Anasayfa
 MTBTR'de Bugün 
 Fotoğraflar 
2014 Bisiklet Katalogu
   
 
 Kurallar   IK   Biz Kimiz   İletişim ve Yardım   Hoş Geldin, üye girişi yapın Üye Girişi
 
23 . Eylül . 2017  
Avrupa da Çin ve Vietnam'lı Üreticilere Karşı
Bisiklet İthalatında Yaşanılan Sorunlar

Avrupa da Çin ve Vietnam'lı Üreticilere Karşı

Yazar: Emre Yıldırım
26.5.2004

Gazetelerin ve televizyonların ekonomi haberleri içerisinde son günlerdeki en popüler haber malzemesi, dünya ülkelerinin hemen hespinde, Çin'de üretilip ithal edilen ürünlere karşı oluşmaya başlayan kaydadeğer tepki ve sözkonusu ithalatı kısıtlayıp azaltmak için alınan ya da alınması düşünülen önleyici tedbirler.

Gerek kalite gerekse fiyat anlamında çok düşük seviyelerde olan ve ithalata konu olan Çin menşeli bu ürünlerin içerisinde hiç kuşkusuz bisiklet de bulunuyor.

Ülkemizde de son senelerde bu konuda çalışmalar yapılıyor ve son günlerde gümrüklerimizde bu ürünlere karşı ithalatı önleyici tedbirlerin ve mevzuat değişikliklerinin alındığını biliyoruz.

Gerek çok komik fiyatlara ve çok büyük miktarlarda ülkeye giren bu bisikletlerin ülkemiz bisiklet üreticilerine vereceği zarar, gerekse bu bisikletleri alan kişilerin karşılaşacakları başta sağlık olmak üzere çeşitli problemler bir yana, Çin'den yapılan bu ithalatın ülkemizdeki bisiklet kültürünün gelişimine vuracağı önemli darbe konunun çok daha detaylı incelenmesi ve sert tedbilerin alınmasını bizce zaruri hale getiriyor.

Kurunun yanında yaş da yanar misali, alınan tedbirler bir nebze olsun bu bilinçsiz ithalatı yavaşlatmaya yararken, ülkemize kaliteli bisiklet markalarını ithal etmeye çalışan ticari kuruluşların da son günlerde işleri oldukça zorlaşmış durumda. Hızla hayata geçirilen gümrük yönetmelik değişikliklerinin içeriklerinin farklı yorumlara neden olması, uygulamaların nasıl olması gerektiğine dair belirsizlikleri bir tarafa koyarsak, yurtdışından dünyaca tanınmış bisiklet markaları ve yan ürünlerini ülkemize ithal eden ticari kuruluşlar için de önemli sorunlara neden oluyor.

Bisiklet üzerinde bulunan bütün bir donanımı düşündüğümüzde bisikletin tek bir ülke kaynaklı ürünlerin birarada kullanılarak meydana getirilebileceği bir araç olmadığı aşikar. Gümrüklerimize getirilen yeni mevzuat değişikliği de tam bu noktada sorun yaratıyor zaten: Bir bisikletin üzerinde bulunan örneğin amortisörü avrupa CE kalite damgasına sahip olabilirken, kullanılan o çok iyi tanıdığımız tekerlek markasının üretiminin örneğin Tayvan'da yapılıyor olması sözkonusu bisikletin ithalatı için sadece lastikler yüzünden pek çok detay belgenin doldurulması ve izinlerinin alınmasını da zaruri hale getiriyor.

Bu durumda Çin ve benzeri ülkelerden ithal edilen bisikletlerle birlikte ithalatçı firmalarımız örneğin Trek ya da Giant benzeri kalitesini uluslararası seviyede kanıtlamış "ünlü" markaların ülkemize ithalatında da önemli sorunlarla karşılaşıyor (ya da karşılaşmaları yakın gelecekte muhtemel).

Çinden gelen ürünlerin Avrupa'ya girişinin sorun oluşturmaya başladığını gören Avrupa Komisyonu da 29 Nisan 2004'te Vietnam ve Çin menşeli ürünler için bir anti damping soruşturması açmış durumda.

Avrupa Bisiklet Üreticileri Birliği'nin (EBMA) (European Bicycle Manufacturers Association) yayınladığı basın bülteninde de bu konu işlenmiş. Basın bülteninde EBMA aylardır kendilerine iletilen ve Çin - Vietnam benzeri ucuz ve kalitesiz bisiklet üreten ülkelerden yapılan ithal bisikletlerden satın alıp kullanan Avrupa'lıların önemli yaralanma ve sakatlıklara maruz kaldıklarına dair şikayet mektuplarını gözönüne alarak bu soruşturmanın başlatıldığına dikkat çekilmiş.
Büyük boyut için tıkla!

Bunun yanısıra, EBMA, Avrupa Komisyonu'ndan, Avrupa Birliği'nin 1993 yılında Çin'le yapmış olduğu anti - damping anlaşma maddelerinin konuyla ilgili olarak yeniden gözden geçirilmesi ve ihlaller varsa gerekli tedbirlerin alınması konusunda ek bir istekte bulunmuş. Avrupa komisyonu da her iki konuda soruşturma açılmasına karar vermiş.

EBMA'nın dikkat çektiği bir başka konu ise özellikle bisiklet endüstrisi konusunda çok ileri seviyelere gelmiş Tayvan'ın iş gücünün hemen her ülkeden ucuz olduğu Vietnam'a bisiklet üretim tesisleri kurmaya başlamasının tek nedeninin, potansiyeli büyük Avrupa pazarına yan yollardan ve haksız bir şekilde nüfuz etmeye çalışması ve bunun için de Vietnam'ı kullanmak istemesi. Onlara göre amaç Avrupa Bisiklet üreticilerine onulmaz bir yara vermekmiş.

Tabii bu durum özellikle Avrupa'lı bisiklet üreticilerini çok zor durumda bırakıyor. Komik denecek fiyatlara üretilip Avrupa'ya (ve Türkiye'ye) giren bu kalitesiz ve sorun yaratmaya açık bisikletlerin ithalatının sınırlanması ve uygulanan vergilerin artırılması günümüzde hemen her Avrupa ülkesinin başlıca amacı haline gelmiş durumda.

Eğer yakınlarda kaliteli bir bisiklet almayı düşünenleriniz varsa, ülkemizde ünlü markalardan ithalat yapan firmaların önümüzdeki dönemde stoklarıtükenmeye yüztuttuğunda mevcut gümrük mevzuatı nedeniyle yeni bisiklet taleplerini karşılamada zorluklar yaşayabileceklerini ve bisiklet temininde gecikmeler oluşabileceğini gözönüne almalarını salık veririz.

Daha fazla kaliteli bisikletin daha mantıklı bir mevzuat ışığında ülkemize girmesini ve kaliteli dağ bisikleti çeşitliliğinin artmasını canı gönülden isterken bu konuda "yerli büyük üreticilerin" de bir taraftan bisiklet ithalatını zorlayıcı kanun ve yönetmeliklerin çıkarılmasını yönlendirip desteklerken, tanınmış Avrupa ve Amerika menşeli bisiklet marka ve ürünlerinin ithalatının da ortaya çıkan bu durum nedeniyle zorlaşacağını gözönüne almaları gerektiğini ve bunun ülkemizde dağ bisikleti kültürünün gelişimi üzerinde olumsuz etki yaratacağını öngörmelerini diliyoruz.

Biz mtbtr olarak bisiklet kültürünün geniş kitlelere yayılabilmesi ve hayatlarına bisikleti bir yaşam şekli olarak uyarlamış örnek alınabilecek bisikletsever geniş bir toplum kitlesinin oluşabilmesi için kaliteli bisiklet ve malzeme çeşitliliğine sahip olmamız gerektiğine inanıyoruz. Eğer hepimiz için örnek olacak bu kaliteli bisikletler doğada ve sokaklarımızda rahatça gezemez ve sayıları artmazsa toplumumuza bisikletin yararlarını, kaliteli bir bisikletin diğerlerinden ne gibi olumlu farklılıklarının olduğunu göstermekte ve bu tür bisikletlerle neler yapılabileceğini yaşatmakta büyük sorunlar yaşarız.
Örneğin bir zamanlar motorsiklet deyince mobilet ve java'yı anlayan, en iyi ve yegane seçeneklerinin bunlar olduğunu düşünen hatta motorsikletlerin tehlikeli, gençlere özgü bir araç olduğunu ve ulaşım için herkesin başvurabileceği bir araç olamayacağını düşünen toplumumuzun genelinde artık bu kanı yavaş yavaş kırılmaya yüztutmuş durumda. Artık Harley Davidson'dan tutun da "scooter" tipi motor ve her tür - markada motorsiklete yediden yetmiş hemen her yaştan insanın yollarımızda gezdiğini görebiliyoruz. Hatta öyle ki bu aracı bir yaşam felsefesi ve tarzı haline getirmiş insanlarımızın sayısı hiç de azımsanamayacak bir noktada.

Murat 131 ve Renault 12'lerle geçen bitmek tükenmek bilmeyen yıllardan sonra gümrük koruması altında güçlenen ve güçlendikçe kendisini daha da çok önemseyen, teknolojiyi ve kaliteyi "talep edilmediği için" mümkün olduğunca geç halkımıza sunan, en önemli sorunlarının müşteriye ve topluma daha kaliteli bir araç sunmak değil, "daha çok kar" edebilecekleri araçlar imal etmek olan üreticilerimizin günümüzde ne durumda olduklarını incelemekte büyük fayda var diye düşünüyoruz.

Hiçbirşey ülkemizde artık eskisi gibi değil. Dünya ile hızla bütünleşmeye başlayan ülkemizde toplum artık neyin daha iyi daha güzel olduğunun farkına varmaya başlıyor; herkes kendilerine özgü alternatif hayat tarzlarının arayışı içinde. Bireysel yaşamlar eskisine göre çok daha renkli, zengin ve yaşanılası.

Elbette tüm bu gelişmelerden toplumumuzda bisiklete sempati duyan insanlar da bir gün yararlanacak ve bisiklet konusundaki farkındalıkları artacak.

Kısa vadede satışlarını artırma odaklı olan, üretimlerini eski ve modası geçmiş teknoloji ve modeller üzerine kuran, halkımızı içinde bulunduğu uzun ve tatlı uykusundan uyandırmadan, uyguladıkları bu modası geçmiş üretim politikasıyla kısa vadede fayda sağlayıp kazanç elde edebileceğini düşünen, dünya standartlarının oldukça uzağında bisikletler üretmekte ısrarcı "firmalarımız" eminiz ki bir gün gelecek bu yaptıklarının ne kadar yanlış olduğunu anlayacaklardır.

MTBTR olarak temel amacımız bu kendine gelme ve doğru yolu bulma sürecinin mümkün olduğunca kısalması ve ülkemizde bisiklet üretimi kalitesini (özellikle dağ bisikletinin) dünyadakine eşdeğer seviyelere getirecek adımların öncelikle büyük firmalarımız tarafından bir an önce atılmasının sağlanmasıdır.

Bisikletin toplumumuzda sağlıklı bir yaygınlaşma süreci yaşayabilmesi için mevcut bisiklet üretim anlayışı bir an önce bırakılmalı, "bisiklet ile yaşam" konusunda toplumu bilinçlendirici kampanyalar ve ürünlerle desteklenen, bisiklet teknolojilerini yakından takip eden bir bisiklet üretim felsefesi en kısa zamanda hayata geçirilmelidir.

Bisikleti okul hediyesi ve mevsimlik bir heves olmaktan çıkarıp hayatımızın merkezine yani ait olduğu yere getirmeyi kendimize hedef seçtik ve gücümüz yettiğince bu yolda gerekli bilinçlendirme ve bilgi aktarımını MTBTR olarak yapmaya çalışacağız.

Ülkemizde daha geniş kitlelerin güncel, işlevsel ve kaliteli bisikletleri tanıma fırsatı bulacakları günlerin yakın bir gelecekte olması dileklerimizle.

Bisikletle kalın. ,

 

 
Yayın Sponsoru
  Editörden

Değişim ve Gelişim
Değişim, doğanın ve insanın en eski, en kaçınılmaz olgusu. Bizlerin etkisiyle MTBTR her daim bir gelişim ve değişimin içinde oldu. ... Devamı » » » 

MTBTR'nin Çömezleri
Herkese merhaba, MTBTR ekibine yeni katılan "çömezler" olarak istedik ki size bir "merhaba" diyelim.

Hepimiz ayrı ayr ...
Devamı » » » 

2006 Biterken Yeni Katılımlar

Bir yılı daha geride bırakıyoruz. MTBTR’nin kuruluşundan bu yana 5 yılı aşkın süre geçti. Bu süre zarfında iyisiyle, kötü ...
Devamı » » » 


Eki.06 Eurobike ve Federasyon
Haz.06 MTBTR'nin Başarısı
Ara.05 MTBTR'deki Değişiklikler
May.05 Daha Yapacak Çok Şey Var!
Şub.05 2005 Yeni Bir Dönem Olabilir mi?
Ksm.04 Federasyon Seçimleri, MTBTR̵...
Eyl.04 Hakkınızı Arayın!
Auğ.04 Bisiklete Başlamanın Zamanıdır!
May.04 Avrupa da Çin ve Vietnam'lı Üret...
Nis.04 2 Yılın Sonunda Geldiğimiz Nokta
Mar.04 Neden Böyleyiz?
Ara.03 Belgrad Ormanı Gezisi ve Yeni Or...
Ksm.03 MTB-O Farklı ve Eğlenceli
Ksm.03 Okuyucularımıza Teşekkürler
Ksm.03 29 Ekim Belgrad Gezisi
Eki.03 25. Avrasya Maratonu
Eki.03 Yeni bir dönem başlıyor
Editörden Arşivi

 

  Bu yayın 6582 kez okundu.
  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır. Bu yazı yazarın sorumluluğundadır.
  Hukuki bir durumda MTBTR.com sorumlu tutulamaz.


 

 
  Yarış Dünyasından  |  Atölye  |  Panorama  |  Teknoloji - Donanım  |  Patika  |  Sağlık ve Antrenman  | 
  Biz Kimiz  |  İletişim ve Yardım  |  İnsan Kaynakları

Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları |  mtbtr.com™ 2001 - 2015