Google + MTBTR
Anasayfa
 MTBTR'de Bugün 
 Fotoğraflar 
2014 Bisiklet Katalogu
 
 Kurallar   IK   Biz Kimiz   İletişim ve Yardım   Hoş Geldin, üye girişi yapın Üye Girişi
 
24 . Eylül . 2017  
2009 Yol Bisikleti Sezonuna Bakış

2009 Yol Bisikleti Sezonuna Bakış

Yollar Pedalladıkça Aşınmaz!

Sarper Günsal   mtbtr.com © 31.12.2009
2009’u bitirirken, oldukça hareketli geçen yol bisiklet sezonuna bir göz atalım. Ağırlıkla uluslararası yarışlara eğileceğiz ama, memleketten manzaralar da yok değil.

Genel olarak geçtiğimiz sezon, ondan önceki üç yıla oranla daha hareketli ve dedikodulu oldu, medya ile halkın daha fazla ilgisini çekti. Bunda en büyük faktör, elbette Lance Armstrong’un spora geri dönüşüydü. “Patron”un gelişiyle beraber Anglosakson basının spora ilgisi arttı ve Lance’in yarattığı dalganın enerjisiyle, bisiklet sporunu yıl boyu manşetlerde gördük.

"Patron"un geri dönüşü herkesi sevindirmedi
       "Patron"un geri dönüşü herkesi sevindirmedi

2009’da dikkati çeken bir başka değişim de, İngiliz ve Amerikalı sponsorların (Avrupalıların aksine) spora yaptıkları yatırımın artışı oldu. Columbia, Garmin ve Cervélo takımlarıyla 2008’de başlayan bu eğilim, global ekonomik krizin etkilerine karşın devam etti. Yeni kurulup, hemen ProTour lisansı alan Sky Team ve Radio Shack’in yanına, profilini büyütüp ciddi transferlere imza atan BMC Racing’in katılımıyla yol bisikletinde “Eski Dünya”nın ağırlığı azaldı. Dengenin yer değiştirmesinde profesyonel yol bisikletinin kalbi Batı Avrupa’daki bazı takımların ProTour statülerini kaybetmesi (Cofidis, Bbox Bouygues) ve sponsorluktan çekilerek takımların kapanmasına yol açan Gerolsteiner ile Credit Agricole gibi Avrupalı kurumsal sponsorlar da etken oldular.

Bu gelişmeler bana önümüzdeki 2-3 yıl içinde, anadili İngilizce olan ülkelerin yol bisikletindeki ağırlığının artacağını düşündürüyor. Daha önce, en cömert sıfatlandırmayla, “yerel” yarışlar olan Avusturalya ve Kaliforniya Turları’nın son iki yıl içinde geldikleri nokta, ABD’de üç haftalık yarış düzenleme planları, Giro’nun Washington DC’den start alma olasılığı gibi haberler doğumundan bu yana DNA’sı Fransızca ve Felemenkçe kodlanmış yol bisikleti genetiğinin değişeceğine işaret ediyor. 2010 yılında İngiltere Turu’nun da daha çok ses getireceğine kesin gözüyle bakmak gerek.

UCI yönetimi de, önümüzdeki yıllarda, bu gidişata uygun bir değişim göstererek, daha az Belçika/İtalyan, daha çok İngiliz/Amerikalı bir ağırlığa –en azından ProTour yönetimi için- kayabilir. Halen başında bir İskoç olmasına karşın, ağırlık merkezi Avrupalıların hakimiyetindeki Uluslararası Bisiklet Federasyonu, para/sponsor akımı devam ederse Atlantik Okyanusu’na doğru kayabilir. Bu iyi bir şey mi değil mi onun kararını tam veremedim ama anti doping ve pazarlama konularında ilerlemeler yaşanacağı kesin gibi. Ama sporun geleneğinden uzaklaşmasına yol açacak bazı uygulamaların da gündeme gelme olasılığını yabana atmamak gerek. Ronde van Vlaanderen demeye dilleri dönmüyor diye yüzyıllık yarışları uçurmasınlar da. Ne de olsa Yanki bunlar, para için yapmayacakları pek yoktur...

BÜYÜK TURLAR

IL GIRO D’ITALIA:

Kronolojik sırayla gidelim. Yüzüncü yaşını kutlayan 2009 İtalya Bisiklet turu “Il Giro” Rabobank’tan Denis Menchov’un zaferiyle sonuçlandı. Venedik’ten Roma’ya kadar üç hafta boyunca LPR’den Danilo di Luca ile çekişen Rus şampiyon iki etap kazandı ve Sestri Levante-Riomaggiore arasındaki 60 km’lik ITT galibiyeti sonrası giydiği Pembe Mayo’yu bir daha çıkarmadı. Yarışın geri kalan yokuş etaplarında tüm rakiplerini kontrol etmeyi başararak Giro’yu kazandı. Genel Klasman birinciliği dışında, Puan Klasmanı’nda 2., Yokuş Klasmanı’nda da 3. olarak kariyerinin zirvesine ulaşan Menchov, maalesef sezonun geri kalan bölümünde hiçbir varlık gösteremedi.

Denis Menchov  Riomaggiore ITT
       Denis Menchov Riomaggiore ITT'sini kazandı

Giro organizatörü Angelo Zomegnan’ın şık bir manevrayla Lance Armstrong’u yarışa katılmaya ikna etmesi İtalya Turu’na büyük bir sükse ve medya ilgisi kazandırdı. Starttan beş hafta önce köprücük kemiğini kırmasına karşın Lance Armstrong’un yarışı 12. bitirmesi eski kurdun hala ısırabildiğini gösterdi. Ama Milano’daki şehir içi etap, Armstrong’un başını çektiği sporcular tarafından “tehlikeli” olduğu gerekçesiyle nötralize edilip, sporcular yarışmayınca diş izlerini Zomegnan’ın mabadında görmüş olduk.

Armstrong Giro
       Armstrong Giro'nun medya kozuydu

Canımızı en çok sıkan şey ise, aylar sonra Danilo di Luca’nın EPO/CERA pozitif çıkması haberi oldu. Yarış boyunca savaşçı yapısına hayran kaldığımız, Pembe Mayo’yu Menchov’dan almak için sürekli atak yapan İtalyan’ın aslında “mamalanmış” olduğunun anlaşılması, bir kez daha aldatılan biz sporseverler için ağır bir darbe oldu.

Çıkar o formayı!!
       Çıkar o formayı!!

Yarışın dikkat çeken diğer noktaları arasında yeni takımı Cervélo formasıyla iki etap kazanan Carlos Sastre’nin ve Mark Cavendish’i geçerek iki sprint finiş kazanan İtalyan Alessandro Petacchi’nin performansları oldu.

Petacchi Giro
       Petacchi Giro'da terübesini gösterdi

Sastre Cervélo
       Sastre Cervélo'ya ilk Grand Tour zaferini getirdi

Yarışın ilerleyen günlerinde Cavendish kendini toplayıp 3 etapta zafere ulaşmayı bildi. Yarışa wild card ile katılan Cervélo Test Team de toplam 4 etap kazanarak ilk Büyük Tur’undan başarıyla çıkmış oldu. Bir başka sempat yaratan nokta da Giro’nun 2000 yılı şampiyonu Stefano Garzelli’nin 35 yaşının baharında Yokuş Klasmanı birincisi olmayı başarması oldu.

Yarış sonu yayınladığımız Giro’09 değerlendirmesine buradan ulaşabilirsiniz.

LE TOUR DE FRANCE:

Temmuz ayında bu defa Fransa Turu için TV’lerimizin başına geçtik, ama bu yılki turun tantanası çok daha önceden başlamıştı. Astana’ın düşman kardeşleri Contador ve Armstrong’la ilgili her türlü dedikodu yazılıp çizilmiş, son on yılın tüm birincileri rampada yerini almış, şampiyonluğun yeni talipleri Schleckler, Evans ve Sastre umutlu konuşmuşlardı.

Daha prologda Contador yumruğunu masaya vurdu. Fabien Cancellara’nın 18” gerisinde ikinci olan İspanyol, Armstrong’a 22” fark atarken, etabı üçüncü bitiren Garmin’den Bradley Wiggins tüm Tour’un sürprizi olacağını adeta haber veriyordu. Üçüncü etapta çapraz rüzgarla bölünen pelotonun arka grubunda kalan “tecrübesiz” Contador, Astana’nın çok tartışılan taktiğinin de sonucunda 42” kaybedince takım içi gerilim artmaya başladı. Ertesi günkü kritik TTT’yi Astana kazanmasına karşın, Lance Armstrong Sarı Mayo’ya çeyrek saniye kadar yaklaşıyor ancak Cancellara’yı geçemiyordu.

Astana
       Astana'nın TTT'yi kazanması önemliydi

R.Nocentini 8 gün Sarı Mayo
       R.Nocentini 8 gün Sarı Mayo'yu giydi

Bu tüm yarışın gidişatını etkiledi. En büyük rakibinin liderliğe alamamasını fırsat bilen Alberto Contador, birkaç gün sonra Andora Arcalis yokuşunda atak yaparak başlıca rakiplerine 21” fark atıp ikinciliğe oturuyordu. 8 gün boyunca Ag2R’den Rinaldo Nocentini’nin arkasında bekleyen Contador, Pontarlier-Verbier arasındaki 15. Etap’taki müthiş zaferiyle Sarı Mayo’yu bir daha çıkarmamak üzere giydi.

Alberto Contador şampanya kadehiyle
       Alberto Contador şampanya kadehiyle

Cadel Evans, Denis Menchov ve Carlos Sastre’nin pek varlık gösteremedikleri Fransa Turu’nda Andy Schleck, gelecek yıllarda Contador’un baş rakibi olacağını yokuşlardaki gücüyle gösterdi. Bundan sonra Lüksemburglu’nun yapması gereken zamana karşı disiplinini iyileştirmek olacak.

Fransa Turu’nda gerçek üstünlüğü gösteren sporcu ise Mark Cavendish idi. Britanya ve İrlanda arasındaki küçük bir adadan (Isle of Man) olan İngiliz, tam altı etap birden kazanarak kendisine yapılan yatırımın ve kazandığı milyonların karşılığını da vermiş oldu. 24 yaşındaki Cavendish, 2009’da kazandığı 24 zaferin içine Milano-Sanremo’yu da katarak göz kamaştırdı.

TdF2009, Lance Armstrong’un Fransız halkıyla barışmasına da vesile oldu. Kaybedenleri tercih eden Fransızların en sevdikleri bisikletçi Fransa Turu’nu hiç kazanamayan “ebedi ikinci” Raymond Poulidor’dur. tdF’ı 7 kez kazanırken zaman zaman küfredilen ve tükürük yağmuruna tutulan Lance, bu defa elinden geleni yapmasına rağmen, şerefiyle yenilen yaşlı şampiyon rolüyle Frenklerin kalbine girmeyi başardı.

Fransa Turu’nda kayda değer diğer noktalar:

Mark Cavendish...sponsoruma selam!!
       Mark Cavendish...sponsoruma selam!!

• Parkurun oldukça “yumuşak” tasarlanması biraz tadımızı kaçırdı. “Yeni Başlayanlar için Pireneler” tadında iddiasız ve sönük parkurların 2010’da tekrarlanmamasını diliyoruz.

• Franco Pellizotti Giro’daki üçüncülüğünden sonra (Di Luca sonrası ikinci ilan edilecek) Fransa Turu’nda Puanlı Mayo’yu kazanarak çok iyi bir yıl geçirdi. Yeni yokuş yeteneklerinden Brice Feillu da Arcalis’te zarif bir zafer kazandı.

Pellizotti Puanlı Mayo için akıllıca yarıştı
       Pellizotti Puanlı Mayo için akıllıca yarıştı

• Barcelona etabını kazanmasına karşın Cavendish ve Columbia HTC ile sprintlerde boy ölçüşemeyeceğini anlayan Thor Hushovd’ın Yeşil Mayo için savaşı görülmeye değerdi. Özellikle dağ etabı Grand Bornand’da tek başın kaçması ve sprint puanlarını toplayarak Yeşil Mayo’yu kazanması Norveçli’nin irade ve dayanıklılığını gösteren harika bir örnekti.

Thor Hushovd Barcelona etap finişinde
       Thor Hushovd Barcelona etap finişinde

• Yarışın sürprizi 2008’de olduğu gibi yine Garmin Slipstream takımından çıktı. Kariyerinin büyük bölümünü pistlerde geçiren Bradley Wiggins, yol yarışlarındaki ilk ciddi senesinde iyi bir performans gösterdi. Yokuş etaplarında hep kontrollü giden Annecy ITT’de çok yaklaştığı podyumu Mont Ventoux’da geri kalarak kaybetti.

Wiggins (Lance
       Wiggins (Lance'in arkasında) Verbier finişinde

Fransa Turu bittikten sonra yayınladığımız TdF’09 değerlendirmesini buradan okuyabilirsiniz.

LA VUELTA A ESPANA:

Yılın son büyük turu, daha önceki iki tanesine katılamayan Alejandro Valverde’nin zaferiyle sonuçlandı. Son derece başarılı bir yıl geçiren Valverde, İspanya Turu’na gelene kadar Kastilya ve Leon Turu'nda iki etap dışında, Katalunya Turu, Dauphiné Libéré, ve Burgos Turu’nda da genel klasman şampiyonu olmuştu. Valverde önceki yıllarda koştuğu üç haftalık turlarda hep iyi başlayıp dağ etaplarından birinde kötü sonuç alarak ön sıralardan uzaklaşırdı. Ancak bu defa talihsizliklerinden dersini almış olarak son derece kontrollü ve olgun bir yarış koştu. 9. Etap sonunda Xorret del Cati zirvesinde giydiği Altın Mayo’yu sonuna kadar korudu ve 29 yaşında ilk Grand Tour zaferine ulaştı.

Valverde
       Valverde'ye Altın Mayo'yu M.Indurain giydiriyor

MTBTR yol yarışları editörü olarak tüm sporculara eşit uzaklıkta olmama karşın, söz konusu Cadel Evans olduğunda bir kol boyu daha eklediğim bir sır değil. Bu anlamda, Evans’ın Fransa Turu’nda aldığı kötü sonuç sonrası, Vuelta’da oldukça istikrarlı koşup önlerde yer almasına şaşırmadım desem yalan olur. Evans yarışı kazanacak noktaya da geldi. Ama yanlış yerde patlayan bir lastik, takım arabasının kalabalık nedeniyle ona zamanında ulaşamaması, ve nötr servis aracındaki yedek jant ve rublenin uymaması sonucu zaman kaybederek geriye düştü. Gerçek bir talihsizlik (editör pis pis sırıtır). Ama Evans 10 gün sonra Mendrisio’da Dünya Şampiyonu olarak bana ve ona dudak büken herkese “Van minüt!” dedi. Ardından BMC Racing’e transfer oldu; böylece profilini yükselten bir takımın lideri olarak 2010’da yollarda gözükmeye devam edecek.

Cadel
       Cadel'in Altın Mayo'su bu resimle sınırlı kaldı

Büyük Turlar’ın şanssız çocuğu Küçük Prens Damiano Cunego, Mendrisio’ya hazırlık için katıldığı La Vuelta’da iki şık dağ etabı kazandı ama Dünya şampiyonası’nda hüsran oldu. Columbia HTC’nin No.2 sprinteri André Greipel ise 4 sprint etabını zaferle bitirerek Mark Cavendish’den geri kalmadığını gösterdi ve Puan Klasman şampiyonu oldu.

 André Greipel Cav
        André Greipel Cav'dan aşağı kalmadı

Yine genç sprinterlerden Tyler Farrar da bir etap kazandı. Cofidis’in ihtirassız tırmanıcısı David Moncoutié de, geçen seneki Yokuş Klasman birinciliğini yineledi..

Damiano Cunego zafere koşuyor...
       Damiano Cunego zafere koşuyor...

KLASİKLER

•Milano-Sanremo – (İtalya): Finişten hemen önceki Poggia yokuşu nedeniyle yokuş çıkabilen sprinterlerin şanslı olduğu “La Primavera” bu sene nefes kesti. Poggia’yı arkadaşlarının yardımıyla da olsa başarıyla çıkan Mark Cavendish, finiş çizgisinden hemen önce Heinrich Haussler’i (Cervélo) yakalayıp geçerek otoriteleri şaşırttı. 23 yaşındaki Cav’ın Sanremo’nun yokuşlarında geri kalacağını düşünülürken Columbia’nın sprinterlerini öne getirip yarışı kazandırmaları da nefis bir takım çalışması örneğiydi.

Cavendish ve Haussler
       Cavendish ve Haussler

•Ronde van Vlaanderen (yada dünya diliyle “Tour of Flanders”) - (Belçika): 2008’de sıfır derecede her türlü hava şartını yaşayıp Te Muur’un tepesinde donarak seyrettiğimiz Ronde, bu sene güneşli bir havada koşuldu. Belçikalı bisikletçiler için en önemli yarış sayılan Flandre Turu kısa ama sert, Arnavut kaldırımı döşeli ve 20-25 yokuş sıralanmış 260 km’lik bir yarış. Geçen senenin birincisi Stijn Devolder (Quick-Step), takım arkadaşı Sylvain Chavanel kaçışta olmasına karşın arkadan atak yaparak ön gruba katıldı ve sondan bir önceki yokuştaki atağıyla yarışı 2008’dekine benzer şekilde kazandı.

Devolder Te Muur
       Devolder Te Muur'ün son virajında

• Ghent-Wevelgem – (Belçika): Bisiklet dünyasının yeni ve büyük yıldızlarından olacağı düşülen Norveçli Edvald Boasson Hagen (Columbia), finişe 35 km kala Aleksander Kuchynski’yle beraber oluşturdukları kaçışı üstün sprint gücüyle kazandı. Boasson Hagen yıl içinde Eneco ve Britanya Turları’nı da kazandı.

• Paris-Roubaix - (Fransa): Klasiklerin Kraliçesi’ni de geçen seneki kral kazandı. Quick Step’in kokocu süperstarı Tom Boonen üstün fiziğini taktik zekasıyla birleştirerek birinci oldu. Arenberg Ormanı ve Carrefour de l’Abre’daki parke bölümlerde düşen rakiplerinin de yardımıyla Tommeke Paris-Roubaix’yi üçüncü kez kazanmış oldu.

Arenberg Ormanı
       Arenberg Ormanı'nda binlerce seyirci

Tom Boonen parke yolların son üstadı
       Tom Boonen parke yolların son üstadı

• Amstel Gold - (Hollanda): Fleche Walonne ve L-B-L ile beraber üç Ardennes klasiğinden biri olan Amstel Gold’u bu sene Rus Sergey Ivanov (Katusha) kazandı. Her Bahar Klasikleri sezonunda önlerde gözüken Ivanov yokuş yukarı sprintte karsten Kroon2u geride bırakarak yeni takımına sezonun sayılı ciddi zaferlerinden birini yaşattı.

• La Flèche Wallonne - (Belçika): Fransızca adı “Valon Oku” anlamına gelen yarış ilk defa 1936’da koşuldu. Geleneksel olarak Amstel Gold ve L-B-L arasındaki Çarşamba günü koşulan yarış, 1300mt uzunluğundaki Mur de Huy yokuşunun tepesinde biter. Cadel Evans başlattığı atağın sonunu getiremeyince, sabırla bekleyen Davide Rebellin (Diquigiovanni-Androni) bu yarıştaki üçüncü birinciliğini elde etti. Sonrasında Rebellin’in Pekin 2008’de dopingli olduğunun açıklanmasıyla bu zaferin de anlamı kalmadı.

• Liège-Bastogne-Liège - (Belçika): Klasiklerin en eskisi olduğu için “La Doyenne” diye de çağırılan L-B-L, ilk olarak 1892de koşulmuş (o zaman bisiklet mi vardı yahu!?). Bu seneki yarışı kazanan, finişten 20 km önce atak yapan Saxo Bank’ın büyük yeteneği Andy Schleck oldu. İleride tek başına kaçışta olan Philippe Gilbert’i yakalayıp geçen genç Schleck 261 km’lik yarışı 1’17” farkla kazanırken, yarışı 23. bitiren ağabeyi Frank’in sevinçten ağlaması Schleck aile bağlarının sıkılığı hakkında fikir veriyordu.

Andy Schelck
       Andy Schelck

• Classica San Sebastian - (İspanya/Bask Bölgesi): Yaklaşık 237 km’lik yarışın kilit noktası, finişten 40 km önce yer alan Alto de Jaizkibel yokuşu. Orada dağılan peloton en son Kat. 2 Alto de Arkale yokuşunda da silkelendikten sonra yarışı Quick Step’in neşeli ve şakacı İspanyol sporcusu Carlos Barredo kazandı.

• Paris-Tours (Fransa) – İki iyi sprinter Borut Bozic ve Tom Boonen’i müthiş bir sprint sonucunda finişte geçen Philippe Gilbert (Silence Lotto) geçen sene kazandığı yarışın bu sene de birincisi oldu.

• Giro di Lombardia - (İtalya): Yılın son büyük klasiği olan Lombardiya Turu “Ölü Yapraklar Turu” olarak da biliniyor. Bu sene 17 Ekim’ de koşulan yarışı takım arkadaşı Cadel Evans’ın ciddi yardımı sonucu dağılan ön gruptan son yokuştaki atağıyla kaçan Philippe Gilbert kazandı. Gilbert bu zaferiyle 8 gün içinde 4 önemli yarış kazanarak (Coppa Sabatini,Paris-Tours ve Giro del Piemonte) sezona parlak bir şekilde veda etti. Gilbert 2009 İtalya Turu’nda da bir etap kazanmıştı.

Gilbert S.Sanchez
       Gilbert S.Sanchez'in önünde kazanıyor

CUMHURBAŞKANLIĞI BİSİKLET TURU

45. Cumhurbaşkanlığı Bisiklet Turu 12-19 Nisan tarihleri arasında koşuldu. 2008 ile aynı güzergahta koşulan yarışın klasmanı 2.1’e yükseltilerek prestiji artmış oldu. İstanbul’un tarihi yarımadasında daha uzun bir parkur hazırlanmıştı. 14 tur üzerinden koşulan 142 km’lik etapla yarış başladı. Ancak 2008’de olduğu gibi bu sene de ön grup farkı açarak arkadakilere tur bindirecek duruma gelince hakemler arka grubu Sahil Yolu’nda durdurdular. İki senedir İstanbul etabı yüzümüze gözümüze bulaşıyor. Organizasyon 2010’da bu etabı prologa dönüştürerek doğru yolu bulacak gibi gözüküyor.

       

CSF Navigare’den Mauro Finetto’nun kazandığı birinci etaptan sonra uçakla İzmir’e geçen sporcular Kuşadası’na pedal bastılar. Etabın son yokuşunda atak yapan 2008’in şampiyonu David Garcia Dapena (Xacobeo Galicia) güzel atağıyla ana grubun önünde birinci olurken ünvanını korumak istediğini de gösteriyordu. Bodrum’daki sprinti Andre Schulze (PSK Whirlpool) kazandı. Bodrum-Marmaris etabının son bölümünde yer alan Sakar Geçidi inişinde yaşanan ciddi kazadan sonra Garcia Dapena müthiş bir taktik hamleyle önde Milram’dan Marcus Fothen ile beraber marmaris’e inmeye başladılar. Ancak bir virajda iki sporcu da kayıp düşünce arka grup kendilerine yetişti ve Marmaris tüm klasmanların değiştiği etap oldu. Lampre’den David Loosli birinciliğe yerleşirken ilk 7 sporcu 12” içinde yer alıyorlardı.

Fethiye finişinde Silence Lotto’dan Oliver Kaisen birinci olup takımına sezonun ikinci zaferini getirirken Fethiye Finike etabının son bölümünde bisiklet ve jant problemi yaşayan David Loosli klasmandan düşerken Barloworld’den Daryl Impey birinciliğe yükseliyordu. Son derece düz olan son iki etapta avantajını koruyan Impey, Alanya finişine gelirken geçirdiği büyük kazaya karşın finişi kahramanca geçip Cumhurbaşkanlığı Turu’nun birinciliğini kazandı.

Genel Klasman Daryl Impey (RAB), David Malacarne (QST), David Garcia Dapena (XGZ) ilk üçünde biterken, Puan Klasmanı da Daryl Impey’in oldu. Yokuş Klasmanı’nı Gonzalo Rabunal Rios (XGZ) kazanırken Türkiye Güzellikleri için verilen Turkuaz Mayo Alessandro Fantini (ASA)’nin oldu. Takım Klasmanı’nda ise artık lağvedilen Barloworld birinci oldu.

Daryl Impey Sarı Mayo ile
       Daryl Impey Sarı Mayo ile

Hala bir baş sponsor bulunamayan Cumhurbaşkanlığı Bisiklet Turu’na, 2010 yılında bir sıçrama daha yaptırıldı ve 2.HC kategorisine yükseltildi. Parkura eklenen Marmaris Pamukkale ve Pamukkale-Fethiye etaplarında ciddi yokuşların yer alacağı ve rotanın i 1500mt irtifalarda olacağı organizasyon komitesince bildirildi. Daryl Impey’in katılımıyla tanıtımı yapılan 46.ToT’in şimdilik gözüken eksiği son şampiyonun yeni takımıyla beraber yarışa katılmayacak olması. Barloworld’ün kapanmasıyla Radio Shack’e transfer olan Impey, yeni takımının önceliklerinin başka yarışlar olacağını biliyor gibiydi. Madem yarışa katılmayacak, tanıtıma neden çağırıldı o da ayrı bir merak konusu elbette.

Cumhurbaşkanlığı Turu haricinde memleketin yol bisikleti atmosferi her yılkinden farklı geçmedi. Yıldızlar ve Masterlar Türkiye Şampiyonası Bartın’da koşulurken, Büyükler ve Gençler kozlarını Trabzon’da paylaştılar. Büyük Erkekler’de Mustafa Sayar, Büyük Bayanlar’da da Merve Tayfun Türkiye şampiyonu oldular. Her iki sporcu da Brisa Spor’da yer alıyorlar.

2010’da Türkiye’de bir başka uluslararası organizasyon daha yapılacak. 15-18 Temmuz arasında Ankara’da Avrupa Yol Bisikleti Şampiyonası düzenlenecek. Ekonomik olarak pek de parlak günler geçirmeyen federasyonun bisiklet sporunu devlet erkanına biraz daha yakınlaştırmayı amaçlayarak seçildiği düşünülen Ankara umarız güzel yarışlara sahne olur (www.ankara2010.com).

2009’UN EN İYİLERİ

Son derece sübjektif hazırlanmış en iyiler en kötüler listesini de aşağıda bulabilirsiniz.

En İyi Performans:A.CONTADOR (Fransa Turu)

En İyi Profesyonel Yol Bisikletçisi: A.VALVERDE (Contador’a rağmen)

En İyi Sprinter: M.CAVENDISH (24 zafer!!)

En İyi Yokuşçu: A.CONTADOR (Verbier yeter!)

En İyi Zamana Karşı Yarışçısı: F.CANCELLARA (kim olacaktı ki?)

En İyi Takım: COLUMBIA-HTC (Cervélo’ya da hakkını vererek)

En Güzel Yarış: PARIS-ROUBAIX (seyretmesem de!)

En Büyük Sürpriz: C.Evans (D.Ş.) ve B.Wiggins (TdF 4.)

En Büyük Hayalkırıklığı: D.REBELLIN (Pekin 2008 doping!)

En Çürük Elma: D.Di LUCA (?!!!)

Tüm MTBTR okuyucularının yeni yılını kutlar, 2010'un sağlıklı, mutlu ve hep bisiklet üstünde geçmesini dilerim.

 

  Bu haber 2477 kez okundu.
  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

 

Haber Sponsoru
 
---reklam---

 

 Güncel Haberler

MTB Yarış Sezonu Açıldı
2016 Dağ bisikleti yarış sezonu bugün yapılan yarışlarla Adana'da açılmış oldu. Çukurova Üniversites ...
Devamı » » » 

52. TUR'a 53 Gün Kaldı

Bu yıl Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu 52. defa koşulacak. Dinleyenler öğrenmiştir, Sa ...
Devamı » » » 

Shimano 2017 Sezonunu Açtı

2017 yenilikleri sezonunu Shimano üç önemli haberle açıyor:

11 Vitesli Sistemlere Yeni Ürünle ...
Devamı » » » 

21.Şub Kuzey Kıbrıs Bisiklet Turu Tamamlandı
17.Şub Pedallar Kıbrıs'ta Dönecek
29.Oca Torku Şekerspor’da Yeni Gelişmeler
24.Oca Baytekin'den Lake, Xentis ve Bkool Tra...
13.Oca Torku Şekerspor Kapandı
19.Ksm 6.BO-CE MTB Gece Yarışı
16.Ksm Bikes vs Cars - İl İl Gösterim Saatler...
08.Ksm Bisiklet Yolları Yönetmeliği'nden Ne B...
03.Ksm Los Angeles 2035, G. Kore'de Güneş Pan...
29.Eki Torku'nun Antrenörü Marie'den Veda
02.Eki 2015 Fransa Turu'nda 656 Numune
29.Eyl Salcano Trabzon MTB Kupası 4 Ekim'de
23.Eyl 3 Yıllık WorldTour Lisansı, TUR WorldT...
20.Eyl Salcano Arnavutköy MTB Yarışı Marek'in
19.Eyl Geç Kalmayanlar Kazandı
» Tüm Haber Arşivi
 
  Yarış Dünyasından  |  Atölye  |  Panorama  |  Teknoloji - Donanım  |  Patika  |  Sağlık ve Antrenman  | 
  Biz Kimiz  |  İletişim ve Yardım  |  İnsan Kaynakları

Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları |  mtbtr.com™ 2001 - 2015