Anasayfa
 MTBTR'de Bugün 
 Fotoğraflar 
2014 Bisiklet Katalogu
   
 
 Kurallar   IK   Biz Kimiz   İletişim ve Yardım   Hoş Geldin, üye girişi yapın Üye Girişi
 
23 . Ekim . 2017  
Tutunamayanlar
Eskilerden

Tutunamayanlar

Yazar: Cüneyt Kazokoğlu
28.5.2004

Teknolojinin bütün alanlarında olduğu gibi dağ bisikletçiliğinde de geçmiş tutunamayan ürünlerle, buluşlarla dolu. Burada tutunamayan biraz acımasız kaçıyor olabilir, bu ürünlerin içinden bugün değişik sahalarda kullanılanları var. Öte yandan dağ bisikletçiliğinde geniş kitleye hiç hitap edememiş ürünler birazdan bahsedeceklerimiz.

Eski dergileri karıştırırken devamlı olarak böyle ilginç haberler, yorumlar çıkar. Bugün kullandığımız ürünlerin geçmiş modellerine bakmak oldukça eğlenceli. Diğer taraftan 90’larda “Büyük buluş!”, “Dağ bisikletinde devrim!”, “XYZ firması pazara giriyor!” diye bas bas bağırılan haberlerin bugün nerede olduğunu, yeni nesil tarafından hiç bilinmediğini düşününce insan müstehzi bir gülümsemeye engel olamıyor yüzünde.

Burada bahsedeceklerimiz elbette bütün buluşları kapsamıyor, içlerinden birkaç tanesini sizinle paylaşmak üzere seçtik.

Rock Shox disk fren

Disk fren pazarında zamanında büyük olaydı. 1998 yılında Rock Shox disk fren pazarına gireceğini ve Rock Shox markası taşıyan bir disk freni piyasaya süreceğini ilan etmişti. Tabii kendileri üretmek yerine bugün de bisiklet dünyasında pek çok buluşa imzasını atmış Horst Leitner’in şirketi ( Horst Link’i bulan) AMP’nin ürettiği disk freni alıp üzerine Rock Shox etiketi yapıştırmak daha kolay geldi. Bununla beraber 1998 yılından itibaren Judy amortisörleri disk fren alıcısıyla üretilmeye başlandılar.
AMP disk fren
AMP disk fren
Büyük boyut için tıkla!

Rock Shox’un bu adımının arkasında yatan iki neden vardı. Bunlardan birincisi disk frenlerin geleceğini görmüş olmaları, ikincisi ise amortisör ve disk freni bir birim olarak piyasaya sürme planı. Buraya kadar herşey güzel, ama burada Rock Shox bayağı büyük bir hata yaptı, yarı hidrolik (yani aslında mekanik diyebiliriz) AMP modelini seçerek teknolojik olarak sportif bisikletçilikte tutunamayacak bir modeli seçti. AMP zaman içinde geliştirilmeye çalışıldı, tam hidrolik modeli de çıktı, ama Rock Shox bu gelişme hızını ve frenin verimini pazardaki diğer disk fren üreticileriyle rekabet edecek seviyeye çıkaramadı. Rock Shox disk fren de böylece tarih oldu.

Shimano havayolları

Shimano’nun yine 90’lı yıllarda çıkardığı ve o zaman bisiklet teknolojisinde devrim olarak nitelendirilen bir sistem de havalı, yani pnömatik vites sistemi. Başta bütün dağ bisikleti sektörü için çıkarılan sistemde vites değişimi bugün yaptığımız şekilde teller üzerinden değil hava basıncıyla gerçekleşiyor. Zaman içinde buna açıkçası gerek olmadığı (ve herhalde hava şişesinin suluğu boşuna işgal ettiği) görülünce Shimano havalı vites sistemini tepe inişi sahasına sundu. Burada atlaya zıplaya inerken vites değişiminde tellerin sarsıntı nedeniyle verim kaybına neden olduklarından yola çıkarak havalı vites değişimi gerçekten de işe yarayabiliyor. Hava şişesinden 3mm kalınlığında bir hortum bir taraftan arka vites attırıcıya, diğer taraftan vites elciklerine gidiyor. Hortum içinde her durumda 25 PSI’lik bir basınç var, vites elciğine basılması durumunda bu basınç arka attırıcıya yollanıyor. Arka attırıcıya gelen hava basıncı da bir pistonu hareket ettirerek attırıcıyı hareket ettiriyor. 500cm3 hacmindeki şişe yaklaşık 400 vites değişimine yetiyor, hava basıncı şişenin ağzından ayarlanabiliyor. İki elcik üzerinden vites değişimi gerçekleşiyor, normal bir pompayla da şişe tekrar dolabiliyor. Hava basıncı nedeniyle elciğe dokunulduğu anda rahatlıkla geçiyor vites. Yalnız Airlines, ki bu genel anlamda dağ bisikletinde tutunamamasının nedenlerinden biri, özel olarak üretilmiş 7’li ve 11-26 dişli bir kasetle çalışıyor, ki dik yokuş çıkarken yetmeyeceği kesin gibi. Bunun nedeni Airlines’ın arka vites attırıcısının sadece 15 diş fark ile çalışması.
Shimano Airlines
Shimano Airlines
Büyük boyut için tıkla!

Tabii tutunamamasının nedenleri olarak arkada azamî 26 dişe izin vermesinin yanında 1000 doları aşa fiyatı, sadece 400 vitesten sonra boşalması, elciği biraz basılı tutunca çok fazla hava kaçması şişeden, herhangi bir nedenle hava kaçması durumunda vites sisteminin tamamen iptal olması vs. sayılabilir. Bunun yanında kullanım açısından iki büyük dezavantajı var, birincisi sadece birer birer vites geçiriliyor, ikincisi sadece arka vites attırıcı için üretilmiş bir sistem. Sonuç itibariyle bugün görülürse kaçırılmadan fotoğrafı çekilecek bir sistem, çünkü gerçekten çok nadir ve sadece meraklısının tepe inişi bisikletinde var artık.

Hidrolik V-tipi fren

Jochen Wendler Almanlar’ın en üretken teknik adamlarından biri ve hidrolik meraklısı. Bugün Starbike adıyla bilinen firma Wendler’den geliyor. 1996’da hidrolik vites sistemini prototip olarak üretmişti, bu sistem tabii tutmadı. 1997’de Magura’nın HS serisi ile V-tipi frenin avantajlarını birleştirmeye çalıştı, ve ortaya turuncu renkleriyle akıllarda kalan Wendler hidrolik V-tipi fren çıktı. V-tipi frenin Magura’ların aksine kolay sökülmesi, bakımının kolay olması ile HS’in hidrolik gücü ve yine kapalı sistem olması nedeniyle bakım gerektirmemesini tek bir frende toplamaktı amaç. Yalnız üretim masrafları beklenenin çok üstünde çıktı. Daha ucuz üretim yöntemleri ile üretilmeye başlanınca da kalite düştü. Kalitenin düşmesiyle beraber de piyasada tutunamadıfren. Wendler Starbike’tan ayrıldı, bu frenler de bugün de ortada Starbike markası altında geziyor. Wendler ismini taşıyan turuncu modeller ise egzotik birer koleksiyon freni halini aldı.
Wendler hidrolik V-tipi fren
Wendler hidrolik V-tipi fren
Büyük boyut için tıkla!

Patlamayan lastik

Patlamayan lastik bisiklet dünyasının sağlam efsanelerinden biridir. “Abi adamlar bir lastik yapmışlar, ne saplarsan sapla patlamıyor, hatta resmini gördüm, içinde bıçak, çatal, çivi vs. vs. lastik patlamamış!” tarzı başlayan muhabbetler uzar gider. Gerçekten de böyle birşey var. Amerikalı Green Tyre firması yine 90’lı yıllarda çıkardığı yeşil lastiği bugün de başarıyla üretiyor. Yalnız ürün dağ bisikletçiliğinde hiç tutunamadı.
Greentyre ünlü resim
Greentyre ünlü resim
Büyük boyut için tıkla!

Yeşil lastikte lastik tek parça olarak poliüretandan üretiliyor. Yani iç lastik, hava bölümü vs. yok. Ayakkabı altı gibi görünen lastikte sadece poliüretanda bulunan milyonlarca minik hava hücresi var. Buraya kadar herşey tamam. Gerçekten de kaçacak bir hava olmadığı için yeşil lastikler içine ne saplanırsa saplansın bundan etkilenmiyorlar. Sonuçta lastik dolma lastikle normal lastiğin karışımı olarak düşünülebilir. Dolma lastik gibi patlamıyor, normal lastik gibi yumuşak.

Öte yandan bunların uygulamada dezavantajları çıkıyor. Bunlardan birincisi elbette hava basıncını ayarlayamıyoruz. İkincisi yeşil lastiklerin yol tutuşu normal bir lastiğe oranla çok kötü. Yeterli sertlikte olmayınca lastik sanki patlak lastiğin üzerinde gidiliyormuş hissi veriyor. Sırf bu nedenle zaten sportif dağ bisikletçiliğinde bir alternatif değil. Ayrıca zaten azamî 1,9” olarak üretiliyor, ki bu da dağ bisikletinde yeterli değil. Ama el arabası, tekerlekli sandalye vs. lastiği olarak kullanılan bir ürün.
Greentyre
Greentyre
Büyük boyut için tıkla!

Shimano Rollerbrake

Rollerbrake (ya da Ingilizce adıyla Hub-Rollerbrake) aslında tutunamayan tanımına fazla uymuyor. Bunu biraz daraltmak lazım, dağ bisikletinde tutunamayan demek daha iyi olacak. Rollerbrake Shimano’nun 96 sonu 97 başında ilk olarak çıkardığı ve o zamanlar çok yeni başlayan disk fren furyasına bir alternatif olarak sunmayı planladığı fren sistemi. O sıralarda da gezi sınıfı Nexus’ta tekerlek göbeğine yerleştirilmiş olarak kullanılan sistemi Shimano disklere karşı güçlendirip çıkarmıştı. En büyük avantajı tabii dağ bisikletiyle alakası olmayan bir sınıftan geldiği için yumuşak bir fren hissi sunması ve kilitlenmemesi. İşin ilginç yani, Shimano bu freni dağ bisikletine ilk olarak DHR (Downhill-Racing) koduyla sokup ciddi ciddi tepe inişi freni olarak planlamıştı. Üstüne üstlük bu tarz ürünleri pazarlamak için ayrıca Shimano bünyesinde “Skunk-Development” (Kokarca Geliştirme) adi altında “cool” olma gayesiyle bir de bölüm kurulmuştu. Sistem tekerlek göbeğiyle birleşmiş kapalı bir fren devresi içeriyor. Fren teliyle kapalı sistemin içinde altı tane silindir metal bir çember üzerinde dışarı ittiriliyorlar. Bu silindirler fren telinden gelen gücü üç tane fren pabucuna aktarıyorlar, fren pabuçları da sistemin dış yüzeyine içten bastırarak yavaşlama sağlıyor. Yani sistem aslında arabalarda kullanılan kampana sistemine prensipte çok benziyor. Bunun yanında sistemin dış yüzeyinin tasarımı fren esnasında sıcaklığı dışarı aktarıyor. Rollerbrake’in tutunamamasının en büyük sebebi fren gücünün zaman içinde gelişen disk frenlerle karşılaştırıldığında yetersiz kalması (ayni arabalarda olduğu gibi, orada da disk frenler çıktı, kampanalar tarih oluyor) ve yüksek ağırlığıydı. Bugün Rollerbrake Shimano’nun tenezzüh bisikletleri için ürettiği grup Nexave’de fren olarak sunulmaya devam ediyor.
Rollerbrake
Rollerbrake
Büyük boyut için tıkla!

2x9 vites sistemi

1996 yılında 9’lu sistem yoktu. Shimano 3x8 sistemini sunuyordu üst gruplarında. İşte bu sırada Ritchey 2x9 kombinasyonunu piyasaya sürdü. Shimano’nun önde 22-32-42 ayna dişlileri ve arkada 11-28 dişine karşın sistem önde 30 ve 42 dişli iki ayna dişlisi, arkada da 11-28’e eklenen titanyumdan yapılmış bir 33’lü dişli sunuyordu. Bu sayede vites oranları açısından Shimano’dan tek eksik Shimano’nun 22x28 kombinasyonuydu, 30x33 kombinasyonunda Ritchey 0,91 oranını verirken Shimano 22x28’de 0,78 oranını veriyordu, ki bu çok da dik olmayan yokuşlarda idmanlı biniciler için pek sorun teşkil etmiyordu. Sistemin bunun yanında başka avantajları da var elbette. En küçük ayna dişlisinin yol açtığı zincir sıkışması olayı tamamen tarih oluyor bu sistemle, ayrıca bir ayna dişlisi olmadığından elbette daha hafif bir sistem, üstelik iki ayna dişlisi kullanımı daha dar ve dolayısıyla daha sağlam orta mil kullanımına olanak tanıyor. Bunun yanında sistemin en büyük avantajı Shimano’da çifter çifter taşıdığımız vites kombinasyonlarını ortadan kaldırması ve her vites oranının sadece bir defa bulunması. O zamanki en büyük dezavantajı 9’lu vites elciği bulunmamasıydı.

Tabii o zamanki bu avantajlar zaman içinde kayboldular. Shimano ve diğer üreticiler dörtgen orta mil yerine Octalink ve ISIS’i çıkararak zaten yeteri kadar sağlam bir orta mil ürettiler, ağırlık açısından bugün üçlü ayna kol grupları da 600 gramın altına düşmüş modellere sahip, zincir sıkışması bakımlı ve düzgün kullanılan bir zincirle yaşanmayan bir olay. Herşeye rağmen 2x9 kombinasyonu bugün de cazibesini koruyor. FSA gibi firmalar 2’li ayna seti üreterek bu meraka halen destek oluyorlar.

 

 
Yayın Sponsoru
  Panorama

Aydın A. Güney & Pınar A. Avşar'la TUR Üzerine
Cumhurbaşkanlığı Bisiklet Turu sırasında yükün çoğunluğunu vitrinde fazla olmayan bir ekip çekiyor. Bu ekibin başında A’dan Z’y ... Devamı » » » 

Emin Müftüoğlu ile Günümüzü Değerlendirdik
Emin Müftüoğlu ile TUR sonunda bir araya geldik. Başarılı geçen bir organizasyondan sonra yorgun, çoklukla olduğu gibi vakti kı ...
Devamı » » » 

Bisiklet Yolları Algısında Yanlışlar

Samuel Beckett’in “Godot’yu Beklerken” piyesini seyredenler bilir: Estergon ve Vladimir, iki perde boyunca, Godot diye birini b ...
Devamı » » » 


Eki.14 İBB Emirgan Planları, Bisiklet v...
Haz.14 The Accidential Death of a Cycli...
Şub.14 The Armstrong Lie
Ara.13 Londra ve İstanbul'da Bisikletin...
Eyl.13 Süslü Kadınlar da Bisiklete Bine...
Eyl.13 Emin Müftüoğlu'yla Kısa Kısa
Auğ.13 Katlanır Bisiklete Giriş
Haz.13 Bisikletle işe gitmenin püf nokt...
Nis.13 Yaz Yaklaşırken 3 Büyük Şehirde ...
Mar.13 Dünyanın En Pahalı Bisikletleri
Eki.12 Velodromda Bir Gün
Tem.12 Dünden Bugüne Bisiklet...
Tem.12 Fransa Turu Tarihinden Hikayeler
May.12 Ruanda Bisiklet Takımı
May.12 İngiltere'de Bisiklet Ulaşımı Po...
Oca.12 Londra'dan Bisiklet Esintileri
Ara.11 Kış Yarışları Öncesi Temel İpuçl...
Eki.11 10 Tanınmış Sima’ya Sorduk
Eyl.11 Pedalla Enerji Üretttik
Eyl.11 Canyon'un Derinliklerine Yolculu...
Nis.11 Araba mı Daha Hesaplı Bisiklet m...
Şub.11 Pedal Alternatif Enerji Çözümü O...
Panorama Arşivi

 

  Bu yayın 8129 kez okundu.
  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır. Bu yazı yazarın sorumluluğundadır.
  Hukuki bir durumda MTBTR.com sorumlu tutulamaz.


 

 
  Yarış Dünyasından  |  Atölye  |  Panorama  |  Teknoloji - Donanım  |  Patika  |  Sağlık ve Antrenman  | 
  Biz Kimiz  |  İletişim ve Yardım  |  İnsan Kaynakları

Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları |  mtbtr.com™ 2001 - 2015