Anasayfa
 MTBTR'de Bugün 
 Fotoğraflar 
2014 Bisiklet Katalogu
   
 
 Kurallar   IK   Biz Kimiz   İletişim ve Yardım   Hoş Geldin, üye girişi yapın Üye Girişi
 
20 . Ekim . 2017  
Mehmet Şafakçı - Ağlasak da, Gülsek de Beraber
TUR2015 Torku Şekerspor Serisi - 2

Mehmet Şafakçı - Ağlasak da, Gülsek de Beraber

Yazar: Cuneyt Kazokoglu
18.5.2015

Hayatımın ilk yıllarını Ankara'da geçirirken, 80'lerin başında 4 yaşında Anıttepe 100. Yıl Yüzme Havuzu'na başladım, Ring kulübünde. Ring, o zamanlar Ankara'nın afili kulüpleri gibi (örneğin Ankara Yüzme İhtisas veya Petrol Ofisi) değil, ben de zaten anaokuluna giden bir çocuğum. Yüzmenin değil, antrenmandan sonra kaptıkaçtı Anadol'a atlayınca babamın cebinden çıkarıp verdiği Çokomilk'in hayatımda daha çok yer tuttuğu yıllar.

Bir “aile kulübü” denebilecek Ring'in kurucusu ve yöneticisi Celalettin Amca (eşinin adını hatırlamıyorum, ne yazık!), o zamanlar bana kocaman geliyor. Zaten babacan, hafif toplu, kalın sesli... Oğlu Kemal Ağabey ve kızı Tansel Abla bizi çalıştırıyorlar. Celalettin Amca her işe koşuyor ama, biz bütün minikleri tanıyor, havuzdan çıkarken anne-babalarımıza selam söylüyor. Kemal ağabey deseniz ayrı, hafif sert, ama her zaman adil (gerçi karga tulumba küçük havuzdan büyük havuza attığında beni öyle düşünmüyorum). Tansel Abla'ya hepimiz hayranız, Çanakkale Boğazı'nı yüzmüş, ufak aklımız almıyor, Çanakkale Boğazı nasıl bir şey, yüzerek biter mi?! Balıklar yutmaz mı insanı?

Spor yaptığı bir yerde bir çocuğun kendisini ailesinde hissetmesinin ne kadar önemli olduğunu çok sonralar, kim kime dum duma kulüplerde debelenirken daha iyi anlayacağım.

Torku Şekerspor'un sportif direktörü Mehmet Şafakçı ile konuşurken aklıma Celalettin Amca geldi. Çünkü Torku ile biraz vakit geçirince, 30 yılı aşkın süredir bisikletin içinde Şafakçı'nın bir takım yöneticisinden daha fazla olduğunu anlıyorsunuz. Lionel Marie'nin “a very nice guy, very family spirit, has a big heart” (çok iyi bir adam, aile ruhuna sahip, kocaman kalbi var) dediği Şafakçı, sporcular için bir “baba” figürü, kulübü kendi ailesinin önüne geçecek kadar. Torku Şekerspor bir aileyse, Şafakçı sayesinde.

“Bize bu imkanları sağlayan başta Recep Konuk'a, kulüp yönetimine ve Torku'ya çok teşekkür etmek isterim. Bize inansınlar, güvensinler, Torku Şekerspor'u Avrupa'nın en iyi takımlarından biri yapalım. 1 yıllık ve 3 yıllık planlar yapalım, başarısız olursak zaten biz ceketimizi alıp gitmesini biliriz. Bize 1 versinler, reklam alarak Torku'ya 100 kazandıralım”

Mehmet Şafakçı
Mehmet Şafakçı
Büyük boyut için tıkla!

2. Bölüm: Mehmet Şafakçı

“Aile gibiyiz, ağlasak da beraber ağlayacağız, gülsek de beraber güleceğiz. Ben bunlarla daha çok zaman geçiriyorum ailemden, bilir Miraç, ne zaman arasalar, “kulüpte misin hocam?” diye sorar, “evde misin?” diye sormaz. Kolay olmuyor bu işler, çok emek var. Aslında çok zor değil ama Türkiye'de zor. Ben başladığım zaman Miraç 7 kişilerdi, Ahmet gitti geldi, 2 kişi kaldı, 5 kişi aramızda değil, gelişime ayak uyduramadılar. Hiçbirine de biz git demedik, kendileri gittiler, hepsiyle de çok samimi görüşüyoruz, ararlar, bayramda gelir giderler. Bizden ayrılanla düşman olanımız yok."

Ahmet birinci olduğu günün hemen ertesi günü başkanın yanına götürdüm. Babası yok, bir odada 4 kişi yaşıyorlar, anneanne, anne, ağabeyi ve kendisi. “50 lira da olsa maaş bağlayalım” dedim. Ahmet'e 100, diğer çocuklara 50şer lira bağlandı. Ahmet'e dedim ki “sana 25 lira, 75 lirayı yatıracağız oğlum”. Ahmet'in yaşı küçük, benim üzerime hesabı açtık, devam ettik. Her ne aldıysa, İsviçre'ye gitti, her gelişte para getiriyor bana, o da yazıyor, ben de yazıyorum, sonra yazmaz oldu.

“Oğlum kaç para var?” diyorum, “ben bilmem hocam” diyor.

”Oğlum niye bilmezsin, şu kadar oldu” diyorum.

18 yaşına gelince Ahmet'e “bankaya gidiyoruz” dedim, “hesabı sana aktaracağım”.

”Yok hocam” dedi, “para duracak, ev alacaksın ya” dedi.

Para biriktirdik, devlet 18bin lira verdi Avrupa şampiyonu olunca, netice itibariyle bir ev aldık Ahmet'e Konya'da. Evi aldığı gün, parayı verdim. Eve girdiği gün de hep beraber ağladık. Annesi ağladı, ben ağladım.

Mehmet Şafakçı, Nazım Bakırcı
Mehmet Şafakçı, Nazım Bakırcı'yla
Büyük boyut için tıkla!

Bizim amacımız Türkiye’de bu sporu geliştirmek. Lionel’in de benim de. Türkiye’de birkaç takım daha çıksın. Özel amacım bu takımı ProContinental yapalım ki kimsenin bu takımı kapatmaya gücü yetmesin. Şeker kapanırsa Türkiye’de bisiklet sporu biter. Tek korkumuz o, gerekirse bir iki takım açılsın ama birkaç yıllığına açılmasın. İnşallah bir ikinci takım daha kurulur bizim seviyemiz ya da üstümüzde. En kötü şey rakipsizlik.

2002-2005 arası 4 yıl milli takım antrenörlüğü yaptım. Göreve başlar başlamaz, Ömer Şahin’di federasyon başkanı, dedimki “başkanım, bizim böyle itekleme kakalamayla bu işi yapamayız. MEB müfredatına bisiklet mecburiyeti getirelim, liselerarası ya da ortaokullar arası yarışlar yapalım, öğretmenler, müdürler benim okulum dereceye girdi diye çocuklara önem verecekler” Hiçbiri olmadı.

Torku'da kiminle konuşsak, yarış sayısı konusu bir şekilde açılıyor. Takımın seviyesinin yükselebilmesi için yurtdışında daha fazla, daha sık yarış koşulması gerektiği, ama koşulmadığı herkesin derdi.

Türkiye’de iyi bir sistem yok. Biz TUR’dan sonra hiç yarış koşamazsak ne olur? Türkiye’deki yarışlar çocuk oyuncağı gibi, birinci olsak da zevk vermiyor çünkü bize birşey katmadığını hissediyorum. Avrupa’da yarış koşmamız lazım ki gelişim kaydedelim, ciddi bir planlama yapılması lazım.

Yarışlara öyle çok kolay gitmiyorsunuz. Çin’e gitmeyi neden istiyoruz, hem çok kaliteli yarışlar hem ciddi para var. Ama tabii ki Avrupa’da da koşmak istiyoruz, yönetici izin versin, Avrupa’da da koşarız. Problem değil. Çin’de bir pazar vardı, Recep Bey’in emriydi, Çin pazarına gireceğiz, yarış koşalım, dedi. Recep Bey çağırdı beni bir gün,

“Siz Çin'e niye gitmiyorsunuz?” dedi.

“Başkanım maliyet çok yüksek olduğu için yönetim kurulu yollamıyor” dedim,

“Ne demek?” dedi, “Oranın nüfusu 1.5 milyar, %10'una ürün satsak 150 milyon, %1'ine satsak 15 milyon”, böyle bir hesap yaptı, “gideceksiniz, kaçaymış maliyeti?” dedi,

”40-50 bin lira”

”Kaç yarış var?"

”Toplam 7 yarış var ama hepsine gidemeyiz, birine gidebiliriz. Daha sonra yavaş yavaş diğerlerine de davet alırız başkanım” dedim.

”Tamam, gidin!” dedi, öyle başladık. Bugün artık Çin'deki 6 yarışa çok rahat davet alıyoruz.
Mehmet Şafakçı, Lionel Marie
Mehmet Şafakçı, Lionel Marie
Büyük boyut için tıkla!

Biraz daha çok yarışa gidebilsek, yetmiyor. 2014'te 4 start aldık Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu'na kadar, onlardan biri de sınıfı olmayan Girit turu, bu yıl 2.2 oldu, biz öyle TUR koştuk geçen sene. Hiç hazırlanamadan, sadece antrenman yaparak, kimse inanmadı bize. Adamlar 20-30 startla geliyorlar.

Bir yarış için 6 ay önceden yazışmaya başlıyorum, yol buluyorum, 3 gün kala ben geliyorum demek yok. Çin ile 6 aydır yazışıyoruz, Yarış biter bitmez hemen bir teşekkür yazısı yolluyoruz, seneye görüşmek istiyoruz diyoruz. 3-4 ay sonra yarışmalar başlıyor. Yarışta problem çıkaran bir takım ol, hemen çıkarırlar yedekte hep takımlar vardır zaten.

Çarpıklık burada, bizim genç takımımızın da yılda 2-3 uluslararası tur koşması lazım. Bütçeyle alakalı, her yarış bir maliyet, bizim takım buraya geliyor, buranın maliyeti var. Çin'in de maliyeti var.

Maliyetten konu açılmışken, takımın bütçesi ne kadar? Ve toplam Torku Şekerspor içindeki payı nedir?

Yaklaşık 3 milyon lira bisiklet takımı. Şimdi biz her ne kadar fabrikanın takımı gibiysek de bir dernek olarak kuruldu bu kulüp, reklam karşılığı Konya Şeker fabrikası sponsor oluyor derneğe. Ama neticede biz Konya Şeker fabrikasının ve Torku'nun takımıyız. Ha şu var, arabalar fabrikanın, yakıtlar direk fabrikadan karşılanır, sporcuların yemekleri hep fabrikanın kazanından. Ve bütün bunlar için Konya Şeker fabrikası yönetimine ve özellikle başkanımız Recep Konuk’a çok teşekkür ederiz.
Torku Şekerspor
Torku Şekerspor'un Türk pedalları
Büyük boyut için tıkla!

Bu takım artık ProContinental olmalı, ben 4 yıl önce Continental olduğumuzda dedim ki Yavuz Bey'e: “Başkanım artık Continental olduk, buradan gelip gitmesi çok zor. Almanya ya da İtalya'dan bir villa tutalım, 10 kişi rahat girecek, bir tane aşçı olacak, sürekli yarışta olacağız, maliyet düşecek”. Baktı baktı, “bizi tefe korlar” dedi.

Lionel geldi, bu takımın Avrupa'da yer tutması gerekiyor deyince, tercüman da anlatıyor tabii, “deli 2 oldu bizim takımda” demiş, biri benim ya. ProContinental olursa kesinlikle Avrupa'dan ev tutulması gerekiyor, büyük bahçeli bir ev olursa böyle teknisyenin bahçede çalışacağı... Belçika veya Almanya düşünüyorum, çünkü merkezi. Haftasonu çıkacaksın, iki tane yarış koşup geleceksin. Çok zor olmasa gerek. Yapmamız gerekiyor, aynı yerdeysek başarılı değiliz. %1 de olsa üzerine çıkmamız gerek.

Bizim 3 arabamız var, “ 3 araba Konya'da gözüktüğü zaman ya amma para harcıyorlar diyecekler” diyorlar. Televizyonda gözüktüğünden bahset sen de, çık de ki, “bisiklet takımı şu kadar reklam katkısı sağlıyor”, insanlar bilsin. Bizler az çok biliyoruz, bunun Avrupa'da çok örneği var.

Bir yıllık plan yaparız ama Türkiye Turu'ndan sonra sapmalar başlar plandan. O kötü. Ama inşallah TUR'dan sonra bir toplantı olacaktır, herşeyi konuşmak gerekli, olursa böyle, sistemin oturması, herkesin önünü görmesi gerekiyor.

Bizim sponsorlarımız var. Bisiklet sponsorumuz Salcano, Lionel Sidi'yi getirdi.Seneye sıfır materyal maliyetli olabilir. Yavuz Bey'e dedim böyle bir teklif var, bir masaya yatıralım falan diye. Mesela 500bin liralık malzeme alıyordum, e şimdi o 500bin lirayla 10 tane tura giderim. Dedim ki aynı bütçeyi istiyoruz, malzemeler sponsor olacak daha çok yarışa gideceğiz. Bu çocuklara biz yarış koşturmazsak bir gene yerimizde sayarız. O yüzden yarış, yarış, yarış, yine yarış.

Yanımıza Miraç (Kal) geliyor, sohbete o da dahil oluyor. Şafakçı'nın “Allah sağlık versin, biz yerimizi ona bırakacağız” dediği Miraç takımın tecrübelilerinden haliyle. 2012 Londra'da Ahmet Akdilek ve Kemal Küçükbay ile pedal basan ve Şafakçı'nın “en iyi oydu, arızadan dolayı bitiremedi” dediği Miraç, aileden bisikletçi. Fakat bu güzel konu bile dönüp dolaşıp sisteme takılıyor. Konya'da velodromdan bahsediyoruz biraz.

Miraç Kal
Miraç Kal
Büyük boyut için tıkla!

Projeyi ben biliyorum, Konya'da var, daha temeli atılmadı, belediyeler arasında da kavga var, Bütün tesisler Selçuklu Belediyesi'nde olunca Meram “buraya yapalım” diyormuş, “velodromu buraya alın."

Miraç: “Yanyana yapılacaktı aslında. Hiç olmazsa futbola seyirci gelmişken oradan çıkar oraya gelir, Zaten babalarımız dedelerimiz hep öyle biliyorlarmış. Benim dedem babamı alırmış, Alaaddin Meydanı'nda yarış olurmuş, orada yarış seyretmeye götürürmüş. Kaç yıl önce...

Miraç'ın babasının da bisiklet ile büyümüş olması ve eski bisikletçi olması, kendisinin de bisikletçi olmasında önemli rol oynamış. Miraç, “bisikletçi olacağım” dediği zaman, herkes “oğlum ne yapacaksın, gir dükkana çalış” derken, babasının sonuna kadar desteklediğini anlatıyor. Bu nedenle kardeşi Celalettin de bisikletçi, geçen yıl gençlerde Türkiye şampiyonu olmuş. Fakat Türkiye'de daha fazla kulüp, daha fazla takım olmaması, onların da sorunu.

Miraç: Celalettin'in derdi takıma girmek. Tam 10 yaş küçük benden 97 doğumlu, seneye benimle yarışacak. İşte problem de bir noktada o, bizim takımda nasıl yapılanma olacak neler olacağını biz bile bilmiyoruz.

Şafakçı: 16 tane büyük var bizim takımda. Dışarıdan gelmek isteyenleri bir kenara koy, seneye 4 tane gencimiz büyük oluyor. Hepsini aldığın zaman 20 yapıyor. Takım 16 kişi olmak zorunda en fazla, 2 tane de stajyer öğrenci diye alırsın, alttan gelen iki sporcuyu, maksiumumu 18.

Miraç: Alttan adam geliyor, bir tanesi benim kardeşim, ama işte takıma girebileceğini düşünemiyorum. Başka takımlar olmazsa zaten bu adamların çoğu bu şekilde sporu bırakıyor, kayboluyor. Biz de nasıl geldik buralara, bizim zamanımızda büyüklerin önlerini kestiler, milli takıma götürmediler. 23 yaş altı diye bir olay vardı. Bizim işimize geldi, ama onların kariyeri bitti.

Şafakçı: Miraç'ın anlattığı dönem benim milli takımı bıraktığım dönem. Bunlar bedava milli forma giydiler. Niye biliyor musun? Bizden sonra bir Türk arkadaşı getirdiler takımın başına, adam dedi ki yeni bir uygulama başlatıyoruz, sadece underlar (U23) yarışa gidecek. En verimli çağında çocuklar. Mehmet Mutlu, Mustafa Maral, Berat Alphan, Necmettin Özbek, Mustafa Özinal vb. bayağı iyi bir takım vardı, İran'da tur kazandık, etaplar falan... Bunlara da kötülük oldu bir yerde.

Miraç: Biz bir anda bütün yarışlara gitmeye başladık büyüklerin koştuğu, Mısır turu olsun, gittik, rastgele de olsa tesadüfi başarı kazandık, ama aslında sistem yanlıştı. Büyük olsa ondan bir şeyler öğrenirsin, faydalanırsın. Bizim küçükler bizden faydalanıyorlar ama bu sefer de onlar yarışa gidemiyor, onlar da kayboluyor.

Laf dönüp dolaşıp ailelere geliyor bir yerde. Bu tempo, sürekli seyahat, eşler, çocuklar etkilenmiyor mu?

Şafakçı: Buradan takımın bir kısmı Azerbeycan’a, bir kısmı Konya’ya gitti. Dönüyorum, ben İzmir’e gidip Sergei'i göreceğim, hanımını yanına koyduktan sonra Konya’ya döneceğim gece. 10’da çıkacaksın, Konya 6 saat, Çarşamba sabah 4’te varacaksın, Perşembe sabah 6’da da Kütahya’da gençlerin yarışı var, ona çıkacağız. Geleceğiz, Pazar gece. Çarşamba günü Karadeniz Turu'na gideceğiz. Bizim de bir ailemiz var. Kapıdan girdiğimde oğlumun ilk sorusu “baba ne zaman gideceksin” oluyor. 12-13 yaşında çocuk, ne kadar görebileceğini soruyor.

Miraç Kal
Miraç Kal
Büyük boyut için tıkla!

Miraç: Her zaman diyorum Mehmet Hoca'ya bu iş böyle çekilmez , Mehmet Hoca buraya geldi, aileleri ile doğru düzgün vakit geçiremiyorlar. Benim kızım var, eşim var, onlar zor dayanır diye düşünüyorum. Hiç doğru düzgün Konya'da durmuyorlar, Konya'da durduğunda da sürekli mücadele ediyor. Ben beden eğitimi öğretmenlik mezunuyum, niye kafamı ağrıtayım? 1 sene çalışırım KPSS'ye, girerim öğretmenlik yaparım, eşimle çocuğumla beraber olurum. Hizmet etmek tabii isterim ama düzgün bir sistem olur.

Önemli bir konu da, hele de Türkiye'de, eğitim. Voleybolda Erol Ünal Karabıyık'ın yaptığı voleybol okulu gibi bir uygulama da olmadığı için, sporcular bir yandan eğitimlerini de sürdürmek ve “spor sonrası” kariyer hazırlıklarını yapmak zorundalar. Şafakçı, Ahmet Örken'in Lise 2'de İsviçre'ye gidince eğitiminin sekteye uğradığından bahsediyor. Ahmet ile beraber 3 sporcu daha açıköğretimden liseyi bitirmeye uğraşıyorlar.

Miraç'ın dikkat çektiği sorun ise başka. Üniversite mezunlarının devlette çalışmak istiyorlarsa KPSS'ye girip atanmaları gerekiyor. Bununla beraber devlet milli sporcular için bir istisna yapıyor ve KPSS'den muaf tutabiliyor. Bunun için sporcuların takım sporlarında 10 kere milli forma giymesi gerekiyor.

Yalnız ilginç bir nokta bisikletin “ferdi spor” sayılması. Bu nedenle KPSS'siz atanmanın koşulu Avrupa ya da Dünya Şampiyonaları ile Olimpiyat ya da Akdeniz oyunlarında ilk 3'e girebilmek. Miraç'ın da vurguladığı gibi, takım sporu sayılsa bisiklet 10 kere millilik kazanılabilir, fakat dünyada ilk 3'e oynamak, Türk bisikleti için (şimdilik) uzak bir ihtimal.

Dağ bisikletinde niye yoksunuz?

Şafakçı: Bunu başaramıyoruz ki tam anlamıyla, bir de ona girersek... bayanlar için çok baskı oldu bir dönem. Dağ bisikletiyle yol bisikletinin kültürü farklı, yeni bir takım daha olacak, yeni bir teknik ekip, zaten biz bunu zor ikna ediyoruz, onu da başkaları yapsın diye düşündük. Sporcular bedava girip koşmayı bile teklif edenler oldu, ama bir çizgide gitmek en doğrusu, o zaman bu kadar başarılı olamayabiliriz, ha aynı bütçeden yapın o zaman diyecekler. O düşünceyi biliyorum.

Mehmet Şafakçı
Mehmet Şafakçı
Büyük boyut için tıkla!

Perşembe: TUR2015 Torku Şekerspor Serisi - 3: Lionel Marie - Biraz Daha Zaman...



 

 
Yayın Sponsoru
  Yarış Dünyasından

Torku'nun Eski Antrenörü Lionel Marie ile Röportaj
Geçtiğimiz Aralık ortasında Torku Şekerspor'un eski antrenörü Lionel Marie ile IAM'a geçmesinden sonra bir röportaj yaptık. ... Devamı » » » 

Lionel Marie - Biraz Daha Zaman...
Aşağıdaki satırları bu yazı dizisine başlamadan önce bir girizgah olarak yazmayı düşündüm, sonra yazılanların önüne geçmesi, ko ...
Devamı » » » 

Mehmet Şafakçı - Ağlasak da, Gülsek de Beraber
Hayatımın ilk yıllarını Ankara'da geçirirken, 80'lerin başında 4 yaşında Anıttepe 100. Yıl Yüzme Havuzu'na başladım, Ring kulüb ...
Devamı » » » 

May.15 Ahmet Örken - Çumra'dan Cavendis...
May.15 TUR2015 - Start Alanı Nasıl Kuru...
May.15 TUR2015 - Yarışta Bir Gün Nasıl ...
May.15 TUR2015 - Kürsü Formaları Nasıl ...
Nis.15 TUR2015 - Etap Biterken Foto Fin...
Mar.15 2015'te Milli Takım - Aziz Sırna...
Auğ.14 Semra Yetiş ve Erkan Sakallıoğlu...
Şub.14 Mustafa Önder Atik ile Samsun'da...
Ksm.13 Yol Bisikletinde Köklü Değişikli...
Ksm.13 Saat Rekoru Kırılacak mı?
Eyl.13 UCI Başkanlık Seçimleri
Eyl.13 Vuelta Üçüncü Hafta Top 5
Eyl.13 Vuelta İkinci Hafta Top 5
Eyl.13 Vuelta İlk Hafta Top 5
Auğ.13 Dünya Masterlar Şampiyonası Fina...
Tem.13 100. Fransa Turu, Üçüncü Hafta, ...
Tem.13 100. Fransa Turu, İkinci Hafta, ...
Tem.13 100. Fransa Turu, İlk Hafta, Top...
May.13 TUR2013: Doping (?), Yarışın Gel...
Nis.13 Türkiye Bisiklet Turu: Takımlard...
Şub.13 Torku Şeker Spor'un Yabancı Peda...
Şub.13 UCI 2013 Yol Bisikleti Takımları
Yarış Dünyasından Arşivi

 

  Bu yayın 6218 kez okundu.
  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır. Bu yazı yazarın sorumluluğundadır.
  Hukuki bir durumda MTBTR.com sorumlu tutulamaz.


 

 
  Yarış Dünyasından  |  Atölye  |  Panorama  |  Teknoloji - Donanım  |  Patika  |  Sağlık ve Antrenman  | 
  Biz Kimiz  |  İletişim ve Yardım  |  İnsan Kaynakları

Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları |  mtbtr.com™ 2001 - 2015