Anasayfa
 MTBTR'de Bugün 
 Fotoğraflar 
2014 Bisiklet Katalogu
   
 
 Kurallar   IK   Biz Kimiz   İletişim ve Yardım   Hoş Geldin, üye girişi yapın Üye Girişi
 
23 . Kasım . 2017  
Trek 2005 Seçme Kılavuzu
TREK 2005 Değerlendirme

Trek 2005 Seçme Kılavuzu

Yazar: Emre Yıldırım
16.2.2005

Trek firması dünyanın en önemli bisiklet üreticilerinden birisidir. Özellikle Lance Armstrong’un 2004 yılında inanılmaz bir başarı göstererek üst üste 6.kez Fransa Turunu kazanmasının ardından, sporcunun bisiklet sponsoru olan Trek, 2004 senesinde marka tanınırlığını en üst seviyelere çıkartmış bulunuyor.

Geçtiğimiz haftalarda 2005 model Trek bisikletler ülkemize ulaştı. MTBTR olarak 2005 senesinde, ülkemize ithal edilecek tüm dağ bisikleti marka ve modellerini sizlere tanıtmayı arzu etmekteyiz. Bu yüzden yeni bir bisiklet alımını düşünen okurlarımızın tanıtım yazılarımızı takip etmelerini tavsiye ediyoruz.

Trek’in yeni modellerini sizlere tanıtmaya başlamadan önce Trek ile ilgili önemli bir noktayı dile getirmek istiyoruz:

Trek firması, ürettiği modellerinin hemen tamamında, pazarlamanın yapıldığı bölgeye bağlı olarak farklı donanımlar kullanmakta. Örneğin Türkiye “Avrupa için üretilen” Trek modellerinin pazarlandığı ülkeler arasında bulunuyor.
Avrupa piyasasını, Amerika ile karşılaştırdığımızda, aynı modeller için bir kademe üst seviye donanım ve parçaların kullanıldığını görmekteyiz.

Dolayısıyla bu yazıdan sonra Trek bisikletlerini daha detaylı inceleme isteği duyacak olursanız, Trek'in Amerika bölgesi için hazırladığı internet sitesini değil, İngiltere için hazırlanan sitesini incelemeniz gerekmekte.

Sanırız bu ön açıklamadan sonra 2005 Trek modellerini tanıtmaya başlayabiliriz:

Trek Temel Bisiklet Grupları
Trek, ürettiği dağ bisikletlerini 3 ana grup altında sınıflandırıyor:
- Bruiser (Sert sürüş - Serbest Sürüş Serisi)
- Yarı Sabitler (Hardtail)
- Tam Amortisörlüler (Full Suspension)

Bruiser serisi Trek için yeni bir seri. Bu seride 3 farklı Bruiser modeli bulunuyor. Bruiser 1, 2 ve 3.

Trek Bruiser Serisi Özellikleri

Her türlü zeminde sert kullanıma yönelik hazırlanan bu seride, sağlamlık ön planda tutulmuş. Bisikletlerin ağırlıkları gözönüne alındığında, Bruiser’ların, daha çok bmx'e yakın, zıplamaya, rampa atlayışlarına, oldukça yüksek seviyelerden düşüşlere izin verecek şekilde üretilmiş olduklarını görüyoruz. Ülkemize ithal edilmeyen serinin donanım özelliklerine bakıldığında, mekanik disk frenler ve Alivio - Acera gibi ortanın altı Shimano sistemlerinin kullanılmış olması da bu bisikletlerin akıcı bir sürüş yerine hareket ve sert sürüşe uygun üretildiklerini gösteriyor.
Bruiser 2
Bruiser 2
Büyük boyut için tıkla!

Yarı Sabitler (Hardtail)
Trek İngiltere'ye yönelik sitesinde yarı sabit bisikletlerini, "Giriş Seviyesi", "Orta" ve "Üst Seviye" olmak üzere 3 alt gruba ayırmış durumda.

Trek modellerini incelerken, markanın ürün çeşitliliğini de gözönüne alarak, yazımızı, yaklaşan bahar aylarında bisiklet edinmek isteyen ya da bisikletlerini yenilemeyi düşünen okurlarımızın faydalanabileceği bir çeşit bisiklet satınalma rehberi halinde düzenlemeye çalıştık.

Örnekler verilerek anlatıldığında çok daha verimli bir bilgi aktarımı olacağına inandığımız için tüm Trek modelleri üzerinden geçerken, küçük notlar halinde yeni bisiklet alacaklara doğru seçimi yaparken nelere dikkat etmeleri gerektiğini hatırlatmaya, tabiri yerindeyse ipuçları vermeğe çabaladık.

Trek’in 2005 yılı ürün yelpazesine geçmeden önce, “hangi bisikleti seçmeli”, bisiklet seçerken “doğru düşünce tarzı ne olmalı”, “hangi kritik noktalara dikkat edilmeli” şeklinde soruları bulunan okurlarımıza önerimiz, geçtiğimiz sene yayımlamış olduğumuz “Dağ Bisikletine Giriş” yazı dizimizdeki 3 yazıyı da dikkatlice okumalarını tavsiye etmek olacak.

1 - Hangi Bisikleti Almalı?
2 – Bisikletin Temel Parçaları
3 – Doğru Bisiklet Seçimi

Giriş Seviyesi Yarı Sabitler
Bu aralıkta Trek’in 3000 ve 4000 serisi modelleri bulunmakta. Önce 3000'li seriden başlayalım isterseniz:
Trek'i “büyük marka” yapan önemli özelliklerinin başında, dikkatle belirlenmiş bisiklet alıcısı gruplarına yönelik tasarlanmış, itina ile donatılmış, zengin bir model yelpazesine sahip olması gelmekte.

Firmanın sadece “giriş seviyesi” bisikletlerinde bile, birbirinden küçük ama önemli ayrıntılar ile farklılaştırılmış 10 değişik modele sahip olması, sözkonusu Trek geleneğinin en iyi göstergelerinden olsa gerek.
Bu çeşitlilik içerisinde, yeni bisiklet almayı düşünen bir kişinin, bir Trek mağazasına uğrayıp kendisine uygun bisikleti bulmadan çıkma ihtimalinin oldukça düşük olduğunu söyleyebiliriz. Tabii tüm Trek modellerinin mağazada bulunması durumunda!

Temel Donanım Bilgisi:
Shimano marka vites sistemlerine göz attığımızda, en alt sınıf olan başlangıç seviyesinde 3 serinin bulunduğunu görürüz. Düşükten yükseğe olmak üzere;
Tourney TX, Altus ve Acera.
Bu 3 alt seviye çekiş sistemi de üst seviyedeki sistemlerin belirli özelliklerini, sınırlı malzeme kalitesi ile üzerlerinde barındırıyor olsalar da hiçbiri performans amaçlı sürüş ve zorlu şartlara uyumlu olmak amacıyla üretilmemiştir.

Varoluş amaçları düzgün, engellerden uzak zeminlerde, akıcı ve hatasız bir sürüşü sağlamaktır. Bu nedenle bir bisikleti seçerken öncelikle sürücünün bisikleti ne amaçla kullanacağına net bir şekilde karar vermiş olması önem arzetmektedir.

Bütçeden önce “kullanım amacının” belirlenmiş olması birincil hedef olmalıdır!

Trek’in dağ bisikletlerine giriş seviyesi olan 3000'li modellerinde, ön vites aktarıcılarda Tourney TX, arka aktarıcılarda ise 3500 dışında (Tourney kullanılmış) Acera’nın kullanılmış olduğunu görüyoruz.

Trek 3000 Serisi Özellikleri

Aynakol olarak 3500 - 3700 modellerinde kullanılan Suntour'un SR XCC-100 aynakol seti, 48-38-28 dişli oranlarına sahip. Dolayısıyla her iki modelin de dağlık zorlu zeminlerden çok düz yol ve şehir içi kullanım için tasarlandığı anlaşılıyor. "Trekking aynakol" olarak da tabir edilen bu aynakolun, kaset olarak Sunrace'in 7'li “megarange” dişliye sahip (34 dişli) kasediyle birlikte gelmesi, bu savımızı destekler niteliktedir.

Shimano’daki “Megarange” kavramını bu noktada kısaca açıklamak gerekirse, uygulamada, arka kaset dişlilerinde, tekerleğe en yakın olan en büyük çaplı dişlinin (34 dişli) diğer dişlilere göre oldukça büyük ve fazla dişliye sahip olması sayesinde, dik ve zorlu yokuşlarla karşılaşıldığında, nispeten antrenmansız, güçsüz ya da spora yeni başlayan sürücülerin en küçük vitese geçtiklerinde, kullandıkları bu geniş dişli sayesinde daha rahat pedal çevirebilmeleri amaçlanmaktadır. .
Arkada kullanılan 7 dişli kaset sunduğu sınırlı vites çeşitliliği nedeniyle, günümüz 8 ve 9’lu kasetleriyle kıyaslandığında, 3500 ve 3700 modellerinin, arazi dışı kullanımlara yönelik olarak tasarlandığını açık bir şekilde göstermekte.

Bu demek değildir ki araziye çıkıp bu bisikletlerle sürüş yapılamaz! Dile getirmeye çalıştığımız nokta, bu modellerin ana üretim amacının arazide sürüş olmadığıdır. Daha çok düzlük, eğimi az ve sorunsuz zeminler için bu modeller en iyi fiyat / performansı kullanıcılarına sunacaklardır.

3900 modeline baktığımızda ise olayın biraz daha dağ bisikletine kaydığı görülüyor; yine Suntour'dan XCC-150 kodlu ancak bu kez 42-34-24 dişli oranlarına sahip ve arazi kullanımına daha yatkın bir aynakol kullanılan bu modelde, kaset olarak SRAM'ın 8'li olan PG 830 modeli tercih edilmiş.

Her üç modelde de kullanılan amortisörler, sahip oldukları teknoloji ve 63 ila 70 mm esneme payları ile arazide performans göstermekten çok yoldaki küçük pürüzlere tepki vermek üzere üretilmiş modeller; Bu seride amortisörlerden özel bir performans beklememekte fayda var.

Kadro malzemesi olarak ise Trek'in Alpha serisi alüminyum alaşımı kullanılmış. Yaklaşık 20 yıldır sürekli geliştirerek bu yüksek kaliteli alüminyum alaşımı kullanmaya devam eden Trek, Alpha boruları kullanarak özenli kadrolar yaratmakta.

Kaliteli ancak daha üst modellere oranla nispeten daha ağır bir kadroya sahip olan 3000 serisi modeller, güvenilir, sağlam, kaliteli ve nispeten ağır bir gövdeye sahipler.
Sele ile gidonun birbirlerine oranla konumlarına bakıldığında her 3 modelde de hemen hemen aynı hizada hatta gidonun seleden biraz daha yüksekte olduğu bir yapının düşünüldüğü görülmekte. Bu da kadro geometrisi ve kullanımında tamamen rahat, keyifli ve sportif sürüşten uzak bir karaktere sahip olunmasının hedeflendiği görülmekte.

Normalde klasik sportif amaçlı kullanılacak bir dağ bisikletinde bu seviye farkının, “sele yüksekte olacak şekilde” 3 ila 5 cm arasında olması genel geçer bir kural haline gelmiştir.

3000'li Trek modelleri ile ilgilenecek sürücü kitlesinin bizce şu özelliklere sahip olması yerinde olacaktır:

- Sürüşlerinin %70’inin asfalt, şehir içi ve bakımlı yollar ile hafif stabilize toprak zeminde olması.
- Ağırlıktan öte rahatlığı gözönüne almaları,
- Dar bütçeli ve giriş seviyesi modellerde en iyi fiyat performansı hedefleyen kişiler olmaları.
- Performans sürüşünden öte, bisiklet sürmekten keyif almaya odaklı bir düşünce yapısına sahip olmaları.

Sonuç olarak Trek’in 3000'li modellerden herhangi birini seçtiğinizde vücudunuzun sürüş esnasında rahatsız olma ihtimali oldukça azalırken, sürüşünüzden keyif alacak ancak bunun yanısıra sportif bir sürüşten de nispeten uzak kalacaksınız.
Trek 3900
Trek 3900
Büyük boyut için tıkla!

Bu serideki favorimiz, 3900 modeli oldu zira dağ bisikleti özelliklerine en yakın donanım bu modelde bulunmakta. Fiyat performans olarak da daha aşağılara bakmaya gerek yok. İthalatçı firma 3900 dışında bu serideki diğer modelleri ülkemize bu yıl zaten ithal etmiyor.

Trek 3900’ün ülkemizdeki perakende satış fiyatı 390€

Giriş Seviyesinde 4000’ler
Bu seriye geçişte ilk dikkatimizi çeken şey kullanılan gövde malzemesi olarak 3000’li serideki Alpha’nın yerini, Alpa SL alaşımın almış olması. Aralarındaki farkı merak edenler için: SL harfleri “Super Light” yani "çok hafif" anlamına gelmekte. Alpha SL borular, tecrübeli Trek mekanisyenlerinin ellerinde bizzat insan emeği harcanarak birleştirilme ve 2 kez dipçiklenme (inceltilip güçlendirilme) özelliklerine sahipler.
Trek’in Waterloo Wisconsin'de bulunan merkezinde hazırlanan Alpha SL gövdesi üzerine kurulu bir Trek modelini seçtiğinizde gerçek anlamda dağ bisikletlerine geçişe de sağlıklı bir adım atmış olduğunuzu bilmelisiniz.

4000’li seri gövdelerde, kullanılan ince çeperli Alpha SL boruların yanısıra, çeki borularında eliptik şekillendirilmeye gidilerek, direnç üst seviyelere çıkartılmış, sertlik artışı sağlanmıştır. Bu da daha hızlı ivmelenme, hafiflik ve sportif kullanıma açılan kapıyı aralamak anlamına geliyor.

Eğer bir bisikletin kalbi kadrosuysa, siz 4000 serisi bir bisiklet modelini seçerek zor kazanılan paranızın karşılığını, ileride gelişmeye açık, kaliteli bir gövde sahibi olarak elde etmiş olacaksınız.

4000’li seride 7 adet model bulunmakta. En düşükten yükseğe modeller sırasıyla, 4300RIGID, 4300, 4300D, 4400E, 4500DE, 4500E, 4500WSD olarak sıralanabilir. Bunlardan ülkemize ithal edilen modeller ise 4300D, 4500E ve 4500DE.

Trek 4000 Serisi Özellikleri

Gelin bu modellerin donanımlarını kısa notlar halinde incelemeye çalışalım:
4000’li serinin en düşük modelinden yükseğe doğru kullanılan amortisörlerin kalite ve teknolojik özellikleri artmakta. Rock Shox Judy TT ile RST Gila hemen hemen aynı kalite ve özelliklere sahip amortisör modelleri. Performans olarak üst seviyede olmasa da yeterli konforu sağlayacak cinsten orta ve hemen altı seviyede amortisörler bunlar.
Çekiş sisteminde, 4300 ve 4400 dışında Shimano’nun orta seviye serileri olan Alivio ve Deore sistemlerinin kullanılmış olduğu görülüyor. Yani 4300 ve 4400 modelleri 3000'li serideki donanım kalitesinde devam ederken, fark sadece kullanılan kadronun Alpha SL olması.

Orta seviye yarı sabitlere giriş seviyesinin, kullanılan çekiş sistemlerinden dolayı aslında 4500 modeliyle başladığını söylemek mümkün.
Aynakol olarak 4300’de Suntour’un XCC 150’si ile devam edilirken, 4400 modelinde Acera aynakol seti kullanılmış, geri kalan tüm 4000’li modellerde ise Alivio aynakolların kullanıldığı görülmekte. Kaset olarak ise bu serideki tüm modellerde SRAM markası seçilirken, 4300 ve 4400’de 8 dişli PG830 diğerlerinde ise günümüzde üst seviye modellerde görülen 9 dişli PG950 modeli tercih edilmiş.

Geri kalan parçaların büyük çoğunluğu, Trek’in sahibi olduğu Bontrager firmasına ait orta kalitede parçalar. Fazla söze gerek yok kaliteli ve özel bir performans sunmayan uygun fiyatlı parçalar Bontrager’ın ürettikleri.

V-Fren olarak Tektro’lar kullanılmış. En özenli fren seçimi olduğu söylenemez belki ancak normal bir sürüş için yeterli fren gücünü sunacaktır Tektro’lar.
Gelelim disk frenli modeller olan ve ülkemize de ithal edilmiş olan Trek 4300D (650€) ve 4500DE (890€) modellerine. Shimano’nun sırasıyla, M465 ve M495 model fren tamburları ve disklerinin kullanıldığı bu bisikletleri seçecek olan bisikletseverlerin en önemli alım nedeninin disk frene sahip bir dağ bisikletine sahip olmak, “güzel bir görüntü elde edebilmek” ve “dağ bisikletlerinde gelinmiş olan en son teknolojiyi” yakalamak olacağı aşikardır.
Ancak bu örneğimizde her ikisi de standart Shimano serilerine mensup olmayan, Shimano’nun en düşük seviye disk fren tamburları ile kurulacak bisikletlerden, fren gücü anlamında orta vadede iyi bir performans elde edebilmek bizce iyimserlik olacaktır.

Neden derseniz, dağ bisikletlerinde “disk fren teknolojisi” halen gelişmekte olan ciddi iyileştirme ve yeniliklere açık olan bir noktada bulunmakta. Günümüzde farklı markaların en üst seviyesindeki disk fren modellerinde dahi halihazırda önemli sorunlar yaşanmaya devam edip tam bir memnuniyet sağlanamamışken, Shimano markasının en düşük disk fren modellerinin kullanıldığı bu iki modelin seçilmesi bizce çok doğru bir yaklaşım değildir.
Trek 4300D
Trek 4300D
Büyük boyut için tıkla!

Disk fren alınırken ilk önce düşünülmesi gereken şey, bisikletin kullanılacağı zemin ve şartlarda gerçekten “disk fren performansının” gerekli olup olmadığıdır.
Eğer gerekli değilse disk fren yerine bir üst model çekiş sistemine sahip kaliteli v-frenleri üzerinde barındıran modellere yönelmenizi tavsiye ediyoruz. Amaç paranızın karşılığı en iyi kalite ve performansı elde etmekse eğer, izlenilmesi gereken yol düşük seviye disk frenler olmamalıdır. Ayrıca bu tür disk frenlerle birlikte gelen ilave ağırlık, yaşanacak ayar sorunları ve muhtemel düşük performans bisiklet sürüşünüzden alacağınız keyfi de zedeleyecektir.

Disk frenli ve frensiz iki model karşılaştırılırken tercihin, disk frenli model yerine bir üst seviye donanım ve çekiş sistemine sahip disk frensiz modelden yana kullanımı özellikle giriş ve orta seviye dağ bisikletlerinde genel olarak olumlu sonuç verecektir.

Eğer gerçekten performans sürüşü yapılacaksa, uzun inişlerin, zorlu teknik mekanlarda sürüşler gerçekleştirilecekse ve en önemlisi bütçe elveriyorsa, en iyi düşünce şekli olası en üst seviye disk fren serilerine sahip model seçimine gitmek olmalıdır.
Trek 4500E
Trek 4500E
Büyük boyut için tıkla!

4000 serisinde tercih edilebilecek modeller bize göre eğer bütçe zorlanmıyorsa 4500 E (790€) zorlanıyorsa 4400E (ithal edilmiyor) ve satın alan bir bayan ise kesinlikle 4500WSD (ithal edilmiyor) olmalıdır.Eğer disk frenli bir model tercih ediliyorsa o zaman bütçeyi yükseltip 6000’li serideki disk frenli modeller düşünülmelidir.
Trek 6700E WSD
Trek 6700E WSD
Büyük boyut için tıkla!

Burada kısaca “bayanlara özel” –WSD modellerine değinmek gerekirse, gövdelerin aynı serideki diğer modellerle aynı alaşımdan yapılmasının dışında, üst borunun efektif uzunluğunun bayanlara özgü anatomik özellikler dikkate alınarak “daha kısa” tasarlanması, “kısa” gidon boğazı ve dar gidon, yine bayan anatomisine uygun rahat sele ile hafif sürücülere uygun olan amortisör yayı seçimi, aynakolda "kol“ uzunluğunun kısa tutulması (170mm) bayanların iyi ve keyifli bir sürüş elde etmelerinde çok önemli unsurlardır. Ülkemize bu modeller ithal edilmiyor olsa da özellikle bayanların eğer mümkün ise bayanlara özgü WSD serisi modellerden edinmelerini tavsiye ediyoruz.

6000 Serisi – Orta Seviye Yarı Sabitler
OrtaSeviye yarı sabitlere gelindiğinde karşımıza 6000 serisi çıkmakta. Bu gruptaki dağ bisikleti modellerinin tümü artık ciddi olarak doğada sürüşe uygun, oldukça kaliteli ve seçkin donanıma sahipler.

Trek 6000 Serisi Özellikleri

4000 serisinden geçişte ilk göze çarpan özellik Alpha SLR alüminyum alaşım boruların gövdelerde kullanıma başlanması. Bir başka deyişle 6000 serisi modellerinde kullanılan kadrolar oldukça kaliteli ve hafifler. Alpha SL’de görülen inceltme ve hafifletme işlemi SLR’de daha da yoğun bir şekilde uygulanıyor. Yine iki kez dipçiklenmiş ve özel ısıl işlemden geçirilen Alpha SLR’da sertlik artarken, hafifleme sağlandığı görülmekte.

Kullanılan amortisörleri incelediğimizde, 6500’lerde Manitou Axel Comp, 6700’lerde ise RockShox Pilot SL kullanıldığı görülüyor. Her ikisi de 80mm esneme payına sahip amortisörlerden Pilot SL, sahip olduğu güncel - gelişmiş Rock Shox teknolojileri, üst seviye amortisörlerde görülen “motion control”, dıştan tepme ayarı ve kilitleme (lockout) özellikleri ile yaylı havalı yapısı sayesinde yine "kilitleme" lockout özelliğine sahip Axel Comp’a göre bir adım öne çıkmakta.
Uzun ömürlü ve performans amaçlı iyi bir orta seviye amortisör olarak Pilot SL iyi bir seçim olacaktır.

Bildiğiniz gibi Shimano çekiş sistemlerinde, ciddi arazi sürüşüne yönelik olarak 4 ayrı seri bulunmakta. Aşağıdan yukarıya doğru: Deore, LX, XT ve XTR..
Trek de modelleri arasında ciddi arazi sürüşüne giriş bisikleti modeli olarak 6500’ü görüyor olmalı ki bu modelde vites değiştirici ve aynakol seti olarak Deore grubunu kullanmış. 6700’lerde ise vites değiştiriciler ve aynakol seti olarak LX kullanıldığını görüyoruz.

2005 LX’lerde Önemli İyileştirmeler
Burada şunu belirtmek gerekiyor; 2005 senesinde LX vites grup seti tamamen yenilendi. Özellikle LX aynakol’da üst seviye modellerde görüldüğü gibi sertlik arttırılmış, kolların içleri boşaltılmış (hollowtech) tıpkı üst modeller olan XT ve XTR’da gördüğümüz gibi orta mil, aynakollar ile tek parça halinde üretilmiş; geçtiğimiz senelerde XT ve XTR gruplarında gördüğümüz performans artışı LX’te de bu şekilde yakalanmış durumda. Aynakolun LX sette bu yapıda üretilmiş olması sürüş performans ve zevkinizi oldukça arttıracak önemli bir etkendir. Yine LX vites sisteminde görülen ikili kontrol adı verilen ve “Vites ve Fren kolunun” tek kol halinde geldiği kollar da XT ve XTR’dan miras kalan gelişmiş özelliklerden.

LX 2005 ile ilgili yazımızı gözden geçirerek konu ile ilgili daha detaylı bilgi edinebilirsiniz.

Tüm 6000’li modellerde arka vites aktarıcı XT kullanılmış ki burada Trek’in hiçbir şekilde hata yapmak istemediği anlaşılıyor. Biliniyor ki Deore ve LX arka vites attırıcıları ne kadar iyi olurlarsa olsunlar, XT ve XTR mekanizmaları ile boy ölçüşebilecek mükemmellikte değiller. Trek de bu durumu gözönüne alarak bilinçli bir üreticinin yapması gerekeni yapmış.

Fren setlerine baktığımızda ise 6500E (990€) yani en düşük 6500 serisi modelinde Alivio v-frenler kullanılmış. Disk frenli 6500 DE’de (1.250€) ise Deore hidrolik disk fren kullanılıyor. 6700’lere bakıldığında ise 6700E’de (1.290€) yine Alivio v-fren kullanılırken, 6700 WSD bayan modelinde disk fren olarak Hayes’in HFX 9 hidrolik disk freni kullanılmış. Serinin en üst modeli 6700 DE’de (1.650€) ise LX hidrolik frenlerin kullanıldığını görüyoruz.
Trek 6700E
Trek 6700E
Büyük boyut için tıkla!

SPD pedal kullanımı ilk kez 6700’lerde M520 modeli ile başlamakta; Trek yarı sabitlerde, 6700 modellerinde ekonomik, ancak performansta hiç de geri kalmayan M520 spd pedal modelini kullanmış.

Geri kalan tüm parçalar Bontrager temelli olduğu için fazla bir yorum yapmak istemiyoruz ancak orta halli sorun çıkartmayacak nitelikte parçalar olduklarını rahatlıkla söyleyebiliriz.

6000’lı serilerde gerçekleştirilen donanım seçimi bizce gayet isabetli. Nispeten düşük bütçeye sahip ciddi bir dağ bisikleti alımını hedefleyenler için 6500E doğru seçim olacaktır. Deore disk frenli 6500DE yerine ise LX donanımlı, Pilot SL amortisörlü 6700E’yi (1.250€) tercih etmelerini tavsiye edeceğiz.

İlla “disk fren” isteniyorsa, LX disk frenli 6700DE tercih edilecek ilk disk frenli model olmalı tüm Trek modelleri arasında. (1.650€)

Modelleri incelerken en iyi fiyat performans’a sahip olan 6000 serisi modelin 6700E yani 6700’lerin disk frensiz modeli olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. RS Pilot SL amortisör, Alpha SLR kadro, 2005 model LX temelli, arkada XT aktarıcılı çekiş sistemi, sorunsuz bir sürüşü garanti eder nitelikte. M520 SPD pedalların da kullanılmaya başlandığı 6700E modelinde performans için asgaride gereken her türlü donanım mevcut.
Zayıf olan tek nokta belki Alivio V-Frenler olabilir ki onlar da zaman içinde rahatlıkla değiştirilebilecek parçalardan. Eğer performans çıtası arttırılmak isteniyorsa, seçilecek model bayanlar için 6700 WSD olmak üzere 6700 DE olmalıdır.

Üst Seviye Yarı Sabitler:
OCLV ve ZR9000 bu seriyi tarif ederken sık kullanacağımız en önemli iki terim olacak. OC, “Optimum Compaction” yani “En iyi sıkıştırma” OCLV karbon alaşımı üretiminde karbon katmanlarının sıkıştırılma yöntemini ifade eden bir tabir. LV ise “low void” yani “Düşük seviyede boşluk, zayıflık” anlamına geliyor. Bu da karbon katmanların sıkıştırılması esnasında oluşan zayıf nokta sayısının düşük tutulması ve mükemmele yakın hatasız bir işlemi ifade etmekte. OCLV üretimi esnasında hata payı – boşluk miktarı %1’in altında bırakılarak uzay teknolojisinin ulaştığı üretim kalitesi yakalanıyormuş Trek’in açıklamasına göre.

Gelelim ZR9000’e: Bu alaşımda ise endüstri standartı alüminyuma zirkonyum eklenerek daha sert ve güçlü bir yapı oluşturuluyor. Trek, ZR9000 için titanyumdan hafif, çelikten güçlü tabirini kullanıyor bu yüzden. Hafif, performanslı, sert, güçlü ve dayanıklı. Tüm bu özellikler ZR9000 alaşımı en iyi şekilde betimliyor.

Trek Üst Seviye Yarı Sabit Özellikleri

Trek’in üst seviye yarı sabitlerinde sadece 3 model bulunuyor:
En tepede OCLV karbon kadrosuyla 9.8. Daha sonra ZR9000 alüminyum kadro üzerine kurulu 8500 ve 8000 modelleri.
8000’li serideki her iki model de aynı kadroyu kullanmakta. Yani bu modellerde sadece donanım farklı.

Donanımlara bakıldığında ise her üç modelde de kalite ve performanstan hiçbir şekilde taviz verilmediği görülmekte:
Amortisör olarak 8000 ve 8500’de Fox F80’lerin kullanıldığı görülüyor. Performans sürüşünün zirvelerini ifade eden bu özel amortisör modeli için fazla söze gerek yok. 9.8 OCLV’da ise RockShox SID Team bulunuyor.
9.8 OCLV modelinde, karbon gövde farkı nedeniyle fiyatın 8500E ile aynı seviyelerde tutulabilmesi için tamamıyla Shimano XT serisi çekiş sistemi kullanılmış. 8500E’yi incelediğimizde ise tamamıyla XTR grup setinin kullanıldığı görülüyor. 8000E de tıpkı 9.8 gibi tamamıyla XT donanıma sahip.
Büyük boyut için tıkla!

Her üç model incelendiğinde kullanılan diğer parçaların hemen hepsi yine Bontrager’dan ancak bu kez markanın en özel parçalarından oluşmakta. Bontrager Race serisinden sele, sele borusu, gidon ve gidon boğazı kullanılmış her 3 modelde de...

Tekerlek setlerinde 8000 ve 8500 modellerinde Bontrager Jones, OCLV’da ise hafifliği ile ünlü Bontrager Race Lite Tubeless uyumlu jant setleri kullanılmış. Lastikler de her üç modelde normal klasik Bontrager modelleri. İçsiz “tubeless” lastiklere uyumlu “race lite” jant seti ile gelen 9.8’ler dışında eğer tubeless lastik kullanmak istiyorsanız, 8000 ve 8500 modelleri için jant setlerine ayrıca para harcamanız gerekecek!

Fren setlerine bakıldığında, 8000E’de XT, 8500E’de XTR hidrolik disk frenlerin kullanıldığı görülmekte. 9.8 OCLV’da ise Avid SD5 V-Frenlerin kullanılması, Trek’in bu modelde maliyeti düşürmek için bu önlemi aldığını gösteriyor.

8000 ve 8500’ler SPD pedalsız geliyor. 9.8 ise ortalama bir kaliteye sahip M520 SPD pedallarla gelmekte.

Genel olarak bakıldığında 8000 ve 8500 modellerinin bu sene oldukça iddialı olarak hazırlandığını söylemek mümkün. Özellikle 8500E modeli tamamıyla XTR ile donatılmış, ZR9000 kadrosu ve Float F80 amortisörüyle göz dolduruyor.
Hatırlarsanız yarış'a yönelik amortisörleri işlediğimiz yazımızda, Terra Logic teknolojisinden ve Fox amortisörlerinin performansından bahsetmiştik. Belki ilginç bir not olarak bu amortisörlerde kullanılan ve "Threshold-Ventil" adı verilen yüksek basınç sübabı sayesinde, amortisörün, yerden gelen darbelere karşı tam aktif duruma geçerken, üstten bastırıldığında ya da pedal çevrildiğinde hareketsiz kaldığını belirtmemiz gerekiyor. Bu sayede Fox amortisörlerinde ilave "kilitleme" (lockout) özelliğine de gerek kalmıyor.

Her 3 modelin de paketten çıktığı gibi yarışlarda kullanılabileceğini bilmiyoruz söylememize gerek var mı? Ancak etkin üst boru uzunluğuna bakıldığında, 9.8 gövdenin 8000 ve 8500 model gövdelere oranla yaklaşık 3 cm kadar daha uzun olduğu görülmekte.
Bu da 9.8 OCLV kadronun tamamen yarışa yönelik olarak tasarlandığının bir diğer göstergesi.

Fiyatlara geldiğimizde, 8000 modeli 2.490€ fiyatıyla en iyi fiyat performansı sağlarken, en yüksek performansı hedefleyen bisikletseverlerin başvuracağı adres 3.390€ fiyata sahip 8500 modeli olmalıdır.
Ben karbon gövdeye sahip bir bisiklet istiyorum diyenler içinse yarı sabitlerde tek seçenek 9.8 OCLV modeli olacaktır Trek markasında.
Fiyat yine 3.390€.
Trek 9.8 OCLV
Trek 9.8 OCLV
Büyük boyut için tıkla!

Kaliteli üst seviyeli bir bisikleti en iyi fiyatla almayı amaçlıyorsanız, adresiniz 8000, mükemmel donanıma sahip bir bisiklet arzu ediyorsanız da adres Trek 8500 modeli olmalı diye düşünüyoruz.

Tam amortisörlü modeller
Sıra geldi tam amortisörlü modellere. Ülkemizde tam amortisörlü modellere ilgi ne yazık ki halen yok denecek kadar az iken, günümüzde dağ bisikletinin geleceğinin tam amortisörlülerde olduğunu artık rahatlıkla söyleyebiliyoruz. Ülkemizde bisikletlenme hareketi yeni başladığından halen “yarı sabit”lere ilgi üst seviyelerde seyrediyor. Ancak dünyada özellikle sportif amaçlı dağ bisikleti satışlarına göz attığımızda, yarı sabit satışlarında önemli bir azalma gözükürken, tam amortisörlü bisikletlerde tam bir patlama gözlenmekte.

Bunun birincil nedeni hiç şüphesiz hemen tüm ciddi dağ bisikleti meraklılarının en az 1 adet orta halli yarı sabite sahip olması. Bir diğer neden, amortisör düzeneklerindeki görülen teknolojik gelişme ve başarılı arka amortisör düzeneklerinin hayata geçmeye başlayarak, tam amortisörlü bisikletlerin klasik hastalığı olan “pedal basışta esneme” ve “yokuşlarda enerji emme” hastalıklarının en aza indirgenmiş olması. Ayrıca gövde alaşımlarında görülen ilerleme, genel olarak tam amortisörlü dağ bisikletleri ile yarı sabitlerin en önemli farklarından olan “ağırlık” konusunu yavaş yavaş tam amortisörlüler lehine çevirmiş bulunuyor.

Günümüzde dünya kupası yarışlarında tam amortisörlü modeller ile yarışan profesyonellerin sayıları hızla artarken, yarışların tam amortisörlülerle kazanılması artık şaşırtıcı bir durum olarak görülmüyor.

Tam amortisörlülerin en önemli avantajları hiç şüphesiz, tekerleklerin zemin üzerinde aheng içerisinde dönmesine yardım ederken, akıcı, performanslı ve nispeten konforlu bir sürüşe izin vermeleri. Öyle ki 2.5 – 3 saati aşan uzun sürüşlerde, sürücüye sağlanılan bu ilave konfor, enerjinin daha etkin kullanımını sağlamada önemli bir etken olmakta. Ayrıca zorlu zeminler ile karşılaşıldığında ve özellikle teknik hızlı inişlerde, tam amortisörlülerin avantajı tartışma götürmeyecek nitelikte.

Lafı fazla uzatmadan Trek de dağ bisiklet dünyasının lider firmalarından biri olarak “tam amortisörlü” ürün yelpazesini mümkün olduğunca geniş tutmuş bulunuyor.

Tam amortisörlü modelleri Trek şu 3 ana grup altında sınıflandırmış:
- Fuel (Arazi Sürüşü – OX)
- Liquid (Serbest Sürüş)
- Session (Tepe İnişi – Serbest Sürüş)

Önce kısaca Session ve Liquid serisinden bahsedelim isterseniz. Her iki seri de serbest sürüş ve tepe inişi ağırlıklı binişi hedefleyen dağ bisikleti meraklıları için tasarlanmış.

Session ve Liquid Serisi Özellikleri
Session 77
Session 77
Büyük boyut için tıkla!

Session’lar tepe inişine daha yakın 130-170 mm’lik esneme paylarıyla gelirken, Liquid’ler daha çok freeride, arazi sürüşü amaçlı kullanılabilecek, bir OX arazi sürüşü tam amortisörlüsü kadar hafif olmamakla birlikte hemen tüm eğimli çıkışlarla başa çıkabilecek şekilde tasarlanmış bir model. Sert sürüş konusunda karşılaştırma yapılırken, Liquid’lerde kullanılan Bontrager Race ve Race Lite tekerlek setlerine nazaran, Session modellerinde, Bontrager Big Earl set kullanılmış. Bu da Liquid’lerin daha narin bir kullanışa yönelik üretildiklerini ve hafifliğin Liquid’lerde önemsendiğinin bir göstergesi.
Liquid 65
Liquid 65
Büyük boyut için tıkla!

Session 77 dışındaki tüm modellerde SPV (stable platform) teknolojisine sahip amortisörlerinin kullanılması, amortisör düzeneklerinde gereksiz esnemeleri önleyici “kararlı sürüş” teknolojisi sayesinde kaliteli ve en az enerji kaybına neden olacak sürüş ortamının hedeflendiği anlaşılmakta.

Fuel OX – Arazi Sürüşü Tam Amortisörlüleri:
Trek’in tam amortisörlü modellerde en iddialı olduğu seri hiç şüphesiz Fuel serisi.

Fuel Serisi Özellikleri

9 modelden oluşan serinin sadece en alt modeli olan Fuel 70 (1.290€) ülkemize ithal edilmiş durumda.
Trek Fuel 70
Trek Fuel 70
Büyük boyut için tıkla!
Ön aktarıcıda kullanılan Alivio dışında tamamen Deore parçalardan oluşan çekiş sistemine sahip bu modelde, Shimano’nun seri dışı disk freni olan M495 Mekanik disk fren kullanılmış. Gövde'de Alpha alaşım kullanılırken, amortisör olarak Manitou Axel Comp'un 100mm'lik esneme paylı modeli uygun görülmüş.

Bir tam amortisörlü olması dışında, modelde donanım seçiminde çok dikkatli davranıldığı söylenemez; tüm Fuel modellerinde kullanılan kendisini kanıtlamış arka amortisör düzeneği Fuel 70’de de kullanılmış. Ancak performans arayan OX sürücüleri için bu model yetersiz kalacaktır.

Fuel serisinde üst modellere yöneldiğimizde, ZR9000 alaşım kullanılan EX7 (2.390€), EX8 (2.990€) ve EX9 (3.990€) modelleri sahip oldukları donanım kalitesiyle dikkat çekiyor.
Fuel 98 Disc (4.290€) ve Fuel 110 (5.690€) ise OCLV karbon alaşım üzerine kurulu özel modeller. Yarı sabit 8000 ve 8500 modellerde kullanılan gövde alaşımı ve donanımı Fuel EX’lerde de aynı şekilde kullanılırken, 9.8 OCLV yarı sabitin karşılığı, Fuel’lerde Fuel 98 ve 110 modelleri olarak karşımıza çıkıyor.

Tam amortisörlülerde, ağırlık faktörünün kaliteli donanım seçiminin yanında gözönünde bulundurulması gerektiğinde, tam amortisörlü bisiklet alacakların Trek'te EX7 ve üzeri ile ve Fuel 98 - 110 ikilisiyle ilgilenmelerini salık veriyoruz.
Fuel 110
Fuel 110
Büyük boyut için tıkla!

Umarız önümüzdeki yıllarda tam amortisörlü modeller için talep artar ve üst seviye tam amortisörlüleri ülkemizde görme şansını daha fazla elde edebiliriz.
7200FX Hybrid
7200FX Hybrid
Büyük boyut için tıkla!

Son olarak yol bisikleti ile şehir bisikletlerinin karışımı “hybrid” olarak adlandırılan bisikletlerden, Trek’in 7200FX modeli de ülkemize bu yıl ithal edilen bisikletlerden. Şehir içinde asfalt yollarda rahat, konforlu bir sürüş amaçlayan bisikletseverlere 590€ fiyatlı bu modeli denemelerini öneriyoruz.

Tüm Amortisörler İçin Genel Notlar
- Tüm Trek modelleri en düşükten en yükseğe "hayat boyu garanti kapsamında"dır.
- Kullanıcıların kendi vücutlarına uygun gövde boylarının bulunabilmesi için bu sene 13" - (15.5" - 16") - (17.5" - 18") - 19.5" - 21" ebatlarında kadro boyları ithal edildi.
Son olarak Trek bisiklet gövdelerinin ayrıca tek olarak satıldığını da belirtelim. Fiyatlar ise şöyle:
Trek 4000 Alpha SL : 250€
Trek 6000 Alphs SLR: 290€
Trek 8500 ZR9000 : 790€
9.8 OCLV : 1.890€ (ithal edilmedi)
Fuel ZR9000 : 1.490€ (ithal edilmedi)
Fuel OCLV : 2.590€ (ithal edilmedi)

Daha detaylı bilgi için www.trek-turkey.com adresinden yararlanabilirsiniz.

Trek - Türkiye İthalatçısı Alatin Bisiklet İletişim Bilgileri:
Telefon: 0212 249 69 50
Adres: Galipdede C. 181 Karaköy
E-posta Adresi: info@trek-turkey.com

 

 
Yayın Sponsoru
  Teknoloji - Donanım

Elektrikli Dağ Bisikletleri Ne Getiriyor?
Elektrikli bisikletler son birkaç yıldır bisiklet dünyasındaki en önemli gelişmelerden sayılıyorlar. Bisiklete binen insan sayısın ... Devamı » » » 

Türkiye Bisiklet Turu Ayakkabılar
“Dost başa bakar, düşman ayağa” derler, 51. yapılan TUR’da yarışan sporcular biz amatörlerin rakibimiz olamaz ama biz yine de ayak ...
Devamı » » » 

Türkiye Bisiklet Turu Bisikletleri

Etixx – Quickstep


Marka / Model: Specialized Venge
Çekiş Sistemi: FSA K-Force Light aynakol / Shi ...
Devamı » » » 

Eki.14 Mavic, Fox, 661, Met ve Scott'ın...
Tem.14 Shimano Ultegra 6800 Testi
Haz.14 SRAM X0 2x10 Grup Testi
Haz.14 MTBTR'de Yazlık Testler
Şub.13 Merida 2013/14 Model Yılı Yenil...
Tem.12 99. Fransa Turu'nda Bisiklet ve ...
Haz.12 Sedona İstanbul Yollarda
Haz.12 Kaskı Doğru Takmak
Auğ.11 3x10 Shimano XT Testi
Tem.11 Mamut Trailers Testi
Nis.11 Shimano'nun İki Yeni Rüzgarlığın...
Şub.11 Specialized bgFit Deneyimi
Tem.10 Değişik Vites Oranları Ne Getiri...
Haz.10 Scott Genius LongTravel, Yeni Sc...
May.10 Sigma Topline 2209
Mar.10 DT Swiss & Schwalbe RideCamp
Ksm.09 Karbon Hakkında Soru-Cevap
Tem.09 AFC Ürünlerini Test Ettik!
Haz.09 Scott'ın 2010 Model Yenilikleri
Şub.09 Shimano'nun Yeni Orta Yolu: SLX
Eki.08 Fox 2009: Dünyanın En İyi XC Kom...
Haz.08 Sigma Sport Powerled Black Testi
Teknoloji - Donanım Arşivi

 

  Bu yayın 12773 kez okundu.
  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır. Bu yazı yazarın sorumluluğundadır.
  Hukuki bir durumda MTBTR.com sorumlu tutulamaz.


 

 
  Yarış Dünyasından  |  Atölye  |  Panorama  |  Teknoloji - Donanım  |  Patika  |  Sağlık ve Antrenman  | 
  Biz Kimiz  |  İletişim ve Yardım  |  İnsan Kaynakları

Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları |  mtbtr.com™ 2001 - 2015