Anasayfa
 MTBTR'de Bugün 
 Fotoğraflar 
2014 Bisiklet Katalogu
   
 
 Kurallar   IK   Biz Kimiz   İletişim ve Yardım   Hoş Geldin, üye girişi yapın Üye Girişi
 
24 . Eylül . 2017  
0 - 2000 m 3saat 11dk
Ölüdeniz - Babadağ

0 - 2000 m 3saat 11dk

Yazar: Dogu Eke
3.12.2002

Cuma Gecesi / Minibüs ile İstanbul - Fethiye Yolculuğu son ana kadar belli olmayan sayımız, cuma akşamı 10:00 pm sularında, Ali'nin bisikletinin çalındığını öğrendiğimiz anda, 12 Kesinden 9 kişiye düşmüştü (5 Bisikletçi, 4 Doğa Sever).
Bu sayıyla 10 saat olarak planladığımız minibüs yolculuğumuza başladık. Yol çok keyifli geçti diyebilirim. Minibüs çoğumuzun tahmin ettiğinden çok daha geniş olduğunu fark ettik. Hatta yaptığımız hesaplara göre 12 bisiklet + insan rahat rahat sığdırmak mümkün oluyor.

Büyük boyut için tıkla!

Grupta ki 9 kişiden çoğunun birbirini tanımamasına rağmen, ortada dolaşan şarap şişesinin kaynaşmamıza ve çok eğlenceli bir İstanbul - Fethiye gezisi yapmamıza katkıda bulunduğunu söyleyebilirim. Hatta, tüketimin fazla olması nedeniyle, yolda deli gibi şarap aradığımızda itiraf edeyim.

Açık, güzel bir gecede İstanbul'dan başladığımız yolculuğumuzda, sabaha doğru, Burdur civarlarında havanın kapadığını görerek biraz morallerimiz bozuldu. Çok geçmeden başlayan yağmur, bize Fethiye'ye kadar eşlik ederek, 3 gün içinde yağmurlu havada ne şekilde binilip binilemeyeceği, toprak sertliğinin ne olacağını, kimin çamurluk, yağmurluk, şemsiye ?!? vs. getirip getirmediği gibi konuları gözden geçirmemizi gerektirdi. Hava koşullarına rağmen Fethiye - Ölüdeniz'den Faralya Köyü'ne saptıktan sonra gördüğümüz doğa; deniz, dağ ve bitki örtüsü, bizi o kadar büyülemiş olacaktı ki, yağmurun getirdiği hafif burukluğu üzerimizden bir çırpıda attık.

Büyük boyut için tıkla!


Cumartesi Öğlen / Fethiye - Faralya Köyü'ne Varış

13 Saat süren yolculuğumuzun sonunda, Faralya Köyü'nde ki GEORGE HOUSE Pansiyonuna vardığımızda, bizi güzel bir köy yemeği bekliyordu. Yol yorgunluğu ile giriştiğimiz yemek sonrasında çaylarımızı yudumlarken yağmurun kesildiğini görünce günün geri kalan bölümünde ki aktiviteleri planlamaya giriştik. Havanın hala kapalı olmasını göz önüne alarak, cumartesi günü, yaya olarak Kelebekler Vadisi'ne inmeye karar verdik.

Cumartesi Öğleden Sonra / Kelebekler Vadisine İniş

8 kişi inişe geçtiğimiz, 400m rakımlı yamaçtan ancak 1 buçuk saat sonra vadi tabanına inebildik. Tabi, bunda bazı yerlerde ip kullanmak gerektiğini (3 veya 4 bölüm...) ve toprağın acayip kaygan olmasını da mazeret olarak gösterebiliriz. İnişe tamamladığımızda hava o kadar güneşliydi ki, yolun başında kafalarda oluşan "acaba mayoları alsak mı?" soru işareti "biz niye mayoları almadık ki ?" ye dönüştü.... Buna rağmen, Ümit ve ben dayanamayarak, muazzam sıcak olan Akdeniz sularına kendimizi teslim ettik. (eh, artık girmeye çekinen arkadaşlar, bir sonraki günü beklemek zorunda kaldı ) Vadi tabanından köyün olduğu düzlüğe çıkışımız ise hızlı çıkan bir grup için 20 dakika civarı, diğerlerimiz ise yaklaşık 40 dakika da köydeydi.. Daha sonra, Rıdvan Amcanın, bizim 1.5 saatte indiğimiz yeri 16 dakikada indiğini duyunca, şok olduk tabi.

Büyük boyut için tıkla!

Cumartesi Gecesi / Köy Düğünü

Akşam yemeğini yedikten sonra, her zaman ki rehavet herkesin üzerine çökmüştü, bunu üzerimizden atmamız 2, 3 bardak çay, bir tabu oyunu (bu arada bisikletçiler olarak zaferimizle sonuçlandı, belirtmeden geçemeyeceğim) yaklaşık iki buçuk saat kadar aldı. Sonunda kendimizi toparlayarak, düğüne misafir olmaya karar verdik. Düğün meydanında biraz kendimizi uzaylı gibi hissetsek de, düğün sahiplerinin de ısrarı üzerine, meydanda büyük bir çember şeklinde oturan kadınlar grubuna dahil olduk.

Pazar / Babadağ Zirve Tırmanışı

Sıfırdan 2000m tırmanış, Faralya köyünden 400m'lik toprak inişle başladı. Ölüdeniz den Hisarönü ne asfalt tırmanış 5km kadar sürdü. Hisar önüne gelmeden sağa döndükten sonra başlayan 300m yüksekliğindeki toprak yolun sonu ise 2000 m deki Babadağ'ın zirvesinde noktalanıyor. Yol 900 m rakıma ulaştığında çatallaşarak bir yaylaya iniyor. Fakat zirve yolu sola kıvrılarak, eğiminden ödün vermeyerek devam ediyor.

1600 m yükseklikte, artık ağaçların boyları devasallaşmaya ve Babadağ'ın zirvesini görmeye başlıyorsunuz. 1600 m rakım tırmanmış olmanın verdiği zevki, zirvenin sarp ve çok uzak olan görüntüsü ve bu rakımdan sonra dikliği iki katına çıkan yokuş hafif göz korkutmaya başlıyor. Bundan sonrası, (en azından benim açımdan) biraz irademi yokladığım zamanlar olarak kayda geçti. Bir gün önce yağan yağmuru toprağın emmiş olması ile zemin son derece sert ve çıkış için elverişliydi, fakat 1600 den sonra yoldaki taş ve yer yer kayacıkların artmasıyla, pedal çevirmek iyice zorlaşmaya başladı....
Fakat tırmanışın, bence en yorucu ama en keyifli yeri tırmanılan en son 100m rakımdı. Çünkü bu yükseklikte yol zirveye neredeyse hiç kıvrılmadan, düz bir sırttan gidiyor. Sağ ve sol en az 400 - 500m lik uçurum ve nefes kesen bir Fethiye, adalar, Akdeniz manzarası sağlı sollu insanın tüm tırmanış konsantrasyonunu bozmak için çabalıyor. Buson metrelerde artık yamaç paraşütleri üstünüzde süzülürken, kayak pistlerinde ki, teleferik ile çıkan insanların üstünüzden geçmesi gibi bir hisse kapılıyorsunuz. Sadece 10, 20 m üstten geçen yamaç paraşütlerinden gelen alkış ve pohpohlama seslenişleri ise son metreleri (eğer benim gibi yer yer yürümeye başladıysanız) bisikletin üzerine atlayıp depar atmanız için müthiş bir doping gibi geliyor ! (ve nitekim de son metreleri binerek tamamladım...) Yukarıya geldiğimde, Sinan ile Alptekin sıcak bir karşılamada bulundular, yaklaşık 3 saat de (iddialarına göre pek durmadan ;) tamamladıkları zirvede, beni bekledikleri 1.5 saat içinde çoktan yakıcı güneş altında, t-shirtlerindeki teri kurutmuşlardı. Benden 1 saat sonra da Onur ile Ahmet zirveye ulaştılar ve böylece ekip tamamlanmış oldu.

Pazar / Babadağ - 2000m den inişe geçiş
(Tandemle değil!!! Onu herkes yapıyor zaten...)

Bir süre dinlenip, 2000m de güneşlendikten sonra ve 5 kişilik ekibin tamamının fire vermeden zirveye çıkışını kutladıktan sonra, inişe geçmeye başladık. Çıkışın verdiği yorgunluk, daha önce bu kadar yüksek uçurumlara 50 cm. yakından vızır vızır geçmemiş olmanın deneyimsizliğiyle, 1800m ye kadar iniş normalden biraz daha tutuk geçti diyebilirim. Fakat daha sonra, hata affetmeyen yerler bittikten sonra, inanılmaz keyifli, yaklaşık 45 dakika süren kalan 12 km'lik iniş ile tekrar Hisarönü'ne ulaştık. Aşağı indiğimizde bir tek moralimizi bozan, bizi lastik değiştirirken geçen Jipi yolda yakalayamamamız olmuştu. Özellikle Sinan ve Onur u önde giderlerken bir süre sonra kaybettim, virajları almak yerine kısa yolu seçtiklerini zannederken aşağıda karşılaştığımda sadece benim biraz daha yavaş olduğumdan dolayı arkada kaldığımı anladım. Yol boyunca, Onur'un ön lastik patlatması, Sinan'ın arka jant telini koparması ve onun sonucu olarak, arka lastiğinin patlaması dışında oldukça güzel bir iniş gerçekleştirdik.

Pazartesi / Kelebek Vadisinde,
Dağ Keçilerine Meydan Okumaca

Karşıdan baktığımızda dümdüz gibi görülen yamaçta, minibüs ile geçerken gördüğümüz patikayı denemeye karar verdik. Herhalde bundan daha korkutucu bir parkur yaşamadım. Bindiğimiz patika, Faralya köyünü Ölüdeniz'e bağlayan eski katır yolu. Patikanın sağ tarafına düşüş vadi tabanına ani ve sert bir "yapışma" ile sonuçlanacağından, çoğu yerde yavaş ve temkinli bir şekilde yol aldık. İnsan bu gibi yerlerden kendi geçerken değil de başkalarının geçişi esnasında içi daha bir tuhaf oluyor. Hatta bir ara uçurumun kenarında fotoğrafımızı çeken Sinan'a bakmakta çok zorlandım. Bu patikanın, yeni yol yapıldıktan sonra değerlendirilmemiş olması çok üzücü olduğuna karar verdik. Ölüdeniz'den Kelebekler Vadisine giden müthiş bir trekking veya mtb rotası olmaya aday nadir yerlerden biri, fakat zamanla toprak kayması ve otlar ile, bu patikada yaptığımız kısa yolculukta yer yer bisiklet omuzda kaya tırmanışları yapmamızı gerektirdi.

Babadağ Verileri
Yükseklik:
1950 metre
0 - 1950 m: 20 km
Eğim: %10
En hızlı çıkış: 3saat 11dk (Duraklamalar dahil)
Suyunuzu yanınızda taşımanız gerekiyor.
Zemin: Taşlı, toprak yol


Pazartesi / Kabak Koyu ve Muhteşem "Single Track"

Son güne biraz buruk girdik, buradan ayrılmanın ne kadar zor olduğunu ancak yaşayan bilir diyorum. Denize girmek ve biraz da Babadağ'ın yorgunluğunu atmak amacıyla KabakKoyu'na gittik. 6 km kadar köy yolunu takip ettikten sonra geldiğimiz köyden aşağı patika bir yol iniyordu. Bu yoldan bisikletlerle inmeye karar verdik. Kaya ve taşların üzerinden sekerek indiğimiz bu single track'de neredeyse inişin tamamında sele karnımın önünde gitmek zorunda kaldım. İnişin en zor kısmı ise, 180 derecelik dar dönüşlerdi. Bu dönüşlerde denge ve birazda insanın gözünün yemesi gerekiyor riski galiba... Koya indiğimizde karşılaştığımız manzara mükemmeldi. Geniş bir kumsal, sakin ve berrak bir deniz ve kumsalın ortasında oturan esmer bir güzel meditasyon yapıyordu. Bir süre bu güzellikler karşısında hayran hayran baka kaldık ve aynı zamanda yaya ekibin kumsala inmesini bekledik. Motorize ekip ile buluştuktan sonra, esmer güzelin kumsal hakimiyetine son vererek, denize hücum ettik. Çok keyifli bir güneş banyosu, deniz sefasından sonra, bisikletler omuzda iniş yaptığımız patikadan çıkışa geçtik.

 

 
Yayın Sponsoru
  Patika

Çocuk ve Bisiklet Yolculuğu
Bu senede 1 Temmuz – 26 Ağustos tarihleri arasında Avrupa’da Almanya, Danimarka ve İsveç'i kapsayan son bisiklet turlarından yeni ... Devamı » » » 

Londra'da bisikletle 10 gün

Küresel dünyanın en önemli başkentlerinden birinde, Londra’da, 10 gün boyunca, oralı olmayan biri olarak hemen her yere bisikle ...
Devamı » » » 

Serkan Taşdelen ile Tur Bisikletçiliği

Türkiye de hızla gelişen tur bisikletçiliğinin ilk isimlerinden Serkan Taşdelen’le bisiklet üstünde uzun yol yapacaklar i ...
Devamı » » » 


Tem.12 Kapadokya Bisiklet Festivali 20...
Nis.12 Gurbet Emekçisinin Notları 2...
Şub.12 Gurbet Emekçisinin Notları 1...
Eyl.11 Bask Ülkesi ve La Vuelta
Nis.11 Türkiye'den Japonya'ya Bir Bisik...
Şub.11 Bisikletle İstanbul'dan Paris'e
Ara.09 Bayramda 3 Gün Yenice
Auğ.09 Küresel Isınmaya Karşı Gelibolu ...
Nis.09 Gümeli - Bölüklü - Karatepe Yayl...
Mar.09 Adapazarı'ndan Adapazarı'na
Eki.08 Bisikletle Manhattan Turu
Tem.08 Dağ Köyleri Üzerinden Yalova'dan...
Tem.08 Küresel Isınmaya Karşı Ege Kıyıl...
May.08 Abi Anadolufeneri'ne Gidelim...P...
Mar.08 Yaz Başında Yedigöller
Şub.08 Derinoba Bisiklet Gezisi
Eki.07 Artvin 1 Meydancık'dan Macahel'e
Eki.07 Artvin 2 Macahel'den Borçka'ya
Eyl.07 Kemalpaşa’dan Buca’y...
Auğ.07 Silifke’nin Cezeryesi Meşh...
Haz.07 Ormandan Gemlik-Yalova Geçişi
Nis.07 Altınoluk - Assos Turu
Patika Arşivi

 

  Bu yayın 3573 kez okundu.
  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır. Bu yazı yazarın sorumluluğundadır.
  Hukuki bir durumda MTBTR.com sorumlu tutulamaz.


 

 
  Yarış Dünyasından  |  Atölye  |  Panorama  |  Teknoloji - Donanım  |  Patika  |  Sağlık ve Antrenman  | 
  Biz Kimiz  |  İletişim ve Yardım  |  İnsan Kaynakları

Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları |  mtbtr.com™ 2001 - 2015