Anasayfa
 MTBTR'de Bugün 
 Fotoğraflar 
2014 Bisiklet Katalogu
   
 
 Kurallar   IK   Biz Kimiz   İletişim ve Yardım   Hoş Geldin, üye girişi yapın Üye Girişi
 
23 . Eylül . 2017  
Tekirova, Kemer, Antalya, Manavgat, Alanya, Anamur
28-29-30 ve 31.Günler

Tekirova, Kemer, Antalya, Manavgat, Alanya, Anamur

Yazar: Suat Akdemir
16.7.2004

Tekirova - Kemer - Antalya (Kaleiçi): 62 km
Toplam mesafe: 2089 km
Bisiklet üstünde geçen zaman: 3 saat 36 dakika
Ortalama hız: 17,1 km/saat
Maksimum hız: 50,5 km/saat

Çocukluğumun İstanbul'unda hacı adayları hacca Sultanahmet Meydanı'nın bir yerlerinden, kafileler halinde uğurlanırdı. Bir gün anneannemle dedemi de babamla birlikte uğurlamış, Cankurtaran'ın oralarda, önümüzden geçen Magirus otobüslerinin arkasından gıpta ile bakmıştım. Otobüslerin içindeki ihtiyarların 'gidiyor' olmalarına özenmiş, yaşlanınca ben de hacı olmak istemiştim.

Şimdi çam gölgeli Kemer-Antalya yolunda gördüğüm turist otobüsü kafileleri de bir tür hacca gelir gibi geliyorlar Antalya'ya. Pazar sabahının erken saatlerine rağmen D-400'ün trafiği çok işlek. 34 plakalı, 06 plakalı, 07 plakalı arabalar... Emniyet şeridindeki gevşek mıcır ve fazla geniş olmayan yol, trafik sebebiyle tedirgin edici.

Kemer'i geçtikten sonra arkamdan kan ter içinde bisikletiyle bana yetişen Murat Kaya, Ankaralı, Kemer'de oturuyor, fotoğrafçı. Bu kez pozu veren kendisi oluyor. Murat, bisiklet için buraların cennet olduğunu düşünüyor. Bugün her Pazar yaptığı Antalya-Kemer turunda. Murat'la birlikte yaklaşık 10 km pedal çevirdikten sonra, o yoluna devam etti. Bense, bu iki tane plastik masası olan ağaçlıklı serin gözlemecideki dut ağacının altında oturup kahvemi içmek, sonra da Kosta Rika maçını seyretmek istiyorum. (1-1)
Büyük boyut için tıkla!

Antalya'ya yaklaşırken piknik yerleri, plajlar... Plajlar, piknik yerleri... Arabaların kasetçalarlarından, radyolarından birbirlerine karışan pop şarkıları... Güneş kremi, ucuz parfüm, mangal kömürü ateşi, kızartma, kızgın kum kokuları... Kilometrelerce...

Durduğum büfelerin birinin yine Ankaralı işletmecisi, ben Algida'mı yer, plajdaki insanlara bakarken, yanıma gelip geçen yıl 'Hindistan'dan gelen' bir bisikletçiden bahsetti. Kokudan yanına gidilmiyormuş. 'Yıkansana ulan ibnenin evladı,' dedim, diyor.

Kaleiçi'ndeki Dedekonak pansiyon'un Muşlu işletmecisi Mahir Konak 'aile olduğu için' tişörtümü giymemi istiyor. Öbür masada üç Fransız kız bikinileriyle oturmuş maç seyrediyor. Aile onlardan rahatsız değil!
Büyük boyut için tıkla!

İstanbul Firuzağa'daki kahvenin karşısındaki pastanede satılan portakallı keklerin aynısı burda Kaleiçi'nde küçücük bir fırında da yapılıyor. Kesik Minare'nin oralarda üç çocuk, caminin duvarında oturmuş darbuka çalıyor. Telefonda Özer abinin mesajı, nerelerde olduğumu soruyor. 'Sempatik Çamaşırhane'deki sempatik kız, çamaşırlarım için benden para istemiyor.

Sıcaktan ve nemden bunaltan Antalya gecesinde Can Baba'dan, her zaman olduğu gibi gecikmeli telefonunu beklemek, beklerken onun hikayelerine hikayeler eklemek...

Oğlumun biraz ateşi yükselmiş...

Antalya (Kaleiçi) - Serik - Manavgat - Yeşilköy (Alanya): 108 km.
Toplam mesafe: 2197 km.
Bisiklet üstünde geçen zaman: 6 saat 3 dakika
Ortalama hız: 17,7 km/saat

Antalya'ya uçakla geldim, otobüsle geldim, tekneyle geldim, bisikletle geldim, bir türlü sevemedim. Yapış-nemli sıcağı sanki insanların da, hayatın da içine işlemiş.

Başıma gelen en iyi şey Reproset Agfa'nın Antalya sorumlularının esirgemedikleri sıcak sohbetleriyle, ilgileriydi. Başka bir şeye ihtiyacım olup olmadığıyla, yolculuğumun içeriğiyle, sağlığımla, eksikliklerimle çok yakından samimice ilgilenip bana moral verdiler. Pırıl pırıl, genç, çalışkan ve yaratıcı insanların, abartısız çağdaş tasarımlı ofislerinde yaptığımız sohbetin tadı, vakit darlığından damağımda kaldı. Hatıra fotoğrafları çektirdik, sonra beni yolculadılar. Uzak da olsalar, bazı tanıdıklarla 'gurbette' karşılaşıldığında yaşanan sevinç ve hemen ayrılıvermenin yarattığı hüzne benzer duygular vardı giderken içimde.
28-29-30-31. Günler Parkur Haritası
28-29-30-31. Günler Parkur Haritası
Büyük boyut için tıkla!

Antalya'nın yapışkanlığından, trafiğinden kurtulmaya çalışırken, yıllardır tanıdığımız insanların daha nelere tenezzül edebileceklerine dair düşüncelerle doluydu kafam. Yediğim kazığa değil de, böyle şeylere sebebiyet vermiş olmama hayıflanıp, kendimi suçladım. Kısacası detaylarını şimdi burda anmak istemediğim bir olay sonucu bir 'dost' kazığı yedim.

İp gibi, dümdüz Alanya yolunun asfaltında sürdüm, sürdüm. Tişörtümün arka ceplerine doldurduğum çikolatalarımı, bisikletimin üstünde yedim, sularımı orada içtim. Canım inmek istemedi.

Yolunuz dümdüzse, aynı zamanda 29'a 28 oranında karşıdan rüzgar da alıyorsunuz demektir. Bir ovadan geçiyorsunuzdur ve ovalar hep rüzgarlıdır. Ama neden batıya da giderken, güneye de inerken, doğuya da dönmüşken hep karşıdan, hep karşıdan?

Yol, sizin gitmek istediğiniz kadar değil, onun size verdiği izin oranında kat edilir.

Antaya'dan öğleyin çıkmıştım. Rüzgar; evet durduruyor, ama ya esmese?.. Bu sıcakta ölünür! Aslında yol kenarlarında bol bol duracak yer var. Manavlar, manavlarda çeşit çeşit meyveler var. Bugün meyve sularını teneke kutulardan değil, kendilerinden emiyorum.

Alanya'ya ulaşmak istedim, vakit yetmedi. Karanlık bastırınca, 30 kilometre kala sağa, sahile kırdım. Pansiyon kamplardan birine rastgele girdim. Sıcak suyu akıyor denildiği halde akmıyordu ve beyaz, temizce çarşaflarında pirelerin uçuşu seçilebiliyordu.

Sağ, iç diz kapağıma ince ince batıyor.

Yeşilköy - Alanya (Merkez): 32 km
Toplam mesafe: 2229 km
Bisiklet üstünde geçen zaman: 1 saat 59 dakika
Ortalama hız: 16,1 km/saat
Maksimum hız: 39 km/saat

Hava rüzgarlı, serin, kapalı. Yağdı yağacak gibi. Yol kenarlarındaki gittikçe sıklaşan 'tatil yerleri', oteller, moteller çok zevksiz. Yollar çok işlek.

Sabah hafif eğimli yolda kaslarımı ısıtmaya çalışırken, iki turist kız gülerek otostop işareti yaptı bana. Yük taşımayı sevmiyorum!

Saat 10:30'da Alanya'da, odalarında kliması, televizyonu, mini barı olan, havuzlu, büyük ekran telavizyonlu, personeli son derece profesyonel ve güleryüzlü olan Riviera Hotel'e yerleştim. Benden, harika hizmetleri için neredeyse sembolik bir ücret aldılar.

Bugün dinlenme günüm. Bütün gün televizyondan maç seyrettim, denize girdim, uyudum. Otelin açık büfe ve çok zengin yemek servisinin harika yemeklerini tattım. Sokaklarda yürüdüm. Alanya Cannes gibi...
Büyük boyut için tıkla!

Akşam bisikletimin temizliğini çırak Suat yaptı. İtinayla, dişlilerin arasına tek tek küçük fırçalarla girerek, zevkle temizledi, yağladı. Yolculuğum hakkında sorular sordu. Temizliği bitirdikten sonra, yaptığı işe iki adım geriden, keyifle bakıp, çekinerek sordu; 'Abi, bi tur atiyim mi?' 'At,' dedim. Yağlı, kirli ellerini yıkadı. Beraber seleyi indirdik, bindi, gitti.

Alanya - Gazipaşa - Melleç (Anamur): 104 km
Toplam mesafe: 2333 km
Bisiklet üstünde geçen zaman: 7 saat 28 dakika
Ortalama hız: 13,9 km/saat
Maksimum hız: 60,5 km/saat

Alanya gerilerde kaldı. Yol boyu sağda, kilometrelerce uzayan kumsallardaki plajlar, ortada D-400'ün gittikçe bozulan sathı, solda oteller, moteller, lokantalar... Plajlar o kadar tenha ki, yazdan ziyade sonbaharın son hüzünlü günlerini andırıyor. Müşteriler genellikle alt-orta sınıftan Almanlar.

Dalga sesleri araba seslerine karışarak, gittikçe kulaklarım için yorucu bir hal aldı.

Kargıcak mevkiinde, yol kenarında henüz açılmamış lokantaların birindeki masada sigaramı içiyor, maviden çok yeşillenmiş denize bakıyorum. Yoldan, çok sevdiğim cadmium turuncu renginde karayollarının bir aracı geçiyor. Üzerinde, yine turuncu ışığı bir yanıp bir sönüyor.
Büyük boyut için tıkla!

Gazipaşa'ya doğru muz bahçeleri başladı, trafik tenhalaştı. Motorların gürültüsü çekilince köpüklü dalga sesleri arındı, müzikleşti. Yol virajlı, hafif eğimli olmaya, manzara gittikçe güzelleşmeye başladı.

Ziraat Mühendisi Hayati Kalaycı ve oğlu İlke ile beraber Gazipaşa'daki Deniz Restaurant'ta öğle yemeği yerken, çiftçilikten, tarımdan, hava koşullarından, mahsülden, zamandan, Gazipaşa'nın coğrafi, sosyal yapısından ve seyahatlerden konuştuk. Onlar baba oğul yemeklerini yemiş, bana veda ederlerken Hayati Bey; 'bu yemeğinizin sponsoru da biz olalım,' dedi ve gösterdiği nezaketle beni mahçup etti.

Adeti olduğu üzere rüzgar öğleden sonra şiddetini arttırdı. Fazla dik olmayan ama uzunca, virajlı, çamlı rampalar başladı. Deniz bir ara tepelerin arkasında kaldı, sonra çamların arasından yeniden göründü. Antalya Körfezi bitmek üzereyken yokuşlar gitgide dikleşti.

Yokuştu, rüzgardı, sıcaktı diyerek, arada bir geçen traktörlere asılmaya, kamyonetlerin kasalarında yol almaya tenezzül etmiyorum hiç. Bu seyahate beni kimse zorlamadı. Bisikletle dediysem, bisikletle gideceğim. Yolların zorlu yerlerinde (yolların zorlu olmayan yeri yoktur) nefesimi ayarlayıp, sabrıma güveniyorum. Ama yine de Zeytinada'da okul servisinden inen ortaokul çocukları, güçleri tükenene kadar hep birlikte, ben yokuşu çıkarken arkamdan iteklediler beni. Sonra Akarca çeşmesinin başında bir kez daha soluklandım.

Çık çık, dik yokuşlar beni bıktırdı. 3, 5, 9 kilometrelik yokuşları arada durup dinlenerek, bazen inip bisikletimi iterek yine de bitiremedim. Saat 19:30 oldu. Anamur'a buradan, Uçarı'dan, İmamoğlu Restaurant'ın bulunduğu ıssız tepeden, daha 36 kilometre var. Lokantacı geceyi burada, dışarda bir masanın üstünde geçirebileceğimi söylüyor.

Aşağıdan, yürüme hızıyla, homurdanarak, ağzına kadar domates dolu bir kamyon geliyor.

Sonra biraz indim. Tekrar rampalar başladı. Hava karardıktan, göz gözü görmez olduktan, Toroslar'ın bu sarp eteklerinde orman içlerinden daha önce hiç duymadığım gece sesleri duyulmaya başladıktan sonra, Anamur'a 23 kilometre kala yol kenarında, bahçesinde soluk sarı-mor ampulleri yanan, Ahmet Polat'ın yerine rastladım. Derdimi anladılar. Bir gözleme pişirdiler, bir karpuz kestiler, bir yer gösterdiler. Bisikletimle koyun koyuna, kıvrılıp yattım. Batıda, ufukta, yeni ay ip gibi incecikti.

 

 
Yayın Sponsoru
  Patika

Çocuk ve Bisiklet Yolculuğu
Bu senede 1 Temmuz – 26 Ağustos tarihleri arasında Avrupa’da Almanya, Danimarka ve İsveç'i kapsayan son bisiklet turlarından yeni ... Devamı » » » 

Londra'da bisikletle 10 gün

Küresel dünyanın en önemli başkentlerinden birinde, Londra’da, 10 gün boyunca, oralı olmayan biri olarak hemen her yere bisikle ...
Devamı » » » 

Serkan Taşdelen ile Tur Bisikletçiliği

Türkiye de hızla gelişen tur bisikletçiliğinin ilk isimlerinden Serkan Taşdelen’le bisiklet üstünde uzun yol yapacaklar i ...
Devamı » » » 


Tem.12 Kapadokya Bisiklet Festivali 20...
Nis.12 Gurbet Emekçisinin Notları 2...
Şub.12 Gurbet Emekçisinin Notları 1...
Eyl.11 Bask Ülkesi ve La Vuelta
Nis.11 Türkiye'den Japonya'ya Bir Bisik...
Şub.11 Bisikletle İstanbul'dan Paris'e
Ara.09 Bayramda 3 Gün Yenice
Auğ.09 Küresel Isınmaya Karşı Gelibolu ...
Nis.09 Gümeli - Bölüklü - Karatepe Yayl...
Mar.09 Adapazarı'ndan Adapazarı'na
Eki.08 Bisikletle Manhattan Turu
Tem.08 Dağ Köyleri Üzerinden Yalova'dan...
Tem.08 Küresel Isınmaya Karşı Ege Kıyıl...
May.08 Abi Anadolufeneri'ne Gidelim...P...
Mar.08 Yaz Başında Yedigöller
Şub.08 Derinoba Bisiklet Gezisi
Eki.07 Artvin 1 Meydancık'dan Macahel'e
Eki.07 Artvin 2 Macahel'den Borçka'ya
Eyl.07 Kemalpaşa’dan Buca’y...
Auğ.07 Silifke’nin Cezeryesi Meşh...
Haz.07 Ormandan Gemlik-Yalova Geçişi
Nis.07 Altınoluk - Assos Turu
Patika Arşivi

 

  Bu yayın 6924 kez okundu.
  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır. Bu yazı yazarın sorumluluğundadır.
  Hukuki bir durumda MTBTR.com sorumlu tutulamaz.


 

 
  Yarış Dünyasından  |  Atölye  |  Panorama  |  Teknoloji - Donanım  |  Patika  |  Sağlık ve Antrenman  | 
  Biz Kimiz  |  İletişim ve Yardım  |  İnsan Kaynakları

Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları |  mtbtr.com™ 2001 - 2015