Anasayfa
 MTBTR'de Bugün 
 Fotoğraflar 
2014 Bisiklet Katalogu
   
 
 Kurallar   IK   Biz Kimiz   İletişim ve Yardım   Hoş Geldin, üye girişi yapın Üye Girişi
 
22 . Kasım . 2017  
Kocaeli Yarışı
Yarışçının Günlüğü 2

Kocaeli Yarışı

Yazar: Mustafa Özyılmaz
11.7.2005

Tüm bisikletseverlere merhaba,

03 Temmuz 2005'de yapılan Uluslararası Kocaeli Dağ Bisikleti Yarışması notlarıyla tekrar karşınızdayım. Oldukça sıcak bir havada ve heyecanlı anlarla tamamlanan bu yarışda edindiğim izlenimleri sizlere aktarmak istiyorum.

İstanbul'da oturuyor olmamdan ve otobüs ile parkurun olduğu bölgeye ulaşmam 1 saate yakın sürdüğünden dolayı yarıştan 4 gün önce parkurda antrenman yapmak istedim. Tahmin edebileceğiniz üzere parkur işaretli değildi ve parkur üzerinde oldukça ateşli bir köpek ve dikenli teller ile kapalı bir yol vardı. Tüm bu olumsuzluklar içinde parkurun çıkış kısmını tamamladıktan sonra kayboldum. Ama çok güzel yerlere de gitmedim değil. Çok eğlendim. Antrenman kalitesi olarak yarış öncesi iyi oldu. Bölgenin kamp kurmaya elverişli olduğunu fark edince de bu bölgede kamp atmaya karar vermiş oldum. Ama parkurun işaretli olması bir yarışcı olarak çok işime gelecekti, dikkat edilmesi gereken yerleri iyice çalışabilecektim.

Büyük boyut için tıkla!

Parkuru bilmeyenler için kısaca özetlemek istiyorum. İlk 3 kilometre hafif çıkış ile başlayıp S çizen yollar ile iyice dikleşerek devam ediyor. Bu kısım parkurun belki en zorlu, en fazla güç isteyen bölümüydü fakat, bu çıkıştan sonra yaklaşık 500-800metrelik çok dar, dik, kaygan zemine sahip, sürekli S çizen patika inişi de sporcuları bir o kadar yordu. Bu bölgede sporcuların uzun süreli fren sıkmaktan parmak kaslarını iyice zorlacakları kesindi. Bu inişten sonra uzunca bir düzlük geliyor. Burada biraz rahatlanıyor. 40-50 kmh hız ile çok fazla güç gerektirmeden geniş bir yol bu.

Hemen ardından tekrar sağa kıvrılıp parkurun en teknik bölgesine geliniyor. 3-4 gün içinde burayı inmeyi deneyipte düşmeyen kaldımı acaba diye merak ediyorum. Bu bölgede düz bozuk bir zemin ile başlıyor iniş ve hafif sağa kıvrıldıktan sonra ortada bir yarık ile tekrar sert bir sol ve hemen ardından tekrar sağa kıvrılıyor. Sorun şu, virajdaki eğimler çok ters. En son sağ kıvrımında eğim sağda olduğu için tekerlekler burada tutunmakta çok zorlanıyor ve diklikten dolayı bisiklet hız kazandığı takdirde durdurmak çok zor oluyor. Eğer bu bölgede koruma amaçlı turuncu teller konulmamış olsaydı bir çok arkadaş eminim çalıların üzerine uçacaktı ve istenmeyen görüntüler oluşacaktı.

Bu bölümden sonra tekrar açık alana çıkıp çok az gittikten sonra tekrar ilk bölümdeki gibi dar patika inişi başlıyor ve oradan düz bir yol ile starta bağlanıyor.

Büyük boyut için tıkla!

Yarıştan 1 gün önce kayıtlar için atış poligonundaydık. Biraz geciktiğim için teknik toplantıyı,kayıtları ve özellikle makarna partisini kaçırdım. Fakat düşüncemiz o akşam atış poligonunda tesisin yanına kamp atmak olduğundan çok güzel şeyler yaşacağımızı biliyordum. Saat 8 cıvarında herkes dağılırken çok güzel bir akşam üstünde hoş sohbetler yaptık, özlem giderdik. Özellikle tesisin önündeki dik çimenlik yokuşu çıkma denemeleri çok güzeldi. 4-5 denemeden sonra o dik yokuşu çıkınca oldukça mutlu olmuştum.

Hava kararmadan çadırlarımızı kurduk ve tesisin nimetlerinden faydalanmaya başladık. Tesiste duş, tuvalet, masa, sandalye hatta buz dolabı bile vardı. Sağolsun ordaki görevli arkadaş da bize çok yardımcı oldu ve sohbetimize ortak oldu. Daha sonra çadırlarımızın yanında eğlenceli sohbetler ile moral depoladıktan sonra uykuya geçtik.

Ertesi sabah uyandığımızda Junior-Master kategorisinde yarışacak olan arkadaşlar yavaş yavaş parkuru doldurmaya başlamıştı. Biz de hemen kahvaltı edip, çadırları topladıktan sonra günün ilk startı için hazırlandık. Bora abi bu kategoride yarışacaktı ve parkuru görme imkanı olmamıştı. Akşam kendisine kabaca parkuru anlatmıştık fakat ne kadar başarılı olabildiğimizi bilmiyorum.

Büyük boyut için tıkla!

Ve sonunda Master - Junior kategorisi startı verildi. Start bölgesindeki sporcu sayılarına bakılırsa katılım çok fazla değildi ve biraz sönük bir yarış olacak izlenimi veriyordu. Ama öyle olmadı. Özellikle master kategorisi çok heyecanlı ve çekişmeli geçti. Özellikle parkurun bu denli zorlu bir çıkışa ve inişe sahip olması farklı özellikler taşıyan sporcuların özelliklerini iyi kullanabilmelerine yol açtı. Örneğin çıkışı çok iyi olan biri iniş tekniği iyi olmadığı için inişte yavaşladı veya tam tersi gerçekleşti. Bu açıdan ben bu parkuru çok başarılı buluyorum. Herkese hitap eden bir parkur oldu. Bu sert inişler parkura heyecan kattığı gibi sıralamada da oldukça büyük rol oynadı. İlk turda master kategorisinde ilk sıralar sürekli değişti bu inişlerdeki düşüşler yüzünden. Yakup Eşlik bir ara önde götürdüğü yarışı teknik bölgede çalıların üzerine uçtuğu için oldukça zaman kaybederek 3. olarak tamamladı. Bu kategorinin birincisi ise Bora abi oldu.

Gençlerde ise Deniz Demiröz yine liderliği kimseye bırakmadı. Başlangıçtan beri önde götürdüğü yarışı 1.likle tamamladı.

Dikkat ettiğim bir nokta hemen her sporcunun üzerinde toprak izleri ya da ayaklarında ufak yaralar gördüm.Hemen hemen düşmeyen kalmamıştı ama herkes halinden çok mutluydu yarış sonrası. O yorgunluk ile birlikte heyecanlı heyecanlı yaşanan anılar anlatılıyordu büyük bir zevkle. Toprağa bulanmış olanlar ya da yaraları olanlar tüm bunları unutmuş bir şekilde birbirleriyle konuşuyordu.

Derken sıra geldi bizim kategoriye. Saat 1 de ! start alıcak olmamız hepimizi tedirgin ediyordu. Gölgede bile terler durumdayken yarış esnasında o güneş altında ne yapıcağımızı çok merak ediyordum. Yerleştirme için bizi çağırdıklarında startta beklerken bile ufaktan terlemeye başlamıştım.

Büyük boyut için tıkla!

Dizilim yapıldıktan sonra çok geçmeden start verildi.Heyecan başladı. Elbetteki bir toz bulutu şeklinde ilerleyen grup kendi içinde sıralama belirlemeye çalışıyordu. Ben her zaman ki gibi arkalardan orta sıralara tırmanmışken tırmanış iyice kendini göstermeye başlamıştı. Dik ve dönen yokuşlarda sporcu geçmekte oldukça zor. 3 kilometrelik yokuş ilk turda fazla can çekiştirmiyor. Yokuşun sonlarına doğru su verilen bölgede atağa kalkıp 2 kişi geçtikten sonra inişe başladım. Bu noktada belki su almayı es geçtim ama o dar ve uzun inişte önümde kimsenin olmasını istemiyordum. Çünkü önümde biri olunca görüş alanım azalıyor ve onun yaptığı hareketlere göre dikkatim dağılıyor. Bu yüzden su almama pahasına böyle bir atak yaptım. Oldukça da faydalı olduğunu gördüm. Bu bölgede kuvvetim henüz yerinde olduğundan bayağı iyi bir süratte indim ve arkadakilerle arayı açtım. Düzlükte gücümü biraz saklayıp kendimi dinlendirmek istedim. Daha sonra o bahsettiğim (herkesin düştüğü) teknik inişe geldi sıra. Herkes teknik inişte düşer ben daha teknik inişe gelmeden girilen ilk virajda düştüm. Ön teker kaydı... Daha sonra bisiklete atlayıp teknik inişe girdim ve son bölümünde ayağımı yere koymam gerekse de indim. Ama zorlu bölümler bitmek bilmiyor. Çok dik bir iniş ile tekrar düzlüğe bağlanıyorum ama kısa bir süre sonra tekrar dar ve dika patikalarda ter döküyorum. Start düzlüğüne inince de derin bir ohhh çekiyorum.

Büyük boyut için tıkla!

Lakin startı geçtikten sonra 3 kilometrelik dik çıkış aklıma geliyor ve biraz moral bozukluğu oluyor. Yokuş başlarında 1-2 kişi geçiyorum. Yokuşun ortalarına doğru tempoyu iyice kurmuş bir şekilde kendimden beklemediğim kadar iyi gidiyorum. 7.liğe kadar çıkıyorum. Fakat yokuşun sonlarına doğru biraz bitme sinyalleri başlıyor. Ayrıca bi ara rüzgarın kesilmesi ile vücudumda inanılmaz bir sıcaklık artışı hissediyorum. Bu ara sıra çıldırtacak noktaya ulaşıyor. Bu sefer su noktasında iki su veren arkadaştan da su alıp birini üzerime boca edip diğerini içip tekrar inişe salıyorum kendimi...

Rüzgarın ve suyun sayesinde " Oh be dünya varmış" derken bu kısmı biraz daha yavaş geçtiğimi fark ediyorum.Vücut biraz düşüyor.Zaten her su içtiğimde bu bana oluyor.Suyu içince tuz veya enerji vericek bişeyler alma ihtiyacım kat ve kat artıyor.Ama benim yanımda hiç bişey yok :(.Feed zone da adamımda yok.

Neyse, mümkün olan en yüksek hızda inişleri geçmeye çabalarken bir ara sarsıntıdan kaskımın içindeki ped gözümün önüne bir perde gibi iniyor. Kaskımın pedi tutan kısmı biraz hasarlıydı. Yarışta ise su koyveriyor. Tabii o anda duracak vaziyette olmadığımdan görüş alanım %60-70 kadar kaybolmuş olsada düzlüğe kadar idare ediyorum. Düzlükte o bölümü kucalıyorum ve yerine oturtuyorum.(şu anda tamir edildi tabii ki). Düzlüğe çıkarken Yunus abinin bir aksaklık yaşadığını görüyorum kenarda ama fazla bişey anlayamıyorum. Sonra yine kısa bir çıkıştan sonra tekrar dar patikalara atılıyorum. Bu sefer artık kollardaki güç iyice azaltığından biraz karambol iniyorum. Bu inişte bir ara düşer gibi oluyorum tek ayağım spdden çıkıyor ve Emre abi fotoğraf çekerken tek ayağım havada (sele düzeyinde) objektifin önünden geçiyorum. O anda karşıma bir anda Emre abi gelince gerçekten çok şaşırdım. Ama umarım güzel bir fotoğraf ortaya çıkmıştır. Ardından yine teknik iniş bölgesine geliyoruz. Bu sefer başında değil tam göbeğinde düşüyorum. Bir güzel çalıların rahatlığını test ediyorum. Ama bişeyim yok devam ediyorum.1-2 sıyrık o kadar...

Büyük boyut için tıkla!

Daha sonra düzlük ile birlikte yine 3kilometrelik çıkışa doğru yol alıyorum. Fakat bu sefer artık vücudumdaki yorgunluk en yüksek düzeyde. Ayrıca sıcak çok feci etkiliyor. Daha yokuşun başında çok zorlanacağımı fark ediyorum ki zaten ilerleyen kilometrelerde en düşük vitese kadar düşüyorum. Bu uzun yokuşta tabii ki rakipler boş durmuyor ve yokuşun sonuna doğru 4 kişi beni geçiyor. Ben ise onları değil yarışı tamamlayıp tamamlayamayacağımı merak ediyorum. Su noktasına geldiğimde bu sefer duruyorum ve 2 şişe su ile kendimi bi güzel yıkıyorum. 1 şişe ile de vücuda katkı yaptıktan sonra inişe başlıyorum. Bu sefer artık kollarım tutmuyor. Halsizlik çöküyor. Resmen salmış iniyorum. Düzlükte de pedal çevirecek halim yok bisikleti akışına bırakıyorum. Bu sefer teknik inişte çok daha yavaş ve temkinliyim. Oldukça yavaşta olsa yine inişi yapıyorum. Ardından start düzlüğüne gelirken beklenen son yine gelip beni buluyor : %80....

Aslında bu sefer oldukça iyiydim ama yanımda enerji verecek hiçbirşey bulunmadığından su dışında bu hale düştüm. Her yarışta yanıma alırdım bişeyler ama su sefer biraz telaştan biraz da unutkanlıktan bu hale düştüm. Sonuç : 11.

Büyük boyut için tıkla!

Bitişten sonra ödül töreni yapıldı,sporculara bol bol para ödülü verildi. Benim ise gözüm tabii ki arkada hazırlanan ikamlardaydı. 6-7 masada harika meyvalar, pasta tipi ikamlar hazırlanıyordu. Ödül töreninden sonra hep birlikte hücum ettik ve tadını çıkardık.

Bu yarışta organizasyon gerçekten çok güzeldi. Anayoldan itibaren parkuru gösteren işaretler, parkurun içinde hazırlanan ve her türlü hizmeti veren tesis, sporculara verilen yemekler, ikramlar, verilen ödüller... Her açıdan çok hoştu. Karnaval havasına yakındı bence. Çok fazla kişi olmadığından insanlar birbiriyle bütünleşti. Gerçekten güzel bir yarış oldu. Katkısı bulunan herkese tekrar tekrar teşekkürler...

Bakalım Ankara yarışında neler yaşıyacağız...Ankara'da görüşmek üzere.

Sevgiler...Saygılar...

Mustafa Özyılmaz

Yarış sonuçları ,

 

 
Yayın Sponsoru
  Yarış Dünyasından

Torku'nun Eski Antrenörü Lionel Marie ile Röportaj
Geçtiğimiz Aralık ortasında Torku Şekerspor'un eski antrenörü Lionel Marie ile IAM'a geçmesinden sonra bir röportaj yaptık. ... Devamı » » » 

Lionel Marie - Biraz Daha Zaman...
Aşağıdaki satırları bu yazı dizisine başlamadan önce bir girizgah olarak yazmayı düşündüm, sonra yazılanların önüne geçmesi, ko ...
Devamı » » » 

Mehmet Şafakçı - Ağlasak da, Gülsek de Beraber
Hayatımın ilk yıllarını Ankara'da geçirirken, 80'lerin başında 4 yaşında Anıttepe 100. Yıl Yüzme Havuzu'na başladım, Ring kulüb ...
Devamı » » » 

May.15 Ahmet Örken - Çumra'dan Cavendis...
May.15 TUR2015 - Start Alanı Nasıl Kuru...
May.15 TUR2015 - Yarışta Bir Gün Nasıl ...
May.15 TUR2015 - Kürsü Formaları Nasıl ...
Nis.15 TUR2015 - Etap Biterken Foto Fin...
Mar.15 2015'te Milli Takım - Aziz Sırna...
Auğ.14 Semra Yetiş ve Erkan Sakallıoğlu...
Şub.14 Mustafa Önder Atik ile Samsun'da...
Ksm.13 Yol Bisikletinde Köklü Değişikli...
Ksm.13 Saat Rekoru Kırılacak mı?
Eyl.13 UCI Başkanlık Seçimleri
Eyl.13 Vuelta Üçüncü Hafta Top 5
Eyl.13 Vuelta İkinci Hafta Top 5
Eyl.13 Vuelta İlk Hafta Top 5
Auğ.13 Dünya Masterlar Şampiyonası Fina...
Tem.13 100. Fransa Turu, Üçüncü Hafta, ...
Tem.13 100. Fransa Turu, İkinci Hafta, ...
Tem.13 100. Fransa Turu, İlk Hafta, Top...
May.13 TUR2013: Doping (?), Yarışın Gel...
Nis.13 Türkiye Bisiklet Turu: Takımlard...
Şub.13 Torku Şeker Spor'un Yabancı Peda...
Şub.13 UCI 2013 Yol Bisikleti Takımları
Yarış Dünyasından Arşivi

 

  Bu yayın 2918 kez okundu.
  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır. Bu yazı yazarın sorumluluğundadır.
  Hukuki bir durumda MTBTR.com sorumlu tutulamaz.


 

 
  Yarış Dünyasından  |  Atölye  |  Panorama  |  Teknoloji - Donanım  |  Patika  |  Sağlık ve Antrenman  | 
  Biz Kimiz  |  İletişim ve Yardım  |  İnsan Kaynakları

Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları |  mtbtr.com™ 2001 - 2015