Anasayfa
 MTBTR'de Bugün 
 Fotoğraflar 
2014 Bisiklet Katalogu
   
 
 Kurallar   IK   Biz Kimiz   İletişim ve Yardım   Hoş Geldin, üye girişi yapın Üye Girişi
 
24 . Eylül . 2017  
Tekerleği Oluşturan Parçalar
Tekerlekler Hakkında Her Şey

Tekerleği Oluşturan Parçalar

Yazar: Cüneyt Kazokoğlu
28.10.2004

Tekerlekler hakkında sayfamızda daha önce pek çok yazı yayınladık. Bisikletin yürüyen aksamı diyebileceğimiz bu parçalar üzerinde yazılacak bir o kadar daha şey var. Sadece yeni bir bisiklet alırken değil, bisikletin modelini yükseltirken, yeni parça alırken tekerlekler gerçekten ön planda yer alan önemli parçalardan.

Bu nedenle bu yazımızda bir bisiklet tekerleğini oluşturan parçalara, yani tekerlek göbekleri, jant telleri ve jantlara genel bir bakış atacak, değişik modelleri inceleyecek, artılarını, eksilerini, aralarındaki farkları öne çıkaracağız.

Genel olarak başlıklar altında her parçayı incelemeden önce bisikletin aslında her parçası için geçerli olan bazı gerçekleri tekerlekler için de belirtmek gerekli. Hafiflik bisikletin her parçasında olduğu gibi tekerlekler için de önemli bir etken. Özellikle daha önceki yazılarımızda da defalarca dile getirdiğimiz gibi bisikletin döner kütleleri olan tekerleklerde hafiflik sürüş özelliklerine doğrudan etki eden bir unsur. Dolayısıyla bisiklette bir hafifletme çalışmasında en çok verim alınan bölgeler tekerlekler.

Öte yandan unutulmamalı ki tekerlekler bisikletin taşıyıcı unsurları. Yerden gelen darbeleri, atlamaları ilk olarak karşılayan parçalar tekerlekler. Dolayısıyla binici ağırlığı ve kullanım sahası göz önünde bulundurularak belirli bir sağlamlık ön planda tutulmalı.

Bu şu sonuca ulaşıyor: Doğru tekerlek veya tekerlek parçası seçiminde bisikletçi her şeyden önce kendi ağırlığı ile bağlantılı olarak kullanım sahasını kesin olarak belirlemeli. Arazi binişi (XC), serbest sürüş, yarış gibi sahalar arasında belirgin farklar olduğu gibi haliyle 60kg’lik bir bisikletçi ile 90kg’lik bir bisikletçinin tekerleğe bindireceği yük de farklı olacaktır. Dolayısıyla salt “tekerleklerimi hafifleteceğim” güdüsüyle hareket etme, oldukça ciddi sorunlara da yol açabilen bir durum.

Gelelim bir tekerlek setini oluşturan parçalara. İçeriden dışarıya doğru ilerlemek gerekirse:

Tekerlek göbekleri

Tekerlek göbeği deyince dikkat edilmesi gereken ilk önemli nokta yataklar. Bugün iki çeşit yatak kullanılıyor. Bunlardan birincisi rulmanlı yataklar. Herhalde Shimano haricindeki üreticiler arasında en yaygın olarak kullanılan yataklar bu tipler. En büyük artıları elbette bakım gerektirmemeleri. Fabrika çıkışıyla yağlanmış bir şekilde takılıyorlar, genelde çok iyi derecede sızdırmaz contalarla korunuyorlar. Bu sayede bir hazne bakımı sonrasındaki ince ayar kısmı gereksiz oluyor. Çamur banyolarından sonra bakım gerektirmiyorlar, en kötü ihtimalle zaman içinde artık eskidikleri zaman çıkarılıp yerlerine yeni rulmanlar takılıyor, bu kadar basit.
DT 240 göbek
DT 240 göbek
Büyük boyut için tıkla!

Büyük üreticiler arasında sadece Shimano hâlâ klâsik tipte açık yataklar kullanıyor. Bunlar arasında da elbette kalite farkları var. Bir XTR göbek ile Alivio göbek arasında oldukça belirgin bir dönme kolaylığı farkı var. Açık göbeklerin en büyük farkları adından da anlaşılacağı gibi parçalarına ayrılıp temizlenip bakım yapılmasına imkân tanımaları. Bu sayede yeri geldiğinde parça parça bilyeler veya yatak değiştirilebiliyor. Düzenli aralıklarla yapılması gereken bu işlemde elbette fazlasıyla da yağlamak gerekiyor yatakları. Genel olarak açık yataklı sistemlerde de haliyle oldukça iyi bir sızdırmazlık söz konusu. Ancak nispeten de alt modellerde olmak üzere tazyikli su bu koruma contalarını aşıp yatağa ulaşıp burada paslanmaya kadar varan kötü sonuçlar doğurabiliyor (bkz. Suyun zararları)
Shimano XT göbek
Shimano XT göbek
Büyük boyut için tıkla!

Bunların yanında laboratuar ortamlarında, yani nazarî olarak rulmanlı göbeklerin yanal güçleri karşılama kapasiteleri açık göbeklere oranla daha kötü. Bu normal kullanımda değil ama herhangi bir eğilme, yanal güçler doğrultusunda tekerleğin bükülme durumunda kendini gösteriyor. Böyle durumlarda rulmanlı yataklar açık yataklara oranla daha çabuk aşınıyor ve değişim gerektiriyorlar.

Büyük üreticiler arasında sadece Shimano salt açık yatak kullanıyor dedik, peki neden? Birincisi yukarıda değindiğimiz bakım ihtiyacı vb. konular bir kenara bırakıldığında kaliteli bir açık göbek, aynı seviyedeki bir rulmanlı göbekten daha kötü dönüş özelliklerine sahip değil. Bunun yanında bu bakıma imkân tanımaları sayesinde çok daha uzun süreler kullanılabiliyorlar. Örneğin sağlamlık açısından kalitesini kanıtlamış olan bir XT göbeğin bakımını düzenli olarak yaparak 20-30.000km’ye ulaşmak veya aşmak kolaylıkla mümkün. Bu nedenle sadece dağ bisikletinde değil, yol bisikletçiliğinde de örneğin Campagnolo üst seviyedeki göbeklerinde açık yataklar kullanıyor. Büyük göbek üreticileri, örneğin Chris King hâlâ ürün yelpazelerinde kaliteli açık yataklı göbeklere yer veriyorlar. Aşağıdaki kesit resimlerinde Shimano'daki bilyeler ile DT'deki rulmanlar açıkça görülüyor:
Shimano XT göbek kesidi
Shimano XT göbek kesidi
Büyük boyut için tıkla!
DT 240 göbek kesidi
DT 240 göbek kesidi
Büyük boyut için tıkla!

Büyük firmalar dışında kalan rulmanlı göbek üreticileri her şeyden önce rulmanlı göbeklerin üretim maliyetlerinin düşük olmasından yola çıkıyorlar. Rulmanlı yataklar katalogdan seçilebildiği için dışarıdan alınabiliyor rahatlıkla, nispeten kolay tasarlanan göbeğin gövdesine oturtuluyorlar ve bu sayede tekerlek göbeğini üretmenin önemli bir aşaması ortadan kalkıyor. Öte yandan Shimano’nun ürettiği sayılar söz konusu olduğunda açık göbek üretimi daha hesaplıya geliyor. Buna bir de üst sınıf yatakların kalite ve kullanım açısından hiçbir eksiği olmaması da eklenince Shimano hâlâ rulmanlı göbek üretimine geçmek için bir neden görmüyor.

Genel olarak iç yapılarının yanında tekerlek göbeklerinin tekerleğin kalitesi açısından dikkat edilmesi gereken bir etkenleri daha var, bu da göbeğin içinden geçen tekerlek mili. Tekerlek mili ne kadar kalın olursa tekerlek o kadar sağlam, eğilmeye bükülmeye dayanıklı oluyor, kadroda o kadar sağlam duruyor. Günümüzde tekerlek milleri genelde uçlarda 10mm, asıl yükün bindiği yatakların arasında kalan bölümde ise 12-15mm’lik kalınlıkta oluyorlar. Bunun yanında sokma mil tabir edilen türde özellikle serbest sürüş, tepe inişi gibi fazladan dayanıklılık gerektiren miller bu sahalar için üretilmiş göbekler ve amortisörlerin uygun alıcı kısımları ile 20-25mm kalınlığa kadar çıkabiliyorlar.

Gelelim tekerlek göbeğinde tellerin takıldığı bölgeye. Burada maalesef Türkçe’de kullanılabilir kelime üretmek yerine yabancı dillerden kelime aparmaya meraklı olduğumuzdan yerleşmiş tanım Türkçe’de flanş, bunu tam anlamıyla Türkçe’ye çevirirsek son derece güzel bir betimleme çıkıyor karşımıza: Göbek bileziği. Göbek bileziğinin görevi tekerlek setindeki telleri taşımak. Burada da sağ ve sol taraftaki göbek bileziklerinin arasındaki mesafe tekerlek setinin ne kadar sağlam duracağını belirleyen etken. Aradaki mesafe ne kadar uzunsa tekerlek seti de yanal esnemeye o kadar dayanıklı demek.

Elbette göbek bileziğindeki deliklerin büyüklüğü de tekerlek setinin sağlamlığı açısından son derece önemli bir nokta. Bu delikler tellere tam uymalı, aksi takdirde, örneğin delikler çok büyükse deliğe denk gelen telin kıvrık bölümü fazla yük altında kalıyor. Aynı şey fazla dar delikler veya keskin kenarlı bilezik için de geçerli. Bu durum belirli bir süre sonra jant tellerinde kırılmalara yol açabiliyor.

Jant telleri

Bugün dağ bisikletçiliğinde ufak firmaların haricinde gerçekten bu işin uzmanı iki büyük firma var. Bunlardan biri İsviçreli DT Swiss, diğeri ise Belçikalı Sapim firmaları. Sapim genelde fiyat olarak DT Swiss'in bir nebze üstünde yer alıyor. Elbette her iki firmanın da giriş sınıfından en üst sınıflara kadar değişik ölçülerde, ağırlıklarda ve kalitede ürünleri mevcut.

Jant telleri pek öyle gözükmeseler de aslında tekerlek setinde çok önemli görev üstlenen parçalar. Oysa sanki tek tiplermiş de sadece siyah ve gümüş renkleriyle farklılarmış gibi bir de izlenim veriyorlar. Halbuki böyle değil. Jant tellerinin de değişik modelleri, değişik sınıfları var.

Jant tellerinin önemi tekerleğin üzerine binen yükün büyük bir kısmını karşılamak zorunda olmalarından kaynaklanıyor. Çelikten ya da yüksek kaliteli, paslanmaz çelikten üretiliyorlar. Dağ bisikletçiliğinde kullanılan ölçüleri telin çapını gösterecek şekilde 2,34mm, 2mm, 1,8mm gibi. Haliyle bisikletçi ağırlaştıkça veya kullanım sahası sertleştikçe jant telinin çapının da artması gerekiyor ki gelen yüksek darbelere karşı koyabilsin. Ölçüm çeşitlerine göre birkaç model var, bunları üç başlık altında toplayabiliriz: Düz teller, dipçiklenmiş teller ve yassı teller.

1) Düz teller: Düz teller jant telleri arasında ilk çıkan modeller, adlarından da anlaşılacağı gibi bütün tel boyunca, yani göbek bileziğine girdiği kıvrım, telin orta kısmı ve janta girdiği yukarı kısım aynı kalınlıktadır. Bugün de hâlâ yaygın olarak kullanılan, dayanıklı, hesaplı modellerdir.

2) Dipçiklenmiş teller: Bu teller bütün tel boyunca kalınlıkları değişen tellerdir. Bu tellerde telin monte edildiği kısımlar olan alt kısmı (göbek bileziğine girdiği yer) ve üst kısmı (janta girdiği yer) kalın, orta kısmı incedir. Örneğin iki uç 2mm, telin ortası 1,8mm'dir, bu tarz teller 2/1,8/2 veya sadece 2/1,8 şeklinde gösterilirler. Bu şekilde ortası ince tellerin ağırlık tasarrufunun yanında bir de olumlu yan etkisi vardır, ortası ince tellerin, ya da genel olarak daha ince tellerin esneme potansiyeli haliyle daha yüksektir. Tellerin inceltilmiş olan orta kısmı haliyle alt ve üst uçlarına oranla daha fazla esneyebilir ve bu sayede telin asıl zorlandığı ve genelde bütün kırılmaların yaşandığı kısımlar olan alt ve üst uçlarına binen yükü azaltır.

Dipçiklenmiş tellerin bir diğer modeli de sadece iki kalınlıktan değil, üç farklı kalınlık elde edilecek şekilde dipçiklenen tellerdir. Bunlarda kalınlık değişimi örnek vermek gerekirse 2/1,8/2 şeklinde değil, meselâ 2/1,7/1,8 şeklindedir. Yani jant telinin en çok yük taşıdığı bölüm, göbek bileziğine giren kıvrımı 2mm kalınlığında, ortası 1,7mm, janta giren kısmı da 1,8mm kalınlığındadır. Bu değişik tasarım özellikle son yıllarda gittikçe yayılan disk frenlerin jant tellerine bindirdiği farklı yük göz önünde bulundurularak yapılmıştır.
DT Aerolite teller
DT Aerolite teller
Büyük boyut için tıkla!

3) Yassı teller: Bunlar özellikle fazlasıyla aerodinamik avantaj gerektiren ortamlarda kullanılan tellerdir. Bu tellerin özelliği göbek bileziğine ve janta girdikleri kısımda yuvarlak olmaları, ancak bu iki uç arasındaki kısımda yassı olmalarıdır. Ölçü olarak örneğin 2,0/2,3*0,9/2,0 şeklinde gösterilirler. Telin iki ucunun 2,0mm’likolmasının yanında ortası 2,3mm genişliğinde ve sadece 0,9mm eninde yassı bir tabaka haline getirilmiştir. Bu tellerin en büyük özelliği yukarıdaki diğer modellere oranla daha da hafif olmaları ve en azından nazarî bir havayı yarış üstünlüğü sağlamalarıdır. Bu nedenle dağ bisikletinde hafiflik ve yarışa yönelik tekerlek setlerinde kullanılırlar, ayrıca set olarak satılan tekerleklerde de, örneğin yine hafifliği ile ünlü Mavic Crossmax SL’de, kullanılırlar.
Crossmax SL yassı tel detay
Crossmax SL yassı tel detay
Büyük boyut için tıkla!

Haliyle bu üç tip jant teli her jant ve her göbek aynı ölçülerde olmayacağı için değişik uzunlukta bulunuyorlar. 247mm’den 308mm’ye kadar değişen ölçülerde değişik hesaplama formülleri ile hesaplanan jant telleri ayrıca elbette simetrik de durmuyorlar. Ön tekerlekte simetrik olmalarına karşın, arka tekerlekte sağ tarafta yer alan kasetin fazladan genişliği nedeniyle arka tekerleğe takılan jant telleri sağ ve sol tarafta değişik uzunlukta olmak zorunda.
Dogrudan (radyal) dizme
Dogrudan (radyal) dizme
Büyük boyut için tıkla!

Jant telleri deyince diziliş şekillerine de bakmamak olmaz. Bugün en yaygın olan tel örme çeşidi 3 kesişmeli. Yani hazneden çıkan her tel janta girmeden başka 3 telle kesişiyor. Bu örme şekli hem sağlam, hem uzun süre dayanıklı. Bunun yanında 2 kesişmeli var, radyal / doğrusal denilen göbek bileziğinden çıkan telin doğrudan karşısındaki jant deliğine girdiği diziliş sekli vardır. Bunun yanında kök dizme denilen ve jant tellerinin birbirlerine dolanarak dizilisi gibi “egzotik” tabir edilecek dizilişler de yok değil. Ama sonuca baktığımızda uzun süreli en dayanıklı diziliş şekli 3 kesişmeli demek yanlış olmaz.
Kök dizme
Kök dizme
Büyük boyut için tıkla!

Jant tellerine binen yük konusunda söylenebilecek bir şey de bisikletlerde çekiş sisteminin olduğu sağ arka taraftaki jant tellerinin karşılaması gereken güçlerin sol taraf veya ön tarafa oranla daha fazla olduğudur. Aynı şey disk frenlerde de geçerlidir, disk fren takıldığı zaman disk fren tarafı tekerleklerde daha fazla güce maruz kalır. Bu nedenle örneğin jant telleri disk fren bir kenara bırakıldığında önde doğrusal olarak dizilebilirler, arka sağ tarafta ise doğrusal dizilim yetersiz kalır.
3 kesişmeli dizme detay
3 kesişmeli dizme detay
Büyük boyut için tıkla!

Jant telleri ile beraber tabii ayrılmaz parça olarak telleri janta tutturan vidalar gelir. Bu vidalar ya pirinçten, ya alüminyumdan yapılırlar. Pirinç vidalar özellikle serbest sürüş, tepe inişi gibi tekerleklerin zorlandığı sahalarda daha çok kullanılır, öte yandan alüminyum vidalar daha hafif olmaları nedeniyle daha pahalıdırlar, ancak misal sallapati bir şekilde örülmüş ve disk fren gibi telleri zorlayıcı bir unsurun bulunduğu tekerlekte alüminyum vidalar zayıf kalabilirler, böyle durumlarda pirinç vidalar daha dayanıklıdırlar.

Jantlar

Gelelim tekerlek setlerinin en dıştaki parçalarına, jantlara. Jantlar özellikle tekerlek setlerinin en dışında yer almaları nedeniyle bisikleti hafifletme çalışmaları esnasında en çok verim alınan parçalardandır. Öte yandan yazımızın girişinde de belirttiğimiz gibi tekerlek setlerinin ihtiyaca göre sağlamlığı da göz önünde bulundurulduğunda uygun orta yolu bulmak elzem.

Baştan söylenmesi gereken bir şey var. Yazının ilerleyen bölümündeki çizelgede de görüleceği üzere bugün dağ bisikletinde belirli bir verim alınmak isteniyorsa “çift kat” tabir edilen jantlardan baksa seçenek yoktur. Bunlar dışında kalan içi boş olmayan jantlara bugün özellikle ülkemizdeki ucuzcu bisikletçilerde satılan bisikletlerde hâlâ rastlanmakta. Yalnız dışarıdan bakıldığında aynı gözüken bu jantlar sportif bir dağ bisikletçiliğinin beraberinde getirdiği esnemelere, güçlere dayanıklı olmadıklarından kesinlikle yeterli olmamakta, tellerin devamlı olarak gevşemesi, çözülmesi, jantın çokça eğilmesi gibi sorunları beraberinde getirmektedirler.

Jantların sağlamlıkları, esnemeye karşı dayanıklılıkları jantın iç ve dış genişlikleri ve yükseklikleri ile artar. Yani en sağlam jantlar aynı zamanda en geniş ve en yüksek jantlardır. Dolayısıyla jantların sağlamlığı ile birlikte ağırlıkları da yükselir. Örnek olarak nispeten hafif biniciler için üretilen ve 17mm iç genişliği ile 420g ağırlığındaki Mavic 717, daha ağır koşullar ve biniciler için üretilen ve 460g ağırlık ve 19mm iç genişliği ile Mavic 719'u ve tepe inişi için üretilen 716g ağırlık ve 25mm iç genişliğe sahip EX325 modelini zikredebiliriz. Elbette jant genişledikce kullanılabilecek lastik ebatı da artar. 717 modeli ile azamî 2.3"'lik lastik kullanılabilirken 325 modeli ile 3"'lik lastik kullanılabilir. Bu bağlamda kullanım sahası ve bisikletçinin ağırlığı göz önünde bulundurularak ne kadar hafiflik, ne kadar sağlamlık konusunda karar vermek uzun süreli kullanım memnuniyeti için elzemdir. Bugün sağlamlık açısından sorun çıkarmayacak jantlar 350-400g civarında bir ağırlıktan başlarlar, tepe inişi, serbest sürüş gibi sahalar için olan jantlar da 1kg’a kadar yaklaşan ağırlığa sahiptirler. Bu ara yelpazede her tür kullanım sahası, bisikletçi ağırlığı için uygun jant bulunur. Önemli olan, kişinin kendisi için tek hedef olarak hafifliği gözetmeden hafiflik ve sağlamlık açısından orta yoldaki en uygun jantı bulmasıdır.
Campagnolo K2 yüksek jant
Campagnolo K2 yüksek jant
Büyük boyut için tıkla!

MTBTR Uzman Tüyosu

Bugün her jant üreticisi kendi jantları için değişik kodlama sistemleri kullanıyor. Örnek olarak bir uzman tüyosu mahiyetinde Mavic markasının jant kodlama sistemini verelim:

Mavic jantlar dağ bisikleti için 3 sınıfta toplanıyor, bunlar:


1) Cross Country Racing – XC (Arazi binişi - yarış)
2) Cross Mountain – XM (Ara sınıf)
3) Extreme MTB – EX (Tepe inişi, serbest sürüş)

Bunların yanında asfalt jantları trekking (gezinti) bisikletleri için de kullanıldığı için asfalt jantlarını da sınıflandırmaya katabiliriz. Buna göre:

  • XC kodu taşıyan jantlar arazi binişi – yarış için üretilmiş jantlar
  • XM kodu taşıyan jantlar ara sınıf için üretilmiş jantlar
  • EX kodu taşıyan jantlar ise tepe inişi ve serbest sürüş için üretilmiş jantlar
  • A kodu taşıyan jantlar asfalt ve gezinti bisikleti jantları
    Mavic jant örnekleri
    Mavic jant örnekleri
    Büyük boyut için tıkla!

    Jantların kodlarındaki ilk rakam kendi sınıfları içindeki yerlerini bildiriyor. Bu rakam çift sayı ise jant iç lastiksiz kullanılabilir demek. Jant kodlarındaki son iki rakam jantların iç genişliğini gösteriyor. Haliyle XC sınıfından EX sınıfına doğru bu rakam artıyor. Jant kodlarının sonuna eklenmiş olan Disc ibareleri adından da anlaşılacağı üzere bu jantların sadece disk frenlerle kullanılabileceğini gösteriyor.

    Örneğin XM719 ara sınıf için iç genişliği 19mm olan normal bir jant, XM819 ayni jantın iç lastiksiz kullanılabilir modeli, XM819 Disc ise iç lastiksiz jantın disk fren için olan modeli.

    Benzer jant kodlama sistemleri pek çok üreticide mevcut, biraz ürünlere aşinalık, biraz fazla katalog karıştırma ile rakamlar ve kodlarla adlandırılan jantlara bakınca hangi jantın ne gibi özellikler taşıdığını anlamak zor olmuyor. Örneğin “Disc” ya da “XC” gibi kodları pek çok üretici kendi jantlarında da taşıyorlar, kullanılan 17-19 gibi rakamlar genellikle jantların iç genişliğini belirtiyor.

    Bunun yanında yine Mavic’in sayfasında bile olmayan bir uzman tüyosu daha. Elbette bütün jant üreticileri gibi Mavic de belirli jantlarını belirli bir ağırlık sınıfı için üretiyor. Haliyle bir tekerlek setinin sağlamlığı ne kadar örülüşüyle, göbeğiyle, telleriyle de ilintili olsa jantlar için konulan ağırlık sınırlamaları uyarı mahiyeti taşısa da göz atmakta, jant seçimi yaparken düşünmekte fayda var.

    Buna göre Mavic tekerlek setleri için ağırlık sınırlarını aşağıdaki çizelgede görebilirsiniz:
    Büyük boyut için tıkla!

    Sağlamlık Konusu

    Jantların sağlamlığı iki çeşide ayrılır. Yanal ve düşey sağlamlık. Yanal sağlamlık jantların örneğin dönüşlerde esnememesi demek ise, düşey sağlamlık da jantların bir atlama ya da aşağıdan gelen darbe sonucunda büzülmemeleri, daire şekillerini kaybetmemeleridir. Özellikle genelde yol yarışçıları tarafından nispeten konfor sağladığı için aranan bir özellik olan jantların düşey olarak yumuşaklığına dağ bisikletçiliğinde yer yoktur. Aşağıdaki çizelgede değişik jant tiplerinin sağlamlığını görebilirsiniz:
    Büyük boyut için tıkla!

    Jantların yüzeyi de önemli konulardan biri, özellikle jant frenlerinin gücü söz konusu olduğunda, daha önce de değindiğimiz gibi jantların son yıllarda belirli yüzey işlemeleriyle jant frenlerinden daha çok verim alınabildiği biliniyor. Bunların herhalde en meşhur olanı Mavic’in seramik kaplaması. Bu işlem sırasında seramik parçacıkları çok yüksek bir hızla jantın yüzeyine püskürtülerek yapıştırılıyorlar. Bu sayede fren pabucu ile jant arasındaki sürtünme katsayısı arttırılarak frenin gücü yükseltiliyor. Benzer uygulamalar arasında Sun firmasının Tungsten Cobalt Carbide (TCC) kaplaması veya Rigida’nın Carbide Supersonic (CSS) teknolojileri zikredilebilir.

    Jantlar söz konusu olduğunda merak edilen noktalardan biri de jant deliklerinin etrafındaki perçinlerin ne işe yaradığı veya gerekliliği olabilir. Eskiden jant deliklerinin etrafındaki perçinler telleri tutan vidaların jant yırtıp dışarı çıkmamaları için elzemdi. Ancak bugünkü teknolojide mutlaka gerekli değiller. Bazı jant üreticileri jantın gövdesini kalın tutup bu perçinleri eklemeyerek durumu dengeliyorlar. Ancak özellikle alüminyum vidalar kullanılıyorsa teller için perçinler hâlâ faydalılar. Alüminyum vidalar çünkü perçinlerin içinde daha kolay dönüyorlar ve bu sayede jant ayarı yapmak kolaylaşıyor. Alüminyumun nispeten yumuşak bir metal olduğu ve fazla güç harcandığında yalama olabileceği düşünüldüğünde durumun önemi anlaşılır.

    Genel olarak tekerleği oluşturan bütün parçalar konusunda söylenebilecek şey her parçanın değişik kullanım sahaları olduğu, her bisikletçinin ağırlığı için uygun bir ürün bulunduğu. Özellikle tekerlekler gibi taşıyıcı parçalarda hafifliği tek hedef olarak seçmeden kullanım sahası, binici ağırlığı gibi kıstasları da göz önünde bulundurup orta bir yol seçerek uzun vadede yüksek verim alınması sürüş zevki açısından önemli bir nokta.

    Jant sağlamlığı çizelgesi BIKE dergisi 10/96 sayısından alınmıştır.

    Konuyla ilgili geçmiş yazılar:

    Jant ayarı

    Tekerlek setleriyle ilgili bilinmesi gereken her şey

    Daha akıcı bir sürüş için tekerlek püfleri

     

  •  
    Yayın Sponsoru
      Teknoloji - Donanım

    Elektrikli Dağ Bisikletleri Ne Getiriyor?
    Elektrikli bisikletler son birkaç yıldır bisiklet dünyasındaki en önemli gelişmelerden sayılıyorlar. Bisiklete binen insan sayısın ... Devamı » » » 

    Türkiye Bisiklet Turu Ayakkabılar
    “Dost başa bakar, düşman ayağa” derler, 51. yapılan TUR’da yarışan sporcular biz amatörlerin rakibimiz olamaz ama biz yine de ayak ...
    Devamı » » » 

    Türkiye Bisiklet Turu Bisikletleri

    Etixx – Quickstep


    Marka / Model: Specialized Venge
    Çekiş Sistemi: FSA K-Force Light aynakol / Shi ...
    Devamı » » » 

    Eki.14 Mavic, Fox, 661, Met ve Scott'ın...
    Tem.14 Shimano Ultegra 6800 Testi
    Haz.14 SRAM X0 2x10 Grup Testi
    Haz.14 MTBTR'de Yazlık Testler
    Şub.13 Merida 2013/14 Model Yılı Yenil...
    Tem.12 99. Fransa Turu'nda Bisiklet ve ...
    Haz.12 Sedona İstanbul Yollarda
    Haz.12 Kaskı Doğru Takmak
    Auğ.11 3x10 Shimano XT Testi
    Tem.11 Mamut Trailers Testi
    Nis.11 Shimano'nun İki Yeni Rüzgarlığın...
    Şub.11 Specialized bgFit Deneyimi
    Tem.10 Değişik Vites Oranları Ne Getiri...
    Haz.10 Scott Genius LongTravel, Yeni Sc...
    May.10 Sigma Topline 2209
    Mar.10 DT Swiss & Schwalbe RideCamp
    Ksm.09 Karbon Hakkında Soru-Cevap
    Tem.09 AFC Ürünlerini Test Ettik!
    Haz.09 Scott'ın 2010 Model Yenilikleri
    Şub.09 Shimano'nun Yeni Orta Yolu: SLX
    Eki.08 Fox 2009: Dünyanın En İyi XC Kom...
    Haz.08 Sigma Sport Powerled Black Testi
    Teknoloji - Donanım Arşivi

     

    İlgili Linkler:  

    yayin   Atölyeden  
    yayin   Atölyeden  
    yayin   Atölyeden  

      Bu yayın 54412 kez okundu.
      Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır. Bu yazı yazarın sorumluluğundadır.
      Hukuki bir durumda MTBTR.com sorumlu tutulamaz.


     

     
      Yarış Dünyasından  |  Atölye  |  Panorama  |  Teknoloji - Donanım  |  Patika  |  Sağlık ve Antrenman  | 
      Biz Kimiz  |  İletişim ve Yardım  |  İnsan Kaynakları

    Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları |  mtbtr.com™ 2001 - 2015