Google + MTBTR
Anasayfa
 MTBTR'de Bugün 
 Fotoğraflar 
2014 Bisiklet Katalogu
 
 Kurallar   IK   Biz Kimiz   İletişim ve Yardım   Hoş Geldin, üye girişi yapın Üye Girişi
 
14 . Aralık . 2019  
Armstrong Suskunluğunu Bozdu

Armstrong Suskunluğunu Bozdu

"Cezam Hafiflemeyecekse Komisyona Konuşmam"

İbrahim Koçyiğit   mtbtr.com © 12.11.2013
Spor tarihinin en çarpıcı "başkahramandan başkötüye dönüş" hikâyelerinden birinin başrolünde o var. Sadece kazanması en zor yarışlardan biri olan Tour de France'ta art arda yedi şampiyonluk gördüğü için başkahraman olmadı; asıl bunu kanseri yendikten sonra yapıp bu hastalığın pençesindeki milyonlara umut olduğu için hemen herkesin gönlünde o mertebeye yükseldi Lance Armstrong. Ona atfedilen ve onun da seve seve oynadığı rol bu denli "ulvi" olunca, köşeye sıkıştıktan sonra yapmak zorunda kaldığı doping itirafıyla başkötüye dönüşümü de ziyadesiyle sert oldu.
Armstong, doping yaptığını Oprah
       Armstong, doping yaptığını Oprah'a itiraf etmişti.
"Artık sevilmeyen adam", Oprah'a verdiği ve senaryosu önceden yazılmış gibi duran o uzun söyleşinin ardından basınla ilişkisini sıfıra yakın tutuyordu. Ardı arkası kesilmeyen dava haberlerinin arasına sıkışmış "Ama herkes yapıyordu" tonundan açıklamalardan fazlasını pek duymadık. İşte tam da "The Armstrong Lie" filminin vizyona girmesiyle paralel günlerde, Cycling News'ten Daniel Benson'a konuştu Armstrong. Sadece WADA, UCI ya da kurulması muhtemel bir hakikat komisyonuyla paylaşabileceği noktalar olduğunu ve söyleşide bunlara girmeyeceğini söyleyen Teksaslı'nın Oprah sonrası verdiği bu en uzun söyleşideki samimiyetini sorgulayabilirsiniz; ama söylenenlerin bazıları, üzerinde düşünülmesi gereken şeyler...

Sitenin dört güne yayarak yayımladığı söyleşinin ilk bölümünde Armstrong'un profesyonel olduğu yıllara gidiyoruz. 1992'de ilk profesyonel sözleşmesini imzalarken, bu sporun üzerine çökmüş doping geleneğinden haberdarmış Armstrong: "Evet ama sadece ben değil, seyircilerden gazetecilere kadar herkes haberdardı. Galiba o zamanlar gazetecilerle bisikletçiler birbirlerine daha yakındı. Tıpkı beyzbol ya da boksta olduğu gibi, herkes her şeyi biliyordu ama kimse yazmıyordu. Artık medya değişti. Tabii ki bisiklet de gelişti, fakat medya da çok sert bir değişim gösterdi."

Bisiklette dopingin miladı 1994

Armstrong açık ve net bir şekilde dile getirmese de, farklı sorulara verdiği cevaplar ışığında, bisiklette yaygın doping metotlarının 1994'te kökten değiştiğini anlıyoruz. O sezondan öncesini "düşük oktanlı" sonrasını ise "yüksek oktanlı" olarak nitelendiren yasaklı bisikletçi, düşük oktanlı dopinge örnek olarak kortizon vb. maddeleri, yüksek oktanlı dopinge örnek olaraksa testosteron ve EPO'yu gösteriyor. Takım olarak 1995'te yüksek oktana geçtiklerini söyleyen Armstrong ayrıca, kendisinin ilk kez 1996'da testosteron aldığını iddia ediyor.

Doping itirafı sonrası yaptığı açıklamalarda UCI'ı da sık sık eleştiren Armstrong, "UCI'ın dopingi zerre umursamadığını ne zaman fark ettiniz?" sorusuna ise şu yanıtı veriyor: "Umarsamadılar mı, yoksa umursayamadılar mı gerçekten bilmiyorum. Şu anda Pat McQuaid ve Hein Verbruggen hakkında iyi şeyler düşünmediğim doğru. Öte yandan bu insanlar o dönemde ne yapabilirdi ki? Kendinizi Hein'ın yerine koyun. Bunu onu savunmak için söylemiyorum ama 93-94'lü yıllara gidelim. O yıllarda yüksek oktanlı dopingin 80'lerin sonundan itibaren var olduğu biliniyordu. Sadece bisiklette de değil, dayanıklılık gerektiren diğer sporlarda da. Biliyor olsanız da ortada test yok, hem de hiç test yok. Ne yapabilirsiniz? Hiçbir şey yapamazsınız. Belki de gerçekten umursamadılar. Onlara bunu sormadım, ama ellerinden hiçbir şey de gelmezdi; bunu biliyorum. Tıpkı IAAF ya da FINA'nın elinden bir şey gelmediği gibi. Bir 10 yıl daha, dopingi yakalayacak araçlara sahip değillerdi."

EPO'nun yakalanabildiği ve sonrasında biyolojik pasaportun uygulamaya konduğu dönemlerde artan pozitif test oranı, bisiklet sporunun saygınlığını yerle bir etmişti. Armstrong'a göre, yeteri kadar doping testinin yapılmadığı sporlarla ilgilenen insanların bisiklete yönelttiği bu eleştiriler haksız: "Aslında doping problemi yaşayan diğer tüm sporlar arkalarına yaslanıp güldüler. Dopingle hiç mücadele etmedikleri için ne teşhir edilebildiler, ne de eleştirildiler. Bisiklet, futbol ve tenisin arasındaki en önemli fark şu: Bizim sesimiz hiç çıkmıyor. Birlik olamıyoruz. Diğer sporlarda sporcular ve takım sahipleri bu tip skandalların ortaya çıkmasına izin vermiyor. Oysa biz Vahşi Batı'da gibiyiz. Bisikletçilerin hiçbir hakları yok. ASO milyonlar kazanırken, takımların hiçbir mülkiyeti yok. Sadece kontratlar var. Onlar da, sözleşmelerin bittiği tarihe kadar. Evet, belki birkaç otobüsünüz de var; fakat bir 'değerden' söz etmek mümkün değil. Berbat bir iş modeli."

Kendisinin de dile getirdiği gibi, Lance Armstrong dopingli çıkan ilk sporcu değil, son da olmayacak. Ne var ki onun durumunu başkalaştıran bir faktör elde ettiği muazzam başarılar, bir diğeri de kanseri yenmesiyse; bir başka faktör de yıllar boyunca doping iddialarına verdiği agresif cevaplar ve bu yolda karşısına çıkan herkesi ezip geçmek için gösterdiği çaba. Cycling News söyleşisinin ikinci bölümünde, yıllarca süren bu tutumundan (ki bu süreçte 'Ben Azrail ile göz göze gelmiş biriyim. İnanın, hiçbir zaman doping yapmadım' şeklinde bir açıklaması da olmuştu) pişman olduğunu söylüyor Armstrong: "İddiaları reddederken takındığım tutumun tüm sorumluluğu bana ait. Fahiş bir hataydı. O tutum, yaşadığım düşüşün sertliğinin katlanmasına neden oldu."

Kendisine koşulsuz destek veren bir gazeteci grubunun varlığının hatırlatılması üzerine bu kişilere saygı duyduğunu dile getiren 42 yaşındaki ABD'li, kendisine karşı en agresif tutum sergileyen gazetecilerden David Walsh hakkındaki görüşleri sorulduğunda ilginç şeyler söylüyor: "Onunla ilgili karışık duygular besliyorum. Birçok konuda haklıydı, ama bu süreçte ona dair çok yanlış şeyler de gördüm." Armstrong, "Peki ona saygı duyuyor musunuz?" sorusuna cevap vermeden önceyse uzunca süre duraklıyor: "Tüm pelotona bakmak da lazım. Benim durumum, aşağı yukarı herkesin temiz yarıştığı bir havuzda dopingi seçen Michelle Smith'in durumundan farklı. David ile ben birbirimize benziyoruz. Ben 'kazanmak için her yol mübahtır' diyen biriydim. O da öyle. Yıllarca ortaya attığı doping iddialarında haklı mıydı? Evet. Bu yüzden şapka çıkarmak lazım, ama bu haberi yapabilmek için her şeyi göze aldığı anlar oldu. Yine de onu anlıyorum. Ben de öyleydim. Uzun süre içinde yaşadığım dünya böyleydi."

Hiç yakalanmamak şaşırtmamış

Hiçbir zaman dopingli çıkmamış olması Armstrong'u hiç şaşırtmamış. Ayrıntılara girmeyi reddetse de, yaptıkları planın işleyeceğini biliyorlarmış. Bu durumda akıllara düşen "2009'da geri döndükten sonra da tıkır tıkır işleyen bir plan var mıydı?" sorusuna yanıt ise kesin dille yalanlama. Geri döndükten sonra temiz yarıştığını söyleyen Armstrong, daha önceki "günahlarının" bu açıklamanın inandırıcılığına büyük darbe indirdiğinin farkında. Bu tepkileri umursayıp umursamadığı sorusuna yanıtı ise şöyle: "Umursuyorum. Bana inanmamaları çok canımı sıkıyor. Bakın, bu kolay bir dönem değil. Çabucacık bitmeyecek. Zaman alacak. Zamanla, geçmişteki o dönemle ilgili başka sesler de yükselecek. Umarım kan naklini yakalayan testler de çıkacak ve 2009'da doping yapmadığım anlaşılacak."

Söyleşinin üçüncü bölümü, başta Betsy Andreu, Emma O'Reilly ve Filippo Simeoni olmak üzere, Armstrong'un hayatlarını kararttığı insanlarla ilgili. Armstrong'a göre kanseri yenmiş olması, başarı hikayesini gitgide bir mite dönüştürmüş ve kendisinin bu konuda pek bir şey yapmasına bile gerek kalmamış. Hikayesi mite dönüştükçe de, büyük çoğunluk ona inandığı için, karşısında duranları ezip geçmesi bu "momentumun" doğal bir sonucuymuş. 1996'da bir hastane odasında Armstrong'un tam olarak kendinde değilken doping yaptığını itiraf ettiğini söyleyen ve sonrasında Armstrong tarafından dava edilen Andreu'den özür dilediğini söyleyen ABD'li, o hastane odasında gerçekten öyle bir itirafta bulunup bulunmadığını ise hatırlamıyormuş. Andreu'nün aksine Greg LeMond ve Tyler Hamilton Armstrong'un telefonlarına çıkmamış. Floyd Landis'i ise Armstrong arayamamış.

Kariyerinde yaptığı en büyük hata sorulduğunda, "Doping iddialarını reddederken kanser teşhisini işin içine karıştırmamdı" diyor Armstrong. Bir zamanlar el üstünde tutulduğu kanserle mücadele topluluğunun bugün kendisine yönelik tutumlarını tamamen hak ettiğini söylüyor. Geçmişte bu tip cümleler kurarken durup düşünmediğini ekleyen Armstrong, bunun gerekçesini de tek kelimeyle özetliyor: Kibir.

Söyleşinin bir noktasında Benson'dan üzerinde düşünülmesi gereken güzel bir soru geliyor: "Hiç bu oyunda bir piyon olduğunu düşündün mü? Sistem tıkır tıkır işliyor, Trek ve Oakley gibileri bol bol para kazanıyordu?" Armstrong, bu soruyu bir kaçış fırsatı olarak görmüyor: "Bahsettiğim gibi, spor yaygınlaşıyor ve sektör büyüyordu. Trek'ten bahsettin, ama Specialized'a baksan onlar da sana aynı paraları kazandıklarını söyler. Yani havuz doluyor ve herkes kazanıyordu. Ama havuzu dolduran kişi olarak ben de devasa hatalar yaptım. Yine de kayda geçmesi için söylüyorum: kendimi bir piyon olarak görmüyorum."

Üzüntüsünün sebebi yakalanmış olması mı?

Benson, bu soruyu bir başka can alıcı soruyla sürdürüyor: "Oprah söyleşini izledim. 'Üzgünüm' demenin sebebi ne? Doping yapmış olman mı, yoksa yakalanmış olman mı?" Armstrong'un yanıtı ise şöyle: "Belki de ikisi birden. O zamanlar mükemmel bir rüzgâr vardı. Yaşananlar bana inanılmaz faydalar sağlıyordu. Travis Tygart'a katılmadığım nokta tam da bu. O, dopingle ilgili konuşurken 'temiz kalmayı seçen bisikletçilerin haklarından' bahsediyor. 2013 yılı için bunu söyleyebilirsiniz. Şu anda ben de meseleye böyle bakıyorum. Fakat bu bakış açısı benim yıllarım için geçerli değil. Zira o zamanlar temiz kalmayı seçen kimse yoktu." Yapılan bu genellemenin yanlış olduğu ve bazılarının doping yapmak yerine eve dönmeyi seçtiği hatırlatılınca da bunların çok azınlıkta kaldığını ve o döneme baktığında bir adaletsizlik görmediğini imâ edip şöyle diyor Armstrong: "Öte yandan son 12 aydır benim başıma gelenler âdil değildi. Şikayet etmek için söylemiyorum; sadece gözlemim bu yönde. Bir tek ben ömür boyu ceza aldım. Diğerleri bazı tercihler yaptı ve bu olayı atlattılar. Bilmiyorum. Bana doğru gelmiyor."

"Diğerleri" derken, doping itirafında bulunan eski takım arkadaşlarından söz ediyor Armstrong: "Keşke USADA avukatı Bill Bock onlara sunduğu anlaşmayı bana da sunsaydı. Jonathan Vaughters, Tom Danielson, Ryder Hesjedal, David Zabriskie, George Hincapie ve Levi Leipheimer'a altı aylık ceza sözü verdiler. Bana hiçbir şey sunmadılar. Sadece 'Buraya gelmesini ve doğruları anlatmasını bekliyoruz' dediler. Son görüşmemiz, onlara bir toplantı yapma teklifi sunduğumuz görüşmeydi. Kabul etmediler ve sonrasında da suçlamalarla geldiler. Oysa diğerlerine daha en baştan ceza almayacaklarını söyleyerek yaklaştılar." Armstrong ayrıca Bock'un "Konuşursan bazı Tour de France şampiyonluklarını elinden almayacağız" şeklinde bir teklif sunduğu haberlerinin tamamen asılsız olduğunu da iddia ediyor.

Bundan sonrası için işbirliği sinyalleri de veren Armstrong, telefonun açık olduğunu ve UCI ya da WADA gibi kurumlardan talep gelmesi halinde tüm sorulara dürüstçe yanıt vereceğini söylüyor. "Bu saatten sonra sana ne faydası olacak" sorusuna ise şu yanıtı veriyor: "Başkaları ne düşünürse düşünsün, ben bu sporun iyiliğini istiyorum. Bu sporu hâlâ seviyorum. Hâlâ zevk için bisiklete biniyor ve sizlerin neler yazdığınızı okuyorum. Tüm yaşananlara rağmen bisikletin bana çok faydası oldu ve bunun için minnettarım. Arınma sürecine katkı verme imkânım varsa veririm. Ama benim cezam azaltılmazken çoğunluğu hiç ceza almayan, bir kısmı da altı ay ceza alanlara dokunulmayacaksa bunu yapmam. Süreç âdil olmalı. Bu yönde bir teklifle gelmezlerse de golfümü geliştirmeye çalışmaya devam ederim."

Armstrong, söyleşinin son bölümünde, kanserle mücadele vakfından ayrılmanın çok zor olduğunu belirtiyor: "Umarım bu durum zamanla yumuşayacak. Çünkü buradaki mesele birileriyle yarışmak değil, para toplayıp insanlara yardım etmek. Bu karar (Vakfa geri dönebilme kararı) bana ait değil. Umarım böyle bir şans bulabilirim."

"Mayoları duvara geri asacağım"

Unvanlar elinden alınsa da, kazandığı mayoları hâlâ sakladığını ve duvara geri asacağını söyleyen Armstrong, o mayoların şu an kendisi için ne ifade ettiği sorulduğunda şöyle konuşuyor: "O mayoları kazanmamızı sağlayan şeyler sıkı çalışma, takım, taktik, liderlik, şans, antrenmanlarda faydalandığımız teknoloji gibi şeylerdi. Yani şu an insanların dalga geçtiği şeyler. İnsanlar 'Bu herif bize antrenmandan bahsediyor, ama meğer dopingle kazanmış' diyorlar. Oysa mayolar bu faktörlerin hepsini birden ifade ediyor."

"1993'teki Armstrong ile konuşma şansın olsaydı ona ne derdin?" sorusunun cevabı ise şöyle: "O kişi benim oğlum olsaydı. Yani mesela Luke olsaydı. Kimsenin bana söylemediği o şeyleri söyler ve 'Böyle davranma, bu maddeleri kullanma, bunların arkasına saklanma çünkü darmadağın olacaksın' derdim."

Armstrong, Cycling News ile söyleşisinden sonra BBC'ye telefonla da bir söyleşi verdi. Açılan tazminat davaları nedeniyle, bisiklet sayesinde elde ettiği 125 milyon dolarlık servetinin tehlikede olduğunu söyleyen 42 yaşındaki ömür boyu yasaklı sporcu, bu söyleşide de doping itirafında bulunan diğer isimlerin aldığı cezalarla kendisinin aldığı ceza arasındaki uçuruma vurgu yaparak, "Diğerleri de idam cezası alacaksa, ben de alırım. Göz yumulacaksa bana da göz yummalarından mutlu olurum. Ya da altı ay ceza verilecekse, ben de altı aylık cezamı alayım" diye konuştu.

Armstrong cephesinden gelen bu açıklamalardan sonra önce UCI, ardından da WADA kanadından yanıtlar gecikmedi. UCI cephesi yakında kurulacak bir komisyonun ABD'li bisikletçiyle temasa geçeceğini belirtirken, iki kurumdan da cezada indirime gidilmesinin söz konusu olmadığına dair sinyaller geldi. Bu açıklamaları Armstrong'un Cycling News'e söylediklerini birleştirdiğimizde, bisiklet tarihinin en karanlık dönemine dair yeni bilgilerin açığa çıkması zor görünüyor. Bir başka deyişle; tıpkı Mark Cavendish'in yeni kitabında iddia ettiği gibi, "egolar" profesyonel kariyerleri sona eren bisikletçilerin bile hakikat komisyonlarında doğruları olanca çıplaklığıyla anlatmalarına engel olacak gibi duruyor.

MTBTR’de Lance Armstrong

Lance Armstrong'un başını çektiği doping skandalı ile ilgili MTBTR'de son derede etraflı bir yazı dizisi yayınladık. Konuyu toparlamak adına hepsini bir arada paylaşalım istedik.

Makale ve Yorumlar

  • Lance Armstrong – Bisikletin JR’ının Ardından

  • USADA Gerekçeli Kararı Türkçe Özet

  • Liestrong ve Ötesi – Perde Arkasından Hikayeler

    Haberler

  • L'Equipe 23 Agustos 2005 - Yeni Araştırmaya Göre EPO’luymuş!

  • 2010 tarihli Armstrong ve doping konulu haber

  • 2011 tarihli Armstrong ve doping konulu haber

  • 2012 tarihli Armstrong ve doping konulu haber

  • Armstrong USADA ile Mucadele’yi Birakti

  • USADA Raporu 15 Ekim'de Yayınlanacak

  • Armstrong Dosyası Yayınlandı

  • Lance Armstrong Dosyasi’nda Gelismeler – Nike $500.000 mi Odedi?

  • USADA Gerekceli Karari Uzerine Duzenlenen UCI Basin Toplantisi Protokolu

  • UCI Yonetim Kurulu Toplantisi

  • Doping Skandali Ardindan UCI Hedefte

  • UCI'den Doping İhbar Hattı

  • UCI Bağımsız Komisyonu Açıkladı

  • Change Cycling Now

  • Armstrong Oprah'ta

  • Armstrong, İtiraf, Cezalar, Isimler...

  • L.A İtiraf Sürecinde Ara Güncelleme - WADA

  • Oprah Winfrey - Lance Armstrong Röportajı
  •  

      Bu haber 3383 kez okundu.
      Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

     

    Haber Sponsoru
     
    ---reklam---

     

     Güncel Haberler

    MTB Yarış Sezonu Açıldı
    2016 Dağ bisikleti yarış sezonu bugün yapılan yarışlarla Adana'da açılmış oldu. Çukurova Üniversites ...
    Devamı » » » 

    52. TUR'a 53 Gün Kaldı

    Bu yıl Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu 52. defa koşulacak. Dinleyenler öğrenmiştir, Sa ...
    Devamı » » » 

    Shimano 2017 Sezonunu Açtı

    2017 yenilikleri sezonunu Shimano üç önemli haberle açıyor:

    11 Vitesli Sistemlere Yeni Ürünle ...
    Devamı » » » 

    21.Şub Kuzey Kıbrıs Bisiklet Turu Tamamlandı
    17.Şub Pedallar Kıbrıs'ta Dönecek
    29.Oca Torku Şekerspor’da Yeni Gelişmeler
    24.Oca Baytekin'den Lake, Xentis ve Bkool Tra...
    13.Oca Torku Şekerspor Kapandı
    19.Ksm 6.BO-CE MTB Gece Yarışı
    16.Ksm Bikes vs Cars - İl İl Gösterim Saatler...
    08.Ksm Bisiklet Yolları Yönetmeliği'nden Ne B...
    03.Ksm Los Angeles 2035, G. Kore'de Güneş Pan...
    29.Eki Torku'nun Antrenörü Marie'den Veda
    02.Eki 2015 Fransa Turu'nda 656 Numune
    29.Eyl Salcano Trabzon MTB Kupası 4 Ekim'de
    23.Eyl 3 Yıllık WorldTour Lisansı, TUR WorldT...
    20.Eyl Salcano Arnavutköy MTB Yarışı Marek'in
    19.Eyl Geç Kalmayanlar Kazandı
    » Tüm Haber Arşivi
     
      Yarış Dünyasından  |  Atölye  |  Panorama  |  Teknoloji - Donanım  |  Patika  |  Sağlık ve Antrenman  | 
      Biz Kimiz  |  İletişim ve Yardım  |  İnsan Kaynakları

    Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları |  mtbtr.com™ 2001 - 2015