Google + MTBTR
Anasayfa
 MTBTR'de Bugün 
 Fotoğraflar 
2014 Bisiklet Katalogu
 
 Kurallar   IK   Biz Kimiz   İletişim ve Yardım   Hoş Geldin, üye girişi yapın Üye Girişi
 
19 . Ekim . 2017  
Eurobike 2010 - DemoDay

Eurobike 2010 - DemoDay

Eurobike 2010 - DemoDay

Cüneyt Kazokoğlu   mtbtr.com © 1.9.2010
2010 Eurobike fuarı bugünkü DemoDay ile başladı. Sabaah nispeten kapalı, 13 derece ile soğuk ve hafiften yağmurun da çiselediği hava durumu öğleden önce düzelmeye başladı, gün boyu ara ada çıkan güneş havayı ısıtarak gayet keyifli test sürüşlerine imkân tanıdı. Burada bisiklet meraklılarının “kısa kes traşı” dediğini duyar gibiyiz, dolayısıyla bayağı bir çamura bulanarak gerçekleştirdiğimiz deneme sürüşünün değerlendirmesine geçelim.
       

Demoday Genel Görünüş
       Demoday Genel Görünüş

Trek Remedy 9.9

Remedy serisi bu yıl enduro sınıfından çıkıp tekrar all-mountain sınıfına geri döndü. Gayet atik kullanılabilen 150mm’lik süspansiyon mesafesi ile arka yapı da dâhil olmak üzere tamamen karbondan olan kadro birleşince ortaya çok verimli bir paket çıkmış. Gidondan kumanda edilebilen sele borusu bisikletin kullanım sahasını genişleten olumlu bir artı. Trek bu yıl önde arka amortisör ile daha uyumlu çalışması için 150mm’lik Fox 32 amortisör tercih etmiş. Ön ve arkanın aynı süspansiyon mesâfesine gelmesi (geçen yılki 160mm’lik amortisör yerine) bisikletin daha dengeli bir karaktere kavuşmasını hissedilir kılıyor. Trek bu süspansiyon değişimi sayesinde çıkışlarda da daha verimli bir all-mountain bisikleti oluyor, inişe yönelik, geçen yılki enduro genleri bir nebze kaybolmuş. Bu kendini arka amortisörde kullanılan DRCV teknolojisi sayesinde normalde pedal çevirirken bisikletin gayet sabit kalıp, ancak süspansiyon mesâfesinin ikinci yarısına geçildiğinde, yani daha sert bir ortama girildiğinde amortisörün ikinci haznesi de açılıp daha yumuşak bir yapıya kavuşmasında da belli ediyor. Uzun lafın kısası Trek Remedy ile bu yıl çıkışların bisiklet karakteristiğindeki oranını bir nebze arttırmış. Geçen yılın Remedy’si %35 çıkış, %65 iniş odaklı bir bisikletse, bu yılın Remedy’si %45 çıkış, %55 iniş odaklı bir ruha sahip olmuş. Bisikletin kolay tırmanmasının altını çizen unsurlardan biri de çekiş sistemi: önde iki dişlili SRAM XX ile dik yokuşlarda bile bisikletten inmeden tırmanmak mümkün.

 Trek Remedy 9.9
        Trek Remedy 9.9

 Trek Remedy 9.9
        Trek Remedy 9.9

 Trek Remedy 9.9
        Trek Remedy 9.9

MTBTR’de Trek 2011

Trek Top Fuel 9.8

Top Fuel 9.8 Trek’in yarış bisikleti. 100mm süspansiyon mesâfesi ile giderek artan süspansiyon mesâfeleri arasında biraz anakronik bir izlenim de verse ilk başta kullanıldığı saha hesaba katıldığında bu mesâfenin yeterli olduğu ortaya çıkıyor. Buna ek, ve çok önemli bir unsur var: Trek’in FullFloater tasarımı. Bu tasarım yeni bir tasarım değil, lâkin hâlâ şaşırtmaya devam ediyor. Şunun altını çizmek gerek ki Top Fuel 9.8 son derece çabuk hızlanan, atik, virajlarda yönetimi kolay, E2 konik alın borusu sayesinde esnemezliği dikkat çeken bir bisiklet. Ancak olumlu yanı FullFloater sayesinde bisikletin “hissedilen” süspansiyon mesâfesinin 120mm civarında olması. Bu “zengin his” bisikletin kullanım sahasını son derece genişetiyor. Top Fuel 9.8 örneğin aşağıda da izlenimlerimizi okuyacağınız Specialized Epic gibi neredeyse salt yarışa yönelik bir bisiklet olmaktan ziyade rahatlıkla sportif bir tur bisikleti olarak da kullanılabilecek bir karaktere sahip. Gidondan kilitlenebilen ön ve arka süspansiyonlar, Fox’un yeni geliştirdiği FIT sistemi bisikletin yarış ortamında kendini evinde hissetmesini sağlıyor. Açık süspansiyonla ise akıcı inişlerde cilveli bir karakter ile binicisini tavlayan bir bisiklete dönüyor Top Fuel 9.8.

 Trek Top Fuel 9.8
        Trek Top Fuel 9.8

MTBTR’de Trek 2011

Giant Reign

150mm sinifinda test ettiğimiz diğer bir bisiklet Giant’ın Reign 0 modeliydi. Reign kadrosunun geçen yıla göre en önemli artısı bu yıl süspansiyon mesâfesinin daha bir hakkını verecek şekilde yarım derece yatan alın açısı ile kısaltılmış üst borusu. Bu neden önemli? Bu geliştirmeler sayesinde Reign sınıfının en „güvenli“ bisikletlerinden biri olmuş. Bisikletin yönetimi, alın borusunun konik bir yapıya kavuşması ile birleşince son derece sağlam bir hale gelmiş. Kadrodaki yenilikler bununla da kalmıyor. Kalınlaştırılan borular bisikleti çok daha iniş odaklı bir yapıya kavuşturmuş. Bisikletin hissedilir derecede aşağı çekilen ağırlık merkezi sayesinde yarım metrelik basamaklardan inerken dahî gayet sakin bir hisle iniyor insan.

Bu aşamada mutlaka altı çizilmesi gereken bir özellik Maestro tasarımı. Giant’ın Maestro tasarımının en büyük getirisi 150m’nin çok büyük bir kısmı boyunca lineer bir şekilde son derece verimli açılıp kapanan bir süspansiyon karakterı yaratması. Süspansiyonun dönüm/pivot noktasının tasarım gereği hareketli olması bisikletin gerek hızlanırken gerek sert fren manevralarında zeminle temasını kaybetmemesini sağlıyor. Bu da bizi yukarıdaki „güvenli“ kelimesine getiren özellik: Maestro tasarımı sayesinde yerle temasın kaybolmaması demek bisikletin daha iyi yol tutması, her türlü kullanım anında daha güvenli bir sürüş sunması demek. Bu yapısı ile Reign 0 usta kullanıcılara sınırlarını daha da ileri götürme imkânı verirken inişe yönelik bir bisiklet arayıp da kendine güvenmeyenler için de ideal bir seçenek sunuyor.

 Giant Reign 0
        Giant Reign 0

 Giant Reign 0
        Giant Reign 0

MTBTR’de Giant 2011

Shimano XTR

Shimano XTR birkaç yıl öncesine kadar tek başına dağ bisikleti vites sistemleri arasında zirve noktasını teşkil ediyordu. SRAM markasının son birkaç yılda yaptığı ataklar, husûsî kullanım sahalarına yönelik geliştirdiği ürünler (örn. Hammerschmidt) ve 2x10 gibi değişik sistemlerle farklı alternatifler sunması Japon devi de harekete geçirdi. 2011 model Shimano XTR bu ivmelenmenin ürünü. XC yarışçısı ve all-mountain sürücüsü için iki ayrı model serisi olarak piyasaya, sürülen yeni XTR’den biz all-mountain modelini test ettik. Tamamen hafiflik üzerine kurulu XC modelinden ziyade daha sağlamlık ve güvenli kullanım hedefine odaklanarak tasarlanan all-mountain serisinin önemli emârelerinden biri Shimano’nun o kendine özgü yumuşak vites geçirme karakterinden ziyade daha adım adım, daha net bir şekilde hissedilir vites geçirmesi ve bu haliyle hafiften SRAM’ın sahasına da girmiş olması. Biraz daha uzun vites kolları arkada 10 dişlili Dyna-Sys sisteminin daha akıcı ve yumuşak vites geçirmeye imkân tanıması ile birleşince her koşul altında parmakta hissedilen, her koşul altında (buna tamamen çamura batmak da dâhil) hiç sekmeden çalışan ve kullanıcısına kesinlikle ömür boyu yolda bırakmayacağını hissettiren bir vites sistemi çıkmış ortaya.

 Shimano XTR 2011
        Shimano XTR 2011

 Shimano XTR 2011
        Shimano XTR 2011

 Shimano XTR 2011
        Shimano XTR 2011

 Shimano XTR 2011
        Shimano XTR 2011

Yeni XTR’nin diğer öğelerinden de kısaca bahsedelim. Yeni all-mountain pedalları platform ile SPD’yi birleştirdiklerinden (XC modeline oranla %170 daha fazla baskı sahası) bilhassa sert ve dik inişlerde salt SPD’den çok daha güvenli bir sistem. Ice-Tec özelliğine sahip yeni fren diskleri ise her koşul altında fren gücü kaybı olmadan çalışıyorlar.

MTBTR’de Shimano XTR 2011

Merida Matts Twenty-Nine

Bu yılın geçen birkaç yıldan beri devam eden en önemli akımlarından biri şüphesiz ki 29 inç tekerlek standardı. Bu standartın getirilerini ve götürülerini daha önce sayfamızda muhtelif defalar gerek teorik olarak, gerekse uygulamadaki izlenimlerimizle değerlendirmiştik. Merida’nın sabit kadrolu Matts 29 modeli de bu konuda diğer 29 inçlerin getirilerini ve götürülerini paylaşıyor. 26” muâdiline oranla Matts 29 biraz daha hantal bir yapıya sahip, o kadar çevik değil. Merida’nın bir olumsuz yanı 2.25” lastik kullanıldığı takdirde arka lastik ile ön vites attırıcı arasında birkaç milim mesâfe kalmsı, bunun da çamurlu ortamlarda kendini ön vites attırıcının üzerinde bayağı çamur birikmesine yol açması. Öte yandan bisikletin avantajları da kesinlikle kayda değer: Tekerleklerin yere daha geniş basması sayesinde yerin titreşimi kullanıcıya daha hafif geliyor. Daha iri tekerlekler bilhassa yokuş aşağı bisikleti olduğundan daha yavaş hissetirerek daha güvenli bir karaktere sahip olmasının önünü açıyor. Hızlı inişlerde 26” bir bisiklette ayağa kalkıldığında tabir caizse “kulede” olma hissi 29” bisiklette daha bisikletin “içine” oturulduğu için yaşanmıyor, bu da gene güvenlik hissine olumlu katkıda bulunan bir etken.

Merida Matts Twenty Nine
       Merida Matts Twenty Nine

Kona AbraCadabra

Ülkemizde pek de yaygın olmayan ve böyle olmasından hicap duyduğumuz markalardan biri de Kona. Markanın geçtiğimiz yıl piyasaya sürdüğü AbcraCadabra modeli ve Magic-Link arka süspansiyon tasarımı halbuki markanın belki pazarlama açısından büyük üreticilerin gerisinde olduğunu, ancak teknolojik fikirler açısından hiç de onlardan aşağı kalır yanı olmadığının bir kanıtı.

 Kona Abra Cadabra
        Kona Abra Cadabra

Magic-Link yatay olarak konumlandırılmış bir yay ve bir kızak üzerinde hareket eden çeki borusu ile amortisörü birbirine bağlayan bir eklemden oluşuyor. Peki bunun getirisi ne? Yokuş çıkarken, yani pedallara asılındığında bu kızak öne kayıyor ve arka süspansiyon sadece gayet lineer 100mm sunuyor. Buna ek olarak bisikletin alın ve oturma açıları da dikleşip çıkışa uygun bir geometriye geçiliyor. İnişlerde pedal çevrilmediğinden zincirden bir çekiş de olmayınca kızak geiye kayıyor ve 160mm’nin tamamı kullanıma sunuluyor, bisikletin açıları yatıyor.

 Kona Abra Cadabra
        Kona Abra Cadabra

Bunlar hakikaten kulağa sihir/Magic gibi gelen ancak uygulamada da bir o kadar etkileyici çalışan özellikler. Yaklaşık 14 kilo ile kullandığımız en ağır bisiklet olan AbraCadabra ile en dik yokuşu neredeyse en kolay çıktığımızı da belirtirsek sistemin ne kadar verimli çalıştığını vurgulamış oluruz sanırız. İnişe geçildiğinde ise Kona bugün kullandığımız bisikletler arasında en fazla “flow” sunan bisiklet oldu. Bisikletin yokuş aşağı engelleri aşışı, gayet sakin bir şekilde, üzerindekini dünyadan soyutlayarak akması insanın yüzünde ister istemez geniş bir gülümseme yaratıyor. Bütün bu değişimin otomatik olarak gerçekleşmesi, gidondan ya da eğilip arka amortisör üzerinde herhangi bir ayar gerektirmemesi de cabası. AbraCadabra bu haliyle maraton/tur sınıfı ile all-mountain/enduro sınıfları arasında sihirli bir değnekle gidip gelen son derece eğlenceli, konforlu bir bisiklet.

Not: Kullanıcının normal hayatta da bir Kona kullandığı için markaya olan düşkünlüğünün bu yazıya etkisi olmamıştır, ya da öyle sanıyoruz.

Specialized S-Works Epic 29er

29” furyası sadece sabit kadrolu modellerle sınırlı değil. Büyük üreticilerden Specialized bu yıl çift süspansiyonlu yarış modeli Epic’in 29”lik bir versiyonunu da ürün yelpazesine kattı – ve gördük ki gayet iyi etmiş. Bisikletin 29” yapısı haricindeki yenilikleri, örneğin yenilenen çatal yatağı, X12 sokma mil tasarımına sahip Roval tekerlekler, SRAM ile ortak geliştirilmiş 2x10 çekiş sistemi, çeki boruları arasında ek bir bağlantı kısmı bir yana, 29” ile bir çift süspansiyonlu yarış bisikletinin birleşimi ortaya son derece etkileyici bir füzyon çıkarmış. Buna bisikletin 10 kilonun altındaki ağırlığı da eklenince ortaya Epic’in yarış genleri sayesinde son derece hızlı hareket eden, 29” tekerlekleri ile de son derece güvenli ve konforlu bir karaktere sahip bir bisiklet çıkıyor. 29” Epic’in elbette önemli bir özelliği Brain süspansiyonu. Asfaltta ya da stabilize yolda giderken bisikleti kesinlikle sabit kadrolu bir bisikletmişçesine titretmeyen, pedal ivmesinden zinhar etkilenmeyen fakat alttan gelen her darbede de salise kaybetmeden açılarak konfordan da ödün vermeyen Brain sistemi bisikletin kalbini oluşturuyor. 29” tekerlekler çift süspansiyon kadrosuna sabit kadrolara olduğundan daha çok uymuşlar, bisiklet kesinlikle bazı 29” modellerde olduğu üzere “leylek gibi” izlenimi vermiyor. Çizgi altında söylenebilecek şey: Hiçbir 29” bisiklet bu kadar etkileyici değildi.

Specialized S-Works Epic 29er
       Specialized S-Works Epic 29er

Specialized Stumpjumper Comp 29er

Specialized’in gene 29” tekerlekli ve çift süspansiyonlu modellerinden biri de Stumpjumper serisinde yer alıyor. 140mm süspansiyon mesâfesi ile daha konforlu ve tura yönelik bir karaktere sahip olan Stumpjumper all-mountain sahasının sınırlarında dolaşırken XC sınıfındaki bir bisiklet kadar esnemezlik sunuyor. Öte yandan genel hafifliğin Comp modelinde düşük seri donanım nedeniyle biraz geri kalmasına ek olarak örneğin amortisör ayarının gidondan yapılma seçeneğinin olmaması gibi özellikler ve Brain sisteminin 140mm’lik bir bisiklette getirdiği ayar zorlukları Stumpjumper’ı, bilhassa Comp modelinde biraz istenmiş ama bitmemiş bir bisiklet haline sokmuş.

Specialized Stumpjumper Comp 29er
       Specialized Stumpjumper Comp 29er

Dalin

Dalin reklamlarını hep görürüz, şirin şirin bebekler, zevk-ü sefâ içinde banyo yapıyorlar. Bu baştan aşağı çamura battığımız DemoDay sonrası Dalin bebe şampuanını da test etme imkânı bulduk. Şişesi maalesef biraz zor açılsa da göz yakmadığı doğru. Öte yandan muhtemelen bebekler için olduğundan olsa gerek, bir avuç dolusu kullanmadan köpürmüyor. Son olarak kokusunun yetişkinler için olan duş jellerinden farklı olduğunu, şimdi bebekler gibi koktuğumuzu da belirtelim.

Dalin
       Dalin

 

  Bu haber 6381 kez okundu.
  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

 

Haber Sponsoru
 
---reklam---

 

 Güncel Haberler

MTB Yarış Sezonu Açıldı
2016 Dağ bisikleti yarış sezonu bugün yapılan yarışlarla Adana'da açılmış oldu. Çukurova Üniversites ...
Devamı » » » 

52. TUR'a 53 Gün Kaldı

Bu yıl Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu 52. defa koşulacak. Dinleyenler öğrenmiştir, Sa ...
Devamı » » » 

Shimano 2017 Sezonunu Açtı

2017 yenilikleri sezonunu Shimano üç önemli haberle açıyor:

11 Vitesli Sistemlere Yeni Ürünle ...
Devamı » » » 

21.Şub Kuzey Kıbrıs Bisiklet Turu Tamamlandı
17.Şub Pedallar Kıbrıs'ta Dönecek
29.Oca Torku Şekerspor’da Yeni Gelişmeler
24.Oca Baytekin'den Lake, Xentis ve Bkool Tra...
13.Oca Torku Şekerspor Kapandı
19.Ksm 6.BO-CE MTB Gece Yarışı
16.Ksm Bikes vs Cars - İl İl Gösterim Saatler...
08.Ksm Bisiklet Yolları Yönetmeliği'nden Ne B...
03.Ksm Los Angeles 2035, G. Kore'de Güneş Pan...
29.Eki Torku'nun Antrenörü Marie'den Veda
02.Eki 2015 Fransa Turu'nda 656 Numune
29.Eyl Salcano Trabzon MTB Kupası 4 Ekim'de
23.Eyl 3 Yıllık WorldTour Lisansı, TUR WorldT...
20.Eyl Salcano Arnavutköy MTB Yarışı Marek'in
19.Eyl Geç Kalmayanlar Kazandı
» Tüm Haber Arşivi
 
  Yarış Dünyasından  |  Atölye  |  Panorama  |  Teknoloji - Donanım  |  Patika  |  Sağlık ve Antrenman  | 
  Biz Kimiz  |  İletişim ve Yardım  |  İnsan Kaynakları

Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları |  mtbtr.com™ 2001 - 2015