Anasayfa
 MTBTR'de Bugün 
 Fotoğraflar 
2014 Bisiklet Katalogu
   
 
 Kurallar   IK   Biz Kimiz   İletişim ve Yardım   Hoş Geldin, üye girişi yapın Üye Girişi
 
25 . Kasım . 2017  
Matematik - Geometri
Çift Süspansiyon Tasarımları

Matematik - Geometri

Yazar: Cüneyt Kazokoğlu
17.4.2004

Tam / çift süspansiyonlu bisikletler son yıllarda giderek yayılmaya başlayan tasarımlar. Özellikle sert arazi koşullarında yüksek konfor sağlamaları, binici hatalarını kısmen affetmeleri ve dolayısıyla daha kolay sürüş sağlamaları çift süspansiyonlu bisikletlerin tercih edilmelerinde en önemli etkenler.

Peki çift süspansiyonlu bisikletler hakkında ne biliyoruz? Sabit kadrolu bisikletlerin aksine kadronun arka kısmında da bir süspansiyon sistemi var, buraya kadar tamam. Peki kadro tasarımlarında değişik sistemler var mi? Süspansiyonun sıkışma işlemi tam olarak nasıl gerçekleşiyor? Değişik sistemler varsa bunların birbirlerinden farkları, birbirlerine üstünlükleri neler?

Bu yazımızda çift süspansiyonlu bisikletlerin çalışma şekillerini anlamak konusunda çok önemli bir konuya değiniyoruz. Çift süspansiyonlu bisikletlerin kadro tasarımları, arka amortisörün yerleştirilme ve çalışma sekli, değişik tasarımların getiri ve götürülerini mercek altına alıyor, bu tarz bisikletlerin arkasında hangi matematiksel çizimlerin yattığını inceliyoruz. Bu yazıyı anlamakta kolaylık sağlaması nedeniyle bir kere daha Kadro geometrisi yazımıza dikkati çekelim.

Çift süspansiyonlu bisikletlerin en büyük özellikleri kadrolarının iki parçadan oluşması tabii. Arka süspansiyonun çalışması için sabit kadrolu bisikletlerde bulunan iki üçgen birbirine yataklarla bağlı ve dolayısıyla süspansiyon ile birlikte bisikletin arka kısmı hareket edebiliyor.
Manitou FS
Manitou FS
Büyük boyut için tıkla!

Çift süspansiyonlu bisikletler 90’lı yılların ilk yarısında bisiklet dünyasına adımlarını attılar. Bugün aksesuar dışında sadece süspansiyon üreten Manitou firmasının 90’lı yılların başında çıkardığı FS modeli herhalde üzerinde ciddi çalışma yapılmış ilk çift süspansiyonlu bisiklet tasarımı. Öndeki amortisörü bisikletin arkasına da monte etmek fikrinden yola çıkan ve maalesef pek de başarılı olamayan bu bisikleti takiben çift süspansiyon sistemini ciddi bir şekilde oturtan bir model geldi: Trek’in Y serisi. Trek’in Y serisi aşağıda da inceleyeceğimiz tek eklemli bisiklet tasarımının öncüsü olan bir bisikletti ve bu özelliğiyle bir taraftan çift süspansiyon sistemini yayarken (ve bisiklet severlerin ağızlarını sulandırırken) diğer taraftan da çift süspansiyon sisteminin iki büyük sorununa dikkat çekti.
Trek Y33
Trek Y33
Büyük boyut için tıkla!

Birinci sorun bisikletin sekmesi. Çift süspansiyonlu bisikletlerde bugün bile üst model sistemler haricinde arka amortisör çekiş sistemine verilen güç, yani (ayakta) pedal çevirme ve frenleme sonucunda sıkışıp bisikletin ritmik olarak pedal çevirmeyle beraber sekmesine yol açıyor. Bu durum özellikle Trek Y gibi tek eklemli tasarımların en büyük sorunu. Devamlı olarak sallanan bir bisiklet elbette güç aktarımı esnasında kayba neden oluyor. Çift süspansiyonlu bisiklet teknolojisi ve bu konudaki neredeyse bütün çabalar bu dezavantajı kaldırmak amacıyla harcanıyor. Bu şekilde üretilen süspansiyonlara da aktif süspansiyon deniliyor.

İkinci sorun pedal çekmesi. Bu sorun günümüzün teknolojilerinde nispeten kaybolmuş olsa da ilk birkaç nesil çift süspansiyonlu bisiklet kullananların asabını bozan bir hadise. Bisikletin kadrosunun arka, yani süspansiyon ile birlikte hareket eden kısmı oynadıkça elbette ruble ile ayna dişlileri arasındaki mesafe de değişiyor. İlk nesil tasarımlarda bu mesafe değişmesi nedeniyle sıkışan amortisör tekrar açıldığı, yani kadronun arka kısmı ön kısmından uzaklaştığı sırada ruble ile ayna dişlileri arasındaki mesafenin uzaması zincirin geriye doğru çekilmesine neden oluyor. Bu genelde son derece sert bir şekilde ve o sırada üzerine güç verilen pedalın hızlıca geri tepmesi şeklinde gerçekleşiyor, ki yine bayağı can sıkıcı bir durum.

İşte 90’li yılların ikinci yarısından itibaren günümüze kadar tasarlanan çift süspansiyon sistemleri, kadroları bu saydığımız iki sorunu ortadan kaldırmak için. Dolayısıyla bu yazımızda günümüzde ulaşılan noktada çift süspansiyonlu bisiklet kadrolarında kullanılan başlıca tasarımları bu gelişmelerin ışığında inceleyeceğiz.

Çizimlerde süspansiyon sistemi gerçek hayatta havalı veya yaylı olması bir kenara bırakılarak mavi yay olarak gösterildi. Arka haznenin yanındaki oklar ile süspansiyonun çalışması esnasında arka tekerleğin ve dolayısıyla kadronun arka kısmının hareket yönü işaretlendi. Tasarımlarda kullanılan “eklem” tarifi arka kadroda süspansiyon sisteminin kaç tane eklem içerdiğini belirtiyor.

Gelelim değişik tasarımlara:

Tek eklem
Tek eklem
Tek eklem
Büyük boyut için tıkla!

Yukarıda da belirttiğimiz gibi tek eklem en eski ve herhalde en çok kullanılmış olan tasarım. Bu tasarımda bisikletin hareket eden arka kısmı bir noktada ön kısma bağlı. Bu noktanın konumu da bisikletin sürüş özelliklerini belirliyor. Bu nokta alçak olursa bisiklet sekme yapıyor, yüksek olursa pedal çekmesi ortaya çıkıyor. Dolayısıyla bugün bile tek eklemli bisikletlerde “yukarı tükürünce bıyık, aşağı tükürünce sakal” durumu söz konusu. Bu durum bu tasarımın en büyük dezavantajı. Günümüzde “akıllı”, yani çekiş sistemi ve frenin etkileri ile zeminden kaynaklanan tepkileri ayırt edebilen amortisörler bu dezavantajları kısmen kaldırıyorlar. Avantajları ucuz olması, bakımının kolay ve hafif olması. Bu sistem bugün örneğin Cannondale Jekyll, Scott Strike modellerinde kullanılıyor.
Tek ekleme örnek: Scott Strike
Tek ekleme örnek: Scott Strike
Büyük boyut için tıkla!

Tek eklemli arka süspansiyon tasarımı hakkında değinilmesi gereken bir nokta daha var. Çeşitli makâlelerimizde defalarca dile getirdiğimiz üzere havalı arkasüspansiyonların tasarımdan kaynaklanan bir zaafları var. Her ne kadar günümüzde gerek süspansiyon kinematiği, gerekse kullanılan havalı amortisörlerin iç yapısındaki gelişmelerle bu zaaf bertaraf edilmiş olsa da genel olarak havalı amortisörler progresif bir yay eğrisi gösterirler, yaylı amortisörler ise lineer. Bu yay eğrilerinin ne mânâya geldiğini bilmeyenlere Temel Amortisör Terimleri makâlemizi hatırlatalım.

Havalı arka süspansiyonun progresivitesine etki eden en önemli faktör amortisör ile eklem arasındaki açıdır. Amortisörün sıkışmış, bu açının da 90° olduğu esnâda havalı amortisör en progresif hâldedir. Günümüzde tek eklemli modellerde arka kısmın bu nedenle amortisör sıkıştıkça bu açının 90°’den büyük olacak şekilde tasarlandığını belirtelim. Bu süspansiyon tasarımındaki gelişmeye en basit örnek aşağıdaki resimde de görebileceğiniz Cannondale Jekyll ve Cannondale Rush arasındaki fark. Jekyll modelinde bu açı 90°’den az ve amortisör sıkıştıkça azalırken (yani süspansiyon giderek progresifleşip sıkıştıkça hassasiyeti kaybolurken) Rush modelinde açı sıkışmamış konumda bile 90°’den yüksek ve amortisör sıkıştıkça süspansiyon eğrisini degresif yapıyor.

Üstte Jekyll, altta Rush
Üstte Jekyll, altta Rush
Büyük boyut için tıkla!

Çok eklem
Çok eklem
Çok eklem
Büyük boyut için tıkla!

Çok eklem aslında 4 eklemli ve bu nedenle aşağıda anlatacağımız 4 eklemli sistem ile sıkça karıştırılıyor. İşlevsel olarak oysa tek eklemli sisteme daha çok benziyor, çünkü ana bağlantı noktası, yani oturma borusundaki yatak ile arka tekerleğin haznesi arasında başka eklem bulunmuyor. Dolayısıyla bu sistem de tek eklemli gibi sekme yapmaya meyilli, çok yatak demek, bakımının biraz fazla olacağını gösteriyor, öte yandan yanal etkilere karşı dayanıklı, sağlam bir sistem. Bugün örneğin Rocky Mountain Element’te kullanılıyor.
Çok ekleme örnek: Rocky Mountain Element
Çok ekleme örnek: Rocky Mountain Element
Büyük boyut için tıkla!

Dört eklem
Dört eklem
Dört eklem
Büyük boyut için tıkla!

Adından da anlaşılacağı gibi 4 tane eklem var. Çok eklemli ile aradaki fark çeki borusunun sonunda, arka haznenin hemen önünde bir eklem bulunması. Bu sistemin mucidi Horst Leitner’in adını koyduğu bu eklem, yani Horst-Link arka süspansiyonun hareketini çekiş sisteminden ayırıyor. Dolayısıyla pedal çevirme esnasında sekme yaşanmıyor, dolayısıyla aktif çalışan bir süspansiyon sistemi. Dezavantaj olarak çok yatak bulunması ve bu nedenle bir nebze yüksek ağırlığın yanında bakımının da çetrefilli olması sayılabilir. Günümüzde örneğin Specialized FSR veya Scott Genius’da kullanılıyor.
Dört ekleme örnek: Specialized FSR
Dört ekleme örnek: Specialized FSR
Büyük boyut için tıkla!

No-Sag dört eklem
No-Sag dört eklem
No-Sag dört eklem
Büyük boyut için tıkla!

SAG, yani negatif sıkışma mesafesinin ne olduğunu da Temel amortisör terimleri yazımızda anlatmıştık. Bu sistem dört eklemli sistemin bir modeli olarak da düşünülebilir. Kadronun arka kısmı yani arka süspansiyon dört eklemli sistemdeki yere 90°’lik hareket yerine eğri bir hatta hareket ediyor. Ayrıca bu sistemde arka amortisör negatif sıkışma payı olmadan kullanılıyor, ismi de buradan geliyor zaten. Bir darbe ile sıkışma akabinde arka amortisör anında tekrar açılarak sekmeyi tamamıyla önlüyor, ki bu sistemin en büyük avantajı. Öte yandan negatif sıkışma payı olmadığından çok ince ayar gerektiriyor ve diğer sistemlere göre biraz konfor kaybı da var. Örnek olarak Giant NRS’i gösterebiliriz.
No-Sag dört ekleme örnek: Giant NRS
No-Sag dört ekleme örnek: Giant NRS
Büyük boyut için tıkla!

LRS veya Epic sistemi
LRS
LRS
Büyük boyut için tıkla!

LRS, yani Low Ratio Suspension veya Specialized’in geliştirdiği Epic prensipte yine bir 4 eklemli sistem. En büyük farkı amortisörün üst-arka borunun yanında yer alması nedeniyle havalı sistemde çok düşük hava basıncı ile kullanılabilmesi ve bu nedenle de son derece verimli çalışması. Bu sistemde kadro hafif tutulabilirken amortisöre binen yükün az olması da çok hassas çalışmasını ve neredeyse hiç sekme yapmamasını sağlıyor. Öte yandan yine çok sayıda yatak, özellikle yüksek bakim gerektirmesi, tasarım nedeniyle çok yüksek sıkışma mesafesi kullanılamaması ve sadece havali amortisörlere uygun olması dezavantajları. Örnek olarak Specialized Epic veya Merida LRS gösterilebilir.
LRS sistemine örnek: Merida LRS
LRS sistemine örnek: Merida LRS
Büyük boyut için tıkla!

VPP sistemi
VPP sistemi
VPP sistemi
Büyük boyut için tıkla!

VPP, yani Virtual Pivot Point sisteminde kadronun arka kısmını ön kısma bağlayan iki tane kaldıraç süspansiyonun S seklinde bir hat izlemesini sağlıyor. Bu tasarımın da avantajı bu sayede pedal çevirme esnasında arka süspansiyonun bundan etkilenmemesi. Öte yandan ince ayar gerektiriyor ve kısmen az da olsa pedal çekmesi ortaya çıkabiliyor. Bu hal günümüzdeki akilli süspansiyonlar ile giderilebiliyor elbette. Bu sisteme örnek Santa Cruz Blur verilebilir.
VPP sistemine örnek: Santa Cruz Blur
VPP sistemine örnek: Santa Cruz Blur
Büyük boyut için tıkla!

Mono-Link
Mono-Link
Mono-Link
Büyük boyut için tıkla!

Mono-Link Klein firmasının geliştirdiği ve kullandığı bir sistem. Orta mil yuvası bağımsız hareket edebilecek şekilde kadronun ön kısmıyla çeki borusu arasında yer alıyor. Bu kısmın hareket edebilmesinin en büyük avantajı pedala verilen güç ne kadar yüksek olursa süspansiyona binen gücün o kadar azalması, yani sekme olasılığının ortadan kalkması. Öte yandan bu tasarım ayakta kullanıldığı takdirde süspansiyonun veriminde düşüşe yol açıyor. Örnek tabii ki Klein Palomino.
Mono-Link
Mono-Link'e örnek: Klein Palomino
Büyük boyut için tıkla!

Kadro geometrisi hakkında yeterli bilgiyi tamamlayıcı şekilde kullanılan süspansiyon sistemlerini, tasarımlarını ve bunların iyi ve kötü yanlarını anlamak çift süspansiyonlu bisikletler hakkında bir fikir sahibi olmak yolunda önemli bir adım. Çift süspansiyonlu bisikletlerde kullanılan amortisörler hakkındaki yazımızla bu konuya devam edeceğiz.

Faydalanılan kaynak: BIKE Workshop 2004 ,

 

 
Yayın Sponsoru
  Teknoloji - Donanım

Elektrikli Dağ Bisikletleri Ne Getiriyor?
Elektrikli bisikletler son birkaç yıldır bisiklet dünyasındaki en önemli gelişmelerden sayılıyorlar. Bisiklete binen insan sayısın ... Devamı » » » 

Türkiye Bisiklet Turu Ayakkabılar
“Dost başa bakar, düşman ayağa” derler, 51. yapılan TUR’da yarışan sporcular biz amatörlerin rakibimiz olamaz ama biz yine de ayak ...
Devamı » » » 

Türkiye Bisiklet Turu Bisikletleri

Etixx – Quickstep


Marka / Model: Specialized Venge
Çekiş Sistemi: FSA K-Force Light aynakol / Shi ...
Devamı » » » 

Eki.14 Mavic, Fox, 661, Met ve Scott'ın...
Tem.14 Shimano Ultegra 6800 Testi
Haz.14 SRAM X0 2x10 Grup Testi
Haz.14 MTBTR'de Yazlık Testler
Şub.13 Merida 2013/14 Model Yılı Yenil...
Tem.12 99. Fransa Turu'nda Bisiklet ve ...
Haz.12 Sedona İstanbul Yollarda
Haz.12 Kaskı Doğru Takmak
Auğ.11 3x10 Shimano XT Testi
Tem.11 Mamut Trailers Testi
Nis.11 Shimano'nun İki Yeni Rüzgarlığın...
Şub.11 Specialized bgFit Deneyimi
Tem.10 Değişik Vites Oranları Ne Getiri...
Haz.10 Scott Genius LongTravel, Yeni Sc...
May.10 Sigma Topline 2209
Mar.10 DT Swiss & Schwalbe RideCamp
Ksm.09 Karbon Hakkında Soru-Cevap
Tem.09 AFC Ürünlerini Test Ettik!
Haz.09 Scott'ın 2010 Model Yenilikleri
Şub.09 Shimano'nun Yeni Orta Yolu: SLX
Eki.08 Fox 2009: Dünyanın En İyi XC Kom...
Haz.08 Sigma Sport Powerled Black Testi
Teknoloji - Donanım Arşivi

 

İlgili Linkler:  

haber   Santa Cruz Bullit  
haber   Split Pivot  
haber   Trek 2008 Teknolojileri  

  Bu yayın 11763 kez okundu.
  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır. Bu yazı yazarın sorumluluğundadır.
  Hukuki bir durumda MTBTR.com sorumlu tutulamaz.


 

 
  Yarış Dünyasından  |  Atölye  |  Panorama  |  Teknoloji - Donanım  |  Patika  |  Sağlık ve Antrenman  | 
  Biz Kimiz  |  İletişim ve Yardım  |  İnsan Kaynakları

Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları |  mtbtr.com™ 2001 - 2015