Anasayfa
 MTBTR'de Bugün 
 Fotoğraflar 
2014 Bisiklet Katalogu
   
 
 Kurallar   IK   Biz Kimiz   İletişim ve Yardım   Hoş Geldin, üye girişi yapın Üye Girişi
 
23 . Eylül . 2017  
Tahmin Ettiğiniz Limitlerinizin Çok Ötesinde -1-
Terra Incognita

Tahmin Ettiğiniz Limitlerinizin Çok Ötesinde -1-

Yazar: Ayşin Özer Başkır
11.11.2003

Tarih 15-21 Eylül 2003

Yer Hırvatistan/Kuzey Dalmaçya Kıyıları

Takım

Free Challenge Takımı

Refik Diri- Kaptan- Navigatör

Ayşin Özer Başkır

Milhan Dalgıç

Ukuer Yaşar

Büyük boyut için tıkla!

Destek Ekibi

Alex Kalenderoğlu- Takım direktörü

Tatyana Kalenderoğlu

Demet Artuc –Turkcell Hazırkart

Coşkun Aral

Gökhan Acun

Etaplar

Trekking/Koşu

Bisiklet

Kano

Yüzme

 Teknik Detaylar
Teknik Detaylar
Büyük boyut için tıkla!

Spor hayatıma dağcılık yaparak başladığım için gerçekten şimdiye kadar çok zor faaliyetler gerçekleştirdim, irademi ve psikolojik kondisyonumu çok test ettim ama bu seferki başka bir şeydi. Motivasyonun bir insanın limitlerini bu kadar zorladığı, bu kadar test ettiği başka bir yarışmaya daha önce katılmadım. Benim için inanılmaz bir tecrübeydi ve bunu sizlerle üç bölümden oluşan bu yazı dizisiyle paylaşmak istedim.Umarım aynı heyecanı size de yaşatabilirim.

Eklediğim Teknik Detaylar ile yorumlar Kaptanımız Refik Diri’nin notlarından alıntıdır.

Büyük boyut için tıkla!

14 Eylül 03

Yarış için bütün hazırlıklarımı bitirip çantamı kapattığım anda heyecanım yatışmış mide ağrılarım kesilmişti. Artık hazırdım. Kafamı kurcalayan hiçbir soru işareti yoktu. Fiziksel kondisyonum da iyiydi, psikolojik kondisyonum da, eksik bir malzemem de yoktu: İyi bir takımım ve güvendiğim bir kaptanım vardı, arkamızda da Hazır Kart desteği. Daha ne olsun ki diyordum içimden git ve yapabileceğinin en iyisini yap.

Havaalanındaki dostların sıcacık sevgiyle bizleri uğurlamaları ve eğlenceli bir uçak yolculuğunun ardından 14 Eylül akşamı Selce'deki otelimize yerleştik.

15 Eylül 03

Sabah erken kalkıp sahil kenarında biraz koştum; ilk dikkatimi çeken her yerin kayalık olması oldu. Arkasından yeni aldığımız ve deneme fırsatı bulamadığımız wetsuit'lerimizi deneyip yüzme antrenmanı yaptık. Bir an önce diğer yarışmacıların konakladığı bölgeye gidip onlarla tanışmak istiyordum. Onlar nasıldı, hangi malzemeleri almışlardı? Hazır mıydılar ? Fit gözüküyorlar mıydı? Bir sürü soru işaretim vardı kafamda.

Öğleden sonra bölgedeydik kamp alanında 7-8 takım vardı. Kocaman sandıklarının başında kimileri sandıklarını yerleştiriyor kimileri bisikletlerinin bakımını yapıyor kimileri de güneşin keyfini çıkartıyordu. Ben ise takımları ve malzemelerini inceleyip ne kadar profesyonel olup olmadıklarını anlamaya çalışıyordum. Bir yandan da takımdaki bayan sporcuları kesip sağlam olup olmadıklarını tahmin etmeye çalışıyordum. Ne de olsa takımlardaki en zayıf halka hep bayan olur diye düşünülür ya. Çok tatmin edici doneler elde edemesem de anladığım takımların deneyimli olduğu idi.

Yemek yeme olayını ciddi abartmış boyuttaydım. Ne de olsa yarış sırasında yemek yemeye fırsatım olmayacaktı!

16 Eylül 03

Son hazırlıklar ile geçen bir gün, alınan haritalar, çizilen yollar tahmini bitiriş süreleri, yanımıza alacağımız malzemelerin son hali yiyeceklerin son hali. Ben gene heyecanlı değilim kendime şaşırıyorum niye bu kadar soğukkanlıyım diye; galiba fazla güveniyorum kendime. Ya da bu son saatlerde değiştirebileceğim bir şeyin olmadığını biliyorum. Motivasyonum çok iyi bitirebileceğime çok inanıyorum.

Hep dediğim bu rotayı bitirebilen bir takım olursa öyle ya da böyle biz de bitirebiliriz. Yeter ki şansımız yaver gitsin. Çok iyi, çok profesyonel olmasak da kötü hiç değiliz.

Utku'nun soğuk algınlığı, hasta olması biraz canımı sıkıyor ama inanıyorum ki Utku'nun hasta hali bile yeterince iyi. Bir an önce uyumak 110 saatlik uykusuz geçecek bir yarışa uykumu almış olarak girmek istiyorum.

17 Eylül 03

Evet beklenen sabah nihayet geldi. Haziran'da başlayan zorlu bir mücadelenin sonucunda oluşan takım yarışa başlıyordu. Genelde bize sorulan ilk soru sponsorunuzla geldiniz seçilmiş bir takımsınız arkanızda onların desteği var, üzerinizde bunun baskısını hissediyor musunuz idi. Ben Ayşin olarak yapabileceğimin en iyisini yapacağıma o kadar emindim ki yarışın başında o baskıyı hiçbir şekilde hissetmiyordum ve hiç heyecanlı değildim.

Yarış bir kayak merkezi liftinin altından başladı çok sert bir eğim ile 3 km'de yaklaşık 750m irtifa aldık. O başlangıçta 27 takım aynı anda başlamıştı ben daha parkurun ortasına bile gelmeden tıkanmaya kasılmaya başladım. Bir yerde bir terslik olmalı diyordum ben bu kadar kötü değilim sondan ikinci takım olmayı hiç hak etmiyoruz.

Takımıma karşı vicdan azabı çekiyordum, Refik abi yanıma geldi bana arkadan çantamdan iterek destek oluyordu ama ne kadar hızlansam da öndeki ekibe yetişemiyordum; çantamı almayı teklif etti tamam dedim; bir yanda ona o ağırlığı da taşıtmamın verdiği rahatsızlık diğer yandan eğer vermezsem onları yavaşlatmanın rahatsızlığı vardı. Ağırlığımı verince tabi hafiflemenin verdiği rahatlıkla hızlanmıştım. Tam tepeye geldik Alex, Tatyana, Coşkun abi ve Demet bizi beklemekte yüzlerine bakamadım evet bize gösterdikleri bu kadar desteğe karşı sondan ikinci takım olarak başlamamızı hak etmiyorlardı. İşte o zaman kendimi çok kötü hissettim çantamı yüklendim, içimden Allah'ım ne biz o kadar kötü ne de onlar bu kadar iyi olamazlar diyordum. Onlara yetişmeliyiz daha ilk yarım saat.

Tepeyi aşıp CP1 geldik bundan sonra CP 2'ye kadar 8km vardı. Koşmaya başladık. Nispeten düz sayılırdı. Olanca hızımla koşuyordum; kaybettirdiğim zamanı geri kazandırtmam gerekli idi. CP 2'den CP3'e 5 km vardı yolda iki takım geçtik daha da motive oldum, ha gayret diyordum bisiklet etabına başlarsak bir iki takım daha geçeriz. CP3'e gelip hemenbisikletlerimizi aldık ve yola koyulduk.

Bisiklet etabında ilerlerken.
Bisiklet etabında ilerlerken.
Büyük boyut için tıkla!

Bisiklet etabının toplamı 50 km idi; çıkışla başlıyor biraz düz gidiyor biraz çıkıyor arkasından sahile kadar iniyorduk. CP4'e yaklaşırken iki takım geçtik iyice toparlamıştık gerçekten hepimiz hızlıydık yolda diğer takımları yakaladıkça daha da hızlanıyorduk. CP5'e, kano etabının başlangıç noktasına geldiğimizde saat 1.05 idi biz 18. takımdık ve zaman durduruldu. Yarış tekrar 2.20 de başlıyor idi. Bisiklet malzemelerimizi bıraktık. Sandıklarımız bizi kanomuzun yanında bekliyor idi.

 Kano etabına başlamadan önceki son hazırlık.
Kano etabına başlamadan önceki son hazırlık.
Büyük boyut için tıkla!

İyi organize olmamız gerekiyordu, başlangıçta anlamıştık ki yanımıza fazla yük almıştık ve hiç gerek yoktu. Hele benim çantamda 5 litre su, bir günlük yiyecek, uyku tulumu, polar, yağmurluk, ıvır zıvır bir sürü şey vardı. Halbuki 5 saat sonra sandığımıza ulaşıyorduk; bir iki bar 2,5 litre su yeterdi. Sandığımıza tekrar 2 gün sonra ulaşacaktık ve bu iki gün içerisinde çıkaracağımız parkurların malzemelerini ve yeterli yiyeceği almak zorundaydık. 2.20 de gitmek için hazırdık, karşıdaki KRK adasına kürek çekecektik.

 KRK adasına kürek çekerken.
KRK adasına kürek çekerken.
Büyük boyut için tıkla!

Start alındı, biraz ilerledik, bir baktım biz gene sondan ikinci takımız. Kanoda çok yavaşız olacak şey değil, bütün takımlar bizi bırakıp gitti. 15 km kano etabı idi, ben can sıkıntısından yanda bir kano görünce hemen laf atıyordum. Yanda gördüğümüz tek takımda Ukrayna takımı idi, adamlar neredeyse ilk defa kano çekiyorlarmış.

Eeee bizimkisi ilk değildi ama tecrübeli de sayılmazdık. Ama utanç verici bir durumdu. 3 tarafı denizlerle kaplı bir ülkede ve İstanbul gibi bir şehirde yaşa ve sen kano da kötü ol olacak şey değil. Ama oldu ne yapalım. Bizim de zayıf noktalarımız olduğu gibi güçlü yönlerimiz de var moral bozmak yoktu. CP6'ya gelir gelmez çok hızlı hareket edip kano malzemelerimizi bırakıp hemen trekking parkuruna başladık. Düz yolda ve yokuş aşağı koşuyor yokuş yukarı çok hızlı adımlarla yürüyorduk. Hedefimiz CP7'ydi ve bu nokta adanın yaklaşık 450m yüksekliğinde idi. Daha 7 km yol almamız gerekiyordu. Çok güzel kestirmeler ve hızlı bir tempo ile CP7'ye geldiğimizde bu noktaya gelen 8. takım olduğumuzu öğrendik. İnanılmaz bir duygu idi kano etabından sonuncu çıkıp bu noktaya 8. gelmek. Keyfime diyecek yoktu. Başladım hadi koşalım hadi koşalım demeye.

Bundan sonraki hedef CP8 deniz kenarında bir kasaba idi yaklaşık 14 km ve inişti. Hepimizin ağzı kulaklarında koşmaya başladık, bir iki yol karıştırdıktan sonra doğru yola ulaştık fazla zaman kaybetmemiştik. Yol stabilize bir yoldu rahat yürünüyor hatta koşuluyordu bu arada hava da kararmıştı ve biz yolda diğer takımlara yetişiyorduk. Yol boyunca onlarla sohbet edip sonra onları da hızlanarak geçiyorduk artık eğlenmeye başlamıştık. Ama Milhan dizimde bir problem var demeye başladı. Zemin de taşlık oldu ve bozuldu: Biraz yavaşladık. CP8'e geldiğimizde 10. takımdık. Sularımızı doldurduk ve hemen hareket ettik amacımız CP9'a bir an önce varmaktı 10 km bir mesafe 400m irtifa almamız gerekiyordu.

Yer asfalttı, hızlıca yol alabiliyorduk. Takım arkadaşlarımın hızında gidiyor olmak ve onları yavaşlatmıyor olduğumu görmek bana daha da güç veriyordu.

Motivasyon insanı tahminlerinin çok ama çok ötesine taşıyabiliyor. Hepimizin keyfi yerindeydi bir tek Milhan’ın dizleri ağrıyordu. CP9'a kadar rahat geldik şimdi amacımız CP10'a gitmek ve orada gecelemekti. Sadece bir 13 km kalmıştı ama o 13 km'nin bizim için bu kadar zor olacağını hiç ama hiç düşünmemiştik.

 İlk gün izlenecek rota gözükmekte.
İlk gün izlenecek rota gözükmekte.
Büyük boyut için tıkla!

Rahat başlayan bir patikadan sonra yol bitti. Bildiğimiz tek şey gideceğimiz istikamet idi. Zemin çarşak, taş, kaya idi ve hava karanlık, bizler yorgunduk. O noktaya geldiğimizde 4 takım idik: 4 takım da farklı bir yöne giderek yola devam etti. Kaptanımız Refik abi kontrolü ele aldı pusulasına baktı ve karşıdaki tepeyi işaret etti oraya çıkacağız. O önde Utku arkada ben onun arkasında Milhan en arkada tek sıra halinde ilerlemeye başladık. Zemin o kadar kötü o kadar kötü ki içimden dua ediyorum lütfen bu tepenin arkasından sahile inen patikayı bulalım diye. Daha yolun çok başında olduğumuzu böyle 4 tane tepe inip çıktıktan sonra dahi sahile inen düzgün bir patika olmadığını kim bilebilirdi ki! Ayak burkulmasına son derece müsait bir zemin, irili ufaklı bir sürü sivri kaya ve devamlı karşımıza çıkan taşlardan örülmüş duvarlar hızımızı inanılmaz yavaşlatıyordu. Tek teselli kaynağımız doğru yolda olduğumuza olan inancımız idi.

Artık dengeli yürüyemediğimiz için ben Utku'nun koluna girip yürümeye başladım sonra yanımıza Milhan’ı da aldık. Refik abi önde biz üçümüz arkada kol kola el ele çayda çırayı söyleyerek ilerliyoruz. O kadar komiktik ki orada: Türk stili trekking!! Hem birbirimizden denge alıyor hem de güç kazanıyorduk. Nihayetinde sahili tepeden gördük ama sahile paralel tepelerden ilerlememiz gerekiyordu. İşte bu son tepe diyoruz, çıkıyoruz, bir bakıyoruz arkada bir tepe daha var. Tam onu geçiyoruz, bir tepe daha; işin kötü tarafı aşağı inen patika da yok.

 Yarışın başlangıcı.
Yarışın başlangıcı.
Büyük boyut için tıkla!

Dördüncü tepenin ardından Utku vadiye baktı ve ben buradan aşağıya iniyorum dedi. Refik abi bir şey diyemiyordu ya karşımıza bir uçurum çıkarsa bu dik çarşaktan tekrar yukarıya da çıkamayız diye korkuyordu. Ben de Utku'nun fikrine katılınca hep beraber dik çarşaktan aşağıya inmeye başladık o kadar tehlikeli bir yerdi ki ayağınızın altında devamlı oynayan taşlar tutunabileceğiniz hiçbir yeriniz yok ve karanlık.

20 dakika sonra mutlu sona ulaştık. Sahildeki patikadayız. Saat 4:30 kamp alanındayız burası aynı zamanda Dark Zone yani zaman sabah 6:30 kadar donduruldu ve biz de fazladan 2 saat kazanmış olduk. Bu noktaya gelen 10. takımız, acayip mutluyuz. Hemen Alex'e bir şekilde haber vermek istiyoruz. Yemeğimizi yedik ve hemen yattık. Amacımız ertesi gün saat 8:30 da start almak.

 

 
Yayın Sponsoru
  Yarış Dünyasından

Torku'nun Eski Antrenörü Lionel Marie ile Röportaj
Geçtiğimiz Aralık ortasında Torku Şekerspor'un eski antrenörü Lionel Marie ile IAM'a geçmesinden sonra bir röportaj yaptık. ... Devamı » » » 

Lionel Marie - Biraz Daha Zaman...
Aşağıdaki satırları bu yazı dizisine başlamadan önce bir girizgah olarak yazmayı düşündüm, sonra yazılanların önüne geçmesi, ko ...
Devamı » » » 

Mehmet Şafakçı - Ağlasak da, Gülsek de Beraber
Hayatımın ilk yıllarını Ankara'da geçirirken, 80'lerin başında 4 yaşında Anıttepe 100. Yıl Yüzme Havuzu'na başladım, Ring kulüb ...
Devamı » » » 

May.15 Ahmet Örken - Çumra'dan Cavendis...
May.15 TUR2015 - Start Alanı Nasıl Kuru...
May.15 TUR2015 - Yarışta Bir Gün Nasıl ...
May.15 TUR2015 - Kürsü Formaları Nasıl ...
Nis.15 TUR2015 - Etap Biterken Foto Fin...
Mar.15 2015'te Milli Takım - Aziz Sırna...
Auğ.14 Semra Yetiş ve Erkan Sakallıoğlu...
Şub.14 Mustafa Önder Atik ile Samsun'da...
Ksm.13 Yol Bisikletinde Köklü Değişikli...
Ksm.13 Saat Rekoru Kırılacak mı?
Eyl.13 UCI Başkanlık Seçimleri
Eyl.13 Vuelta Üçüncü Hafta Top 5
Eyl.13 Vuelta İkinci Hafta Top 5
Eyl.13 Vuelta İlk Hafta Top 5
Auğ.13 Dünya Masterlar Şampiyonası Fina...
Tem.13 100. Fransa Turu, Üçüncü Hafta, ...
Tem.13 100. Fransa Turu, İkinci Hafta, ...
Tem.13 100. Fransa Turu, İlk Hafta, Top...
May.13 TUR2013: Doping (?), Yarışın Gel...
Nis.13 Türkiye Bisiklet Turu: Takımlard...
Şub.13 Torku Şeker Spor'un Yabancı Peda...
Şub.13 UCI 2013 Yol Bisikleti Takımları
Yarış Dünyasından Arşivi

 

  Bu yayın 3757 kez okundu.
  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır. Bu yazı yazarın sorumluluğundadır.
  Hukuki bir durumda MTBTR.com sorumlu tutulamaz.


 

 
  Yarış Dünyasından  |  Atölye  |  Panorama  |  Teknoloji - Donanım  |  Patika  |  Sağlık ve Antrenman  | 
  Biz Kimiz  |  İletişim ve Yardım  |  İnsan Kaynakları

Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları |  mtbtr.com™ 2001 - 2015