Anasayfa
 MTBTR'de Bugün 
 Fotoğraflar 
2014 Bisiklet Katalogu
   
 
 Kurallar   IK   Biz Kimiz   İletişim ve Yardım   Hoş Geldin, üye girişi yapın Üye Girişi
 
22 . Kasım . 2017  
Kartalkaya'da Dağ Bisikleti Keyfi
Köroğlu Dağları ve Neva Villa

Kartalkaya'da Dağ Bisikleti Keyfi

Yazar: Emre Yıldırım
16.1.2005

Heybetli çam ağaçlarıyla kaplı sık ormanlık bir bölgedeyim. Güneşli açık gökyüzüne rağmen serin bir gün. İnsanı nefes almaktan sarhoş edecek cinsten temiz ve berrak bir hava hakim. Sele üzerinde güzel bir tempo tutturmuş keyifle pedal çeviriyor, doğanın sunduğu eşsiz, el değmemiş güzellikleri seyre dalıp ilerlerken, bir şehir insanı olarak ne kadar şanslı olduğumu hissediyorum.

Şehrin kıyısında ara sıra ziyaret ettiğimiz ormanlara hiç mi hiç benzemiyor burası. Yüzyıllardır el değmemiş ulu çam ağaçları, yükselip adeta gökyüzüne kavuşmaya çalışırken, takip ettiğim patikayı dört bir yandan sarmalıyorlar. Güneşin parlak ışıkları, sık ağaçlıklar arasından bin bir zorlukla yol bulmaya çalışırken, patika boyunca ışık hüzmeleri halinde etrafıma düşüyorlar. Çoğu insana ürkütücü gelebilecek uçsuz bucaksız bir sessizlik huzurla dolduruyor çevremi.

Az önce birlikte sürdüğüm gruptan ayrılırken böyle eşsiz bir güzelliğin içerisine düşeceğim, doğrusu ya tahmin edebileceğim birşey değildi. İki tekerimin üzerinde ilerledikçe yükseliyorum: Takip ettiğim patika bir sağa bir sola kıvrılarak önümde uzayıp giderken, sayısız onlarca başka patika tarafından kesiliyor. Patikalar birbirlerine eklemlenerek uçsuz bucaksız bir labirent halini alıyorlar.

Dağın zirvesine çok yakınım. Gökyüzü ve dağ hemen üzerimde birbirlerine kavuşmuş kolkola beni gözetiyorlar adeta.

Bolu Kartalkaya’dayım.

Yıllardır snowboard yapmak için hemen her haftasonu kışları ziyaret ettiğim bu doğa harikası dağ bu kez ilk aşkım bisiklet üzerinde davet ediyor beni en mahrem en el değmemiş güzelliklerine.

29 Ekim’in Cuma gününe denk gelmesini de fırsat bilerek, Erol Karaoğul’un nazik daveti üzerine, dağ bisikleti ile dolu güzel bir haftasonu geçirebilmek için geldim bu güzel bölgeye. Bolu’yu geçip Kartalkaya kayak merkezi yoluna sapıldıktan 5 kilometre sonra yol üzerinde bulunan Kındıra Köyü’nün hemen kenarında konuşlanmış evlerinde, Neva Villa’da ağırlıyorlar Erol bey ve zarif eşi Nevin hanım misafirlerini.
Villa Neva Sofa
Villa Neva Sofa
Büyük boyut için tıkla!

Misafirleriyle (müşterileriyle) birlikte Tanrının adeta özenerek yarattığı cennet köşesi Kartalkaya bölgesindeki yayla ve patikalarda pedal çevirebilmek için her şeyi hazırlamış Erol bey... Kendisi de bir bisiklet sevdalısı olan Erol Karaoğul, yıllar boyu bölgenin pedal çevrilmemiş hemen hiçbir yerini bırakmamakla kalmamış, GPS’iyle bölgenin detaylı haritasını çıkartmış.
Mor Çizgi 1, Sarı Çizgi 2. Gün Parkuru Gösteriyor
Mor Çizgi 1, Sarı Çizgi 2. Gün Parkuru Gösteriyor
Büyük boyut için tıkla!
Ayrıca butik otelinde ağırladığı müşteri ve dostlarıyla çıktığı bisiklet gezilerinin gönüllü rehberliğini kendisi yapmaktan da büyük keyif alıyor.
Erol Karaoğul Tam Bir Dağ Bisikleti Tutkunu
Erol Karaoğul Tam Bir Dağ Bisikleti Tutkunu
Büyük boyut için tıkla!

Belki en iyisi başa dönüp ilk günümüzü anlatmalıydım sizlere:
Otele gelip yerleştikten sonra saatler öğle üzerini gösterdiğinde NevaVilla’nın hemen yukarısında çok tatlı bir parkurdan bahsediyordu Erol Bey. Grubumuzun en genci bendim belki ama görüntüye aldanmamalı hemen! Benden sonra en genci 40’larında diğerleri ise 50’lerini devirmiş spor ve bisiklet sevdalısı bir gruptan bahsediyorum. Halen devam ettirdikleri aktif spor hayatlarında koşu, bisiklet ve triatlon sporlarını bir bütün olarak hayatlarına yerleştirmiş kafaca hepsi benden kat ve kat genç çok güzel ve özel bir grup bu...
Gezi Grubumuz
Gezi Grubumuz
Büyük boyut için tıkla!

Kendileriyle tanıştığım ilk dakikalarda ne yalan söyleyim, tanrıdan tek dileğim, o yaşlara geldiğimde benzer ruh hali, benzer aktif bir hayatı bana bahşetmesi olmuştu.

Mevsimin kışa dönmeye hazırlandığı bahardan çalıntı bu son güneşli günlerde ilk turumuza başlıyoruz. (Haritada mor ile işaretli parkur)
Köyün içerisinden ilerleyerek 2-3 km süren asfalt çıkışta yemekten sonra erken davranmanın etkileri grup üzerinde hemen hissediliyor. Mideler biraz karışmış durumda! Asfalttan ayrılıp toprak patikaya gireceğimiz noktada çeşme başında biraz soluklanıyoruz. Erol bey meramımı anlıyor ve bana yolda nasıl devam edeceğimi kısaca anlatıyor. Artık tek başıma önde ilerliyorum. Hızlanıyorum. Patikada ilerledikçe doğanın eşsiz güzelliği insanı derinden etkiliyor. Hafif iniş çıkışlarla devam eden patikada iyi bir tempo tutturuyorum. Biraz önce sıcak ev mekanında güven içerisinde en güzel yemekleri tadıp hayatın keyfini yaşarken şimdi doğanın böyle en bakir köşelerinden birinde olmak, insanı çok farklı bir boyutta etkiliyor.

Dağ bisikleti sporunu benzersiz kılan en güzel özelliklerden biri de bu değil mi zaten?
Doğa karşısında fani bedenlerimizin ne kadar da kırılgan olabileceğini derinden hissettirirken, onun ayrılmaz bir parçası olduğumuzu, uyum sağlamak onunla bir bütün olmak için neler yapmamız gerektiğinin farkında olmamızı sağlayan başka kaç araç vardır acaba dağ bisikleti gibi?.. Zayıflıklarımızı hatırlatırken, güçlü olabilmenin yolunu gösteren, kendimizle, doğamızla bizleri barıştıran eşsiz bir spor...

İniş başlıyor yavaş yavaş. Dönerek hızlanarak ilerliyorum. Zaman zaman patikayı kesen su geçişleri ayrı bir keyif oluyor. Bir yaylaya varıyorum. Ormanların arasında gizlenmiş, büyülü bir ortam. Kartalkaya oteller bölgesine giderken yolun soluna bakıldığında aşağılarda görünen küçük göletin hemen yanına çıktığımı anlıyorum.

Kimseler yok etrafta. Takvim sayfalarından kopup gelen pastoral karelerden birisi karşıma çıkmış tüm güzelliği ile beni selamlıyor. Suyun kenarında kılgı atlarından bir sürü, sessiz, uyumlu dinleniyor, belli belirsiz hareketler ile örülü derin bir muhabbete dalmışlar sanki...

Bir süre onları izliyorum uzaktan. Orman köylülerinin bahar aylarında çalışmak için hayvanlarını beslemek için geldikleri kurtarılmış eşsiz yaylalardan biri burası. Baraka evler, küçük bir mescit, doğa harikası bir gölet ve ulu çam ağaçları; hepsi sanki mükemmel bir doğal yap bozun vazgeçilmez nadide parçaları gibi selam veriyorlar ziyaretlerine gelen bu bisikletçiye.

Selamlarını alıp sessiz sohbetlerine ben de katılıyor onları seyre dalıyorum. 15-20 dakika sonra grup ile tekrar biraraya geliyoruz. Fotoğraflar çekiliyor. Bundan sonra iniş olduğundan bahsediyor Erol abi. Yolu tarif ediyor. Sapaklarda beklemeyi unutma diyerek! Çok güzel bir parkur ve işte gün bitmek üzere. Uzun sürmüyor evimize ulaşmamız. Sıcak, güvenli, dostlukla bezenmiş Neva Villa’ya.

Burada Villa Neva’dan biraz bahsetmek isterim. Nevin hanım ve Erol bey, Kındıra Köyü’nde bulunan ve yıllardır severek mutlu bir şekilde oturdukları villa türü evlerini emekliliklerinin de yaklaşmasıyla birlikte dostlarına açmaya karar vermişler. Hem bu doğa harikasını sevdikleriyle paylaşmak, güzellikleri onlara tanıtabilmek, hem de emeklilik dönemlerinde ek bir gelir elde edip yıllardır severek yaşadıkları hayatı keyifle devam ettirebilmek için. Villanın içerisinde 3, bahçede bulunan otel bölümünde ise 5 oda bulunmakta.
Yanyana 5 Oda Otelin Bahçesinde Bulunuyor
Yanyana 5 Oda Otelin Bahçesinde Bulunuyor
Büyük boyut için tıkla!
Her biri farklı bir tasarım ile döşenmiş, ısıtmalı, konforlu 8 oda. Bahar aylarında 3 oda daha eklemeyi düşünüyorlar 2005 senesinde“evlerine”.

Villa’nın hemen yanında odalara bitişik yemek salonu ise ailenin buluştuğu yer.
Neva Villa Yemek Bölümü
Neva Villa Yemek Bölümü
Büyük boyut için tıkla!
Aile diyorum zira gelen müşterilerini otel sahibi – müşteri diyaloğu yerine arkadaşları ve misafirleri olarak gören Karaoğul ailesi, dostluğun, insanca yaklaşımın, sevgi ve saygının ne demek olduğunu, Türk misafirperverliğinin ne anlama geldiğini o kadar güzel anlatıp yaşatıyorlar ki. Otelden ayrılırken evinizden ayrılıyormuşsunuz hissine kapılmamanız neredeyse imkansız.

Nevin hanım ve kendisine yardım eden Kındıra köyünden iki yardımcısı, gün boyunca sürekli çalışma içerisinde yiyeceğimiz birbirinden lezzetli yiyeceklerimizi hazırlama çabası içerisindeydi biz orada kaldığımız sürece. Keyifle, büyük bir emekle hazırladıklarını konuklarına sunmaktan ayrı bir zevk duyuyor Nevin hanım ve doğrusunu söylemek gerekirse çok zevkli ve başarılı bir ev sahibesi, bir yemek sanatçısı kendisi. Sanat demişken, Nevin hanımın resim ve tahta işleri ile ilgili olduğunu ve bahar aylarında hobileri ile ilgili atölyeler düzenlediğini de belirtmek isteriz meraklılarına.
Villa Neva
Villa Neva'nın Panoramik Manzarası
Büyük boyut için tıkla!

Evde bulunduğunuz sürece evin hemen her yerini kullanabiliyorsunuz. Neler var derseniz, neler yok ki?.. Film severler için geniş bir dvd koleksiyonu, büyük ekran TV ve tüm uydu yayınlarını, digiturk ve benzeri kanalları seyredebileceğiniz elektronik donanım, biri evin içinde diğeri yemek bölümünde olmak üzere iki şömine, keyifli muhabbetler ve eşsiz bir dinlence için yetiyor da artıyor zaten.
Neva Villa Sakinleri İle Şömine Başındayız
Neva Villa Sakinleri İle Şömine Başındayız
Büyük boyut için tıkla!
Birbirinden lezzetli yemekler, tatlılar ve doğal ürünlerle bezeli zengin kahvaltılar sonrasında, bisiklete binen, spor yapacak insanlar olmasaydık herhalde birkaç kilo almış olarak şehrimize dönmüş olacaktık geçirdiğimiz 3 günün sonunda.
Villa Neva
Villa Neva'da Kahvaltıların Keyfi Ayrı
Büyük boyut için tıkla!

Ellerinize sağlık Nevin hanım. Hep böyle kalın Erol abi.

Sevgiyi, dostluğu, misafirperverliği yaşamak istiyorsanız, unutanlarınız varsa insani yaklaşımın dostluğun ne kadar değerli olduğunu ve hatırlamak istiyorsanız. Nevavilla'ya mutlaka gidin. Hem de mevsim zaman gözetmeden.

Bahar ve yaz aylarında eşsiz parkurlarda evin sahipleriyle ve diğer müşterilerile birlikte doğa yürüyüşleri yapabilir, gündüzleri bahçede güneşlenebilir, gönlünüzce dinlenebilirsiniz.
Villa Neva Bahçe
Villa Neva Bahçe
Büyük boyut için tıkla!
Kışları ise isterseniz yaklaşık 20 km yukarıdaki Kartalkaya’da kayak ya da snowboard yapabilir, hedikler ile karla kaplı parkurlarda yürüyüşler gerçekleştirebilir ve şömine başında tüm gününüzü keyifle geçirebilirsiniz. Bisikletçiler ve motokros benzeri motorlu sporlarla uğraşanlar için seçenekleri zaten sonsuz.

Gelelim ikinci günümüze. (Haritada sarı ile işaretli ikinci parkur). Zaten yazımın başında anlatmaya başlamıştım aslında oradan devam edeyim isterseniz. Kayak pistlerine 5 km mesafedeki Sarıalanın kıyısındaki alabalık tesislerine arabalar ile vardıktan sonra bayanları başbaşa keyifli bir yürüyüş için geride bırakarak yola çıktık iki tekerlerimiz üzerinde.
2. Gün Tur Öncesi Topluca Çerçeveye Girdik
2. Gün Tur Öncesi Topluca Çerçeveye Girdik
Büyük boyut için tıkla!
Ben gruptan ayrılıp gps’ime de güven duyarak önden yola koyuldum. Grupla belirli noktalarda buluşacağız diye konuşmamıza rağmen öyle keyifli bir tempo tutturdum ki yolu biraz uzatarak kendimle başbaşa kalmayı ve bir süre sonra onları belirli bir noktada yakalamaya karar verdim. Günün uzun süreceğini biliyor, tüm gün sele üzerinde olacağımız için ayrı bir heyecan duyuyorduk ancak patikalara kendimizi vurduğumuzda olayın sadece bisiklete binmekten öte ayrı bir boyutta yaşanacağının ayırdına vardık.
Yeni Bisikletim İle İlk Uzun Gezimdi
Yeni Bisikletim İle İlk Uzun Gezimdi
Büyük boyut için tıkla!

Hatırlarsanız yükseliyordum bir patika boyunca yazımın başında. Bir noktada, GPS’im rakımı 1720m. olarak gösterirken tatlı bir iniş başladı. Geniş toprak yoldan yüksek hızlarda inişe geçtim. Yaklaşık 8-10 km kadar da bu iniş dönerek, heyecanla, müthiş bir panorama ile devam etti. GPS’ime baktığımda gitmem gereken yönün aksine gittiğimi görüyor yolun verdiği keyiften kendimi alamadığım için nasıl olsa geri döneceğim bari zevkini alayım diyerek devam ediyordum. Bir noktada artık bu kadar keyfin yeterli olduğunu düşünerek GPS’ime bakarak karar verdim ve yönümü geriye başladığımız noktaya döndürecek şekilde sapakları seçmeye başladım.
Orman Köylülerine Ait Barınaklar
Orman Köylülerine Ait Barınaklar
Büyük boyut için tıkla!
Her bir sapakta, merak içinde bu yol acaba ne güzelliklere nerelere sürüklerdi beni diyerek ve ileride tekrar bu güzellikleri yaşamaya kendi kendime söz vererek doğru yönde ilerlemeye devam ettim. Bir noktada geniş bir yaylaya ulaştım ve burada bir itfaiye karakolu olduğunu gördüm uzaktan. Merkeze ulaştığımda ise kimsecikler yoktu. Daha sonra haritadan gördüğüm kadarıyla burası Bolu Yaylasıymış. Ben de yine GPS’in gösterdiği istikamette devam edecek şekilde orman yollarına saptım. Yine hafif iniş temposuna girdim. Herşey mükemmeldi.

Sonunda Aladağlar Gölü’nün yakınına ulaştım. Burada orman müdürlüğünün bir tesisi de bulunuyor. Uzaktan arabaların tesisin önünde park ettiğini görerek doğru yönde ilerlediğimi anladım. Ama ben insan görmek istemiyordum. Uzaktan bir çeşme başında Nevin Hanım’ın yolda yememiz için verdiği azıkları afiyetle mideye indirdim.
Büyük boyut için tıkla!
Tam yola çıkmış, gölün kenarından ilerlerken Erol Abi telefon etti. Nerede olduğumu sorarak yolumun üzerinde olduğunu söylediği bir çeşme başında kendilerini göreceğimi söyledi. Pedallara basarak çeşme başını buldum ve beklemeye başladım. 15 dakika kadar bekledikten sonra bir telefon daha: Çeşme başındalarmış ve beni soruyorlar neredesin diyerek. Meğer yaklaşık 500 metre ileride bir çeşme daha bulunuyormuş neyseki biraz önce yanımdan geçen motorun sesini duyarak kendi yanlarından geçen motorun biraz önce yanımdan geçip geçmediğini sorarak mekanı kesinleştiriyoruz. İşte grup yeniden buluştu.
Zaman Zaman Çıkışlar İle Karşılaştık
Zaman Zaman Çıkışlar İle Karşılaştık
Büyük boyut için tıkla!
Saat artık 15.30 civarları. Daha yolun yarısındayız ve grupta yorgunluk emareleri baş göstermiş durumda. Ne kadar sporla dolu bir hayatınız olursa olsun dağ bisikleti üzerinde uzun zaman geçirmeye alışık olmak, dağ bisikleti tekniğine hakim olmak ayrı bir durum. Bu etki grubun geri kalanında etkin bir şekilde görülüyor.
Grubumuz Çam Ağaçları Arasında İlerledi
Grubumuz Çam Ağaçları Arasında İlerledi
Büyük boyut için tıkla!

Orman içi patikalara dalıyoruz yeniden Erol bey’in önderliğinde tatlı bir sohbet eşliğinde. Ara sıra gruptan kopup bir sonraki sapakta bekleyerek hızla ilerliyorum. Eşsiz inanılmaz bir doğa ve sanki dağ bisikleti için özel tasarlanmış parkurlar bunlar. Işık yavaş yavaş azalıyor. Yeniden yükseliyoruz 1600 metrelerin üzerine. Hafif inişiler ve biraz daha sert çıkışlar birbiri ardısıra devam ediyor. Küçük yaylalardan, orman köylülerine ait evlerin yanından geçiyoruz. Tertemiz hava, ciğerlerime öyle güzel geliyor ki. Neredeyse bir günlük bu arınma vücudumu ve tüm benliğimi sarıp yeniliyor.

Sonunda bir noktada yol dik bir inişle kesiliyor.
İnişin Başladığı Yer
İnişin Başladığı Yer
Büyük boyut için tıkla!
Erol bey 1680m’lerdeki bu noktadan sonra 800 metrelere kadar durmadan ineceğimizi söylüyor. Neredeyse 900 metrelik rakım farkı! Saat 17.00 civarları. Hava neredeyse kararmak üzere. Bu kadar geçe kalacağımızı tahmin edememiştik. Işıklarımız yok.
Gece Geldi Ama Keyifler Hala Yerinde
Gece Geldi Ama Keyifler Hala Yerinde
Büyük boyut için tıkla!
Hava soğudu iyiden iyiye ve belki de günün en keyifli inişlerinden birisini yaşayacağız ancak grubun keyfi kaçmış durumda. Benim dışımda! İniş öyle davetkar gözüküyor ki. Onları bu noktada geride bırakarak sapaklarda durmak şartıyla aşağıya salıyorum kendimi. İnanılmaz bir keyif beni bekliyor. Ben bugün ne kadar çok zevk aldım yaşamaktan derken bu son bölüm beni alıp ayrı bir dünyaya sürüklüyor.
Yorgunluk Emareleri Gece İle Üzerimize Çöktü
Yorgunluk Emareleri Gece İle Üzerimize Çöktü
Büyük boyut için tıkla!
Zor seçilen dönüşlerde, hızla ilerliyorum. Tamamen iç güdülerime teslim ediyorum kendimi. Karanlığa doğru yüksek bir hızla dalarken, dağ bisikletinin ne kadar büyülü bir araç olduğunu bir kez daha tekrarlıyorum içinden.

Grup iyice yavaşlıyor çünkü önlerini görmüyorlar ve yüksek eğimden tedirginler.
Gece İniş
Gece İniş
Büyük boyut için tıkla!
Ben bir noktada onları bekleyip yolun geri kalanında sapak olmadığını öğrendikten sonra iyice salıyorum kendimi. Ormanın içinden yavaş yavaş çıkarken, ileride Bolu ışıl ışıl parıldıyor. İnanılmaz bir manzarada, boşluk duygusu karanlığın hakim kıldığı gizemli hava ile karışarak büyülü bir ortam oluşturuyor. Adeta uçuyorum dağdan aşağıya süzülürken. Zaman, mekan, zemin ve ben karışıyoruz birbirimize. Eğim gittikçe azalıyor. Artık gece oldu. İleride bir noktada yol iyice düzeldiğinde traktörü üzerinde sigara içen bir köylü ile karşılaşıyorum. Adam önce tedirgin oluyor doğal olarak. Ancak kıyafetim ve donanımımı gördüğünde rahatlıyor meraklanarak. Günümüzü kısaca ona anlattığımda ise merakı o yurdumun gerçek insanlarına özgü sıcaklığa bırakıyor. Yarım saati aşkın muhabbet ediyoruz hayattan, ülkeden, yaşamdan beklentilerimizden. Hava iyice serinliyor. Kat kat giyinip hazırlıklı olmama rağmen ısınan vücudun böyle soğumaya bırakılması çok da iyi birşey değil tabi. Devam da edemem. Otel ile konuşuyorum. Onlar da meraklanmışlar iyiyiz diyorum bekliyorum onları diye de ekleyerek. Hanımlar arabalara atlayıp yola çıkmaya ve bizi bir noktada almaya karar veriyorlar. Herşey hazırmış taş fırında pideleri yapmaya başlamışlar bile. Müthiş bir ziyafet bizi bekliyor ama grup halen görünmüyor.
Gece Pide ve Mangal Ziyafeti Bizi Bekliyordu
Gece Pide ve Mangal Ziyafeti Bizi Bekliyordu
Büyük boyut için tıkla!

Sonunda buluşuyoruz. Yorgunlar ama arabaların geldiğini öğrenince keyifleri yerine geliyor. Traktörün ışıkları eşliğinde aşağıdaki köye giriyoruz. Meraklı gözler bizleri izliyor her zamanki gibi... Köylü arkadaşımızla helalleşip yol sapağına doğru ilerliyoruz. Rahata, lükse, medeniyete yeniden kavuşacak olmamız grubun keyfini yeniden yerine getiriyor. Bizi bekleyen müthiş bir ziyafet de cabası.

Arabalara ulaşıp bisikletleri yüklerken eşsiz bir bisiklet macerasını daha geride bırakıyoruz. Bu satırları yazdığım şu anda gezinin halen hafızamda ne kadar canlı kaldığını görmek beni hiç mi hiç şaşırtmıyor doğrusu. Hayatımın keyifli anları çoğu zaman böyle yer ediyor belleğimde. Yıllar yılı unutmuyor düşündükçe yeniden mutlu oluyorum.

Keyifli geçen ziyafet gecesinden sonra ertesi gün yağmurlu bir sabah bizi bekliyordu. Hava tahminleri kar yağışının hızla yaklaştığını söylüyor, fırtına yavaş yavaş sokuluyor dağın eteklerine öğleye doğru. Son bir bisiklet gezisi gerçekleştirme planlarım suya düşüyor ancak zaten fazlasıyla keyifli sürüşler yaptım bu haftasonu. Çok güzel insanlar tanıdım ileride yeniden buluşup görüşeceğim. Çok özel bir çift tanıdım evinin kapılarını ardına kadar misafirlerine açan. Misafirperverliğin inceliklerini en hoş haliyle bizlere tattıran.

Gidin bu güzellikleri sizler de yaşayın. Köroğlu Dağları’nın dağ bisikletçilerine her zaman cömert davranacağını, bizleri beklediğini unutmayın.
Erol bey otelde kalınmasa bile çadırlarınız ile bahçesinde konaklayabileceğinizi ya da uygun yer temininde her zaman yardımcı olabileceğini de belirtmemi rica etmişti.

Kullanın bu açık daveti. Pişman olmayacaksınız.

Neva Villa iletişim adresleri:
www.nevavilla.com
Adres: Kartalkaya Yolu 5. Km. Kındıra Köyü, Bolu
Telefon:0374) 226 48 96
Cep Tel:(0532) 513 93 21
Ulaşım Krokisi

Bölge ile ilgili diğer mtbtr yazısı

 

 
Yayın Sponsoru
  Patika

Çocuk ve Bisiklet Yolculuğu
Bu senede 1 Temmuz – 26 Ağustos tarihleri arasında Avrupa’da Almanya, Danimarka ve İsveç'i kapsayan son bisiklet turlarından yeni ... Devamı » » » 

Londra'da bisikletle 10 gün

Küresel dünyanın en önemli başkentlerinden birinde, Londra’da, 10 gün boyunca, oralı olmayan biri olarak hemen her yere bisikle ...
Devamı » » » 

Serkan Taşdelen ile Tur Bisikletçiliği

Türkiye de hızla gelişen tur bisikletçiliğinin ilk isimlerinden Serkan Taşdelen’le bisiklet üstünde uzun yol yapacaklar i ...
Devamı » » » 


Tem.12 Kapadokya Bisiklet Festivali 20...
Nis.12 Gurbet Emekçisinin Notları 2...
Şub.12 Gurbet Emekçisinin Notları 1...
Eyl.11 Bask Ülkesi ve La Vuelta
Nis.11 Türkiye'den Japonya'ya Bir Bisik...
Şub.11 Bisikletle İstanbul'dan Paris'e
Ara.09 Bayramda 3 Gün Yenice
Auğ.09 Küresel Isınmaya Karşı Gelibolu ...
Nis.09 Gümeli - Bölüklü - Karatepe Yayl...
Mar.09 Adapazarı'ndan Adapazarı'na
Eki.08 Bisikletle Manhattan Turu
Tem.08 Dağ Köyleri Üzerinden Yalova'dan...
Tem.08 Küresel Isınmaya Karşı Ege Kıyıl...
May.08 Abi Anadolufeneri'ne Gidelim...P...
Mar.08 Yaz Başında Yedigöller
Şub.08 Derinoba Bisiklet Gezisi
Eki.07 Artvin 1 Meydancık'dan Macahel'e
Eki.07 Artvin 2 Macahel'den Borçka'ya
Eyl.07 Kemalpaşa’dan Buca’y...
Auğ.07 Silifke’nin Cezeryesi Meşh...
Haz.07 Ormandan Gemlik-Yalova Geçişi
Nis.07 Altınoluk - Assos Turu
Patika Arşivi

 

  Bu yayın 7072 kez okundu.
  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır. Bu yazı yazarın sorumluluğundadır.
  Hukuki bir durumda MTBTR.com sorumlu tutulamaz.


 

 
  Yarış Dünyasından  |  Atölye  |  Panorama  |  Teknoloji - Donanım  |  Patika  |  Sağlık ve Antrenman  | 
  Biz Kimiz  |  İletişim ve Yardım  |  İnsan Kaynakları

Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları |  mtbtr.com™ 2001 - 2015