Anasayfa
 MTBTR'de Bugün 
 Fotoğraflar 
2014 Bisiklet Katalogu
   
 
 Kurallar   IK   Biz Kimiz   İletişim ve Yardım   Hoş Geldin, üye girişi yapın Üye Girişi
 
24 . Eylül . 2017  
Kiloların Sürüş Üzerinde Etkileri
Bir Zayıflama Hikayesi

Kiloların Sürüş Üzerinde Etkileri

Çeviren: Emre Yıldırım
30.12.2003

Merhaba sevgili bisikletseverler,
Bu kez fizyolojik gerçeklerden, insan vücudunun çalışma prensiplerinden sıkılan arkadaşlarımızı da düşünerek gerçek hayattan bir fazla kilo örneği vermek istedik ve MTBAction Eylül-2003 sayısında yayımlanmış olan bir zayıflama öyküsünü sizlerle paylaştık. Umarız fazla kilosu olan arkadaşlarımız bu örnekten sonra hayat akışları üzerinde birkez daha ciddi şekilde düşünürler ve gerekli tedbirleri yavaş yavaş alırlar. Herşey dağ bisikletlerimiz üzerinde mümkün olduğunca fazla kalmak için değil mi ne de olsa?

Şimdi sözü, kilolarını biraz fazlaca birikteren dağ bisikletçisi arkadaşımıza bırakıyoruz:

Kilolar azalmalı! Bunu aklıma koymuştum. Bunun nedeni Amerikalara özgü ulaşılması neredeyse imkansız güzellik anlayışı mıydı çok emin değildim ama fazladan 10 kilom vardı ve bu kilolardan kurtulmalıydım. Belki Brad Pitt kadar yakışıklı olabilmem 10 kilo vermem dışında defalarca plastik cerraha gitmemi gerektirebilirdi ama ben şimdilik kilo vermekle yetinebilirdim.

Aslında sanırım kilo verme isteğimin esas nedeni Steve Tilford'du.
Büyük boyut için tıkla!

Steve Tilford 43 yaşında, +30 ve +40 yaş Dünya Cross Country Dağ bisikleti şampiyonluğunun kazanan bir dağ bisikletçisidir. Steve yaş ilerledikçe bu tür başarıları yakalamanın tek yolunun kilo kontrolünü sürekli hale getirmek olduğuna inanıyor. "Yaşlı, tecrübeli bir dağ bisikletçisinin zaman geçtikçe hızını koruyabilmesinin en önemli koşulu kilo vermektir" diyen ünlü dağ bisikletçisi bana kalırsa tamamen haklıydı.

DOĞRU YOLU BULMAK
1.75 olan boyum ile 90 kg civarı kilolara gelmiştim. Yapılan bir çalışmada gördüğüm kadarıyla ise ideal kilomun 70 kg olması gerektiğini biliyordum. Fakat ben bu kadar zayıflamayı düşünmüyorum çünki geçmişte bu kiloları birkaç kez yaşadığımı hatırlıyorum. Yokuşlarda kendimi muhteşem hissediyordum belki ama bisikletten indiğimde kendimi pek de sağlıklı hissetmiyordum.

Hatta özellikle vücudumun üst kısmı fazla gelişmiş olmadığı için bu güçsüzlük hissi bende bir kat daha artıyordu. Ben de kendime hedef olarak 80 kg'ı seçtim. Bu kiloyu seçtim zira bu kiloda kendimi çok daha iyi hissedeceğimi biliyordum. Evet hedefimi seçmiştim. Şimdi sıra bu kiloya inmenin yolunu bulmaya gelmişti.

Bazı arkadaşlarım Dr. Robert C.Atkins'in düşük karbonhidrat, yüksek protein diyetini uygulamış ve çok başarılı olmuşlardı. Karşıma geçip koca koca tavuk ve et porsiyonlarını adeta yutuyorlardı. Ne kadar iyi görünse de bu benim için doğru yol olamazdı. Kendi sınırlarımı biliyordum ve hiç de öyle iradeli bir insan değildim.

Kilo vermek günümüzde iyice zorlaşmış durumda. Yenebilecek yemekler artık hayatımızın her adımında binbir çeşidiyle karşımıza çıkıyor. Manavlar, köşe marketleri birbirleriyle müthiş bir rekabet halindeler artık. Tüm benzin istasyonlarında bir yemek köşesi kurulu bulunuyor ki genelde bu tür yerlerdeki yiyecek ürünleri ucuz ve olabilecek en sağlıksız yeme tarzına uygun olarak üretiliyor. Gidilen tüm büyük alışveriş merkezlerinde bir kapıdan girip diğerinden çıkarken karşınıza en az 5-6 hızlı yiyecek (fast food) işletmesi çıkıyor.

Bir amerikalıların neden çok kilolu olduğumuza şaşırmamalı. Bu tür irade kırıcı yiyecekler hayatımızı böylesine sarmışken yüksek protein, düşük karbonhidrat diyeti benim için sadece bir hayalden ibaret olabilirdi. Benim kilolarımı vermem gerekiyordu ve bunun için beni izleyen ikinci bir göze ihtiyacım vardı. Ayrıca bu mücadelede kaybetmeyi kesinlikle göze alamazdım. Bu tür bir yenilgi ileride hayatımı daha da çekilmez bir hale getirebilirdi.

JENNY ILE TANIŞMA
Sonunda kararımı verip, yılda 40 milyar dolar cirosu olan zayıflama endüstrisinin ellerine kendimi teslim ettim. Ve Jenny Craig ile tanıştım. Onlar da bu işi benim için kolay hale getirdiler: Haftada ya da iki haftada bir Jenny Craig merkezine gidiyorsunuz, geçen zaman içinde gerçekleştirdiğiniz gelişmeyi inceleyen bir danışman ile görüşüyorsunuz ve onlardan gelecek bir kaç hafta için sizin için özellikle hazırlanan genelde dondurulmuş ve mikro dalga'da yenilecek hale gelen yiyeceklerinizi alıyorsunuz. Oldukça lezzetli olan bu yiyecekleri yemek hayli zevkli ve daha önemlisi ara öğünler de merkez tarafından özellikle tavsiye ediliyor.

İlk hafta benim için oldukça rahat geçti. Önerilen ve bana verilen herşeyi rahatlıkla yedim. Günde 2 litre su içiyor,hiç bir zaman açlık hissetmemeye özen gösteriyor ve bisikletime mümkün olduğunca çok biniyordum. Kilolar yavaş yavaş gitmeye başlamıştı. İkinci hafta hayat biraz daha zorlaşmaya başladı. Uzun sürüşlerden sonra ve yüksek tempolu gezilerden sonra açlık hissetmeye başlamıştım. Bunun üzerine diyetime biraz daha kalori ilave edildi ve bu işe yaradı. Hala kilo veriyordum fakat artık açlık acısı duymuyordum.
Büyük boyut için tıkla!

İkinci haftayı da atlatınca herşey yoluna girmeye başlamıştı. Yediklerim oldukça doyurucu ve güzeldi. Evden uzak bir yerde yemek yemek zorunda kalıyorsam yemeklerimin tamamını bitirmem kesinlikle mümkün olmuyordu. Daha önce zevkle ve kolaylıkla yediğim yemek porsiyonları şimdi inanılmayacak kadar büyük geliyordu.

Hedefime ulaşabilmek için 90 gün yetmişti. Jenny Craig ile yaşadığım tecrübe tam bir başarı ile sonuçlanmıştı. Böyle bir program'a başvurmak için şirketle bir sözleşme imzalıyor, her ay değiştirdikleri yemekleri yemek zorunda kalıyordunuz. Ayrıca bu rejimin ne kadar pahalı olduğunu söylememe sanırım gerek yok. Kısaca şöyle özetleyebilirim: Kaybettiğim her kilo bana tam 70 dolara maloldu. Bu rejimin yüksek fiyatlarından hayıflandığıma bakmayın: Bu fiyatlar plana uyabilmek için önemli bir motivasyon da oluşturuyordu benim için. Arada bir kaçamak yapıp yemeği düşündüğünüz 1 dolarlık bir Twinkies ile başbaşa kalınca, bunun size 35 dolara malolacağını bilmek gerçekten yeteri kadar destekleyici oluyordu.

Burada söylemeden geçemeyeceğim: Eğer günde 2 litre su içiyorsanız geceleri 8 saat uyumayı unutun. Saat 3 gibi kısa bir mola vermek olmazsa olmaz hale geliyor insan için.

KILOYU KORUMAK
Kilolarımı verdikten sonra yaşadığım değişim oldukça etkileyiciydi: Bir kere enerjiniz eskiye göre iki katına çıkıyor. Kotlarınız üzerinize daha iyi oturuyor. Özellikle uzun soluklu yokuşlarda bisiklet üzerinde performansınız inanılmaz derecede artıyor. Amortisörlerinizin ayarını yumuşatmak zorunda kalıyorsunuz çünki yeni ağırlığınız için çok sert kalmış hale geliyorlar.
Bu konuda kendime en çok kızdığım nokta, böyle bir karar verip hayata geçirmek için neden bu kadar uzun zaman geçirmiş olmam. Bir sabah kalkıp bir anda 10 kilo almadığım bir gerçek. Herşey zaman içinde gelişti. Şimdi yapacağım tek şey çok daha az aralıklarla Jenny'nin kontrolünden geçip ulaştığım 80 kiloyu korumaya çalışmak olacak. Tabii binebildiğim kadar dağ bisikletim ile olacağım ve hızlı yiyeceklerle (fast food) ilişkimi kesinlikle keseceğim. Jenny'nin pahalı yiyeceklerinden uzak kalabilmek için dağ bisikletimin üzerinde daha uzun zaman kalabilmek için artık yeterince motivasyona sahip bulunuyorum.

Ayrıca tam onları yakalmışken arkadaşlarımın yokuş çıkarken beni geride bırakmasına da izin vereceğimi sanıyorsanız yanılıyorsunuz.

KİLO TAŞIMA
Yukarıda hikayesini sunduğumuz dağ bisikletçisinin ulaştığı kilo kaybının bisiklet sürüşü üzerinde ne kadar önemli bir gelişmeye neden olduğunu gösterebilmek için aşağıda sizlere bu bisikletçinin, California - Ojai'de Gridley Bisiklet Parkuru'nda kilo kaybından önce ve sonra yaptığı tur ve zamanları vereceğiz. Bu parkurda mevcut olan bir yokuşun ilk yarısında ve sonunda alınan ara zamanları verdiğimiz bu ölçümler ile karşılaştırma yapıldığında sonuçlar şöyle oluşmuş:

Ağırlık Ara Zaman Varış
90kg 33:02 1:37:18
80kg 23:26 1:06:20

Tamam bu bilgiler ile ilgili oluşan itirazlarınızı hemen duyar gibi olduk. İkinci elde edilen zamanlar çok daha iyi çünki bu zamanları elde edebilmek için bu bisikletçi çok daha motiveydi. Hiç kilo vermese idi yine de eski zamanına göre daha iyi bir sonuç alacağı büyük bir olasılıktı. Arkadaşımız bunun doğru olduğunu söylüyor. Fakat ayrıca ekliyor "Ne olursa olsun eğer bu kiloları vermeseydim %30'a varan bu denli büyük bir gelişmeyi sağlamam hayal olurdu. Ayrıca eklemem gereken birşey de bu yokuşu eskisine göre çok daha yüksek vitesler ile çıkmış olmam ve en küçük viteslere attığımda bile mücadeleyi bırakmamam ve eskisine göre çok daha hızlı bir şekilde kendimi toparlayıp tempomu artırmam oldu."

Son olarak kendisine sırtına 10 kiloluk bir ağırlık verip bu yokuşu bizim için bir kez daha çıkmasını istediğimizde verdiği yanıt şu oldu:

"Kesinlikle olmaz!"

Sağlıkla kalın.

 

 
Yayın Sponsoru
  Sağlık ve Antrenman

Bisikletle Oryantiring Nedir?
Türkiye, Dağ Bisikleti alanında önemli başarılara imza atmaya başladı. Bunu bir adım öteye taşıyarak Dağ Bisikleti’nin adrenalini ... Devamı » » » 

Bisiklet Sürerken İşaretlerle Haberleşmek

Grup içinde bisiklet sürdüğünüzde, birbirinizi potansiyel tehlikelere karşı uyarmak en temel sorumluluklardan biri olmalı. Çoğu ...
Devamı » » » 

Kapalı Mekanda Antrenmanın Püf Noktaları
Havaların çoğu zaman sıcak seyrettiği ülkemizde bisiklet antrenmanları için genellikle açık havada spor tercih edilmekte. Bir açıd ...
Devamı » » » 

Eki.12 Doping: Hangi Spor, Hangi Ulke, ...
Eki.12 Sporcular İçin Magnezyum
Eyl.12 Hangi Kas Ne Kadar Çalışır?
Mar.11 Yüksek Yoğunluklu İnterval ve La...
Oca.11 Karbon mu Daha Hızlı, Yoksa Çeli...
Tem.10 Yazın Bisiklete Binerken Nelere ...
Ksm.09 Sonbaharda Bisiklet
Tem.09 Fırtınada Ne Yapmalı?
May.09 VO2 Max Testleri
Oca.09 Sezon Dışında Ağırlığı Korumanın...
Oca.09 Kışın Neler Giymeli?
Auğ.08 Sınırların Peşinde
Haz.08 Spor Yaparken Müzik Dinlemeli mi...
Oca.08 Dengeli ve Düzenli Beslenmenin Ö...
Oca.08 Kötü Havalarda Bisiklete Alterna...
Ksm.07 Spor Yapmak İçin Bahaneler
Ksm.07 Kışa Girerken Beslenme Tüyoları
Eki.07 Kadın ve Erkeklerde Kilo Verme
Auğ.07 Sıcakta Bisiklete Binmek
Tem.07 Ne İçmeli, Nasıl İçmeli?
Tem.07 Daha İyi Sürüş İçin Derleme
Haz.07 Yarıştan Önce, Yarış Sırasında v...
Sağlık ve Antrenman Arşivi

 

  Bu yayın 3733 kez okundu.
  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır. Bu yazı yazarın sorumluluğundadır.
  Hukuki bir durumda MTBTR.com sorumlu tutulamaz.


 

 
  Yarış Dünyasından  |  Atölye  |  Panorama  |  Teknoloji - Donanım  |  Patika  |  Sağlık ve Antrenman  | 
  Biz Kimiz  |  İletişim ve Yardım  |  İnsan Kaynakları

Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları |  mtbtr.com™ 2001 - 2015