Google + MTBTR
Anasayfa
 MTBTR'de Bugün 
 Fotoğraflar 
2014 Bisiklet Katalogu
 
 Kurallar   IK   Biz Kimiz   İletişim ve Yardım   Hoş Geldin, üye girişi yapın Üye Girişi
 
07 . Aralık . 2016  
Il Giro 2007: Değerlendirme

Il Giro 2007: Değerlendirme

Son Haftaya Girerken

Sarper Günsal   mtbtr.com © 29.5.2007
Giro...Son haftaya girerken

90. İtalya Bisiklet Turu iki haftayı bitirdi. Dünü dinlenerek geçiren yarışçılar bugün dağlara tırmanmaya devam edecekler. C.tesi günü Verona'da yapılacak bireysel TT ile birlikte Genel Klasman şekillenecek. Yarış Pazar günü Milano'daki kriteryumla bitecek.Bu yazıda geçen iki haftayı ele alıp sonra da son haftadaki beklentilerimi aktarmak istiyorum.

Il Giro bu sene daha başlamadan en büyük favorisini kaybetmişti. Nisan ayının sonlarında yeniden açılan "Operacion Puerto" doping soruşturması dolayısıyla geçen senenin şampiyonu Ivan Basso CONI (İtalyan Milli Olimpiyat Komitesi) tarafından yarışlardan men edildi. Takımı Discovery Channel'dan da hemen ayrılan Basso savcılara "doping yapmak için kanımı verdim ama yapmadım" yollu bir itirafta bulundu. Ne şiş yansın ne kebap tarzı bu açıklama çoğu kişiyi tatmin etmezken Basso en azından başka bisikletçileri "gammazlamakla" suçlanmamayı becerdi ve Varese'deki evine çekilerek standart iki yıllık cezasını çekmeye başladı. İtalyanlar en büyük yıldızlarını kaybetmenin utancıyla Giro'yu başlattılar ama iki hafta boyunca ardı ardına çıkan yeni doping haberleri ve başlayan Landis davası Basso skandalını neredeyse unutturdu.

 Basso:Büyük hayalkırıklığı
        Basso:Büyük hayalkırıklığı

Bisikletten laf açıp da daha ilk paragrafta doping konularına girmek benim de canımı sıkıyor ama maalesef doping ve bisiklet sporu daha başlangıcından beri içiçeler. Birbirlerinden ayırmak zor olacak ama belki de son 40-50 yılın en ciddi mücadelesi bugünlerde veriliyor. Artık sporcular da -aktif ya da emekli- ortaya çıkp –zorla ya da gönüllü- doping yaptıklarını itiraf etmeye başladılar. Bu savaştaki en önemli adımlardan biri bence bu itiraflar olacak. Ardından da kaybolacak sponsorlukların korkusuyla takım sahiplerinin dürüst ve adil bir spor ortamı isteyeceklerini umalım.

1990'lı yıllarda Deutsche Telekom Takımı'nın (şimdiki adıyla T-Mobile) soigneur'lerinden Jef d'Hont yazdığı kitapla bir ay kadar önce ortamı dalgalandırmıştı. Onun suçlamalarıyla birlikte önce takım elemanlarından Uwe Bölts EPO kullandığını itiraf etti. Ardından 5 kez Tour de France Yeşil Mayo sahibi Erik Zabel 1996 Fransa Turu'nun ilk haftasında EPO aldığını bir basın toplantısında ağlayarak itiraf etti. Ardından yine aynı takımdan Rolf Aldag 1995-99 arasında EPO kullandığını kabul etti. O yılların Telekom takımını şöyle bir sayanların gözleri hemen 1996 şampiyonu Bjarne Riis ve 1997 şampiyonu Jan Ullrich'e döndü. CSC Takımı'nın sahibi ve Teknik Direktörü Riis de şampiyon olduğu 1996 Fransa Turu'nda EPO kullandığını kabul etti. Herkesin Ullrich'ten beklediği açıklamayı ise yazdığı kitapla Belçika'da en çok satanlar listesine giren Jef d'Hont yaptı ve Ullrich'e EPO enjekte ettiğini açıkladı. Eh kimsenin Basso’yla ilgilenmemesine şaşırmamak gerek.

 Bjarne Riis 1996
        Bjarne Riis 1996'da EPO aldığını kabul etti

Geçen yıllki Fransa Turu galibi Floyd Landis'in ABD Anti Doping Ajansı'yla (USADA) olan mahkemesi de yine Giro'yla aynı günlerde başladı. Landis'in tanıkları hem USADA hem de Fransa Turu'ndaki doping testlerini yapan Fransız laboratuarının güvenirliği hakkında ciddi eleştiriler getirmesine karşın USADA'nın bu hakem kurulu mahkemelerini şimdiye kadar hiçbir sporcuya karşı kaybetmediğini hatırlatalım. Landis davayı kaybederse ünvanını yitiren ilk Fransa Bisiklet Turu şampiyonu olacak. Tabii Riis elini çabuk tutup kendi Sarı Mayo’sunu daha önce iade etmezse…

Artık doppingi bırakalım, masumiyete ve Giro'ya dönelim. Basso'nun çekilmesinden sonra "Olağan Şüpheliler" favori gösterilmeye başlanmıştı. "Katil" lakaplı Danilo Di Luca, iki süper domestik'in desteğindeki yaşlı kurt Gilberto Simoni, 2004'ün şampiyonu genç Damino Cunego ve sürpriz olarak da Paolo Savoldelli. Sardunya Adası'ndaki üç ısınma etabından sonra Montevergine tırmanışıyla biten 4. Etabı kazanan Danilo di Luca rakiplerine ilk uyarıyı vermişti. Pembe Mayo'yu 6. Etap’ta ikinci olan T-Mobile yarışçısı Marco Pinotti’ye bırakan di Luca buna pek de üzülmedi. Çünkü dağlara daha vakit vardı ve Pinotti'nin tırmanma etaplarında şansı olmadığı biliniyordu.

 Danilo di Luca 4. Etabı kazanırken
        Danilo di Luca 4. Etabı kazanırken

Il Giro'nun en yaşlı sporcularından Andrea Noé'nin de şöyle bir sırtına geçirdiği Pembe Mayo için asıl savaş 12. Etap'la başladı denebilir. 2744 mt ile bu seneki Tur'un en yüksek rakımı olan Colle dell'Agnello'dan geçen etap meşhur Col d'Izoard'a güney yüzünden tırmandıktan sonra Briançon'da bitti. Etabı tekerlek farkıyla Simoni'nin önünde kazanan di Luca zaman bonuslarıyla birlikte rakiplerine karşı oldukça avantajlı bir duruma geçti. Genel Klasman'da Cunego'dan 2'10", Simoni'den 2'34" öne geçen "Katil" 7'51" geriye düşen Paolo Savoldelli'yi de denklemden düşürdü.

Ertesi gün koşulan tırmanma TT'si Genel Klasmanı pek de etkilemedi. Lampre'den Marzio Bruseghin birinciolarak GK’da ikinciliğe yerleşti ama etabı 8" farkla üçüncü bitiren Danilo di Luca Gilberto Simoni'yi 58" daha geri itti. 14. Etap ise bence şimdiye kadarki en güzel etap oldu. Belki de iki defa gittiğim Bergamo kentinin dolaştığım sokaklarında koşulan son kilometreleri bana bu duyguyu yaşattı ama yine de önce tırmanma sonra da hızlı bir inişle noktalanan etap son 30 km'sinde nefesleri kesti. Giro'nun başından beri ilk defa di Luca'yı arkalarında bırakan diğer favorilere rağmen di Luca GK'da birinciliğini sürdürüyordu. İkincilik Cunego’nun yardımcısı Bruseghin'deydi. En yi genç sporcuya verilen Beyaz Mayo'yu giyen Andy Schleck (CSC, yine aynı takımdan bu Tur'a katılmayan TdF etap birincisi Frank Schleck'le karıştırmayalım, kardeş olurlar) usul usul üçüncülüğe yerleşiyordu. Schleck tırmanmalardaki dayanıklılığı, ataklara cevap verişi, gençliğine karşın olgun taktik anlayışıyla dikkat çekiyor.

Ve Pazar günü koşulan 15. Etap... Dolomitler'in simgesi olan Tre Cime Di Lavaredo'da (“Lavaredo'nun Üç Zirvesi” adını yan yana üç kayalık zirveden alıyor) biten etap dünkü dinlenme öncesinde çok zorlu bir profil içeriyordu. Tam dört dağ geçiti geçildi. İlk geçit olan San Pellegrino'da takım liderleri Simoni'nin "gidin ve etabı kazanın" dediği Leonardo Piepoli ve Riccardo Ricco diğer 15 sporcuyla beraber atağa kalktılar. Son dağ geçitinde sayıları dörte inen kaçaklar zaman zaman %18 eğime ulaşan zorlu yokuşlar geçtiler. Bu ikili beraber çalışarak Ivan Parra (COF) ve Perez Cuepio'yu (PAN) son kilometre içinde geride bıraktılar ve etap Piepoli'nin jestiyle Ricco'nun oldu. Paolo Savoldelli'nin yardımıyla di Luca'nın grubundan kopan Eddy Mazzoleni (ASA) de uzun bir bölümünü tek başına çıktığı dağda belki de en önemli farkı yarattı ve GK'da ikinciliğe yerleşti. Etap içind bir ara "sanal Pembe Mayo" olan Mazzoleni son kilometrede atak yaparak arayı kapatan di Luca'dan 1'51" geride. Genel Klasman'ın ilk on sırası şöyle:

  • 1. Danilo Di Luca (ITA), Liquigas, 68sa00'55"
  • 2. Eddy Mazzoleni (ITA), Astana, 1'51"
  • 3. Andy Schleck (LUX), CSC, 2'56"
  • 4. Gilberto Simoni (ITA), Saunier Duval, 3'19"
  • 5. Damiano Cunego (ITA), Lampre, 3'23"
  • 6. Riccardo Ricco' (ITA), Saunier Duval, 3'39"
  • 7. David Arroyo Duran (ESP), Caisse d'Epargne, 6'51"
  • 8. Emanuele Sella (ITA), Ceramica Panaria - Navigare, 7'02"
  • 9. Evgeni Petrov (RUS), Tinkoff Credit Systems, 7'29"
  • 10. Marzio Bruseghin (ITA), Lampre, 9'29"

Bugün) 189 km'lik Agordo-Linz etabıyla Giro Avusturya'ya geçecek. Yarışın ilk 40 km'sinde bir tırmanış olmasına karşın son 27 km'nin iniş ve düzlükten oluşması liderlerin birbirlerinden pek kopmalarına imkan vermeyecek gibi gözüküyor. Eğer ilk tırmanmada güçlü bir grup kopabilirse yarışın sonuna kadar yakalanmayabilirler. Ama GK’ın ilk on sporcusu sürekli birbirlerini kolluyor olacaklar.

Çarşamba günü koşulacak Linz- Monte Zoncolan etabı ise son derce kritik. Şimdiye kadar Giro'da bir defa o da daha yumuşak batı tarafından çıkılan Zoncolan tırmanışı 10.1 km uzunluğa ve %11.9'luk ortalama eğime sahip. Bu tırmanışın ortasındaki 6 kilometrelik bölüm ise ortalama %15 eğimle bir canavar. Bisikletlerin aynakollarına dikkat. Adeta dağ bisikletine yakın dişli sayıları göreceğiz. Belki cyclocross sporcuları gibi üç çark takmayacaklar ama Simoni'nin aynakolunun 34x26 dişli olması bekleniyor. Bu etapta bonklayan liderlerden birisi kolaylıkla kilometre başına 30" kaybedebilir. Tam da bu noktada di Luca'nın tehlikede olduğundan bahsedebiliriz. Simoni'nin yanında Ricco ve Piepoli gibi iki süpr domestik varken, Liquigas'da bu işi yapabilecek sadece Pelizotti ve Nibali var. Bu ikili liderlerine Montevergine'den bu yana çok da yardım edemiyorlar. Pazar günkü Tre Cime etabında di Luca son 20 km’yi etrafında hiçbir takım arkadaşı olmadan koştu. Eğer di Luca Zoncolan'da yalnız kalır ve üç Saunier Duval sporcusu tarafından izole edilirse Pembe Mayo'yu kaybedebilir. Çarşamba günü bu nedenle Liquigas ekibine çok iş düşecek.

Bir de Mazzoleni faktörü var. Giro'ya Savoldelli'nin yardımcısı olarak başlayan Eddy Mazzoleni Savoldelli’nin geriye düşmesinden sonra Astana'nın lideri durumuna gelmişti. Pazar günkü üstün çabasıyla GK ikinciliğine oturdu. Eğer Salı ve Çarşamba günkü etapları Pembe Mayo'nun çok uzağına düşmeden bitirebilirse Cumartesi günü koşulacak bireysel TT'de müthiş bir sürprize yol açabilir.

Sonuçta bu bir tahmin ve değerlendirme yazısıysa Milano’da Pembe Mayo’yu kimin giyeceğini tahmin ettiğimi de yazmam gerek. Büyük olasılıkla son defa Giro’da yarışan Gilberto Simoni yarışı kazanmak çok istiyor ama bacaklarında yeterli güç var mı pek emin değilim. Lampre’den Damiano Cunego ise 2004’de bu yarışı kazandı ama hala çok genç ve bu iki haftada pek fazla dikkat çekemedi. Andy Schleck daha şimdiden bu Tur’un en takdir edilen sporcusu oldu. Ama bu andan sonra yarışı kazanacak bir performans göstereceğini sanmıyorum. Mazzoleni ise Verona TT’sine kadar gücünü koruyabilecek mi büyük bir soru işareti.

Danilo di Luca her etapta bu yarışı kazanmayı ne kadar istediğini gösteriyor seyredenlere. Üstelik bunu hak edecek bir performans da gösterdi. İki etap kazandı, ayrıca hem Bergamo hem de Tre Cime etaplarının sonunda tek başına atağa kalkmayı başardı. Böylece hem rakiplerine gözdağı verdi hem de farkın azalmasına izin vermemiş oldu. Olası bir kaza ve mekanik problemi denklem dışında tutarak Danilo di Luca’nın buradan sonra Giro birinciliğini kaptırmayacağını düşünüyorum. Ama için için de Monte Zoncolan’da üç Saunier Duval sporcusunun arasında yalnız kalıp kendini tekrar kanıtlamasını istiyorum.

 

  Bu haber 2152 kez okundu.
  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

 

Haber Sponsoru
 
---reklam---

 

 Güncel Haberler

MTB Yarış Sezonu Açıldı
2016 Dağ bisikleti yarış sezonu bugün yapılan yarışlarla Adana'da açılmış oldu. Çukurova Üniversites ...
Devamı » » » 

52. TUR'a 53 Gün Kaldı

Bu yıl Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu 52. defa koşulacak. Dinleyenler öğrenmiştir, Sa ...
Devamı » » » 

Shimano 2017 Sezonunu Açtı

2017 yenilikleri sezonunu Shimano üç önemli haberle açıyor:

11 Vitesli Sistemlere Yeni Ürünle ...
Devamı » » » 

21.Şub Kuzey Kıbrıs Bisiklet Turu Tamamlandı
17.Şub Pedallar Kıbrıs'ta Dönecek
29.Oca Torku Şekerspor’da Yeni Gelişmeler
24.Oca Baytekin'den Lake, Xentis ve Bkool Tra...
13.Oca Torku Şekerspor Kapandı
19.Ksm 6.BO-CE MTB Gece Yarışı
16.Ksm Bikes vs Cars - İl İl Gösterim Saatler...
08.Ksm Bisiklet Yolları Yönetmeliği'nden Ne B...
03.Ksm Los Angeles 2035, G. Kore'de Güneş Pan...
29.Eki Torku'nun Antrenörü Marie'den Veda
02.Eki 2015 Fransa Turu'nda 656 Numune
29.Eyl Salcano Trabzon MTB Kupası 4 Ekim'de
23.Eyl 3 Yıllık WorldTour Lisansı, TUR WorldT...
20.Eyl Salcano Arnavutköy MTB Yarışı Marek'in
19.Eyl Geç Kalmayanlar Kazandı
» Tüm Haber Arşivi
 
  Yarış Dünyasından  |  Atölye  |  Panorama  |  Teknoloji - Donanım  |  Patika  |  Sağlık ve Antrenman  | 
  Biz Kimiz  |  İletişim ve Yardım  |  İnsan Kaynakları

Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları |  mtbtr.com™ 2001 - 2015