Anasayfa
 MTBTR'de Bugün 
 Fotoğraflar 
2014 Bisiklet Katalogu
   
 
 Kurallar   IK   Biz Kimiz   İletişim ve Yardım   Hoş Geldin, üye girişi yapın Üye Girişi
 
23 . Eylül . 2017  
Kurban Bayramında Dağ Bisikletli Bodrum Tatili
Bodrum ve Çevresi

Kurban Bayramında Dağ Bisikletli Bodrum Tatili

Yazar: Ebru Ulutuna
4.3.2004


Geçen bayram ve yılbaşını evde geçirdikten sonra artık bu bayram evde oturamayız diyerek; Aladağlar'da sıkı bir faaliyet mi, Bodrum mu derken, havaların güzel olacağını öğrenip, bisikletlerimizi de yükleyerek Bodrum yollarına düştük..

1.gün:
Gece 2:30’da İstanbul’dan araba ile yola çıktık.. Saat 10 civarı Bafa Gölü'ndeydik... Her zamankinin tersine bu sefer amacımız geze geze Bodrum’a varmak, kısa tatillerde es geçtiğimiz bazı yerleri rahat rahat gezmekti..
Büyük boyut için tıkla!

Bafa gölünde her zaman hissettiğim o mistik havayı bu kez daha yakından hissetme imkanı buldum.. Gerçi köyün tam antik Heraklia ve Latmos kentlerinin üzerine kurulması bizi üzdü ama göl, kızıl dağlar ve antik kent yine de çok garip duygular uyandırdı ve çok keyifliydi... Bir dahakine antik kral yolunu takip eden çadır konaklamalı tura çıkma temennisi ile ayrıldık Bafa’dan...

Yolumuza sallana sallana devam ederek sonunda sevgili Bodrum’umuza ulaştık.. İlk günü eve yerleşme ve evi ısıtma çalışmaları ile tamamladık:)

Büyük boyut için tıkla!

2.gün:

Gece fırtına ve klima gürültüsünden pek huzurlu uyuyamadık.. Ama sabah sıcacık Bodrum güneşi ve çiçek kokulu havasına uyanmak uykusuzluğumuzu hemen unutmamızı sağladı.. Hemen toparlanarak bisikletlerimize atladık. İlk gün için rotamız sahil yollarını takip ederek Bodrum’a ulaşmaktı..

Bisiklet inanılmaz özgürlük duygusu veren keyifli bir araç.. Daha önceden araba ile geçtiğim yerlerden bisikletle geçmek tamamen farklı bir duygu, inanılmaz detayları farkediyor insan....

Yahşi, Ortakent, Bitez, Gümbet, Değirmenler derken Bodrum’a ulaştık.. Marinada meşhur köftecide köftelerimizi yiyerek ufak bir keyif molası verdik. Bodrum’un içi sıcacık ve cıvıl cıvıldı... Hızımızı alamayarak Bodrum’un öteki yarısına doğru yeni açılan yarı asfalt-yarı toprak yoldan devam ettik.


Büyük boyut için tıkla!

3.gün:

Bugün bisiklet açısından tam anlamıyla fiyaskoydu.. Evden çıkmamız, bisikletleri arabaya yüklememiz filan saat 1’i buldu. Amacımız Gümüşlük yolu üzerinde peksimet köyüne arabayla gidip oradan bisikletlerle Kayalar köyü üzerinden Yalıkavak’a varmak, sonra da sahilden geri dönerek bir loop yapmaktı. Ama yarım saatte kayalar köyüne vardık ve yolun ordan sonra devam etmediğini gördük.. İnternetten indirdiğim harita yanlışmış!.. Kös kös geri döndük ama bir türlü istediğimiz gibi bir toprak yol bulamadık.. Bir yandan da akşam Pınar’lar geleceği için hava karamadan markete uğrama ve eve gidip hazırlık yapma stresine girince biz en iyisi geri dönelim dedik.. Sakız anaya uğrayıp güzel bir yemek yedik, günün en güzel anı buydu:)))

Büyük boyut için tıkla!
4.gün:

Bugünü bisikletsiz ve Pınar’lar ile geçirmeye karar verdik.. Rahat rahat kahvaltımızı edip (ev artık ısınmıştı), Bodrum’da Marinada keyif yaptıktan sonra , yine internetteki araştırmalarımdan bulduğum Boğaziçi köyüne gitmeye karar verdik.. Boğaziçi köyü pek köy gibi değildi ama yine de sakinliği güzeldi. Kıyıda bir balıkçıda oturarak mükellef bir yemek yedik, biralarımızı içtik...


5.gün:

2 günlük dinlenmeden sonra bisiklete binmek için yanarak uyandık.. Bisiklet sevgisi acayip bişey gerçekten... Önceki günkü başarısızlığımızdan sonra bugün çok iddialıydık ve süper geçti.. Araba ile Yukarı Mazı köyüne ulaştık.. Mazı, Bodrum’un tersine dağlık ve ormanlık bir bölgede.. Bisikletlere atlayarak Ören yoluna saptık ve orman içi asfalt yoldan yaklaşık yarım saatte ama sürekli inerek Çökertme’ye ulaştık... İnerken yahu biz bu yokuşu nasıl çıkacağız diye hafif bir endişe duysam da bir yandan da çok kışkırtıcıydı! Meşhur Çökertme’yi de görmüş olduk.. Son derece bakir, sakin, ışıl ışıl denizi olan bir koy... Çökertmeye varınca her zamanki gibi köyün çocuklarına sorarak Mazı’ya dönüş yolu için toprak bir patika öğrendik..

İşin en sevdiğim yanı olan keşif ve macera burada başladı..

Ana yoldan ayrılarak çocukların tariflerine istinaden toprak yola saptık, ve inişli çıkışlı ama tamamen manzaralı bir yoldan Mazı’ya geri döndük.. Yolda her zamanki gibi kararsız kaldığımız sapaklar oldu ama Allahtan arıcılık yapan bir köylü ile karşılaşarak doğru yolu bulduk.. Yolun en sonu ise bir dere ile birleşti ve bir süre dere içinden ilerleyerek aşağı Mazı köyüne ulaştık... Aşağı Mazıda süper manzara eşliğinde yemeğimizi yiyip, keyif yaptık.. Ama henüz faaliyet bitmemişti çünkü arabamızı Yukarı Mazı'da parketmiştik ve Yukarı Mazı da bayaaa yukarıdaydı... Tekrar bisikletlerimize atladığımızda o yokuşu çıkacağımızı duyan herkes bize “masallah masallah” dedi:))) Tam 45 dakikada yokuşu tamamladik, tok midenin üstüne bayaa zor oldu doğrusu... Faaliyetimiz molalar hariç net bisiklet üstünde 3 saat sürdü..

Büyük boyut için tıkla!

6.gün:

Eh dün performansımızı zorlayınca bugün biraz bisiklete ara verip, araba ile Bodrum’un bilmediğimiz köylerini keşfe çıkalım dedik.. Yalıçiftlik, Dağbelen Köyü, Gökçebel Köyü, eski Gölköy, Türkbükü , Torba civarında dolandik.. Dağbelen köyünde yine orman içi bir patika bularak yürüyüş yaptık.. Çok enteresan bir köy bulamadık doğrusu, çünkü her köyde satılık lüks villalar vardımaalesef :(((


7.gün:

Bugün fazla macera yaşamadan asfalt yollardan bir rota çizdik kendimize.. Kargı’dan sahil yolunu izleyerek Turgutreis’e vardık.. Yerel lokantada karnımızı doyurduktan sonra yine sahilden Gümüşlük’e devam edip sonra da aynı yoldan geri döndük.. Yani molalar hariç net 3 saat süren 50 km’lik bir parkur yapmış olduk..

Turgutreis’e giderken yolda bir park var, park’ta ise Eren Dede’nin mezarı.. Pınarcığımın tecrübelerine dayanan tavsiyeleri ile biz de Eren Dede’de dilek tutmaya karar verdik:) Tabi bizi bisiklet kiyafetleri ile Eren Dede başında görenler icin bayaa komik bir görüntü oluşturuyorduk...

Bir komik anı da Turgutreis’te yaşadık.. Bizi bisiklet kiyafetleri ile görenler turist zannediyor ve çocuklar "hello hello" diye bağırıyorlardı. Buna zaten alışmıştık.. Ama yolda giderken Bülent bir çocuğa yol sorduğunda, çocuk boş bulundu: Kendini öyle şartlandırmıştı ki bizim Türk olmadığımıza Bülent’in Türkçe sorduğu sorusuna ingilizce cevap verdi.. Durumu anlayınca, kendi de dahil hep birlikte püskürdük tabiiii...

8.gün:

Artık performansımızdaki gelişme bayaa farkediliyordu.. Buna güvenerek ve geçen gün aldığımız keyfi tekrar yaşamak istediğimiz için bugün tekrar Mazı köyü tarafına gitmeye karar verdik.

Bu kez Mazı'yı geçtikten sonra Gökbel köyüne kadar araba ile gittik... Ben internetten buraya tekne ile gelen turistleri, traktörle Sivrikümes Tepesi diye bir yere çıkardıklarını, buradan müthiş Gökova manzarası izlenebildiğini bulmuştum.

Gökbel köyünde kahvede durarak Sivrikümes tepesini sorduk ve yol hakkında bilgi almaya çalıştık.. Önce her zamanki gibi siz oraya çıkamazsınız dedi biri.. Başka biri çıkarlar deyince az kalsın kahvedekiler arasında kavga çıkıyordu:)))

Neyse fazla uzatmadan biz buluruz diyip arabayı parkettik.. Bisikletlere atlayıp patikadan tepeye çıkmaya başladık. Yol o kadar bozuktu ki çoğu yerde bisikletten inmek zorunda kaldık. Sonunda bir süre tarlaların arasında ilerledikten sonra bisikletleri çalıların arasına saklayıp, sık çalılık araziden tepeye tırmanmaya başladık.

Tepeye doğru başlayan yıkılmış harabe taşlarının üzerinden atlaya zıplaya sonunda Sivrikümes Tepesine ulaştık.. Adamlarin siz çıkamazsınız dedikleri tepe toplam yarım saat filan sürdü.. Ama hem yol çok keyifliydi hem de tepedeki manzara gerçekten görülmeye değerdi.. Tüm Gökova Körfezi ayaklarımızın altındaydı.. Hava biraz puslu idi, ama bu da manzarayı daha da hoş kılıyordu.
Manzaraya dahil olan meşhur Gökova termik santrali sinirlerimizi bozdu tabii...

Daha sonra hızla aşağı indik.. Bu kısa gezi bizi kesmeyince Çökertme'ye gitmeye karar verip, yine o güzel yokuşlardan inerek Çökertme'ye ulaştık.. Karnımız çok acıkmıştı ama zaten 2-3 tane olan balıkçı lokantaları da açık değildi.. Sonunda bunlardan birisinden rica ettik bize sandviç hazırladılar sağolsunlar... O yokuşları süper keyifle çıkarak faaliyetimizi tamamladık...

 

Rotalar:
* Bodrum Kargı koyu-yahşi-gümbet-bodrum-yalıçiftlik yolu-Kargıya dönüş (sahilden 40 km)
* Gümüşlük’e giderken Peksimet kavşağı-Kayalar köyü-peksimet’e dönüş (15 km. toplam, 7 km sürekli dik yokuş çıkış, 7 km iniş..)
*Yukarı mazı-çökertme-aşağı mazı-yukarı mazı’ya dönüş (39 km)
Yukarı Mazı köyü-Çökertme (Bodrum’dan Milas yönüne giderken Mumcular sapağından sağa sapıp yukarı Mazı köyüne ulaşılır. Yukarı mazı köyünden Ören yoluna sapılarak orman içi asfalt yoldan sürekli inişle Çökertme köyüne varılır, yukarı mazıdan çökertme 17 km sürekli iniş)
Çökertme- Aşağı Mazı (sahilden müthiş manzaralı inişli çıkışlı toprak patikadan çok keyifli bir yol, 14 km. Issız koylarda denize girme imkanı var...

Toprak yolun girişi, köyden çıkıp asfalt yola dönerken solda, Çökertme köyünde çocuklara yolun girişini sormakta fayda var, toprak yola girdikten sonra pek fazla yol ayrımı yok. İlk ayrımda sahile değil sağ taraftan tepeye doğru giden yola girilecek, dik bir yokuş çıktıktan sonra yine uzunca dik bir yokuş iniliyor, daha sonraki yol ayrımında ise sola saparak aşağı Mazı köyüne ulaşılıyor.. Yolun en son noktasında bir derenin içinden geçmek gerekiyor kış aylarında tabii :)

Aşağı Mazı- Yukarı Mazı (asfalt yol sürekli dik yokuş çıkış, 8 km)
* Kargı koyu-sahilden akyarlar-turgutreis-sahilden gümüşlük-kargıya dönüş (50 km) asfalt inişli çıkışlı manzaralı yol
* Gökbel köyü- Sivrikümes tepesi-çökertme- gökbel’e dönüş

Yukarı Mazı köyünden Ören yönüne doğru sapıp yaklaşık 7-8 km. sonra Gökbel köyüne ulaşılıyor. Gökbel köyünde Sivri kümes tepesini kahvedekilere sorarak köyün içinden girilen toprak yolu bulabilirsiniz. Bu yol orman içi çok dik ama kısa bir yol. Tepedeki su deposundan sonra bir süre daha çayırlarda bisikletle ilerlenebiliyor. Daha sonra bisikletleri çalıların arasına saklayarak, sık çalılıkların içinden geçerek, eski taş kalıntıların arasından Sivrikümes tepesine varılıyor. Burada müthiş bir manzara var, tüm Gökova körfezi ayaklarınızın altında..

Tüm fotoğraflar için:
Buraya tıklayın !

 



 

 
Yayın Sponsoru
  Patika

Çocuk ve Bisiklet Yolculuğu
Bu senede 1 Temmuz – 26 Ağustos tarihleri arasında Avrupa’da Almanya, Danimarka ve İsveç'i kapsayan son bisiklet turlarından yeni ... Devamı » » » 

Londra'da bisikletle 10 gün

Küresel dünyanın en önemli başkentlerinden birinde, Londra’da, 10 gün boyunca, oralı olmayan biri olarak hemen her yere bisikle ...
Devamı » » » 

Serkan Taşdelen ile Tur Bisikletçiliği

Türkiye de hızla gelişen tur bisikletçiliğinin ilk isimlerinden Serkan Taşdelen’le bisiklet üstünde uzun yol yapacaklar i ...
Devamı » » » 


Tem.12 Kapadokya Bisiklet Festivali 20...
Nis.12 Gurbet Emekçisinin Notları 2...
Şub.12 Gurbet Emekçisinin Notları 1...
Eyl.11 Bask Ülkesi ve La Vuelta
Nis.11 Türkiye'den Japonya'ya Bir Bisik...
Şub.11 Bisikletle İstanbul'dan Paris'e
Ara.09 Bayramda 3 Gün Yenice
Auğ.09 Küresel Isınmaya Karşı Gelibolu ...
Nis.09 Gümeli - Bölüklü - Karatepe Yayl...
Mar.09 Adapazarı'ndan Adapazarı'na
Eki.08 Bisikletle Manhattan Turu
Tem.08 Dağ Köyleri Üzerinden Yalova'dan...
Tem.08 Küresel Isınmaya Karşı Ege Kıyıl...
May.08 Abi Anadolufeneri'ne Gidelim...P...
Mar.08 Yaz Başında Yedigöller
Şub.08 Derinoba Bisiklet Gezisi
Eki.07 Artvin 1 Meydancık'dan Macahel'e
Eki.07 Artvin 2 Macahel'den Borçka'ya
Eyl.07 Kemalpaşa’dan Buca’y...
Auğ.07 Silifke’nin Cezeryesi Meşh...
Haz.07 Ormandan Gemlik-Yalova Geçişi
Nis.07 Altınoluk - Assos Turu
Patika Arşivi

 

  Bu yayın 5969 kez okundu.
  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır. Bu yazı yazarın sorumluluğundadır.
  Hukuki bir durumda MTBTR.com sorumlu tutulamaz.


 

 
  Yarış Dünyasından  |  Atölye  |  Panorama  |  Teknoloji - Donanım  |  Patika  |  Sağlık ve Antrenman  | 
  Biz Kimiz  |  İletişim ve Yardım  |  İnsan Kaynakları

Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları |  mtbtr.com™ 2001 - 2015