Anasayfa
 MTBTR'de Bugün 
 Fotoğraflar 
2014 Bisiklet Katalogu
   
 
 Kurallar   IK   Biz Kimiz   İletişim ve Yardım   Hoş Geldin, üye girişi yapın Üye Girişi
 
22 . Kasım . 2017  
Aydos’ta Bir Haftasonu
İstanbul İçinde Güzel Bir Alternatif

Aydos’ta Bir Haftasonu

Yazar: Orkun Oskay
11.12.2004

Genelde bütün bisiklet turları sabahın çok erken saatinde başlar ya biz de sabahın 8'inde Caddebostan –Migros’un arkasında buluşup yola çıkmak için sözleştik . Tura 9 kişi gelecekti. Fakat ben geldiğimde Erdal ve Sinan'dan başka kimse yoktu. Bisikletimin lastiklerini şişirirken de baktım Ahmet Ali göründü. Ardında Şafak. Kısa bir konuşmadan sonra grubun diğer adamlarını yoldan alacağımızı öğrendim. Caddebostan‘da araba yoluna inerek Kartal’a kadar bastık. Kartala geldiğimizde diğerlerini beklemeye başladık. Caner, Selim, Alperen ve bir arkadaşımız daha bize katıldıktan sonra yola koyulduk. Aydos’un tepesine kadar nerdeyse bütün yol tırmanış olarak geçecekti. Bu arada hatırlatmamda fayda var. Aydos İstanbul’un en yüksek tepesi.
Bisiklet Kardeşliği
Bisiklet Kardeşliği
Büyük boyut için tıkla!

Yolda durup yiyeceklerimizi de aldıktan sonra başladık tırmanmaya. Ormanın girişine kadar asfalt olan yol, ormanın içine girdiğimizde yer yer yumuşak toprak ve büyük çakıl taşları halini alıyor. Tepeye kadar tırmanmak nerdeyse 2 saatimizi aldı. Çünkü yolda birkaç kişi zincir koparttı. Birkaç kişi de lastik patlatınca ancak tepeye vardık. Tepeye vardığımızda çıkışın verdiği tatlı yorgunlukla aldığımız yiyecekleri hazırlamaya başladık. Bir de ne göreyim: Erdal yanında mangal getirmiş!!! Bi taraftan tavuklar hazırlanıyor, diğer taraftan içecekler. Buyurun düşünün siz manzarayı.

İstanbul manzarası ve mangalda kızarmış tavuklar 1 saatte ancak yeniyor. Biraz da geyik muhabbetten sonra bu sefer inişe başladık. İnişte keşke çıktığımız kadar az sorunlu olsaydı.
Mangal Keyfi
Mangal Keyfi
Büyük boyut için tıkla!
Herkes tavuklardan aldığı enerjiyi gösterirmişçesine pedallara abanmaya başladı. Aydos teknik olarak inişin zorluğu ve zeminin yapısından dolayı oldukça sert inişlerin yaşanabileceği bir parkur. Ben geçen seneden edindiğim deneyimle –ki kadrom kırılmıştı- yavaş iniyordum. Ama diğerleri hiç de yavaş inmedi. Daha ilk yokuşu indik, 3 kişide lastik patlamış.

Lastikleri tamir ettikten sonra inişe devam ettik. Ama anlaşılan o ki kimse akıllanmamıştı. Her ne kadar yavaş inin uyarısı yapsam da millet yine hızlı iniyordu ve yine lastik patlatıyordu. En sonunda büyük final Alperen’den geldi.

Alperen , bende kamera olmasından da gaz gelerek ille de beni kameraya çek diye tutturdu. Yapma etme derken biz aşağı indik. Ben çekmeye başladıktan sonra baktım yokuş aşağı pedal çeviriyor. Tahminen yokuşun başına 25-30 km ile geldi. Yokuş aşağıda hızlanmasını düşünürseniz yaklaşık 50 km ile bozuk bir yolda kendini aşağı salıverdi. Yokuşun ortalarında bir yerde lastiğinin patladığını gördüm. Lastiğin kevlar olmasının etkisiyle de ilk başta dış lastik, sonra da iç lastik janttan ayrıldı. İç lastikte göbek miline dolanmaya başladı. Bu sırada olaydan habersiz Alperen hala inişe devam ediyordu. Artık durma zamanı gelmişti ve frenlere bastı. Tabii artık yalnızcajant üzerinde gidiyordu. En sonunda yolun düz bir kısmında Alperen kendini yere atarak durabildi. Durduğunda ise bisiklette jant ve lastikler bu bisiklette olmamak istermişçesine yerlerinde değillerdi.
Parçalanan Tekerlek
Parçalanan Tekerlek
Büyük boyut için tıkla!
Jant taşlara çarpmanın etkisiyle ezilmiş ve akordu bozulmuştu. İç lastikte sayısını hatırlayamadığım kadar patlak vardı ve kevlar lastiğin yanak kısımlarından yırtılmıştı. Hadi bakalım yola nasıl devam edecektik?
Alperen ve Zarar Gören Arka Tekeri
Alperen ve Zarar Gören Arka Tekeri
Büyük boyut için tıkla!

Kısa bir şoktan sonra, hatta Alperen’e sevgi!!! dolu sözlerimizden sonra herkes bisikletin bir parçasıyla uğraşmaya başladı. Ben iç lastiği yamamaya başladım. Ahmet Ali’de jantın bozulan yan taraflarını, lastiği parçalamasını engellemek için zımparalıyordu. İç lastik ve jantı, olay olduktan 1 saat sonra halletmiştik. Ama sırada kevlar lastiğimiz vardı. Onu da janta soktuktan sonra fark ettik ki kevlar o kadar yırtılmış ki lastik dönmüyordu. Buna da çok pratik bir çözüm bulduk. Bütün çevre dostları der ki çevreye çöp atmayın, çevreyi temiz tutun.

Ben de bunun aksini iddia etmiyorum ama yanı başımızda bulduğumuz plastik pet şişeyi kesip, lastiğin yırtılan kısmına iç taraftan koyarak iç lastiği tutmasını sağladık. Çok sağlam bir çözüm değil ama en azından orada kalmaktan iyidir. Bu arada o şişeyi kim attıysa bizim günümüzü kurtardığı da kesin.

Bütün bunlardan sonra artık herkes akıllanmıştı ve ben bişey söylemeden yavaş iniyorlardı. Nedense bu olaydan sonra kimse lastik patlatmadı. Ama biz hala iniş yolunun yarısına gelmiştik. Burada ormanın içine daldık. Girdiğimiz yer, suyun toprakta basamaklar oluşturduğu ve tek bir bisikletin geçebileceği v profilli bir yerdi. Nerdeyse 500m bu şekilde basamaklardan indik. İndiğimizde de fren sıkmaktan kimsenin parmakları viteslere gitmiyordu.
Aydos Genel Görünüm
Aydos Genel Görünüm
Büyük boyut için tıkla!

Neyse artık ormanın sonuna yaklaşıyorduk. Ormanın daha düz yerlerine gelmiştik. Yolumuza çıkan ufak bir gölete bir kaç kişi bisikletle girme denemesi yaptı. Daha sonra da artık otoban yoluna çıktık. Şimdi de herkes lastiklerini şişiriyordu. Ne de olsa şimdi de hız yapacaktık. Hem de yokuş aşağı. Herkes yavaştan yavaştan hızlanmaya başladı. 30, 40, 50 derken bi baktım herkes birbiriyle yarışıyor. Ben 74 km/saat gördüm . Günün rekoru da Ahmet Ali’deydi 76. Biraz rüzgarlı olmasına rağmen oldukça iyi bir rakam. Bir ara herkes polis arabasını solladı. Biz geçerken polislerin yüz ifadesini görmeniz gerekirdi.

Artık Kartal sahiline gelmiştik. Herkes mutlu huzurlu. Günü eğlenceli tamamlamanın mutluluğu ile tekrar Kartal sahilden Caddebostan’a doğru yola koyulduk. Vardığımızda ise herkesin yüzünde bir mutluluk ifadesi ile evlerine doğru yola koyulmuştu bile.

Bu arada burada deyinmeden geçemeyeceğim. Belgrad ormanını gerçek mtb parkuru olarak söyleyenleri Aydos’a davet etmekten mutluluk duyarım.

Bisikletle kalın.

 

 
Yayın Sponsoru
  Patika

Çocuk ve Bisiklet Yolculuğu
Bu senede 1 Temmuz – 26 Ağustos tarihleri arasında Avrupa’da Almanya, Danimarka ve İsveç'i kapsayan son bisiklet turlarından yeni ... Devamı » » » 

Londra'da bisikletle 10 gün

Küresel dünyanın en önemli başkentlerinden birinde, Londra’da, 10 gün boyunca, oralı olmayan biri olarak hemen her yere bisikle ...
Devamı » » » 

Serkan Taşdelen ile Tur Bisikletçiliği

Türkiye de hızla gelişen tur bisikletçiliğinin ilk isimlerinden Serkan Taşdelen’le bisiklet üstünde uzun yol yapacaklar i ...
Devamı » » » 


Tem.12 Kapadokya Bisiklet Festivali 20...
Nis.12 Gurbet Emekçisinin Notları 2...
Şub.12 Gurbet Emekçisinin Notları 1...
Eyl.11 Bask Ülkesi ve La Vuelta
Nis.11 Türkiye'den Japonya'ya Bir Bisik...
Şub.11 Bisikletle İstanbul'dan Paris'e
Ara.09 Bayramda 3 Gün Yenice
Auğ.09 Küresel Isınmaya Karşı Gelibolu ...
Nis.09 Gümeli - Bölüklü - Karatepe Yayl...
Mar.09 Adapazarı'ndan Adapazarı'na
Eki.08 Bisikletle Manhattan Turu
Tem.08 Dağ Köyleri Üzerinden Yalova'dan...
Tem.08 Küresel Isınmaya Karşı Ege Kıyıl...
May.08 Abi Anadolufeneri'ne Gidelim...P...
Mar.08 Yaz Başında Yedigöller
Şub.08 Derinoba Bisiklet Gezisi
Eki.07 Artvin 1 Meydancık'dan Macahel'e
Eki.07 Artvin 2 Macahel'den Borçka'ya
Eyl.07 Kemalpaşa’dan Buca’y...
Auğ.07 Silifke’nin Cezeryesi Meşh...
Haz.07 Ormandan Gemlik-Yalova Geçişi
Nis.07 Altınoluk - Assos Turu
Patika Arşivi

 

  Bu yayın 5157 kez okundu.
  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır. Bu yazı yazarın sorumluluğundadır.
  Hukuki bir durumda MTBTR.com sorumlu tutulamaz.


 

 
  Yarış Dünyasından  |  Atölye  |  Panorama  |  Teknoloji - Donanım  |  Patika  |  Sağlık ve Antrenman  | 
  Biz Kimiz  |  İletişim ve Yardım  |  İnsan Kaynakları

Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları |  mtbtr.com™ 2001 - 2015