Anasayfa
 MTBTR'de Bugün 
 Fotoğraflar 
2014 Bisiklet Katalogu
   
 
 Kurallar   IK   Biz Kimiz   İletişim ve Yardım   Hoş Geldin, üye girişi yapın Üye Girişi
 
24 . Kasım . 2017  
Köyceğiz - Datça - Marmaris Turu
Köyceğiz - Datça - Marmaris

Köyceğiz - Datça - Marmaris Turu

Yazar: Ufuk Çağlar
14.11.2004

Bisikletle tur yapma fikri uzun zamandır kafamı kurcalıyordu. Bu tip işlerde birlikte hareket ettiğim ortağım CBG ile de bir türlü zamanlarımız uyuşmadığından, bir iki senedir hep erteledim. Ta ki geçtiğimiz hafta Köyceğiz’de işim çıkıp, gitmem gerekene kadar.
Planım kısaca şöyleydi: Köyceğize otobüsle gidip, bir hafta sürecek olan işimi tamamlayacak, oradan Marmaris - Datça güzergahını kullanarak feribotla bodruma geçecektim ve Bodrum’da bizimkilere katılıp bir haftalık bir tatil yapacaktım. Yaptım da...

17 Eylül 2004

Hafiften bir heyecan hasıl oldu bünyede yahu. Neticesinde ne zamandır beklediğimiz bir mevzu. Kaç gündür malzemeyi toparlamaya çalışıyordum, son ümidim Alptekin de çantasını bulamayınca en sonunda çantayı almak zorunda kaldım. Azıcık tuzluydu ama kendimi –“neyse canım daha sonra da kullanırım” diye - avutaraktan kıydım paraya.
Sanırım ilk macerayı otobüsün muaviniyle yaşayacağız, zira benim bisiklet çantalarla bir hayli heybetli göründü gözüme. Neyse ki türlü çamurluk ve bir takım emperyalist oyunlarla(bisikleti parçalamak) bisikletimi otobüse yükleyip yolculuğa başladım.

18 Eylül 2004

Tabi ki boktan bir otobüs yolculuğundan sonra şirin beldemiz Köyceğizin otogarı olduğu iddia edilen viranede indim. Kuşandım taytımı neyimi...
Şimdi bisiklete binmeyen arkadaşlar delikanlı adam tayt giyer mi diyecekler; Giyer kardeşim, o selenin üstünde 5 saat oturacak adam ya o* taytı giyer ya da delikanlılığı ebediyete intikal eder. (*: o, burada destekli bisiklet taytı anlamındadır). Bu cümlem üstüne, selenin şekli ve 5 saat civarı oturulacak olması göze alınarak, 2 dakika düşünüle.
Büyük boyut için tıkla!
Bu gün yolum uzun değil, toplam bir saat civarı sürüyor. Bir hafta buradayım Dalaman Çayı - Ecoraft ana kampı...

23 Eylül 2004

Eğitim mevzunu boğulmadan tamamladıktan sonra artık, 2 gün olarak planladığım, haritada küçük, manada büyük yolculuğuma başlayabilirim. İki gün önce eğitim kampı çevresinde bisikletle tur atarken kırılan ve bir baklasını eksilttiğim zincirden kıllanarak yola koyuluyorum. İnşallah bir sıkıntı çıkarmaz.
Saat 10:00 gibi yola çıkıyorum. Rota basit Beyobası köyünden aşağı D - 400 karayoluna inip, bu karayolunu takip ederek hoopp Marmaris.
İnişler çıkışlar başladı işte. Döğüşbelen civarlarında bir yerde gezideki ilk sürat rekorumu yapıyorum 67. 4 km/saat. Bir bayırı kıçından ter süzülerek bir saatte falan çıktıktan sonra bu hız ve yüze vuran rüzgar ödül gibi oluyor.
Uzunca bir yokuş sonunda, yolun kenarında soğuk limonata ve ayran satan bir amcanın gölgeliğinde 15 dakikalık küçük bir mola verdim. Termosumu da soğuk suyla doldurduktan sonra tekrar asıldım pedala. Marmaris sapağına kadar durmadım. Marmaris’e doğru saptığımda, ana yolun sol tarafında kalan ve iki yanında okaliptüs ağaçlarından perdeler olan dar yol dikkatimi çekti.
Büyük boyut için tıkla!
Sanırım eski Marmaris yolu bu. Yaklaşık bir kilometre kadar bu yoldan gittim. En azından bir beş dakika D - 400’ün gürültüsünden kurtuldum. Marmaris’e saptıkta yaklaşık 3 km sonra Gökçe adındaki köyde küçük bir mola daha verdim. Meyve suyu ve çikolata fena gelmedi doğrusu. Zaten Gökçe’ den itibaren çıkışlar başlıyor. Sağımda Gökova manzarasıyla tırmanışa devam. Haritada tek geçit olarak görünen Çetinbeli’ni geçtikten sonra fazla tırmanmayacağımı düşünerek sevinmiştim.
Büyük boyut için tıkla!
Eğer siz giderseniz çok sevinmeyin. Beldibi’ne çıkmak için yaklaşık 3km’lik bir tırmanış daha yapılıyor. Bu tırmanıştan sonra bir küçük su ve fotoğraf molası verip, sıkı bir inişe başlıyorum. Ağzımdan içeri kaçması olası börtü böceği takmadan, yanımdan geçen arabalara küçük dilimi gösterircesine gülerek, yeryer solladığım kamyonlara pis pis sırıtarak Marmaris’e iniyorum. Limanda bir tur attıktan sonra kendime bir pansiyon ayarlıyorum. Eşyaları odaya atıp duş aldıktan sonra yemek için tekrar limana doğru gidiyorum. Tavsiye üstüne marinaya yakın kafelerden bir tanesine oturup bir şeyler yiyip bira içiyorum. Yarın yağmurlu olacak sanırım, haydi hayırlısı...

24 Eylül 2004

Hava dün gece fena patladı.
Büyük boyut için tıkla!
Valla bir ara sabaha yola çıkamayacağım diye korktum. Aslında sabah da günün geriye kalanı için iyi sinyaller vermiyor. Neyse bunları düşünmeyelim, toparlanalım sıkı bir kahvaltı çekelim. Akşam beşte Datça’dan feribot var. Yetişmek lazım...
Marmaris’te bir pastane bulup iyi kötü bir kahvaltı yapıyorum. Çay iyi geldi.
Saat 10 sularında pastaneden ayrılıp Datça yoluna doğru asılıyorum pedala. Yerler dün geceki fırtınadan dolayı ıslak, hava da “biraz daha yağsa mıydım” der gibi bulutlu. İnşallah kafamıza indirmez.
Datça yoluna sapınca daha mevzua ısınamadan, Armutalan’ın yokuşu başlıyor. Sabah sabah nefes açtık işte. Tırmanış baya manzaralı. Marmaris – Datça arası, yol genelde çok güzel, manzaralı, sakin, iki yanı ağaçlık falan.
Belki mevsimin de katkısıyla seyrek araba geçiyor. Tek kötü yanı fazlaca tırmanış olması. Yol üstünde birkaç tane çeşme var. Su ihtiyacımı bunlardan karşılıyorum.
Büyük boyut için tıkla!
Yolun ilk 20 - 25 kilometresinde mola verecek fazla yer yok. Datça’ya yaklaştıkça mekanlar artıyor. Ben arada su ve fotoğraf için verdiklerim dışında adam akıllı mola vermiyorum. Karnım da acıkıyor ama, performansı Datça’ya saklıyorum.
Aktur tatil köyünün olduğu koy muazzam bir yer. Kapısının önünden geçerken, içeride Kamping imkanı da olduğunu görüyorum. Kesin gelmek lazım...
Datça yaklaşırken, iki bisikletli daha görüyorum. Çantalardan anlaşıldığı üzere, sıkı bir tura çıkmışlar. Bayır tırmandıkları için sadece selamlaşıp geçiyoruz. Yolun yaklaşık son 15 kilometresinde nerdeyse hiç çıkış yok. Ya düzlük ya da iniş.
Artık iyice yoruldum ve acıktım, Datça’ ya 3 - 4 km kala yol Knidos’a ayrılıyor. Feribota gitmek için buraya geri döneceğim. Çünkü feribot Datça’nın içinden değil, Karaköy’den kalkıyor. Merkeze inip feribot biletimi aldıktan sonra, Korsanın Yeri adında ev yemekleri yapan bir lokantada karnımı doyuruyorum. Bu arada Datça’nın içine doğru giderken bir bahçenin önünde “İncir dolması ” yazan bir tabela görmüştüm. Tabi ki koordinatları hafızaya alıp dönüşte uğradım. Kuru incir içi badem olayı. Tavsiye ederim.
Feribota binmek için Karaköy’ün içinden geçip ufak bir balıkçı barınağına geldim. Feribot dediklerine de aldırmayın, tam limana yakışır şekilde o da balıkçı motorundan bozma. Balıkçı barınağının kenarında Hüsnü’nün Yeri diye çok şirin bir balıkçı var.
Büyük boyut için tıkla!
Feribotun kalkmasını beklerken orada oturup soğuk bir bira içiyorum. İlaaaç !!
Saat 16:44...
Bodrum’a yaklaşık iki saat sürecek bir deniz yolculuğu yapacağım. Turumun bitmesine bacaklarım dışında sevinen başka bir yerim yok.
Yolculuğu tamamen beden kuvvetine dayalı olarak gerçekleştirmek insanda farklı duygular uyandırıyor. Otobüsle ya da arabayla yapılan yolculuklardan farklı bir şey. Sadece yorucu olmasından bahsetmiyorum. Sanki bunda amaç bir yere varmak değil de sadece gitmek gibi. Ağır ağır kendinden emin gitmek. Gerçek zamanın hızına uygun.
Büyük boyut için tıkla!
Yeterince uzun bir yolculuğun, bir müddet sonra içeriye doğru döneceğini ve yolculuğun mahiyetinin farklı olacağını biliyorum. Ve o yolda sadece ben olacağım, yanımdan geçen otobüslerle aynı yolun üstünden giderek, farklı yerlere varacağım...

,

 

 
Yayın Sponsoru
  Patika

Çocuk ve Bisiklet Yolculuğu
Bu senede 1 Temmuz – 26 Ağustos tarihleri arasında Avrupa’da Almanya, Danimarka ve İsveç'i kapsayan son bisiklet turlarından yeni ... Devamı » » » 

Londra'da bisikletle 10 gün

Küresel dünyanın en önemli başkentlerinden birinde, Londra’da, 10 gün boyunca, oralı olmayan biri olarak hemen her yere bisikle ...
Devamı » » » 

Serkan Taşdelen ile Tur Bisikletçiliği

Türkiye de hızla gelişen tur bisikletçiliğinin ilk isimlerinden Serkan Taşdelen’le bisiklet üstünde uzun yol yapacaklar i ...
Devamı » » » 


Tem.12 Kapadokya Bisiklet Festivali 20...
Nis.12 Gurbet Emekçisinin Notları 2...
Şub.12 Gurbet Emekçisinin Notları 1...
Eyl.11 Bask Ülkesi ve La Vuelta
Nis.11 Türkiye'den Japonya'ya Bir Bisik...
Şub.11 Bisikletle İstanbul'dan Paris'e
Ara.09 Bayramda 3 Gün Yenice
Auğ.09 Küresel Isınmaya Karşı Gelibolu ...
Nis.09 Gümeli - Bölüklü - Karatepe Yayl...
Mar.09 Adapazarı'ndan Adapazarı'na
Eki.08 Bisikletle Manhattan Turu
Tem.08 Dağ Köyleri Üzerinden Yalova'dan...
Tem.08 Küresel Isınmaya Karşı Ege Kıyıl...
May.08 Abi Anadolufeneri'ne Gidelim...P...
Mar.08 Yaz Başında Yedigöller
Şub.08 Derinoba Bisiklet Gezisi
Eki.07 Artvin 1 Meydancık'dan Macahel'e
Eki.07 Artvin 2 Macahel'den Borçka'ya
Eyl.07 Kemalpaşa’dan Buca’y...
Auğ.07 Silifke’nin Cezeryesi Meşh...
Haz.07 Ormandan Gemlik-Yalova Geçişi
Nis.07 Altınoluk - Assos Turu
Patika Arşivi

 

  Bu yayın 5439 kez okundu.
  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır. Bu yazı yazarın sorumluluğundadır.
  Hukuki bir durumda MTBTR.com sorumlu tutulamaz.


 

 
  Yarış Dünyasından  |  Atölye  |  Panorama  |  Teknoloji - Donanım  |  Patika  |  Sağlık ve Antrenman  | 
  Biz Kimiz  |  İletişim ve Yardım  |  İnsan Kaynakları

Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları |  mtbtr.com™ 2001 - 2015