Anasayfa
 MTBTR'de Bugün 
 Fotoğraflar 
2014 Bisiklet Katalogu
   
 
 Kurallar   IK   Biz Kimiz   İletişim ve Yardım   Hoş Geldin, üye girişi yapın Üye Girişi
 
25 . Eylül . 2017  
Haftasonu Delmece Güncesi
Söyleyecek Fazladan İki Çift Lafın Olmalı

Haftasonu Delmece Güncesi

Yazar: Emre YILDIRIM
10.10.2004

Sabahın erken saatleri. Güneş, Eylül’ün son haftası olmasına rağmen yaz aylarına nazire yaparcasına şimdiden etkisini güçlü bir şekilde hissettirmeye başlıyor. Yine selemin üzerinde bisikletimi sürüyorum. Güneş ışınlarının çeşitli oyunlarla hayat verdiği balkonları, yazlık apartman dairelerini izleyerek sahilde ilerliyorum. Çınarcık, yazlık apartmanlarını sahil boyunca sıralamış güne selam ediyor adeta...
Anneler hala uyuklamakta olan ev sakinleri ayaklanmadan, balkonlara kahvaltı sofralarını kurma telaşındalar. Evin küçük veletleri, yıllardır abilerinin – ablalarının ifa ettiği geleneksel ve o çok hayati görevlerine başlamış, fırından yeni alarak pazar gazetelerine sardıkları sıcakcık mis gibi kokan ekmekleri evlerine yetiştirmek için neredeyse bomboş olan yolda koşturup duruyorlar şortları pijamaları üzerlerinde.

Okullar kapandığı için yazlık ahalisi azalmış olsa da yazdan kalma alışkanlıklar aynen devam ediyor anlaşılan.

Bense en sevdiğim yerde, selemin üzerinde, doğanın el değmemiş en ücra köşelerine ulaşmak için pedal basıyorum bu yaz sonu sabahında. Yine Delmece’ye çıkıyorum. Kim bilir ilk gençliğimden beri kaçıncı çıkışım bu 900 rakımlı yaylaya. Her seferinde farklı bir heyecan, farklı bir hayatı kavrayış hissi yaratan bu parkuru nedense çok seviyorum. Geçmişten hatırlattıklarının bunda büyük payı olsa gerek...

Şöyle biraz eskileri düşündüğümde yıllar boyu yaz aylarında, herkes sahilde güneşlenip keyif yaparken ben farklı keyiflerin peşinde koşardım dağ yollarında. Bisiklet tutkusu insanı bir kez kavradı mı bitmek tükenmek bilmez bir enerji yaratır insanda. Bu enerjiyi harcamak için en güzel yol ise yine iki tekerinizin üzerinde doğayı keşfetmektir. Dünyanın en güzel en zevkli uğraşı haline gelir zamanla iki teker üzerinde olmak, pedal çevirmek. Bir de bakmışsınız doğanın içinde patikalarda hızla dolaşmak, kişisel limitlerini sürekli test etmek, insanın kendisinin yeniden keşfetmesinde, iradesini sınamasında, hayattan farklı bir zevk almada vazgeçilmez bir vesile olur çıkar karşınıza.
Büyük boyut için tıkla!

İki teker üzerinde kendi başınıza, sessizlik içerisinde geçen uzun saatler boyunca, doğada yolculuk etmenin keyfini yaşarken insan, hissedilen o eşsiz yalnızlık duygusu içerisinde, benliğini keşfe çıktığının farkına varır: Yepyeni bir "ben" ile karşılaşılır çoğu zaman limitlerde geçen bu sele üstü yolculuklarda. Doğada keşif, kişisel bir keşfe dönüşür...

Önce Teşvikiye Köyü’ne gelirsiniz Delmece çıkışına başlamadan önce... Son yerleşim yeridir Teşvikiye. Sonra hafif hafif çıkış başlar, yeşil, su, toprak birbirine karışır çıkış yolunda. Tam ara noktada bulunan Erikli yaylasına gelmeden çeşmeden kana kana su içmenin tadına doyum olmaz. Daha sonra o ilk çıkış biter ve Erikli Yaylası’na gelirsiniz 5-6 km’lik tırmanıştan sonra. Bir soluklanır, ilk etabı bitirmenin keyfine varırsınız. Daha sonra yavaş yavaş yol hafif bir eğimle birlikte 11-12 km daha devam eder Delmece’ye kadar. Solda eşsiz yeşillikler arasında aşağıda ara sıra şelalelerle kesilen akan derenin dinginlik veren sesi insanı başka dünyalara götürür adeta. Hele bir de sabah saatlerinde sürüyorsanız ve sis hafif hafif yola çökmüşse oluşan büyüleyici ortamın zevkine doyum olmaz.

Ne de zorlanırdım o ilk gençlik yıllarımda bu yokuşları çıkarken. Tükenme noktasına gelirdim Delmece’ye ulaştığımda. Şimdi öyle mi oysa ki? Sanki 10 yılı aşkın süre geçmesine rağmen yaşlanacağıma gençleşmiş olduğumu görüyorum bunca yılın sonrasında. Öyle güçlü hissediyorum ki kendimi. Bana mısın demiyor artık Delmece çıkışı. Ya da başka diğer çıkışlar. Dağ bisikleti öyle müthiş bir araç ki düzenli yapıldığında, karşılığını hep veriyor insana. Gençleştiriyor sürekli, enerji yüklüyor, hayata bağlıyor insanı.
Kendimi bu kadar iyi hissetmemin nedeni çok sevmemdir şu iki tekerleri gönülden. Bunu hayatında yaşamayana, yaşama şansını yakalayamamış olana anlatmak çok güçtür.. İnsan – iki teker ilişkisi bambaşkadır.

Yaşayan bilir derler ya? Bu ilişki için daha uygun söz olamaz. Keşke herkes hayatına düzenli olarak sokabilse bu tatlı müptelalığı. İki teker tutkusunu. Hangi kapalı spor salonu, yıllarca verilen binlerce dolar para bu sağlık pınarını sunar insana söyler misiniz?.. Pahalı kaliteli bisiklete gerek yok bana.. O kadar para veremem diyen arkadaşlarım için ne yapabilirim ki başka? Kendimi ve bisikletçi dostlarımı örnek göstermekten başka?

Artık Delmece’ye yaklaşıyorum. Yaklaşık 2 km sonra turnaların, leyleklerin, şahinlerin özgürce kanat çırptıkları Delmece Yaylasına varacağım. Sonra? Havada esinti çok fazla. Eğer Arkadan Armutlu’ya inersem sahilde poyrazı karşımdan çok sert alacağım bir gerçek. Hiç gerek yok. Çok huzurluyum şu anda.

Şu sağdan giren ve uzun yıllardır hep merak ettiğim ama hiç denemediğim yola mı sapsam acaba bu kez? Evet neden olmasın? Dağ bisikletinin sunduğu en büyük keyif de bu değil mi zaten? Zemine, mekana aldırmadan her ortamda kullanılabilen eşsiz bir alet olması? Her an özgürce seçim yapabilmenize olanak vermesi. Sunduğu sayısız seçim şansı. Her mekanı her doğa parçasını bir oyun alanı haline getirebilmesi?

İşte o sapak da geldi. Aynı yoldan dönmektense bu sefer yeni bir keşif yapayım değil mi?

Sapıyorum... Yol döne döne inmeye başlıyor. Hızlanıyorum. Rüzgarın serinleten ve kendisine getiren etkisini hissediyorumtüm vücudumda.

Test için taktığım yeni lastiklerim IRC Mythos’lar da çok güzel çalışıyor, yer tutuşlarıyla zevkime zevk katıyorlar. Hayatta güzellikler ayrıntılarda gizlidir derle ya. Lastik değişimi, fren pabucunun yenilenmesi, farklı bir seleye geçiş, yıllardır sürüşten aldığınız zevki bir anda bir kaç misli arttırabiliyor iki teker dünyasında.

Onun için araştırmak, öğrenmek ve tatbik etmek dağ bisikletinin sürücüsüne kattığı en önemli artılardan oluyor hayatta. Her konuda bu özelliğinizi kullanmaya başlıyor. Çok gezen - çok bilenin en makbulü olduğunun ayırdına varıyorsunuz bir anlamda.
Büyük boyut için tıkla!

Çıkış boyunca asfalttan, yumuşak toprak zeminden, taşlık bölümlerden geçtim bu yeni lastiklerimle. Uzunca da bir çıkış sayılır yayla çıkışı... Mythos XC II’lerle.. Her zeminde çok iyi tutuş gösterdi doğrusu. Lastiklerin bir yarış lastiği kadar (500gr altı) olmasa da 530 gram olan ağırlığı artı bir değer olarak bisikletinize ekleniyor hiç şüphesiz. Daha da önemlisi hızlı zemin değişimlerinde ve yüksek süratlerde, özellikle virajlarda ve en iyi patika çizgisini yakalayabilmede sürücüye oldukça yarar - yardım sağlayabilen bir lastik olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim şimdiden. İniş ilerledikçe bu fikrim zaten iyice pekişmeye başlıyor...

3-4 km’lik hızlı bir inişten sonra yolun ikiye ayrıldığını görüyorum. Bu noktanın bir vadi girişi olduğu çok net bir şekilde belli oluyor. Soldan inen yol belli ki sıkça kullanılıyor yerdeki izlerden ve nispeten bakımlı olmasından. Ama sağdaki patika tam bir muamma. Her iki yolu da bulunduğum noktadan uzunca bir süre gözle takip edebiliyorsunuz soldaki döne döne aşağılara iniyor. Sağdaki yol ise oldukça tekinsiz, hafif yukarılara doğru çıkarak devam ediyor.

Bu noktada fazla düşünmeye gerek yok elbette. Seçimim sağdaki yol oluyor. Hem yükseliyor hem de manzarası mükemmel gözüküyor. İlerledikçe ne kadar haklı olduğumu görüyorum... Yol uzun zamandır kullanılmıyor belli ki... Yolun bazı noktalarında otlanmalar çalı çırpı var. Ara ara sağdaki tepelerden kayalar, taşlar dökülmüş aralarından hızla geçmek kimi zaman maharet istiyor. Bazı noktalarda yolun sularla kesildiğini, çok ince patikalar haline gelen geçişler olduğunu görüyorum. Hızla ilerlerken dağ bisikletinden alınan adrenalinin en uç noktalarına ulaşmanın ancak bu tür yollarda yaşanabileceğini düşünüyorum. Her şey öyle güzel ki...

Doğa içerisinde insanı bu denli özgür ve güçlü kılan başka bir spor çok azdır herhalde. İnsanlar Çınarcık'ta şu sıralar kahvaltılarını yapıp gazetelerin eklerine geçmişken ben yeni bir patika keşfetmenin mutluluğunu yaşıyor, içinde bulunduğum bedene sahip olduğum için tanrıya şükrediyorum... Bisikleti hayatımın değişmez bir parçası haline getirdiğim için kendime pay çıkartmayı ihmal etmeden...

Sol tarafımda patika ile birlikte vadi uzayıp gidiyor ve yol bazen o denli daralıyor ki aşağıya düşmemek için özel bir çaba sarfetmek gerekiyor. Ne olursa olsun pedal üzerinde kalıp heyecanı son noktasına kadar yaşamak en güzeli.
Bir noktada doğanın yolu tamamen kestiğini görerek duruyorum. Şimdi o yarıktan bisikletim sırtımda geçerek yola devam etmem gerekiyor. Sular tepelerden akarak altımdan geçiyor. Kısa bir duraksamadan sonra yola devam ediyorum ve işte yeniden iniş. Artık son inişler farkındayım. Oldukça fazla irtifa kaybettim. Ara ara kumullarla karşılaşsam da lastiklerim beni hiç şaşırtmadan çok iyi bir performans göstermeye devam ediyor. Kayaların üzerinden hızla geçerken lastiklerimde bir kaç "yılan ısırığı" patlama beklediğimi itiraf etmeliyim. Ancak Mythos'lar benim bu tatsızlığı yaşamama izin vermiyorlar.

Sonunda ilk medeniyet işareti olarak yolu kapatan bir çitle karşılaşıyorum. Anlaşılan aşağıdan yanlış sapağa giren arabalılara yolu kapatarak işaret vermek istiyor köylüler. "Devam etme arkadaş buradan sonra “dağ bisikletçilerine ve doğa yürüyüşçülerine özel nadide bir parkur başlıyor!..” demek ister gibiler.

Biraz daha ilerlediğimde tarlasının yanında yorgunluk sigarası içen güleryüzlü bir dede ile karşılaşıyorum. Yüzünde o hala bozulmamış tertemiz insanlara özgü gülümseme ile beni, bisiklet kıyafetlerime rağmen hiç yadırgamadan selamlıyor içtenlikle... Hatta kendisine yolu sorduğumda beni cevapladıktan sonra “yak bir sigara genç” diyor.
“Dede diyorum hiç yakışır mı sporcu insana sigara?”.. “Ne bileyim oğul?” diyor istifini bozmadan... “Belki canın çekmiştir dedim!..”
Selamlaşıp ayrılıyoruz... Ve işte Şen Köye geliyorum... Şen Köy, Çınarcık ile Esenköy arasında kalan küçük bir köy. Köyün arkasından uzayıp giden yolun Delmece yaylasına devam edebileceğini hiç düşünmemiştim yıllar boyu.

Keyifle geri pedal basıyorum Çınarcığa. Toplam 45 km kadar yol yapmışım bugün... Eve döndüğümde artık normal hayatıma dönebilir, deniz kenarında keyif yapabilirim. Pazar gazetelerim ve ekleri eksik olmadan tabii..
Ama bir farkla...

Ben bugün çok özel bir parkur keşfettim. Dağ bisikletimin üzerinde heyecan dolu çok zevkli bir sürüş yaptım ve artık bu sabahla ilgili diğer insanlara nazaran –dile getirebileceğim fazladan iki çift lafa sahibim-.

İnsanları dağ bisikleti gibi alternatif ve bireysel sporlara iten en önemli etkenlerden biri de bu değil mi zaten?

Hayata dair söylenebilecek fazladan iki çift lafa sahip olabilmek...

 

 
Yayın Sponsoru
  Patika

Çocuk ve Bisiklet Yolculuğu
Bu senede 1 Temmuz – 26 Ağustos tarihleri arasında Avrupa’da Almanya, Danimarka ve İsveç'i kapsayan son bisiklet turlarından yeni ... Devamı » » » 

Londra'da bisikletle 10 gün

Küresel dünyanın en önemli başkentlerinden birinde, Londra’da, 10 gün boyunca, oralı olmayan biri olarak hemen her yere bisikle ...
Devamı » » » 

Serkan Taşdelen ile Tur Bisikletçiliği

Türkiye de hızla gelişen tur bisikletçiliğinin ilk isimlerinden Serkan Taşdelen’le bisiklet üstünde uzun yol yapacaklar i ...
Devamı » » » 


Tem.12 Kapadokya Bisiklet Festivali 20...
Nis.12 Gurbet Emekçisinin Notları 2...
Şub.12 Gurbet Emekçisinin Notları 1...
Eyl.11 Bask Ülkesi ve La Vuelta
Nis.11 Türkiye'den Japonya'ya Bir Bisik...
Şub.11 Bisikletle İstanbul'dan Paris'e
Ara.09 Bayramda 3 Gün Yenice
Auğ.09 Küresel Isınmaya Karşı Gelibolu ...
Nis.09 Gümeli - Bölüklü - Karatepe Yayl...
Mar.09 Adapazarı'ndan Adapazarı'na
Eki.08 Bisikletle Manhattan Turu
Tem.08 Dağ Köyleri Üzerinden Yalova'dan...
Tem.08 Küresel Isınmaya Karşı Ege Kıyıl...
May.08 Abi Anadolufeneri'ne Gidelim...P...
Mar.08 Yaz Başında Yedigöller
Şub.08 Derinoba Bisiklet Gezisi
Eki.07 Artvin 1 Meydancık'dan Macahel'e
Eki.07 Artvin 2 Macahel'den Borçka'ya
Eyl.07 Kemalpaşa’dan Buca’y...
Auğ.07 Silifke’nin Cezeryesi Meşh...
Haz.07 Ormandan Gemlik-Yalova Geçişi
Nis.07 Altınoluk - Assos Turu
Patika Arşivi

 

  Bu yayın 2404 kez okundu.
  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır. Bu yazı yazarın sorumluluğundadır.
  Hukuki bir durumda MTBTR.com sorumlu tutulamaz.


 

 
  Yarış Dünyasından  |  Atölye  |  Panorama  |  Teknoloji - Donanım  |  Patika  |  Sağlık ve Antrenman  | 
  Biz Kimiz  |  İletişim ve Yardım  |  İnsan Kaynakları

Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları |  mtbtr.com™ 2001 - 2015