Anasayfa
 MTBTR'de Bugün 
 Fotoğraflar 
2014 Bisiklet Katalogu
   
 
 Kurallar   IK   Biz Kimiz   İletişim ve Yardım   Hoş Geldin, üye girişi yapın Üye Girişi
 
20 . Eylül . 2018  
Dağ Bisikletinden Benekli Mayoya
Rasmussen İle Mülâkat

Dağ Bisikletinden Benekli Mayoya

Çeviren: Cüneyt Kazokoğlu
14.12.2005

2005 yılında yapılan 92. Fransa Turu’nu MTBTR olarak size günü gününe duyurduk, ayrıca forumda da etraflıca tartıştık. Bu esnada özellikle son zamana karşı etaplarda ve tırmanma etapları söz konusu olduğunda sıkça adı gecen bir bisikletçi vardı: „Chicken“ lakaplı Danimarkalı Michael Rasmussen. Özellikle Fransa Turu’nun son zamana karşı etabında başına gelenler, düşüşleri, en sonunda bisikletini sinirden fırlatması bu turun zihinde kalan görüntülerinden oldu.

Öyle ya da böyle Rasmussen 2005 Turu’nun yıldızlarından biri olmayı başardı, benekli trikoyu kazandı. Rasmussen –forumda da geçtiği üzere- aslında kariyerine dağ bisikletçisi olarak başlamış, 1999’de dağ bisikletinde dünya şampiyonu olmuş bir bisikletçi. Dolayısıyla her iki tarafta da bu derece başarıya ulaştığından iki tarafın mukâyesesini çok net bir şekilde yapabilecek kişilerden biri.

Alman Bike dergisi son sayısında Rasmussen ile Fransa Turu, kariyeri, dağ bisikleti-yol bisikleti mukâyesesi, doping ve zorluklar gibi konular içeren gerçekten çarpıcı bir mülâkat yapmış. Birlikte okuyalım.

Son Fransa Turu’nda zaman etabında ne oldu öyle?

O etabın hayatımın zamana karşı etabı olacağından emindim. Takımın şefi Erik Breukink ilk kavşakta göbeğin sağ tarafından geçmem konusunda uyardı. Yalnız o kadar konsantre olmuştum ki, önümdeki motosikleti takip ederek sol taraftan geçmeye kalktım, o sırada da kayıp kalçamın üstüne düştüm. Ondan sonra %100 güç veremedim, daha sonra da birkaç şanssızlık oldu, yanlış lastik, yanlış bisiklet…

Bayağı büyük bir tezat. En tepeye çıkıp bu kadar sert düşmek…

Ben turu bir yıldız olarak bitirdiğimi düşünüyorum. Paris’te kürsüye çıkan 4 bisikletçiden biriydim! Zamana karşı etabı olmasa genel sıralamada yedinci değil üçüncü ya da dördüncü olurdum.

Bu şanssızlığı nasıl aştın?

Korkunç bir gündü. Bisikletimi tutup fırlatmak istedim, bitse de kurtulsam diye düşündüm. Öte yandan ikinci düşüşte bir tarafımı kırıp bütün turu bırakmak zorunda kalabilirdim.

Büyük boyut için tıkla!

RASMUSSEN’İN KARİYERİ

Ne zaman profesyonel olmaya karar verdin?

Sekiz yaşındayken. 1983’te bir gazete muhabirine 2003’te Fransa Turu’na katılacağımı söylemiştim.

Bisiklet sporunda yetenek var mı yoksa herşey çok çalışma mı?

Çok çalışma. Ama kazananlar daima en yetenekliler. Tırmanma konusunda benim yetenekli olduğum aşikâr. İtalya’da 16 yaşındayken bir antrenman kampında farkettim bunu da, Danimarka çok düz ve rüzgârlıydı.

En eski dağ bisikletçilerinden birisin. Yol bisikletine geçmeye ne zaman karar verdin?

Aslında zaten yol bisikleti ile başladım. 1983’te Avrupa’da daha dağ bisikleti yoktu. 1989’da ilk dağ bisikletimi aldım ve ilk katıldığım yarışları kazandım. 1992’de Danimarka şampiyonu oldum ve gençler dünya şampiyonasında bronz madalya aldım. O andan itibaren dağ bisikletiyle devam edeceğim belli oldu.

Neden sonra tekrar yol bisikletine döndün?

Gönlümde yatan aslan hep yol bisikletçiliğiydi. Dağ bisikletçiliği kariyeri daha ziyâde tesâdüfen gelişti. 21 yaşındayken dağ bisikleti ile dünyayı gezmem ve yarış kazanmam için para ödemeye başladılar, bu harika bir şeydi! Aslında 1998’de yol bisikletine geçmeyi istedim, ama hiç bir takımda yer bulamadım. Bundan bir yıl sonra dağ bisikleti dünya şampiyonu oldum ve gökkuşağı renkli trikoyu giydim. Ayrıca olimpiyatlara katılmaya hak kazandım. Yani dağ bisikleti ile devam etmek için yeteri kadar sebep vardı. Ama 2001’de dünya şampiyonu olmadığım için sponsorum Haro maaşımı yarı yarıya indirince yarışların sadece yarısına katıldım, daha çok caddeye yöneldim.

Yola geçişte sportif mi yoksa maddî nedenler mi etkili oldu?

Dağ bisikleti sporunda yaşanabilecek herşeyi yaşadım, herşeyi gördüm. Bu sporun çok yüksek bir seviyeye ulaştığına şâhit oldum. Ama 1996 olimpiyatlarından sonra gelişme durdu. Dünya kupası ufaldı, büyük yarışları da kazansan televizyon ilgi göstermemeye başladı.

Bu da senin için daha az para mı demekti?

Elbette bu da var. Ama onca çabamın karşılığında tatmin olmamaya başladım. Dünya şampiyonuydum, dünya kupası yarışları kazanmıştım ama kimse ilgilenmiyordu. 2000 olimpiyatlarından sonra „buraya kadar“ dedim.

Ve kendine yeni hedefler aradın…

Dünyanın en güçlü bisikletçileriyle kapışmak istiyordum. Yol yarışları bisiklet dünyasının Formula 1’i. Onun dışında herşey, velodrom yarışları, dağ bisikleti, kros arka sıralarda geliyor. İkinci ligde birinci olabilirsin ama en iyiler karşısında ne yapacağını bilemezsin.

Büyük boyut için tıkla!

Pelotonda nasıl karşılandın?

Bisiklet sporu bayağı ilkel: Hızlıysan çabucak kabul ediliyorsun. Dağlarda en iyilerle çekişebiliyorsan hemen saygı görüyorsun.

Bir yol bisikleti takımında nereye kadar „şahsî oynanabiliyor“?

Tırmanıcı olduğum için mutluyum. Bu sayede harikulâde çıkışlarla iyi sonuçlar alabiliyorum. Böylece takım yöneticisindesin ve rakiplerinin saygısını kazanıyorsun.

Başarın pazar değerini nasıl etkiliyor?

Elbette değerim de arttı.

Kazancın ne kadar arttı?

Dağ bisikleti dünya şampiyonu olarak kazandığımın on katını kazanıyorum.

Yol bisikleti ile dağ bisikleti mukâyesesi

Hangisi daha zor: Yol bisikletinde bir zirveden sonra saatte 100km ile asfaltta inmek mi yoksa dağ bisikletinde bir dünya kupası inişi mi?

Dağ bisikletinde daha ileriyi görebiliyorsun, düşersen hızın daha az. Kendini düşüşe hazırlayacak vaktin var. Yolda anında asfalta yapışıyorsun, pelotonda çoğunlukla ellerini gidondan çekecek vaktin bile olmuyor. ayrıca yolda düşmek çok daha fazla can yakıcı.

Bu şekilde yolda motosikletlerden hızlı bir inişte ne hissediliyor?

Geçen yıl Almanya turunda grup olarak saatte 120km ile birden bir tünele girdik. Yol ıslaktı ve ortada şerit belirlemek için fosforlu düğmeler vardı…

Korkuyor musun?

En azından kendimi çok rahat hissetmedim. Saatte 100km’nin üstü bisiklet üzerinde bir insan için çok hızlı.

Eski dağ bisikletçisi olarak teknik avantajın var mı?

Hayır. aslında yol bisikletinde zorda kalınca herkes hızlı gidebilir. Çok şükür ben tırmanışlarda atak yaptığım için çok hız yapmak zorunda kalmıyorum. Ama pelotondan kopan ufak gruplardaki atakçılar (sprinter) özellikle yokuş aşağı çok büyük risk alıyorlar, eğlenceli birşey değil.

Sporcular arasındaki destek nerede daha fazla? Yol bisikletinde mi, dağ bisikletinde mi?

Dağ bisikletçisi olarak yarışların haricinde çok fazla boş vaktin var, özellikle Amerika’da bir hafta yarışın yapılacağı eyâlette boş oturuyorsun, kahve içiyorsun, neredeyse hiçbir şey yapmıyorsun. Yol bisikletçiliğinde çok daha yoğun bir zaman planı var. Beş saatlik bir yarıştan sonra bir sonraki etabın başlayacağı yere veya otele götürülmen gerekiyor, sekiz tane takım arkadaşın masaj sırasında bekliyorlar… boş vakit kalmıyor yani.

Nerede itiş kakış daha fazla?

Büyük turlarda mutlaka önde yer edinmelisin ki atağa kalkan bir grubu kaçırma. Örnek: Bir tur etabında 130km sonra parke taş döşeli yol vardı. Bu kısımdan 50km önce saatte 55km gitmeye başladık, çünkü herkes önde durmak istiyordu. Bir saat boyunca mücadele ettik, sadece üç dakikalık bir parke taş döşeli bölüm için. Bu delice birşey! Dağ bisikletinde çıkışlar biraz tehlikeli ama bir tur sonra herkes yerine yerleşiyor ve ortalık sakinleşiyor.

Profesyonel yol bisikletçilerinin dağ bisikletçileri ile ilgili ön yargıları neler?

Hayattarzı en çok öne çıkan fark. Bizim daha yoğun zaman planlarımız var, daha fazla yarışa katılıyoruz ve daha fazla antrenman yapıyoruz. Yani dağ bisikletçilerinin bütün yılda 20 tane sadece ikişer saatlik yarışa katıldıklarını düşünmek kolay. Öte yandan dağ bisikletinde yılda önemli olan 8 yarışta %100’ün üstünde performans göstermelisin, yoksa hiç şansın yok.

Hangi dağ bisikletçileri yolda da başarılı olabilirler?

En iyileri.

Büyük boyut için tıkla!

Miguel Martinez niye başaramadı?

Bakış açısı yanlıştı da ondan. Dağ bisikletinde bir numaraydı ve yol bisikletinde de bir numara olacağını sandı. Halbuki yol bisikletinde 500 numaradan biriydi. Takım arkadaşlarına saygı duymazsan kimse sana yardımcı olmaz. Tek başına da hiçbir şey kazanamazsın.

Bir yol bisikletçisi dağ bisikleti dünya kupasına katılırsa şansı ne olur?

Biraz teknik çalışma ile ilk 200 yol bisikletçisinin hepsi dağ bisikletinde başarılı olurlar.

Dağ bisikletinden yol bisikletine geçmek isteyenlerin sana danıştıkları oluyor mu?

Hayır, kimse bunu planlamıyor. Uzun ve riskli bir süreç bu. Julien Absalon gibi biri dağ bisikleti dünya şampiyonu, olimpiyat birincisi ve iyi de kazanıyor mesela, ama yol bisikletine geçerse yılda 15.000 Euro alan bir yardımcı takım elemanı olarak başlamak zorunda.

PROFESYONEL YAŞAM

Takımınla kontratını 2 yıl uzattın. Takımda kalmak ne kadar zor?

Benim için bayağı kolay oldu. CSC’den ayrılmak istediğimde 5 tane teklif vardı. Rabobank en iyileriydi. Burada kariyerimi sonlandırmak istiyorum. Elbette arada sırada başarılı olman gerek, kimse güzel yüzüne bakmıyor….

Dağ bisikletinde medyada yer almak başarıdan daha önemli!

Aynen, uzun sarı saçlı güzel kızlar gördüm, adam gibi dağ bisikletine binemeyen ama medyanın devamlı yer verdiği. Bu durumu üzücü buluyorum. dağ bisikletinde herşey imaj etrafında dönüyor, insanlar vücutlarına küpe takıyorlar, dövme yaptırıyorlar, saçlarını boyuyorlar, sadece medyanın ilgisini çekebilmek için. Bu dağ bisikleti sporunun nefret ettiğim bir parçası. Dış görünüşünün nasıl bir bisikletçi olduğunla hiçbir alâkası yok ki! Bir örnek: Kirk Molday (Amerikalı XC yarışçısı) başarılı dönemlerinde devamlı saçının rengini değiştiriyordu. Bu yüzden Amerikan dergileri de ona bayılıyorlardı, muhtemelen yeşil saçları sayesinde değerinin iki katı kadar para kazandı.

Yeterli para kazanabilmek için kaç yıl profesyonel kariyer gerek?

Bu Ferrari’ne bağlı. Şimdiki kontrat uzatmamın ardından durumum gayet iyi. Bir defa daha bu tarz bir kontrat imzalayabilirsem çalışmama gerek kalmayacak.

Bisikletçi dükkânın ne oluyor o zaman?

Sürekli tezgâh arkasında durup bisiklet tamir etmiyorum ki. İki tane ortağım var bu işler için. Sadece bisikletlerimi bakıma getiriyorum ve kahve içiyorum. Dükkân daha ziyâde zevkim ve bisiklet sporunu bıraktıktan sonra meşgale olması için.

ACILAR, DOPING, FERÂGAT

Zirveye giden hangi yol daha zordu? Dağ bisikletinde mi, yol bisikletinde mi?

Dağ bisikletinde iyi bir tırmanıcı olduğum için nispeten kolaydı. 20 yaşındayken dünyanın en iyi on dağ bisikletçisi arasındaydım. Yolda da bayağı hızlı gelişti aslında. 2001’de yarı profesyoneldim, altı ay sonra dünya kupasında 260km’lik yarışta dünya şampiyonu ile aynı zamanı yaptım. Dediğim gibi, şanslıydım, diğerleri gibi yıllarca mücadele etmek zorunda kalmadım.

Yol bisikletçiliğinde başarı için daha fazla mı acı çekiliyor?

Böyle olduğunu düşünüyorum. Yarışlar daha uzun, kötü hava koşulları senin için daha uzun süre geçerli. Mesela Almanya Turu: 1500km’nin 1000’inde yağmur yağdı. Bir dağ bisikleti yarışı iki saat sürüyor ve ne kadar çamur ve kar da olsa hızın sabit olduğundan üşümüyorsun. Yolda ise ciddî anlamda acı çekiyorsun, bazen o kadar soğuk oluyor ki ağlayarak bırakıyorsun yarışı.

Heras, Armstrong ve diğerlerine yöneltilen doping iddiaları konusunda ne diyorsun?

Elbette bisiklet sporu için kötü. Ama doping bisiklet sporuna 100 yıldır olan bir hâdise, sadece 1998’deki Festina skandalından sonra daha fazla ilgi çekmeye başladı. Ama önümüzdeki 100 yılda da yaşayacak. Önemli olan sporun sürekliliği. Doping sporun çökmesi anlamına gelmiyor. Her zaman vardı, her zaman da olacak.

Büyük boyut için tıkla!

Dürüst bisikletçiler için doping yapanlar tarafından geçilmek moral bozucu değil mi?

Tabii ki, ama kimseyi hızlı olduğu için suçlayamazsın. Ben kendi yarışımı yarışıyorum ve diğerlerinin ne yaptığını bilmek istemiyorum. Onlarla da ilgilenemezsin sonuçta. Sadece kuralların işlediğini umabilirsin, son olaylar da gösteriyor ki kurallar işliyor.

Dağ bisikleti sahasının doping konusunda yol bisikletinden farkı var mı sence?

Bunu söylemek zor. Sonuçta sadece yakalananların sayısını biliyorsun. O sayı da yol bisikletçiliğinde daha fazla adam olduğu için daha yüksek. Ama oran herhalde aynıdır. Ancak yol bisikletinde daha fazla kontrol yapılıyor. Dünyada en çok kontrol edilen sporcularız. Yılda 4 defa sağlık testinden geçiyoruz, sürpriz doping kontrolleri dağ bisikletinde oluyorsa bir defa dünya şampiyonasından önce oluyordur.

Profesyonel bisiklet sporunda beslenmenin rolü ne?

Beslenme çok önemli bir konu. Hızlı tırmanman için mümkün olduğunca hafif olmalıyım, fazladan ağırlık olmamalı.

Dışarıdan bakınca profesyonel bisikletçiler hastalık derecesinde zayıf gözüküyorlar. Bu hayat tarzı ne kadar sağlıklı?

Sağlıksız olduğu takdirde zaten yeteri kadar hızlı olamazsın, o zaman sınırı aşmışsındır.

Sen pelotondaki en zayıflardansın, nasıl besleniyorsun?

Asgarî miktarda besin almaya çalışıyorum. Doğuştan zaten bayağı zayıfım. Fazla kemik kütlem yok.

Takma adın „chicken“ oradan mı geliyor?

Hayır o ayrı bir hikâye. Tırmanıcı olarak ağırlık-kuvvet oranı diğer bisikletçilerden çok daha önemli. Jens Voigt ideal ağırlığının bir kilo üzerinde olursa birşey fark etmez ama ben bir kilo ağır olursam bu birincilik ile yirmincilik arasındaki farkı oluşturur.

Yemeğini tartıyor musun?

Evet, tartıyorum.

Performansının ne kadarını beslenme ve vücut ağırlığı oluşturuyor?

Dağlarda %100 formda olmalısın, yani benim 58,5kg olmam gerek.

Yarım kilo sonucu etkiliyor mu gerçekten?

Evet. Eğer 60kg olursam fena binmiyorum. 61kg olursam sonuçlarımın nasıl gerilediğini izleyebiliyorum. Dolayısıyla Temmuz ve Ağustos aylarındaki yarışlar bana daha fazla uyuyor, çünkü bahardaki uzun idmanlardan sonra ağırlığımı muhafaza etmem kolaylaşıyor. Nisan ayında da fena değilim ama Ağustos gibi kazanmaya başlıyorum.

Dağ bisikletçilerinin kıskandığın bir yanı var mı?

Evet, kısa sezonları.

Ve çok fazla boş vakitleri olması mı?

Ve Mart ayında günde 5-6 saat Belçika’da veya İspanya’da yarışmak zorunda olmamaları.

Onlar sende neyi kıskanıyorlar?

Eminim medyanın ilgisini.

Belki kazancını?

Tabii, bu da onunla alâkalı zaten.

Tekrar dağ bisikletine dönmeyi düşünebilir misin?

Hayır, kariyerimi yolda bitirmek istiyorum. Tabii asla asla dememeli.

Dağ bisikletinde senin dönmen için ne değişmeli?

Bunun olacağını gerçekten sanmıyorum. Dağ bisikleti dönemimi kapadım, on dünya şampiyonasına katıldım, dağ bisikletinin bana verebileceği birşey yok artık. Belki günün birinde yol bisikletinden edindiğim bilgilerle antrenör olarak dönerim.

 

 
Yayın Sponsoru
  Yarış Dünyasından

Torku'nun Eski Antrenörü Lionel Marie ile Röportaj
Geçtiğimiz Aralık ortasında Torku Şekerspor'un eski antrenörü Lionel Marie ile IAM'a geçmesinden sonra bir röportaj yaptık. ... Devamı » » » 

Lionel Marie - Biraz Daha Zaman...
Aşağıdaki satırları bu yazı dizisine başlamadan önce bir girizgah olarak yazmayı düşündüm, sonra yazılanların önüne geçmesi, ko ...
Devamı » » » 

Mehmet Şafakçı - Ağlasak da, Gülsek de Beraber
Hayatımın ilk yıllarını Ankara'da geçirirken, 80'lerin başında 4 yaşında Anıttepe 100. Yıl Yüzme Havuzu'na başladım, Ring kulüb ...
Devamı » » » 

May.15 Ahmet Örken - Çumra'dan Cavendis...
May.15 TUR2015 - Start Alanı Nasıl Kuru...
May.15 TUR2015 - Yarışta Bir Gün Nasıl ...
May.15 TUR2015 - Kürsü Formaları Nasıl ...
Nis.15 TUR2015 - Etap Biterken Foto Fin...
Mar.15 2015'te Milli Takım - Aziz Sırna...
Auğ.14 Semra Yetiş ve Erkan Sakallıoğlu...
Şub.14 Mustafa Önder Atik ile Samsun'da...
Ksm.13 Yol Bisikletinde Köklü Değişikli...
Ksm.13 Saat Rekoru Kırılacak mı?
Eyl.13 UCI Başkanlık Seçimleri
Eyl.13 Vuelta Üçüncü Hafta Top 5
Eyl.13 Vuelta İkinci Hafta Top 5
Eyl.13 Vuelta İlk Hafta Top 5
Auğ.13 Dünya Masterlar Şampiyonası Fina...
Tem.13 100. Fransa Turu, Üçüncü Hafta, ...
Tem.13 100. Fransa Turu, İkinci Hafta, ...
Tem.13 100. Fransa Turu, İlk Hafta, Top...
May.13 TUR2013: Doping (?), Yarışın Gel...
Nis.13 Türkiye Bisiklet Turu: Takımlard...
Şub.13 Torku Şeker Spor'un Yabancı Peda...
Şub.13 UCI 2013 Yol Bisikleti Takımları
Yarış Dünyasından Arşivi

 

  Bu yayın 4851 kez okundu.
  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır. Bu yazı yazarın sorumluluğundadır.
  Hukuki bir durumda MTBTR.com sorumlu tutulamaz.


 

 
  Yarış Dünyasından  |  Atölye  |  Panorama  |  Teknoloji - Donanım  |  Patika  |  Sağlık ve Antrenman  | 
  Biz Kimiz  |  İletişim ve Yardım  |  İnsan Kaynakları

Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları |  mtbtr.com™ 2001 - 2015