|
MTBTR, geçtiğimiz hafta Türkiye distribütörlüğünü Aslı Bisiklet’in yaptığı Merida markasının Palma de Mallorca’daki 2013 basın kampındaydı. Üç gün boyunca UCI WorldTour takımlarından LampreMerida ve dağ bisikleti dünyasının en önde gelen takımlarından Multivan Merida’nın 2013 kadrolarının tanıtımları yapıldı. Merida’nın 2013 sezonu takım yeniliklerine (Lampre Merida ve Multivan Merida) buradan ulaşabilirsiniz.
 | | Merida Press Camp 2013 | Büyük boyut için tıkla! |
Buna ek olarak Merida 2013/2014 model yılına yönelik yeniliklerinin de tanıtımını yaptı. Gerek yol bisikletinde LampreMerida ile başlayan bu yeni dönemde çok önemli bir rol oynayacak Scultura SL modeli, gerekse belki de bütün kampın en etkileyici modeli olan zamana karşı bisikleti WARP TT asfalt söz konusu olduğunda çok çarpıcı haberler.
 | | Lampre Merida Mallorca'da | Büyük boyut için tıkla! |
Dağ bisikletinde ise Multivan Merida takımının bu sezon yarışlarda kullanacağı üç bisiklet, 29” tekerlekli çift süspansiyonlu Big Ninety-Nine’ın tamamen karbon modeli, 29” tekerlekli sabit kadrolu model Big.Nine ve 27.5” tekerlek ölçüsüne sahip Big.Seven önümüzdeki sezon büyük ihtimalle çokça UCI Dünya Kupası yarışlarında kürsülerde göreceğimiz bisikletler.
 | | Merida 2013/14 prezentasyonu | Büyük boyut için tıkla! |
Akdeniz ve Umman Turları’nda yarışmayan WorldTour takımı kadrolarının da halihazırda kamp yaptığı Mallorca’da Şubat ayında kemiklerimizi ısıtan güneşli hava ve yediklerimiz bizim olsun, size gördüklerimizi anlatalım.
Fotoğraf Albümleri
Merida 2013 Basın Kampının fotoğraf albümleri sayfasına buradan ulaşabilirsiniz.
Bisiklet Yenilikleri
Türkiye distribütörlüğünü Aslı Bisiklet’in yaptığı Merida’nın 2013/14 sezonu için oldukça yüklü ve Eurobike’ta sergilenmemiş modeller içeren yenilikleri var. Merida sadece bir bisiklet markası değil, aynı zamanda dünyanın en büyük bisiklet üreticilerinden biri. 40 yılı aşkın bir geçmişe sahip marka geçtiğimiz yıl 2 milyona yakın bisiklet üretmiş.
Karbon
Karbon Merida’nın yeniliklerinde çok önemli bir yer tutuyor. Gerek yol bisikletinde, gerekse dağ bisikletinde Merida’nın ısrarla vurguladığı nokta şu: “Karbon = Karbon” değil. Marka, karbon bisiklet tasarlarken neden bütün bisiklette en pahalı karbonu (UHM, Ultra High Modulus) kullanmanın yetmediğini, fakat farklı seviyelerdeki karbon liflerinin bisikletin değişik bölümlerinde kullanmanın asıl ustalık isteyen nokta olduğunu vurguluyor.
Karbon işçiliği hakkında bir fikir vermek için şu belirtilebilir: beher karbon Merida kadrosu, yaklaşık 50 ile 90 saat arasında el işçiliği gerektiriyorlar, bu aluminyumdan 10 kat daha fazla. Bu el işçiliğinin %60’ı karbon kadronun kalıplardan çıktıktan sonra temizlenmesi.
Merida’nın karbon kadrolarında öne çıkan teknik özelliklere gelince:
Structure Element kabaca kadroyu üç ana parçaya bölüp, boru içlerinden karbon plaka destekleri ile kalıplayıp birleştirmek demek. Kadroyu oluşturan her bir boruyu ayrı ayrı üretip sonra tube-to-tube yöntemi ile birleştirmektense bu yöntemin kadroyu daha sağlam üretmeye imkan tanıdığını belirtiyor Merida.
Double Chamber tasarımı kadronun fazla zorlanan borularının (örneğin alt boru) sadece boş bir boru değil, içinde boruyu ikiye bölen bir iskelete sahip olması, ve böylelikle dayanıklılığının artması.
Nano-Matrix Carbon Composite Merida’nın karbon plakalara nano-partikelleri ekleyerek darbe dayanıklılığını “sıradan” karbon plakalara oranla %40 oranında arttırmasını ifade ediyor.
En iyi lifler. Haliyle karbon liflerinin kalitesi de çok önemli. Dünya karbon lifi piyasasının %90’inin üç Japon şirket (Toho, Toray/Torayca ve Mitsubishi) tarafından kaplandığını biliyor muydunuz? Airbus A380’den, Formula1’deki karbon gövdelere, yarış yelkenlilerinin direklerinden Merida’nın (ve Merida ile aynı yerden karbon lifini alan BMC’nin) bisikletlerine kadar karbon liflerinin bu üç şirketten geldiğine emin olabilirsiniz.
Merida karbon bisikletlerinin tasarımında “form follows function” anlayışını benimsemiş, yani her şeyden önce bisikletin işlevselliği ön planda. Bu açıdan bakıldığında aşağıdaki yenilik tanıtımlarında çokça karşımıza çıkacak olan bio-Flax-liften de bahsetmek gerek. Merida FlexStay tasarımlarında Hollandalı Lineo markasının ürettiği bio-Flax-liflerden yapılan plakaları kullanıyor. Karbon katmanlar arasına yerleştirilen bu liflerden yapılmış olan plakalar esneyerek titreşimleri ve darbeleri emiyor ve fazladan konfor sağlıyor. Buna ek olarak bu liflerden yapılan katmanların esneme karakteristiği de önemli bir nokta. Örneğin bir karbon plakayı esnetip bıraktığınız zaman aynen geri teperken, bu liflerden yapılan karbon yavaşça eski formunu alıyor. Dağ bisikletinde amortisörlerdeki tepme kontrol sistemi benzeri bu özellik sayesinde darbe emme gerçekleşirken kontrol kaybı önlenmiş oluyor.
Yol Bisikleti Yenilikleri
Scultura SL
LampreMerida takımının WorldTour’da kullanacağı bisiklet elbetteki en büyük yenilik: Scultura SL markanın şimdiye kadarki en üst modeli olan Reacto’nun da yerini alıyor haliyle. Scultura SL’in tasarımında tamamen yeni bir yaklaşımla nasıl “daha çevik, daha atik ve daha hızlı bir bisiklet üretilebilir?” diye sorulmuş.
 | | Merida Scultura SL | Büyük boyut için tıkla! |
Scultura SL bütün tasarımı ile konfor ve esnemezliği bir araya getirmek üzere düşünülmüş. Aşağıdaki çizelgede göreceğiniz, Alman Road dergisinin yaptığı laboratuar ölçümleri Scultura SL’in WorldTour’un lider bisikletlerinden biri olmaya aday olduğunun göstergesi. Yukarıda bahsettiğimiz Double Chamber özelliğinin yanında, kadronun esnemezliğini arttırmak için asimetrik ve soldaki daha kalın çeki boruları, BB386 orta mil yatağı dikkat çekiyor. 57cm kadro boyunda sadece 830gram ağırlığındaki kadro, alın borusunda 99 N/mm (yani kadroyu 1mm esnetmek için 99 Newton güç uygulamak gerekiyor), orta mil yatağında yatağın içindeki enine bir kolon sayesinde 116 N/mm gibi yüksek bir esnemezlik sunuyor. Alın bölgesinde esnemezliğe (ve dolayısıyla daha verimli kontrole) katkıda bulunan bir özellik de dağ bisikletinde görmeye alışık olduğumuz konik şaft tasarımının (altta 1.5 inç, üstte 1 1/8 inç) Scultura SL’de de kullanılmış olması.
 | | Merida Scultura SL esnemezlik | Büyük boyut için tıkla! |
Bunun yanında konfor dedik. FlexStay üst ve alt çeki borularının tasarımında 7 katman kullanılmış. Bu katlardan sadece ortadaki kat esnek bio-Flax-liften, üst ve alttaki üçer katman High-Modulus karbon liflerinden. Bu sayede arka üçgende da elde edilen esnemezlik 153 N/mm ile nispeten düşük, kadronun darbe emme özelliğinin bir göstergesi bu.
Bu bio-Flax-liflerin kullanıldığı bir diğer yer de bisikletin sadece 330 gramlık karbon çatalı. Bu sayede çatalın da konfora olumlu etki yaptığını belirtelim. Bu durum aynı zamanda neden bu tarz bisikletlerde örneğin kros bisikletlerinde olduğu gibi disk fren kullanılmadığını da açıklıyor. Tek taraflı disk fren için çatalı çok sert ve esnemez tasarlamak gerekiyor, bu da konfor kaybı demek. Yol bisikletinde ise çatalda konfor uzun turlarda bisikletçi için büyük bir nimet.
 | | Merida Scultura SL - Fulcrum | Büyük boyut için tıkla! |
İsmi İtalyanca “heykel” anlamına gelen Scultura SL sadece 2’li vites sistemleri için tasarlanmış. Takım bisikletinde Shimano DuraAce Di2 sistemi kullanılacak. Shimano’nun elektrikli Di2 aküsü için tekerlek mili yuvasının arkasında özel bir yuva hazırlanmış. Elektrikli vites sistemlerinin kullanılmasını kolaylaştıran bir unsur da bisiklette hem vites, hem fren kablolarının kadronun içinden aktarılmış olması.
 | | Merida Scultura SL - Di2 | Büyük boyut için tıkla! |
Yarış odaklı tasarımın bir diğer göstergesi ise bisikletin sadece 400mm’lik çeki boruları. Aşağıdaki test sürüşü izlenimlerinde de okuyacağınız üzere bu kısa çeki borusu tasarımı Scultura SL’e son derece yüksek bir çeviklik, agresif bir karakter katıyor. Çeki borularının bu kadar kısa olmasının bir sonucu da bisiklette azami olarak 24mm’lik lastik kullanılması, ki bu da konforu olumsuz etkileyen ve dolayısıyla kadrodaki konfor unsurlarını (FlexStay) zaruri kılan bir durum. Merida, özellikle Paris-Roubaix tarzı, kısmen Arnavut kaldırımında geçen yarışlar için 28mm lastik kullanımına izin veren, uzun çeki borulu bir modelin de geleceğini de haber verdi. Ayrıca LampreMerida’da Alessandro Petacchi ve Filippo Pozzato’nun bisikletleri hakkında da Giro ile beraber yeni haberler gelecek.
Scultura SL 2013 fotoğraf albümüne buradan ulaşabilirsiniz.
WARP TT
Zamana karşı bisikletler bisiklet dünyasında en bilimsel olarak tasarlanan aletler. Bu bisikletlerin tasarımlarının olmazsa olmaz bir parçası var: rüzgar tünelleri. Merida, daha önceki WARP modellerinden tamamen farklı bir şekilde, rüzgar tünelinde çok fazla vakit harcayarak tasarladığı yeni WARP’ta gocunmadan söylediği üzere Peloton’un en hızlı zamana karşı bisikleti olan Specialized Shiv TT’yi hedef almış. Bugün büyük turlardan hiçbirini zamana karşı etaplarında ciddi bir başarı elde etmeden kazanmanın mümkün olmadığı düşünülürse markanın bu bisiklete neden bu kadar odaklandığını anlamak mümkün olabilir.
 | | Merida WARP TT | Büyük boyut için tıkla! |
Merida rüzgar tünelinde en önemli tasarım unsurunun “cockpit” olduğunu söylüyor, yani gidon, gidon boğazı ve alın borusu tasarımı. Markanın belirttiğine göre ön aerodinami sahasında WARP TT pelotonun en hızlı bisikleti olmaya aday, genel konsept olarak da lider grupta yer alıyorlar.
 | | Merida WARP TT | Büyük boyut için tıkla! |
 | | Merida WARP TT | Büyük boyut için tıkla! |
Zamana karşı bisiklet tasarımında çok önemli bir unsur bisikletçinin konumu. Dolayısıyla bisikleti tasarlarken üzerindeki sürücünün bisikleti kullanım pozisyonunu da hesaba katmak gerekiyor. Örneğin bisikletçi dirseklerini dayadığı zaman dirsekleri birbirine bitişik mi duruyor, yoksa ayrı mı? Dirsek dayanaklarını mümkün olduğu kadar aşağıda mı tutuyor, yoksa yukarıda mı? Bütün bunlar bisikletçiden bisikletçiye değişen ve ön aerodinamiyi ciddi ölçüde etkileyen unsurlar. Aşağıda 2010 sezonundan çekilmiş HTC takımının bisikletlerine bakın, bakalım kaç tane birbirinden farklı gidon ve dirsek dayanağı tercihi göreceksiniz?
 | | HTC | Büyük boyut için tıkla! |
Merida bu ihtiyaçlara cevap vermek için 0/30/60 mm yükseklikte ayarlanabilen “modular kafa sistemi” adını verdiği bir alın borusu tasarımı geliştirmiş ve Specialized Shiv TT’dekine benzer entegre bir gidon boğazı ve gidon tasarımı yapmış. FSA’nın Merida ile beraber tasarladığı gidonla beraber LampreMerida takımının bütün bisikletçilerinin ihtiyaçlarına cevap vermeye çalışmış. Özellikle 2013 model “normal” WARP serisinin “sıradan” alın kısmı ile mukayese edildiğinde yeni bisikletin neden daha hızlı olacağını tahmin etmek zor değil.
 | | Merida WARP TT | Büyük boyut için tıkla! |
 | | Merida WARP TT modular cockpit | Büyük boyut için tıkla! |
 | | Merida WARP TT modular head system | Büyük boyut için tıkla! |
Bisiklette aynı Scultura SL’in takım modelinde olduğu gibi Shimano DuraAce Di2 vites sistemi kullanılmış. Frenler de Shimano DuraAce. Prototip aşamasında Magura’nın hidrolik jant frenlerini kullanmayı denemişler, ama kablo sistemi DuraAce Di2 ile kullanmaya imkan vermemiş. Tekerleklerde Merida’nın bu yıldan itibaren işbirliği içine girdiği ve üst sınıf bütün modellerinde (yol ve dağ) göreceğimiz üzere Fulcrum tercih edilmiş, tabii WARP TT için en üst model olan Fulcrum XLR Light.
Marka bununla da yetinmeyecek ve bu yılki Giro d’Italia’da daha bozuk yollarda kullanılmak üzere tasarlanmış, geliştirilmiş bir zamana karşı modeli de tanıtacak. O zamana kadar 10 vitesli olarak kullanılacak olan WARP TT ondan sonra 11 vitesli DuraAce ile donatılmaya başlanacak.
WARP TT 2013 fotoğraf albümüne buradan ulaşabilirsiniz.
Dağ Bisikleti Yenilikleri
Multivan Merida takımının bisikletleri 2013/14 model yılı yeniliklerinde başı çekiyorlar. Bu bisikletlerde Merida SRAM XX1 tercih etse de satışların büyük kısmının 2x10 sistemli olacağını bekliyor. Yukarıda da belirttiğimiz gibi, tekerlekler artık Campagnolo’nun alt firması olan Fulcrum’dan. Bütün üst sınıf bisikletlerde SRAM grubunun XX serisine tekabül eden Rock Shox amortisörleri kullanılmış.
Big Seven
29” tekerlekler Merida’nın yabancı olduğu bir saha değil. Fakat 2014 model yılından itibaren 27.5” ölçüsü de ürün yelpazesine dahil oluyor. Bu bağlamda en yeni ürün Big Seven. Bisikletin kadrosu Nano Matrix Composite Carbon’dan ve 18” boyunda 1060 gram ağırlığında, yani eski 26” yarış modeli O.Nine ve 29” modeli Big.Nine arasında yer alıyor.
 | | Merida Big.Seven | Büyük boyut için tıkla! |
Gayet başarılı 29” modelleri bulunan markada peki neden 27.5” satılsın? Merida’ya göre bunun iki açıklaması var:
Nispeten kısa boylu bisikletçiler 26”’ten büyük tekerlek kullanmak istedikleri zaman 29” ihtiyaçlarına tam olarak hitap etmiyor. Bunu Jose Hermida’da görüyoruz: 172cm boyundaki İspanyol bisikletçi dünya kupasında ısrarla 26” kullanmaya devam edenlerdendi. Yani kabaca ~170-175cm boy 29” yerine 27.5” tercih etmek için üst sınır diyebiliriz.
Aşağıdaki test bölümünde de okuyacaksınız, 29” daha “oturularak” kullanılan bir sistem. Eğer kullanma tarzınız sürekli ayağa kalkıp atak yapmak üzerine kuruluysa, 27.5” ihtiyaçlarınıza daha iyi cevap veriyor. Bu da gene fırsat buldukça ayağa fırlayan Hermida’nın kullanım tarzına uygun bir bisiklet demek.
 | | Merida Big.Seven | Büyük boyut için tıkla! |
Hidrolik fren kabloları dahil bütün kabloların kadro içinden aktarıldığı Big.Seven’da markanın özelliklerinden, bio-Flax-lif kullanılmış FlexStay arka yapısını görüyoruz. Ayrıca arka disk kaliperi üçgenin içine çekilmiş, bu da çeki borularının tasarımı ile beraber bisikletçiye ayaktayken daha fazla konfor sunmaya yönelik bir girişim. Öte yandan büyüyen tekerleklerden kaybolan yanal esnemezliği dengelemek için arkada da 12mm sokma mil kullanılmış.
 | | Merida Big.Seven | Büyük boyut için tıkla! |
Merida Multivan Merida takımının bisikletlerinde hidrolik olarak gidondan kilitlenebilen Rock Shox’ın SID XX amortisorunu kullanmış. Takım bisikletlerinde tercih edilen SRAM’ın XX1 vites sisteminin yanında Fulcrum’ın Merida ile beraber tasarladığı tekerlekleri tercih edilmiş.
Big.Seven 2013 fotoğraf albümüne buradan ulaşabilirsiniz.
|