Anasayfa
 MTBTR'de Bugün 
 Fotoğraflar 
2014 Bisiklet Katalogu
   
 
 Kurallar   IK   Biz Kimiz   İletişim ve Yardım   Hoş Geldin, üye girişi yapın Üye Girişi
 
23 . Kasım . 2017  
1 Haftalık Alanya Antrenman Güncesi
Alanya'da 1 Hafta Dağ Bisikleti

1 Haftalık Alanya Antrenman Güncesi

Yazar: Mustafa Özyılmaz
5.2.2005

26 Aralık 2004 tarihinde, Belgrad Orman’ında Bikegames tarafında düzenlenen yarışta dereceye giren yarışmacılar arasından kura ile seçilen iki şanslı sporcu, 23 Ocak'ta başlamak üzere Alanya’da bir hafta sürecek zevkli ve heyecan dolu bir dağ bisikleti kampını kazanmaya hak kazandılar. Giant Türkiye’nin sponsorluğunda dağ bisikletinde elite kategoride milli takım seviyesinde profesyonel yarış hayatlarını sürdüren Hasan Kandemir ve Yunus Yetkin’in çalışmalarına katılacak olan iki şanslı sporcu, antrenman yarışında U23 kategorisinde 2. olan Mustafa Özyılmaz ile Gençler kategorisinde 2. gelen Kerem Kayadan oldular.

Mustafa Özyılmaz mtbtr.com’un ricasını kırmayarak, bu keyifli haftayı gün ve gün bizlerle paylaşmayı kabul etti. Sporcularımızın bir hafta boyunca yaşadıkları eminim ilginizi çekecektir. Sözü bu noktada Mustafa’ya bırakırken kendisine bu güzel yazı için bir kez daha teşekkür etmeyi bir borç biliyoruz:

1 hafta sürecek Alanya maceramız 23 Ocak 2004 tarihinde saat 11 civarında başladı. Sabah saatlerinde Bakırköy’e geçip Metin Bisiklet’te bisikletimi paketlerken, bir çok bisiklet sever arkadaşımla sohbet etme imkanı da buldum. Uçak saatini heyecanla bekliyordum. Çünkü hayatımda ilk kez bir uçağa binecektim ve gerçekten nasıl bir duygu olduğunu merak ediyordum. Uçak yolculuğu için bisikletimi hazırlarken dikkat edilmesi gereken bir nokta daha öğreniyorum; lastiklerimizin havasının inik olmasına dikkat etmemiz gerekiyormuş yoksa basınç farkından dolayı dış lastiklerin bile yarılma ihtimali varmış (Ders No1). Ayrıca paketlenmiş bir bisikletin takside ne kadar çok problem çıkardığını da öğrenmiş bulunuyorum
Kısa mesafede bir güzel yolunuyorum.

Havaalanında bisikleti taşırken değişik bakışlara maruz kalıyorum. X-ray cihazına kutu sığmıyor, ite kaka çapraz şekilde geçiriyorum. Daha sonra Kerem ile buluşuyoruz. Birbirimizi hiç görmemiş olmamıza rağmen beni büyük bir kolaylıkla tanıyor (kutu sağolsun) ve sonunda uçaktayız. Bu uçakların bu kadar ufak olduğunu düşünmezdim. Uçağımız bir süre rötar yapıyor. Biz Kerem ile derin bisiklet sohbetine dalmışken bir anda pilot gazı köklüyor ve havalanıyoruz. İçim dışıma çıkıyor bir anda. Hem şaşkınlık hem ilk deneyim sanki her an birşey olacakmış gibi hissediyor insan.

9000m’ye çıkana kadar beni baya bi terletiyor bu olay doğrusu. Uçuşumuzun gün batımına denk gelmesi ve cam kenarında olmam benim için büyük şans. Gün batımının o eşsiz güzelliği ve bir o kadar güzel Marmara Denizi manzarası eşliğinde 55dk sürecek yolculuğa başlıyoruz. Artık hiç problem yok gayet güzel yol alıyoruz ve içim rahatlamış durumda. Biraz sohbetten sonra dergilere bakmaya karar veriyoruz. Elimizdeki dergileri daha tam sindiremeden bir anons geliyor: Alçalmakta olduğumuz söyleniyor. Bu dakikadan sonra benim içim dışım yine altüst oluyor. Hava bir hayli rüzgarlı. Sarsıntılar başlıyor.

Pilot da sağolsun aldı eline direksiyonu ralli arabası kullanır gibi bir sağa dönüyor, bir sola, bir gaz veriyor , bir yavaşlıyor. Tabii bende tetikte önümdeki midesi bulananlar için konulmuş torbaya bakıyorum. Neyse tekerlekler zemin ile buluşunca keyfim tekrar yerine geliyor. Bisiklet banttan geldiğinde bir de ne göreyim, arka değiştici kutuyu patlatmak suretiyle arkadan sırıtıyor. Eyvah gitti değiştirici derken pek hasar almadığını görünce mutlu oluyorum ve anlıyorum ki uçak yolculuğu da bisikletlerimiz için sanıldığı kadar tehlikesiz değil!

Yunus abi bizi havaalanında karşılıyor ve 2 saat kadar araba yolculuğu yapıyoruz Alanya’ya doğru. Tekrar Alanya’da olmak çok güzel bir duygu. Ekim ayındaki yarışa gelmiş kadar heyecanlı ve mutluyum. Hava da güzel ama bir o kadar da feci rüzgar var.

Derken otelimize yerleşiyoruz, etrafı inceliyoruz. İnceliyoruz ama tek gördüğümüz 40 yaş üstü Alman turistler. Güzel bir yemekten sonra dinlenmeye çekiliyoruz ve bizleri nelerin bekleyeceğini çok merak ediyoruz...

İşte aştığımız dağlardan birisi...
Alanya
Alanya'da Güzel Bir Görüntü
Büyük boyut için tıkla!

1.Gün (24 Ocak 2005):
Sabah 10.00 sularında Yunus abi bizi otelin önünden alıyor ve sonunda ilk pedalı basıyoruz. Alanya’nın içinde kısa bir ısınma sürecinden sonra Mahmut Seydi köyüne doğru yol almaya başlıyoruz.
Bölge Haritası
Bölge Haritası
Büyük boyut için tıkla!
İlk 6 km’den sonra yokuşlar ben buradayım demeye başlıyor. Alanya’ya gelmeden önce büyük bir bölümü asfaltta geçecek duyumları alınca 2 adet kenda yol lastiği almıştım tanesi 800gr olan!!... Almaz olaydım. Bisiklet 13kg’ın üzerine çıkıyor ve bu yokuşlarda çok zorlanmaya başlıyorum. 2 Ay boyunca Belgrad Yarışı dışında hiç yokuş tırmanmamış olmam ve doğru dürüst hiç antrenman yapamamış olmamın da bunda büyük etkisi var tabii ama ilk gün şunu öğreniyorum:

Bir bisiklete yapılabilecek en büyük kötülük lastikleri ağırlaştırmaktır. (Ders No:2).

Önden Kerem ve Yunus abi güzel tempo tutturuyorlar. Ben ise kaslarımda sızılar hissediyorum. Sanki varolan kaslarımı kullanamıyor gibiyim. 12-13km kadar oldukça dik denilebilecek bir yokuş tırmanıyoruz.Yokuşun tamamı asfalt olmasına rağmen beni bir hayli yoruyor. Bu yokuşu 50 dakikaya yakın sürede çıkıyoruz. Bu arada insanlar nereye çeşme koyacağını çok iyi biliyor. Tam yokuşun bitiminde şırıl şırıl bir çeşme bizi karşılıyor. Sonra virajlı inişler başlıyor. Derin bir ohh çekiyorum içimden.Oh be dünya varmış diye haykırasım geliyor. Pedallara asılıyorum virajların tadını çıkarıyorum. Arada bir çamurlu-topraklı yerlerden geçiyoruz ve derken yine yokuşlar... Köye yaklaştıkça yokuşlar kısalıyor ama dikleşiyor. Ve sonunda Mahmut Seydi köyündeyiz....
Yunus Yetkin ve Kerem Kayadan Dinlenirken
Yunus Yetkin ve Kerem Kayadan Dinlenirken
Büyük boyut için tıkla!
Kısa bir moladan sonra dönüşe başlıyoruz.Farklı bir rotadan iniyoruz bu kez. Oldukça dar yollar ve virajlı. İnanılmaz zevkli... Manzara bir harika. 3 bisikletli olarak yılan gibi akıyoruz virajlardan. Rüzgar yüzümü okşarken kilometre saatine bakıyorum: 50-55km/s civarında seyrediyoruz. Dünya sanki altımızdan akıp gidiyor. Tabii sonunda çıkışın olduğu gibi inişin de sonuna geliyoruz. Elbette içimizde büyük bir huzur ile... Sonra düz yolda soğuma ile birlikte ilk günü bitiriyoruz. Elbette hemen yiyeceğe hücum ediyoruz. .

İlk gün sonunda hamlamış olmamın getirdiği etki ile bu haftanın zor geçeceğini düşünüyorum. Gerçekten garip bir duygu. Nefes nefese kalmıyorum fakat bacaklarıma yüklenemiyorum. İlk gece gün içinde havanın iyi olmasına dayanarak battaniyesiz yatıyoruz ve üşümekten adam gibi uyuyamıyoruz.

Günün özeti:
Yol: 52.91km
Zaman: 2:40:10
Ortalama Hız: 19.97
Maksimum Hız: 57.2km/s

2. Gün (25 Ocak 2005)
2.güne biraz zor uyanıyoruz. Güzel bir kahvaltıdan sonra ılık bir havanın eşliğinde yine yollardayız. Her zamanki gibi kısa bir ısınma sürecinden sonra yokuşlara başlıyoruz. Bugün olayı biraz daha arttırıp tırmanışı 15-16km civarına çekiyoruz. Yolların dikliği yine yerinde. Zaman zaman köylülerle karşılaşıyor, selamlaşıyoruz. İlk gün aldığım ağır lastik dersinden sonra yanımda getirdiğim 1 adet explorer pro’yu ön tarafa takıyorum. Arkada ise yine maalesef 800 küsür gramlık Kenda ile yola devam ediyorum. Tırmanışlar yine zorluyor hamlamış bedenimi. Bugünkü hedefimizPaşaköy ve Elikesik. Neredeyse hiç mola vermeden çıkıyoruz. Yanıma aldığım yiyecekleri bile bisikletin üzerinde binerken yiyorum.

Paşaköy cıvarında tırmanışlarda arazi artık çamurlu yollardan oluşuyor. Benim kendalar sağolsun çekişi sıfıra kadar indirerek beni bir hayli zorluyor. Bu noktalarda artık iyice bitme durumuna geliyorum. Güzel bir anımız da oluyor bu mevkide. Bir çeşme görüyorum, ön grup ise devam ediyor. Biraz yeter artık diyerekten oturuyorum çeşmenin başına 5-6 tane fındık ataraktan ağzıma suya doyuyorum. Bir yandan da düşünüyorum bu insanlar burada bakkalsız nasıl ne yiyor ne içiyor diye. Meğer virajı dönünce bakkal varmış ekip orda mola vermiş bir güzel enerji alıyolar. Neyse zor da olsa inişin ucunu görüyorum. Elbette en zevkli kısmı iniş bölümü. İnişi kısmen bozuk asfalt ve sonlara doğru araziden yapıyoruz. Virajlardaki hızımız tabii ki yarış temposunda. İnişin sonlarına doğru arazi kısmında ön lastik sert bir cisime çarpıyor (hala ne olduğu merak etmekteyim) ve sağ elim gidondan kayıyor. İniş hızımız oldukça yerinde olduğundan elimi tekrar gidona alamadan, fotoğrafda görmekte olduğunuz viraja yaklaşık 35-40kmh hızla tek el ile giriyorum.
Kazanın Olduğu Yer
Kazanın Olduğu Yer
Büyük boyut için tıkla!
Doğal olarak virajı alamıyorum tek el ile (çabaladım ama olmadı,ön freni de fazla sıkmak istemedim çünkü kitlenmesi durumunda başıma daha kötü şeylerin gelebileceğini biliyordum) aynen görmekte olduğunuz tümseğe bindiriyorum.

Anlıyorum ki iniş esnasında bisikletin üzerinde iyi bir denge kurulmalı, mümkün olduğu kadar ağırlık arkada olmalı. Asfalt iniş olsa da, tehlikeli durumlar yaşanabilir. (Ders No.3)

Eğer ağırlığımı biraz daha arkaya verebilseydim belki elimi tekrar gidona çekebilirdim. Ben tam ortaya vermiştim o anda, elim kayınca vucudumda öne kaydı tabii doğal olarak toprarlayamadım).Bisiklet olduğu yerde kalıyor ve beni üzerinden atıyor. Alt taraftaki yola ayaklarım üzerinde orta şiddette bir iniş yapıyorum. Kalktıktan sonra ön lastiğin patladığını görüyorum. Lastiğin ilk çarpma anında mı patlayıp beni yol dışına attığı yoksa tümseğe bindirdikten sonra mı patladığı muamma. Fakat bu sorunun cevabı önemli. Düşüşte hatanın nerede olduğunu kavramak için... Hasar raporunu sorarsanız: Sol kaval üzerinde 3cm kadar sıyrık ve diz kapağının iç kısmında hafif bir şişlik. Artık geçecek olan günlerin bana bu yara ile daha fazla yük bindireceğini düşünerekten günün sonunu getiriyoruz. Yalnız bugün akıllı davranarak gece klimayı açık bırakıyoruz ve sıcak bir otramda derin uykuya dalıyoruz.

Günün özeti :
Yol: 53.92km
Zaman: 3:08:04
Ortalama Hız: 17.38
Maksimum Hız: 59.8km/s

3.Gün (26 Ocak 2005)
3.günde hem biraz kasları rahatlatmak hem de haftanın sonunu getirebilmemiz amacıyla Yunus abi düz yol yapmamıza karar veriyor. İyi de ediyor. Çünkü dünkü düşüşün sonrasında yaranın acısı akşam çıkmış ve dizimdeki şişlik yerini almıştı. Isındıktan sonra ağrılarım en aza iniyor ama yine az da olsa kendini hissettirmekte. Dinlendirme gibi görünse de günsonu hedefimiz 70km idi.

Aytap olarak adlandırılan yere gidip dönmeyi planlıyoruz. İlk gidişte oldukça şiddetli rüzgara maruz kalıyoruz.Yunus abi yine tempoyu bize bırakıyor ama biz rüzgar sayesinde ne kadar yüklensekte 25-27 km/s’i geçemiyoruz. Sahil yolundan doğuya doğru yol alıyoruz. Zaman zaman tırmanışlar geliyor karşımıza ve hızımız 20’lere kadar geriliyor. Halbuki bugün Kerem ile benim bisikletimizde 1.5’luk panaracer yol lastikleri takılı (Yunus abi sağolsun bana çıkma 2 tane verdi geçici olarak). Dönüşe başlamadan önce yol kenarındaki bir muzcuda duruyoruz ve bir güzel kendimizi yeniliyoruz. Dönüşü aynı yoldan yapıyoruz. Tabii rüzgarı arkamıza almamızın verdiği mutluluk ile 15-20 dk kadar 38-42 km/s arasında geziniyoruz.

Sonra düz yolda Yunus abi diğer günler için bizi uyarıyor ve fazla yüklenmiyoruz, kendimizi 33-35 km/s civarında sınırlıyoruz. Otele döndüğümüzde Belçikalı bir bisikletlinin de bizimle beraber aynı otelde kaldığını görüyoruz. O da eskiden yarışcı imiş. Kendisiyle ancak son gün giderken konuşabiliyoruz. Kona kadrolu LX donanımlı bir bisiklet ile gelmiş Alanya’nın keyfini çıkarıyordu.

Günün özeti :
Yol: 75.35km
Zaman: 02:35:20
Ortalama Hız: 29.41km/s
Maksimum Hız: 50,1km/s

4.Gün (27 Ocak 2005)
Bugün yine kendimizi dağ yollarına veriyoruz. Tabii ki öncelikle kısa bir ısınma aşaması ve sonra yokuşlar.... Bugünkü yokuşlar da çok sıkı. Yunus abi bugün 75km civarı dağlarda gezineceğimizi söylüyor. Alanya’nın doğası oldukça güzel. Yüksek kesimleri ben daha çok beğendim. Alçaklarda ağaçlık alanlar biraz daha az, etraf biraz daha şehirleşmiş durumda.

Yokuşlar yine bitmek bilmiyor illallah dedirtiyor. Ha bitti ha bitecek derken bir virajı döndüğümüzde dağların hala yükselmekte olduğunu görünce ya sabır diyorum ve pedallamaya devam ediyorum.
Takip Edilen Dağ Yolları
Takip Edilen Dağ Yolları
Büyük boyut için tıkla!
Bacaklarımdaki hamlık giderek düzeliyor. Zaman zaman ayağa kalkıyorum. Önde yine Hasan abi, Yunus abi ve Kerem yol alıyorlar. Ben onları 1-2dk geriden takip ediyorum ve yaklaşık 20-25km kadar tırmanıyoruz! Fotoğrafta görmekte olduğunuz üzere oldukça yükseklere çıkmış bulunuyoruz bugün. Sonunda yokuş bitiyor ve dağın arkasına asfalt bir yoldan inmeye başlıyoruz.
İnişe başlamadan bir görüntü:
Kazanılan İrtifa Oldukça Fazlaydı
Kazanılan İrtifa Oldukça Fazlaydı
Büyük boyut için tıkla!
İnişler her zaman olduğu gibi mükemmel.Yine 55 lerde falan geziyoruz.Daha sonra bir yerden araziye giriyoruz.Oldukça yumuşak zeminde keskin virajlar alıyoruz.1-2 yerde ön teker kayar gibi oluyor,toparlıyorum.Arada kısmen çamurlu yerler geliyor.Çoğu yerden su akıntıları görüyoruz.Sanırım bu iniş 10-15km kadar sürdü.İnişi gerçekleştirirken böyle bir yere rastlıyorum ve sarılıyorum fotoğraf makinama...
Dim Çayından Görünüm
Dim Çayından Görünüm
Büyük boyut için tıkla!
Tabii daha sonra yine çıkışlar başlıyor ama ilk bölümde olduğu kadar yorucu geçmiyor.Sanırım artık Alanya’ya dönüş içerisindeyiz.Dim çayının yanından devam ediyoruz.Manzara gerçekten harika...
Dim Çayı Devam Edip Gidiyor
Dim Çayı Devam Edip Gidiyor
Büyük boyut için tıkla!
İlerleyen yollarda Dim çayının üzerinde baraj kurulumu yapıldığını, birçok kamyonun buraya giriş çıkış yaptığını ve bu bölgenin doğasını bozduğunu görüp üzülüyorum. Baraj etrafında yokuşlar yine başlıyor fakat çok uzun değil. Barajı aşacak seviyeye geldikten sonra inmeye başlıyoruz ve günün en yüksek hızını burdaki asfaltta gerçekleştiriyorum. Daha sonra 10-15km kadar düz yolda asılıyoruz pedallara mandalina ağaçları arasında...Ve gün bitiyor...

Günün özeti :
Yol: 75.02km
Zaman: 03:32:46
Ortalama Hız: 20.38km/s
Maksimum Hız: 62,2km/s

4. günün sonunda 256 kilometre devirmiş olduk. Keşke daha antrenmanlı ve hazır gelseymişim diye yanıyorum ama yine oldukça hoş bir ortam içinde geçti günlerimiz. Hava koşulları da bu 4 gün içinde oldukça iyiydi. Yağmur ile hiç karşılaşmadık. İlk gün açık bir havada binerken diğer günler bulutlu ve ılık bir havada yol aldık. Günde 3 saat cıvarı sürüşler gerçekleştirdik. Tekrar dağlarda olmak gerçekten güzel bir duyguydu.

5,6 ve 7. günler için çok daha güzel, dolu dolu bir yazı ile anlatıma devam edeceğim.

 

 
Yayın Sponsoru
  Patika

Çocuk ve Bisiklet Yolculuğu
Bu senede 1 Temmuz – 26 Ağustos tarihleri arasında Avrupa’da Almanya, Danimarka ve İsveç'i kapsayan son bisiklet turlarından yeni ... Devamı » » » 

Londra'da bisikletle 10 gün

Küresel dünyanın en önemli başkentlerinden birinde, Londra’da, 10 gün boyunca, oralı olmayan biri olarak hemen her yere bisikle ...
Devamı » » » 

Serkan Taşdelen ile Tur Bisikletçiliği

Türkiye de hızla gelişen tur bisikletçiliğinin ilk isimlerinden Serkan Taşdelen’le bisiklet üstünde uzun yol yapacaklar i ...
Devamı » » » 


Tem.12 Kapadokya Bisiklet Festivali 20...
Nis.12 Gurbet Emekçisinin Notları 2...
Şub.12 Gurbet Emekçisinin Notları 1...
Eyl.11 Bask Ülkesi ve La Vuelta
Nis.11 Türkiye'den Japonya'ya Bir Bisik...
Şub.11 Bisikletle İstanbul'dan Paris'e
Ara.09 Bayramda 3 Gün Yenice
Auğ.09 Küresel Isınmaya Karşı Gelibolu ...
Nis.09 Gümeli - Bölüklü - Karatepe Yayl...
Mar.09 Adapazarı'ndan Adapazarı'na
Eki.08 Bisikletle Manhattan Turu
Tem.08 Dağ Köyleri Üzerinden Yalova'dan...
Tem.08 Küresel Isınmaya Karşı Ege Kıyıl...
May.08 Abi Anadolufeneri'ne Gidelim...P...
Mar.08 Yaz Başında Yedigöller
Şub.08 Derinoba Bisiklet Gezisi
Eki.07 Artvin 1 Meydancık'dan Macahel'e
Eki.07 Artvin 2 Macahel'den Borçka'ya
Eyl.07 Kemalpaşa’dan Buca’y...
Auğ.07 Silifke’nin Cezeryesi Meşh...
Haz.07 Ormandan Gemlik-Yalova Geçişi
Nis.07 Altınoluk - Assos Turu
Patika Arşivi

 

İlgili Linkler:  

kurum   Bikegames  

  Bu yayın 4558 kez okundu.
  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır. Bu yazı yazarın sorumluluğundadır.
  Hukuki bir durumda MTBTR.com sorumlu tutulamaz.


 

 
  Yarış Dünyasından  |  Atölye  |  Panorama  |  Teknoloji - Donanım  |  Patika  |  Sağlık ve Antrenman  | 
  Biz Kimiz  |  İletişim ve Yardım  |  İnsan Kaynakları

Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları |  mtbtr.com™ 2001 - 2015