Anasayfa
 MTBTR'de Bugün 
 Fotoğraflar 
2014 Bisiklet Katalogu
   
 
 Kurallar   IK   Biz Kimiz   İletişim ve Yardım   Hoş Geldin, üye girişi yapın Üye Girişi
 
24 . Eylül . 2017  
Marmara Bisiklet Turu (1. Gün: İstanbul - Şile)
Bisiklet günlüğü

Marmara Bisiklet Turu (1. Gün: İstanbul - Şile)

Yazar: Süleyman Şatır
5.5.2005

Uzun süre planladığımız Marmara turuna nihayet başlıyoruz… 26 Nisan 2005 Çarşamba günü yola çıkarak bisikletlerimizle Şile, Ağva, Akçaova, Kandıra, Adapazarı, Pamukova, İznik, Bursa, Karacabey, Gönen, Erdek ve Bandırma'ya gitmeyi planlıyoruz… Dönüş Bandırma'dan feribotla…

Büyük boyut için tıkla!

Aslında niyetimiz böyleydi ama, iki gün bardaktan boşalırcasına yağan yağmur, gezimizi çabuk sona erdirdi… Meteoroloji'nin yağmurun süreceğini açıklaması üzerine, 30 Nisan Cumartesi günü yağmur altında İznik'e kadar süren gezimiz yön değiştirerek, yine yağmur altında Orhangazi'ye, oradan da Yalova'ya yönelerek sona eriyor... Bursa, Karacabey, Gönen, Erdek, Bandırma gezisini bir başka tura bırakıyoruz...

Bu yazıda, Cumartesi gününe kadar 5 gün süren gezimizin ilk gününü İstanbul - Şile yolculuğunu anlatıyorum… Yazının devamı da gelecek...

Büyük boyut için tıkla!

Bir gün önceden sözleştiğimiz gibi ben, Necati Bey ve Alaattin Bey'le 26 Nisan Çarşamba günü Sirkeci'de buluşuyoruz. 07:50 vapuruna binerek Üsküdar'a geçiyoruz. Emekli Deniz Albayı Fikret Bey de, Levent'ten geleceği için, o Beşiktaş'tan Üsküdar'a geçecek…

Büyük boyut için tıkla!

Grubun en genci benim, benim de yaşım 53… Emekli öğretmen Necati Bey 66, Emekli Deniz Albayı Fikret Bey 74, Tekel'den emekli olan Alaattin Bey ise 63 yaşında… Alaattin Bey'in her fırsatta sigara içmesini Tekel'den emekli olmasına bağlıyoruz.

Büyük boyut için tıkla!

Ve sözleştiğimiz gibi Üsküdar'da bir araya geliyoruz… Fikret Alb. bisikletinin arkasındaki Türk bayrağı ve donanma armasıyla dikkatleri çekiyor… Necati Bey de, yeni aldığı Trek bisikletini bu turda deneyecek… 08:15'de Doğancılar, Karacaahmet, Zeynep Kamil ve Capitol'ün önünden geçerek Şile'ye giden otobana giriyoruz…

Büyük boyut için tıkla!

Otobandaki tünel girişinde resim çekiyorum. Aslında ilgimi çeken her yerde resim çekmek istiyorum ama, resim çekmek için durduğumda ise, geride kalıyorum... Gruba yetişmek için sürekli pedal basıyorum. Bu sefer de, resmini çekmek istediğim yeni yerleri kaçırıyorum, saat ve km notlarını yazamıyorum… Neyse, aklımda kaldığı kadarıyla 08:55'de Ümraniye'den geçtikten sonra, Şile sapağına geliyoruz.

Büyük boyut için tıkla!

Yolun kenarındaki emniyet şeridi, bize sürüş kolaylığı veriyor. Ancak, yol ayrımlarından geçmek, çok tehlikeli… Araçlar, sapaklara hızla dalıyorlar, gitmek istediğimiz istikamete doğru işaret verdiğimiz halde, 'bu yolda ne işiniz var der gibi' üstümüze üstümüze geliyorlar… Bu yüzden yolun boşalmasını bekliyoruz…

Bu arada resim çekerken yol arkadaşlarım, Beşiktaş tesislerinin yanından aşağıya hızla inerek gözden kayboldu bile… Fotoğraf makinam digital olmasına rağmen, eski model ve büyük… Resim çekmek istediğimde ışığının yanması, çektikten sonra da gidonun önündeki küçük çantaya koymam zaman alıyor...

Büyük boyut için tıkla!

Ben de peşlerinden rampadan aşağıya süratle iniyorum. Yol geniş, bisiklet adeta uçuyor. Aşağıda Necati Bey'in beni beklediğini görüyorum. Birlikte durmadan pedal basarak diğerlerine yetişmeye çalışıyoruz. Bu arada Yenidoğan, Çekmeköy, Sarıgazi olduğunu sandığım bir sürü yerleşim yerlerinden geçiyoruz…

Büyük boyut için tıkla!

Fikret Alb. kahvaltı yapmadığını söylüyor, önce Sarıgazi Orduevi'ne, daha sonra Alemdar'a giriyoruz. Saat 10:10, km saatim 32. km'de olduğumuzu gösteriyor. Bir kahvede oturuyoruz. Meraklı bakışlara, nereye gittiğimizi anlattıktan sonra, sohbet esnasında buranın 1970 yılında geldiğim Alemdağ olduğunu öğreniyorum. Adı değişmiş Alemdar olmuş.

Büyük boyut için tıkla!

O zamanlar ağaçlardan, gökyüzü bile görünmüyordu. O ağaçların tümünün kesildiğini söylüyorlar. Şimdi ağaç kesmek yasaklanmış ama, kesilecek ağaç da kalmamış… Buradaki kaynak çeşmeden mataralarımızı doldurduktan sonra 10:40'da yola koyuluyoruz. Hava güzel ve güneşli… 15 dakika sonra tekrar Şile yoluna giriyoruz ve uzun bir rampayla karşılaşıyoruz…

Büyük boyut için tıkla!

Hiç acele etmeden, yavaş yavaş tırmanıyoruz. Ben zaman zaman durup resim çekiyorum. Yukarıda Fikret Alb.'ı bekliyoruz. Çok dik yokuşları Fikret Alb. yürüyerek çıkıyor… Hava pırıl pırıl, güneş yakıyor…

Bir süre yol aldıktan sonra, yol inişe geçiyor. Ama ne iniş… Geniş yolda 57 km hızla indiğimi görünce, bisikleti yavaşlatıyorum. İniş sürerken, bir kavşaktan Ömerli'ye dönüyoruz. Ağaçların tünel oluşturduğu yolda hızlı iniş, şehir merkezine kadar sürüyor.

Büyük boyut için tıkla!

Kuşburnu çayımızı yudumlarken, yine meraklı bakışlara nereye gittiğimizi anlatıyoruz. Saat 11:25… Ömerli'ye kadar 43.56 km yol yapmışız. Bu sırada benim cep telefonuma Vakıfbank'tan bir mesaj geliyor. Mesajda, köprü ve otoyollardan daha hızlı geçişlerde % 20 daha ucuz olan KGS kartı almamız öneriliyor. Bu mesaj, 'yollarda olduğumuzu nereden haber almışlar' gibi esprilere yol açıyor…

Büyük boyut için tıkla!

11:50'de Ömerli'den çıkıyoruz. Önümüzde uzun bir rampa var. Güneş altında yavaş yavaş tırmanıyoruz. Trafiğin yoğun olmasınarağmen, geniş yoldaki emniyet şeridi, bize sürüş rahatlığı veriyor. Şile yolunda bile, otomobilden çok kamyon var. İleride kil ve kum ocaklarının olduğunu öğreniyorum. Kamyonlar bu ocaklara girip, çıkıyorlar…

Büyük boyut için tıkla!
Büyük boyut için tıkla!

Yukarıda Fikret Alb.'ı beklerken, dinleniyoruz. Tabii Alaattin Bey de bu arada sigara içme fırsatı buluyor… Km saatim, 48. km de olduğumuzu gösteriyor, demek ki 5 km tırmanmışız. Saat 12:20'de tekrar yollara düşüyoruz. Yeşilvadi sapağına kadar, yol iniş ve çıkışlarla devam ediyor… (Saat 13:30, km 61,32)…

Büyük boyut için tıkla!

Yeşilvadi kavşağından sonra yine uzun ve keyifli bir iniş bizi bekliyor. Ömerli inişi gibi, buradan da süratle iniyoruz. Ben biraz temkinli iniyor ve Alaattin Bey'in tabiriyle frenleri pompalayarak bisikleti yavaşlatıyorum… İniş sonrası, ana yolu terk ederek eski Şile yoluna, Ahmetli Köyü yönüne sapıyoruz… Ahmetli köyünde mola vereceğiz…

Büyük boyut için tıkla!

Kavşaktan sonra biraz ilerliyoruz, geldiğimiz kaynak çeşmeden mataralarımızı dolduruyoruz, kana kana su içiyoruz. (Saat 13:50, km 68)… Kızılcaköy'e yaklaşırken, tam bir orman katliamına şahit oluyoruz. Birkaç adam ellerindeki motorlu testere ile sağ tarafımızdaki tepeyi traşlıyorlar. Kesilen ağaçları odun haline getirmek için, hızar bile getirmişler. Arı gibi çalışıyorlar. Uzaktan üzülerek bakıyoruz…

Büyük boyut için tıkla!

Kızılcaköy'e vardığımızda, saat 14:05, Km saatim de 69,78 km yol geldiğimizi gösteriyordu. Buralarda kısa kısa bir sürü iniş çıkış yaptık ama, Ahmetli köyü bir türlü görünmüyor. Artık iyice acıktık… Ve nihayet bozuk bir satıh üzerinde, uzun bir inişle, Ahmetli köyüne ulaşıyoruz. (Saat 14:20, km 72)

Büyük boyut için tıkla!

Köy kahvesinde oturuyoruz ve hepimiz, aç kurtlar gibi, ilk gün yanımızda getirdiğimiz yemekleri yiyoruz. Çaylarımızı içerken, Şile'de kalmaya karar veriyoruz. Fikret Alb., Necati Bey ve Alaattin Bey çok yorulduklarını söylüyorlar. Ben planladığımız gibi Ağva'ya kadar gidebileceğimi söylüyorum ama, ertesi gün Şile - Ağva arasındaki yolu görünce kendi kendime, iyi ki Şile'de kalmışız diyorum…

Büyük boyut için tıkla!

Bu arada Şile'de yazlık evi olduğunu bildiğim Star Tv'de birlikte çalıştığım Nurten Hanım'ı arıyorum. Şile'de Öğretmen Evi olup, olmadığını, yoksa ucuz pansiyon veya otel soruyorum… Bizim buralara kadar bisikletle geldiğimize inanamıyor… Biraz sonra beni arıyor ve Emek Pansiyon'un yenini tarif ediyor, akşam yemeği için de Ovacık Lokantası'nı tavsiye ediyor…

Büyük boyut için tıkla!

Ahmetli'den saat 15:00 gibi ayrılıyoruz. 15-20 dakika sonra tekrar Şile yoluna geliyoruz. Şile girişinde 3-4 km'lik hayli dik bir rampa bizi karşılıyor. Ben bisikletle çıkarken, Fikret Alb., Necati Bey ve Alaattin Bey yürüyerek çıkıyorlar. Tırmanışta zaman zaman durarak, vadinin resimlerini çekiyorum.

Büyük boyut için tıkla!

Rampanın bitiminden sonra bu sefer de, hızlı bir inişle şehir merkezine kadar geliyoruz. İnişler de Fikret Alb. öne geçiyor. Atatürk Heykeli'nin hemen arkasında Emek Pansiyonu'nu görüyoruz. Saat tam 16:00, km saatim 79,65 km yol yaptığımızı gösteriyor.

Büyük boyut için tıkla!

Pansiyona giriyoruz ve Nurten Hanım'ın söylediği gibi Hayati Bey, tarafından gönderildiğimizi söylüyoruz. Pansiyona kişi başına 12,5 YTL ödedikten sonra iki ayrı odaya yerleşiyoruz. Eşyalarımızı odamıza taşıdıktan sonra, Yavuz Bey, bisikletlerimizi koymak için birinci katta bize bir oda daha açıyor…

Büyük boyut için tıkla!

Sonra çıkıp şehri dolaşıyoruz. Sahile iniyoruz, birkaç fotoğraf çektikten sonra Ovacık Lokantası'na gidiyoruz. Bol kepçe porsiyonları, gerçekten çok ucuz fiyatlarıyla karnımızı tıka basa doyuruyoruz. Ertesi sabah kahvaltıya da geleceğimizi söyleyerek. lokantadan ayrılıyoruz…

Büyük boyut için tıkla!
Akşam 22:00 gibi yatıyoruz. Uyumağa çalışırken, dışarıda bir gürültü duyuyoruz. Elindeki pet şişede benzin olduğunu söyleyen bir adam, polislere kendini yakacağını haykırıyor… Polisler de ikna çabasında… Arkasından yavaş yavaş yaklaşan biri, adamın kollarını tutunca, diğerleri de adamın üstüne çullanıyorlar.

Büyük boyut için tıkla!

3-4 polis, adamı zor zaptederek, karga tulumba ekip otosuna bindiriyorlar. Alaattin Bey ve ben, 2-3 dakika içinde gerçekleşen bu olayları camdan sinema gibi izliyoruz… Ardından itfaiye geliyor… Necati Bey ve Fikret Alb. bu gürültüleri duymamışlar…

Bir süre sonra dalmışım ama, bu kez de gök gürültüsüyle uyanıyorum. Dışarıda sağnak halinde yağmur yağıyor. Gezimizin Şile'de sona erebileceğini düşünerek uyuya kalmışım…

1. Gün
Çıkış : Üsküdar, saat 08:15
Varış : Şile, saat 16:00
Yapılan kilometre : 79,65 km
Bisiklet üzerinde geçen süre : 5:48:57 saat
En yüksek hız : 57,2 km/saat
Ortalama hız : 15,2 km/saat



Bu yazı daha geniş bir fotoğraf galerisiyle Sinemam.net adlı sitede de yayınlanmıştır.

Büyük boyut için tıkla!


 

 
Yayın Sponsoru
  Patika

Çocuk ve Bisiklet Yolculuğu
Bu senede 1 Temmuz – 26 Ağustos tarihleri arasında Avrupa’da Almanya, Danimarka ve İsveç'i kapsayan son bisiklet turlarından yeni ... Devamı » » » 

Londra'da bisikletle 10 gün

Küresel dünyanın en önemli başkentlerinden birinde, Londra’da, 10 gün boyunca, oralı olmayan biri olarak hemen her yere bisikle ...
Devamı » » » 

Serkan Taşdelen ile Tur Bisikletçiliği

Türkiye de hızla gelişen tur bisikletçiliğinin ilk isimlerinden Serkan Taşdelen’le bisiklet üstünde uzun yol yapacaklar i ...
Devamı » » » 


Tem.12 Kapadokya Bisiklet Festivali 20...
Nis.12 Gurbet Emekçisinin Notları 2...
Şub.12 Gurbet Emekçisinin Notları 1...
Eyl.11 Bask Ülkesi ve La Vuelta
Nis.11 Türkiye'den Japonya'ya Bir Bisik...
Şub.11 Bisikletle İstanbul'dan Paris'e
Ara.09 Bayramda 3 Gün Yenice
Auğ.09 Küresel Isınmaya Karşı Gelibolu ...
Nis.09 Gümeli - Bölüklü - Karatepe Yayl...
Mar.09 Adapazarı'ndan Adapazarı'na
Eki.08 Bisikletle Manhattan Turu
Tem.08 Dağ Köyleri Üzerinden Yalova'dan...
Tem.08 Küresel Isınmaya Karşı Ege Kıyıl...
May.08 Abi Anadolufeneri'ne Gidelim...P...
Mar.08 Yaz Başında Yedigöller
Şub.08 Derinoba Bisiklet Gezisi
Eki.07 Artvin 1 Meydancık'dan Macahel'e
Eki.07 Artvin 2 Macahel'den Borçka'ya
Eyl.07 Kemalpaşa’dan Buca’y...
Auğ.07 Silifke’nin Cezeryesi Meşh...
Haz.07 Ormandan Gemlik-Yalova Geçişi
Nis.07 Altınoluk - Assos Turu
Patika Arşivi

 

  Bu yayın 8638 kez okundu.
  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır. Bu yazı yazarın sorumluluğundadır.
  Hukuki bir durumda MTBTR.com sorumlu tutulamaz.


 

 
  Yarış Dünyasından  |  Atölye  |  Panorama  |  Teknoloji - Donanım  |  Patika  |  Sağlık ve Antrenman  | 
  Biz Kimiz  |  İletişim ve Yardım  |  İnsan Kaynakları

Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları |  mtbtr.com™ 2001 - 2015