Anasayfa
 MTBTR'de Bugün 
 Fotoğraflar 
2014 Bisiklet Katalogu
   
 
 Kurallar   IK   Biz Kimiz   İletişim ve Yardım   Hoş Geldin, üye girişi yapın Üye Girişi
 
23 . Kasım . 2017  
Bisiklete Başlamanın Zamanıdır!
Sağlıklı ve Mutlu Bir Yaşam İçin Bisiklet

Bisiklete Başlamanın Zamanıdır!

Derleyen: Emre Yıldırım
2.8.2004

En son ne zaman bisiklet sürdüğünüzü hatırlıyor musunuz? Pırıl pırıl bir gökyüzü altında şehir içerisinde bisikletle dolaştığınızı? Heyecan içerisinde tüm hoşluklarıyla geçirdiğiniz sürüşünüzün ardından bisikletinizi park alanına bırakışınızı? Ya da sadece işe gidip gelerek uzun süre sorun yaşadığınız kilolarınızdan nasıl da kolayca kurtulabildiğinizi?

Bahse gireriz çok uzun zaman olmuştur. Belki de çocukluğunuzdan beri hiç bisiklete binmemişsinizdir? Peki bir gün arabanızı yolun kenarına çekip bisiklet kullanmaya başlamayı düşünür müydünüz?

San Fransisko’da kar amacı gütmeyen bir organizasyonda görevli olan Jerry Edelbrock tam 13 senedir düzenli şekilde bisiklete binerken, her gün işe gideceği saatleri heyecanla bekleyen sıradan insanlardan. “Her gün işe gideceğim ve işten çıkıp evime döneceğim anları iple çekiyorum. Hem de yol boyunca yaşayacaklarım her ne olacaksa olsun hepsini büyük bir zevk ve heyecanla yaşamayı bekleyerek. Golden Gate Köprüsü üzerinde özellikle dolunay olduğu gecelerde pedal basarken ay ışığının su üzerindeki yansımaları her zaman dimağımda canlı olarak kalır ve bu duygu inanılmazdır." (Bike-to-work haftası mesajlarından)

FAYDALARLA DOLU BİR DÜNYA
Bisiklet pek çok ailede çocuklar için alınabilecek en muhteşem hediyelerden biri olarak algılanır. Çocuklar yönünden bakıldığında ise durum çok farklıdır: Bisiklet, bir oyuncaktan öte, ailelerinin çoğu zaman sıkıcı hale gelen koruyucu kalkanlarından kaçıp kurtulabilecekleri, özgürlüklerine kavuşma yolundaki en önemli araçtır.
Hangi Yaşta Olduğunuz Hiç Önemli Değil!
Hangi Yaşta Olduğunuz Hiç Önemli Değil!
Büyük boyut için tıkla!

Yıllar geçip yaşlar ilerledikçe, bireysel ve toplumsal sorumlulukların ağırlaşan yükü altında insanlar, yeniden çocukluk ve ilk gençlik dönemlerine dönebilme fikrinin müthiş çekiciliği ile bir umut ışığı yakalamaya çabalarlar hayatlarında: Bu amaca ulaşma yolunda denemeler ise genelde umut kırıcı sonuçları da beraberinde getirir. Bu olası başarısızlığın ardından hayat artık daha da çekilmez yaşanılmaz bir hal almıştır.

Artık insanın kendini yeniden tanımasının ve sınırlarını yeniden keşfetmesinin zamanı gelmiştir ancak nasıl?

İçinizdeki çocukla yeniden barışmaya ve yeniden çocukluk yıllarınıza dönmeye ne dersiniz?

Gelin kurtulun şu günün iki üç saatini içerisinde geçirdiğiniz araçlarınızdan. Vedalaşın iyiden iyiye pahalılaşan ve bütçenizde önemli bir yük haline gelen benzin faturalarınızdan, ulaşım masraflarınızdan. Bırakın artık sabah haberlerindeki trafik yoğunluğu raporlarını.

Dünyanızı yeniden yaşanılır hale getirin. Ailenize, yakın çevrenize sağlık ve mutluluk taşıyın.

Kendinize yeni bir bisiklet edinin!

Ülkemiz istatistiklerini bilmiyoruz ancak Amerikalılar günlük şehir içi ulaşımları için her gün ortalama 1 saat kadar zaman harcıyorlarmış. Aynı durumu başta İstanbul olmak üzere tüm büyük şehirlerimizde ve düzensiz-plansız yapılaşma yaşanan yerleşim bölgelerimizde fazlasıyla yaşadığımızı hepimiz biliyoruz, görüyoruz. Önümüzdeki yıllarda artacak araç sayısını ülke yollarımızın kaldıramayacağı gerçeğini de gözönüne aldığımızda hayatlarımızdan çalınacak bu değerli saatlerin hızla artacağını görebilmek pek de zor değil doğrusu!

Zaman kayıplarımızı basitçe hesaplayacak olursak günde 1 saatlik kayıptan, ayda ortalama 20 saat, yılda ise tam 240 saate ulaşıyoruz. Uyuma dışında yaşamı en verimli şekilde yaşayabileceğimiz zamanımızdan çalınan sağlıklı olmaktan oldukça uzak, masraflı, stres dolu, mutsuzluk verici 240 saat. Bir diğer deyişle tam 10 kocaman gün. Bu kaybı örneğin İstanbul için en az %50 arttırmakta fayda var!

Ne için? Sadece işimize ulaşabilmek için. O da eğer herşey yolunda giderse, hava şartları el verirse, uykulu ve donanımsız bir kamyon şöförü ya da hız tutkunu bir genç arabasını yolunuzun üzerinde takla attırmadıysa ya da servisiniz veya arabanız arıza yapmadıysa. Devlet büyüklerinin sabah kahvaltılarına yetişebilmek için yolların kapatılabildiği birülkede yaşadığımız düşünüldüğünde ihtimaller o kadar fazlalaşıyor ki insanı karamsarlığa sürüklüyor.

Biraz da ulaşım amacıyla kullanacağınız araçlara ayıracağınız zamanın bir kısmını bisikletiniz üzerinde geçirmeye karar verdiğinizde neler yaşayacağınızdan neler kazanacağınızdan bahsetmemizi ister misiniz?
Büyük boyut için tıkla!

DAHA İYİ BİR VÜCUT
Her gün 30 dakika egzersiz, bilim adamlarının şiddetle tavsiye ettikleri genel geçer bir kural. Çoğu haftalar, örneğin 10 haftanın 7’sinde, bu günlük en az 30 dakika aktivitede bulunma konusunda başarısız olduğumuz aşikar. Bazılarımız ise hemen hiç hareket etmiyorlar!

Geçtiğimiz günlerde özellikle doğu - güneydoğu illerimizde yapılan bir sağlık taramasında elde edilen istatistiklerden bahsediyordu televizyon kanallarından bir tanesi: Yanlış hatırlamıyorsam kontrole gelen vatandaşlarımızın %99,2'si sağlıklı bir yaşam için herhangi bir aktivitede bulunmadıklarını dile getirmişlerdi. Bu grup içerisinde fazla kiloları yüzünden sorun yaşayan kişilerin oranı %52 – 53 civarında iken %35’lik bir grup ise obezite (aşırı kiloluluk) yaşamaktaydı. Rakamların bu denli moral bozucu olması gerçekten üzücüydü. Bu durumun nedenlerini genelde başvurduğumuz gibi sadece sosyal toplumsal sorunlara, ekonomik şartların zorluğuna bağlamak kolaycılığa kaçmaktan öteye gitmiyor ne yazık ki.

Gelelim istatistikler dünyasında “dünya lideri” Amerika’ya: Orada da durum hiç parlak değil. Amerikalıların %60'ı fazla kiloluluk ve obeziteden yakınırken, son yıllarda başta şeker hastalığı olmak üzere fazla kilolarla ilişkilendirilen pek çok hastalıkta önemli artışlar olduğu görülüyor.

İşe bisikletinizle gittiğinizde, ulaşımınızı bisikletiniz ile sağladığınızda artık egzersiz yapmak için zaman yaratmanıza (ve büyük ihtimalle bunda başarısız olmanıza) artık gerek kalmayacaktır. Haftada 3 saat bisiklet sürüş süresini yakaladığınızda, bilimsel veriler, kalp krizi ve ilgili rahatsızlıkları yaşama şansınızın %50 oranında azaldığını göstermekte. En güzeli de hemen hiç bir “diyet” uygulamadan zaman içerisinde fazla kilolarınızın enerjiye dönüşerek eriyip gittiklerini görecek olmanız.

DAHA FAZLA PARA
Bir otomobili bir sene boyunca çalışır kullanılır halde tutmanın ortalama maliyeti 3000 dolar civarındadır. Bir bisikletin yıllık genel gideri ise çoğu zaman 300 doların altında kalır. Yıllık 2000 doların üzerinde tasarruf yapabilmenin keyfini ise sadece siz yaşarsınız.
Her Hava Koşulunda Bisiklet Sürmek Mümkün
Her Hava Koşulunda Bisiklet Sürmek Mümkün
Büyük boyut için tıkla!

TEMİZ HAVA
Önümüzdeki 100 yıl içerisinde, uluslararası "Temiz Hava Kanunu"nu ihlal etmeye başlayacak toplumların sayısının 3 kat artacağı beklenmektedir. Motorlu taşıtlar, insanoğlunun yaratıyor olduğu karbon monoksitin %70'ini, Nitrojen dioksit’in %45’ini ve hidrokarbonların %34’ünü üretir hale gelmiştir.
Bisiklet sürmek yaşanılan çevrenin iyileştirilmesinin en kolay ve basit yollarından biridir.

Sizin de görüp öğreneceğiniz gibi bisiklet sürmek sadece gençlere, sportif anlamda bisiklet kullananlara ya da yarışçılara özgü bir aktivite değildir.

Bisiklet tüm insanlar içindir!

Eğer tecrübeli bir bisiklet kullanıcısıysanız, şehir içinde ulaşım amacıyla yapacağınız sürüşler, 1000’lerle ifade edilen antrenman kilometrelerine eklenen yeni birkaç km'den ibaret olacaktır. Ancak eğer ilk arabanızın anahtarlarını elinize aldığınız yıllardan beri hiç bisiklete binmemişseniz, bisiklete binmek gençliğinizi yeniden yakalamanın, çocukluk günlerinize dönmenin en mükemmel yollarından biri haline gelir.

Temel birkaç trafik kuralına riayet edip basit sürüş tavsiyelerine uyarak, asgari bisiklet malzemenizi edinip kullanarak, iş yerinize güvenli bir şekilde, hızla ve herşeyin ötesinde mutlu bir şekilde gidebilmeniz mümkün.

Önümüzdeki birkaç bültende bu içerikte yazılar yazmaya ve bisiklet kullanımını ülkemizde arttırmak için neler yapılması gerektiği konusunda tavsiyelerde bulunmaya çalışacağız.

 

 
Yayın Sponsoru
  Editörden

Değişim ve Gelişim
Değişim, doğanın ve insanın en eski, en kaçınılmaz olgusu. Bizlerin etkisiyle MTBTR her daim bir gelişim ve değişimin içinde oldu. ... Devamı » » » 

MTBTR'nin Çömezleri
Herkese merhaba, MTBTR ekibine yeni katılan "çömezler" olarak istedik ki size bir "merhaba" diyelim.

Hepimiz ayrı ayr ...
Devamı » » » 

2006 Biterken Yeni Katılımlar

Bir yılı daha geride bırakıyoruz. MTBTR’nin kuruluşundan bu yana 5 yılı aşkın süre geçti. Bu süre zarfında iyisiyle, kötü ...
Devamı » » » 


Eki.06 Eurobike ve Federasyon
Haz.06 MTBTR'nin Başarısı
Ara.05 MTBTR'deki Değişiklikler
May.05 Daha Yapacak Çok Şey Var!
Şub.05 2005 Yeni Bir Dönem Olabilir mi?
Ksm.04 Federasyon Seçimleri, MTBTR̵...
Eyl.04 Hakkınızı Arayın!
Auğ.04 Bisiklete Başlamanın Zamanıdır!
May.04 Avrupa da Çin ve Vietnam'lı Üret...
Nis.04 2 Yılın Sonunda Geldiğimiz Nokta
Mar.04 Neden Böyleyiz?
Ara.03 Belgrad Ormanı Gezisi ve Yeni Or...
Ksm.03 MTB-O Farklı ve Eğlenceli
Ksm.03 Okuyucularımıza Teşekkürler
Ksm.03 29 Ekim Belgrad Gezisi
Eki.03 25. Avrasya Maratonu
Eki.03 Yeni bir dönem başlıyor
Editörden Arşivi

 

  Bu yayın 4774 kez okundu.
  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır. Bu yazı yazarın sorumluluğundadır.
  Hukuki bir durumda MTBTR.com sorumlu tutulamaz.


 

 
  Yarış Dünyasından  |  Atölye  |  Panorama  |  Teknoloji - Donanım  |  Patika  |  Sağlık ve Antrenman  | 
  Biz Kimiz  |  İletişim ve Yardım  |  İnsan Kaynakları

Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları |  mtbtr.com™ 2001 - 2015