Anasayfa
 MTBTR'de Bugün 
 Fotoğraflar 
2014 Bisiklet Katalogu
   
 
 Kurallar   IK   Biz Kimiz   İletişim ve Yardım   Hoş Geldin, üye girişi yapın Üye Girişi
 
25 . Kasım . 2017  
Antrenman Yapmayı Öğreniyoruz - III
Kendi Kendinizin Antrenörü Olun

Antrenman Yapmayı Öğreniyoruz - III

Yazar: Emre Yıldırım
6.10.2004

Antrenman yapmayı öğreniyoruz serimizin ilk iki yazısında sistemli çalışmadan ne anlamamız gerektiğinden ve Joe Friel’ın temel antrenman düşüncesi ve dizgesinden bahsetmiştik. Bu yazımızda ise konuyu biraz daha derinleştirerek düzenli antrenmanın faydalarından ve kendi kendimizin antrenörü olmaktan dem vuracağız.

Önce temel antrenman felsefemiz neydi onu bir hatırlayalım:

“En uygun zamanlarda, en etkin çalışmayı, olası en az miktarda yapmak”

Teorik olarak bu antrenman düşüncesi büyük olasılıkla kulağa kabul edilebilir gelir. Ancak sıra antrenman yapmaya geldiğinde durum değişir. Nasıl mı?

“Daha fazlası daha iyidir" felsefesine hızlı bir geçiş yaparak.

Diyelim aşağıdaki durumlardan biri ya da birkaçıyla aynı anda karşılaştınız. Nasıl davranırdınız?

- Çok yorgun hissetmenize rağmen çalışma programınıza bağlı olarak çok ağır bir antrenman yapmanız gerekiyor.
- Dinlenme günlerinizde kazandığınız formunuzu kaybedeceğinizden korkuyorsunuz.
- Rakiplerinizin sizden daha fazla çalışıyor olduğundan sürekli tedirginlik duymaktasınız.
- Antrenman arkadaşlarınızın her zaman sizden daha hızlı sürdüklerine inanıyorsunuz.
- İnterval çalışmaları esnasında içinizde hep “bir tane daha fazla yapmam mümkün değil ” düşüncesinin yerleşir hale gelmesi.
- Daha fazla yapabilirim diye düşünmenize rağmen emin olamamanız.
- Kötü bir yarış çıkarma korkusu.
- Artık ilerleme sağlayamadığınız ve hatta form kaybettiğinize dair bir düşünce içinde olmanız.
Gunn-Rita Dahle ve Maja Wloszczowska
Gunn-Rita Dahle ve Maja Wloszczowska
Büyük boyut için tıkla!

Ve eğer siz “Fazlası her zaman daha iyidir” felsefesini savunanlardansınız, “En uygun zamanlarda, en etkin çalışmayı, olası en az miktarda yapmak” düşüncesinde olan kişilere nazaran yukarıdaki durumlarda çok daha farklı davranış içerisinde olacaksınızdır.

Farkı anlayabiliyor musunuz şimdi?

Lütfen yanlış anlaşılmasın. Burada söz edilen şey, kendi fiziksel sınırlarınıza ulaşmak için bir yolculuk olan antrenman ve çalışmalarınızda sınırlarınızı zorlamayacaksınız, kendinizi hiçbir zaman yorgun hissetmemelisiniz demek değil.
Önemli olanın nerede frene basacağınızı, ne zaman dinlenmeniz gerektiğini bilmeniz ve gerektiğinde ne zaman planlanandan daha az çalışmanız gerektiğini hissedebilmenizdir.

”Fazlası her zaman daha iyidir” felsefesinin kaçınılmaz sonucu olarak, aşırı antrenmanlılık hali, çeşitli rahatsızlıklar ve sakatlıklarla karşılaşmanız çoğu zaman kaçınılmaz olur. Bu nedenlerle verilen aralar da o çok korkulan form kaybı sorununun kaçınılmaz bir sorun olarak karşınıza çıkmasına neden olacaktır.

Aşırı antrenman yapmak yerine, düzenli ve tutarlı antrenman yapmak, başarıya giden yolda en büyük silahınız olmalıdır. Düzenli antrenman için ise anahtar kelimeler, dinlenme ve mutedil olmaktır.

Bir antrenman kitabında belki de en son kullanılması gereken kelimeler bunlar gibi geliyor biliyorum ama okumaya devam edin ve düzenli antrenmanın neler kazandıracağınıöğrenin.

ILIMLI DÜZENLİ ANTRENMAN
Vücudumuz fizyolojik sınırlara sahiptir. Kaslarımız yeniden eski güçlü haline dönebilmek için her çalışmadan sonra belirli bir zamana ihtiyaç duyar. Karbonhidrat enerjisinin vücudumuzdaki depolanma hali olarak vücudumuzda bulunan glikojen azalmaya başladığında, vücut hareketini devam ettirebilmek için gerekli enerjiyi bulamaz hale gelir. Eğer limitleree bu denli yaklaşma durumu çok sık olmaya başlarsa, vücudun bu değişime ayak uydurabilmesi o kadar zor olacaktır. Sonuç olarak çok daha uzun dinlenme isteği ve çalışmaların aksaması durumu ortaya çıkar.

Genelde limitlerinizin içerisinde kalıp sadece arasıra limitlere yolculuk yapıldığında ise bu tür gereksiz kesintilere maruz kalmaz ve istikrarlı antrenman sonuçları elde etmeye başlarsınız.

Örneğin çalışmanız esnasında sadece bir tek yokuş tırmanmanız kalmışsa ve bunu başarabilmek için iyice dibe vurma durumunuz söz konusu olacaksa, bırakın yapmayın o tırmanışı. Şundan emin olabilirsiniz ki bu zorlama sonucu içine gireceğiniz uzun süre dinlenme gerekliliği o son bir çıkıştan elde edeceğiniz yarardan çok daha büyük bir negatif etki getirecektir antrenmanlarınıza. Yani değmeyecektir böyle bir çalışma içerisine girmeniz.

Antrenmanı yarıda bırakma durumuna karar vermek için hızınızın artık iyice yavaşladığını görmeniz ve pedal çeviriş ya da sürüşünüzde iniş çıkışlar yaşamaya başlamanız yeterli olmalıdır. Bazı sporcular antrenmanları esnasında o denli yoğunlaşırlar ki bu noktaya geldiklerini geç farkederler ve bu noktada da verdikleri en yanlış karar, bu zorlu durumdan yarar sağlayacaklarını zannetmeleri ve devam etmeleridir.

İşte bu noktada kendi kendinizin antrenörü olma yönteminin en büyük handikapı ortaya çıkmaktadır. Antrenör eşliğinde çalışıyor olsanız, başarı, sizi limitlerinize kadar zorlaması yüzünden değil, hangi noktada çalışmayı azaltmanız konusunda sizi uyararak kendinize zarar vermenizi önlemesi sayesinde gelebilmektedir. Bu yararlı antrenmanların ve istikrarlı çalışmanın devamı sayesinde de başarı kolaylıkla elde edilecektir.

Kendi antrenörlüğünüzü kendiniz yapacaksanız öncelikle, duygusal kararlar vermekten sakınmalı ve tarafsız düşünmeyi öğrenmelisiniz. Sanki iki kişiliğiniz varmış gibi yaşamalısınız. Bir sporcu kişiliğiniz bir de onu sürekli izleyen tarafsız bir antrenör kişiliği içinizde barınmalı.

Sporcu kişiliğiniz ne zaman ki “daha fazla yapmalıyım” diye düşünmeye başlar o noktada antrenör kişiliğiniz devreye girmelidir: “Akılcı olur mu çalışma?”

Eğer en küçük bir şüphe oluşuyorsa hemen bırakmalısınız bu çalışmayı. Antrenmanlara korunmacı bir şekilde yaklaşılmalı ama çalışma isteği yüreğinizde bir an olsun sönmemeli.

Tırmanma antrenmanını yaparken antrenör kişiliğiniz “bu kadar yeter” diye düşündüğünde, “daha fazlasını yapabilirdim" şeklinde düşündüğünüz anda başarıya ulaşmışsınız demektir. Sakın bu ince noktayı aklınızdan çıkarmayın...

 

 
Yayın Sponsoru
  Sağlık ve Antrenman

Bisikletle Oryantiring Nedir?
Türkiye, Dağ Bisikleti alanında önemli başarılara imza atmaya başladı. Bunu bir adım öteye taşıyarak Dağ Bisikleti’nin adrenalini ... Devamı » » » 

Bisiklet Sürerken İşaretlerle Haberleşmek

Grup içinde bisiklet sürdüğünüzde, birbirinizi potansiyel tehlikelere karşı uyarmak en temel sorumluluklardan biri olmalı. Çoğu ...
Devamı » » » 

Kapalı Mekanda Antrenmanın Püf Noktaları
Havaların çoğu zaman sıcak seyrettiği ülkemizde bisiklet antrenmanları için genellikle açık havada spor tercih edilmekte. Bir açıd ...
Devamı » » » 

Eki.12 Doping: Hangi Spor, Hangi Ulke, ...
Eki.12 Sporcular İçin Magnezyum
Eyl.12 Hangi Kas Ne Kadar Çalışır?
Mar.11 Yüksek Yoğunluklu İnterval ve La...
Oca.11 Karbon mu Daha Hızlı, Yoksa Çeli...
Tem.10 Yazın Bisiklete Binerken Nelere ...
Ksm.09 Sonbaharda Bisiklet
Tem.09 Fırtınada Ne Yapmalı?
May.09 VO2 Max Testleri
Oca.09 Sezon Dışında Ağırlığı Korumanın...
Oca.09 Kışın Neler Giymeli?
Auğ.08 Sınırların Peşinde
Haz.08 Spor Yaparken Müzik Dinlemeli mi...
Oca.08 Dengeli ve Düzenli Beslenmenin Ö...
Oca.08 Kötü Havalarda Bisiklete Alterna...
Ksm.07 Spor Yapmak İçin Bahaneler
Ksm.07 Kışa Girerken Beslenme Tüyoları
Eki.07 Kadın ve Erkeklerde Kilo Verme
Auğ.07 Sıcakta Bisiklete Binmek
Tem.07 Ne İçmeli, Nasıl İçmeli?
Tem.07 Daha İyi Sürüş İçin Derleme
Haz.07 Yarıştan Önce, Yarış Sırasında v...
Sağlık ve Antrenman Arşivi

 

  Bu yayın 3670 kez okundu.
  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır. Bu yazı yazarın sorumluluğundadır.
  Hukuki bir durumda MTBTR.com sorumlu tutulamaz.


 

 
  Yarış Dünyasından  |  Atölye  |  Panorama  |  Teknoloji - Donanım  |  Patika  |  Sağlık ve Antrenman  | 
  Biz Kimiz  |  İletişim ve Yardım  |  İnsan Kaynakları

Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları |  mtbtr.com™ 2001 - 2015