Google + MTBTR
Anasayfa
 MTBTR'de Bugün 
 Fotoğraflar 
2014 Bisiklet Katalogu
 
 Kurallar   IK   Biz Kimiz   İletişim ve Yardım   Hoş Geldin, üye girişi yapın Üye Girişi
 
10 . Aralık . 2016  
Dünyaya Zarar Vermeden Yaşamak...

Dünyaya Zarar Vermeden Yaşamak...

Dünyaya Zarar Vermeden Yaşamak...

Ayşin Özer Başkır   mtbtr.com © 18.2.2007
Havaların güzel gittiği bu günler biz bisikletçilerin işine yarıyor, ılık, yağışsız güzel bir havada bisikletlerimize binebiliyoruz öyle değimli? Şubat ayında olmamıza rağmen hala doğru düzgün soğumayan havalar, çiçek açan ağaçlar, damlara çıkan kediler içimizi ısıtsa da eminim hepimiz aynı endişeye içimizde yaşıyoruz, küresel ısınma geleceğimizi tehdit mi ediyor?

Dünyanın en büyük bilim insanlarından biri sayılan James Lovelock, hayatın kendisine en uygun iklimi gene kendisinin yarattığını söyleyen Tabiat Ana kuramının baş yaratıcılarından biri. Lovelock, 2006 yılı kapanırken yaptığı bir konuşmada, küresel ısınma konusunda uçurumun kenarından az öteye gidildiğini söyledi. Onun kanısına göre, artık insanlar geri döndürülmesi imkânsız bir noktayı aştılar gibi. Bu gidişle yeryüzünde en fazla 500 milyon insan kalacak, onlar da Kuzey Kutbu civarındaki “vahalarda” barınıyor olacaklar.

Dünyanın en büyük iklim bilimcisi sayılan, NASA (uzay ve havacılık kurumu) uzmanlarından James Hansen, küresel ısınmayı dünyada ilk telaffuz eden ve modelleyen grubun başı. Neyse ki Hansen, Lovelock kadar karamsar değil: 2006 yılına girilirken yaptığı bir konuşmada, derhal çok radikal tedbirler alınmazsa, uçurumun eşiğini en fazla 10 yıl içinde aşmış olacağımızı söylüyor! Yani, atmosfere karbon akışını bu sürede geri çeviremezsek, iklim kontrolden çıkacak. O zaman başka bir gezegenimiz olacak! *

Hepimizin görebileceği ölçülerde yakın bir gelecek, peki bunu değiştirmek için neler yapabiliriz. Tam bu noktada geçtiğimiz günlerde BBC Türkçe servisinin hazırladığı habere yer vermek istiyoruz.

Ebru Doğan’nın haberi.

Dünyaya Zarar Vermeden Yaşamak...

İklim değişimi tartışmalarına kulak verirken, "Peki ama ben ne yapabilirim" diye düşündünüz mü hiç?

Haberimiz, bu soruyu sorup da harekete geçmiş bir köyün öyküsü.

İngiltere'deki Ashton Hayes köyünde yaşayan bin kişi, son bir yıldır hummalı bir faaliyet içinde: Ülkenin ilk karbonsuz köyü olmaya çalışıyorlar.

Daha doğrusu karbon üretimlerini azaltıp, ürettikleri kadarını da atmosferden geri çekerek, dünyaya zarar vermeyen bir yaşam sürdürmeye.

Projenin fikir babası Garry Charnock, her şeyin iki yıl önce bir edebiyat festivalinde dinlediği bir tartışmayla başladığını söylüyor.

Katılımcılar demiş ki: "Şimdi herkes bu salondan çıkıp iklim değişimi hakkında bir şey yapsa, büyük yol alırız."

O da "Ne yapabilirim" diye düşünerek çıkmış.

Sonra bakmış ki, HSBC gibi, DHL gibi pek çok büyük şirketin atmosferde bıraktıkları karbon izini sıfırlama projeleri var.

"Onlar yaparsa, bizim köy de yapamaz mı?" diye sormuş kendine.

İşe çocuklardan başlamış. Okulda onlara 'geleceğin taşıtları' diye bir proje yaptırmışlar.

Çocukların heyecanının büyüklere de bulaştığını düşünüyor.

"İlk toplantıya, soğuk bir Ocak gününde 400 kişi geldi" diyor Garry Charnock, "Kimseler inanamadı. Bundan önce bizim köyde toplantılara 30, taş çatlasa 40 kişi gelirmiş."

İklim toplantısına gelen 400 kişiyse, köydeki yetişkin nüfusun yüzde 75'ini oluşturuyormuş.

İlk adım olarak Chester Üniversitesi'yle beş yıllık bir anlaşma yapılmış.

Üniversiteden gelen uzmanlar geçen Mayıs'ta köydeki 370 haneyi bir bir dolaşarak karbon üretimlerini hesaplamışlar.

Sonra da herkese, bunu azaltmaları için kişisel planlar hazırlamışlar.

Kimi enerji tasarrufu sağlayan ampuller takarak başlamış işe, kimi çift cam taktırıp, güneş panelleri takarak.

Isı kaçıran çatılar elden geçmiş. Evlere, okula güneş panelleri takılmış.

Bütün gün fişte duran televizyonlar, makineler fişten çekilmiş.

Köyün barında, yani pub'ında sigara satan makineden, bira soğutucularına kadar her şey elden geçirilip kullanılmayanlar kapatılarak elektrik faturasında ayda 250 sterlin tasarruf sağlanmış.

Bisikletine binenlerin, yürüyenlerin sayısı artmış.

Bir sürü fikir de sırada bekliyor: Yerel bir şirket, her gün Liverpool'a, Manchester'a çalışmaya gidenler haftada bir gün evden çalışabilsin diye köye ortak bir video-konferans sistemi kurmayı önermiş.

Bir elektrik şirketiyle de, ilerde kendi elektriklerini üretmek üzere anlaşma yapmışlar.

Henüz ne tür bir yenilenebilir enerji kaynağı kullanacaklarını bilmiyorlar.

Rüzgar mı daha verimli olur, talaştan elde edilen biyo-yakıt mı, onu araştırıyorlar.

Ama mühendis Garry Charnock, en gurur duyduğu projesini sorduğunuzda "Ben en çok, köy halkının birleşmesinden gurur duydum" diyor.

"Her şeyden önce müthiş eğlendik birlikte. Mesela gördük ki, bir toplumu harekete geçirmenin en iyi yolu, çocuklarını harekete geçirmek.

"Onlar okulda bu konuyla ilgilenirse, evde projelerini hazırlarken anne-babalarıyla, kardeşleriyle, dedeleriyle, babaanneleriyle tartışıyorlar.

"Dedeleri de diyor ki 'A biz de zamanında böyle yapardık bunu, eski alışkanlıklara dönmek lazım."

Çok konuşana bir deneyen

Aslında İngiltere'de pek çok köy, mahalle, semtte insanlar komiteler kurarak neler yapabileceklerini tartışıyor.

Ashton Hayes'in farkı, kendilerine 'ilk karbonsuz köy olma' gibi bir hedef koymuş ve 7'den 70'e herkesi bu çabaya katılmaya ikna etmiş olmaları.

Charnock sonuçta hedeflerine ulaşıp ulaşamayacaklarını, hatta bir fark yaratıp yaratamayacaklarını bilmediğini söylüyor.

"Ama önemli değil," diyor "İklim hakkında bu kadar konuşana, bir de deneyen lazımdı. Biz deneyelim, insanlar da isterlerse bize baksın, bize sorsun ve kendi deneylerini yapsın"

İngiltere'de Ashton Hayes projesine ilgi hakikaten de büyük oldu.

En az 20 köyün kendilerinden bilgi aldığını söyleyen Garry Charnock, dün de bir meclis komisyonuna bilgi verdi.

Bakalım bize de son bir mesajı var mı?

"Köyümüzde fark ettiğimiz şey şu oldu: İklim değişiminden kaygı duyan çok insan vardı. Ama kimse tek başına harekete geçmiyordu.

Çünkü 'Şimdi kalkıp çatıya güneş paneli koysam, komşular bana deli der' diye düşünenlerin sayısı epey fazlaydı.

Halbuki hep birlikte çalıştığımızda, herşey kolaylaştı.

Yani birlikte çalışsınlar ve tabii, işe çocuklardan başlasınlar. Onların heyecanı, hepimize yetiyor!"

Kaynak: BBC Türkçe Servisi
 

  Bu haber 2076 kez okundu.
  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

 

Haber Sponsoru
 
---reklam---

 

 Güncel Haberler

MTB Yarış Sezonu Açıldı
2016 Dağ bisikleti yarış sezonu bugün yapılan yarışlarla Adana'da açılmış oldu. Çukurova Üniversites ...
Devamı » » » 

52. TUR'a 53 Gün Kaldı

Bu yıl Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu 52. defa koşulacak. Dinleyenler öğrenmiştir, Sa ...
Devamı » » » 

Shimano 2017 Sezonunu Açtı

2017 yenilikleri sezonunu Shimano üç önemli haberle açıyor:

11 Vitesli Sistemlere Yeni Ürünle ...
Devamı » » » 

21.Şub Kuzey Kıbrıs Bisiklet Turu Tamamlandı
17.Şub Pedallar Kıbrıs'ta Dönecek
29.Oca Torku Şekerspor’da Yeni Gelişmeler
24.Oca Baytekin'den Lake, Xentis ve Bkool Tra...
13.Oca Torku Şekerspor Kapandı
19.Ksm 6.BO-CE MTB Gece Yarışı
16.Ksm Bikes vs Cars - İl İl Gösterim Saatler...
08.Ksm Bisiklet Yolları Yönetmeliği'nden Ne B...
03.Ksm Los Angeles 2035, G. Kore'de Güneş Pan...
29.Eki Torku'nun Antrenörü Marie'den Veda
02.Eki 2015 Fransa Turu'nda 656 Numune
29.Eyl Salcano Trabzon MTB Kupası 4 Ekim'de
23.Eyl 3 Yıllık WorldTour Lisansı, TUR WorldT...
20.Eyl Salcano Arnavutköy MTB Yarışı Marek'in
19.Eyl Geç Kalmayanlar Kazandı
» Tüm Haber Arşivi
 
  Yarış Dünyasından  |  Atölye  |  Panorama  |  Teknoloji - Donanım  |  Patika  |  Sağlık ve Antrenman  | 
  Biz Kimiz  |  İletişim ve Yardım  |  İnsan Kaynakları

Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları |  mtbtr.com™ 2001 - 2015