Anasayfa
 MTBTR'de Bugün 
 Fotoğraflar 
2014 Bisiklet Katalogu
   
 
 Kurallar   IK   Biz Kimiz   İletişim ve Yardım   Hoş Geldin, üye girişi yapın Üye Girişi
 
25 . Kasım . 2017  
2005 Erzincan Recep Yazıcıoğlu Mtb Yarışı
Kemaliye 2. Doğa Sporları Şenliği

2005 Erzincan Recep Yazıcıoğlu Mtb Yarışı

Yazar: Elif Murat
6.6.2005

Eski Erzincan valisi merhum Recep Yazıcıoğlu adına düzenlenen doğa sporu şenliklerinin bir parçası olan dağ bisikleti yarışı 15.05.2005 tarihinde Erzincan'a bağlı Kemaliye (Eğin) ilçesinde gerçekleştirildi.
Bu yarışı diğer dağ bisikleti yarışlarından farklı kılan bir çok faktör var. Bunlardan birincisi katılımcıların bir çoğuna uzak olan bir doğu ilinde gerçekleştirilmiş olması. Bazı yerler vardır aslında gidip görmek gezmek istersiniz ama mantıklı bir sebep bulamazsınız… Çok uzak dersiniz, tek başıma ne işim olacak dersiniz, çekinirsiniz. İşte bence Kemaliye görmeye, onca kilometreyi katetmeye, işte bakın biz buralarda yarıştık demeye değecek böyle yerlerden biri. 60 kişilik kafileyi böyle bir yere ulaştırmak, yerleşim problemini çözmek, organizasyonu mükemmel gerçekleştirmek gerçekten kolay değil. Belki bizler aksaklık yaşamadığımız için farkına varamıyoruz bazen böyle "ayrıntıların".

En güzeli gün gün anlatayım size yaşadıklarımızı:

13.05.2005 Cuma günü saat 18 civarı:
Ankara Ulus'ta bulunan 19 Mayıs Stadyumu'nun bahçesinde bir hareket var. Bisikletli, sırt çantalı bir çok genç otobüs bekliyor. Bilet yok, yol parası vermek yok. İki otobüsümüz geliyor, yerleşiyoruz. O kadar bisikleti bagaja yerleştirmek kolay değil tabii. Adanalı arkadaşlarımız sağ olsun ısrarla bisikletlerini çizdirmeye kıyamadıkları için kapalı bagajın açılmasını bekliyorlar… Tabii bagaj açılmıyor, biz de iki saat rötarla saat 20 civarı yola çıkıyoruz. Hakemlerle birlikte iki otobüste yaklaşık 60 kişiyiz. Cümbür cemaat keyifle gidiyoruz.

Saat 22 civarı:
Şoförümüz çok deli-dolu çıkıyor, bize heyecanlı dakikalar yaşatıyor, uyumaya çalışıyoruz, uyuyamıyoruz, öne laf atıyoruz etkisi olmuyor… Kısacası unutulamayacak bir gece yolcuğu geçiriyoruz sabaha dek… Otobüste bol bol yer olduğundan hoplamalar zıplamalar haricinde çok konforlu gidiyoruz…

14.05.2005 Cumartesi günü saat sabah 6:
Uyanmaya başlıyoruz. Etrafımızdaki doğa görmeye alıştığımız çevreden farklı. Yeşil ve dağlar bir arada. Kemaliye yüksekte olduğundan döne döne yükselmeye başlıyoruz yaylaya çıkar gibi… Yaklaşık iki saat yavaş yavaş yukarı tırmanıyoruz. Şoförümüz değişmiş, zaten bu yol da hata kaldıracak cinsten bir yol değil. Akşam uykusunu alamayanlar fırsattan istifade daha çok yol var deyip uykularına devam ediyorlar…
Büyük boyut için tıkla!

Sabah saat 8:
Kemaliye'deyiz;
Hava çok güzel. Açık, temiz, tatlı-serin…
Çantalarımızı alıp odalarımıza çıkıyoruz hemen…
Biz kız yurdunda kalıyoruz, odalar dörder kişilik ve tertemiz, manzara muhteşem…
Beyler bu kadar şanslı değil, onlar bizim yurdun altında koğuş stili kalıyorlar. Yurdun önünde ufak bir park var dağları ve Fırat Nehri'ni gören. Öyle bir manzara ki temiz havayla birlikte huzur ve enerji doluyorsunuz…

Eşyalarımızı bıraktıktan sonra hemen kahvaltıya iniyoruz dinlenmeye vaktimiz kalsın diye. Yemek fişlerimiz dağıtılıyor. Bu fişlerle hem kahvaltımızı hem öğle ve akşam yemeklerimizi ilçenin herhangi bir lokantasında yiyebiliyoruz. Yemek yediğimiz yer son derece temiz ve yemekler beklediğimizden çeşitli ve lezzetli… Kemaliye'nin yerlileri kışın şehirlerde kalsalar da bahar ve yazın belirli zamanlarında mutlaka memleketlerine dönüyorlar. Bizimle birlikte burada yemek yiyen, Doğa Sporu Şenlikleri için memleketine gelen çok kişi var…

Kahvaltıdan sonra uyku saatiJ Öğleden sonra parkura bakılacak. Dinlenip yol yorgunluğunu atmaya çalışıyoruz.

Büyük boyut için tıkla!

Öğleden Sonra:
Saat 1'e doğru kalkıp yemeğimizi yedikten sonra giyinip tekrar otobüslerimize biniyoruz. Şenlikler kapsamında "görüntü vermek için". Kemaliye'ye çok yakın başka bir yerleşim yerindeyiz. Davul zurna eşliğinde oynuyor insanlar. Biz de bisikletlerle bir parçası oluyoruz şenliğin. Çekim yapılıyor, dut kurusu dağıtılıyor torba torba, ve meyve suyu… Bizden bir grup halaya katılıyor, kadınlı erkekli halay çekiliyor meydanda. Her yer çok kalabalık…

Dönüşü bisikletle yapıyoruz ve parkura dalıyoruz. Ben dikkatsizliğimin kurbanı olup parkurun üçte birini geziyorum sadece. Hep yokuş, hep yokuş, hep yokuş… Sanki tırman tırman bitmiyor…
Odaya dönüp de kızlarla konuşunca şaşırıyorum parkurun sadece yokuştan ibaret olmadığını öğreninceJ Patika yol ve inişler olduğunu söylüyorlar. Biraz üzülüyorum göremediğime… Yorgunluk ağır basıyor. Akşam yemeğine kadar yine uyuyoruz.

Cumartesi akşamı:
Biraz kendimize geliyoruz. Kemaliye çok şirin bir yer. Bir kere doğası çok değişik. Yeşillik, su ve dağlar iç içe. Yüksekte olmamıza rağmen Fırat Nehri ve Keban Barajı sayesinde yeşil çok bol. Dört bir yanımız dağlar tepelerle çevrili, biz vadi tabanında kalıyoruz. Tipik doğu iklimi ve bitki örtüsünden çok farklı bir iklim ve bitki örtüsü var. Sadece bunu yaşamak bile başlı başına çok güzel…
Akşam yemeğinden sonra yurdun arkasındaki ufak parktayız. Kimi salıncakta sallanıyor, kimi muhabbet ediyor… Türkiye'nin dört bir yerinden gelenler var, oysa İstanbul'dan gelen o kadar az ki… Adana ve Mersin'den toplam 11, Ankara'dan 17, Konya'dan 9, İstanbul'dan 4, Kocaeli'nden 3, Kütahya, Sakarya ve Yalova'dan 2, Sivas'tan 6 kişi var. Sivas kafilesinin tümü bayan, 6 kişiler. Ankara ve Balıkesir'den 1'er, İstanbul'dan ise 2 bayan var. Yani toplam9 kişiyizJ

Enerji toplamak için çok geç kalmadan yatıyoruz. Yarış sabah saat 10'da. Dönüş yolunda geç kalmamak için zamanlamaya özellikle dikkat ediyoruz.

15.05.2005 Pazar sabahı:
Büyük boyut için tıkla!
Sabah saat sekiz gibi kalkıyoruz. Odadaki kızlar hemen sabah nabızlarına bakıyorlar. Kahvaltıda herkes daha bir heyecanlı. Odalarımıza gidip giyiniyoruz. Bisikletlerimizi almadan önce bir grup küçük bir Kemaliye turu yapıyoruz. Balık çiftliğine bakıyoruz. Eski evler korunmuş. En güzellerinden birinin kapısı açık, içeri başımızı uzatıp evinizi görebilir miyiz diyoruz. Doğru eve konuk olmuşuz, ev belediye başkanına ait çıkıyor. Evin çoğu aksamı tahtadan, ağaç bol olduğu için eski evlerde bol bol ahşap kullanılmış, fakat İstanbul'da görmeye alıştığımız cinsten çökmeye çürümeye yüz tutmuş bir ahşap değil, her sene silindiği için pırıl pırıl… Aklımızda bunlar varken saate bakıp silkiniyoruz. Isınmak için sadece 15 dakikamız var çünkü…

10:00 Yarış
Büyük boyut için tıkla!
Toplu çıkış yapıyoruz. Kemaliye parkuru çok teknik olmayan fakat yabana da atılamayacak, orta-altı sertlikte bir parkur. Doğasıyla bir arada ele alınınca ise çok zevkli. Toplam parkurun uzunluğu yaklaşık 18 km. Bayanlar ve gençler bir tur, elit erkekler iki tur atacaklar. Parkur çarşının içinden başlıyor, asfalt yoldan çıkış yapıp yaklaşık 500 m sonra inişle toprak yola giriyoruz. Bu bölüm teknik açıdan zorlayıcı değil fakat bol bol tırmanış içeriyor, soluklanacak düzlük yok, devamlı yokuş çıkıyoruz. Bu bölüm parkurun yaklaşık üçte birine yakın. Buradan tekrar asfalta geçiyoruz kısa bir süre için ve düz yolda ilerliyoruz. Daha sonra yakınlardaki bir köyün içine giriyoruz, yine çıkışlar başlıyor. Fakat bir önceki gibi sürekli olmayan, kesik kesik çıkışlar. Parkur artık asfalt değil, arnavut kaldırımını andıracak şekilde biraz daha taşlık. Köyün dışına doğru yol alırken patikaya (single track) dönüşüyor toprak yol. Parkurun en teknik bölümü burası, yaklaşık iki km. Tekniği iyi olanın hızlı gideceği, fakat çok iyi olmayanın da çok fazla zorlanmayacağı sertlikte. Bisikletin taşınması gereken yer yok denebilir. Patika bölüm bittikten sonra bol virajlı, geniş yollu toprak inişler başlıyor. Arada tırmanış ve düz yol da var. Tekniğiniz çok iyi değilse kaptırıp hızlı viraja girdiğinizde kayıyorsunuz çünkü yol sürekli dönüyor. Bu arada doğa tabii ki harika. Ama yarış esnasında bunu fark etmek ya da tadını çıkarmak biraz zor… Parkurun resmi bir kartpostal güzelliğinde ve kırmızıyla işaretli yollar parkuru gösteriyor.
Toprak inişler bittiğinde yol yine asfalttan düz bir şekilde devam ediyor ve çarşının içinde start aldığımız noktada bitiyor.
Bayanlar yarışı bitirdikten kısa bir süre sonra elit erkekler de yarışı bitirmeye başlıyorlar. Şahsen ben tek tur atmaktan memnunum. Doğanın cilvesi, daha hızlı gidiyor erkeklerJ Dağ bisikleti yarışlarına katılan bayanların çok büyük çoğunluğu yol bisikletçisi ve yol bisikletinden gelen artılarını teknikle birleştirip öne çıkıyorlar. Oysa asıl hedefleri tabii ki yol bisikleti sporunda başarı kazanmak. Dileğim tekniğiyle de hızıyla da sağlam dağ bisikletçisi bayanların dağ bisikletinde öne çıkması.

Dereceler:
Büyük Erkekler 1. İbrahim Kaçar
Genç Erkekler 1. Deniz Demiröz
Bayanlar 1. Fidel Aşır

Büyük boyut için tıkla!

Tüm sporcuların yarışı bitirmesiyle madalya töreninde sporculara yöresel hediyelerin yanı sıra altın da veriliyor. Hakemlerimiz çok tatlılar, otobüsümüzde önde oturan beylerin hakemler olduğunu görüyorum bir anda…

Açıkçası ben her yarışımda ufak tefekmiş gibi gözüken önemsemediğim ayrıntıların söz konusu yarış olduğunda ne kadar önemli olduğunu görüyorum ve öğreniyorum… Her minik hata neredeyse kaybedilen beş dakikaya mal oluyor… Ve bu işi hakkıyla yapmanın zor olduğunu, güç ve kondisyonun yeterli olmadığını, her şeye dikkat etmek gerektiğini fark ediyorum. Yarış anındaki yorgunlukla muhakeme ve refleksler zayıfladığından hata yapmamak çok daha zor… Erzincan yarışı bence dağ bisikleti severlerin kendilerini test edebileceği, buluşup kaynaşabileceği, tanışabileceği harika bir ortam sunmakta. Diğer yarışlarda bu şekilde toplu yolculuk edilmediği ve konaklanmadığı için bu havayı yakalamak çok zor.

12:00
Az zamanımız olduğu için hızlı hareket etmemiz gerekiyor. Madalya töreninden sonra harcırahlarımız dağıtılıyor. Yemeklerimizi yiyoruz son bir defa ve hızla çantalarımızı topluyoruz. Bisikletlerimizi otobüse yerleştiriyoruz. Bu esnada Erzincan Cirit Spor Kulübü atlarıyla geçiyor. Fırsattan istifade hayatımda ilk defa ata biniyorum, daha doğrusu gezdiriliyorum.
14:00 Artık tekrar yoldayız. 12 saat sonra Ankara'da olacağız sabaha karşı. Gündüz yolculuğu bol muhabbetli geçiyor. Şoförümüz bu sefer insaflı çıkıyor, gece de uyuyabiliyoruz rahatça…

16.05.05 Pazartesi 4:30
Yorgunuz, mutluyuz, Ankara'dayız… Buradan herkes evine dağılıyor… Kimi garda birkaç saat bekleyip gündüz gözüyle otobüse binmeyi, kimi transit otobüslerle bir an önce evine varmayı tercih ediyor.
Seneye düzenlenecek şenlikleri kaçırmayın derim…

Emeği geçen herkese ve yarışı düzenleyen Ahmet Yıldırım'a teşekkürler…

Recep Yazıcıoğlu'nu da bu vesileyle saygıyla anıyorum ve önümüzde açtığı yollar için teşekkür ediyorum.
 Parkur
Parkur
Büyük boyut için tıkla!
Katılım Listesi
Katılım Listesi
Büyük boyut için tıkla!


 

 
Yayın Sponsoru
  Yarış Dünyasından

Torku'nun Eski Antrenörü Lionel Marie ile Röportaj
Geçtiğimiz Aralık ortasında Torku Şekerspor'un eski antrenörü Lionel Marie ile IAM'a geçmesinden sonra bir röportaj yaptık. ... Devamı » » » 

Lionel Marie - Biraz Daha Zaman...
Aşağıdaki satırları bu yazı dizisine başlamadan önce bir girizgah olarak yazmayı düşündüm, sonra yazılanların önüne geçmesi, ko ...
Devamı » » » 

Mehmet Şafakçı - Ağlasak da, Gülsek de Beraber
Hayatımın ilk yıllarını Ankara'da geçirirken, 80'lerin başında 4 yaşında Anıttepe 100. Yıl Yüzme Havuzu'na başladım, Ring kulüb ...
Devamı » » » 

May.15 Ahmet Örken - Çumra'dan Cavendis...
May.15 TUR2015 - Start Alanı Nasıl Kuru...
May.15 TUR2015 - Yarışta Bir Gün Nasıl ...
May.15 TUR2015 - Kürsü Formaları Nasıl ...
Nis.15 TUR2015 - Etap Biterken Foto Fin...
Mar.15 2015'te Milli Takım - Aziz Sırna...
Auğ.14 Semra Yetiş ve Erkan Sakallıoğlu...
Şub.14 Mustafa Önder Atik ile Samsun'da...
Ksm.13 Yol Bisikletinde Köklü Değişikli...
Ksm.13 Saat Rekoru Kırılacak mı?
Eyl.13 UCI Başkanlık Seçimleri
Eyl.13 Vuelta Üçüncü Hafta Top 5
Eyl.13 Vuelta İkinci Hafta Top 5
Eyl.13 Vuelta İlk Hafta Top 5
Auğ.13 Dünya Masterlar Şampiyonası Fina...
Tem.13 100. Fransa Turu, Üçüncü Hafta, ...
Tem.13 100. Fransa Turu, İkinci Hafta, ...
Tem.13 100. Fransa Turu, İlk Hafta, Top...
May.13 TUR2013: Doping (?), Yarışın Gel...
Nis.13 Türkiye Bisiklet Turu: Takımlard...
Şub.13 Torku Şeker Spor'un Yabancı Peda...
Şub.13 UCI 2013 Yol Bisikleti Takımları
Yarış Dünyasından Arşivi

 

  Bu yayın 3599 kez okundu.
  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır. Bu yazı yazarın sorumluluğundadır.
  Hukuki bir durumda MTBTR.com sorumlu tutulamaz.


 

 
  Yarış Dünyasından  |  Atölye  |  Panorama  |  Teknoloji - Donanım  |  Patika  |  Sağlık ve Antrenman  | 
  Biz Kimiz  |  İletişim ve Yardım  |  İnsan Kaynakları

Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları |  mtbtr.com™ 2001 - 2015