR2013: Doping (?), Yarışın Gel...
Nis.13 Türkiye Bisiklet Turu: Takımlard...
Şub.13 Torku Şeker Spor'un Yabancı Peda...
Şub.13 UCI 2013 Yol Bisikleti Takımları
Yarış Dünyasından Arşivi

 

  Bu yayın 4555 kez okundu.
  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır. Bu yazı yazarın sorumluluğundadır.
  Hukuki bir durumda MTBTR.com sorumlu tutulamaz.


 

 
  Yarış Dünyasından  |  Atölye  |  Panorama  |  Teknoloji - Donanım  |  Patika  |  Sağlık ve Antrenman  | 
  Biz Kimiz  |  İletişim ve Yardım  |  İnsan Kaynakları

Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları |  mtbtr.com™ 2001 - 2015