Google + MTBTR
Anasayfa
 MTBTR'de Bugün 
 Fotoğraflar 
2014 Bisiklet Katalogu
 
 Kurallar   IK   Biz Kimiz   İletişim ve Yardım   Hoş Geldin, üye girişi yapın Üye Girişi
 
11 . Aralık . 2016  
12-15. Etaplar Ve Doping Dosyası

12-15. Etaplar Ve Doping Dosyası

Vinokourov Dopingli, Tur'da Deprem

Cüneyt Kazokoğlu   mtbtr.com © 25.7.2007
MTBTR’de Fransa Turu’nu bugüne kadar son derece başarıyla işleyen Sarper Günsal Türkiye’de Tur’u yeteri kadar yakından takip edemediğini bahâne ederek refâkatçisi acar muhabir ile soluğu Fransa’da alınca turdaki son gelişmeleri sayfaya taşıma işi de başa düştü. Haliyle “yarabbim sakin sessiz bir tur ihsân eylesin de başımıza iş çıkmasın” diye temennide bulunurken bugün bir defa daha patlayan doping bombası nedeniyle klavyenin başına geçmeye mecbur kaldık.

Lâtifeyi bir kenara bırakırsak Fransa Turu hakkında söylenecek çok şey var, orası kesin, fakat belki de en gerçekçi yorum her dâim yazılacak malzeme kaynağı olması. Bu sefer de Tur’un favorilerinden Kazak Vinokourov’un kan dopinginden (hem de yabancı kan ile) yakalandığı haberi Tur’a bir darbe daha indirdi.

Önce 12-15. etaplarda ne olduğuna şöyle kısaca bir bakacak olursak:

12. Etap

12. Etap öncesinde Rasmussen hakkında bayağı kötü haberler geldi. Bunları aşağıda “Doping Cephesi” başlığı altında ayrıca yazacağız. 12. Etabı Tom Boonen (QSI) kazandı. Kitle atağı şeklinde biten etapta son metrelerde Milram’dan Erik Zabel ve 11. etabı kazanan Robert Hunter (BAR) öne çıktılar. Sarı mayoyu Rasmussen peloton ile bitişe ulaşarak taşımaya devam etti. 12. Etap Boonen’in bu turda kazandığı ikinci etap. Bu birincilikle Boonen yeşil mayoya da daha bir sıkı sarıldı.

13. Etap

Şimdi bu şekilde söylemek biraz garip kaçacak ama 54 km’lik bu zamana karşı etabı Astana takımının kaptanı Vinokourov kazandı. Takım arkadaşı Klöden, üçüncü olarak genel sıralamada dördüncülüğe yerleşti. Sarı mayoyu Rasmussen taşımaya devam etti.

Dopingli olduğu açıklandıktan sonra elbette pek kıymet-i harbiyesi yok ama Vino etabı ikinci Cadel Evans’dan 1 dakika 14 saniye önde bitirdi. Astana bu etapta öne çıkan takım oldu, birinci Vino, üçüncü Klöden ve dördüncü Kaszechkin bu takımdan. Klöden’in başarısı hafif bir virajda düşüp tekrar kalktığı düşünülürse aslında daha fazla takdire şâyan.

Rasmussen zamana karşı etaplarda zayıf biri olmasına rağmen Vino’dan 2 dakika 55 saniye fark yedi, ki bu onun gibi biri için iyi sayılır. Zâten kendisi de etabı müteakiben “hayatımın en iyi zamana karşı etabıydı” yorumunda bulundu. Yalnız bu etapla birlikte Rasmussen’in ikinci Evans’a olan farkı tam 1 dakikaya geriledi.

Etabı en kötü kapayan Valverde ve Mayo oldular denebilir. Her ikisi de bu etap sonunda 9 sıra birden kaybettiler gene sıralamada, bu da 13. etap sonunda iki sporcu için de tur zaferini hayal konumuna getirdi.

14. Etap

197km’lik 14. etabın sonunda beklendiği gibi son çıkış bayağı önemli bir rol oynadı. Gerçekten seyirlik bir şekilde sadece beyaz mayo ve sari mayo en önde kaldılar çıkışta. Yokuşun nihâyetinde son atakta Alberto Contador (DSC) Rasmussen’i geçerek etabı aldı. Fakat bunun Rasmussen’i fazla rahatsız ettiğini düşünmemek gerek, bu sayede genel sıralamada birinciliğini daha da sağlamlaştırdı.

Tur favorilerinden sayılan Klöden bu etapta yokuşta koparak birincilik iddiasından da vazgeçmiş oldu. Rasmussen ve Contador, Klöden’den sonra Evans, Sastre, Leipheimer ve Soler’i de silkeleyerek tepenin zirvesine ikili olarak ulaştılar.

Etap sonunda genel sıralamada birincilik Rasmussen’de kalırken ikinciliğe Contador çıktı, Evans üçüncülüğe düştü, dördüncü sırada ise Levi Leipheimer var(dı).

Bu etap Vinokourov için de ilginç bir etap oldu. Bir gün önce zamana karşı etabı kazandıktan sonra bu etapta tamamen çuvalladı diyebiliriz. Etabın ortasında durup bir de tur doktorunu bekledi ve bitişe birinciden neredeyse yarım saat sonra gelebildi.

15. Etap

196km’lik 15. Etapta bir gün önce ahuvah ile yarışı bitirebilen Vinokourov – teşbihte hatâ olmaz – âdetâ kaknus kuşu gibi küllerinden doğdu. Gene de sarı mayo mücadelesi bu aşamadan sonra Rasmussen ve Contador arasında kalacak gibi duruyor.

Önümüzdeki Günlerde Ne Olacak?

Öngörüde bulunmak bu sefer nispeten kolay.

Sarper son yorumunda söyle demiş: Forum’da yazdığımı buraya da alayım: Rasmussen'i dağlarda bir daha öyle başıboş bırakmazlar. Ve toplam 110 km TT boyunca 2:30'u koruyamaz gibi geliyor. Yarışın bu andan itibaren Andreas Klöden ve Valverde (CDA) arasında geçeceğini düşünüyorum. Alejandro Valverde (İskender Yeşilvadi!!!) hiç Tour bitiremedi ama hep favoriler arasında adı geçiyor. Bir yerini sakatlamadan Pireneler’e kadar gelebilirse şansı artar. Çok iyi TT’ci olan Klöden’in çatlak kuyruksokumu yüzünden yarış dışı kalmayacağını varsayıyorum elbette. Plase Carlos Sastre (CSC), sürpriz Leipheimer (DSC) ve Cadel Evans’dan (PLO) gelebilir. Mucizenin adı ise Vinokourov…

Contador - Rasmussen
       Contador - Rasmussen

Şimdi bu yorumdan beri ne değişti: Klöden gitti, Vinokourov gitti, Mayo ve Valverde gittiler. Benim kanaatim Contador’un bu kadar şansı varken Leipheimer öne çıkmaz, Evans’ı da joker olarak elde tutalım diyebilirim.

Fakat dürüst olmak gerekirse Paris’e 5 gün kaldı, favori nâmına da sadece iki kişi var, Danimarkalı Rasmussen ve İspanyol Contador. Bu ikisi arasındaki mücâdelede de dananın kuyruğu son zamana karşı etabında kopacak. Contador şimdilik 2 dakika 23 saniye gerisinde Rasmussen’in. Yarınki zor tırmanma etabında takım arkadaşlarından (başta Popovych ve Leipheimer) çok yardım görmesi gerek.

Son zamana karşı etabı Cumartesi günü, 55,5km uzunluğunda. Bu mesâfede en son 54km’lik zamana karşı etaptaki farkın sadece 37 saniye olduğunu düşünürsek Contador en fazla 1, hadi biraz daha cömert olalım, 1.5 dakika fark atabilir Rasmussen’e. 1.5 kimimize fazla gözükse de son zamana karşı etabın rotası biraz daha farklı ve burada Contador’un lehine bir durum söz konusu.

Doping Cephesi

Gelelim Tur’un en ilginç cephesine. Son bir hafta içinde üç çok önemli olay oldu. Başrol oyuncuları sırasıyla Sinkewitz, Rasmussen ve Vinokourov.

Sinkewitz geçen Pazar günü bir seyirci ile çarpışıp burnunu kırdı, yalnız ondan önce Pireneler’de 8 Haziran’da antrenman esnâsında alınan bir kan örneğinden Sinkewitz’in testosteron dopingi yaptığı ortaya çıktı. B numûnesi önümüzdeki günlerde tahlil edilecek, yalnız Sinkewitz için tur zâten bitti.

Sinkewitz’in nasıl böyle bir şey yaptığını anlamak mümkün değil. T-Mobile geçen yıldan sonra sporcular ile yeni bir kontrat imzaladı. Buna göre salt doping şüphesinde bile takımına çok yüklü bir tazminat ödemeye mahkûm ediliyor, UCI’a da bir yıllık maaşı kadar ceza vermek zorunda. Bu şartlar altında bir insan hangi mentalite ile dopingi seçer, anlamanın imkânı yok. Sinkewitz 2006’da T-Mobile’a gelmeden önce Mapei ve Quickstep takımlarında bisiklet sürmüş.

Sinkewitz’in dopinginin etkisi çok büyük oldu. Sporun en büyük sponsorlarından Adidas, ki T-Mobile’a 500,000 Avro’luk desteği var, sponsorluktan ayrılacağını açıkladı. Skoda, Gerolsteiner, Milram sponsorluğu bırakmayı düşünen diğer şirketler. Alman devlet kanalları ARD ve ZDF canlı tur yayınını da kestiler. Tabii bu iyi mi oldu tartışılır, çünkü onların kesmesinden sonra Eurosport izleyici rekoru kırdı, 2 gün sonra da Alman özel televizyon kanalı Sat-1 Tur hakkını satın alarak canlı yayına geçti. Buna ek olarak Almanlar’dan başka Tur yayının kesen ülke de olmadı zâten. Her halükârda Sinkewitz T-Mobile’ın yeni bir sayfa açıp temiz bir Tur çıkarma çabalarını batırdı denebilir rahatlıkla.

Rasmussen’e gelince. Danimarkalı bisikletçi UCI ve ülkesinin federasyonu DCU’nun doping testi için davetlerine icâbet etmediği için Danimarka millî takımından çıkarıldı, bu da yetmezmiş gibi Tur’dan çıkarılma tehlikesi ile karşı karşıya kaldı. Bu ne demek önce ona bakalım.

UCI’nin doping yönetmeliği her bisikletçiden ikâmetgâhlarını bildiren çeyrek yıllık planlar istiyor. Bu planlar zamanında verilmediği ya da yanlış bilgi verildiği takdirde bisikletçi yazılı olarak uyarılıyor. Böyle bir uyarıdan sonra bisikletçinin doğru bilgileri vermek için bir hafta vakti var, yoksa bir daha uyarılıyor. Eğer bir bisikletçi 18 ay içinde 3 defa uyarı alırsa ya da üç doping testini kaçırırsa veyâhut bu iki olayın toplamda 3 vukuât yapan bir tertibi söz konusuysa (yani misal 2 uyarı + 1 doping testi kaçırma) sporcu doping yapmış sayılıyor. Bu durumda UCI bunu ulusal federasyona bildiriyor, onlar da icâbına bakıyorlar.

Rasmussen bugüne kadar üç defa uyarılmış. Bu durumda tabii Danimarka federasyonunun neden şimdiye kadar olayı izlemekle yetindiği sorusu çıkıyor, herhalde ülkenin bayrağını taşıyan birini engellemek istemediklerindendir. Her halükârda baştaki şüphelere rağmen Rasmussen Tur’a devam etmekte. Rasmussen’in konu hakkındaki açıklaması ise ilginç: Karısı Meksika’da yaşıyor, Meksika ile Danimarka arasındaki posta süresi de 1 haftadan fazla sürdüğü için 1 hafta içinde cevabı federasyona ulaşmıyormuş.

Rasmussen’e yönelik bir itham da Amerikalı eski amatör dağ bisikletçisi Whitney Richards’dan geldi. Rasmussen’in 1999 dünya şampiyonu dağ bisikletçisi olduğunu, 2001’de yol bisikletine geçtiğini hatırlatmaya lüzum yok herhalde. Richards’ın dediğine göre Rasmussen kendisinden 2002 yılında kan torbaları getirme yoluyla kuryelik yapmasını istemiş. Rasmussen aynı gün basın toplantısında Richards’ın ismini bildiğini söyledi, başka da bir şey demedi. Richards’ın dediğine göre 2001’de Vail’daki dağ bisikleti dünya şampiyonasına hazırlanırken tanışmışlar.

Velonews’de yazdığına göre Rasmussen Richards’dan 2002’nin Mart ayında kendisine içinde bisiklet ayakkabıları olan bir kutu getirmesini istiyor. Richards kutunun bavuluna sığmadığını görünce içinden ayakkabıları çıkarmak istiyor, kutuyu açınca gördüğü 14 tane kan torbası. Torbaların üzerinde “Biopure” yazıyor. Tanıdık bir doktorla birlikte torbalardaki maddenin inek hemoglobinine dayanan “hemopure” adını taşıyan bir madde olduğunu anlıyorlar. Biopure bu hemopure maddesini üreten firmanın ismi. Hemopure ise kansızlık hastalığının tedavisi için firmanın geliştirdiği, bilhassa veterinerlikte kullanılan bir madde. Dünyada sadece Güney Afrika Cumhuriyeti’nde insanlarda kullanılmasına izin var, Avrupa ve Amerika’da klinik deneme aşamasında ilaç.

Hemopure inek hemoglobinine dayanıyor. Hemoglobin de alyuvarlarda oksijen taşımaktan sorumlu olan protein. Büyükbaşlardan alınan hemoglobin kimyasal olarak temizleniyor ve arıtılıyor. Tekrar şırınga edildiklerinde bu maddeler kandaki alyuvarlardan bağımsız olarak kan plazmasında hareket ediyorlar ve alyuvarlardaki oksijen taşıma işlevlerine devam ediyorlar. Yalnız bu sefer daha küçükler, kanın ağdalığını arttırmıyorlar ve dokulara oksijeni normal hemoglobinle karşılaştırıldığında daha çabuk veriyorlar.

Her neyse, lafı uzatmayalım. Hemopure haliyle doping listesinde olan bir madde. Velonews söz konusu doktorun da (Taro Smith) ifâdesine başvurmuş. İlginç noktalardan biri Rasmussen’in bu maddeye nasıl ulaştığı. Doktorların dediklerine göre 2002 yılında HBOC (Hemoglobin-Based-Oxygen-Carrier) sınıfı maddeler deneme aşamasına yeni alınmışlar ve sadece 600 hasta üzerinde denenmektelermiş. Yani bu deneme aşamasına dâhil olan doktorlar muhtemelen bu maddeyi Rasmussen’e satmış olmalılar. Bakalım Rasmussen hakkında daha neler duyacağız önümüzdeki günlerde. Acaba ikinci bir Landis vak’ası mı olacak? Yani turu „kazanıp da kazanamama“ durumu mu?

Vinokourov bombası ise bugün patladı. Astana takımının kaptanının 21 Temmuz’daki zamana karşı (13.) etabından sonra verdiği kan örneğinin tahlili sonucunda yabancı kan ile doping yaptığı ortaya çıkmış. Yani bulgu kan dopingi. Üstelik kendi kanı bile değil. Bu durumlardaki tipik davranış örneği olarak Vinokourov hemen her şeyi inkâr etti, ikinci tahlil bekleniyor. Vinokourov’un 13. etabı kazanıp 14. etapta çökmesi, 15. etabı gene kazanması aslında aynı geçen yılki Landis’i hatırlattı.

Vinokourov
       Vinokourov

Sonuç nedir? Biraz da Tur organizatörlerinin de telkini ile Astana takımı önce Vinokourov’u takımdan attılar, sonra takımca Tur’dan çekildiklerini açıkladılar. Bu demektir ki Klöden için de Tur bitmiş oluyor. Belirtelim, Klöden de aynı gün kan verdi, onda bir anormalliğe rastlanmadı. Yani Klöden biraz kurunun yanında yanan yaş durumunda gibi.

Yabancı kan dopingi nedir, biraz ona bakalım: Kan dopinginden sayfamızda çok bahsettik. Sporcunun kanı alınıyor, alyuvar, yani eritrosit oranı arttırılıp tekrar şırınga ediliyor. Sonuç olarak oturduğunuz yerde irtifâ idmanı yapmış oluyorsunuz.

Yabancı kan dopinginde ise sporcu ile aynı kan grubu ve rhesus faktörüne sahip başka birinden kan alınıyor, alınan kandaki eritrositler süzülüyor, pıhtılaşmasını önleyici bir madde ile karıştırılıyor ve yarıştan önce, örneğin bir dağ etabından önce sporcuya şırınga ediliyor. Böylece anında sporcunun kanındaki alyuvar oranı zıplıyor.

Bu doping türünün etkisi uygulamada EPO ya da kan dopingi ile aynı. Artan alyuvar oranı kaslara daha iyi oksijen taşımayı mümkün kılıyor. 70 kiloluk bir atletin 5 litre kanı var. Bu kanın 2.3 litresi alyuvarlar. Kan dopinginden sonra bu rakam 2.7 litreye çıkıyor. Bu da sporcunun gerçek performansını iyimser bir tahminle %10 oranında artması demek.

Alyuvar oranını arttırmanın zararlarından da daha önce bahsetmiştik. Kanın ağdalaşması nedeniyle damar tıkanıklığı ve sonunda ölüme kadar gidebilen bir yol bu.

Yabancı kanla yapılan dopingin ise en çok rastlanan yan etkisi sporcunun alerjik tepki vermesi. Bunun nedeni de kanın haliyle yabancı bir vücuttan, yabancı bir bağışıklık sisteminden gelmesi ve aynı kan grubu ile rhesus faktörünün %100 uyum sağlamak için yeterli unsurlar olmamaları. Alerjik tepki ciltte bozulmadan başlayıp çeşitli organların iflâsına kadar gidebiliyor.

Buna ek olarak böbreklerde hasar ve ateş de çok rastlanan etkilerden. Yabancı kan yeteri kadar temiz değilse, virüs içeriyorsa sarılıktan aidse kadar çeşitli hastalıkları kapma tehlikesi de var.

Sonuç

Bugün yapılan basın toplantısında Tur’un yöneticisi Prudhomme bâzı sporcuların Rus ruleti oynamaları yüzünden Fransa Turu’nun durdurulmasının söz konusu olmadığını söyledi. Burada ilk akla gelen soru tabii “Bâzı mı? Nasıl bâzı, bâzı mı kaldı yahu?” oluyor. Her şeye rağmen Fransa Turu devam edecek. Tabii her taraftan artık “Tour de Farce” yakıştırmaları ayyuka çıkmışken profesyonel bisiklet sporunun geleceğine de koca bir soru işâreti betimliyor bizce. Öte yandan bu son olaylar aslında biraz polyannacılık oynarsak kontrollerin yükselen seviyesini de gösteriyor bize. Yani doping yapmak anlaşılan eskiye oranla çok daha zor, bu da bütün bu gelişmelerin olumlu bir yaklaşımla yorumu.

MTBTR’de Fransa Turu İle İlgili Makâleler

MTBTR’de bugüne kadar Fransa Turu hakkında bayağı etraflı ve genel mânâda eskimeyecek, değerli bilgiler içeren bir sürü makâle yayınladık. Tur meraklılarına bunların bâzılarını hatırlatmakta fayda var:

1903’ten itibâren Fransa Turu’nun tarihi

Eddy Merckx ile Lance Armstrong üzerine söyleşi

Rasmussen ile söyleşi

Prolog’da ne muhabbetler dönüyor?

Jef D’Hont’un anıları ve bisikleti tarihinde doping

 

  Bu haber 2793 kez okundu.
  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

 

Haber Sponsoru
 
---reklam---

 

 Güncel Haberler

MTB Yarış Sezonu Açıldı
2016 Dağ bisikleti yarış sezonu bugün yapılan yarışlarla Adana'da açılmış oldu. Çukurova Üniversites ...
Devamı » » » 

52. TUR'a 53 Gün Kaldı

Bu yıl Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu 52. defa koşulacak. Dinleyenler öğrenmiştir, Sa ...
Devamı » » » 

Shimano 2017 Sezonunu Açtı

2017 yenilikleri sezonunu Shimano üç önemli haberle açıyor:

11 Vitesli Sistemlere Yeni Ürünle ...
Devamı » » » 

21.Şub Kuzey Kıbrıs Bisiklet Turu Tamamlandı
17.Şub Pedallar Kıbrıs'ta Dönecek
29.Oca Torku Şekerspor’da Yeni Gelişmeler
24.Oca Baytekin'den Lake, Xentis ve Bkool Tra...
13.Oca Torku Şekerspor Kapandı
19.Ksm 6.BO-CE MTB Gece Yarışı
16.Ksm Bikes vs Cars - İl İl Gösterim Saatler...
08.Ksm Bisiklet Yolları Yönetmeliği'nden Ne B...
03.Ksm Los Angeles 2035, G. Kore'de Güneş Pan...
29.Eki Torku'nun Antrenörü Marie'den Veda
02.Eki 2015 Fransa Turu'nda 656 Numune
29.Eyl Salcano Trabzon MTB Kupası 4 Ekim'de
23.Eyl 3 Yıllık WorldTour Lisansı, TUR WorldT...
20.Eyl Salcano Arnavutköy MTB Yarışı Marek'in
19.Eyl Geç Kalmayanlar Kazandı
» Tüm Haber Arşivi
 
  Yarış Dünyasından  |  Atölye  |  Panorama  |  Teknoloji - Donanım  |  Patika  |  Sağlık ve Antrenman  | 
  Biz Kimiz  |  İletişim ve Yardım  |  İnsan Kaynakları

Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları |  mtbtr.com™ 2001 - 2015