Anasayfa
 MTBTR'de Bugün 
 Fotoğraflar 
2014 Bisiklet Katalogu
   
 
 Kurallar   IK   Biz Kimiz   İletişim ve Yardım   Hoş Geldin, üye girişi yapın Üye Girişi
 
25 . Kasım . 2017  
İki günde İstanbul'dan İzmir'e
İstanbul'dan İzmir'e Tur (9/2004)

İki günde İstanbul'dan İzmir'e

Yazar: Fatih Buzgan
1.11.2004

Yine aniden verdiğim kararla cumartesi günü öğleden sonra 13:30'da bakımdan aldığım bisikletimle yola çıktım.Bu sefer hazırlıksızdım, her gün 30 km gezinti temposuyla gezerken birden sırtımda 6 – 7 kg yükle 2 günde 500 km yapmam gerekiyordu. Yola Kalamış'tan çıktım, hava güneşliydi, güzeldi. 1.5 saat sonra Eskihisar iskelesine vardım.Feribottayken ilk yiyeceğimi yani tuzlu bisküvi ve tart yedim. Suyum da azalmıştı, ben de feribottaki otobüs firmalarının muavinlerinden su rica ettim sağ olsun verdiler. Onlarla biraz sohbet de ettik, baya ilgilerini çektim tabi. Topçular'da inince hızla yola devam ettim. Yalova merkezi geçince Soğucak köyünde çeşmeden su almak için mola verdim.
İlk molardan biri, Yalova
İlk molardan biri, Yalova
Büyük boyut için tıkla!
Soğucak köyünde bana göre durmak şart çünkü Yalova-Bursa arası çeşme yok gibi. Hem bu tur yazın yapılırsa adından anlaşılacağı üzere soğuk su akan Soğucak köyünün çeşmesi insanın içini serinletiyor. Suyumu doldurup, yüzümü kollarımı yıkayıp yola devam ediyorum.

Uzun bir yokuş çıktım. Rakımın yükseldiği belli oluyor. Yokuştan sonra yüksekten iniş başlıyor tabi, hem de uzunca. Yol çok iyi durumda değil, bu yüzden discman'imi kapatmak zorundayım. Yanıma aldığım discman'im çok az yerde işe yaradı ama tek başıma çıktığım için alırsam iyi olur diye düşündüm. Yalova'dan Bursa'ya giderken hava kararıyordu ve bir iki büyük yokuş var bu yolda. Hayatımda ilk defa bu turdayken Bursa'ya giden büyük yokuşlardan birinde bir kamyona tutundum, tabi gözüm kestiği için, çok da işe yaradı, 20km hızla dik yokuş çıkmak, daha az yorulmak insanı biraz olsun dinlendiriyor, aslında kamyona tutunduğunuz kolunuz kamyonun hızına ve yokuşun uzunluğuna göre az ya da çok yoruluyor, yani bütün vücut yerine tek kol yoruluyor. Turu daha önce olduğu gibi 2 güne bölmek için her 2 günde de çok km kat etmek gerektiğinden yolda mümkün oldukça az ve kısa mola verdim ve çoğunlukla karanlıkta sürmek zorunda kaldım.

Bursa'dan önce bütün turda görebileceğiniz en iyi manzaraya sahip Gemlik'ten geçiliyor.
Gemlik
Gemlik
Büyük boyut için tıkla!
Gemlik'e tam varmıştım ki güneş batıyordu, mükemmel bir manzaraydı güneş batışı eşliğinde. Gemlik koyu çok güzel bir fotoğraf olacaktı ama lastiğim patladı, söktüm yamadım,
Gemlik
Gemlik
Büyük boyut için tıkla!
tekrar taktım şişirdim, şişirirken yine patladı, dedim acaba yamayı iyi yapamadım mı? hayır yapmıştım, dış lastiğin de içini kontrol etmiştim ama lastiğin 3 ayrı yerine sivri cisimler girmişti, diğer yedek lastiğimi taktım onları yamamak yerine. Ama güzel manzara kaçmıştı, çünkü karanlık çökmüştü, yine de Gemlik'in birkaç fotosunu çektim, makinemin tüm ayarlarını kullanarak, yola devam.

Susurluk'a yetişirim ümidiyle hızlı hızlı gitmeye çalıştım ama en son Karacabey'e 15km kala bir benzinlikte kaldım. Oraya varırken de bir ara hızlı giderken karanlıkta düşük bankete aniden inerken pedalım asfalta sürttü dengemi kaybettim, Allah'tan toparlayabildim. Ama eğer toparlayamasaydım o yükle yerden kazınacak hale gelirdim herhalde.

Ön farım yoktu alamamıştım ama bu sefer önlem olsun diye evden küçük el feneri almıştım bir de bant. Yolda kötü yol şartlarında sürekli titreşimden gidona çarpıp hem ampulü hem de gidon zarar görür diye önce koluma bantlayayım dedim, bol kıllı koluma tek elimle bantlamaya kalkışınca fener yere düştü, ama çalıştı. Sonra dedim olmayacak, gidona bantladım, birkaç saat çalıştı, sonra birden söndü bir daha da yanmadı. O gün son durduğum yer olan Karacabey'deki Al - Pet benzincisinde tanıştığım genç benzinci sahibi ile koyu bir muhabbet kurduk, o da motorcuymuş.

Hemen kaynaştık, çok sağ olsun bana özel ihtimam gösterdi, sen yolcusun tanrı misafirisin dedi, ofisinde oturduk, bana sac kavurma, pilav ve çorba söyledi kendi lokantasından. Doğrusu onları almaya imkanım yoktu ve bunu yaşamasaydım ne olurdutahmin edemiyorum. Bana bir de yatacak yer verdi çok iyi oldu dinlenmem için. Bir de elime ağır bir torba tutuşturdu, bu ne dedim, yollukmuş. Ama yüküm zaten çok ağır, bunu alırsam taşıyamam dedim ama iyi ki almışım. Torbadakilerin bir kısmını kahvaltıda yedim ama o kadar çoktu ki bana 5 öğün yettiler.
Karacabey
Karacabey'de kahvaltı
Büyük boyut için tıkla!
Torbada 1kg sırık domates, bir o kadar da salatalık, güzel büyük 2 kalıp beyaz peynir, bir tabak siyah zeytin, 3 haşlanmış yumurta ve ekmek vardı. Bundan iyisi Şam'da kayısı değil mi? Karacabey 176 km deydi. Gece kalıp sabah kahvaltı sonrası yola devam ettim. Susurluk'u geçtim, bir yerde yolun sağındaki benzinlikte lokanta vardı, bir tek oradan su aldım 1.5 litrelik. Soğuk ve temiz su iyi geldi.

2. gün de hava güneşliydi. Susurluk'u geçince 2km uzunluğunda deli bir yokuş var, çok yorucu ama yokuşun sonunda solda bir çeşme var. Hep orda mola verip, yemek yer, su doldururdum.
Susurluk sonrası kavunlu mola
Susurluk sonrası kavunlu mola
Büyük boyut için tıkla!
Yuvarlak şekildeki 5 çeşmede de su akmadığını görünce çöküntü yaşadım ama kısa sürdü. 30 metre geride mevsimi olan kavun satanlar beni çağırdılar, biraz konuştuk, kavun la dediler, durumum olmadığını söyleyince her şey parayla mı diyip çok güzel bir kavunu benim için temizleyip dilimlediler. Kahvaltılıklarla kavun güzel gitmişti. Oradaki tankerin arkasında akan suyu da gösterdiler. Keyfim yerine geldi yola çıktım. Bundan sonra uzun uzun inişler var. Balıkesir'i de geçtikten sonra Manisa yoluna giden otoyolda bir 10 dakika yağmura tutuldum, kolumdaki discman ıslanmasın diye üstüne şeffaf torba geçirdim, üstüm başım çamur oldu, sonra hava yine açtı.

Artık büyük yokuş ve inişler var, bu yolda 4 adet büyük aralıklı çeşmeler var. Hiçbirini kaçırmayın derim. İlk yerleşim Gelenbe köyüne vardığımda akşamüstüydü.Gelenbe köyündeki bakkal işleten Güray abiye her turda uğrarım. İlk turumuzda yol arkadaşım Yasin'le ikimizi çok iyi ağırlamıştı, para almadan kendi yemeğine ortak etmişti, evine bile kalmaya davet etmişti. Biz sadece dışarıda uyku tulumuyla kalacağımız yer göstermesini rica ettik, gösterdi.

Sağ olsun o da melek gibi bir insan.Artık dost olduk onunla, 3 seferdir hiç para almadan yemek ikram edip gönderiyor beni. Güray abi de bir soda içtim, domates peynir eşliğinde kola ve sucuklu omlet iyi gelmişti. Akhisar'a 30, Manisa'ya 80km vardı, mecbur devam...

Akhisar'da bir kamyonu gözüme kestirdim, tahmini 15-20km kamyonun rüzgarıyla gittim, hem de çok hızlıca. Bisikletle hız rekorum olan 75km yi bu kamyonun rüzgarına girmem sayesinde frenli gitmeme rağmen 82 km'ye çıkardım.
Maksimum Hızım
Maksimum Hızım
Büyük boyut için tıkla!
Ama kamyon sağa çekip durunca zor anlar başladı.

Ortalama 65-70 ile giderken birden zifiri karanlıkta, yol kenarından zar zor 20km ile hem de sürekli 30km boyunca çakıllı banketten gitmek zorunda kaldım. Manisa'ya varınca rahatladım, çünkü anneannemde kalacaktım o gece. Gece dinlenip öğlen kalkıp karnımı doyurdum, İzmir'e devam.

Antrenmansız ve çok yüklü halde o kadar çok yol kat etmiştim ki kalçamın altında 2 tarafta da şişme olmuş ve acıyordu. Yine de yol bitmemişti, ters rüzgara rağmen azimle devam ettim.

Sabuncubeli'ne yaklaşırken şansım yine döndü, yavaş bir kamyon gördüm, dorsesinin arkasında bir halat vardı, bu kısa halata tutunarak yarım saatte çıkacağım 580 rakımlı Sabuncubeli'ni 20km ortalamayla 10 dakika gibi bir sürede tırmandım.Bu iyi oldu.Ama kolum o kısa halatı tutmaktan, elimle birlikte baya acımıştı.Neyse buna değer. Sonrasında ise sürekli iniş ama çok uzun. Şartlar iyi olsa bir sefer de video çekimi yapacağım ama hiç uymuyor ki, neyse daha sonra mutlaka olacak.

Önce Bornova'ya sonra Alsancak'a ve Torbalı'ya vardım. Göstergem 500km'yi gösteriyordu. Ortalamam ise 23 kilometreydi. yol bitmişti, ben de rahatladım.
İzmir
İzmir
Büyük boyut için tıkla!


 

 
Yayın Sponsoru
  Patika

Çocuk ve Bisiklet Yolculuğu
Bu senede 1 Temmuz – 26 Ağustos tarihleri arasında Avrupa’da Almanya, Danimarka ve İsveç'i kapsayan son bisiklet turlarından yeni ... Devamı » » » 

Londra'da bisikletle 10 gün

Küresel dünyanın en önemli başkentlerinden birinde, Londra’da, 10 gün boyunca, oralı olmayan biri olarak hemen her yere bisikle ...
Devamı » » » 

Serkan Taşdelen ile Tur Bisikletçiliği

Türkiye de hızla gelişen tur bisikletçiliğinin ilk isimlerinden Serkan Taşdelen’le bisiklet üstünde uzun yol yapacaklar i ...
Devamı » » » 


Tem.12 Kapadokya Bisiklet Festivali 20...
Nis.12 Gurbet Emekçisinin Notları 2...
Şub.12 Gurbet Emekçisinin Notları 1...
Eyl.11 Bask Ülkesi ve La Vuelta
Nis.11 Türkiye'den Japonya'ya Bir Bisik...
Şub.11 Bisikletle İstanbul'dan Paris'e
Ara.09 Bayramda 3 Gün Yenice
Auğ.09 Küresel Isınmaya Karşı Gelibolu ...
Nis.09 Gümeli - Bölüklü - Karatepe Yayl...
Mar.09 Adapazarı'ndan Adapazarı'na
Eki.08 Bisikletle Manhattan Turu
Tem.08 Dağ Köyleri Üzerinden Yalova'dan...
Tem.08 Küresel Isınmaya Karşı Ege Kıyıl...
May.08 Abi Anadolufeneri'ne Gidelim...P...
Mar.08 Yaz Başında Yedigöller
Şub.08 Derinoba Bisiklet Gezisi
Eki.07 Artvin 1 Meydancık'dan Macahel'e
Eki.07 Artvin 2 Macahel'den Borçka'ya
Eyl.07 Kemalpaşa’dan Buca’y...
Auğ.07 Silifke’nin Cezeryesi Meşh...
Haz.07 Ormandan Gemlik-Yalova Geçişi
Nis.07 Altınoluk - Assos Turu
Patika Arşivi

 

  Bu yayın 4468 kez okundu.
  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır. Bu yazı yazarın sorumluluğundadır.
  Hukuki bir durumda MTBTR.com sorumlu tutulamaz.


 

 
  Yarış Dünyasından  |  Atölye  |  Panorama  |  Teknoloji - Donanım  |  Patika  |  Sağlık ve Antrenman  | 
  Biz Kimiz  |  İletişim ve Yardım  |  İnsan Kaynakları

Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları |  mtbtr.com™ 2001 - 2015