Anasayfa
 MTBTR'de Bugün 
 Fotoğraflar 
2014 Bisiklet Katalogu
   
 
 Kurallar   IK   Biz Kimiz   İletişim ve Yardım   Hoş Geldin, üye girişi yapın Üye Girişi
 
22 . Kasım . 2017  
Tahmin Ettiğiniz Limitlerinizin çok Ötesinde -2-
Terra Incognita

Tahmin Ettiğiniz Limitlerinizin çok Ötesinde -2-

Yazar: Ayşin Özer Başkır
18.11.2003

18 Eylül 03

Sabah uyanıp hazırlanmaya başlıyoruz. O sırada gülümseyerek Tatyana ve Çoşkun abi yanımıza doğru geliyorlar, bir çırpıda yaşadıklarımızı onlara anlatıyoruz. Nasıl bir moral nasıl bir motivasyon sevdiklerinin yanında olması! Utku çok huysuz uyanıyor, hala hasta, hem ateşi var hem boğazı ağrıyor.
 İkinci gün izlenilen rota.
İkinci gün izlenilen rota.
Büyük boyut için tıkla!

Bana oradaki 2 saatlik uyku yetti sanki 8 saat uyumuşum da uyanmışım gibi zinde hissediyorum kendimi. 8:30 da kanolara bindik. CP11 iptal edilmişti, onun yerine CP12’ye doğru hareket ettik, 25 km kano parkuru.
 İkinci gün kano etabına hazırlanırken.
İkinci gün kano etabına hazırlanırken.
Büyük boyut için tıkla!

Ben ve Refik abi, Milhan ve Utku birlikteler. Milhan ile Utku'daki motivasyon sıfır. bir türlü dengeli ve uyumlu değiller. Belli ki istemeye istemeye çekiyorlar. Biz Refik abi ile onları motive etmeye çalışıyoruz. Biraz işe yarıyor ama yol uzun git git bitmiyor. Ben eğer konuşmazsam canım sıkılır, mutlaka ya konuşmalıyım ya şarkı söylemeliyim. Tabii yanımdaki kişinin kulak sağlığı açısında konuşmamda fayda var. Refik abi ile bütün yol boyunca lise anılarımızı bile konuştuk. Bir de zevkli oluyor ki sanki yarışmıyoruz da iki arkadaş buluşmuş sohbet ediyoruz.

CP12'ye Goli adasına geliyoruz. Bizi adada toplam 7 km'lik bir trekking etabı beklemekte. Bu ada eski hapishanenin olduğu bir ada. Zemin gene taş kaya tam da öğle sıcağındayız parkur çok sert ilerliyor, biz ise olanca hızımızla koşmaya çalışıyoruz, çarşak zeminde ne kadar koşulursa. CP13 CP 14 . CP15 iptal edildi, Rab adasına CP16'ya doğru kürek çekiyoruz toplam 11 km... Daha iyiyiz.

Büyük boyut için tıkla!

Bu noktaya iyi geldik ama hızlı toparlanamadığımız için en son biz çıktık. CP17 410 metre yüksekliğinde Kamenjak TV kulesi. Geç başlamamıza rağmen çok hızlı yürüyoruz ama zemin gene kötü çarşak. Bir ara yolu şaşırıyoruz ve çok aşağıya düşüyoruz. Kule karşımızda ama biz çok aşağıdayız. O tepeye hiç çıkamayacağımızı düşünüyorum bir an. Elektrik direklerinin altından direk tepeye vurduk, yer kayalık çarşak: Milhan yürümekte çok zorlanmakta iki dizi birden çok ağrıyor, yokuş aşağı ve yokuş yukarı hareketler onun için tam bir işkence.
 Trekking etabında ilerlerken.
Trekking etabında ilerlerken.
Büyük boyut için tıkla!

Hızımız iyice yavaşladı, 13 km sonra kontrol noktasındayız kendimi zorla motive etmeye çalışıyorum ama artık yoruldum. Sırada CP18 var, adanın sonundaki Misnjak feribot iskelesi ve 15 km daha yürümemiz gerekmekte.

 Birinci olan Polonyalı ekib.
Birinci olan Polonyalı ekib.
Büyük boyut için tıkla!

Refik abi artık benden sıkıldı, devamlı kaç km kaldı, kaç saat daha yürüyeceğiz sorularından. Kendimi motive etme yöntemim "2 saat sonra bir bar yiyeceğim, 4 saat sonra sandviçimi yiyeceğim, 6 saat sonra kontrol noktasındayız" şeklindeydi. Olaki yolda bir terslik çıktı ve 6 saatin uzayacağı anlaşıldı, işte o zaman sorun başlıyordu. Arada bir Refik abiye tembih ediyordum. Sakın bizi kaybetme e mi diye.

CP18’e geldiğimizde belimden aşağısını hissetmiyordum. Neyse ki yorulan ve o durumda olan tek ben değildim. Vetsüitleri giyip karşıya geçmek tam bir işkence gibi geliyordu, imkanımız olsa oraya kıvrılıp uyuyacaktım. Karşı kıyıdaki Jablanac CP19’a 2 km kano çekerek ulaştık. Hepimizin tek isteği yemek yiyip bir an önce yatıp uyumaktı.
 Etab değiştirme sırasında.
Etab değiştirme sırasında.
Büyük boyut için tıkla!

Bu kontrol noktasına geldiğimizde hala 10. sırada olmamız beni inanılmaz motive etmişti. Planımız bir sonraki gün bitirmekti parkuru, benim kafama o pek yatmamıştı. Bu noktada 6 saat gibi fazla bir zaman harcadık. Bizi zor bir gün bekliyordu iyi dinlenelim dedik. Açıkçası bu kadar yorgunluğun arkasına sıfırdan 1500 metre irtifayı 13 km de bisiklet ile alacak olmak beni korkutuyordu, ya kasılırsam ya takımı yavaşlatırsam diye endişeleniyordum. Bu güne kadar takımın hızınıhiç yavaşlatmamış, herkesle aynı tempoda devam etmiştim.

Büyük boyut için tıkla!

19 Eylül 03

Sabah saat 7 gibi yola koyulduk. Bisiklet ile güzel bir tempo ile yükselmeye başladık. Korktuğum gibi olmadı tempom kötü değildi, yavaşladığım yerde de Refik abi beni arkamdan iterek hızlanmamı sağlıyordu. Gene bir hata yapıp sırt çantamı çok ağır tutmuştum. Utku’nun da hastalığı iyileşmişti. Hatta bir ara kendini o kadar iyi hissetti ki beni de iple çekmek istedi, iyi deneyelim dedik.

Bana göre kendini bu şekilde yorması gereksizdi çünkü takım temposunun çok gerisinde değildim. Ama böyle bir sürüşü de tecrübe etmiş oldum. Milhan’nın diz problemi dışında bir problemimiz kalmamıştı. Bisiklet sürüş hızımıza da fazla etki etmiyordu. Yokuşu çıktıktan sonra yol düzleşmeye başladı ama zemin bozuldu.

Büyük boyut için tıkla!

Orada bir hata yaptık ve bu hata bizim yaklaşık bir saatimize ve yolu uzatarak daha fazla yorulmamıza sebep oldu. Hata yapmak takımı gerçekten çok demotive ediyor: Kaybettiğin zamandan çok motivasyonunu kaybetmene üzülüyorsun.

Bisiklet parkurunda bulunan dağcılık etaplarını CP20 ve CP21’i iptal ettiler. Bir sonraki hedefimiz CP22 Velebno Oteli Parkur çok zor, kırıcı bir parkur. İnişlerde dahi dinlenemiyorsun zemin gene taşlık, düşmemek ve lastik patlatmamak için çok çaba sarf ediyoruz. Tam inişler başlıyor tamam bitti bu iş diyorum bir bakıyorum gene yokuş çıkıyoruz. Bir inip bir çıkmaktan usanıyorum. Seleye oturmak istemiyorum ayaklarıma kramp giriyor ama takım arkadaşlarımla aynı tempoda biniyorum. Onları yavaşlatmadığım için çok mutluyum bu da beni daha fazla motive ediyor. "Ayşin çok iyisin, devam et!", "Bravo sana!" dedikleri zaman hele keyfime diyecek yok ‘ Öyleyim di mi’ deyip gülmeye başlıyorum ve bütün sıkıntımı unutuyorum.

Otele kadar yolda iki takımla kapışıp 85 km kat ediyoruz. Hemen toparlanıp gitmeyi düşünürken kötü haberi alıyoruz ve dağılıyoruz. Burada 3 saat zorunlu dinlenme var. Biz itiraz ediyoruz hemen, "Ama niye daha önce söylemediniz, biz bir önceki molamızda 6 saat dinlendik zaten!!" Ama sonuç yok. Biraz yemek yiyip biraz uyuduktan sonra karanlığa kalmış bir halde zorlu trekking rotasına giriyoruz. Ormanın içerisinde ilerleyen bir parkur ve devamlı yükseliyor; içerisi çok karanlık ışıklarımız yetersiz. Çok yavaş ilerliyoruz. Keşke gündüz girseydik parkura diyoruz. CP 23 yani Stap dağ evine 24 km var ama o kadar yavaş ilerleyebiliyoruz ki motivasyonumuz bozuluyor.

Yanımızda sağlam kullanılabilir durumda olan iki fener var ben hangi akla hizmetle yanıma fenerimi almamışım bilmiyorum. Milhan'daki fenerin de ışıkları zayıflamış bir işe yaramıyor. İşin kötü tarafı yedek pilleri de yanımıza almamışız.
Ormanın içi zifiri karanlık, yıldızlar dahi ağaçlardan gözükmüyor 5 metre dahi düzlük yok. Ya eğim çıkıyoruz ya da eğim iniyoruz. Patikayı kaybetmemek için inanılmaz bir efor harcıyoruz eğer bir karıştırır başka bir patikaya girersek yanarız, bunu biliyoruz. Patika sık sık devrilmiş ağaçlarla kayalarla kesiliyor. Yarışın en zor kısmındayız. Ormana girdikten 10 saat sonra hala yolu yarılayamamış olmak bizi kahretti. Bir ara hızımız saatte 1km'ye düştü. Yavaşladıkça motivasyonumuz düşüyordu yarışı bitiremeyeceğimizi düşünmeye başlıyoruz.

Yarış direktörü brifing verirken.
Yarış direktörü brifing verirken.
Büyük boyut için tıkla!

Milhan inanılmaz zorlanıyor dizlerinden. Bulduğumuz tek düzlük alanda biraz yatıp bari gün ışığı ile hareket edelim kararı alıyoruz. Kendimize taşlık olmayan bir yer bulup iki uyku tulumunun içerisine 4 kişi sığıştık günün ağarması ile birlikte de tekrar yürümeye başlıyoruz.

 

 
Yayın Sponsoru
  Yarış Dünyasından

Torku'nun Eski Antrenörü Lionel Marie ile Röportaj
Geçtiğimiz Aralık ortasında Torku Şekerspor'un eski antrenörü Lionel Marie ile IAM'a geçmesinden sonra bir röportaj yaptık. ... Devamı » » » 

Lionel Marie - Biraz Daha Zaman...
Aşağıdaki satırları bu yazı dizisine başlamadan önce bir girizgah olarak yazmayı düşündüm, sonra yazılanların önüne geçmesi, ko ...
Devamı » » » 

Mehmet Şafakçı - Ağlasak da, Gülsek de Beraber
Hayatımın ilk yıllarını Ankara'da geçirirken, 80'lerin başında 4 yaşında Anıttepe 100. Yıl Yüzme Havuzu'na başladım, Ring kulüb ...
Devamı » » » 

May.15 Ahmet Örken - Çumra'dan Cavendis...
May.15 TUR2015 - Start Alanı Nasıl Kuru...
May.15 TUR2015 - Yarışta Bir Gün Nasıl ...
May.15 TUR2015 - Kürsü Formaları Nasıl ...
Nis.15 TUR2015 - Etap Biterken Foto Fin...
Mar.15 2015'te Milli Takım - Aziz Sırna...
Auğ.14 Semra Yetiş ve Erkan Sakallıoğlu...
Şub.14 Mustafa Önder Atik ile Samsun'da...
Ksm.13 Yol Bisikletinde Köklü Değişikli...
Ksm.13 Saat Rekoru Kırılacak mı?
Eyl.13 UCI Başkanlık Seçimleri
Eyl.13 Vuelta Üçüncü Hafta Top 5
Eyl.13 Vuelta İkinci Hafta Top 5
Eyl.13 Vuelta İlk Hafta Top 5
Auğ.13 Dünya Masterlar Şampiyonası Fina...
Tem.13 100. Fransa Turu, Üçüncü Hafta, ...
Tem.13 100. Fransa Turu, İkinci Hafta, ...
Tem.13 100. Fransa Turu, İlk Hafta, Top...
May.13 TUR2013: Doping (?), Yarışın Gel...
Nis.13 Türkiye Bisiklet Turu: Takımlard...
Şub.13 Torku Şeker Spor'un Yabancı Peda...
Şub.13 UCI 2013 Yol Bisikleti Takımları
Yarış Dünyasından Arşivi

 

  Bu yayın 2638 kez okundu.
  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır. Bu yazı yazarın sorumluluğundadır.
  Hukuki bir durumda MTBTR.com sorumlu tutulamaz.


 

 
  Yarış Dünyasından  |  Atölye  |  Panorama  |  Teknoloji - Donanım  |  Patika  |  Sağlık ve Antrenman  | 
  Biz Kimiz  |  İletişim ve Yardım  |  İnsan Kaynakları

Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları |  mtbtr.com™ 2001 - 2015